Arama

Türkiye'de Kadın Olmak - Sayfa 2

Güncelleme: 17 Temmuz 2016 Gösterim: 7.463 Cevap: 11
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
7 Mart 2014       Mesaj #11
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Türkiye'de Kadın Olmak


MsXLabs.org
Sponsorlu Bağlantılar
Türkiye'de Kadın Olmak
ÜLKEMİN KADINLARI

Türkiye'de kadın olmak, boynunda bir namus yaftasıyla dolaşmak zorunda bırakılmaktır. Türkiye’de kadın olmak, boşanmışsa dul, evlenmemişse evde kalmış, çocuğu yoksa kısır, dekolte giyiniyorsa hafifmeşrep, çok gülüyorsa oynak, çok geziyorsa ******, bir erkekle ilişkisi varsa o… diye etiketlenmektir. Türkiye’de kadın olmak, ayıplarla, önyargılarla, geri kafalılıkla savaşmaktır.

Fikrini savunamamak, düşünememek, konuşamamak, gülememek, içinden geldiği gibi davranamamak, hakkını arayamamaktır. Türkiye’de kadın olmak. “Ben bilmem beyim bilir.” deyince, aldatılmaya, şiddete göz yumunca, erkeğin gerisinde kalınca “Hanımefendi”, bunlara itiraz edince “Feminist” diye adlandırılmaktır. Türkiye’de kadın olmak, bedeninden, cinselliğinden, kadınlığından utandırılarak eğitilmek, her zaman bir cinsel obje olarak görülmektir. Sustuğunda, gözlerini yerden kaldırmadığında, başı eğik olduğunda, “Terbiyeli” sıfatıyla ödüllendirilirken, tam tersini yaptığında ahlaksız olmaktır.

Gen kızlığa adım attığında, bundan bahsetmenin yakışıksızlığı fısıldanırken kulağına, ailedeki oğlan çocuklarının erkekliğe adım atışlarının düğünlerle kutlanmasını şaşkınlıkla izlemektir Türkiye’de kadın olmak,ana babaların oğullarının çapkınlıklarından böbürlenerek bahsederken, kızlarının bir erkekle çay içmesinin bile namuslarını iki paralık etmesine tanık olmaktır. Ağabeyi mahallenin bütün kızlarıyla gezip tozarken, kendinin bir sınıf arkadaşına bile selam vermekten çekinmesi, kocasının, mini etekli kadınlara salyalarını akıtarak bakarken, kendine kısa kollu elbise dahi giydirmemesine karşı gelememesi, kızkardeşlerine aynısı yapılınca kavga çıkaran adamların, ona yollarda laf atmalarını sineye çekmesidir.

Türkiye’de kadın olmak, emeğiyle başardığı her iş için, “Kimbilir kimlerle düşüp kalktı.” iftirası atılmasıdır. Aynı işi yaptığı halde erkeklerden daha az ücret almak, daha başarılı olduğu halde terfi ettirilmemektir. Türkiye’de kadın olmak, dayak yediğinde hak ettiği, taciz edildiğinde arandığı düşünülmek, tecavüze uğradığında bile suçlanmaktır. Türkiye’de kadın olmak, hayat kadınlarına tecavüz edenlere mahkemede verilen ceza indirimlerini, kocası tarafından öldürülen kadınları, küçücük kızlara yapılan işkenceleri televizyonda izlemek ve içi sızlamaktır. Türkiye’de kadın olmak, her türlü şiddete maruz kalmak, polise gidince ciddiye alınmamak, devlet tarafından korunmamaktır. Okula gönderilmemek, istediğiyle evlenememek, daha küçücükken babası yaşında adamlara satılmak, zorla evlendirilmek, mal gibi kullanılmak, üzerine kuma getirilmek, töre cinayetine kurban gitmektir. “Saçı uzun aklı kısa” sözünü omuzlarında bir yük gibi taşımaktır. Hor görülmek, aşağılanmak, küçümsenmek, ayıplanmak, suçlanmaktır. Türkiye’de kadın olmak, baskıcı, ikiyüzlü bir toplumda nefes almaya çalışmaktır.

Her şeye rağmen başı dik durmak, Halide Edip, Sabiha Gökçen, Nene hatun, Türkan Saylan olabilmektir.


Son düzenleyen perlina; 17 Temmuz 2016 11:25
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
21 Mart 2016       Mesaj #12
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Türkiye'de kadın olmak!


MsXLabs.org
Sponsorlu Bağlantılar

Ad:  turkiyede_kadin_olmak_h87202.jpg
Gösterim: 63
Boyut:  29.2 KB
Türkiye nüfusunun yüzde 49,8’ini kadınlar oluşturuyor. Türkiye'deki kadınların yüzde 9,2'si ise okuma yazma bilmiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu, "İstatistiklerle Kadın 2015" çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Açıklanan istatiktiklere göre Türkiye'deki kadın nüfusu 39 milyon 229 bin 862. Kadınların ortalama evlenme yaşı ise 23,9 olarak belirlendi. Türkiye'deki kadınların yüzde 9,2'si ise okuma yazma bilmiyor. Araştırmaya göre Türkiye'deki kadınların kilo problemi de var. Her dört kadından birinin obez olduğu belirlendi. Kadın istihdamı ise erkeklerin ancak yarısı edebildi. Yapılan araştırmada kadınlara erkeklerden daha düşük ücret verildiği de bildirildi. Türkiye'deki kadınların başka bir sorunu da şiddet. Her 10 kadından 4'ü şiddete maruz kalıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu, "İstatistiklerle Kadın 2015" çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, resmi olarak ilk evliliğini geçen yıl yapan kadınların ortalama evlenme yaşı 23,9 iken, bu yaş erkeklerde 27 olarak kayıtlara geçti. İlk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, erkeklerde (29,4) ve kadınlarda (26,6) Tunceli olurken, ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise erkeklerde Afyonkarahisar (25,1), kadınlarda Ağrı (21,2) olarak belirlendi.

Geçen yıl kadınların ortalama boşanma yaşı 34,8 iken, bu yaşın erkeklerde 39,1 olduğu görüldü. Ortalama boşanma yaşının en düşük olduğu il erkeklerde 34,1 ile Hakkari, kadınlarda 29,2 ile Ardahan oldu. Ortalama boşanma yaşının en yüksek olduğu il ise erkeklerde 43,3 ve kadınlarda 38,8 ile Yalova olarak kaydedildi.

Kadınların yüzde 9,2'si okuma yazma bilmiyor.Türkiye'de 2014'te 25 ve daha yukarı yaşta olan ve okuma yazma bilmeyen toplam nüfus oranı yüzde 5,6'yı bulurken, bu oran erkeklerde yüzde 1,8, kadınlarda yüzde 9,2 olarak kayıtlara geçti.

Lise ve dengi okul mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştakilerin toplam nüfus içindeki oranı yüzde 19,1 iken bu oran erkeklerde yüzde 23,2, kadınlarda yüzde 15'i buldu.

Yüksekokul veya fakülte mezunu olan toplam nüfus oranı yüzde 13,9 olarak belirlendi, bu oran erkeklerde yüzde 16,2'ye, kadınlarda ise yüzde 11,7'ye karşılık geldi. Kadınların ortalama evlenme yaşı ise 23,9 olarak belirlendi. Türkiye'deki kadınların yüzde 9,2'si ise okuma yazma bilmiyor. Araştırmaya göre Türkiye'deki kadınların kilo problemi de var. Her dört kadından birinin obez olduğu belirlendi. Kadın istihdamı ise erkeklerin ancak yarısı edebildi. Yapılan araştırmada kadınlara erkeklerden daha düşük ücret verildiği de bildirildi. Türkiye'deki kadınların başka bir sorunu da şiddet. Her 10 kadından 4'ü şiddete maruz kalıyor.

Dört kadından biri obez.Tuık Araştırması verilerine göre, 2012 yılında Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki bireylerin yüzde 17,2’si obez iken 2014 yılında bu oran yüzde 19,9’a yükseldi. Kadınların 2012 yılında yüzde 20,9 olan obezite oranı da 2014'te yüzde 24,5'e yükseldi. Obez kategorisinde yer alan erkek nüfus oranı ise 2012'te yüzde 13,7 iken, 2014'te yüzde 15,3'ü buldu.

İş istihdamı erkeklerin yarısı Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde istihdam oranı 2014 yılında yüzde 45,5 iken, bu oran erkeklerde yüzde 64,8'i kadınlarda ise yüzde 26,7'yi buluyor. Aynı grupta iş gücüne katılma oranı 2014 yılında yüzde 50,5 olurken, bu oran erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 30,3 olarak belirlendi.

Eğitim durumuna göre işgücüne katılım oranı incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okur-yazar olmayan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 16, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 25,8, lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 31,9, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 39,8, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 71,3 oldu.

Zaman Kullanım Araştırması, 2014-2015 sonuçlarına göre Türkiye genelinde 10 ve daha yukarı yaştaki fertlerin bir günde hangi faaliyetlere, ne kadar süre ayırdıkları incelendiğinde uykudan sonra kadınların en çok 4 saat 17 dakika ile hanehalkı ve aile bakımı faaliyetine zaman ayırdığı, erkeklerin 3 saat 58 dakika ile istihdam faaliyetine zaman ayırdığı görüldü.

Kadınlar daha düşük ücret aldı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2014 sonuçlarına göre, yüksek öğretim mezunu düzeyinde bir kadın çalışanın yıllık ortalama esas iş geliri, aynı eğitim düzeyinde bir erkek çalışanın yıllık ortalama esas iş gelirinden yüzde 1,3 düşük gerçekleşirken, bu farkın en fazla görüldüğü eğitim düzeyi yüzde 1,8 ile lise altı olarak belirlendi.

10 kadından 4’ü fiziksel şiddet gördü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması 2014 sonuçlarına göre Türkiye genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranı yüzde 35,5 olarak hesaplandı.

Orta Anadolu bölgesi yüzde 42,8 ile yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten kadınların en fazla olduğu bölge olurken, fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten kadınların en az olduğu bölge yüzde 26,8 ile Doğu Karadeniz olarak belirlen

Kadınlar siyasi alanda daha az yer alıyorlar Türkiye!deki kadın milletvekili oranı 1935 yılında yüzde yüzde 4,5 iken, 80 yıl sonra bu oran yüzde 14,7'ye yükseldi. Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında, Avrupa’da 2014 yılında kadın milletvekili oranının en yüksek olduğu ülkeler yüzde 45 ile İsveç ve yüzde 42,5 ile Finlandiya.

Türkiye’de bakan sayısı 2015 yılında 27 olurken, bunların sadece yüzde 7,4’ü kadınlardan oluştu.

Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında 2013 yılında Avrupa’da kadın bakan oranının en yüksek olduğu ülkeler, yüzde 54,2 ile İsveç ve yüzde 50 ile Norveç oldu.

Türkiye'de 2009 yılında yüzde 0,9 olan belediye başkanı kadın oranı, 2014 yılında yüzde 2,9'e yükselirken, 2009'da yüzde 4,2 olan belediye meclisi üyesi kadın oranı 2014'de 10,7'ye çıktı.

[/SIZE]Haber Kaynağı: AA[/RIGHT]
Son düzenleyen perlina; 17 Temmuz 2016 11:29
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

23 Mart 2011 / Misafir Taslak Konular
14 Ağustos 2009 / ThinkerBeLL Hukuk