Arama

Sahipsiz Mektup'lar - Sayfa 40

Güncelleme: 2 Haziran 2012 Gösterim: 279.345 Cevap: 628
MVDRNSLRD - avatarı
MVDRNSLRD
Ziyaretçi
23 Mayıs 2007       Mesaj #391
MVDRNSLRD - avatarı
Ziyaretçi
Şimdi ağlıyormuşsun bakıp resmime
Beni soruyormuşsun acaba nerde diye
Sponsorlu Bağlantılar
Azmı ağlattın beni şimdi, bu sevgin niye
Sor bakalım gönlüne asıl kabahat kimde
Artık istesem bile sana geri gönemem
Hayat yükü ağırdır tek başıma çekemem
Unutma beni arkadaşım sakla o resmimide
Sor bakalım gönlüne asıl kabahat kimde.
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
23 Mayıs 2007       Mesaj #392
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Sahipsiz Mektuplar..

etaminde,gergefte,tuvalde,iğnenin ucunda
Sponsorlu Bağlantılar
güzellikleri ince ince nakşeden kadınlar
sabrın nimetine erişmekte
güzellikleri hapsedip ellerinden akıtırlar
sadedir,alabildiğine zariftir bazende coşkundur renk deryasından
inceliğin dipsiz kuyusunda dolanır ak pak dantelalar
göznurudur sultanların kapısını çalan kilimci misali
her anını elleri ile nakşeder kadınlar
namedir atılan ilmikler yazarda yazarlar
gözlerimizin önündedir binlerce sahipsiz mektuplar...

Aysun Akça

NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
25 Mayıs 2007       Mesaj #393
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Gün Olur da Bir Gün Bana Gelirsen (Sahipsiz Mektuplar)


Gecenin kara yüzü göründü yine çatı katımın penceresinden. Ayın şavkı Karadenizi aydınlatıyordu. Uykusuzdum, birazda sarhoş. Sensizlik mi çarpmıştı beni yoksa içtiğim rakıdan mıydı bu bendeki baş ağrısı. Ben her gece seni özlerim, sensiz sessizliğimde her gece seni ararım ama yine bulamam. Boş kağıtlara seni yazarımda yine anlatamam seni ve beni anlamaz kağıtlar. Bu halime en çok içimdeki çocuk güler. Her şiirim senin adınla başlar, her şiirim senle biter de sen bilmezsin. Gecenin karasını maviye boyarım sen yokken, ben maviyi özlerim seni özlediğim kadar.

Her şey yarım. Aşklar yarım, sevdam yarım. Sensiz yaşanıyor yaşanacak her ne varsa. Yani hayatım yarım. Gecelerim yarım ve pazar sabahları radyodan çalan şarkılar bile yarım. Resimler yarım, ben yarım. Sensiz gecelerim, ayım, yıldızım. Sensiz ağlıyor gülen diğer yarım. Sensiz yaşanıyor yaşanacak her ne varsa. Sensiz, sessiz yarım.

Sen yokken durur zaman. Güneş durur, ay durur, bulutlar öylece durur. Dalgalar durur, rüzgarlar durur, insanlar durur. Ben durmam! ... Ben inatla seni özlemeye devam ederim. Durmadan, bıkmadan, usanmadan döneceğin günü beklerim. Yüreğimdeki yangını söndüremez binlerce umman. Yüreğimin sensizlikle yoğun olduğu bir yerlerde toplu güvercin katliamları başlar, tek tek vurulur sevgi kuşlarım.

“Sensiz kanadı kırık bir martıyım şimdi.
Yorgunum, sensizim, sessizim,
İçim dışım senin özlemin.
Güz kanadında çıplak ayaklı bir çocuğum şimdi.
Yine sensiz çalınmış uykularımın arka sokaklarındayım.
Yalnızlığın en orta yerinde öksüz ve yaralı yani…”
Bazı geceler bulutlara takılırım, rüzgarla şakalaşır, dolunayda gölgeni ararım. Yıldızlardan sorarım seni de bilemez nerede olduğunu veya bana söylemezler.
Sonrasında sahilde bulurum kendimi, veya öyle hayal kurarım. Dalgalar bir türlü yazıp sana atamadığım şişelerin hesabini sorar benden, rüzgarlar kolumdan tutup beni sana taşımaya kalkar ama izin vermez martılar. Ben seni özlerim ve ben seni beklerim. Meğer sen, acımasız zamanı beraberinde götürmüşsün. Zamansız zamanlarında da seni özlerim en fazla. Benimle birlikte tüm saatler, dakikalar, saniyeler, martılar ve bu sahil geleceğin günü bekler. Yüreğim de bekler seni, gözlerim ve de ellerimde bekler. Yani geceleri sensiz, zamanı bensiz geçiririm. Sen gelene kadar ' Tadilat nedeniyle kapalı”(yız) dır kalbim. Gözlerim hiçbir güzeli görmez. Hiçbir sevdaya sevda demez yüreğim.

Sensizliğimde yüreğimin bir köşesinde yıllık sayımlar yapılır ve bir tek sen eksik çıkarsın. Yediğim her şey senle çarpılır, duyduğum her heyecan sana bölünür.
Seni düşünmediğim her an benden çıkartılır, beni düşündüğüm her an seninle toplanır.
Ve sonuç hep 'SEN' çıkar tüm işlemlerde. Bir tek 'SEN' in sağlaması beni 'BEN' yapar.

Rüyalarımda yolumu eşkiyalar keser, kırk haramiler seni benden alır. Sen gittiğinde ben bir eksilirim, her yarım diğer yarımı arar. Senin yokluğunda intihar komandoları benimledir, her an patlamaya hazır bir bomba durur yanıbaşımda. Sen yokken yüreğimin sahillerini kumlar kaplar, yunuslar toplu intiharla kendilerini kumsallara vurur. Tüm çocuklar al - bal satarken, ben çocukluğumun eskicileri misali sensizlik alıp sensizlik satarım. Kan kaybı değil bu, sensizlik tek çektiğim. İnan bana kan kaybından değilse bile sensizlikten ölecek bu Şiirbaz.

Bilmezsin kimlik kartı olarak ben hep seni taşırım yanımda. Ne kadar doktor varsa senin adına öksürmemi, ağzımı açtırdıklarında derinliklerde seni görmek isterler.
Tüm tahlil sonuçları sen çıkar da sen bilmezsin. Ben hiçbir tefeciye seni rehin bırakmadım, ama sen beni iki yırtık lastik terliğe, bir bardak iğdeye eskicilere sattın.

“Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi, göz kapaklarımın içindesin
Bir aşk borana tutuluyor bir daha, ilk dönemeçte
Kum taneleri var ya onların birindesin…

Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hala
Dursam ölürüm, paramparça olur dünya
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Cennet diyelim istersen, yada sen söyle…”

Şimdiden sonra bana gelirsen, pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asarak sol omzuna. Kinden, nefretten her tür tuzaktan arınarak çıkmalısın yola. Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların, avuçlarının içi ise her dem ıslak…

Gün olurda gelirsen, parçalayıp yeni bir evren yaratmak için, tek bir yıldız getirmelisin bana. O kısacık ıslak saçlarınla gel gelirsen…

Gün olurda gelirsen, gözlerini getirmelisin bana. O içlerinde şatolar yapıp kaybolacağım kadar engin gözbebeklerini de almalısın yanına. Gün olurda gelirsen, yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanına. Ve akmalısın yüreğime daha ilk sözcük için hazırlık yaptığım anda…

Gün olurda gelirsen, tanrının şaheserlerinden olan o öpülesi dudaklarınla gelmelisin ve ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan. Gün olurda bir gün bana gelirsen, acıyı bal eylemeyi bilerek gelmelisin ve hesapsızlıkların bile hesabını yapmadan çıkmalısın yola…

Gün olurda belki bir gün gelirsen yanıma, güneşi getirmelisin. Karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz güneşi, o güneş bizim olmalı.

Her neyse sen yinede aldırma bana.
Gün olurda bir gün gelirsen yanıma,
Sadece kendini getir
Tüm söz verilmiş sevdalarla…

Dost kalın ve hep sevdalı kalın….


Emre Alkan
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
27 Mayıs 2007       Mesaj #394
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
SEVMEZ MISIN ?

Uzaktasın ama değilsin aslında. Yüreğimden kalkan kelebeklerin saçlarına konduğu an, bizi zaman ve uzaklığın asla ayrı koyamayacağını anlamıştık ikimizde.. İki beden iki farklı yerde olsa bile, ruhların buluşmasını ne engeller? Özgür bırak ruhunu. Gecenin karanlığını delen beyaz bulutlara binip gelsin ve buluşsun benimle.

Sen aslında "ben" sin. Şimdi ne düşünüyorsam aynını düşünüyorsun biliyorum. Sabah uynadığımda yanımda olmayışının acısını daha geceden hissediyorum, uykularım kaçıyor.. Gözlerinde hüznü, gözlerinde sevinci, gözlerinde en yaramaz çocuğu gördüğüm anlar geliyor aklıma. Sende bak gözlerime. Orada yıllara meydan okuyan solmamış ve asla solmayacak bir aşk var. Senin aşkın... GÖRMEZ MİSİN?

Sesleri ayırt edemiyorum bu gece, ne garip.. Aklımda sadece senin söylediğin şarkılar var. Ondan belkide! Seni dinliyorum. Bir şarkıda ben söylemek istiyorum seninle. Sesimizin duyulmadığı yer kalmasın istiyorum. Avazımız çıktığı kadar bağıra bağıra söyleyelim. Şarkımız bütün aşklara marş olsun. SÖYLEMEZ MİSİN?

Yine bir sahaba karşı sen uyumak isteyipte uyuyamadığın uykulara hasretken çalacağım kapını. Tüm ışıklar sönecek, saatlerce el ele oturup tek kelime etmeden bakışacağız. Yok edeceğim korkularını. Bunca gün nasil sevmişsem seni öyle seveceğim bundan sonra'da..
Ya SEN BENİ..

SEVMEZ MİSİN?
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
27 Mayıs 2007       Mesaj #395
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Cançiçeği
Erişilmez bir uçurumun kıyısında, senden başka kimsenin farkında olmadığı bembeyaz bir çiçektim ben. Sen ise, dört mevsim özlemini çektiğim yağmur. Üstüme yağışını severdim, yapraklarımdan aşağı akışını, her damlanı içime çekişimi severdim. Bedenimde seni hissedişimi. Her damlan alıp götürürdü beni adını bilmediğim, tanımadığım yerlere...

Sen yağınca susuzluğum dinerdi, biterdi kimsesizliğim, dağılırdı ürpertilerim. Serin bir meltem değip geçerdi yapraklarıma. Dünyalar benim olurdu, uçardım sevinçten. Günlerime, gecelerime; hiç kimsenin bilmediği, fark etmediği sıcak bir sevgi dolardı. Sıcak bir sevgi dolardı yüreğime. Her çocuğa gülümserdim; her kuşa, her kelebeğe, her arıya gülümserdim...

Erişilmez bir uçurum kıyısında rüzgarlara ağıt yakan, yalnız ve boynu bükük, bembeyaz bir çiçektim ben. Sen, bakışlarında sevdalar gizleyen, sevdalandığım, gözleri menekşe rengi küçücük bir kızdın.. Adına Seher demiştim, adına sevda, adına umut. Sevdam, umudum her şeyimdin. Günüm, günaydınım, gülaydınlığım seninle başlardı. Tek sevenim, tek sevdiğimdin. Yağmurumdun sen; kurak günlere, ayaz gecelere inat. Hiç bitmeyen bir umut, özlem ve hazla beklerdim seni. Gelmediğin zaman boynumu büküp, kapar gözlerimi seni beklerdim. Özlemin umudum olurdu, umudum özlemin. Beklerdim, beklerdim bıkmadan, usanmadan...
Çünkü seni seçmiştim ben, sevdam, arkadaşım olarak. Sevdanı yüreğime nakış nakış işlemek için. İşlemeliydim ki, fırtınalar, boranlar içinde bile olsa kardelenler gibi açmasını öğrenmeliydim...

Umudumun bitip tükendiği anlar da oldu elbette zaman zaman. Seni beklerken, bekleyişin işkenceye dönüştüğü zamanlar da olurdu. Günlerin yıllara döndüğü zamanlar olurdu. Ama hiç şikayet etmedim, şikayet etmedi yüreğim. Çünkü seni delicesine seviyordum ve bu sevgimle mutluydum. Özlemine zor da olsa katlanıyordum bir umutla.

Sen beyaz bulutlarla gelirdin, bembeyaz gelinlikler içinde. Hayran hayran bakardım sana. Sen gelince ardından gökkuşağı gelirdi. Gökkuşağına dönüşürdün rengarenk. Her renginde umutlarım vardı, hayallerim vardı. Canlı, cansız tüm varlıklar kıskanırdı güzelliğini... Sen, hayatıma kattığım canım, gözbebeğimdin. Ben de senin cançiçeğindim. Gözlerime dolan bulut, üzerime yağan yağmurdun sen. Toprağa saçtığım umudumdun. Havaydın, hayattın, suydun, sevgime bandığım gülaydınlığımdın, günaydınımdın...

Yıllar sonra şimdi yine bekliyorum seni, bir umutla. Ama artık azalan hatta tükenen bir umutla... Ömrümün bütün dilimlerine kar yağıyor şimdi. Kar da beyaz ama ben yine de direniyorum. Çıkıp gelmeni, üzerime yağmanı bekliyorum. Bir zemheri mevsimiydi ayazda bırakıp gitmiştin hayallerimi. Bak yine zemheri. Dağlara kar yağıyor ama sen yoksun. Sen yoksun, acılara özlem yağıyor... Bak, kar yağıyor üstüme, iliklerime dek üşüyorum. Yine de yüreğimde ateşler yakıyorum. Dönersen ellerini ısıtırsın diye...

Unutmuşum, içimdeki umutların beyazlığını... Unutmuşum mavi, yeşil, al renkleri... Ne zaman bir yağmur sesi duysam, ne zaman bir su sesi, içimde sevgiler kanar, pınarlar kanar benimle. Sonra sen gelir dökülürsün içime, sen gelir dökülürsün gözlerime, kirpiklerim dökülür yollara. Gülaydınlığın doğar üstüme. İşte o zaman dağ dağ özlem kesilirim, bulut bulut, hüzün hüzün..

Düştüğüm her uçurumda sen varsın yanımda
seni taşıdım içimde bir damla gözyaşı gibi
bütün yıldızlara ismini haykırdım, bütün gecelere
bir sen yoksun bir sen duymuyorsun bi-tanem


rüyalarımı hicran alır her gece gelmezsin
çağrılarım isyan olur her gece bilmezsin
sevdasını yüreğime taht kurduğum nerdesin
bir sen yoksun bir sen bilmiyorsun bi-tanem


bil ki hep sana aktım bu sevdalı nehirlerde
hep seni bekledim bu düştüğüm yerlerde
ümit kervanları bir bir gelip giderler de
bir sen gittin bir sen gelmiyorsun bi-tanem


Gel... Gel ki, sarı papatyalar açsın, kır gülleri, kır menekşeleri, kırkkanatlılar açsın. Yol alsın umuda nazlı cerenler, ceylanlar, karda boranda yolunu yitirenler. Gel can gelsin solmuş anılara. Boşalsın sicim sicim gözyaşları, ırmak olsun susuz kalmışlara; kardeş olsun dostluklara, yüreğimdeki merhamete... Gel... Gel ki, sevginle anlam bulsun duygular, gözlerimden toprağa düşen damlalar....

Gelmeni istiyorum biten umutları, yiten sevdaları diriltmen için, solan yaprakları yeşertmen için.

Tüm ümitlerin tükendiği anda çıkıp gelmeni, üzerime yağmanı bekliyorum. Bu sitemdir sanma. Bil ki, gelmezsen solup gideceğim, bitip tükeneceğim. Bir daha bir daha hiç bir mevsim açmayacağım çiçeklerimi, gülümsemeyeceğim gül yüzlü çocuklara, gül desenli baharlara, kırlara, ceylanlara... Gel!...

Nuri Can
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
28 Mayıs 2007       Mesaj #396
nünü - avatarı
Ziyaretçi

Geride Kalanlar
Senden arda kalan yıkıntılar arasındayım... Yar gitti arkasına bakmadı, ağlamaklıyım! Be günle yaşamıştık, neler paylaşmıştık, bu kadar kolay mıydı sevgili terketmek!

Ah sevgili(!)

Sen benim her şeyimdin, benim sevdiğimdin, çok severdin hani, nasıl da gittin. Öksüz çocuklar gibi beni nasıl da sensizliğe mahkum ettin ya da kim bilir, belki de bırakmak zorunda kaldın. El ele tutuşup, hiç ayrılamayacağımızı terkedirdik, ayrılacağımızı bilircesine, her gittiğimiz yerde şarkımızı söylerdik..... Biz seninle hep gülerdik, ağlamayı beceremedik! ben ne kendimi sensiz düşünebilirim, ne de seni bensiz...
Olmaz olamaz. O zaman güneş doğar mı gökyüzüne, aynı güzellikle, ya çiçekler açar mı, hayat devam ediyor dercesine...
sende yapamazsın bensiz. gel bekliyorum.seni çok seviyorum...

Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
28 Mayıs 2007       Mesaj #397
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Sen İkinci Tekil Kişi...

Bir sonbahardı, ağaçtan düşmüş bir yapraktı.Sararıp solacağını bile bile yanıma aldım SENi. Keşke ağacına yeniden asabilseydim oysa...

Başka yazlar, başka kışlar yaşadım SEN'le. Her mevsimi farklı
yaşatan, insanı başkalaştıran belki de başkaldırandın. Eksik yanım yani,tamamlayandın. Tek hatamız kuralları bilip de hiçe saymamızdı. Belki de kuralsızlığı seçip bu kadar şeffaf olmamalıydık birbirimize. Şimdilerde, yaşamımı çok sorguluyorum ve bir tarih kitabına benzetiyorum. S.Ö. ve S.S.
diye bahsediyorum, dostlarımla hikayemi paylaşırken. Tarihte her şeyin bir miladı var ya benim ki de SEN'mişsin işte...

Yazdı gidişin, yazdın giderken; konuşamadık bir türlü ,konuşmadın,konuşmadım tek kelime. Kalkıp gittim öylece. Hiç kimsenin alkışlamadığı iki büyük tiyatrocu gibi... Hep kahkahalarımız çınlarken, dram bitti her güzel oyun gibi...Yazdı gidişin, yazdın giderken, belki yazım ama yazık...

Ne ben Mecnun'um ne de SEN Leyla, peki seneler geçmesine rağmen neden kalbimdeki bu yara? Neden hala kalbim Yar' a?... Hayalle gerçek arasıyım, delilik ve akıl, yanan ve yakan, sevda ve SEN' sizlik... Ya siyahım ya beyaz diyen BEN fazlasıyla griyim şimdilerde. Oysa bilirsin hiç sevmem
biraz ondan biraz bundan deyip ortalarda durmayı. İki arada bir SEN'deyim hala...

Ve SEN sadece 2. tekil kişisin artık yazılarımda. SEN diye yandığıma SEN diye yazdığıma bakma. BEN, kelimeleri kafiyeleştirmeye, kafiyeleştirip anlamlandırmaya, anlamlandırıp anlatmaya çabalayan bir serseri; SEN, sadece
2. tekil kişisin sevgili...
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
28 Mayıs 2007       Mesaj #398
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Felaketim oluyorsun..

Sesin sesime değdiğinde
Felaketim olur çoğalırdım..
demişti Attila İlhan.. Böyle mi demişti? Hayır. Gözlerim gözlerine değdiğinde/ felaketim olurdu ağlardım demişti/ bir şiirinde. Bense "sesim sesine değdiğinde/ felaketim olur çoğalırdım" diye başlamak istedim uzak mesafeli sevgiliye.. İkimizde yalnızdık karşılaştığımızda değil mi? Peki seni aramayıp kimi arayacağım söyler misin? Kiminle paylaşacağım hayallerimi, umutlarımı? Kime aşık olacağım yeniden söyler misin? Ne kadar zor bir iş yeniden aşık olabilmek birine, ve de aşkı yaşayabilmek kavgasıyla birlikte! Yeniden başlayabilmek bir sevdanın uykusuzluğuna? Ne gücüm var nede arayışım başka bir aşka, başka bir sevdaya. Gitsin isterse dünyanın öbür ucuna sevdiğim; kimin umurunda. Bıraksın beni kendimle baş başa bu yeter de artar bana..
Cemal Süreyya nın dediği gibi olsun istiyorum. "Aşklarda bakım ister" diyen Cemal Süreyya gibi yaşamak istiyorum. Başka ne diyor Cemal Süreyya? "Ölüyorum Tanrım üstü kalsın/ yaşadığım hayat yeter bana" dememiş miydi bir dizesinde. Öldü gitti O da bütün ölümlüler gibi.. Cemal Süreyya gibi bakıma aldım her bir şeyi mi, başta kendimi bakıma aldım..

Onarıyorum kırılmışlıklarımı, tamiratlarla uğraşmaktayım. Kim bilir ne kadar zaman alacak onarım? Hemingway i anımsıyorum birden intihara kalkışan, yaşamla çelişen Hemingway ustayı anımsıyorum birden. Kapı ne kadar dar olsa da/cezam ne kadar ağır olsa da/ruhumun efendisi benim/ruhumun komutanı benim diyen hayranı olduğum bir ölümsüzle uyanıyorum derinden.. Bir de Melih Cevdet ten sevdiğim bir dörtlük.. Hiç görmediğim şey bu/kurdun gözü yılmış sürüden/elmanın yarısı soğuk yarısı sıcak/ağulu bitkilerle dolanmış salkım/güneşten yağmur boşanacak.. Dostoyevski den "Yer altından notları" anımsadım.. Ne yazmıştı sonuçta; kırkıma kadar yeraltında dolaştım, gerçeklerle boğuştum, kırkımdan sonra yeryüzüne çıktım hayallerimle dolaştım demişti yanlış anımsamıyorsam.. Bu kitabı benim yaşıma gelenler iyi anlar, kırkından sonrakiler ya da olgunluğa erenler desem mi?

Başka bir dize geliyor avuçlarımda çoğalan. " Su bendini yıkar bir gün/ gece gündüze çıkar/ yürü bildiğin yolda/ ölümden öte ne var/ diyen Rıfat Ilgazla rahatlıyorum yavaştan.. ve "everything happens a REASON" diye "her şeyin bir nedeni var diye" kendimi teselli ediyorum ne güzel.. Yavaş yavaş karmakarışık olmuş yaşamımdan kendimi süzüyorum ve sevdiklerimi özlüyorum.. hepsi uzaklarda ama tertemiz içimde. İşte kendimdeyim, kendimleyim diye nefes alıyorum soluksuz koşularda.. Seni arıyorum, sesin sarıya boyanmıştı bütün renklerin içinde, bense avutmaktayım kendimi safça çocukluğumla. Hani memeden kesilen kuzucuklar olur ya onlar gibi zıp zıp hoplamaktayım. Alışmaya çalışıyorum yeni umutlara. Keşke diyorum keşke! Boyalı kalemlerle kır çiçekleri çizseydin şöyle elimden tutup. Ben siyah önlüklü, iki örgülü saçlı kız çocuğu, sense öğretmenim ütülü pantolonlu.
İyi uyutuldum mu bu yaşamda yoksa uyandırıldım mı? Kim bilir? Ayılmalarım oldu, olacakta beklerseniz. Mandalina kabuklarından çıkan, ellerime bulaşmış o doğal ferahlatıcılarla ayılmaktayım, portakal çiçeklerinin kokularıyla ferahlamaktayım Akdeniz kıyı evleri bahçelerindeki gibi.. Nasıl mı? Sen gibi yalnız, yapayalnız...
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
31 Mayıs 2007       Mesaj #399
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Ağla ey gözlerim

Senin adın bana gözyaşı. Ağlamak beni benden götürüyor; sana getirmiyor.
Aramızdan sular sızıyor; ağlıyorum. Senin tadın bana bin kor parçası. Ayrılığın yangınlar sunuyor göğsüme. Kalbim yanarken, gözüm yaş döküyor.Gözümün yaşı kalbimin yangınını söndürmeye yeter mi acep?

Ağlama ey gözlerim, bu denli yangına suların serinliği fayda etmez.
Senin bakışınla güneş aydınlık olur, ay nurlanır, ışık yolunu bulur. Sen
olmasan ufuklar karanlık, yıldızlar dağınık, sular bulanıktır. Seni bekleyen bulutlar gibi ben de gözlerine ağsam. Çöle düşen yağmurlar gibi, ben de senin bakışınla ıslansam; n'olur?

Ağlama ey gözlerim, bunca maviliğe suların derinliği yetmez. Senin bakışın bin bıçak bana. Gönlüm parçalanır; kalbim yaralanır. Göz göz olur kalbimin katılığı. Sulara yol olur yüzüm. Senin tuttuğun bıçağın kabzası olsam, yine sivrilir yine keserdim. Dokunduğun yerde ben olmam; parçalanır, parçalanır da öyle söylerim sana söyleyeceğimi. Hecelere bölünürüm, nefes nefes dağılırım. Susarım ki, sen söyleyesin iyiliğimi.

Ağlama ey gözlerim, bunca yarayı iyileştirmeye suların şifası yetmez.
Seni anlatmaya sözüm yetmez. Nice yaban sözlerle yaralı ki sana dair şeylere dilim dönmez. Seni söyledikçe yaraları depreşir. Nicedir tuza bandığım dudaklarım sulara erişemez. Yaralarımı seni yâr bilenlere satarım; bir ticaret ki alan kâr etmez, satan kâr etmez. Yaralar da yaralanırmış meğer senin yokluğunda. Senin için ağlayışım neşeymiş bana meğer. Sana ağlayamayanlara kim ağlasın? Seni bilmeyenlere hangi söz yoldaş olsun?

Ağlama ey gözlerim; bunca ağlayışı suların çağlayışı seslendiremez.
Senin yüzün gül bana. N'olur bir gül bana. Gül ki, güller utansın. Gül ki,
yüzler kızarsın.. Senin açtığın bahçede hiç olmazsa bir diken olayım. Diken
de olsam yanına varayım, yanında kalayım. Nice diken hatırınla varlığa yüz
buldu. Göğsünün gölgesinde bana da bir yer versen, n'olur? Bu bahçede senin
yüzün gibi bir gül açtıktan sonra, başkaları diken de olsa sevimlidir.

Ağlama ey gözlerim; bunca güzel bir gülü sulamaya suların hepsi koşsa
yetmez. Senin adını yazmak lütuftur kalemlere. Seni yazmaya harfler yetmez. Sensin gözümün karası. Sensin ak sayfaların kara yazısı. Kalbimin karasından çıkarıp damıtsam da mürekkebimi, seni kâğıda düşürmeye anlamlar yetmez. Senin varlığın değil midir sözleri büyüleyen? Senin sözlerin değil midir harfleri kelimelerin göğsüne koyan? Sen yoksan anlam üşür, alev üşür. Sen söz söylemezsen, harfler dökülür, sayfalar dağılır, kitaplar yarım kalır. Sen olmasan, yağmurlar toprağa düşmez, anlamlar kelimelerin kalbine koşmaz.

Ağlama ey gözlerim; bunca güzel bir ismi yazmaya suların hepsi mürekkep olsa yetmez. Senin hatıran güldür bana. Senin yüzünü anıp da ıslansa kirpiklerim n'ola? Değil mi ki gül hatırına nice diken de sulanır, nazlanır, sevilir. Senin yüzünü görmek hatırına nice dikenlere katlandım; nice uzaklara savruldum. Sana yoldaş olmak için cennetten kovuldum, kalbimi yaban sevdalara saldım. Seni bilmek adına yokluğun vadisine savruldum. Seni sevmek aşkına, ölümlerin ve vedaların çölünde kayboldum.

Ağlama ey gözlerim; bunca güzel bir gülün hatırasına ağlamaya suların hepsi
gözyaşı olsa yetmez. Senin bakışın şifadır gönlüme. Sensiz gönüller yetimdir. Sensiz yetimler yetimliğinden utanır, öksüzler itilip kakılr. Sensiz eller ellere yabancı durur; kalpler kalplere küskün kalır. Sensiz kırıklar kırıklığından habersiz olur. Sensiz yıkıklar yıkıldığına ağlamaz olur. Onarılacak bir şey kalmaz yeryüzünde; onarımlar iptal olur, yaralar açık kalır, kayıplar aranmaz olur. Dağlar yollara yol vermez sen yoksan. Aşklar kalplere düşmez sen yoksan. Senin bakışın devalara deva olur. Hastaların hatırı senin adınla sorulur. Ölülerin hakkı senin aşkınla korunur. Yokluk varlığa senin hatırına yüz bulur.

Ağlama ey gözlerim; bunca güzel bir nehir akmasa içimizden, nice karanlık
gecelerde nice hastalara verilen nice sular yolda kalır. Senin dudağındır bana suları serin eyleyen. Sensiz dudak dudağa değmez. Sensiz tatlar damağa erişemez. Senin dudağından gelen sözlerle derinleşir denizler. Senin damağına değen hikmetle ıslanır yağmurlar. Senin nefesinin okşadığı gerçeklerle genişler gökler. Sen yoksan sular bile seraba kanar.
Sen söylemezsen, aynalar bile aynalara kanar. Sen konuşmazsan, sesler
seslere erişmez, harfler kendinden utanır.

Ağlama ey gözlerim; bunca güzel bir güzel bakmasa yüzümüze, nice testiden
nice dudağa varan serin sular dilde kurur, damakta çoraklaşır.
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
31 Mayıs 2007       Mesaj #400
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.Sana yazmak.''Sana seni Yazmak''
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,tüm banliğimle sana yağmak istiyorum...

Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor.Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı...

İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime,işte seni yazıyorum!!!
Bu gece gene yağmur yağıyor.Senyoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.

Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin,gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında,yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi?
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.Hala sensizliğim duruyor yanı başımda...

Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.Seni arıyorum,erimekteyim...Karanlık geceye inat ay gökyüzünde...

Ve gökyüzü yüreğimde.......

Benzer Konular

17 Haziran 2009 / _PaPiLLoN_ Taslak Konular
19 Haziran 2014 / By_Dark Cevaplanmış
16 Ağustos 2014 / Misafir5 Cevaplanmış
3 Şubat 2016 / Safi X-Sözlük
15 Eylül 2015 / Safi X-Sözlük