Arama

Özlem -1- [Arşiv] - Sayfa 18

Güncelleme: 3 Aralık 2006 Gösterim: 183.720 Cevap: 1.193
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #171
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
GÖZLERININ DerinLiginde..
BiLirsin, tek bir tutkum vardir. GÖZLERI’NIN yesiLinde erimek, derinLiginde yitmek, bitmektir. O ne GÖZLERDI ALLahim, nasiL GÖZLERDI, ne biçim, bir yosun oLurdu, bir çim.
Bu nedenLe ben, yesiL GÖZLERE karsi çok zayifim.Nerde bir çift yesiL GÖZ görsem döner bakarim. DaLar giderim eskiLere, yesiLe özLem duyarim.
Sponsorlu Bağlantılar
GözLerine dikkatLice baktigim yesiL GÖZLÜ insanLar geneLLikLe güLümser. Ardindan o da beni dikkatLice neden bakiyorsun dercesine süzer; iste o zaman utanir, SIKILIRIM. Neyse ki çogu anLar haLime’de güLerLer.. bu bakisLarimi bir cift yesiL GÖZE hayranLik beLirtisi oLdugunu anLarLar.
Oysa ben, her gördügüm yesiL GÖZÜN derinLiginde seni aradim. Bunu kimse biLmedi, kimse anLamadi. Ömrümce tek Lüksüm, tek tutkum bu oLdu. Ben yasantimi bir çift yesiL GÖZÜN degisken yesiL tonLarina adadim. Bu sebepLedir ki, bazi AsLi oLdu, bazi LeyLa dir adim.

Sigindigim Limanimdin sen, uçsuz bucaksiz denizim. Ne sen varsin simdi, ne de tek Lüksüm oLan yesilin. Pençesindeyim onuLmaz bir derdin. GüLen ayvamdin, agLayan narim. Ne'm varsa hersey yarim. Ne zaman tamamLarim..?
Ben böyLeyim iste, bu tür düsünceLerden kendimi kurtaramiyorum, denizin Lacivert derinLiginde bir çikiyorum, bir batiyorum ve boguLanin ben oLdugumu çok geç te oLsa anLiyorum. Nefret etmem gerekir ve haLa övüyorum seviyorum..!
BeLki de gizLi bir « INTIHARDIR »
bu..Kimbilir..?
Ne dersin..?



Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #172
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
BEN MAVI VE ÖZLEM

Sponsorlu Bağlantılar
korkusuzca yazmaya başladığım bir satırda
her kelimede ve her kelimeyi oluşturan
savrulan,dağılan birbiri ardına sıralanan her harfte
virgülde buluşuyorum seninle.
"özlem"
bu beş harfin sıralanışından
sinsi gülümsemesinden nefret ediyorum
ama bu günlerde en çok bu beş harfi kullanıyorum
sanki mavi bir tren gelip
uçuracaktı beni gökyüzüne
hani özlediğim mavilikte
sonra bir başka mavi ege denizi
bir başka güzeldi bu gece sana gelişim
mavi düşlerde girdiğim pencereden sana geliyorum
ben mavi ve özlem
bu gece yanındaydık sevgilim..

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #173
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Özledim seni...

Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...

Beynimi uyuşturu­yor özlemin...

Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlı­yorum.

Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime sapla­nan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.

Sabahlara seni ok­şayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, se­vimli ha­şarılığını, çocuksu küskünlüğünü...

Nasıl da serttin başkalarına karşı be­ni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...

Hasta olduğunda, o korkunç kriz ge­celerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında... o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek...

"Atlattı" müjdesini kutlarken yor­gun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:

"Yaşayamaz artık bu evde... yüksek binalar ve be­ton duvarların gri kentinde" dedi, "O gitmeli... ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."

Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...

Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unut­mandan geçtiğini bilmek...

Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" de­mek...

"Beni ne kadar ça­buk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sa­na ne zor...

Sesimi, kokumu çe­kip alıvermek beynin­den, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken...

... seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakma­nı istemek senden...

... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

... ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlik­te güneşlendiğimiz on­ca yazı, yanyana titreş­tiğimiz onca kışı, pay­laştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, ar­kandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...

... ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...

... yokluğunu beklemek, ne zor...



* * *



Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engel­leri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden...

Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüre­ğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve

"Geri dön bebeğim" demek istiyorum:

"Geri dön... kulüben seni bekliyor..."
TheGrudge - avatarı
TheGrudge
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #174
TheGrudge - avatarı
Ziyaretçi
Gidemem

Tenime değme,
Dokunma parmak uçlarınla
Dayanamam,
Okşama saçlarımı,
Bakma gözlerinle yüreğime
Katlanamam,
Dudakların değmesin dudağıma,
Aşkı soluma bedenimde
Üşürüm,
Sorgulamasın ellerin ellerimi,
Değmesin göz yaşlarıma
Akamam,
Gelme karanlık gecelerime,
Özlem öyküleri anlatma
Dinleyemem,
Ört üstümü gecenin yorganıyla,
Yak yıldızları yangınlarda
Isınamam,
Çalma bendeki anıları,
Saklama denizlerin dibine
Unutamam,
Bütün kapıları kapatma bana,
Savurma ayrılıkları yollara
Seni almadan
Gidemem...
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #175
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi


Özlem

Özlem, söndürülmüş mumdur.
Özlem, yakılamayan mumdur.
Özlem, yanmayan mumdur.
Özlem, mumundur.
Özlem, mumumdur-
Ama, bir o kadar da: -
Özlem, hep yakılan mumdur.
Özlem, sürekli yanan mumdur.
Özlem, benim, mumundur-
Özlem, senin mumumdur.
kambis - avatarı
kambis
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #176
kambis - avatarı
Ziyaretçi
Özlemek
Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.
Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...
Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...
Ahmet Altan
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #177
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Gözlerin!

İlk isyanım gözlerine oldu bilmeden
O ne bakıstır taş olsa çatlar yüreğimin yerinde
Seni sevmemek için ya deli olmak gerekir yada akılsız.!
İsyan dedim’ya gülüm kırılma, isyanım kendime

Neden baktım gözlerine, neden sevdim böyle delice
Kendime bir söz verdim, o gözler ya benim olmalıydı
Yada bakmamalı bana sonsuza dek!


Göğüs kafesinde tasıdığım yürek
Senin için atar olmus bilmeden
Söz dinlemez, Sözümü dinlemez

Dinlediği tek şey gözlerin
Sadece gözlerin için var o yürek,
kambis - avatarı
kambis
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #178
kambis - avatarı
Ziyaretçi
YOKSUN


Kalabalık, çok kalabalık. Bak herkes gelmiş seni görmeye. Bir de yalnızım derdin,senden başka kimsem yok derdin.Görüyorsun işte,belki de görmüyorsun ama benim sözüme inanırsın,herkes burada diyorum sana.Kimler geldi bilemiyorum,ben bile hepsini tanımıyorum.Belki de buğulu gözlerimden seçemiyorum.Ama inan bana herkes burada,hepsi senin için geldi..


Çok gürültü var burada, herkes feryat figan. Başını ağrıtmadılar umarım. Ne kadar söyledimse de dinletemedim. Hepsine tek, tek susmalarını aksi halde başının ağrıyacağını söyledim ama nafile. Hepsi aynı ifadeyle ne yaptığımı anlamaya çalışan bakışlar yönelttiler bana. Biraz hak verdim onlara; seni benim anladığım kadar, seni benim düşündüğüm kadar kim düşünebilirdi ki! Çaresiz sustum.



Çok karanlık, herkes siyah giyinmiş. Bir ben miyim kıpkırmızı? Doğru ya senin kırmızı rengini ne denli sevdiğini kim bilecek ki! Yine bakışları üzerime çektim işte, ayıp ettim kırmızı giymekle. Önemli olan senin beğenmen, beğendin değil mi doğruyu söyle?



Çok yağmur var bugün İstanbul’da. Paçalarıma kadar ıslandım, herkes öyle ama bu kahrolası yağmur en çok benim üzerime yağıyor sanki. Yo, hayır, hayır, şimdi idrak ediyorum, gökyüzü kupkuru. Bu düşen damlalar benden ve seni seven gözlerden akıyor.



Çok soğuk bugün İstanbul.
Ellerim, dudaklarım mosmor oldu. Tıpkı seninkiler gibi. Senin soğuğun buraya kadar geldi. Üşüdün işte biliyorum!Isıtmak istiyorum seni,kahretsin ısıtamıyorum!Ne sarılmam,ne öpmem ne de içini ısıtan sevgi namelerim ısıtmıyor artık seni.



Kimse dinlemiyor beni!Sen o küçücük yerde yapamazsın!Götürmeyin orada sıkılacak diyorum, deliye bakan gözlerle karşılaşıyorum.Ben deli değilim,seni en iyi ben tanırım.Yine dinlemiyorlar beni.Peki ya sen niye itiraz etmiyorsun.Herkes burada gürültü yaparken,sessiz kalan neden sen oluyorsun,neden!!



Upuzun bir beş yıla rağmen İstanbul hala çok soğuk. Ben o günden beri kaloriferlerimi yakmıyorum. Senin üşümen belki çoktan geçti ama ben ısınmak istemiyorum. O küçücük yerde çoktan sıkılmıştır canın biliyorum. Yanına gelmek istiyorum, birkaç denemeye rağmen ulaşamıyorum. Kısacası senin o gün girdiğin toprağın altına, ben her gün giriyorum.

Ben,bugün, beş senedir yaptığım gibi seni düşünüyorum; sen şimdi yok musun,yani bir daha hiç olmayacak mısın..?????????

Senem Tuğçe Ektaş
24 / 12 / 2002
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #179
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Özlem


Ayrılığın resmini çizdim dün gece
Bulutlara yazdım adını
Dağlara kazıdım sevdamı
Unutamadığım! seni çizdim dün gece
Loş bir gecenin içinde
Lüzumsuz akan gözyaşlarımla
Ayrılığım! seni çizdim dün gece
Hayallerim ve seninle.

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
2 Ağustos 2006       Mesaj #180
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
REVA MI

Bir hayali yaşamadan daha gün akşam oldu
Karşılaştığım insanlar sıra sıra hep yanımda
Yıldızlar hep ay ışığında nedensiz kaybolur
Dostum hep geceler ve yaynızlığım olsun olur

Bunca yokluğun içinde eksilmeyen korkum
Dünü yok ki nasıl bu günü olsun umudun
Duygulara pırangalar vurulur hislere veda
Dünya onların olsun sen ahireti yaşa hala


Benzer Konular

18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
7 Mayıs 2008 / estudiantes Spor tr
11 Aralık 2015 / asla_asla_deme X-Sözlük
16 Şubat 2015 / Jumong Basın/Magazin tr