Arama

Anlayana - Sayfa 56

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 633.128 Cevap: 3.995
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
14 Aralık 2006       Mesaj #551
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Seni Seviyorum

Sponsorlu Bağlantılar
NEDEN Mİ? ...
Şafağın her söküşünde
Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
Milyonlarca sebebim var....
Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
Fakat...sönük bir parıltı değil..
Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
Cayır cayır esiyorsun
Yüreğime işleyerek..
Sonrada çekip gidiyorsun
Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
İnan öyle tabi bir duygu ki...
Yüreğimin kuyularında
Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
Melodilerde sen akıyorsun
Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
Damlayan mısraları hep ama hep..
Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
Bilmelisin...her an yanımdasın
Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
Ruhum sana ait
Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
Yüreğinin içine de alabilirsin
ALLAHIM! ...
Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ....

Belli sen busun
Fakat sen beni
Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
Söyle bunu kim bilir
Saçlarını okşamayı
Saçlarımı okşamanı
Boynuma atılışlarını..buselerini
Tenini koklamayı
Sarılıp sarılıp kopmalarını
Seni seviyorum
Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
Sahte dünyada cennette gibiyim
Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
Bilmem bir müddet sonra ne olacak
Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
Seni SEVİYORUM
NEDEN Mİ? ...

Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
Bu bana hep ters gelmişti..
Fakat şu an
Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
İçimde hep bir ülkü var
Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
Kır çiçeklerinden güzel
Gülden narin
Menekşeden şeker
Kardelenden daha güzel kokulu
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ..

Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
Sahte alemde ise
Beşeriler arasında..
Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
Bu güzelliği algılayabiliyor..
Ömür bitene kadar
Mahvolana kadar
Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
En çok yüreğinde senle olamadığım için
Seni Seviyorum
Neden mi? ...

Hayal ma yal olsa dahi
Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
Milyonlarca dizeler yazdı....
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
Bak her şey yetersiz
Bu kadar nedenin ardına bile
Seni ne çok sevdiğimi
Ne çok saçlarında asılı kalmayı
Kollarında uyumayı
Sana dokunmayı...
Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....

Alıntıdır..


Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
14 Aralık 2006       Mesaj #552
Misafir - avatarı
Ziyaretçi


Sponsorlu Bağlantılar






































baslik
Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi.
Bütün çiçekler gözlerimde.
Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu.
Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı?
Mutluluk muydu?

Bugün,
Ne varsa hüzünden yana
denize fırlattım az önce.
Sanki beklermiş gibi hepsini,
hop hop hoplatıverdi dalgalarında.
En güzel maviliğiyle oynaşıp durdu.
"Bak" dedi "fırlattığın hüzünlerine...
İşte; onların bendeki hükmü sadece bu!"

Sonra, şakalaşırcasına
bir kaç tuzlu damlasını
sıçratıverdi yüzüme.
Gülümsedim mahcup mahcup,
onun bu neşesine...
Duruldu.
Bir deniz yıldızı bıraktı avuçlarıma.
Yoksa mutluluk bu muydu?

Herkes kalabalıkken,
içimdeki yalnızlığı
alıp, gidiverdi sihirbaz martılar!
Bir de arkasından o bildik
şen kahkahalı bağırışmalar!
Hiç bu kadar güzelini görmemiştim.
Beyazmış meğerse
beni, onlarla bütünleştiren mucize!
Kanat çırpa çırpa,
yüreğimdeki isyanları uçurdular...
Yaşamaktan aldığım tad; işte buydu!
Yoksa mutluluk bu muydu?

"Sen mutluluğun resmini
çizebilir misin Abidin?"
Evet... Adım İNSAN...
Ya, tabii ki, çizerim!

Az önce;
ağaç oldum,
çiçek oldum,
güneş oldum,
deniz oldum,
martı oldum,
ölümsüzleştim...

Meğerse, hep
yanıbaşımdaymış
bu güzel resim!
Ben çizdim. Adı umudum'du!
Yoksa tüm umutlarım
beni hiç terketmeyen
mutluluğum muydu?

* * *

Mutluluk,
hepimize sadece
kendi çizdiğimiz resimler
ve uzaklıklar kadar
yakındır!


Nedret Türer




Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Aralık 2006       Mesaj #553
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Epey olmuş, not etmişim bir yana... Yıllar önceden kalma bir konuşma. Ne kaldıysa aklımda yazmışım.

Diyor ki notlarım: Aslında bir "yalan" avutacaktı onu. Gerçek umurunda değildi. Kalbinin beklediği tek şey biraz avutulmaktı işte. Sevdiği, onu sevmiyorsa bile seviyorum desin istiyordu. Adam belli ki hiçbir zaman istediği gibi sevmeyecekti onu. Ansızın çalmayacaktı kapısı mesela. Bir sabah çalıştığı masaya bir buket çiçek bırakılmayacaktı. "Bu şarkıyı anımsıyor musun?" diye sormayacaktı telefonun diğer ucundan. Birlikte bir yemek pişirilmeyecekti asla ve domatesler doğranırken haberlere birlikte kederlenilmeyecekti. Şefkatle okşanmayacaktı ateşlenmiş alınlar. Aşk için ertelenmeyecekti hiçbir iş...

Ve... Terk edilmeyecekti hiçbir "alışkanlık"... Sıradışı olmayacaktı bu ilişki. Bütün bunları biliyordu ama birisi ona tersini söylesin istiyordu. Biri ona "özel" olduğunu, her şeyin düzeleceğini, bütün bunların geçici olduğunu söylesin istiyordu.

Sevilmemekten eskimiş kalbi bir yalanla tadilata girsin istiyordu. Razıydı, yeter ki biri kandırsaydı onu. İyi bir şey söylesin birileri, desin ki mesela "Aslında seviyor seni. Ama gösteremiyor sevgisini. Belli edemiyor işte. Öğrenmemiş nasıl sevilir bir insan? Hepsi böyle biliyorsun. Ama ben anladım, çok seviyor seni. Sen görmedin dün, arkan dönüktü ama öyle güzel baktı ki sana... Suskunluğu içine kapanıklığından, sevgisizliğinden değil inan bana."

Böyle desin istiyor birileri.

Kandırıyorum onu.

Duymak istediklerini söylüyorum.

Bir parça teselli bulsa da, o aslında sevdiğinin yalanlarını istiyor...

Eski notlarımı okurken bunu bir yana ayırıyorum. Düşünüyorum da, gittikçe büyüyor kandırılma isteğimiz galiba...

Gerçek olduğundan daha ağır geliyor çünkü artık. Daha dayanılmaz, daha kaldırılmaz oldu... İç karartan, umutsuzluğa alıştıran, bezdiren, hani olmasa daha iyi olur bir hale geldi. İşte bu yüzden artik kimin umurundaki gerçek?

Kimin umurunda yani dayanılmaz sesli bir adamın bir ses yarışmasında ön sıralara çıkması? Kimin umurunda, ciğeri var mı yok mu bilinmez insanların köşe başlarında yol tutması? Kimin umurunda gözümüze baka baka var olanı yok diye gösterenler? Kimin umurunda her akşam yok olanı varmış gibi anlatanlar?

Geçtiğimiz günlerde Pakize Suda "Genç kızlar kandırılmak istiyor" diye yazdı. Nicedir aklımdaydı aşk ve yalan yazmak. Tam da üstüne geldi Pako'nun yazısı.
Üstelik sadece genç kızlar değil kandırılmak isteyenler...

Sıraya girdik hepimiz... "Dertli gönlümüze bir yalan daha söyleyiniz, ömrümüz mutlulukla nihayet bulsun" diye beklemekteyiz.

Bal gibi fakındayız oysa. Yazının başında anlatılan sevdalı gibi... Olmayacak bir iş ama birisi "olur" desin diye bekliyoruz... Bir yalanla avunacak kalbimiz... Hepsi bu!
featherMehmet COŞKUNDENİZ
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Aralık 2006       Mesaj #554
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
SANA YALNIZ SANA

Sana karaladıklarım, bana en ait olandır aşkım, o yüzden sana her gün yazıyorum, hep de yazacağım..Seni en güzel bu zamanlarda yazarken anlatıyorum, o yüzden bana aitliğin artıyor, o yüzden sana daha çok yazıyorum yazılarımı.. benimle beraber yok olacak onlar da galiba.. çünkü yazarken kimsenin beni anlamasına ihtiyaç duymuyorum.. belki yarın bu yazdıklarımı okurken ben bile anlamayacağım ne yazdığımı..Beraber okuyoruz ya seni öperken

Bugün iyi değildim değil mi ?Öp de kendime geleyim..İyi oldum bak şimdi.. İnsanların kendi doğruları ve kendi yanlışları olmalı, gerektiğinde gözü kapalı girdiğin kavgadan, gerektiğinde özür dilemeyi bilerek çıkman gerekebilir.Bu duruma düşmek istemiyorum.. Bazen küçük bir su birikintisinde boğulabilir insan, ya da boğazına düğümlenen sözcükleri söyleyemez, hecelere böler, böler parçalar yutar. Oysa ki neler gizlidir o sözcükler de. Gücü yetmez, sınırları kısıtlıdır, yüreği kocamandır ama sözcükler yeterli gelmez, heceler izin vermez. Kimi zaman komedyen olur, kimi zaman dram oynar, orta yolu yoktur, ya da o bulamaz..İşte O benim.. Hayat benimle oyun oynuyor, kurduğu dengeleri yok etmek gibi…Sen olmasan …ben ne yaparım.. Umudumsun, yarınımsın,
tebessümümsün sen benim. Bir çift yürek,bizim yüreğimiz.Coşkulu, çekingen, ürkek,birazcık da ahlaksız.. Yarısı senin yatağımın ,gecemi paylaşıyorum yazdıklarımla tatlı kadınım..

Fırtınalar var yüreğimde ........yüreğim ellerimde.. Yüreğim seninle, yüreğim yorgun… Bugünkü suskunluğum yorgunluğumdandır bir tanem. Bedenim durdu bugün bir köşede odamda ama ruhum seni izledi sessizce gün boyu..Fark ettin mi giderken sessizce sevdamı bıraktım usulca avuçlarına..Seni öylesine seviyorum ki.. Sen istediğin müddetçe dudaklarım değecek dudaklarına… Sözlerimde sana olan sevdam ,yazdıklarım yüreğim olacak,yeter ki sen iste ben hep olacağım yanında ruh eşim benim.. Tutkunum bendeki sana....Ben her zaman dudaklarında isim,içinde can olmak istiyorum..Kabul edersen

Sahi bugün içimdeki kıpırtılar ulaştı mı tenine ?Seni o kadar istedim ki..Öpmek ,öpmek ,sarılmak sana doyasıya.. Bir umut, bir bekleyiş, bir anlam verememe vurdum duymazlığı, bir yalnızlık, bir hüzün, bir mutluluk tüm bunlar hayatımın içinde tam ortasında. İşte o ortanın en doruğundayken buldum seni ve bir daha da bırakamam .......’m.Tam kenara gelmişken, hayatımı en sakin anındayken yine o ortama asla dayanamam. Senin sevgin, yeterde artar bile. Hep yanımda kal, hep benimle kal,benim ol..Kal ki baktığın zaman gözlerime yaprak gibi titrememi gör her gün..Çünkü seni sevmek sanki bir masal dinlemek gibi…Bir bakışınla, beni benden alıyorsun..Yarın sabah sen yüreğime yalnızca ve yalnızca sensizliği sor, özlemeyi sor... Ben de daha bir doyasıya öpeyim dudaklarımdaki dudaklarını. Sımsıkı sana sarılayım.. Herkese sırtımı dönerek sana sarılayım.. Çünkü sen benim için teksin , bir tanemsin,anlatılamazımsın. Her şeyden ötesin,sen dünyalara bedelsin benim için..... Öyle bir geldin ki yüreğime gitmenin anlamını bile unuttum. Sen .......’m düşlerim kadar gerçek olabilen tek kadınımsın ..
Ama nice şansızlıklar ve bir sürü karmaşıklığın içinde tebessüm etmeye çalışıyorum... Şu aralar hayattan yoruldum aşkım..iyi ki ellerimden ve yüreğimden tutuyorsun..Artık bekliyorum bitecek, gidecek ve yeni yeni yenidenlerle nice yollar alacağım günleri sabırla.HERGÜN AMA HERGÜN sana biraz daha yaklaşıyorum.. Canım benim, bana sevginden bahset, yüreğinden bahset. Bana seni anlat ve ne olur beni senden eksik bırakma.. Bari yazıların değsin yüreğime.. Düşündüm aylarca, düşledim ve binlerce sevdim seni.. Tut ellerimi ve asla bırakma deli sevdam.. Gel, deli rüzgarlarımın huzuru. Sev, sarmala ve asla bırakma. Seni asla kaybetmeyeceğim şekilde seviyorum...
the_pretty - avatarı
the_pretty
Ziyaretçi
15 Aralık 2006       Mesaj #555
the_pretty - avatarı
Ziyaretçi
Adınızı Yüreğime Yazdım

Sizlerle yaşadım
Doya doya yaşayamadığım çocukluğumu.
Sizin yüreklerinizde buldum
Sevginin riyâsızlığını...

Gönül bahçemin sevgi çiçekleri
Sizleri bir daha koklayamayacağım! ..
Duyduğum her zil sesinde,
Sizin için ağlayacağım! ..

'Okul bizim yuvamız
Yaşasın okulumuz'şarkısını
Çığıramayacağız sizinle.
Hepinizin adını
Anacağım hüzünle! ..

Sıkıntı çekmeyeceksiniz artık
Problemin zorluğundan,
Şikayet edemeyeceksiniz bir daha
Ödevin çokluğundan...

Adınızı bundan böyle
Çizdiğim bulmaca karelerinde değil;
Yüreğimin karelerinde
Saklayacağım! ..

Artık sizler beni yanağımdan,
Ben sizi gözlerinizden öpemeyecek,
Daha sizlere
Sarılamayacak kollarım! ...
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Aralık 2006       Mesaj #556
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ay kırallığı hükmediyor geceye. Suskuyu perçinliyor
yıldızların uysal köleliği.

Ağırlaşıyor gözlerde biriken nem.

Bu ağır vakitte edilen tek söz hain bir bıçak gibi vınlayıp
gitti üzerimizden.

İki inanç arasında salınan pandül gibi görmektense onu,
kör olmayı yeğlerdim, yok olmayı, hiçbir iz bırakmaksızın.

Çoğalmanın kaçınılmaz yalnızlık biçimiydi aşk.

ŞERİF ERGİNBAY
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Aralık 2006       Mesaj #557
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
flwr ani

SENSIZLIK ...
Sensizlik mi beni boylesine parcalara bolen.... Yoksa seni bulup da sendenken senden olamamak mi? Beni binlerce bene bolen cok sey var. Ve sen o cok seylerden birisin. Senin yanlizligin, senin acilarin, senin sevdalarin ve senin kendin... Beni parcalar bolensin. Beni parcalara ayiransin. Parcalarimi alip goturensin. Sen benim bir parcamsin!
Kahrolasi saatlerde bile zamanin durdugunu hissettim, sen olunca. Dakikalarca, saniyenin belki yetisemedigimiz anlarinda seni yasadim ben. Zamani durduran ben miydim, yoksa gelisinle beni okyanuslara surukleyen sen miydin? Zamanlar karanlikti, zamanlar dardi, zamanlar durmustu, zamanlar seninleydi. Seni ucsuz bucaksiz yasadiklarimdi.
Sonuna kadar gelmek istedim. Tutmadin elimden. Daha dogrusu zatin yoktu. Olman bile onemli degil. Ben zaten bir yerlerden sana gelmisim, seni bulmusum. Senin gonlune coktan girmisim bile. Biliyorum sen gozlerimde ariyorsun kendini ama ben kalbindeyim. Kalbe girenin de goze gelme, geriye donme istegi artik yok. Seni sana verdim. Seni sende yasiyorum artik. Benden kendini istesen de veremem.
Sandin ki cevaplar beklerim senden. Evet'lerle, hayir'lari bile dondurdun dilinde. Uzun uzadiya konusmalara saklayip tukettin onlari. Oysa o anda onlarin soylenmesi gerekiyordu. O anda hayir'la evet arasinda bir secim yapman gerekiyordu. Sense sadece bakip gozlerime, hatta kacirircasina gozlerini suskunluga vurdun her seyi. Her sey zamaninda guzel ve zamaninda anlamli. O ani kacirdiktan sonra yasamanin bir anlami yok ki. Belki de butun tadlar ilk yudumda gizli. Ve bizse hep son demlerimizin, son yudumlarimizin guzel ve kalici olmasina calisiriz. Degil, evet degil. Senden cevaplar degildi aradigim. Senden beni anlamani, bana bir seyler vermeni bekleyen biri degildim. Degilim. Senden bir seyler isteyen bir insan da degilim. Olamam da. Belki, belki bir seylerin istenmesini bekleyen bir insan olabilirim. Ancak bu kadar.
Sende yasadigim yogunluklari sen hep baskalarinda aradin. Sende buldugumu sen benim disimdaki yuzlerde aradin. Insanin kilometrelerce uzaksin, sense yaban eller gibi duruyorsun. Tum bunlar gercegin otesinde degildi ama bunlari dus kilan senden baskasi da degildi.
Evet, sevgili... Sen artik benden oldun. Benden... Anliyor musun? Cikarip atmak istesem de yapamam bunu. Gucum yetmez buna. Askima hic yetmez. Sen benden olmasan, askla cizilmeseydin gonlume, sen icime Allah'in eliyle yazilmasan sever miydim seni? Ister miydim, bekler miydim?
.... Insanlarin olmadigi yerde bekliyorum. Cunku insanlarin son buldugu yerde basliyorum ben.
Ve iste...
Anla artik.
Sen benim bir parcamsin!
Olumu Ozlemeyen Aski anlayamaz


flwr ani

Ismail Acarkan
AriThmetiCs - avatarı
AriThmetiCs
Ziyaretçi
16 Aralık 2006       Mesaj #558
AriThmetiCs - avatarı
Ziyaretçi
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Aralık 2006       Mesaj #559
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.

Murathan Mungan
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Aralık 2006       Mesaj #560
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Birap düşmüş ruhum (1)
ellerimdeki kalemler kalp atışımın bir Dakikasıydı sanki /her Dakka da ben yandım sol yanımdan ayrıldım/ kendimle dalaştım sonra kapıyı çarpıp çıktım/Resimlerimi resimlerinin yanındaki çatlak duvarlara astım çatlak dudaklarla şarkılar söyledim/Ben hep böyleydim hep böyle geçiştirdim senelerimi senelerin içinden seçmekle geçirdim/Sevgiyi peşin peşin verirken taksitle alamadı gözlerim görmedi ki istemedi ki ellerim seni görseydi biterdi sözlerim /yüz üstü bırakılmışlığın verdiği eziklik su üstüne vurdu bulanık çayların demlerinde durdu/kadere sorsan umuttan zırnık bile koklatmadı, eller saçları yoldu / üç kuruştu şiirlerim beş para etmez mesken edinmiş keşlerin mekanına kuruldu sanki günü geçmiş bir vakittim aynı günde durdum önümden geçti günlerim / inan ki aynı günde hep ölümü bekledim / söyle ben kime seslendim her şiirimdeki kimi dilime getirdim/ sensin çok iyi bildin