Arama

Anlayana - Sayfa 92

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 634.144 Cevap: 3.995
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #911
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Acaba

Sponsorlu Bağlantılar
Dönelim
Döndürsün bizi
Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
Ve akılda kalan bir yokuştan
Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
Ve çocukluktan
Dönelim
Dönelim mi biz
Gençlikten, oralardan
Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
Acıya, büyük acıya
Ve soralım mı acaba
Ey büyük yalnızlık insansan eğer
Bir kaya
Dalgalar yalarken onu
O bakarken kaskatı kalabalıklara
Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.

Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş bir semte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.

Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa

Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi

Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.

Edip Cansever

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #912
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Sponsorlu Bağlantılar
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü

Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet Telli

NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #913
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Ağlıyormuydum Yine

ağlıyor muydum yine
yalnızlığa mı ağlıyordum
yoksa yalnızlık mıydı zaten ağlamak
sessizliğe mi ağlıyordum
yoksa sessizlik miydi zaten ağlamak
sensizliğe mi ağlıyordum
yoksa sensizlik miydi zaten ağlamak.

aslında hepsiydi ağlamak bunların
bazen yalnızlık, bazen de sessizlik ve sensizlikti
beni bu geceleri uyutmayan
gündüzleri mutsuz kılan şey
aslında şeyi belli olmayan birşeydi ağlamak
yoksa sadece bir çift gözden düşen yaş taneleri miydi?

dünya bile ağlıyor aslında
dünya bile yalnız, sessiz ve sensiz
hergün metrekareye düşen gözyaşı değil miydi
çok hüzünlü olduğunda sellerin
çok kızgın olduğunda çığların sebebi değil miydi
işte sende dünyanın ağlamasıyla gittin
bende senin gitmenle ağladım...



Oğulcan Taşpınar
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #914
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Sebebim derler ya...

ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...

acemi zamanlar silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin
sen istesen aslında
bütün kafiyeleri eskitirsin

aklında kalmayacak aklım
başka kollar başka sarılmalar
ve her defasında alsancak
platonik rutubet kokacak
aklına bir fikir gelecek
bir çift iri memenin kuşkusuna
fidye vereceksin

bütün iklimlerin feri silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin

gözlerin bir içimçaydı bizansta,
gözlerin,
ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere..

Yılmaz Erdoğan
tikkymelike - avatarı
tikkymelike
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #915
tikkymelike - avatarı
Ziyaretçi
Cevap Verme...!Sus ve Dinle...!!!

Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…

Gidiyorum…
Evet bak gidiyorum artık sonsuzluğa…
Sessiz sedasız istifa ediyorum yüreğinden,
Ağır ağır atıyorum adımlarımı,son göz yaşlarımı da döküp uzaklaşıyorum senden…
Ben giderken,
İçimde bıraktığın öksüz aşk çıkmaya çalışıyor,
Tenim yırtılıyor her adımımda…
Bedenim isyan ediyor,kalmak istiyor delice sevdan yüreğimde…
Engel olmaya çalışıyor her bir zerrem ama kalmak çare olmuyor….

Ömrümün tüm vakitlerini harcamak geçiyor içimden …
Kalmak inadına…
Ama yok…
İnan olmuyor…


Cevap verme..
Sus…
Sus ve dinle…

Her kış bastıran öksürük gibisin boğazımda…
Her sabah bir kaşık balla geçirmeye çalıştığım ama başaramadığım…
Kuru bir öksürük gibisin hayatımdan bir türlü çıkaramadığım…
Sebepsiz anlarda çıkıp karşıma uyandıran uykumdan bir öksürük gibisin sevdiğim,
Nefes aldırmayan kimi zaman,kimi zaman ağlatan…
Ama hep var olan ve hep kışın karşıma çıkan…

Sen sevgilim…
Sen kış güneşi gibisin canıma…
Tenime asla ısıtmayan…
Sadece kendini gösterip soğuklara esir eden ve hiç yakamayan…
Belki de kendine bile hayrı olmayan…

Bu yüzden gidiyorum sevgili,
Ve izin ver giderken konuşayım son bir kez daha…
Son bir kez haykırayım içimdeki öksüz aşkla sana…

Sus ve dinle

Biliyor musun sevgili,
Hiçbir şey almıyorum giderken yanıma…
Tüm anıları bırakıyorum sana,
Sarılmaları ve elinin sıcaklığını koyuyorum başının ucuna…
Ve tüm sevmeleri bırakıyorum yamacına…
Bir kendimi alıp çıkıyorum yola…
Bir yaralı yanımı kucaklıyorum şefkatle ve sessiz sedasız istifa ediyorum sevdamdan…
İstifa ediyorum yüreğinde olmaktan…

Sen uyurken yatağında ,saçlarına kondurduğum son öpücükle veda ediyorum sana…

Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…

Hoşça kal!!

.......Alıntıdır.....

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #916
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Ararsan

Dağ yolları gibiyiz, uzağa düşeriz
Ararsan şiirin gurbetinde ara bizi.
Belki rüzgarımız ses verir bir dizeden,
Belki bir imgele vurur düşlerimiz.

Şükran Kurdakul
tikkymelike - avatarı
tikkymelike
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #917
tikkymelike - avatarı
Ziyaretçi
Yanlış Anla Beni



keskin bıçak aşkının kestiği damarımdan fışkıran ayrılığı intihar ediyorum
kırık şakaklarıma yapıştırdığın teselliyi dudağımda uçuklattım
gidiyorsun yağmurun kızı çekmişsin pimini ayrılığa
gözlerinden ağrılar sızıyor çığlığını yüklerken gemilere
geldiğin her yere yabancısın içinde taşıyorsun katilini
tokada doydu yüzünün sol yarısı
kalın bir kalem altını çiziyor şimdi
kanat sürçüyorsun bir gidişe
ardında gurbetleşen kavuşmalarımız
yakıştırıyor her intiharı bana
benden çok sağanaksın
parmaklarımın ucusun
yaktım ve içtim
dön ve gül
gül ki
gözlerim
çiçeklensin
yalanlarla
saklıyorum
sevdamı
ne olur yanlış anla beni ...

Kahraman Tazeoğlu
AY_IŞIĞI - avatarı
AY_IŞIĞI
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #918
AY_IŞIĞI - avatarı
Ziyaretçi
Yağmur,
Denize düştüğünde deniz,
Yeşile düştüğünde yeşil,
Toprağa düştüğünde toprak kokar...
Yağmur,
Saçına düştüğünde sevgi,
Eline düştüğünde özlem,
Göğsüne düştüğünde aşk kokar..
Hiç yağmuru,
Göğsüne düşürdün mü?
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #919
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Ciğerimin ortasında üç damla kan duruyor
Biri yaşamak der, kabarır
Biri özgürlük der, yanar
Biri kardeşlik içindir.

Gözümün bebeğinde üç damla yaş durur
Biri mutluluk der, dökülür
Biri insanlık, taşar,
Biri senin içindir

Tevfik Akdağ
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #920
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
SUÇ DUYURUSU


sarhoş ve acımasız
kemikti onlar
deri çekilmiş üstüne

sesler yitik
söz donmuş solukta

ateşi seçtiler
çıkış kör kuyu
susuz labirentte hiç...


Fulya Çelikbilek