Arama

Anlayana - Sayfa 96

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 634.321 Cevap: 3.995
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
20 Nisan 2007       Mesaj #951
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Biliyorum

Sponsorlu Bağlantılar
Biliyorum
Bir gün bu şehirden gideceksin,
Pırıl pırıl ışıklı bir istasyonda,
Elinde ufacık valizin,
Ne yapalım hayat bu,
Yaşamak biraz böyle diyeceksin...

İçinde hür maviliklerin özlemi,
Küçücük odanı, kitaplarını
Ve mahzun bırakıp göklerle baş başa beni,
Biliyorum,
Bir gün bu şehirden gideceksin.

Fethi Giray

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
21 Nisan 2007       Mesaj #952
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Tahayyülde Aşk

Sponsorlu Bağlantılar
Gözlerindeki renk
Baktıkça daha bir mavileşir
masum duygularla sevdikçe onu
gecelerin koynuna ay ışığı gibi düşer..
adı şahaneyi AŞK olur!

sevgilinin masum yüzüne,
göz damlacıkları bile yakışır bazen
her hali titretir seveninin yüreğini
sanki daha bir artar sevgisi
yüreğe estikçe deli poyraz
Şimşekler çaktırır gözleri
gök gürlemelerinden kaçılmaz ki..

Anladım ki Aşk,
hiç sönmeyen yanardağ misali,
Ummanlar kadar büyürmüş s e v g i l i!




M.Yaşar AYAN

NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
21 Nisan 2007       Mesaj #953
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Çok Anlamlı Olabilirdi

Çok anlamlı olabilirdi: tükenmekteyiz,
gitmek zorundayız, çağrılmadan geliriz.
Ama konuşmak ve anlaşamamak,
ve bir an bile kavuşamayan ellerimiz,


yıkmakta bunca şeyi: kalıcı değiliz.
İlk adımlarımızı korkutur yabancı işaretler,
bir çarpı işareti parçalar bakışmaları,
istenen, yalnızlıklarda eriyip gitmemiz.


Ahmet Cemal
BLacK_HawK - avatarı
BLacK_HawK
Ziyaretçi
21 Nisan 2007       Mesaj #954
BLacK_HawK - avatarı
Ziyaretçi
Kalbim ve Cebim

kalbim üşüyünce
cebime girer
kırlangıçlığı tüter nemden
sıcacık olduğunu sezinlerim bir an
gözümden göğsüme
bir kelime iner
ıslak
ıslak

kalbim ve cebim
ikisinden cebimi çok severim
ne vakit kovsa ellerimi kalbim
ellerime kolunu açar cebim
parmaklarında yetme bir şiir
çıkınıklarında kalem izi
kalbim misafir
cebim şiirlerle dolu
kalbim dilencilerle

gene o gün
bir gülü yapraklarıyla koydum cebime
gene o gün
aşk sebebime sundum kalbimi
kalbimi yağmura tuttum
kanarsa bir kediye
kanmazsa cebime hediye edecektim

ne cebime ne de kalbime
göstermiş değilim gözlerimi
gözlerim ki yeminli
ya bir treni durduracak
ya bir trene kavuşacak
gözlerim ki sadece vapurları izler
gözlerim ki tanımaz
sır gizler

cebim ve kalbim
artık ne vakit sızlansa kalbim
cebime gider ellerim
beklerim
bekletirim cebimde
kalbim gül der
ben mendil atarım suya
ağlar der
güneşi gösteririm aya
işte yaya
merdiven
sen
kedi
kalbim
ve cebim

Abarya Arvas
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
21 Nisan 2007       Mesaj #955
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
aşk mevsimi değil miydi bahar
elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar
hani nerede eşlerine kur yapan kumrular
kuş cıvıltılarına hasret kulaklar
denizler denli derin içezikliği

geleceksen sekizinci günde gel sevgilim
burada haftanın yedi gününde de
aşka geçit vermiyor yağmurlar

yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar”

Mustafa Yıldız
Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
22 Nisan 2007       Mesaj #956
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
Ben Deliyim - Ercan....



siirler



Ben deliyim…
Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim...
Gecenin gözleri üzerimde.
Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem…
Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim.
Ey! Sabreden derviş bana da sabretmeyi öğretsene.
Ben deliyim, ama çok şey bilirim.
Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana...
Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum.
Kara bir tren gibiyim yani, bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde.

Ben deliyim…
Yağmurun yağması benim için romantik değildir,
ben kurşun yağmurlarını bilirim.
Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ayım hep mehtap halindedir, rüzgârlarım doğudan eser...
Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum,
Mezem ise bir dilim umut.
Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.

Ben deliyim.
Ben buralara ait değilim.
Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, surlarla çevrili bir şehrim.
12 den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım bir de kara gözlü yarim var benim.

Ben Deliyim.
Söyleyemediğim düşüncelerim var.
Her akşam ayrı bir meydanda, Atatürk heykelinin karşısında, olmayan aklımı dar ağacına asar, ipini çekerim.
Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime.
Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim.
Ben sıratın canbazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.

Ben deliyim…
Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır.
kuşlardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar.
İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.

Ben deliyim…
Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım. Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.

Ben deliyim...
Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
Telefon kulübeleriyle kavga ederim.
Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım.
Çıkmaz sokaklarda kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım.
Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.

Ben deliyim…
Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım.
Dumanı iner efkarımın şehrin üstüne.
Parayı sevmem ama para için çalışırım.
Dört yaşında aşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omuzuna dayamadığını hatırlar, hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar, rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini hatırlamadığım halde...

Ben deliyim…
Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım.
Ben kendime bile yabancıyım...
Duygularım hep sansüre uğramış, bir ******nin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım...
Ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşarım.
Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi dağıtırım.
Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kankırmızılaşır.
Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim... Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi...
Yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...

Ben deliyim, ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...
Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim.
Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım.
Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında,
Kimisi tükürür, kimisi öper.
Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.

Ben deliyim...

Zülfün hergece ihanetler rıhtımında.
Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer.
Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.

Ben deliyim...
Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota.
Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir Tanrıyım.

Ben deliyim, geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım...

Ben deliyim, ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim.
Ben deliyim, bağrı taşlarla dolu bir toprak parçasıyım.
Bir uçtan bir uca kurumuşum.
Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim...
Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.

Ben deliyim...
Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim.
İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam.
Anlamayana az gelirim, anlayana çok...
Ne yarınlar birşey bekler benden, ne de ben yarınlardan...
Ben deliyim...
Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...



siirler
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Nisan 2007       Mesaj #957
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
gün çekildi artık yarim
hiç gören yok
ses kesildi artık yarim
hiç duyan yok
bir sonbahar günüydü bırakıp gittin habersiz
en günahsız gecemde bile seni hep sevdim yeminsiz
bilirim sonu yok bu aşkın sensiz geçen günlerin
eriyip güze döndü ömrüm üstüste kaç ölüm
nezaman bir ben düşünsem böyle sereserpeyim
nezaman bir sen düşünsem ne zaman bir yar düşünsem
yüreğim sızlar her akşam gel
featherrn6
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
22 Nisan 2007       Mesaj #958
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
eni bu yabancı ülkeye gönderirken
En kalın pantolonları (güzelim) bacaklarına
İyi örülmüş çorapları ayaklarına
Çok soğuk kışları düşünerek aradım.

Göğsün, kalçaların
Ve sırtın için saf yün aradım
Sevdiğim o şeyler ısınsın
Bana da biraz sıcaklık kalsın.

Bu kes seni sevgiyle ben giydirdim
Bazen (çok seyrek) soyduğum gibi
(Oysa ne çok isterdim)

Yine de giydirmem sana souyorum gibi gelsin.
Her yerin iyice örtündü diye düşündüm şimdi
iyice örtündü, üşütmemesi için.

Bertolt Brecht
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
23 Nisan 2007       Mesaj #959
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Titreyen Gölge

Gece en derin uykusundayken
sessizce dolaşıyordu,
çıplak ayaklarla, çıplak sokaklarda...

Ay en kızıl mavisini yayarken etrafa,
beyaz bir korku gibi durdu,
kapkara asfaltta...

Gökyüzüne dikti gözlerini
Islak bulutlar dolaşıyordu üzerinde
va soğuktan titriyordu gölgesi...

Hızlı adımlarla yoluna devam ederken
siyah bir parıltı taşıyordu gözleri...
Kırık bir camın önünde
aniden çakıldı kaldı...
Gülüyordu bakışları
Yıllardır tanıdığı bir dostunu görmüştü aynada...
Hiç çekinmedi oturdu karşısına
Bıçak açmadı ağızlarını dakikalarca...

Sessizce konuşuyordu gözleri
Sessizce okşuyordu suratımı rüzgar
Sessizce ağlıyordu yukarıda bulut...
Öyle gürültülüydü ki bu sessizlik
başımın ağrıdığını hissediyordum...

Dayanamadım yanına gittim,
"merhaba" dedim!
Sanki kuyruğuna basılmıştı!
Öyle fırladı ki yerinden küçük kedi
ayaklarıma çarptı kaçarken...
Gecenin hüznünden ıslanmış ellerim
uzanırken ona,
çoktan karanlığı siper yapmıştı kendine...

"Korkak kedi" diye söylendim...
Öyle kızmıştı ki bulut
ağlamıyordu artık,
tüm nefretini boşaltıyordu üzerime...
Öyle kızmıştı ki rüzgar
esmiyordu artık,
tokat atıyordu yüzüme...
Öyle kızmıştım ki kendime...

Kapalıydı gözlerim, sırlı camı alırken yerden...
yapamadım, açamadım onları.
Fırlatıp kırık aynayı boşluğa
koşmaya başladım sırılsıklam sokaklarda...

Ay en kızıl mavisini yayarken etrafa
sönmüş bir ışık gibi durudum
kapkara asfaltta...

Başımı yukarı kaldırdım
Gülüyordu karanlık bana
Gece beni seyrediyordu
ve korkudan titriyordu gölgem...
Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
23 Nisan 2007       Mesaj #960
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
İPİN UCUNDA (KAPRİS ÇİÇEĞİM)





AHMET SELÇUK İLKAN



siirler



İkimizde yağmur bulutu gözler
Ne yazık aşkımız ipin ucunda
Dilinizde yürek yangını sözler
Ne yazık sabrımız ipin ucunda

Ayrılık çanları çaldı çalacak
Bu aşkın saati durdu duracak
Seninle bağımız koptu kopacak
Ne yazık sabrımız ipin ucunda

Ne yapsak olmuyor olmadı işte
Seninle dünyamız uymadı işte
Ayrılık tek çare bence bu işte
Ne yazık sonumuz ipin ucunda

Dağ gibi umutlar hayaller bitti
O çılgın arzular geceler bitti
O tatlı heyecan o hasret bitti
Ne yazık sevdamız ipin ucunda

Ne sen değiş artık ne söylenip dur
Bu tatsız kavgalar bitsin ne olur
Bende bu mutsuzluk sende bu gurur
Ne yazık ayrılık ipin ucunda

İnata, kaprise, naza gerek yok
Acı bir siteme söze gerek yok
İnan ki bu sona çok geç kaldık çok
Ne yazık ömrümüz ipin ucunda

Seninle olmaktı bütün dileğim
Anlamadın beni nazlı bebeğim
Ah benim taş kalplim kapris çiçeğim
Ne yazık aşkımız ipin ucunda

Bu aşkın kalbimde kalsa da izi
Yarına götürmek yok sevgimizi
Ayrılık pusuda bekliyor bizi
Ne yazık sevdamız ipin ucunda



siirler