Arama

Kromatografi

Güncelleme: 5 Nisan 2017 Gösterim: 8.118 Cevap: 3
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Aralık 2006       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bir karışımın bileşenlerini, bunlara seçimsel ilgi gösteren iki ya da daha çok evreden sistemler arasında farklı göçlerine bakarak tanımak, gerektiğinde niceliklerini belirlemek amacıyla yapılan ve ayırma işlemine dayanan analitik yöntemdir.

Sponsorlu Bağlantılar
Kromatografi terimi başlangıçta, örneğin bitkisel pigmentlerde olduğu gibi cisimleri renklerine göre ayırma oluşmuş işleminden kaynaklandı, ama zamanla uygulama alanı oldukça genişledi.Kromatografi günümüzde son derece duyarlı ve etkin bir ayırma yöntemi olarak kabul edilmektedir. Duruma göre iki temel mekanizma uygulanır;

* Bileşikler ya iki sıvı evre arasında paylaşılır(bu durumda dağılım ya da paylaşım kromatografisinden söz edilir)
* Hareket halindeki bileşikler durağan katı bir evre yüzeyine bağlanır(bağlar yüzeysel ve fiziksel bir nitelik taşıdığında yüzde tutma kromatografisinden[tersinir bağ, bileşiğin bütünlüğünün korunması], buna karşılık hareketli ve yüzde tutulan bileşikler arasında gerçek kimyasal bağlar oluştuğunda iyon değişimi kromatografisinden söz edilir).

Kimyasal ve fiziksel özellikleri birbirine çok yakın olan bileşiklerden oluşan karışımları damıtma ve ayrımsal kristallendirme ile birbirinden ayırmak zor olabilir. Bu tür maddeler için çeşitli kromatografi yöntemleri kullanılarak başarılı ayrımlar yapılabilir.

Kromatografi, bir karışımın gözenekli bir ortamda, hareketli bir çözücü etkisiyle, karışım bileşenlerinin farklı harkeketleri sonucu birbirinden ayrılması olgusuna dayanır. Hareket eden faza hareketli faz, bahsedilen gözenekli ortama ise adsorban veya sabit faz denir.

Kromatografi olayında adsorpsiyon, dağılma ve değiştirme kuvvetleri rol oynar. Bu kuvvetlere göre de farklı kromatografik yöntemler farklı gruplarda toplanırlar.

1) Adsorbsiyon Kromatografisi
a) Sıvı-Katı = Kolon ve İnce Tabaka Kromatografisi
b) Gaz-Katı = Gaz Kromatografisi

2) Dağılma Kromatografisi
a) Sıvı-Sıvı = Kolon ve Kağıt Kromatografisi
b) Gaz-Sıvı = Kolon ve Gaz Kromatografisi

3) İyon Değiştirme Kromatografisi
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen perlina; 28 Şubat 2017 11:59
Tykhe - avatarı
Tykhe
VIP Tinky Winky
4 Şubat 2012       Mesaj #2
Tykhe - avatarı
VIP Tinky Winky

KROMATOGRAFİ


Kromatografi, birbirine yakın özellikteki madde karışımlarını ayırmak için kullanılan güçlü bir ayırma ve saflaştırma yöntemidir.Genel olarak tanımı ise, Kromatografi, bir karışımın sabit bir faz üzerinde ( gözenekli ) , hareketli bir çözücü yardımıyla , karışımı oluşturan bileşiklerin farklı hareketleri sonucu bileşenlerine ayrılması olarak tanımlanır . Kromatografide sabit ve hareketli olmak üzere iki faz vardır. Sabit faz katı ve sıvı hareketli faz sıvı ve gaz olabilir. Ayrımı istenen karışım hareketli faz yardımıyla sabit faz üzerinden geçirilir. Karışımı oluşturan bileşikler sabit faz tarafından farklı ölçüde tutulması nedeniyle her bir bileşik sistemi farklı zamanlarda terk eder. Böylece bileşikleri birbirinden ayırmak, tanımak ve ayrı ayrı toplamak olasıdır.Kromatografi farklı şekillerde sınıflandırılabilirse de ,esas olarak adsorbsiyon (yüzeyde tutma) ve partisyon (dağılma) mekanizmaları üzerinden yürür .
Sponsorlu Bağlantılar

KROMATOGRAFİ MEKANİZMALARI


1.ADSORBSİYON KROMATOGRAFİSİ
Katı veya sıvı moleküllerin , sıvı veya gaz moleküllerini çekim kuvvetleri yardımıyla yüzeyde tutmasına adsorbsiyon denir. Burada sözü edilen adsorbsiyon fiziksel adsorbsiyondur. Zayıf van der waals ,elektro statik çekimler ve dipol –dipol etkileşimleri ne dayanır ,tersinirdir.

Adsorbsiyon kromatografisinde ayırım, karışımı oluşturan farklı bileşiklerin sabit faz yüzeyinde değişik derecede adsorbe olmaları ilkesine dayanır. Sabit faz katı, hareketli faz sıvı veya gazdır.. Sabit faz olarak alümina (Al2O3), silikajel (SiO2), talk ve bunun gibi gözenekli maddeler, hareketli faz olarak alkol, aseton,kloroform gibi bütün organik çözücüler kullanılabilir. Sabit ve hareketli fazın seçimi ,ayırımı yapılacak bileşiklerin polaritesine kimyasal özelliklerine bağlı olarak yapılır.Genelde polar maddeler için polar çözücüler apolar maddeler için apolar çözücüler kullanılır.

Çeşitli maddelerin adsorblayıcı veya sabit faz üzerinde adsorblanma dereceleri farklı olduğundan ,farklı yerlerde toplanırlar. En fazla adsorblanan maddelerin sürüklenmesi ve hareketleri daha zayıf daha yavaş, tersine az adsorblananların hareketleri ve sürüklenmeleri hızlı olur.

2.DAĞILIM (PARTİSYON) KROMATOGRAFİSİ
Dağılım, bir karışımdaki maddelerin birden fazla çözücü içerisindeki çözünürlükleri oranında dağılmasıdır. Bu, çözücünün ve maddenin özelliklerine bağlı bir fonksiyondur.Bu kromatografide ayırım çözünürlük esasına göre karışımın sabit ve hareketli faz arasındaki dağılımına dayanır. Bu yöntemde, sabit sıvı faz, yüksek yüzey alanlı gözenekli bir katı destek maddesine emdirilmiştir. Hareketli faz ise sıvı veya gazdır. Ayırımı gerçekleştirilecek bileşikler hareketli ve sabit faz sıvılarında farklı çözünürler. Çözünürlük farkından dolayı bileşikler sistemi önce veya sonra terkederler. Çözünürlüğü sabit fazda olan bileşikler sistemde daha uzun süre tutulduğu için sistemi daha geç terk ederler.

KROMATOGRAFİK YÖNTEMLERİN HAREKETLİ VE SABİT FAZIN CİNSİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI


1.KAĞIT KROMATOGRAFİSİ
Uygulaması en basit ve en çok kullanılan yöntemlerden biri olan kağıt kromatografisi genellikle süzgeç kağıtları kullanılarak yapılır.Burada etkin mekanizma dağılmadır. Çünkü dağılma kromatografisindeki sabit fazın yerini burada özel olarak yapılmış olan İngiliz Whatman,Alman Schleicher ve Schull v.b gibi markalardan oluşan bir süzgeç kağıdı almaktadır. Süzgeç kağıdı suyu çok kolay ve kuvvetle adsorbladığından yapılarında doğal olarak bir miktar su içerir ve sabit sıvı faz rolünü oynar. Kağıda uygulanan maddeler karışımının birbirlerinden ayrılmaları, kağıt üzerinde hareket eden çözücüyle kağıdın içerdiği su arasındaki dağılma farkına bağlıdır.
Analizi yapılacak madde çözelti halinde olmalı ve katılar uygun bir çözücüde çözünmelidir. Çözeltiler belli bir konsantrasyonda olmalıdır, en az %1’lik çözelti kullanılmalıdır.
Kağıt kromatografisinde analiz şöyle yapılır:
Analizi yapılacak madde çözeltisinden ince cam kapiler ile bir miktar alınıp, istenilen ebatta kesilen whatman yada diğer marka kromatografi kağıdının altından küçük lekeler halinde damlatılır. Kağıda hareketli fazın ilerleme sınırı işaretlenir. Hareketli faz çözücüsü karışımdaki maddelerin yapısına ve tecrübelere dayanılarak seçilir. Kağıt çözücüyü emer ve çözücü kağıt üzerinde ilerlerken lekenin içerdiği farklı bileşikleri farklı yerlere kadar taşır. Maddeler renkliyse, lekeler kolaylıkla görülür. Renksiz bileşikler görülemeyeceği için karışımdaki bileşiklerle renk verecek özel ayıraçlar kağıda bir spreyle püskürtülür veya U.V. lambası altında bakılır.
Ayrılan maddeler görülür hale getirildikten sonra çözücü yardımıyla madde içerisindeki farklı bileşiklerin belli noktalara ilerlediği gözlenir. Her maddenin hareketli faz ile sürüklenmeleri farklıdır. Böylece her madde için uygulanan koşullar belirtilerek karakteristik değerler verilebilir. Buna sürüklenme derecesi veya alıkonma faktörü denir ve Rf ile gösterilir.
Rf = Maddenin ilerlediği uzaklık(cm) / Çözücünün ilerlediği uzaklık(cm) = a / b
Rf bir madde için aynı sabit faz ve aynı çözücü için sabittir. Önceden belirlenen Rf değerleri ile bilinmeyen çözelti içerisinde hangi maddelerin bulunduğu belirlenebilir.
2.İNCE TABAKA KROMATOGRAFİSİ
İnce tabaka kromatografisi ,yapılış tekniğine göre kağıt kromatografisine benzer. Bu kromatografi türünde sabit faz olarak silikajel(SiO2), alüminyumoksit(Al2O3) ,toz selüloz gibi maddeler kullanılır.Burada etkin mekanizma adsorbsiyondur.

İTK’ de özel olarak hazırlanmış cam,alüminyum veya plastik levhalar kullanılır. Bu levhaların üzeri silikajel ,alümina gibi bir adsorbanla kaplanmıştır.Bu plakalar hazır olarak satılabildiği gibi laboratuvardada hazırlanabilir.Cam levhaların boyutları 5x20cm ile 20x20cm arasında değişir.Adsorblayıcı tabakanın kalınlığı yapılacak analizin cinsine göre değişir, bu kalınlık 0.25-2mm arasındadır. Plakalar kullanılmadan önce 110oC deki etüvde 2saat kurutularak aktifleştirilir ve hemen kullanılır.

Örneklerin plakalara uygulanması ve geliştirme kağıt kromatografisinde olduğu gibidir. İnce tabaka kromatografisinde geliştirme aşağıdan yukarıya doğru yapılır. Plakanın tanka yerleştirilmesinden önce tank atmosferinin çözücü buharıyla doymuş olmasına dikkat edilir. Ayrılan maddelerin lekelerinin belirlenmesi ve kullanılan reaktifler kağıt kromatografisinde olduğu gibidir .

3.KOLON KROMATOGRAFİSİ
Kolon kromatografisi ilk uygulanan kromatografik yöntemdir ve kromatografinin başlangıcıdır.Bu kromatografide sabit faz olarak silikajel(SiO2) ,selüloz, alüminyumoksit(Al2O3), zeolit ,kalsiyumkarbonat v.b.gibi aktif yüzeyli maddeler, hareketli faz olarak da organik çözücüler kullanılır. Bu yöntemde ayrımı yapılacak karışım uygun bir çözücüde çözülerek bir kolon içine doldurulmuş katı sabit fazdan geçirilir.Kolonda bileşenler sabit faz tarafından adsorblanırlar .Sonra ayrılacak karışımın çözüldüğü çözücü yada farklı polaritedeki çözücü veya çözücü karışımları kolondan geçirilerek bileşenler kolonun altından ayrı ayrı alınır.Çözücüsü buharlaştırılarak saf madde elde edilir.

4.GAZ KROMATOGRAFİSİ
Gaz kromatografisi, diğer kromatografiler gibi bir karışımda bulunan maddeleri ayırmaya yarar. Diğer kromatografilere göre avantajı sonuçların çabuk elde edilmesi ve ucuz olmasıdır. Gaz kromatografisi ikiye ayrılır.
Gaz-Katı Kromatografisi:
Bu kromatografide de iki faz vardır. Sabit faz olarak yarıçapı küçük uzun bir kolon içine yerleştirilmiş geniş yüzeyli dolgu maddeleri(adsorban=silikajel,alümina vb.), hareketli faz olarak da dolgu maddelerinin arasından kolaylıkla geçebilen gaz kullanılır. Genellikle taşıyıcı gaz olarak azot veya helyum gazları kullanılır.

Gaz-Sıvı Kromatografisi:


Burada sabit faz, gaz –katı Kromatografisindeki geniş yüzeyli dolgu maddelerine emdirilmiş bir sıvı(yüksek mol kütleli polimerler) ve hareketli faz gazdır.
Gaz kromatografi aleti oldukça basittir. Sistem belli başlı 5 kısımdan oluşur.
Ayırımı istenen karışım, bir enjektör yardımıyla enjeksiyon kısmına enjekte edilir. Enjektör bölümü ısıtılmış durumdadır, karışım hemen buharlaşır ve buhar halinde inert taşıyıcı gaz ile birlikte kolona girer. Kolonda her bileşik kaynama noktasına, molekül büyüklüğüne ve kolondaki sabit faz ile etkileşimine bağlı olarak kolonda farklı hızlarda göç ederek devamlı taşınırlar ve böylece birbirlerinden ayrılarak farklı zamanlarda kolondan çıkarlar. Kolondan çıkan herbir bileşen dedektöre girer, dedektörde bileşenlerin miktarı ile orantılı olarak belirlenir ve kaydedicide grafik olarak çizilir. Her bileşik alıkonma zamanı ile belirlenir. Alıkonma zamanı bir bileşiğin enjekte edilmesinden dedektörden çıkışına kadar geçen süredir. Bu süre her bileşik için farklıdır.

5.YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ
Kısaca HPLC (High Performance Liquid chromatography) olarak isimlendirilir.Eski kromatografi türlerinin iyileştirilmiş ve hızlandırılmış şeklidir.Burada da kolon bir aletin içine yerleştirilmiştir.İşleyiş olarak gaz-sıvı kromatografisine benzer,yalnız burada hareketli faz sıvıdır.HPLC cihazında farklı kolonlar kullanılarak dört farklı mekanizma uygulanabilir.

Bunlar:
1-Adsorbsiyon Kromatografisi
2-Dağılma Kromatografisi
3-İyon Değiştirme Kromatografisi
4-Jel Geçirgenlik Kromatografisi
Adsorbsiyon ve dağılma kromatografileri sayfa 2ve 3 de anlatılmıştı.
İyon Değiştirme Kromatografisi:Bu yöntemde sabit faz anyon ve katyon değişimi yapabilecek gruplar içeren reçineler ,hareketli faz ise tamponlanmış sıvılardır.Örneğin; yapısındaki Na+iyonundan dolayı doğal bir reçine olan zeolit (Na2AL2Sİ4O12) katyon değiştirmede kullanılır.

Jel Geçirgenlik(moleküler eleme) Kromatografisi:Bu yöntem doğal ve yapay polimer karışımlarını ayırmada kullanılır.Buyöntemde sabit faz gözenekli bir reçinedir.Reçineler büyük molekül ağırlıklı polimer maddelerdir. Gözeneklere girip çıkan küçük moleküller kolonu daha geç terk eder,gözeneklere girmeyen büyük moleküller kolonu önce terk ederek ayrılırlar.Burada ayırma molekül büyüklüğüne göredir.


BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen perlina; 28 Şubat 2017 13:01
Vefa sadece boza değildir.
buz perisi - avatarı
buz perisi
VIP Lethe
4 Şubat 2012       Mesaj #3
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
chromatography of chlorophyll  step 7 120x0
KROMATOGRAFİ

Hareketli bir faz ile sabit bir fazın temas etmesi ile maddelerin yer değiştirme hızlarının farklılaştırılarak ayrılmasını sağlayan tekniğe kromatografi denir. Hareketli faz, sıvı ya da gaz karışımından meydana gelebilir. Sabit faz ise katı ya da katı madde tarafından tutulan bir sıvıdır. Ayırmada etkin olan maddelerine göre adsorbsiyon, dağılma, iyon değişimi ve jel kromatografisi olarak dörde ayrılır.
Hareketli ve sabit fazın cinsine göre de kağıt , ince tabaka, kolon ve gaz kromatografisi olarak dörde ayrılır.

Adsorbsiyon Kromatografisi:
Ayırmak istediğimiz maddelerimiz bandlar halinde kolondan aşağıya ilerlerler. Bu bandlar, sabit katı faz üzerinde çözünerek farklı hızlarda hareket eder. Bunun sebebi de sabit katı faz üzerinde çözünen maddelerin farklı derecelerde adsorblanmasıdır.

Kromatogram alınırken sabit fazda daha çok çözünen maddeler , hareketli fazda çözünenlere göre kolonun aşağısına daha yavaş inerler. Sabit fazımız polar ise, polar olan maddeyi daha iyi çözer. Yani kolonun sonuna ilk gelen madde polar sabit fazımız tarafından iyi çözülmeyen apolar maddemiz olacaktır.

Adsorbsiyon kromatografisinde dolgu maddesi olarak kullanılan maddeler şunlardır: alumina, kalsiyum oksit ve karbonat, magnezyum oksit ve karbonat, çeşitli silikatlar, aktif killer, silika, kömür, nişasta, şekerler ve toz edilmiş selüloz.

Ayırma kromatografisinde daha polar olan katı destek maddesi, sulu fazı sabit hale getirmek için kullanılır. Ayırma kromatografisinde dolgu maddesi olarak kullanılan uygun maddeler: silikajel, silikat asidi, toz selüloz, nişasta. Kullanılan katı maddeler, çözücüler tarafından çözülmemeli ve ideal olarak katı ve çözücü sistem Ayırmak istediğimiz maddeler ile reaksiyona girmemelidir.

Eğer kolonda ayıracağımız maddelerimiz renksizse, her 50 ml’de bir erlen değiştirerek aldığımız örnekleri TLC ‘de inceleyebiliriz. Cam UV’yi tam olarak geçirmediği için UV ile bakma yöntemini kullanamayız.

İyon Değiştirme Kromatografisi :
İyonların bir katı ve sıvı arasında tersinir bir şekilde değiştirildiği işleme iyon değiştirme denir. Katı , iyon değiştirici olarak bilinir. Kompleks anorganik maddeler ya da suda çözünmeyen organik polimerler iyon değiştirici olarak kullanılabilirler. Sülfon grubu ya da kuaterner amonyum iyonu içeren reçineler özel iyon değiştiricilerdir.

Kuvvetli Asidik Katyon Değiştirme Reçineleri:
Eğer reçine, değiştirici grup olarak sülfon grubuna sahipse, kuvvetli asidik katyon – değiştirme reçineleri olarak adlandırılırlar. Sülfon grubuna sahip bir reçine kuvvetli bir asit eklenirse, sülfon grupları asit şekline dönüşür. Bu reçine de suda çözünmeyen kuvvetli bir asit gibi davranır. Sülfon grubuna hidrojen bağlanan reçine, sodyum klorür çözeltisine konulduğunda iyon değiştirme gerçekleşir.

Kağıt Kromatografisi:
Filtre kağıdı bir sıvıyı hareketsiz hale getirirken diğer sıvı da kağıt boyunca hareket eder. Kağıt kromatografisinin temeli bu prensibe dayalıdır. Kağıt kromatografisi, mikro miktarlarda organik ve anorganik maddelerin ayırım ve tayininde kullanılır. Kağıt kromatografisi düzeneğini ve madde ayırımını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Çözünen maddelerimizden eser miktarda içeren numuneleri kağıda damlatırız. Kağıt şeridi çözücünün içinde olduğu kabın üst kısmına tutucu ile sabitleriz. Ve kağıdımızı çözücünün içine daldırırız. Numuneleri damlattığımız bölgenin sıvı seviyesinin üzerinde olmasına dikkat etmeliyiz. Kağıdımızı daldırdığımız silindirin kapağını da iyice kapatmalıyız, böylece çözücü buharı ile doymuş bir buhar atmosferi sağlanır. Çözücü kağıt üzerinde belirgin bir şekilde yükselir. Ve numunelerimizin üzerinden geçtikçe de çözünen maddeler kağıt üzerinde farklı hızlarda yukarıya doğru hareket edeceklerdir.

Kağıt kromatografisinde kullanılan özel bir değer Rf değeridir. Rf değerini şu şekilde formülize edebiliriz:
Numune uygulama çizgisi ve yükselmiş leke merkezi arasındaki uzaklık Rf =
Çözücü yükselmesinin ve numune uygulama çizgisi arasındaki uzaklık

Rf değeri kesinlikle konsantrasyona bağlı değildir. Rf değeri çözünen maddenin karakteristik bir özelliğidir. Bu sebeple ölçtüğümüz Rf değerlerinden numunemizde bulunan maddelerin türünü tayin etmemiz mümkündür.

İnce Tabaka Kromatografisi (TLC - Thin Layer Chromotography)
Cam bir levhanın üzerini, toz haline getirilmiş adsorbanın sulu homojen tabakası ile kaplarız. Cama, adsorbanı bağlayıcı çeşitli maddeleri kullanırız (silikajel ya da alüminyum oksit gibi). Kapladığımız levhayı fırında kuruturuz ve desikatörde saklarız. Hazırladığımız bu levhalar, kağıt kromatografisindeki kağıtlar gibi kullanılabilirler. Fakat ince tabaka kromatografisinin kağıt kromatografisine göre birkaç avantajı vardır. İnce tabaka kromatografisinde çok çeşitli kromatografik maddeler kullanılabilir. Kağıdı tahrip ettiği için kağıt kromatografisinde kullanılamayan birçok madde ince tabaka kromatografisinde kullanılabilir. Ayrıca ince tabaka kromatografisinde daha küçük ve iyi belirlenmiş lekeler elde edilir. Maddemizi ince tabaka levhasına ekerken, çok az ya da çok fazla ekmemeye dikkat etmeliyiz. Çok az ekildiğinde ayırımda maddeyi tespit etmemiz güçleşir. Çok fazla ekildiğinde ise tabaka üzerinde çözücü ile beraber ilerlerken ekim yerinden itibaren bir kuyruk bırakır, bu da maddenin lekesinin göründüğü yeri tayinde zorluk çıkarır.

İnce tabaka kromatografisinde eğer maddemiz renksizse birkaç farklı yolla tabaka üzerindeki maddeyi tespit edebiliriz:
1- UV lambası ile bakabiliriz
.2- Reaktif sprey kullanabiliriz. Şeffaf maddemiz ile reaksiyona girer ve görünür hale gelir.
3- Bölgeye I2 buharı göndeririz ve bölge morarır.

Gaz Kromatografisi (GC) :
Gaz kromatografisinde maddelerin kütlece oranlarını, maddenin saf olup olmadığını ve reaksiyonun ilerleyişini görebiliriz.
Maddeyi injekte ettikten sonra yüksek sıcaklıkta buharlaştırıyoruz. (Buharlaşmayan maddeler GC’de kullanılamaz.) Buharlaşan madde fırına geçiyor. Ayarlanmış bir sıcaklıkta, maddemiz kolonda tutunarak ilerliyor. Madde çıkışını dedektör kaydediyor. Maddenin injeksiyonundan, fırından çıkışına kadar geçen zamana (alıkonma zamanı) Rt diyoruz.

GC’de dikkat edeceğimiz noktalardan biri, elde ettiğimiz piklerin keskin olmasıdır. Yayvan piklerin altında başka pikler de bulunabilir. Bunun önüne geçmek için sıcaklığı arttırırız ya da azaltırız, eğer pik hala yayvan çıkıyorsa, altında başka bir pik olduğunu anlayabiliriz.

Eğer birkaç farklı pik değeri alıyorsak, ve reaksiyona uğrayan bir maddenin analizini yapıyorsak, reaksiyon devam ettiği için karışım gelebilir. Maddemiz bozunmuş olabilir. Önceden kolonda bulunan maddeler temizlenmediği için pik verebilir.

Kolon Kromatografisi:
Kolon kromatografisinde ise, kolonun içerisine dolgu maddesi, çözücü ve ayırmak istediğimiz maddelerimizi sırasıyla koyarız. Ayrılacak maddelerimizi kolona koyduktan sonra, yukarıdan çözücüyü ekleyerek, istediğimiz maddeyi çözelti halinde kolondan ayırabiliriz.Kolon kromatografisinde, çözücüyü ya da maddemizi yukarıdan eklerken dolgu maddesinin yüzeyini bozmamaya dikkat etmeliyiz. Bunu sağlamak için çözücüyü ve maddemizi yavaşça ve damla damla eklemeliyiz. Kolonun aşağısında madde akışı başladıysa, uygun bir başlıkla beraber çözücümüzü de akış hızına uygun olarak kolonun yukarısından damlatmalıyız. Eğer çözücünün kolon üzerinde yürümesini hızlandırmak istiyorsak, kolonun yukarısından hava verebiliriz. Buna da flash kromatografi denir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen perlina; 28 Şubat 2017 13:32
In science we trust.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
5 Nisan 2017       Mesaj #4
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Kromatografi

, kimyasal bir karışımın bileşenlerinin, bunlann biri sabit öbürü hareketli iki faz arasında değişik hızlarda hareket etmelerinden yararlanılarak ayrılması yöntemi. Sabit faz çoğunlukla, toz edilmiş katı bir madde, süzgeç kâğıdınca taşman bir sıvı ya da geniş yüzeyli katı bir destek üzerine ince bir katman halinde kaplanmış bir sıvı, hareketli faz ise bir sıvı ya da gazdır. Bileşenlerinin sayısı, özelliği ve göreceli miktarlan bilinmeyen çok karmaşık karışımlar bile bu yöntem yardımıyla ayrılabilir.

Ad:  kromatografi.jpg
Gösterim: 911
Boyut:  33.6 KB
İncelenecek karışımı taşıyan gaz ya da sıvı hareketli faz), geniş yüzeyli bir maddenin sabit faz) üzerinden ya da içinden geçirilerek bileşenlerin sabit faz tarafından ayrılması sağlanır ve ayrılan bileşenler tek tek saptanır. Kromatografi biyolojik kökenli kimyasal maddelerin (örn. amino asitler), karmaşık petrol ürünleri karışımlarının ve uçucu yağlar gibi çok sayıda değişik bileşenden oluşan karışımların ayrılmasında ve çözümlenmesinde yaygın olarak kullanılır.

Kromatografinin ilk kez 1900’lerin başında Rus botanikçi Mikhail Tsvet tarafından geliştirildiği ve kullanıldığı kabul edilir. Ayırmanın fiziksel kimyası üzerine kuramsal çalışmalar da yapan Tsvet bitki pigmentlerinden (renkveren) oluşan renkli bir karışımı organik bir çözücü eşliğinde, toz edilmiş bir katıyla dolu kolondan geçirerek bileşenlerin yani pigmentlerin kolonda renkli bantlar halinde ayrılmasını sağladı. Tsvet’in uzun yıllar göz ardı edilen bu yöntemi, 1930’lardan sonra biyolojik maddelerin tanımlanmasında yaygın olarak kullanılmaya başladı. 1940’lardan sonra da kâğıt, ince katman, jel ve gaz kromatogr afileri geliştirildi.
Kromatografi teknikleri, sabit faz, hareketli faz ve yüze tutma kuvvetinin özelliği gibi pek çok etkene bağlı olarak çok çeşitli biçimlerde sınıflandırılabilir. Sabit fazın ya da yüze tutucu maddenin uzun bir cam ya da metal boruya konduğu kromatografi tekniğine kolon, sabit fazı taşıyıcı olarak süzgeç kâğıdının kullanıldığı tekniğe kâğıt, sabit fazın ince bir cam ya da plastik levha üzerine kaplandığı tekniğe ise ince katman kromatografisi adı verilir. Kromatografi yüze tutma kuvvetinin özelliğine göre ise yüze tutma (adsorpsiyon) kromatografisi ve dağılma (partisyon) kromatografisi olarak ikiye ayrılır. Yüze tutma kuvveti, bir kolona doldurulmuş ya da ince bir katman halinde bir levha üzerine ya da bir tüpün iç çeperlerine kaplanmış katı maddenin yüzeyine bağlanan moleküllerden kaynaklanıyorsa buna yüze tutma kromatografisi, taneler halindeki katı bir destek üzerine ya da bir kolonun çeperlerine kaplanmış bir sıvı içinde çözünen moleküllerden kaynaklanıyorsa buna da dağılma kromatografisi denir. Moleküllerin bir katı içindeki gözenekler arasında yayıldığı kromatografi teknikleri jel kromatografisi ve molekül eleği kromatografisi ,‘karışımdaki iyonları değiştirebilen bir polimerin sabit faz olarak kullanıldığı teknik ise iyon değişimi kromatografisi olarak bilinir.

Hareketli faza dayanarak yapılan daha ileri bir sınıflandırma sistemine göre ise kromatografi teknikleri hareketli faz gaz olduğunda gaz kromatografisi, sıvı olduğunda sıvı kromatografisi olarak ikiye ayrılır. Buna göre, sabit faz da göz önüne alındığında yüze tutma kromatografisi gaz-katı ya da sıvı-katı kromatografisi, dağılma kromatografisi ise gaz-sıvı ya da sıvı-sıvı kromatografisi olabilir.

Uzay araçlarında gezegenlerin atmosferini çözümlemek amacıyla çok küçük gaz kromatografi aygıtları kullanılmaktadır. Ayrıca petrol rafinerilerinde ve petrokimya fabrikalarında işlemlerin otomatik olarak izlenmesini sağlayan gelişmiş gaz kromatografi aygıtlarından yararlanılır. Gaz kromatografisinde kimi zaman çözümlenmesi zor karışımlar için ayırma verimi çok yüksek olan, içi kaplanmış kılcal kolonlar kullanılır. Daha ayrıntılı çözümlemeler için ise gaz kromatografisi ile birlikte kütle spektrofotometresinin de kullanıldığı yöntemden yararlanılır.

MsXLabs.org & Ana Britannica
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Hızlı Cevap
Mesaj:

Etiketler: Kromatografi