Arama

Pil Nedir? Pilin Özellikleri ve Yapısı Hakkında

Güncelleme: 7 Mayıs 2017 Gösterim: 56.196 Cevap: 12
Morrigan - avatarı
Morrigan
Ziyaretçi
27 Eylül 2005       Mesaj #1
Morrigan - avatarı
Ziyaretçi

pil

Ad:  pil.jpg
Gösterim: 9818
Boyut:  36.9 KB

kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren aygıtların ortak adı. İki ya da daha çok pil ya da akümülatörün iletkenler aracılığıyla birbirlerine bağlanmasıyla oluşan üreteçler grubuna ise batarya denir.
Sponsorlu Bağlantılar

Pillerde elektrik üretimini sağlayan kimyasal bileşenler, elektronların pilin bir ucundan çıkıp dış devre üzerinden dolaşarak öteki uca ulaşmasını sağlayacak biçimde düzenlenmiştir. Elektronların dış devreye verildiği uca anot ya da negatif elektrot, dış devreden alındığı uca da katot ya da pozitif elektrot denir. (Elektrik akımı tüketen bir aygıtta ise [örn. bir elektroliz kabında ya da elektron lambasında] anot terimi pozitif elektrot için, katot terimi de negatif elektrot için kullanılır.)

İlk pili 1800’de İtalya’daki Pavia Üniversitesi’nde doğa bilimleri profesörü Allessandro Volta geliştirdi. Sonradan volta pili olarak adlandırılan bu aygıt, aralarında tuzlu su emdirilmiş mukavva levhalar bulunan gümüş-çinko levha çiftlerinin oluşturduğu bir diziydi. En üstteki gümüş levha en alttaki çinko levhaya bir telle bağlandığında telden bir elektrik akımı akıyordu. 1836’da İngiliz kimyacı John Daniell volta pilini geliştirdi ve yaygın olarak bilinen biçimine kavuşturdu.

Volta pili, bir elektrolit içine daldırılan, elektron çekme yeteneği farklı iki kimyasal maddenin bir dış devre üzerinden birbirine bağlanmasıyla oluşur. Bu iki kimyasal madde elektrokimyasal çift olarak adlandırılır. Örneğin bir çinko-asit pilinde elektrokimyasal çift, çinko-hidrojen iyonu çiftidir. Elektrokimyasal çift arasındaki tepkime bir yükseltgeme-indirgeme tepkimesidir.

Volta pilinden akım çekilmezken, pilin elektrotları arasında bir potansiyel farkı (gerilim) oluşur. Bu potansiyel farkı, bir elektronun bir elektrottan öbürüne taşınmasında etkili olan kimyasal enerjinin miktarıyla belirlenir; bu yüzden de elektrotlarda kullanılan maddelerin kimyasal yapısına bağlıdır. Pilden akan akımın şiddetini, pilin kendi direnci de içinde olmak üzere devrenin toplam direnci belirler. Yüksek akım şiddeti elde etmek için direnci küçük bir pil kullanmak gerekir. Bu da elektrotların yüzeyleri geniş tutularak sağlanabilir. Pilden akım çekildiğinde, pilin gerilimi, pilin içdirenci ve elektrotlardaki kimyasal sürecin yavaşlığı yüzünden düşme gösterir.

Bir volta pilinin toplam enerjisi sınırlıdır. Bu enerji pilin sığası olarak tanımlanır; anottan salınıp katotta toplanan elektronların toplam sayısıyla belirlenen bu sığa amper-saat birimiyle ölçülür. Pildeki bütün kimyasal enerji tüketildiğinde (bunun nedeni çoğu kez elektrotlardan birinin tümüyle tükenmesidir) gerilim sıfıra düşer ve artık bir daha yükselmez. Pilin sığasını elektrotlardaki etkin kimyasal bileşiklerin miktarı belirler.

Birincil ve ikincil piller olmak üzere başlıca iki tür volta pili vardır. Birincil pillere kısaca pil, ikincil pillere ise akümülatör denir. Piller (sürekli ya da aralıklı olarak) yalnızca bir kez boşalma sağlayacak biçimde yapılmıştır. Akümülatörler ise boşaldıktan sonra yeniden doldurulup ilk durumlarına yaklaşık olarak geri döndürülebilirler. Boşalma ve dolma süreçleri birbirlerinin tersi olduğundan, akümülatördeki elektrot tepkimeleri de tersinir olmak zorundadır.

Piller kuru, yaş ve katı elektrolitli olmak üzere üç türe ayrılır. Kuru piller aslında kuru olmayan ama akıp dökülmesi olanaksızlaştırılmış bir sıvı elektrolit içerirler. El fenerlerinde, pilli oyuncaklarda ve transistorlu el radyolarında kullanılan asitli piller (karbon-çinko pilleri); fotoğraf makinelerinde, teyplerde ve elektrikli tıraş makinelerinde kullanılan alkali (bazik elektrolitli) piller ve işitme aygıtlarında ve flaşlarda kullanılan cıvalı piller kuru pillerdir. Yaş piller serbest ve hareketli bir elektrolit içerirler. Bu tür piller telefon ve telgraf sistemleri ile deniz, maden, karayolu ve demiryolu işaret sistemleri gibi yüksek sığa ve büyükçe akım şiddeti gerektiren yerlerde kullanılır. Çinko-bakır oksit-sodyum hidroksitten oluşan Lalande pili ile çinko-hava-sodyum hidroksit pili bu tür uygulamalarda yaygın olarak kullanılan pil türleridir. Yaş pillerin bir türü de, yedek pil olarak anılan ve elektrot gereci olarak magnezyum-gümüş klorür ya da magnezyum-bakır klorürlü pillerdir. Bu elektrotlar, kullanılan elektrolitler (deniz suyu ya da amonyak) tarafından hızla aşındırıldığından, batarya yapılırken elektrolitler ayrı bir kapta depolanmış olarak bulundurulur. Elektrolit, kullanımdan az önce sisteme eklenir. Bu tür pillerden temel olarak askeri uygulamalarda yararlanılır.

Katı elektrolitli pillerde, elektrolit olarak gümüş iyodür ya da kurşun klorür gibi temelde iyonik iletkenliğe sahip kristal yapılı tuzlar kullanılır. Bu tür pillerden çok düşük akımlar gerektiren uzun süreli kullanımlarda ya da yedek sistemlerin beslenmesinde yararlanılır. Katı elektrolitli pillerin çeşitli elektronik devrelerin beslenmesi amacıyla geliştirilmiş minyatür biçimleri de vardır.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 26 Temmuz 2016 19:05
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
1 Aralık 2006       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Pil

Ad:  pil.jpg
Gösterim: 5372
Boyut:  20.6 KB

El fenerinin ışık vermesi, kapı zilinin ya da el radyosunun çalması için gerekli elektrik enerjisini sağlayan piller, daha büyük boyutlu işler, örneğin bir telefon santralına gerekli enerjinin sağlanması için de kullanılabilir. Birbirine bağlı birden çok pilden oluşan elektrik enerjisi kaynaklarına da batarya elenir. Geçici enerji kaynaklarıdır ve bulundukları konumlara geçicici enerji sağlarlar. Elektrik devresinin asıl güç kaynağıdır. Voltlarına göre güç durumları da artar/azalır.
Sponsorlu Bağlantılar
1794'te İtalyan fizikçi Alessandro Volta, bir tuz çözeltisine, daldırılmış iki farklı metal parçasını bir telle birbirine bağladığında tel­den elekttık akımı geçtiğini keşfetti. Volta daha sonra tuz çözeltisine, bu iki metalden oluşan birçok başka metal çifti daldırdı ve onları birbirinden ayırmak için aralarına kar­ton levhalar yerleştirdi. Volta, pila adını verdiği bu düzeneğin iki ucundaki metallere dokunduğunda küçük bir elektrik şoku hisset­ti. Bu basit elektrik düzeneğine sonradan Volta pili adı verildi.
Bu ilk pildi. Daha sonra pil yapımında birçok gelişme oldu; ama bütün piller, içlerin­de gerçekleşen kimyasal değişim sonucu elek­trik akımı veren aygıtlardır.
Başlıca iki pil türü vardır. Kısaca pil denen birincil piller, içerdiği kimyasal maddeler tükenene kadar elektrik akımı üretir; sonra yeniden kullanılamaz. Akürnülatör denen ikincil pilici ise kullanılıp bittikten sonra elektrikle yüklenerek yeniden kullanılabilir. Motorlu taşıtlarda kullanılan akümülatörleı ya da kısaca aküler bu türe örnektir.
Piller kuru, yaş ve katı elektrolitli olarak üç türe ayrılır. En çok kullanılan birincil pil olan Leclanche pilini ilk kez 1868'de Fransız mü­hendis Georges Leclanche' kullanmıştır. Lec­lanche pilinin bir canı kavanoz içinde yapılan yaş türü ve metal bir kap içinde yapılan kuru türü vardır. Genellikle kısaca kuru pil denen kuru Leclanche pilleri kapı zili, el feneri ve el radyosu gibi az. elektrik akımı gerektiren aygıtlarda kullanılır. Daha büyük miktarlarda elektrik akımı sağlamak için ikincil pillerden yararlanılır. Bunlar genellikle kurşunlu akü-mülatörlerdir.

Piller Çalışma Prensibi:


Piller elektrik enerjisini biriktirir ve gerektiğinde kullanır. Elektrokimyasal olarak bir
metal kendi iyonları içeren bir sıvıya daldırılırsa potansiyel farkı meydana gelir.
M → M+ + e Yükseltgenme
M+ + e → M İndirgenme
Yükseltgenmenin olduğu elektrot anot, indirgemenin olduğu elektrotta katotdur.
Ad:  p2.JPG
Gösterim: 5772
Boyut:  21.7 KB

Pillerde Kimyasal Reaksiyon:


Örnek: Kurşun asid pilin deşarjı
Ad:  p3.JPG
Gösterim: 5189
Boyut:  35.4 KB
Ad:  p4.JPG
Gösterim: 5688
Boyut:  40.8 KB

Pilin Deşarj durumunda teorik elektriksel modeli:


Ad:  p5.JPG
Gösterim: 5191
Boyut:  28.3 KB

Pillerin Şarj Durumunda teorik elektriksel modeli:


Ad:  p6.JPG
Gösterim: 5257
Boyut:  36.4 KB

Pillerin Bağlanması


Taşınabilir cihazlar bazen birden fazla pile ihtiyaç duyabilirler. Bu cihazın işletim gerilimine ve işletim akım değerine bağlıdır. Örneğin çinko-karbon pilleriyle 3 adet pilin artı ve eksi uçları birbirine bağlanarak (seri bağlama) 4,5 voltluk (1,5 x 3) gerilime sahip bir batarya elde edilebilir. Aynı şekilde, bir saatte 1000 miliamper akım üretebilen 1,5 voltluk 3 adet benzer pilin artı uçları birbirlerine ve eksi uçları da yine birbirlerine bağlanılarak (paralel bağlama) 3000 milamperlik akım üretebilen 1,5 volt gerilim değerine sahip bir batarya meydana getirebilir.
Seri veya paralel bağlanacak pil sayısı dış etkenlere, özellikle sıcaklığa bağlı olarak sınırlıdır. Ayrıca sekonder pillerin sistemin dengesini bozacağı nedeniyle paralel bağlanmaları tavsiye edilmez.
Ad:  p1.JPG
Gösterim: 5319
Boyut:  37.4 KB

Bir pilin bir elektrik devresinden elektrik yükü akıtabilme kuvvetine elektromotor kuv­vet (EMK) denir. Voltla ölçülen elektromo­tor kuvvet, pilin yapımında kullanılmış olan metallerin ve çözeltinin türüne gene değişir. Leclanche pilinin elektromotor kuvveti 1,5 volttur.
Volta'nın yaptığı gibi çok sayıda pili birbiri­ne bağlayarak daha büyük bir elektromotor kuvvet elde edilebilir. Örneğin, elektromotor kuvveti 1,5 volt olan 10 pili birinin artı ucu öbürünün eksi ucuna bağlanacak biçimde, bir araya getirirsek, bu bataryanın elektromotor kuvveti 10x1,5=15 volt olur. Pillerin bu biçimde birbirine bağlanmasına seri bağlama denir. Eğer bu pillerin artı uçlarını birbirine eksi uçlarını da birbirine bağlayarak bir batar­ya yaparsak, bu bataryanın elektromotor kuvveti bir pilin elektromotor kuvveti olan 1,5 volttur; ama bu kez bataryanın kullanım süresi artar. Büyük kapasiteli uzun ömürlü bir batarya yapmak için pillerin bu biçimde birbi­rine bağlanmasına paralel bağlama denir.
İngiliz bilim adamı Francis Thomas Bacon' ın 1959'da bulduğu yakıt pili, hidrojen ve oksijenin birleşip su oluşturmasıyla çalışır. Elektrolizin tam tersi olan bu süreçte çok miktarda elektrik enerjisi açığa çıkar. Uzay araçlarında elektrik enerji­si üretmek için kullanılmakta olan yakıt pille­rinin elektrikli otomobillerde kullanılması için de denemeler yapılmaktadır. Yüksek verimli olduğu ve yakıtı ucuz olduğu için yakıt pilleri çok iyi bir elektrik enerjisi kaynağıdır.


Pil, bilim ve teknolojide kimyasal enerjinin depolanabilmesi ve elektriksel bir forma dönüştürülebilmesi için kullanılan bir aygıttır. Piller, bir veya daha fazla elektrokimyasal hücre, yakıt hücreleri veya akış hücreleri gibi, elektrokimyasal aygıtlardan oluşur.

Bilinen en eski insan yapısı piller, Bağdat Pilleridir. M.Ö. 250 ve M.S. 640 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Pillerin gelişimi, 1800 yılında İtalyan fizikçi Alessandro Volta tarafından geliştirilen Voltaik (Voltaic) pil ile başlamıştır. Dünya çapında pil endüstrisi (2005 yılı yaklaşık değeri) 48 milyon A.B.D doları ciroya sahiptir.1

Pil kapasitesi


Eğer bir pilin voltajı genel olarak sabitse, bir pilin enerji depolama kapasitesi pilin içinden geçebilen enerji miktarına göre değişir. Bu amper-saat olarak tanımlanır ve A-h ile gösterilir. 1 A-h 3600 coulomba eşittir. Eğer bir pil 1 saat boyunca kesintisiz 1 A veya 1 coulomb/sn. enerji üretebiliyorsa bu pilin kapasitesi 1 A-h’dir. Pilin içinde ne kadar elektrolit ve elektrot varsa pil kapasitesi o kadar fazla olur. Bu yüzden içinde aynı voltajı sağlayan kimyasal reaksiyonlar meydana gelse bile küçük pillerin kapasitesi büyük pillere göre daha azdır. Hücreler içindeki kimyasal reaksiyonlardan dolayı, pillerin bitme süreleri akımın büyüklüğü, akım süresi, sıcaklık ve diğer başka faktörler gibi çevresel etmenlere göre değişebilir.

Pil üreticileri pillerini derecelendirmek için standart bir yöntem kullanmaktadırlar. Pil sabit akım ve sabit zamanda (10 saat 20 saat gibi) her hücre için belirlenmiş voltaja düşürülür. Mesela 100 A-h ‘lık bir pil, 5 A'lık bir akım ve oda sıcaklığında 20 saat dayanmaktadır. Bir pilin verimliliği farklı boşalma hızlarında farklıdır. Düşük hızda boşaltılırken pilin enerjisi yüksek hızdaki boşalmaya göre daha verimli dağıtılır. Buna "Peukert Yasası" denir.

Çeşitleri


Genel olarak piller, kullanıldıktan sonra atılan (Non-rechargeable) ve tekrar şarj edilebilen (Rechargeable) piller olarak ikiye ayrılır.

Kullanıldıktan sonra atılan (şarj edilmeyen) piller:


  • Çinko-karbon pil - Düşük maliyetli - az enerji gerektiren uygulamalar için.
  • Çinko-klorid – Çinko–karbon pilden biraz daha uzun ömürlüdür.
  • Alkalin pil - Alkaline/manganez "uzun ömürlü" pillerdir , daha fazla güç ihtiyacı gerekriren uygulamalarda da kullanılabilir.
  • Gümüş-oksit pil – Genelde işitme cihazlarında kullanılır.
  • Lityum (Lithium) pil – Genelde dijital kameralarda kullanılır. Saat ve bilgisayar saatlerinde de kullanıldığı görülür.Çok uzun ömürlüdür, fakat pahalıdır.
  • Merküri (Mercury) pil – Genelde dijital saatlerde kullanılır.
  • Çinko-hava pil – Genel olarak işitme cihazlarında kullanılır.
  • Isıl (Termal) pil – Yüksek sıcaklık depolar. Askeri uygulamalarda önem taşır.

Şarj edilebilen (tekrar kullanılabilen) piller:


  • Kurşun-asit pil – Araçlar, alarm sistemleri ve kesintisiz güç ihtiyacı olan yerlerde kullanılır.
  • Lityum-iyon pil – Oldukça yaygın olan türdür. Yüksek şarj yoğunluğu vardır. Dizüstü bilgisayar, cep telefonları, mp3 çalarlar ve daha birçok taşınabilir dijital cihazda kullanılır.
  • Lityum-iyon polimer pil – Lityum iyon pilin temel karakteristiklerini taşır, farkı daha az şarj yoğunluğu olmasıdır. Bu pilin kimyası üreticinin ihtiyacına göre kullanım yeri avantajı yaratabilmesidir. (Örneğin; ultra –ince pil)
  • Sodyum-sülfür (NaS) pil
  • Nikel-demir pil
  • Nikel metal hibrid (Ni-MH) pil
  • Nikel-kadmiyum pil - Li-Ion ve Ni-MH pil tiplerinin tüm uygulamalarında kullanılabilir. Bu pil, uzun şarj adedine sahiptir (1500 defanın üzerinde). Fakat diğer tiplere göre daha az enerji yoğunluğuna sahiptir. Ni-Cd piller eski teknolojide kullanılmakta olup, hafıza sorunlarına yol açmalarından dolayı yerini modern pillere bırakmaktadır.
  • Sodyum-metal klorid pil
  • Nikel–çinko pil
  • Erimiş tuz pili

Çevreye Etkisi


250 yıllık gelişiminden beri piller en pahalı enerji kaynakları arasında yer almaktadır, ayrıca bünyesinde çok pahalı ürünler hatta bazen riskli kimyasallar bulundurmaktadır. Bu yüzden günümüzde artık çoğu bölgede kullanılmış pillerdeki pahalı ve toksik maddelerin geri kazanımı için geri dönüşüm merkezleri bulunmaktadır. Piller yutulduğunda tehlikeli ve ölümcül olabilir.

bakıız Şarj Edilebilir Piller
Son düzenleyen Safi; 11 Haziran 2016 22:21
fadedliver - avatarı
fadedliver
Ziyaretçi
8 Mayıs 2009       Mesaj #3
fadedliver - avatarı
Ziyaretçi

Piller elektrik enerjisini nasıl üretir


Zıt elektrik yükü ile yüklü olan veya üzerinde biriken elektrik yüklerinin sayısı farklı olan iki cisim iletken bir tel ile birbirlerine bağlandığında cisimlerden birinden diğerine elektrik yükü hareketi olur. Elektrik yüklerinin hareketine elektrik akımı denir. Elektrik akımı, daima (–) yüklerin yani elektronların hareketi sayesinde oluşur.
Elektrik akımının oluşabilmesi için iletken telin iki ucu arasındaki elektrik yüklerinin enerjilerinin farklı olması gerekir. Elektrik akımının oluşması sırasında enerji, yüksek enerjili cisimden (kutuptan) düşük enerjili cisme (kutba) doğru gerçekleşir.
Elektrik akımının sürekli olabilmesi için elektron hareketinin sürekli olması gerekir. Elektron hareketini sürekli hale getirebilmek için elektrik enerjisi (elektron yani (–) elektrik yükü) üreten kaynaklar kullanılır. Elektrik enerjisi (elektron yani (–) elektrik yükü) üreterek sürekli elektrik akımının oluşmasını sağlayan kaynaklara elektrik akımı kaynağı veya güç kaynağı veya üreteç denir. Pil, akümülatör, dinamo, jeneratör elektrik akımı kaynaklarıdır.
Pil, basit elektrik devrelerindeki yüklere elektriksel bir kuvvet uygulayarak yüklerin elektrik enerjisi kazanmalarını ve bu enerjinin iletken tel boyunca iletilmesini sağlar. Bunun sonucunda iletken teldeki elektrik yükleri arasında enerji aktarımına neden olur. Negatif elektrik yüklerinin titreşim hareketleri sonucu yükler arasında gerçekleşen elektrik enerjisi aktarımına elektrik akımı denir.
Elektrik akımı, yüklerin akışı anlamına gelmez. Elektrik akımı, yüklerin titreşim hareketinin sonucunda oluşur yani elektrik akımı yüklerin akışı sonucunda değil, yüklerin titreşim hareketi sonucunda oluşur.

Elektrik Yüklerinin Akışı :


Zıt elektrik yükü ile yüklü olan yani (+) pozitif ve (-) negatif elektrik yükü ile yüklü olan iki cisim iletken bir tel ile birbirlerine bağlandığında (-) negatif yüklü cisimden (+) pozitif yüklü cisme doğru elektron akışı olur. İletken tel üzerinde elektronların akması sonucu elektrik akımı oluşur. Elektrik akımı sayesinde de elektrik enerjisi oluşur.
Elektrik akımı oluşurken;
  • Negatif (-) yüklü cisme negatif (-) kutup veya katot denir.
  • Pozitif (+) yüklü cisme pozitif (+) kutup veya anot denir.
  • Elektron akışının yönü negatif (-) kutuptan yani katottan pozitif (+) kutba yani anota doğrudur.
  • Elektrik akımının yönü pozitif (+) kutuptan yani anottan negatif (-) kutba yani katota doğrudur.
Ad:  p1.jpg
Gösterim: 7343
Boyut:  12.9 KB


Pil, Pil Çeşitleri ve Pillerin Özellikleri :


Kimyasal enerjiyi depolayan, gerektiğinde depoladığı kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren elektron yani (-) elektrik yükü üreten kaynaklara pil denir.
Pillerin; Volta pili, limon pili, Daniell pili, kuru pil (Leclanche pili) gibi çeşitleri vardır.
Bütün pillerde ortak olan bazı özellikler vardır.
  • Bütün pillerde (+) ve (-) kutup bulunur.
  • Bütün pillerde iki farklı cins metal kullanılır.
  • Bütün pillerde elektrik akımını ileten yani elektronların geçişini sağlayan bir sıvı bulunur.

Basit Elektrik Devreleri :


Pil, pil yatağı, ampul, duy, anahtar ve bağlantı kablolarından oluşan devreye basit elektrik devresi denir.
(Elektrik yüklerinin üretecin bir kutbundan çıkıp diğer kutbuna girmesini yani akışını sağlayan düzeneğe basit elektrik devresi denir).
  • Devredeki pil elektrik enerjisi üretir (yani elektrik yükü yani elektron kaynağıdır ve elektrik akımının oluşmasını sağlar).
  • Devredeki pil yatağı, pillerin devreye bağlanmasını sağlar.
  • Devredeki iletken tel, elektrik enerjisinin (elektrik yüklerinin yani elektronların) akışını sağlar.
  • Devredeki ampul, iletken telden elektrik enerjisinin (yani elektronların) geçtiğini ya da geçmediğini (yani elektrik akımının oluşup oluşmadığını) gösterir.
  • Devredeki duy, ampullerin devreye bağlanmasını sağlar.
  • Devredeki anahtar, elektrik enerjisinin (yani elektrik yüklerinin yani elektronların) geçmesini ya da geçmemesini sağlar.
Basit elektrik devrelerinde anahtar açıkken devreden elektrik enerjisi (elektrik yükleri yani elektrik akımı) geçemez ve ampul yanmaz. Böyle devrelere açık devre denir.
Basit elektrik devrelerinde anahtar kapalı iken devreden elektrik enerjisi (elektrik yükleri yani elektrik akımı) geçebilir ve ampul yanar. Böyle devrelere kapalı devre denir.
Basit elektrik devrelerinde elektrik akımının yönü, pilin dışında (+) kutuptan (-) kutba doğru, pilin içinde ise (-) kutuptan (+) kutba doğrudur.
Basit elektrik devrelerinde elektronların akış yönü pilin dışında (-) kutuptan (+) kutba doğrudur.
Ad:  p2.jpg
Gösterim: 4920
Boyut:  18.7 KB
Son düzenleyen Safi; 11 Haziran 2016 18:38
ThinkerBeLL - avatarı
ThinkerBeLL
VIP VIP Üye
20 Temmuz 2009       Mesaj #4
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye

PİL


a. (fr. pile).
1. Elektrotekn. Kimyasal bir tepkimede ortaya çıkan enerjiyi, doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren aygıt. (Bk. ansıkl. böl.)
2. Pili bitmek, gücü tükenmek, takati kalmamak.

—Elektrotekn. Etalon pil, gerilim etalonu olarak kullanılan pil. || Güneş pili, FOTO PİL’in eşanlamlısı. || Kuru pil, elektroliti akışkan olmayan pil. || Yakıt pili, kendi dışında depolanmış bir yakıt-yakıcı karışımı nın kimyasal enerjisini doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren statik enerji çeviri cisi. (Bk. ansikl. böl.) || Yarım pil, tek bir elektrot ve bunu çevreleyen elektrolitik bir çözeltiden oluşan bütün.

—Nük. müh Atom pili, grafit bloklarından ve uranyum çubuklarından oluşmuş bir yığın görünümündeki ilk nükleer reaktörlere verilen ad.

—ANSİKL Elektrotekn Elektrik pılı Bir elektrik pili, bakışımsız bir voltametre içeren bir iletkenler zincirinden oluşur, ilk pı li Volta gerçekleştirmiştir (1800); bu pil, asitli suya batırılmış yuvarlak çuha ya da karton parçalarıyla birbirinden yalıtılmış bir çinko ve bakır disk dizisinden oluşu yordu; son bakır diski son çinko diske bağlayan metal telden bir akım geçiyordu; Cruikshank, bu pilin sakıncalarını (asitli suyun akarak parazit bağlantılara neden olması) gidermek için, asitli su yalağına yatırılmış bir sütundan oluşan gözlü batarya'yı geliştirdi. 1826’da Becquerel, bu pillerde ortaya çıkan gerilim düşümü ne, kontaklardaki yapı değişikliğinin ve özellikle, pozitif elektrot üzerinde, elektroliz etkisiyle toplanan hidrojen kabarcıklarının neden olduğunu açıkladı. Elektrotlardaki bu kutuplanmayı azaltmak için, elektrolit içine kutuplanma giderdiler, yani hidrojen birikimim ortadan kaldırma yeteneği olan yükseltgenler katmak gerekiyordu. Böylece, sıvı (kromik asit, potasyum bikromat. nitrik asit) ve katı (kurşun dioksit ya da manganez dioksit) kutuplanma gidericiler içeren piller yapıldı. 1842'de Poggendorff, daha sonra sırasıyla Grenet, Ducretet ve Trouvö'nin yetkinleştirecekleri potasyum bikromatlı pil'i tasarladı. Bu pillerin klasik tipte olanları şöyle yapılır: pozitif kutup görevi yapan iki karnı kömürü levhası, bir çinko lamın (negatif) her iki yanına yerleştirilir; daha sonra bütün, asit bir potasyum bikromat çözeltisine daldırılır. Metal levha çözeltiye daldırıldığında, aşağıdaki tepkimeler uyarınca bir akım doğar: çift bir potasyum ve krom sülfat oluşurken, oksijen açığa çıkar; bunun hidrojenle bileşmesi kutuplanma yı önler. Gerilimi 2 V olan bu piller yüksek bir akım debisi sağlıyordu, Bunsen pili'nde (1843), kutuplanma giderici olarak nitrik asit kullanıldı.

Tek bir katı kutuplanma giderici içeren pillerin en pratiği Leclanchö öğesıdır (1868), bu pil türü, bir amonyum klorür çözeltisi içinde yer alan ve negatif kutbu oluşturan bir çinko çubuğu içerir; merkezde, gözenekli bir kap ya da kumaş bir çeper içinde bir karni kömürü levhası (pozitif kutup) bulunur; bu levha karşısında, basınç yoluyla manganez dioksit topaklaştı rılmıştır. Bu pil 1,5 V'luk bir gerilim vermesine karşın ancak zayıf akımlar üretebilir Kesikli kullanımlar için uygun olan bu pili Föry yetkinleştirdi FĞry pili nde negatif elektrot, kabın dibine yatay olarak yerleş tirılmış bir çinko levhadan oluşur, pozitif elektrot, katalizör rolü oynayan gözenekli kömürdendir; elektrolit bir amonyum klorür çözeltisidir; havanın, sıvı üst katmanlarında çözünen oksijeni, kutuplanma giderici görevi yapar. Aynı ilkeden yola çıkarak, günümüzde çok kullanılan ve kum pil denen, elektrolitleri, soğurucu ya da jelatinli bir maddeyle akışmaz kılınmış piller de üretilmiştir.

Ûte yandan, farklı ıkı metal lamı, her bı- rıni tuzlarından birinin çözeltisi içine dal dırarak, kutuplanmaz denen, iki sıvılı piller de geliştirilmiştir. Bu türün ilk örneği olan ve 1836 da ortaya çıkan Daniell pili. çinko sülfat içine daldırılmış bir çinko çu buğu (negatif kutup) içeren bir kaptan olu şur. Bu kabın içindeki ikinci bir gözenekli kap, doymuş bir bakır sülfat çözeltisi için de yer alan bakır bir çubuk (pozitif kutup) içerir. Bu pilin verdiği gerilim 1,08 V'tur.
Derişim pilleri kutuplanmaz pillerin başka bir türüdür ve aynı metalden yapılmış ve bu metalin bir tuzunun farklı derişim deki çözeltilerine daldırılmış iki elektrottan oluşur. Gerilim, çözeltilerin derişimine bağlıdır; pil bir devreye bağlandığında, yani akım verdiğinde, negatif kutbu oluş turan, düşük derişımlı çözelti içindeki elek trot çözünürken, pozitif kutbu oluşturan öbür elektrotun kütlesi artar; dolayısıyla derışimler eşitlenme eğilimi gösterir.
Gazlı piller'de (Grove, Gaugaın, Zeu ger), elektrotlar basınç altındaki bir gaz içinde yer alır.
Çözeltilerin pH ölçümleri, derişim pille rinden türeyen pillerle (hidrojen elektrot lu, yani H iyonu açısından farklı derişim lerdeki çözeltiler içine daldırılmış, hidrojen bir atmosfer içindeki platin bir lamdan olu şan piller) gerçekleştirilir. Pillerin, gerilim, direnç gibi değişmezleri bilinen yöntem lerle ölçülebilir; karşılaştırma yöntemlerinde, Daniell pili, Latimer Clark pili, fVeston pılı gibi, kutuplanmaz piller olan etalon pil lerden yararlanılır, bunların içinden Wes ton pılı, sodyum amalgamı (negatif ku tup), kadmiyum sülfat, cıva II sülfat, cıva (pozitif kutup) biçiminde sıralanmış bir dizi maddeden oluşur ve gerilim 20 °C’ta, 1,018 30 V’tur.

Günümüzde pillerin güvenirliğini, ömürlerini ve kütlesel enerjileri artırmaya yönelik çok sayıda araştırma yürütülmektedir, incelenen öğeler arasında, lityumlu piller, cıva oksıt-kadmıyum pilleri, çinko-hava pilleri, organik elektrolitti piller ve katı elektrolıtlı piller sayılabilir.
Piller kuramı. Helmholtz, tersinir piller için, pil içindeki enerji alışverişine dayanan termodinamik bir kuram tasarladı. Pilin geriliminin, her elektrotun ilişkin çözeltiyle temasından ve elektrot çözeltiye ve çözel tiden elektrota doğru olan iyon geçişinden kaynaklandığını kabul ederek, sonuçlarla doyurucu bir biçimde uyuşan iyon kuramları (Nernst) kurulabilmiştir, (ELEKTROKİMYA, YÜKSELTGENME İNDİRGENME )
Sınai uygulamalar. Doğru akımda, düşük gerilimli düşük bir güç vermelerine ve sağladıkları enerji, şebeke enerjısıninkinden çok daha pahalı olmasına karşın, pillerin, kolayca taşınabilir özerk üreteçler olma üstünlüğü vardır Uygulamaları, askeri alanda (güdümlü ve balistik mermilerin, torpidoların itme sistemleri) olduğu kadar sivil alanda da (yedek donanımları, radyo alıcılarını^teypleri, tıraş makinelerini, kameraları, aydınlatma düzeneklerim, oyuncakları vb. beslemede) oldukça yaygındır. Saatlerin, elektronik oyunların ve cep hesap makinelerinin gelişmesiyle, minyatür pillere yeni pazarlar açılmıştır.

• Yakıt pili, Temel olarak, bir elektrolitle ayrılmış iki elektrottan (anot ve katot) oluşur. Kimyasal tepkimenin ayırtedıcı niteliği olan elektron düzeni, bir ısıl makinedeki olaylardan farklı olarak, uzayda, eşanlı ve birbirini tamamlayan ıkı tepkime halinde ge lişır: hidrojen-oksijen pili özel haline karşı lık gelen şekilde de görüldüğü gibi, anot üzerinde yakıtın yükseltgenme tepkimesi ve katot üzerinde yakıcının indirgenme tepkimesi. Bu ıkı elektrot arasında böylece, dış bir devreyi elektrik enerjisiyle beslemeye olanak veren ve verimin göstergesi olan bir potansiyel farkı oluşur Bu potansiyel farkı, kuramsal olarak, yalnız tü mel tepkimenin serbest entalpi değişim teriyle sınırlıdır ve dolayısıyla Carnot çevriminin sınırlamalarından etkilenmez.
Gerçekte, yakıt pili, hem akümülatörün hem de ısıl motorun ayırtedici niteliklerini taşır. Yüksek verim (°/o 50 ile 80 arası) ve sessiz çalışma üstünlükleriyle akümülatöre, anlık yemden dolma, büyük özerklik, büyük kütlesel guç ve kendi gerıkaza nımına olanak verecek bir sıcaklık düzeyindeki ısıl enerji sağlama üstünlükleriyle ısıl motora benzer.
Bu özgün niteliklerden, uzay uygulamalarından, özellikle Sovyet Gemini ve amerikan Apollo uçuş programlarında ve uzay mekiklerinde uzun sûredir geniş ölçüde yararlanılmaktadır. Bu niteliklerin, maliyet ve dayanıklılık sorunları, ekonomik gereksinimlere yanıt verebilecek biçimde çözümlenmek koşuluyla, bu üreteçlere geniş sınai ufuklar açacağı düşünülmektedir. Bu amaçla, katalizörlerin özelliklerinden yararlanarak, elektrotlardaki tepkimelerin hızını artırmak için önemli araştırmalar yapılmaktadır.
Günümüzde, yakıt-yakıcı İkilisine (hidro- jen-oksijen, hidrojen-hava, metanol-hava, hidrazin-hava vb.), elektrolitin yapısına (asit, bazik, karbonatlı, karma oksitli), sıcaklık düzeyine (düşük, orta ya da yüksek sıcaklıkibağlı olarak ayırt edilen birçok pil türü inceleme aşamasındadır Araştırmaların ilerleme düzeyi, bu pil kategorilerine bağlı olarak oldukça farklılık göstermektedir Bu pil kategorileri arasında sinai gelişmeye en yakın olanları, yoğun elektrik üretimi için kullanımı düşünülen, asit elektrolitli, orta sıcaklıktaki hidrojen-hava pilleridir. Daha uzun vadede, bu yakıt-yakıcı İkililerinin özgül katalitik türrini ortaya koymak başarılabilirse, alkol-hava ve hatta hidrokarbon-hava pilleri, yukarıda sayılanların yerini alabilecektir.

Kaynak: Büyük Larousse
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 11 Haziran 2016 15:57
Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
26 Haziran 2011       Mesaj #5
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Pil


Bir elektrolit içine daldırılmış iki çubuktan oluşan ve kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren araç. Gerçekte akümülâtörlerin her bir gözü bir pildir. Ancak bu pil, kimyasal tepkimesi tersinir türden olan, yani boşaldığında elektrik enerjisiyle yeniden doldurulabilen bir pildir. Kapalı bir devrede bulunan bir pilin elektromotor kuvveti, pilin iç direnciyle devredeki dirence bağlıdır. Pilin açık devredeki elektromotor kuvveti E, iç direnci r ve devredeki direnç R olmak üzere, kapalı devredeki elektromotor kuvvet(u), u= ER/(r + R) formülüyle bulunur. Pil denince pratikte daha çok kuru pil anlaşılır.
Elektrokimyanın anahtarı oksidasyon ve reduksyondur. Bir malzeme okside olduğunda elektron kaybeder, yani artı yüklenir, yani daha yüksek bir oksidasyon düzeyine geçer. Benzer şekilde, redukte olan bir madde de elektron kazanır, yani eksi yüklenir, yani oksidasyon düzeyini düşürür. Diyelim ki A meddesi kolayca oksidize oluyor, yani elektron kaybetmeyi seviyor ve B’de redukte olmayı, yani elektron kazanmayı seven bir madde. Bu iki madde bir elektrolit içine yerleştirildiğinde A’dan B’ye bir devre tamamlanır. Şarj edilebilir piller, deşarj olurken normal pillere çok benzer bir şekilde çalışırlar. Ancak pil şarj edildiğinde elektronlar, pil tamamen dolana kadar, deşarjın ters yönünde hareket ederler. Böylece elektronlar A’ya geri dönmeye zorlanır ve oksidize olan A redukte edilerek, pil tekrar kullanılabilir hale getirilir. Bu basit bir işlem gibi görünse de yalnızca belirli madde ve elektrolit kombinasyonlarında gerçekleşebilmektedir.

VOLTA PİLİ


Bir elektrolite daldırılan iki çubuk arasında potansiyel farkı oluşumunu esas alan pil. Örneğin sülfirik asit çözeltisine daldırılmış çinko ve grafit çubukları bir volta pili oluşturur. Volta tarafından bulunan ilk elektrik üreteci, birbirine seri olarak bağlanmış ve aralarında sülfürik asitle ıslatılmış bez parçası bulunan bir dizi çinko ve bakır çubuklardan oluşmaktaydı.

Pil Kullanıp Dikkat Edin


1. Çocukların pillerle oynamasına kesinlikle müsaade edilmemelidir.
2. Özellikle iç dirençleri düşük pillerin (örneğin Ni -Cd türleri gibi) para, bilezik,yüzük veya diğer madeni eşyalarla kısa devre yaratması sonucunda ortaya çıkan yüksek sıcaklıklar yanıklara yol açacaktır.
3. Düğme tipi veya küçük boy pillerin yutulması halinde derhal tıbbi müdahale gereklidir.
4. Küçük çocukların oynadıkları pilli oyuncakların, pil yuvalarının emniyetli bir şekilde kapalı olduğu kontrol edilmelidir.
5. Pilleri (+) ve (-) kutuplarının kullanıldıkları cihazadogru biçimde yerleştirilmeleri son derece önemlidir.
6. Şarj edilemeyen türdeki piller herhangi bir şekilde kesinlikle şarj işlemine tabi tutulmamalıdır.
7. Kullanılmış piller hayatiyet kazandırmak için kesinlikle ısıtılmamalıdır.
8. Piller ateşe atılmamalı veya sökmeye çalısılmamalıdır.
9. Cihazınızdaki pillerin tamamı aynı anda değiştirilmelidir. Yeni pillerle kısmen kullanılmış piller bir arada çalıştırılmamalı ve farklı markalarda piller beraber kullanılmamalıdır. Aksi takdirde pillerin akma ihtimali çoğalacaktır. Bu ise cihazın arızalanmasına ve çevre kirliliğine yol açacaktır.
10. Şarj edilebilir pil ve batarya bloklarının özel durumlar haricinde 0°C'nin altında ve 40°C'nin üstündeki sıcaklıklarda şarj edilmeleri tavsiye edilmez.

Kullanım Ömrünü Tamamlayan Piller


Bünyelerinde civa, kursun, kadmiyum gibi zehirli maddeler bulunduran her türlü piller, insan sağlığının korunması bakımından çevreye rasgele atılmamalıdır. Piller faal haldeyken ve depolama esnasında bu maddenin dışarıyla temas etmesi mümkün olmadığından, çevreye herhangi bir zarar vermesi söz konusu değildir. Ancak hizmet süresini tamamlamış piller ve batarya bloklarının ne şekilde işlem göreceği çok önemlidir. Bu nedenle aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir.
1. Piller ve batarya blokları toprağa gömülmemelidir. Her ne kadar pillerin dıs kabı çelikse de, bir süre sonra çürüme nedeniyle bu kap delinecek, neticede kadmiyum maddesi toprağa geçecek ve toprağı zehirlediği gibi, yer altı sularına da karışarak aynı zehirli etkiyi gösterecektir.
2. Piller ve bataryalar akarsulara,göllere ve sıg denizlere dökülmemelidir.
3. Piller ve bataryalar yakılarak imha yoluna gidilmemeli ve ateşe atılmamalıdır. Bu gibi durumlarda piller patlayabileceği gibi, çok zehirli olan kadmiyum oksit vb gazı da çevreye yayılacaktır.
4. Piller ve batarya blokları basınç altında ezilmemeli, sökülmemeli ve başkaca fiziksel veya kimyasal isleme tabi tutulmamalıdır. Yukarıda sıralanan nedenlerden dolayı kullanılmış pillerin rasgele hurdacılara satılması da doğru değildir.

MsXLabs & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 11 Haziran 2016 22:05
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
7 Temmuz 2012       Mesaj #6
Avatarı yok
Yasaklı

Pil Spreylerle Herhangi Bir Yüzeyi Enerji Kaynağına Dönüştürme


Houston'daki Rice Universitesi'nde çalışan araştırmacılar, geleneksel pildeki her elementi tekrardan yapılandırıp sıvı haline dönüştürmek için yeni bir teknik geliştirdiler; böylece geleneksel piller gerçek anlamda herhangi bir şekil ve yüzeyin üstüne tabaka halinde sıkılabilir hale gelebiliyor.

Güvenilir lityum iyon piller modern dünyamızda bir çok elektrikli aygıta ve digital araç gereçlerimize güç kaynağı sağlıyor. Birçoğumuz, bunun pillerin dayanıklılığı ve yaygınlığına dair bir kanıt olduğunu düşünmüyor. Buna rağmen, 3D basım çağında, nanoteknolojiye ve diğer farklı türdeki küçük gereçlere adım atarken, ağır silindir ya da dikdörtgen tipi pilin kullanışı sınırlanmaya doğru gidiyor; fakat bunların hepsi değişmek üzere.Bu şarj edilebilir pil spreyler ince sıvı tabakalardan yapılmış ve geleneksel pilin tüm bileşenlerini taşıyor: İki akım taşıyıcı, katot, anot ve polymer ayrıştırıcı.

Araştırmacılar, şimdiye kadar başarılı bir şekilde seramik, cam, paslanmaz çelik ve hattâ kıvrımlı seramik bir bardağın üstünde bile güç kaynağı oluşturabilmişler. Nature Scientific Reports isimli dergide yayınlanan bir çalışmada, araştırma ekibinin pille kaplı dokuz adet banyo karosunu birbirine nasıl bağlayıp altı saat boyunca bir seri LED'e güç verebildiği ve sabit bir 2,4 Volt'luk güç elde edildiği anlatılıyor:

Takım lideri Pulickel Ajayan'ın Reuters'e verdiği demeçte, pillere verilen geleneksel şeklin artık güç saklama cihazları için yeni tasarım ve bütünleştirme olasılıklarına izin verecek çok daha esnek bir yaklaşıma yerini bırakacağını söylüyor. Tüm bu gelişmelere karşın, küvetinizi telefonunuzun şarj aleti olarak kullanma planı için çok erken; tekniğin hâlâ bazı sınırlamaları var. Özellikle, kullanılması zor olan sıvı elektrotlar ve işlemin oksijensiz ve kuru bir ortamda yapılması gerekliliği en önemli sebepler.

Tabii ki, her yeni teknolojide olduğu gibi, bu engeller zamanla aşılacak. Bu tekniğin yukarıda bahsettiğimiz 3D basımın olduğu ve gittikçe küçülen robotlu dünyada etkili olacağının görülmesi artık kolay. Araştırmacı Neelam Singh, Reuters'e yaptığı yorumda, gelecekte bu tekniğin güneş pilleri ile bütünleşik hale gelebileceği ve her yüzeye tek başına enerji yakalama ve depolama özelliği verebileceğini belirtti.Bu teknik düşünülen her bir nesneyi akıllı bir nesneye çevirmekte faydalı bir içerik olabilir.
Kaynak : Dvıce (28 Haziran 2012,02:37)

Lityum İyon Pillerin Dolma Süresi Yarıya İniyor


ABD'li bilim adamlarının yeni geliştirdiği karışık matematiksel hesaplama algoritmaları, yeniden doldurulabilen lityum iyon pillerin dolma süresinin yarıya indirilmesinin ve üretim maliyetinin yüzde 25 oranında azaltılmasının önünü açtı.

Bilim adamları, lityum iyonlarının pilin içindeki yerlerini hesaplamak konusunda daha hassas veriler elde edilmesini sağlayarak pilin doluş süresini daha verimli hale getiren algoritmalar sayesinde pillerin doluş süresinin 15 dakikaya kadar indirebileceğine dikkati çekti. Söz konusu algoritmalar San Diego California Üniversitesi'ne bağlı Jacobs School of Engineering Yüksek Okulu'ndan bir araştırma grubu tarafından geliştirildi.

Profesör Miroslav Krstic ve Jacobs School Mekanik ve Uzay Mühendisliği Bölümü'nün doktora sonrası öğrencisi Scott Moura, buldukları algoritmalar ile ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı ARPA-E araştırma kurumunun verdiği 460 bin dolarlık ödüle layık görüldü. Toplam 9,6 milyon dolarlık ödülün geri kalan kısmı ise hesaplama algoritmalarının daha da geliştirilmesi ve bu algoritmaları kullanacak teknolojilerin tasarlanması amacıyla otomotiv ürünleri tedarikçisi Bosch şirketive pil imalatçısı Cobasys şirketi arasında paylaştırıldı. Krstic, yaptıkları keşfe ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu araştırma, matematik modellere dayalı, ileri hesaplama algotirmalarıyla pillerin daha hızlı dolmasına ve daha güçlü eletrik motorları üretilmesine imkan sağlayacak" dedi.

Eski teknolojide imalatçıların pilin durumunu ve sağlamlığını ölçmede çoğunlukla pil üzerindeki voltaj ve akımdan yararlandıklarını, ancak bunların son derece basit ölçümler olduğunu anlatan Krstic, bu ölçümlere dayalı üretilen aşırı tasarım ürünü büyük boyutlu pillerin daha ağır ve masraflı olmasının yanı sıra benzinle güçlendirilmiş araçlara oranla daha uzun sürede dolduğuna işaret etti. Japon otomobil şirketi Toyota'nın da yakın bir zamanda, tamamen elektrikle işleyen "eQ" adlı ikinci arabasının toplu üretimini, araçların pillerinin dolma süresinin uzunluğu da dahil olmak üzere elektrikli araç teknolojisinin güvenilirliğinden duyulan kaygılar nedeniyle iptal ettiği biliniyor.

Algoritmaların Faydası Ne?


Lityum iyon pillerinin daha verimli olması için pillerdeki voltaj ve akımı ölçmek yerine daha önce hiç düşünülmemiş bir yaklaşıma başvuran Krstic ve Moura, lityum iyon pilinin içinde fiziki olarak ne olup bittiğini hesapedebilecek gelişmiş algoritmalar tasarladı. Artı uç (anot), eksi uç (katot) ve bunları birbirinden ayıran 3 ayrı katmanın bulunduğu silindir biçimindeki lityum iyon pillerde, pil tamamen dolduğunda lityum iyonları artı uçta toplanıyor. Artı uçtaki iyonların 2 eksi ucahareketini zorlayacak şekilde tasarlanmış piller, iyonların artı uçtan eksi uca hareketleriyle bağlı bulundukları araca enerji veriyor. Pilin düzgün şekilde çalıştığını belirlemede iyonların artı uçta nerede bulunduğunun saptanması önem taşıyor.

Ancak bunun, son derece gelişmiş ekipmanlarla bile ölçülmesi son derece zor. İyon parçacıklarının yükünü sadece pilin voltajını ölçerek hesap etmek, tıpkı sinema girişinde bilet kesen biletçinin, hangi izleyicinin hangi koltuğa oturacağını sinema girişindeki sıranın hareket hızını izleyerek hesap etmeye çalışmasına benziyor. Bu benzetmede iyon parçacıklarını, çeşitli sıralardaki koltuklarına doğru ilerleyen seyirciler temsil ediyor.

Krstic ve Moura tarafından geliştirilen algoritmalar iyon parçacıklarının pil içindeki yerini hesaplamada kullanılıyor ve sinema salonu örneğinde olduğu gibi bu algoritmalar sayesinde sinemadaki tüm sıralar güvenli ve verimli birşekilde doldurulabiliyor. Söz konusu model sayesinde ayrıca, tıpkı sinemadaki hangi koltukların bozulduğunu ve tamir edilmesi veya yeni koltukla değiştirilmesi gerektiğinin hesaplamasında olduğu gibi zaman içinde pilin sağlamlığında oluşan değişiklikler hesap edilebiliyor.

Kaynak : CNN (06 Ekim 2012,08:51)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 11 Haziran 2016 15:55
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2016       Mesaj #7
Safi - avatarı
SMD MiSiM

PİL


Evlerde, işyerlerinde, ulaşımda ve sanayide önemli miktarda pil kullanılmaktadır. Piller, motorlarda, elektronik cihazlarda, saatlerde, kameralarda, hesap makinelerinde, işitme aletlerinde, kablosuz telefonlarda, oyuncaklarda v.b. yerlerde geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Son yıllarda artan pil kullanımı insan sağlığı ve çevre için potansiyel tehlike oluşturmaktadır. Dolayısıyla kullanılmış pillerin tehlike oluşturmaması için ayrı toplanması, taşınması ve geri kazanılması gerekmektedir. Ayrıca pillerdeki tehlikeli ve zararlı metallerin azaltılması da zaruri bir konudur.
Avrupa ve Amerika’da bir kişi normalde yılda 2 adet düğme pili, 10 adet normal (A, AA, AAA, C, D, 9-V) pil kullanmaktadırlar. Almanya’da kişi başına yıllık pil tüketimi 11 adettir. A.B.D., Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de ağırlıklı olarak alkali piller ve karbon-çinko piller kullanılmaktadır. Almanya’da 1996 yılında 857 milyon adet akü ve pil satıldı. Bunların %82’i (23.000 ton) karbon-çinko ve alkali pillerdir. 83 milyon adet (3.500 ton) yüksek oranda tehlikeli zararlı madde içeren pil satılmıştır. Amerika’da 1992 yılı verilerine göre 2.82 milyar adet karbon-çinko ve alkali pil satılmıştır. A.B.D.’de pil satış değerleri Şekil 1’de verilmiştir.
Almanya gibi ülkelerde pil kullanan herkes pillerin çevreye zarar vermeden uygun şekilde geri kazanılmasından sorumludur. Atık piller emniyetli şekilde kullanılmalı, paketlenmeli, depolanmalı, toplanmalı, taşınmalı ve bertaraf edilmelidir. Atık pillerde çöpe atıldığı zaman hava, su ve toprak kaynaklarını kirletir.

Pillerin özellikleri


Piller, kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren, kompleks elektro kimyasal aletlerdir. Pil hücresi, metal anot (negatif elektrot), metal oksit katyon (pozitif elektrot) ile iki elektrot arasında kimyasal reaksiyonu sağlayan elektrolitten ibarettir. Anot, elektrolizde aşınırken katotta iyonik değişim reaksiyonu sonucu elektrik akımı meydana gelir. Bu reaksiyon sonucu oluşan elektrik enerjisi çeşitli aletlerde kullanılır. Her bir hücre genel olarak 1.5 volttur. Hücreler birbirine seri bağlanarak daha yüksek voltaj üretebilir. Örneğin, 9 volt pil, 6 adet 1.5 v hücrenin seri halde bağlanması sonucu elde edilir. Elektro kimyasal sisteme bağlı olarak hücre voltajı 1.2 v ile 4 v arasında değişir.
Piller, ıslak veya kuru olarak ikiye ayrılır. Islak hücreli pillerde, elektrolit sıvıdır. Kuru hücreli pillerde elektrolit, pasta, jel veya diğer matrix halde bulunur. Primer pillerde, reaksiyon hücre içinde gerçekleşir ve reaksiyon tersinmezdir. Primer piller şarj edilemez.
Seconder pillerde kimyasal reaksiyonlar tersinirdir. Dıştan bir enerji ile reaksiyon başa döndürülür. Güç, sekonder kaynaktan pile yüklenebilir.
Ad:  pil1.JPG
Gösterim: 6746
Boyut:  130.5 KB
Piller çeşitli şekillerde, boyutlarda ve voltajlarda üretilir. Piller dikdörtgen, silindir, düğme ve metal para şekillerinde üretilir.

ISLAK HÜCRELİ PİLLER


Kurşun-Asit Piller (Aküler)


Kurşun-asit aküler ıslak piller olarak bilinir. Sembolü Pb’dir. Kurşun asit piller (aküler) otomobillerde, motorsikletlerde, botlarda ve çeşitli diğer endüstrilerde, çalışma, aydınlatma ve tutuşturma amacı ile kullanılır. Kurşun asit pilleri (aküleri), sülfürik asit elektrolitleri içinde kurşun ve kurşun oksit elektrotları içerir. Bir otomobil kurşun-asit aküsü ortalama 8 kg kurşun ve 0.454 kg sülfürik asit içerir. Anotta Kurşun oksit, katotta ise kurşun bulunmaktadır. Kurşun-asit akünün % 64 Pb, %5 polipropilen, %28.3 H2SO4, %2.7’ni diğer maddeler oluşturmaktadır. Deşarj ve şarj esnasında aküde gerçekleşen reaksiyon;
Deşarj olurken reaksiyon,
Ad:  pil2.JPG
Gösterim: 4883
Boyut:  14.3 KB

Şarj olurken ise reaksiyon,
Ad:  pil3.JPG
Gösterim: 4861
Boyut:  11.2 KB

Kurşun ızgaralar çoğunlukla antimonludur. Antimon kurşunun sertliğini artırır ve etkin maddelerin ızgaralara daha iyi tutulmasını sağlar.
12V-44Ah-210 A sert lastik kasalı bataryanın bileşeninde,
Ad:  pil4.JPG
Gösterim: 4687
Boyut:  14.8 KB
gibi maddeler bulunmaktadır. Bu tür bataryaların ağırlığı ise yaklaşık olarak 15 kg’dır.
12V-44Ah-210 A polipropilen kasalı bataryanın bileşeninde,
Ad:  pil5.JPG
Gösterim: 4706
Boyut:  16.2 KB
gibi maddeler içermektedir. PP kaplı akülerin ağırlığı yaklaşık olarak 13-14 kg’dır.

Kurşun taşıyan bileşenlerin %44’nü metal ızgara, kutuplar ve köprüler, %56 ise pasta oluşturmaktadır. Metal ızgara, kutuplar ve köprülerin %96-98’ni kurşun, %2-4’nü antimon ve %0.5’ni kalsiyumdan oluşmaktadır. Pastanın ise %60 PbSO4, %19 PbO(PbO2) ve %21 Pb’den ibarettir.

KURU PİLLER


Kuru piller kadmiyum, cıva, nikel, gümüş, kurşun, lityum ve çinko gibi çeşitli metalleri içeren potansiyel tehlikeli arz eden elektroliz hücrelerden ibarettir. Evlerde, işyerlerinde kullanılan kuru pillerde kullanılan elektrotlar ve elektrolitler Tablo 3’de verilmiştir. Piller ayrıca, pil içindeki kimyasal reaksiyonları kontrol etmek için başka kimyasal maddelerde içerir. Mesela cıva, primer hücrenin çinko anoduna ilave edilir (alkali ve çinko-karbon pillerde). Böylece korrozyon problemi ve potansiyel patlayıcı hidrojen gazının oluşumu engellenmiş olur. Ayrıca, cıva pilin kendiliğinden boşalmasını önler. Diğer pil bileşikleri, grafit, prinç, plastik, kağıt karton ve çeliktir.
Ad:  pil6.JPG
Gösterim: 11919
Boyut:  80.6 KB

Konutlarda ve küçük iş merkezlerinde kullanılan pillerin boyutları, şekilleri ve voltajları.
Ad:  pil7.JPG
Gösterim: 4996
Boyut:  56.3 KB
Şarj edilebilir nikel-kadmiyum ve nikel-metal hidrit düğme pilleri vardır. Son zamanlarda şarj edilebilir lityum iyonu düğme pillerde üretilmeye başlanmıştır.
Şarj edilebilir pillerin;
  • Uzun süre şarj edilmeksizin kullanılan alanlarda (saatler, kapı zilleri ve duman alarmlarında),
  • Şarj edilmesi uygun olmayan amatör fotoğraf makineleri,
gibi alanlarda kullanılması tavsiye edilmez. Şarj edilebilir piller primer pillere göre oldukça yüksek oranda kendi kendine deşarj olurlar. Şarj edilebilir piller ayda %15 ila %25 oranında kendi kendine deşarj olurlar.
Evsel çöplerde sık olarak karşılaşılan piller ve içerdikleri tehlikeli ve toksik ağır metaller.
Ad:  pil8.JPG
Gösterim: 4795
Boyut:  41.2 KB

Alkali Piller


Alkali pillerin anodunda yüksek-yüzey alanlı çinko tozu, katodunda ise yüksek kaliteli mangan dioksit (MnO2) bulunmaktadır. Elektroliti pelteleştirmek için bir selüloz türevi kullanılır. Elektrolit, potasyum hidroksittir. Alkali piller, aktif katot maddesi olarak cıva oksit (HgO) veya gümüş oksit (Ag2O) gibi maddeleri de kullanılır. 
Pil hücresinde enerji üretimi için gerçekleşen reaksiyonu,
Ad:  pil9.JPG
Gösterim: 5722
Boyut:  11.2 KB
Ad:  pil10.JPG
Gösterim: 6999
Boyut:  54.3 KB
Alkali pillerde 1985 yılında pilin ağırlığının %1’i oranında cıva bulunurken bugün (2000 yılı) bu değer %0.025-0.0001 oranına düşürülmüştür. Alkali pillerin her birin de 25 mg.dan fazla cıva olması istenmez. Son zamanlarda özellikle cıva içermeyen alkali pilleri üzerinde yoğun çalışmalar devam etmektedir. Cıvaya ilaveten alkali piller kurşun, kadmiyum, arsenik, krom, bakır, indiyum, demir, nikel, kalay, çinko ve magnezyum gibi metalleri de içermektedir.
Kullanılmayan alkali piller kuru ve soğuk yerde depolanmalı. Alkali pil kullanılan cihaz 30 günden fazla çalıştırılmıyorsa pili cihazda tutup deşarj olmasına neden olunmamalıdır.
Alkali pillerde verilen sınır değerlerinin üzerinde ağır metal olması istemez.
Ad:  pil11.JPG
Gösterim: 4813
Boyut:  28.1 KB
Alkali pili kendi kendine yılda %2 oranında deşarj olur.

Alkali pilleri, yüksek oranda enerji tüketen cihazlarda (digital kameralar gibi) verimli olarak kullanmak mümkün değildir. Düşük oranda enerji tüketen aletlerde radyo ve saat gibi, çok verimli şekilde kullanılır. Ancak son zamanlarda yüksek oranda enerji tüketen aletler içinde Duracell Ultra, Energizer Advaced Formula, Kodak Photolife gibi alkali piller geliştirmiştir.
Alkali piller yanlış kullanıldığı veya hasar gördüğü zaman pil içindeki alkali madde sızar ve ellere veya göze temas ettiğinde yanmasına neden olur.

Çinko Karbon Piller


1870-90’lı yıllarda ilk geliştirilen kuru pildir. Elektrolit, sulu amonyum klorür veya çinko kloründür. Elektrolite inert bir metal oksit ilave edilerek pelteleşmesi sağlanır.
Pil hücresinde gerçekleşen reaksiyonu,
Ad:  pil12.JPG
Gösterim: 4595
Boyut:  12.7 KB

Eğer elektrolit olarak NH4CI kullanılırsa,
Ad:  pil13.JPG
Gösterim: 4643
Boyut:  11.5 KB
MnO2, kompleks ve polimorfik bileşiktir.
En çok kullanılan pillerden biridir. Genelde “Heavy Duty”, “General Purpose”, “Extra Heavy Duty” isimler altında satılır. Çinko karbon pillerin ömrü alkali pillerden daha kısadır ve daha az güçlüdür. Çinko karbon pillerde sızıntı sıkça görülür. Anodun yapısından dolayı çinko-karbon piller alkali pillerden daha az cıva içerir. Korrozyon kontrolü ve hidrojen gazının serbest hale geçmesini önlemek için cıvaya ilaveten çinko karbon pilleri, kurşun, kadmiyum, arsenik, krom, bakır, demir, mangan, nikel, çinko ve kalay gibi metaller içerir. Çinko - karbon pillerde %0.01’in altında cıva bulunmalı.
Kullanılmayan alkali piller kuru ve soğuk yerde depolanmalı. Çinko karbon pil kullanılan cihazlar 30 günden fazla çalıştırılmıyorsa pili cihazda tutup deşarj olmasına neden olunmamalıdır.
Pilden sızan amonyum klorür göze temas ettiğinde ciddi sulanmaya neden olur. Çinko klorür çok korrozif bir maddedir.
Çinko karbon piller 54 oC üzerinde depolandığı zaman hidrojen gazı kaçmasına neden olabilir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2016       Mesaj #8
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Çinko Hava Pilleri


Katot olarak atmosferik havadan temiz edilen oksijen gazı (O2) kullanılır. Çinko anotta okside olurken katotta gerçekleşen reaksiyonu,
Ad:  p1.JPG
Gösterim: 4585
Boyut:  9.4 KB
Ad:  p2.JPG
Gösterim: 4778
Boyut:  36.3 KB
Elektrolit, %20 - 40 oranında potasyum hidroksit çözeltisi içerir. Potasyum hidroksit’i elektrolit çözeltisi olarak kullanmakta büyük problem var. Havanın oksijeni kullanılırken havada bulunan karbondioksit potasyum hidroksitle reaksiyona girerek potasyum karbonat oluşur. Dolayısıyla bu reaksiyonlar pillerin kullanım ömrünü kısaltır. Bu sebepten dolayı bu tür piller genelde işitme cihazlarında kullanılır.
Çinko hava piller sürekli kullanımlar için değil, kesikli kullanımlar için uygundur.
Hem çok az nemli hem de çok fazla nemli ortamlar çinko hava pillerin ömrünü kısaltır. Havadan alınan oksijen, gözenekli, hidrofobik elektrot (karbon polimer veya metal polimer bileşeni) arasından elektrolizde çözünür.
Katot çevresinden taşınma söz konusu olmadığından dolayı bu pillerin enerji yoğunluğu oldukça yüksektir. Bu nedenle de işitme cihazlarında kullanılır.
Çinko - hava pillerde gazın serbest hale geçmesini önlemek için cıva oranı maksimum %5 cıva kullanılır. Çinko-hava piller sürekli kullanım için uygun değildir. Kesikli enerji tüketimi gerektiren aletlerde kullanılabilir. Çinko hava piller kendi kendine yılda %4 oranında deşarj olur.

Gümüş Oksit Piller


Gümüş oksit piller çok az miktarda kullanılır. Bu piller düğme şeklinde çeşitli boyutlarda üretilir. Alkali veya çinko-karbon düğme hücreli pillerden daha fazla sabit voltaj üretirler. Gümüş oksit piller, cıva oksit pillerle içten şarj edilebilirler. İşitme cihazlarında ve saatlerde kullanılmaktadır.
Cıva Oksit pillere göre gümüş oksit piller genelde çok daha pahalıdır. Gümüş oksit piller %1 oranında cıva içerir. Bu piller ayrıca gümüş de içerir.
Gümüş oksit pillerde gaz oluşumunu önlemek için cıva kullanılır. Gümüş oksit piller, diğer düğme pillere çok benzediğinden diğerlerinden ayırmak oldukça zordur.
Bu pillerde cıva miktarı %0.025 fazla olmamalıdır.
Gümüş oksit piller tehlikeli atıklar sınıfına girmektedir.

Cıva Oksit Piller


Bu pillerin üretimi bazı ülkelerde durdurulmuştur. Genelde düğme hücre tipi pillerdir.
Cıva Oksit Piller;
  • Çinko/cıva oksit,
  • Kadmiyum/cıva oksit,
olmak üzere iki gruba ayrılır.
Pil hücresindeki reaksiyonları;
  • Çinko-cıva oksit piller için: Zn+HgO —> ZnO +Hg
  • Kadmiyum/cıva oksit piller için: Cd + HgO + H2O —> Cd (OH)2 + Hg şeklinde yazmak mümkündür.
Cıva oksit piller yerine, teknoloji geliştikçe daha az cıva içeren gümüş oksit ve çinko-hava düğme piller kullanılmaktadır.
Bu pillerin kullanımı sürekli azalmaktadırlar. Düğme hücreler halinde üretilmektedir. Ağırlığının 3/2’si (%20-40) cıva oksittir. Kullanılmış cıva oksit piller tehlikeli atıklar sınıfına girer. Bir düğme hücre cıva oksit pili 800.000 litre içme suyunu kirletir. Yani 800.000 litre içme suyunu cıva kirleticisi bakımından standartların üzerine çıkartır.
Çöp depolama alanlarındaki cıva kaynağının %88’ni piller oluşturmaktadır.

Lityum Piller


Lityum, metaller içinde en düşük redox potansiyeline sahiptir. Çok hafiftir ve toksik madde değildir. Bu sebeplerden dolayı lityum çok geniş alanda kullanımı araştırılmakta ve anot olarak kullanılmaktadır. Lityum hücreler çok uzun ömre sahiptir. Düşük hızda enerji tüketimi gerektiren aletlerde (saatler ve hesap makineleri gibi) küçük silindir veya düğme hücreler halindeki lityum piller kullanılır. Bu aletleri birkaç yıl çalıştırabilir.
Lityum piller hava ile temas ettiği zaman bozulur. Lityum çok aktif bir metaldir. Lityum su ile reaksiyona girdiğinde hidrojen gazı (H2) gazı açığa çıkar ve derhal pil hücresi patlar. Su ile reaksiyona girdiğinde hidrojen gazı (H2) gazı üretir. Buda hücrelere zarar verir. Susuz elektrolit kullanılır. Lityum pilleri tam olarak deşarj olmadan toplamak tehlikelidir. Bunlar çözünmüş lityum tuzu içeren polar organik sıvılar (dimetil eter veya propilen karbonat)’dan ibarettir.
Poli etilen oksit/tuz kompleksleri gibi polimer esaslı elektrolitlerin kullanımı araştırılmaktadır.
Lityum piller, silindir, düğme veya metal para şeklinde üretilir. Askeri ve tıbbi aletlerde kullanılır.
Lityum pillerde ihmal edilebilecek miktarda cıva bulunur.
Lityum pil hücresinde reaksiyon;
Ad:  p3.JPG
Gösterim: 4541
Boyut:  9.3 KB
Lityum tonil pilleri tehlikeli atıklar sınıfına girerken diğer türleri (lityum-mangan dioksit, lityum-kükürt dioksit) tehlikeli atık değildir.
Lityum mangan dioksit pil kesiti.
Ad:  p4.JPG
Gösterim: 4759
Boyut:  27.6 KB

ŞARJ EDİLEBİLİR PİLLER (SEKONDER PİLLER)


Nikel Kadmiyum Piller


Nikel Kadmiyum pilleri piyasada Ni-Cd veya “Ni-Cads” sembolleri adında satılmaktadır.
Bu pillerdeki reaksiyonu;
Ad:  p5.JPG
Gösterim: 6360
Boyut:  12.5 KB
Ad:  p6.JPG
Gösterim: 7583
Boyut:  55.0 KB
Ni (OH)2, CdI2 kaplı yapıya sahiptir. NiOOH, kompleks ve çok fazlı bir maddedir. Bu önemli bir avantajdadır. 1000 defa şarj imkanı sağlar ve kendi kendine deşarj olmaksızın uzun zaman kalmasını sağlar. Aşırı şarj, kadmiyum hidroksitin elektrotu pasifleştirilmesine neden olur.
Bu pillerde kadmiyum miktarı %11 ila 20 arasında değişir. Kullanılmış Nikel-kadmiyum piller tehlikeli atıklar sınıfına girer. Geri dönüşüm merkezlerinde eskisi getirilmeyen nikel-kadmiyum pillerin yenisi verilmemesi geri dönüşüm metotlarından biridir.
Dünyada son 30 yılda Ni-Cd pili üretiminde 16.000-18.000 ton kadmiyum tüketilmiştir. Dünyada üretilen kadmiyumun 2/3’ü Ni-Cd üretiminde kullanılmıştır. Ni-Cd pillerin % küçük boyutludur. Evler aletlerinde, güç aletlerinde ve aydınlatma kullanılmaktadır. Geriye kalan V ise büyük endüstriyel hücre tipi bataryalardır.
Çöp depolama alanlarındaki kadmiyumun %50 si Ni-Cd pillerden ileri gelmektedir.
Nikel kadmiyum pillerin yerine mümkünse kadmiyum içermeyen nikel metal hidrid ve lityum pilleri gibi alternatifleri kullanılmalıdır.

Nikel Metal Hidrid (Ni-MH veya NiMH)


Nikel metal hidrit hücrelerde (Ni-MH veya NiMH), azot metal hidrit elektrottur ve protonlar oluşturmak için okside olabilen indirgenmiş hidrojenin katı kaynağı gibi hizmet eder.
Toplam reaksiyonu;
Ad:  p7.JPG
Gösterim: 4602
Boyut:  10.8 KB
Anotlar, hidrojen depolama kapasitesine sahip metal alaşımıdır. Anot olarak bir metal alaşımı kullanılır. Kullanılan metaller, V, Ti, Zr, Cr, Co ve Fe’dir. Ticari olarak en çok kullanılan metal alaşımı Li Ni5’dir. Bu alaşımın her bir atomu 6 adet Hidrojen atomunu LaNi5H6 depolayabilirler.
Ticari Ni-MH pillerinin elektroliti, 6M KOH çözeltisidir.
Ni-MH pilleri kendi kendine boşalma hızları yüksek olan pillerdir. Ayda %20-25 oranında kendi kendine boşalır.
Ni-Cad pillerinin aksine Ni-MH pilleri toksik metaller içermez. Özel olarak bertaraf edilmesine gerek yoktur.
Ni-MH pilleri Ni-Cad pillere göre daha büyük kapasiteye (D boyut hariç) sahiptir. Ni-MH piller ayrı boyuttaki Ni-Cad’den %40 daha yüksek ömre sahiptir.

Lityum İyon Pilleri (Li-Ion)


Lityum iyon (Li-Ion) pillerde, Lityum metali kullanılmaz. Çünkü Lityum metali çok aktiftir. Lityum metali yerine Lityum bileşiği kullanılır.
Lityum iyon pillerin katodunda lityum kobalit, LiCoO2, anotta ise grafik karbon ve elektrolizde lityum tuzu kullanılır. Lityum tuzu, susuz bir solventte çözülerek elektrolit elde edilir.
Lityum iyon pilleri Ni-Cad (Ni-Cd) veya Ni-MH (NiMH) pillerden oldukça hafiftir. Li-Ion pilleri, aynı boyuttaki Ni-MH pillerin dört katı güce sahiptir.
Lityum pilleri, düşük enerji tüketimi gerektiren aletlerde (duman alarmı gibi) kullanılması çok faydalıdır. Böylece uzun zaman (birkaç yıl) kullanılabilir.
Lityum piller özel olarak bertaraf edilmesi için yeterli miktarda zararlı ve zehirli madde içermez.

TOKSIK METALLERİN ETKİLERİ


Cıva


Piller çöpe atıldığı zaman katı atık depolama sahasında zamanla bozularak bazı tehlikeli ve zararlı maddeler serbest hale geçer. Bunlardan biride cıvadır.
Cıva doğada bozulmaz. Cıva ve cıva bileşikleri halk ve çevre sağlığı bakımından çok tehlikeli ve toksittir.
Akan pildeki cıva hızla deri veya solunum yolu ile vücuda girebilir. Bu maddenin eser miktarda suda bulunması dahi ciddi tehlike oluşturur. İçme suyu veya gıda zinciri yolu ile insan vücuduna giren cıva;
  • Parastezi, ataksi, dişartri ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara,
  • Merkezi sinir sisteminin tahribine ve kansere,
  • Böbrek, karaciğer, beyin dokularının tahribine,
  • Kromozonları tahrip edip sakat doğumlara, neden olmaktadır.
Cıva oksit pilindeki cıva miktarı 800.000 litre suyun kirleterek içme suyu standartları üzerine çıkartır.
Tüm pillerdeki cıva miktarı eser miktarda olsa dahi miktarı pil üzerine yazılmalı. Dünya Sağlık Teşkilatına göre içme suyunda cıvanın 0.001 mg/lt fazla olması istenmez.

Kadmiyum


Ağır metaller içerisindeki en tehlikeli ve toksit maddelerden biri kadmiyumdur. Piller çöpe atıldığı zaman depo sahasında piller bozularak Kadmiyum ve bileşikleri serbest hale geçerek suya karışır. Kadmiyumlu sızıntı suyu, içme suyunu ve toprağı kirleterek gıda zinciri ve içme suyu yolu ile insan vücuduna girer.
Kadmiyum;
  • İtai - itai ve akciğer hastalıklarına, prostat kanserine, kansızlığa, doku tahribine,
  • Anfiyen ve kronik neval tübüler bozukluğa ve böbrek üstü bezlerin tahribine neden olur.
Kadmiyumun vücuttaki yarılanma ömrü 10-25 yıl arasında değişir. Dolayısıyla havada, gıdada ve içme suyunda kadmiyum bulundukça, kadmiyumun sudaki birikmesi artarak devam eder.
İçme suyu veya gıda zinciri ile kadmiyumun %2’si vücutta birikirken, solunum yolu ile gelen kadmiyumun %10-50’si vücutta tutulur.
Vücut kadmiyumu kalsiyum gibi algılar ve kadmiyum vücutta birikmeye başlar. Vücutta kalsiyum eksilmesinden dolayı kemikler yavaş yavaş zayıflamaya başlar. Ayakta durmak hatta öksürmek bile kemiklerin kırılmasına hatta iskelet ufalanarak neticede hastanın ölmesine neden olur.
Ayrıca günde bir paket sigara içen insanların vücutlarında, daha ziyade karaciğer ve böbreklerinde sigara içmeyenlere nazaran %50 oranında daha fazla kadmiyum taşımaktadırlar.
Kadmiyum 400 0C’nin üzerinde aerosol halinde atmosfere geçer. Dünya Sağlık Teşkilatına göre içme suyunda kadmiyumun 0.005 mg/lt’den fazla olması istenmez.
Evsel çöpteki kadmiyumun %50’si pillerdeki kadmiyumdan ileri gelmektedir.
Tüm pillerdeki Kadmiyum miktarı eser miktarda olsa dahi miktarı pil üzerine yazılmalı.

Kurşun (Pb)


Kurşun vücuda solunum, içme suyu ve gıda zinciri yolu ile girer. Vücuda giren kurşun ciğerlere kadar ulaşır ve ciğerlerde yavaş yavaş absorbe edilerek kana karışır. Kurşun kan yolu ile önce karaciğer, böbrek, beyin ve kas gibi yumuşak dokularda 35-40 gün bekledikten sonra kurşun metabolitleri yardımı ile kemik ve diş gibi sert dokularda yarılanma süresi 20 yıldır.
Vücutta demir, kalsiyum eksik, D vitamini yüksekse kurşun fazla miktar birikir.
0-6 yaş grubu çocuklar kurşun kirliliğine karşı yetişkinlere göre en az 4 kat daha fazla etkilenirler.
Kurşun; işitme bozukluğuna, sinir iletim sisteminde ve hemoglobin bileşiminde düşmeye, kansızlığa, mide ağrısına, böbrek ve beyin iltihaplanmasına, kısırlığa, kansere ve ölüme neden olmaktadır.
Tüm pillerdeki kurşun miktarı eser miktarda olsa dahi miktarı pil üzerine yazılmalı.
Dünya Sağlık Teşkilatına göre içme suyunda kurşunun 0.05 mg/lt’den fazla olması istenmez.

Pillerin Doğada Yok Olma Süreci


Cihazlar içerisinde bulunan pil ve bataryaların hizmet ömrü esnasında veya herhangi bir cihaza takılmadan muhafaza edilmeleri sırasında insan sağlığına hiçbir şekilde negatif etkisi bulunmamaktadır. Hizmet ömrünü tamamlamış veya herhangi bir şekilde hasar görerek kullanımı mümkün olmayan pillere ise atık piller denir. Atık pillerin çöpler vasıtasıyla toprağa karışması, denizlere, akarsulara ve kanalizasyonlara atılması veya yakılmaları durumunda içerdikleri kimyasal maddeler çevrenin kirlenmesine yol açabilmektedir. Ancak bahis konusu kirlenmenin tahmin edildiği gibi kısa sürede gerçekleşmesi mümkün değildir ve yapılan araştırmalarda bu sürecin 5-15 yıl kadar olduğu doğrulanmıştır. Diğer taraftan, tehlikeli atıklar bünyesinde bulunan atık piller oranının yalnızca %0,2 civarında olduğu Avrupa daki birçok katı atık depolama sahasında yapılan testler sonucunda belirlenmiştir.
Çinko-karbon ve alkali-mangan pillerinin bünyesindeki zehirli cıva maddesi tedricen azaltılmış ve bugün %0,0005 oranının çok altına indirilmiştir. Bu hesaba gör bir ton atık pil içerisinde azami 5 gram cıva bulunabilecektir ve bahis konusu miktarın çevre kirlenmesine ve insan sağlığına hemen hemen hiçbir negatif etkisi yoktur. Diğer taraftan, tanınmış pil markalarının büyük bir kısmı sıfır cıvalı olarak üretim yapabilmektedirler. Bu nedenlerle pillerdeki civa maddesi özellikle Avrupa’daki geri kazanımcılar için artık bir sorun olmaktan çıkmış ve bu yönde yeni teknolojilerin geliştirilmesi hemen hemen durdurulmuştur. Buna karşılık düğme piller %2’ ye kadar cıva içerebildiklerinden diğer pil atıklarından ayrıştırılması ve ilgili tesislerde geri kazanıma gönderilmesi gerekmektedir.Atık nikel-kadmiyum pilleri bünyesindeki nikel ve kadmiyum maddeleri çok uzun sürelerden beri geri kazanılmaktadır.Nikel değerli bir metaldir ve pillerden geri kazanılan kadmiyum maddesi de tekrar pil üretiminde kullanılır.Bu nedenle ve atık nikel-kadmiyum pilleri artı ekonomi yarattığından, bahis konusu atıklar %90 ve üzerinde bir oranla toplanıp, geri kazanıma yollanılabilmektedir. Dolayısıyla Ni-Cd pillerinden ötürü, kadmiyum maddesinin çevreye negatif etkiler yaratması fenomeni gittikçe etkisini kaybetmektedir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi, bu tür pillerin önümüzdeki 5 – 10 yıl içerisinde üretim ve pazarlanması çok büyük oranlarda kısıtlanacaktır.

PİL KULLANIMI VE BAKIMI


Lityum pilleri kullanıldığı zaman Lith-X veya D-Class küçük yangın söndürücü devamlı mevcut olmalıdır. Su bazlı yangın söndürücüler, lityum pillerde kullanılmamalıdır. Çünkü lityum su ile reaksiyona girerek fazla miktarda patlayıcı hidrojen (H2) gazı açığa çıkarır. Lityum pillerini ıslak elle tutulmamalıdır.
Lityum pillerini çöpe atılmamalıdır. Bu pillerdeki lityum su ile reaksiyona girerek patlamaya neden olabilir.
Sekonder (şarj edilebilir) piller kullanıldığı zaman pil için uygun şarj aleti kullanılmalıdır. Böylece şarj edilebilir pilin aşırı yüklemesi ve aşınması önlenir.
Ni-Cad pilleri, sıcakken kesinlikle şarj edilmemelidir. Özellikle yaz aylarında araç içinde kalan piller çabuk ısınır. Bu durumlarda piller soğutulmalı ve sonra şarj edilmelidir.
Sekonder piller, duman dedektörlerin de kullanılmamalıdır. Çünkü Sekonder piller kendi kendine yüksek oranda deşarj olurlar.
Tahrip olmuş, bozulmuş şarj edilebilir piller tekrar şarj edilmemelidir.
Pil hücresindeki bileşiklerle çıplak elle direk temas edilmemelidir. Pilin asidik veya bazik elektroliti, deri sulanmasına ve yanmasına neden olabilir. Cıva veya Kadmiyum gibi elektrot maddeleri çok toksittir. Diğer bileşikler vücutta çeşitli kısa süreli (sulanma ve yanmaya) veya uzun süreli (sinir sisteminin tahribatına) hastalıklara neden olabilir.
Piller ateşe atılmamalıdır. Pilin metalik bileşikleri yanmaz ve yanan elektroliz dağılabilir, patlayabilir veya toksik duman çıkarabilir. Piller endüstriyel tıbbi atık yakma tesislerinde yakılabilir.
Piller çantada açıkta taşınmamalıdır. Aksi durumda metal paraları, anahtarlar veya diğer metalik maddeler pille temas ederek kısa devre meydana getirebilir. Bu da aşırı ısınmaya, akıntıya veya patlamaya neden olur.
Pilleri muhafaza ederken kısa devre oluşturucu veya herhangi yük boşaltıcı yerlerden (metalik malzemeler gibi) uzak tutulmalıdır.
Pilleri soğuk ve karanlık yerlerde saklanmalıdır. Bu durum pilin ömrünü uzatır. Pilleri buzdolabında sızdırmaz bir kap içinde saklamak sağlıklıdır. Böylece pilin ömrü uzatılmış olur. Piller buzlukta kesinlikle depolanmamalıdır. Pili alete takmadan önce oda sıcaklığına gelmesi beklenmelidir.
Çok hücreli aletlerde farklı piller bir arada kullanılmamalıdır. Voltajlardaki, akımlardaki ve kapasitedeki küçük farklılık, tüm pillerin ortalama faydalı kullanım ömrünü kısaltır.
Sekonder pilleri çok hücreli alette kullanırken aynı yaşta ve aynı şekilde şarj edilmiş piller kullanılmalıdır. Böylece piller aynı hızda ve oranda deşarj olurlar.
Sekonder Ni-Cd pilleri zaman zaman hafıza kaybına uğrarlar. Bu durumlarda pilleri tam olarak deşarj ettikten sonra tekrar şarj edilebilir.
Piller yüksek sıcaklıkta kullanılmamalıdır. Isı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Aksi durumda elektriksel potansiyel, hızlı bir şekilde bozulacaktır.
Pil satın alırken kapasitesine (mAh) mutlaka bakılmalıdır. Kapasitesi düşük olan pillerin daha pahalıya mal olduğu unutulmamalıdır. Çinko karbon ve Ni-Cad pillerin kapasiteleri düşüktür. Ni-MH pillerin kapasiteleri orta ve Alkali ve Lityum pillerin kapasiteleri yüksektir.
Primer piller kesinlikle şarj aletine takılmamalıdır. Aksi durumda çok toksit ve tehlikeli olan maddelerin akmasına neden olunur.

KURŞUN -ASİT BATARYALARIN (AKÜ) TOPLANMASI


Dünyada toplam kurşun üretiminin takriben %47’i kurşun ikincil eğitmeden elde edilmektedir. Kullanılmış akülerin %80-85’i geri kazanılmakta ve geri kalan % 15-20 kısım çöp depolama alanındaki toplam kurşunun %65’ni oluşturmaktadır.
1995 yılı verilerine göre dünyada yılda 96 milyon adet kurşun-asit bataryası üretilmektedir. Yıllık batarya büyüme hızı < %2 civarındadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde taşıt sayısındaki artışlar paralel olarak akü tüketimi de artmaktadır.
A.B.D.’de 1986 yılında akü üretiminde 941.000 ton kurşun kullanılırken bu değer 2000 yılında 1.200.000 tona çıkmıştır.
Almanya’da 1998 yılında çıkan yasaya göre kurşun-asit akü üreticileri ürettiklerinden sorumludurlar. Dolayısıyla kullanılmış akülerine toplanmasından, geri dönüşünden ve bertarafından sorumludur. Kurşun- asit bataryalar (aküler) gelişi güzel olarak bertaraf edilmemelidir. Evsel çöplere kesinlikle atılmamalıdır. Bataryalar üzerinde ‘aküler illegal olarak atı lam az’, ‘kullanılmış piller geri kazanılmalıdır’, ‘kanunlar kullanılmış bataryaların geri dönüşüm merkezlerine teslim edilmesi gerektiğini emrediyor’ gibi kullanıcıları uyarıcı bilgiler olmalıdır.
Otomotiv tamir bakım merkezlerinde ve oto garajlarında araçların bataryaları değiştirildiğinde eskisi bakım merkezinde kalmalıdır. Yani bu merkezler kullanılmış akü toplama merkezi olmalıdır. Vatandaş kurşun- asit bataryası satan yerlerden batarya satın alıyorsa eskisini teslim ettikten sonra yenisini satın almalıdır. Aksi durumda batarya verilmemelidir. Tamir bakım atölyeleri, akü satıcıları kullanılmış kurşun-asit bataryaları geri almak zorunda olmalıdırlar.
Kullanılmış akü geçici depolama yerlerinin kapasitesi 90 günden az olmamalıdır. Büyük kapasiteli yerlerde sert beton veya asfalt zemin ve duvar üzeri aside karşı dayanıklı epoksi boya ile kaplanmalıdır. Böylece asit sızıntısı veya akıntısı zemine veya duvara zarar vermemelidir. Sızdırma ve akıntı yapmayan akülerin en fazla beş adeti üst üste konabilir. Sızdıran bataryalar tek tek 18 litrelik sızdırmaz poli propilen kaplara konmalıdır. Küçük kapasiteli tamir-bakım ve satış merkezlerinde aside dayanıklı polietilen, poli propilen, veya PVC ile zemin duvarlar kapatılmalı ve üzerleri örtülmelidir. Depolama yerleri sızdırmaz olmalıdır. Akülerin depolandığına dair uluslar arası işaretler olmalıdır.
Kurşun-asit batarya toplayıcılar bu malzemeleri kesinlikle bertaraf edemezler. Akü toplayıcılar, Çevre ve Orman Bakanlığının izin verdiği ikincil kurşun ergiticilere bu malzemeleri teslim etmek zorundadırlar. Çevre ve Orman Bakanlığı akü toplayıcı ve geri kazanıcı firmaların oluşmasına ve gelişmesine öncülük etmelidirler. Sekondery kurşun ergitme tesislerinde kurşun, asit ve polipropilen geri kazanılır.
Kurşun-asit batarya toplayıcıları ve kurşun ergitme firmaları sık aralıklarla yerel yönetimler ve ilgili bakanlıklar tarafından denetlenmelidir.
Kurşun-asit bataryaların ve parçalarının çöpe atılması önlenmelidir. Maksimum geri kazanma ile ilgili yasal düzenleme yapılmalıdır.

KURU PİLLERİN GERİ KAZANILMASI


1986 yılında A.B.D’de kadmiyum tüketimi 4800 ton iken 2000 yılında bu değer 2285 tona çıkmıştır. 1986 yılında tüketilen kadmiyumun %28’i pil üretiminde kullanılmıştır.
1988 yılında A.B.D.’de 1755 ton cıvanın 225 tonu pil üretiminde kullanılmıştır. . Bu cıvanın da yaklaşık %73’ü cıva oksit pillerinin üretiminde kullanılmıştır. Pillerde cıva azaltılması 1984 yılında başlamıştır. Beş yıl içinde pil içinde kullanılan cıva miktarı %86 oranında azaltılmıştır. Alkali pillerde cıva miktarı %97 oranında azaltılmıştır.
Almanya’da yılda 30 000 ton, yaklaşık 900 milyon kuru pil tüketilmektedir. Pillerden temel pillerin %78’i silindir alkali ve çinko karbon, %8.7 çinko cıva, gümüş oksit, alkali, çinko oksijen ve lityum, şarj edilebilir silindirik pillerin %7 nikel kadmiyum, %4 nikel hidrid, %1.2 isi nikel kadmiyum düğme ve nikel hidrid pildir. 14 milyon adet akü tüketilmektedir.
Her yıl İngiltere’de 20.000 ton pil depolama alanında bertaraf edilmektedir. Yine İngiltere’de bir konutta yılda 21 pil tüketilmektedir. İngiltere’de kuru pillerin geri kazanılması minimumdur. Bunların çoğu depolama alanına gitmektedir. Avrupa Topluluğu Ülkelerde 2001 yılında alınan kararla 2008 yılında kadmiyum pillerin kullanımı yasaklanacaktır. Almanya’da pil üretimi için yılda 615 ton kadmiyum, 5.5 ton cıva, 5 ton gümüş, 600 ton nikel ve 4000 ton çinko kullanılmaktadır.
Dünyada pillerde kullanılan ağır metal miktarının azaltılmasında ana kriter,
1. Pillerde kullanılan ağır metal miktarını azaltmak,
2. Pillerin ayrı toplanarak bunların çevreye zararlarını minimize etmektir.
Almanya standardına göre pillerde cıva miktarı ağırlıkça %0.0005 den, hücre başına 25 mg dan (alkali piller hariç), alkali piller ağırlıkça %0.025 den fazla ise bu piller zararlı atıklar sınıfına girmektedir. Alkali pillerde kullanılan cıva miktarı pilin ağırlığına göre %0.025’den fazla olmamalıdır. Kadmiyum miktarı ağırlıkça %0.025 den ve kurşun miktarı ağırlıkça %0.4 den fazla olan pillerde tehlikeli atıklar sınıfına girmektedir. Düğme-hücre pil üreticileri pil içindeki elektrot türünü açıkça belirtmek zorundadırlar (cıva oksit, çinko-oksit, gümüş oksit v.s.de kullanılan). Cıva konsantrasyonu 25 mg dan fazla olan düğme-hücre pillerin satışına izin verilmemelidir (bir ton alkali veya çinko karbon pil içinde 25 gram). Avrupa Topluluğu Ülkelerinde 1999 yılından itibaren 5 ppm’den fazla cıva içeren pillerin kullanımı yasaklanmıştır. 2003 yılından itibaren tüm piller ayrı toplanmak zorundadır. 2004 yılında Avrupa Topluluğu Ülkelerinde tüketilen pillerin %75, sanayide tüketilen pillerin ise %95 toplanıp geri kazanılacaktır. Tüketilen pillerin %55’den fazlası geri kazanılmak zorundadır. Yıllara göre pillerdeki cıva miktarındaki değişim. Tablo de görüldüğü gibi en fazla kullanılan alkali pillerde cıva miktarı önemli miktarda azaltılmıştır.
Ad:  p8.JPG
Gösterim: 4701
Boyut:  39.4 KB
Pil üreticileri şarj edilebilir pilleri geri kazanıp bertaraf etmiyorlarsa satışına izin verilmemelidir.
Tüketiciler pillerin tipine, üreticiye ve pazarlamacıya bakmaksızın tüm pillerini geri toplamak ve geri dönüşüm kutusuna atmak zorundadır. Özellikler cıva oksit, gümüş oksit, nikel-kadmiyum veya sızdırmaz kurşun-asit bataryalar çöpe kesinlikle atılmamalıdır. Bu piller özellikle sağlık merkezlerinde, endüstride, ticarette ve resmi merkezlerde kullanılmaktadır.
Çöpe atılan pillerdeki ağır metaller zamanla bozunarak serbest hale geçer, sızıntı suyu ile birlikte yer altı sularının, toprağın ve yüzeysel suların kirlenmesine neden olur. Kirlenen yer altı sularını arıtmak çok pahalıdır. A.B.D.’de katı atık depolama alanlarındaki cıvanın %88 ve kadmiyumun ise %54’ü pillerden ileri gelmektedir. Almanya’da evsel katı atık içindeki çinkonun %10, nikelin %67 ve kadmiyumun ise %85’ü pillerden ileri gelmektedir.
Çöp yakma tesislerinde ise yanma sonucu bir grup ağır metal uçucu hale geçer, atmosferde geniş alana dağılır, akarsuların ve göllerin kirlenmesine neden olur. Baca gazı arıtma tesisinde tutulan tozlarda ağır metal konsantrasyonu yüksek olabilir. Bu tür atıklar dikkatli olarak incelendikten sonra depolanmalıdır. Küle karışan kısım ise çöp depolama alanında problem oluşturur.
Pilleri geri kazanma programı geliştirmeden önce ilk kademe olarak toplanacak pil tipleri belirlenmelidir. Toplanacak pil tipleri, halkla ilişkiler stratejisini, toplama yerleri merkezlerini, toplama kapları tiplerini ve nihai olarak bertaraf esasını etkiler. Genelde üç toplama stratejisi, 1. sadece düğme piller, 2. düğme piller
ve nikel kadmiyum piller, 3. tüm pillerin toplanması gibi geliştirilmiştir. Geri kazanma stratejisi
geliştirmede diğer önemli basamak, pillerin toplanması, taşınması ve bertarafı için yasal düzenlemelerin incelenmesi ve bilinmesi gereklidir. Yine pilleri toplamaya başlamadan önce pilleri toplamada kontrol yönteminin nasıl olacağının bilinmesi gereklidir.
Temel araştırmalar tamamlandıktan sonra pil toplama programında ilk basamak eğitim ve ödüllendirme için halkla ilişkiler programını geliştirmektir.
Aşağıda potansiyel promosyon stratejilerinin bir listesi verilmiştir.
1. Bir ana konu ve strateji belirlenmelidir.
2. Sık sık promosyonlar geliştirilmelidir.
3. Gazeteler, posterler ve torlar geliştirilmelidir.
4. Hakla duyuru anonsları, TV,radyo, yazılı basın, okul eğitim merkezleri, reklam panoları ve sivil toplum örgütlerinden yararlanılmalıdır.

Üçüncü basamak, pil toplama merkezleri oluşturulmalıdır. Bu merkezler halkı ödüllendirme programına uygun yerler olmalıdır. Bu bölgeler toplanacak pil tiplerinin yapısını yansıtmalıdır. Pil parakente satış merkezleri, ofisler, transfer istasyonları pil toplama merkezleri olarak kullanılabilir.
Pilleri toplayan kişileri tespit etme toplama merkezlerinin tipini belirlemenin bir fonksiyonudur. Toplama merkezi olarak parekante satış yerlerini kullananlar, genelde gönüllü kuruluşlar, komşuluk grubları, yaşlı vatandaşlardır.
Pillerin toplanmasında kullanılan çeşitli kaplar var. Evlerde kullanılan piller torbaları kırmızı renkli, üzerinde geri kazanma logosu ve e-mail adresi olmalıdır. Torbalar parakente satış merkezlerinden ve geri dönüşüm merkezlerinden ücretsiz temin edilebilmelidir. Bu yerlerde torbalar kolay görülebilir yerlere konmalıdır. Parakente satış merkezlerinde piller 7-8 litre büyüklüğünde farklı kovalarda toplanır. Kovalar üsten kapaklıdır. Kovalar sürekli kapalı, nemsiz yerde muhafaza edilmelidir. Bunlara bir örnek Şekil de verilmiştir. Şehrin muhtelif yerlerinde oluşturulan toplama bölgelerinde plastik torbalar kullanılabilir.
Toplama sıklığı zamanla ve tecrübe ile tespit edilir. Ayrıca toplanan malzemenin tipinin bir fonksiyonu olarak toplama sıklığı belirlenir. Perakende satış merkezlerinden piller belli aralıklarla pikaplarla toplanır. Eğer toplama merkezlerinde sadece düğme ve nikel-kadmiyum piller toplanıyorsa toplama sıklığı buna göre belirlenir. Tüm toplama merkezlerinin telefon ve e-mail adresleri olmalıdır. Şehrin muhtelif yerlerinde oluşturulan merkezlerden pikapla pil toplama programı ile pakakente satış merkezlerinden pil toplama programı birleştirilmelidir.
Yeterli sayıda pil ekonomik ve verimli bertarafı ile ilgili program belirlendikten sonra bu pillerin hangi tür kaplara konulacağı belirlenmelidir. Toplanmış piller korozyona dayanıklı polietilen 210 litre hacminde plastik varillerde depolanmalıdır. 210 litre varillerin ağırlığı 360 kg’dır. Varillerin depolandığı yerler kapalı, nemsiz, mümkünse soğuk ve havalı ortamlar olmalıdır. Kötü hava şartlarından etkilenmemelidir. Aksi durumda bu piller bozunabilir. Yangına karşı güvenli ortam olmalıdır. Piller diğer tehlikeli ve yanıcı maddelerden ayrı yerlerde depolanmalıdır.
Yeterli miktarda pil toplandıktan sonra bu piller bertaraf edilebilir.
Yukarıda tarif edilen program sayılı sayıda pil üreticisi firma veya yerel yönetimlerle birlikte yapılmalıdır. Sayılı sayıda geri dönüşüm merkezlerinde piller sınıflara ayrılabilir. Ayrıştırılan piller bertaraf tesisine gönderilir.
Tüm pil üreticileri ürettikleri pillerin üzerine ‘Çöpe Atılması Yasaktır’ ibaresini veya şeklini koymalıdırlar.

PİLLERLE İLGİLİ YAPMASI GEREKLİ ÇALIŞMALAR


Türkiye’de tüketilen pil türleri belirlenmelidir. Özellikle cıvalı ve kadmiyumlu pillerin ülkeye girişinde sınırlamalar getirilmelidir. İthalatçı firmalar bu konuda önceden uyarılmalıdır. Kullanıcılar (özellikle hastaneler) bu konuda bilgilendirilmelidir. Gereğini yerine getirmeyenler cezalandırılmalıdır.
Akü üreticileri kesinlikle bayileri vasıtasıyla aküleri geri kazanmalı ve çevreye zarar vermeyecek hale dönüştürmelidirler. Bu konuda ilgili akü üreticileri ile toplantılar yapılıp gereği devreye girdirilmelidir.
Bunların ülkede kullanımım sınırlandırılmalıdır. İstanbul’da pil tüketimi yılda 5 milyon ile 18 milyon adet arasında değişmektedir. A.B.D.’de yılda tüketilen pil miktarı 3 milyardır. Bu pillerin %75’i Alkali pillerdir, %15’i çinko karbonlu pillerdir. Nikel-kadmiyumlu piller %1 oranındadır. İl belediyelerinden başlanarak pillerin ayrı toplanması sağlanmalıdır. Bu konuda belediyeler aşağıdaki çalışmaları yapabilirler.
  • Pillerdeki cıva, kadmiyum ve kurşun gibi zehirli ağır metaller konusunda halkı bilinçlendirmek .
  • Pillerin ayrı toplanmasını sağlamalı. Kırmızı renkli pil kutuları ile pil toplama merkezleri oluşturmak.
  • Vatandaşların pilleri nasıl ayrı toplayacakları konusunda bilgilendirmek.
  • Kırmızı renkli pil toplama araçları oluşturmak.
  • Pil toplama işlemini İllerin geneline yaygınlaştırılmalı.
  • Pillerin depolama alanlarında ayrı özel hücrelerde depolanması sağlanmak.
  • Medya’ya piller konusunda bilgi verilmek.
  • Pillerin tehlikeli madde (cıva,kadmiyum ve kurşun gibi) içerdiğini gelişi güzel kullanılmaması gerektiğini anlatmak.
  • Akmış pillerin çok tehlikeli olduğunu, eldivensiz dokunulmaması gerektiği ve ellerin mutlaka yıkanması gerektiği öğretilmek.
  • Pillerin tehlikeli madde içermesi sebebiyle dille kontrol edilmemesi gerektiği kamuoyuna duyurulmak.
kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
11 Haziran 2016       Mesaj #9
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Şarjedilebilir Piller


Şarjedilebilir Piller uygun şartlarda 1000 defaya kadar tekrar şarj edilebilir. Genel olarak Nikel Metal Hidrid (niMH), Nikel Kadmiyum (NiCd), Lityum İyon (Li-ion) türleri piyasada bulunmaktadır.
50636d1465662425 sarj edilebilir piller piller
Lityum - ion Piller
Şarj edilebilir Lityum -İon pilleri, bilinen şarj edilebilir pil sistemleri içerisinde en fazla enerji yoğunluğuna sahiptir. Bu bakımdan, bu piller belirli bir hacim veya ağırlıkta diğer pillere nazaran daha fazla enerji depolayabilirler. Bu husus Pil sistemlerinin mukayesesinde de görülmektedir. Lityum -ion pilleri de diğer piller gibi silindirik ve prizmatik şekilde üretilmektedir. Ancak prizmatik tip piller, şekilleri itibarıyla batarya blokları içerisine yerleştirmede daha uygun olduklarından silindirik tiplere göre daha fazla önem kazanmaktadırlar. Li-ion pilinin nominal gerilimi 3.6V 'tur. Bu ise Ni-Cd ve Ni-MH pilinin 3 katıdır. Bu gerilim uyumluluğu bakımdan 3 adet Ni-Cd veya Ni-MH pilinin yerine 1 adet Li-ion pili kullanılabilir (ancak şarj sistemi, pilin çalıştırdığı cihazın akım gereksinimi gibi diğer parametrelerde göz önünde tutulmalıdır).

DEVAMI Şarj Edilebilir Piller
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
SİLENTİUM EST AURUM
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
2 Şubat 2017       Mesaj #10
Avatarı yok
Yasaklı

Pil Teknolojisinde Kum Saati Konsepti!


Ad:  pompa_memran.jpg
Gösterim: 3998
Boyut:  69.7 KB
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) araştırmacılar düşük maliyetli basit bir akışkan batarya tasarımı geliştirdi. Yöntem özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarında (örneğin rüzgâr ve güneş enerjisi) ortaya çıkan kesintisiz enerji elde etme sorununa çözüm olabilir.

Akışkan batarya teknolojisi enerjiyi elektrokimyasal olarak depolamaya imkân sağlayan bir yöntem. Bu teknolojinin klasik batarya teknolojilerinden farkı elektrokimyasal tepkimenin meydana geldiği artı ve eksi yüklü elektrotların katı değil sıvı halde olması.

Akışkan bataryalarda sıvı elektrolit çözeltileri birbirinden ayrı tanklarda depolanır. Daha sonra bu çözeltiler elektrokimyasal tepkimenin gerçekleştiği hücreye pompalanır. Hücre içindeki çözeltiler, iyonları geçirebilen bir membran (zar) ile ayrılmıştır. Yükseltgenme tepkimesinin meydana geldiği çözelti anot, indirgenme tepkimesinin meydana geldiği çözelti ise katot olarak görev yapar. Akışkan bataryaların klasik bataryalara göre en önemli avantajı, enerjinin depolandığı ve gücün üretildiği bölümlerin birbirinden ayrı olması nedeniyle, çok büyük ölçekte üretilebilmeleridir. Bu nedenle yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı santrallerde enerji depolamak amacıyla kullanılabilirler.

Akışkan bataryalarla ilgili en büyük sorun ise enerji yoğunluklarının, yani birim miktarda (kütle ya da hacim) depolanan enerjinin düşük olmasıdır. 2011 yılında yayımlanan bir araştırmada bilim insanları, akışkan bataryalardaki düşük enerji yoğunluğu sorununu çözmek için, lityum-iyon bataryalarda kullanılan kimyasal bileşiklerden oluşan bir akışkan batarya sistemi geliştirdi. Bu sistemde enerjinin depolandığı çözeltiler, katı parçacıklar içeren bir süspansiyondan oluşuyordu.

Ad:  tank_memran.jpg
Gösterim: 3986
Boyut:  124.0 KB
Araştırmacılar ise bu yöntemi kullanarak daha düşük maliyetli basit bir akışkan batarya tasarımı geliştirdi. Bu sistemde çözeltiler, depolandıkları tanktan elektrokimyasal tepkimenin gerçekleştiği bölüme yer çekimi etkisiyle taşınıyor. Sistem kum saatlerindekine benzer şekilde çalışıyor.

Dikdörtgen bir pencere çerçevesine benzeyen tasarımda elektrokimyasal tepkimenin gerçekleştiği bölüm merkezde yer alıyor. Cihazın eğim açısı değiştirilerek çözeltilerin akış hızı dolayısıyla da sistemin verimliliği kontrol edilebiliyor.

Kaynak: Energy and Environmental Science / Advanced Energy
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

15 Mart 2018 / NihLe Biyoloji
24 Mayıs 2011 / aslıhann Soru-Cevap
18 Aralık 2015 / Misafir Cevaplanmış
1 Temmuz 2014 / Misafir Cevaplanmış