Arama

Hemşirelik

Güncelleme: 1 Hafta Önce Gösterim: 53.702 Cevap: 8
kompetankedi - avatarı
kompetankedi
VIP Bir Dünyalı
2 Ekim 2006       Mesaj #1
kompetankedi - avatarı
VIP Bir Dünyalı

hemşirelik

Ad:  hemşirelik.JPG
Gösterim: 36
Boyut:  20.8 KB

hasta, sakat ve yaralıların bakımı ve bunların iyileştirilmesi için öngörülen fiziksel, ruhsal ve toplumsal çevreyi oluşturmak amacını güden meslek dalı.
Sponsorlu Bağlantılar

Hemşireler hekim, hastabakıcı, sağlık memuru gibi öbür sağlık personeli ile ortak bir çalışma yürütürler; halkı, hastalıklardan korunma, aile planlaması, bebek ve çocuk bakımı, gebelik ve loğusalık konularında eğitir ve bu alanlarda yapılan çalışmalara katılırlar.

Tıptaki gelişmeler yeni uzmanlık alanlarının ortaya çıkmasına, bazı hemşirelerin özel bir eğitimden geçerek bu alanlarda uzmanlaşmasına yol açmıştır. Çoğu ülkede hemşirelerin üçte ikisi hastanelerde çalışır; bunların arasında genel hemşirelerden başka ağır hastaların ve acil vakaların bakımını üstlenen yoğun bakım hemşireleri, özellikle yeni doğan bebeklere hizmet veren pediatri hemşireleri, psikiyatri hemşireleri ya da ameliyat hemşireleri gibi uzman olanlar da vardır.

Tarihi


İnsanlar ilk çağlardan beri başkalarının duyduğu acılardan etkilenmiş, hasta ve sakatları rahat ettirme isteği duymuşlardır. Doğum, yaşlanma, ölüm ve hastalıklara ilişkin düşünce ve davranışlar çağlar boyun ca hemşirelik ve tedavi yöntemlerinin gelişmesini etkiledi. Mısır, Hint, Çin, Aztek ve Eski Yunan uygarlıklarından kalan belgelerde yaraların dağlanması, yakı ve pansuman uygulanması, kırık ve çıkıkların sarılması gibi yöntemlerden söz edilir.

İnsanlar arasında sevgi ve kardeşlik önerisiyle ortaya çıkan Hıristiyanlığın yayılması ile birlikte hasta bakımına karşı duyulan ilgi de arttı. Hıristiyanlığı ilk kabul edenler arasında evlerini hasta ve düşkünlere açan soylu Romalı kadınlar da vardı. Ortaçağda kurulan manastır tarikatlarının bazıları sağlık hizmeti de veriyordu. Haçlı seferleri sırasında kurulan St. Jean (Hospitalier) tarikatı, ikisi Kudüs’te olmak üzere pek çok hastane açtı. Özellikle doğal afetler sırasında halka sağlık hizmeti ve yardım götürülmesinin amaçlandığı bu hastanelerde akıl hastalanna da bakılıyordu.

Bu tarikatlar, sağlık alanında çalışanlar arasında bir tür hiyerarşik örgütlenmeyle, gönüllü hizmet anlayışının temelinin atılmasına yol açtı.
Hemşireliğin itici gücünü bilim ve dinden aldığı söylenebilir. 16. yüzyılda bilimdeki ilerlemelere koşut olarak toplumsal ve dinsel hizmetlerde de hızlanma görüldü. 1633’te kurulan St. Vincent de Paul Rahibeleri tarikatı hemşirelere mesleki ve genel bir eğitim veriyor, onların halkın sağlık konusundaki bilgilenmesine yardımcı olmasını öngörüyordu.

Hemşirelikte en büyük ilerleme, 19 yüzyılda Florence Nightingale’in öncülüğüyle başladı. Nightingale’in 1854’te Kırım Savaşı’na gitmesinden önce ordudaki sağlık hizmetlerinin düzensizliği, askerlerin yaşadığı koşulların sağlıksızlığı, yiyecek kaynaklarının ve hastabakıcıların yetersizliği, yaralı askerler arasındaki ölüm oranının yüzde 50’nin üstüne çıkmasına yol açmıştı. Kırım’a giden hemşirelerin çabaları ve düzenli çalışmaları bu oranı yüzde 2,2’ye düşürdü.

Florence Nightingale, hemşirelerin özel bir eğitim görmesi ve hemşireler ile hekimler arasında mesleki bir yardımlaşma olması gerektiğine inanıyordu. Hemşire yetiştiren okulların hastanelerden bağımsız olmasını ve bu okullarda deneyimli hemşirelerin yanı sıra hekimlerin de ders vermesini savundu. Hemşireler yalnız hastanede ve evde hastaya bakmak üzere değil, hastalara ve ailelerine sağlıklı kalmanın koşullarını da öğretmek üzere eğitilmeliydi. Florence Nightingale’in yeni sistemi kurmasından kısa zaman sonra Ingiltere’de eski hemşirelik sistemi çöktü; bu hareket zamanla bütün gelişmiş ülkelere yayıldı. 20. yüzyılda hemşireler ile birlikte hemşire yardımcıları va hastabakıcıların da sayısı arttı.

Türkiye'de hemşirelik


Hemşirelik Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine değin bir meslek olarak yerleşmemişti. 20. yüzyılın başındaki savaşlarda, hasta bakımının yetersizliği nedeniyle yaralı askerlerin kurtanlamaması, yetkililerin bu alanda çalışmalara başlamasına yol açtı. Meclis-i Tıbbiye-i Mülkiye’nin başkanlığını yürüten Besim Ömer Paşa, 1911’de Washington, D.C.’deki Kızılhaç Örgütü Kongresi’ne katıldıktan sonra gelişmiş ülkelerin hemşireliğe verdiği önemi yakından gördü ve İstanbul’a dönünce Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne başvurarak bir hemşire okulu açılması gerektiğini bildirdi.

Aynı yıl, İstanbul’da Kadırga’da altı aylık bir gönüllü hemşire kursu açıldı; Türk kadınları ilk kez Balkan Savaşı’nda hastanelerde hemşire olarak çalışmaya başladılar. I. Dünya Savaşı’ndan sonra İstanbul’un işgali sırasında ABD’nin kentteki yetkilileri, kendi askerlerini ve mültecileri tedavi etmek amacıyla daha sonra Amiral Bristol Hastanesi adını alan Amerikan Hastanesi’ni kurdular (1920).

Türkiye’deki ilk özel hemşire okulu, bu hastanenin bünyesinde açıldı. Cumhuriyet döneminde kurulan ilk hemşire okulu 1925’te İstanbul’da öğrenime başlayan Kızılay Hemşire Okulu’dur. 1936’da okulun eğitim sisteminde ve yönetiminde değişiklik yapıldı; öğrenim süresi üç yıla çıkarıldı ve öğrenci olarak ortaokul mezunlan alınmaya başladı. 1943’te Erenköy’de, sonradan Tevfik Sağlam Özel Hemşire Koleji adını alan Verem Savaşı Hemşire Okulu kuruldu. Günümüze değin açılan hemşire okulları arasında Şişli Etfal Hastanesi ile Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne bağlı Hemşire-Ebe Laborant okulları (1946), Ankara Doğumevi Hemşire-Ebe Laborant Okulu (1959), Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulu (1961) ve Hacettepe Üniversitesi’ne bağlı Sağlık Bilimleri Yüksekokulu (1961) sayılabilir.

Hemşirelik yüksekokulu


Ankara'da Hacettepe üniversitesi'ne bağlı yüksekokul.

Türkiye'de hemşirelik alanındaki lisans eğitimi Hacettepe çocuk sağlığı enstitüsü'ne bağlı Yüksek hemşirelik ve sağman okulu’nun açılmasıyla başladı (1961). Kısa bir süre sonra fizik tedavi, diyet ve tıbbi teknoloji lisans programlarının eklenmesiyle bu eğitim kurumunun adı Sağlık bilimleri ve hemşirelik yüksekokulu olarak değiştirildi. Hacettepe tıp ve sağlık bilimleri fakültesi kurulduğunda (1963), hemşirelik ve öteki sağlık bilimleri dallan fakültenin bölümlerini oluşturdular.

1964’te Diş hekimliği ve Temel bilimler yüksekokullarının eklenmesiyle Hemşirelik, Diyetetik, Fizik tedavi ve rehabilitasyon, fakültenin yapısı içinde bağımsız birer yüksekokul olarak kendi müdürleriyle yönetilmeye başlandılar. 1967'de Hacettepe üniversitesi tıp ve sağlık bilimleri fakültesi, ayrı fakülteler olarak örgütlenince Hemşirelik yüksekokulu Sağlık bilimleri fakültesi'nin yüksekokullarından birisi oldu. 1972'de Sağlık bilimleri fakültesi “mezuniyet sonrası eğitim fakültesi" olarak örgütlendi ve Hemşirelik yüksekokulu doğrudan rektörlüğe bağlandı.
kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 23:59
firstlady - avatarı
firstlady
Ziyaretçi
13 Şubat 2008       Mesaj #2
firstlady - avatarı
Ziyaretçi

TOPLUM SAĞLIĞI HEMŞİRELİĞİ


Sağlık gereksinimlerini değerlendiren, hemşirelik bakım planlarını yapan, uygulamaya koyan ve sağlığın devamı amacı ile bireylerin ve ailelerin gereksinimlerinin karşılanmasında yardımcı olan hizmetlerin sonuçlarını değerlendiren, hastalıklardan koruyan, hemşirelik bakımı sağlayan, kişilerin sağlık sorunlarını kendi olanakları ölçüsünde başarmalarına yardımcı olan hemşirelik alanıdır.
Sponsorlu Bağlantılar

TOPLUM SAĞLIĞI HEMŞİRELİĞİNİN AMAÇLARI


Ülkemizde sağlık hizmetinin temel amacı;
  1. sağlığın korunması,devam ettirilmesi, geliştirilmesi
  2. hasta olanların tedavisi
  3. tedavi sonucu sakat kalanların arta kalan güçlerini kullanabilmeleri için rehabilite edilmesidir.
Hemşirelik hizmetleri ise,birey,aile ve topluma;
  • sağlığın korunması devam ettirilmesi geliştirilmesi
  • hastalıkların önlenmesi
  • hasta bireylerin bakım ve tedavisi
  • hastalık veya rahatsızlıktan sonra bireyin arta kalan gücünü en üst düzeyde kullanması için rehabilitasyonuna yardımcı olmak için verilen hizmetlerdir.

Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:01
the_pretty - avatarı
the_pretty
Ziyaretçi
9 Nisan 2008       Mesaj #3
the_pretty - avatarı
Ziyaretçi

Hemşirelik, bir iş midir yoksa bir meslek midir?


Kaliteli hemşirelik bakımı, en temel insan haklarından biri olan sağlıklı olma hakkının en vazgeçilmez öğesidir. Bu nedenle, hemşireliğin bir meslek olarak ele alınması zorunludur. Ancak, insan sağlığı için önemi ve eğitimde ulaştığı noktaya karşın hemşireliğin, hâlâ bir meslek olarak değil de, bir iş olarak görüldüğüne ilişkin pek çok gösterge vardır.

Hemşireliğin rol, işlev, görev, yetki ve sorumlulukları, insanın sağlık ve hemşirelik bakım gereksinimlerinden kaynaklanır. Gereksinimlerin karşılanmasında, hemşire adaylarına kazandırılması beklenilen bilgi, beceri ve duyuşsal davranışlar mesleki eğitim programlarının belirleyicileridir. Mezunlar eğitim sonunda atandıkları yerlerde, görevlerini icra ederlerken sergiledikleri eylemlerle aynı zamanda mesleğin var oluş nedenlerini ve aldıkları eğitimin kalitesini kanıtlamış olurlar. Böylece insanlar bu hizmete gereksinim duyduklarında, aldıkları hizmetlere göre o mesleği tanırlar ve ona göre bir değer biçerler.

Hemşirelik insan için en vazgeçilmez mesleklerden biri olduğu halde toplumun hemşirelerden yakındıkları bilinmektedir. Hemşireler ise, toplumun bu mesleği tanımadığından ve kendilerine saygı gösterilmediğinden söz etmektedirler. Bu yakınmalar hemşirelikle ilgili bazı sorunların olduğunu düşündürmektedir. Aksi halde, özellikle hastalığında kendisine “ değer” verilerek ve “saygı” gösterilerek verilen “kaliteli bakım”’dan ve “hemşirelerden” yakınılması düşünülemez.

Bilindiği gibi anneler, çocuklarının beslenmesi, temizlenmesi, ortamın koşullarına göre giydirilmesi her türlü gereksinimlerini karşılanması, kaza ve hastalıklardan korumak için gereken önlemlerin alınması, gibi eylemleri gerçekleştirirler. Anneler ayrıca çocukları için meraklanırlar, kaygılanırlar, onlar adına sorumluluk üstlenirler ve gerektiğinde onları savunurlar. Çünkü çocukları onların umurundadır. Anneler tüm bu eylemleri çocuklarına değer vererek ve onları her şeyin üstünde tutarak gerçekleştirirler.

İnsanların bazen, hastalık ya da sakatlık gibi nedenlerle, tıpkı bir çocuk gibi, her türlü gereksinimlerinin geçici ya da sürekli olarak karşılanmasında başkalarına tamamen bağımlı duruma düştükleri bilinmektedir. Hastanın tedavisinin evinde yapıldığı durumlarda bu bakım ailesi tarafından yapılır. Ancak, ailenin bakımda yetersiz kaldığı ya da tedavinin hastanede yapılması zorunluluğu doğduğunda, bireyin kendisine bakım verecek enerji, istek ve güç kazanıncaya kadar her türlü gereksinimlerini karşılayacak eğitimli elemanlara gereksinim vardır. Bu nedenle 1925 yılında İstanbul’da Hilali Ahmer Hasta Bakıcı Mektebi adıyla, amacını yansıtan bir okul açılmıştır. Okul daha sonra Kızılay Hemşire Okulu ve benzeri adlarla “Hasta bakımı” odaklı kuramsal ve uygulamalı eğitimini yakın zamana kadar sürdürmüştür. Amacı doğrultusunda, iyi bakım vermede yetkin ve yeterli mezunlar vermiş olan bu kuruluş, verdiği mezunlarla daha sonra açılan hemşire okullarının kuruluşunda ve hemşirelik eğitiminin bugünkü konuma gelmesine öncülük etmiştir.

Bilindiği gibi hemşirelik eğitimi ilk yıllardan bu yana büyük bir aşama kaydetmiş ve eğitimdeki bu gelişmeler, doğal olarak hemşirelere farklı bir statü kazandırmıştır. Ancak bu gelişmelerin toplumun hemşirelik bakımına aynı ölçüde yansıdığı söylenemez. Bunun nedenleri, adayları eskiye göre daha bilgili ve becerili kılma gerekçesiyle, tıbbi ve diğer destekleyici konulara gerektiğinden çok zaman ayrılması, buna karşın, hemşirelik eğitiminin olmazsa olmazlarından olan mesleki konulara, derslik ve hastane uygulamalarına gereken ağırlığın verilmemesidir. Böylece verilen gereksiz bilgiler hiç kullanılamadığından kısa sürede geçersiz duruma gelmektedir. Bu husus mezunlar tarafından da sürekli dile getirilmektedir. Bununla birlikte, hastanelerin yönetici hemşireleri, yeni mezunların en temel bilgi ve becerilerden yoksun olduklarından söz etmektedirler. Ancak okullarla hastaneler arası iletişim kopukluğundan bu bilgiler okullara aktarılamamaktadır. Oysa eğitim kurumları, belirli amaçlarla verdikleri eğitimin en nesnel ve en güvenilir düzeyde değerlendirmesini, mezunlarının çalıştıkları alanlardaki performanslarına bakarak yapabilirler. Bu da hemşireleri eğitenlerle, yönetenler arası sürekli iletişim ve işbirliğini gerektirir.

Yukarıda yazılanlara ek olarak, öğrencilerin uygulama alanlarında yalnız bırakılmaları ve yanlış hemşire davranışlarından etkilenmeleri sonucunda, mesleki biçimlenmenin tam yapılamamış olması da hemşireliğin iş düzeyinde icra edilmesine, algılanmasına ve muamele görmesine katkıda bulunmaktadır. Hemşirelik mesleğinin prestiji ve en önemlisi de toplumun sağlığı yönünden bu döngünün kırılması zorunludur. Bu yüzden, mesleğin ölçütleri tekrar gözden geçirilmeli; hemşirelik eğitimi bu ölçütler doğrultusunda yapılmalı; hemşireler, çalışma alanlarında buna göre yönlendirilmeli, denetlenmeli; ve değerlendirilmelidirler.
Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:12
RoSSoRoSe - avatarı
RoSSoRoSe
Ziyaretçi
20 Mayıs 2008       Mesaj #4
RoSSoRoSe - avatarı
Ziyaretçi

Hemşerilik nedir?


Hasta, muhtaç, yaralı kimselerin her türlü rahatlarını sağlamak üzere yapılan yardım işi.

Bu işi yapan kimselere de hemşire denir. Hemşire sâdece hastaların yapamadıkları işlerde onlara yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda hekim kontrolü altında hastanın tedâvi ihtiyaçları ile de ilgilenir. Hemşireliğin geçmişi çok eski târihlere dayanır. Peygamber efendimiz zamanında, Uhud Savaşında kadınların başta hazret-i Fâtıma, hazret-i Âişe olmak üzere yaralıları tedâvi ettikleri, meşhurdur. Ayrıca Rufeyde el-Eslemî, Küteybe binti Eslemî Medîne’de çadırda birçok hastanın tedâvisinde bulundukları meşhurdur. Tıbbî ve ilmî gelişmelere paralel olarak hemşirelik mesleği giderek gelişmiş, bilhassa kadınlar tarafından icrâ edilen bir meslek hâline geldi. Batıda hemşireliğin kurucusu olarak kabul edilen Florence Nightingale’e kadar hemşirelerin görevi temizlik ve hasta ihtiyaçlarını temin etmekten ibâretti.

Bu devirlerde tıp ilmi batıda kiliselere bağlı olarak uygulanmaktaydı. Florence Nightingale 1820-1910 yılları arasında yaşamış, varlıklı bir İngiliz âilesinin kızıdır. Hastaların yardımına karşılık beklemeden koşması, bugünkü mânâdaki hemşireliğin temel fikri oldu. Nightingale, 1854’te İstanbul’daki Selimiye Hastânesine geldi. Burada yaptığı düzenlemelerle büyük bir üne kavuştu. Nightingale, koyu Protestan bir misyoneriydi. “lambalı kadın” olarak kendisini bir ilâhî misyonun beklediğine inanmıştır. İngiltere’ye döndüğünde millî kahraman îlân edildi. Ülkemizde modern mânâda hemşirelik 1925 yılında açılan Kızılay Hemşire Okulu ile Dr. Ömer Lütfi Eti idâresindeki 32 öğrenci ile başladı.

Daha sonra birçok hemşirelik kolejleri açıldı. Önceleri rağbet görmeyen hemşirelik, daha sonra sevilen bir meslek hâline geldi. İstanbul Üniversitesi bünyesinde eğitim veren Florence Nightingale Hemşirelik Okulu, yüksek okul seviyesinde hizmet veren bir kuruluştur. Günümüz hemşiresi oldukça güç ve yüklü bir iş yoğunluğu altında çalışmaktadır. Bir taraftan hastaya hastalığı ve yapacağı işlerle ilgili hususları öğretirken, diğer yandan hastanın her türlü tâkibini de üstlenmektedir. Hastadaki solunum, kalp atışı, tansiyon, ateş gibi değişkenleri dikkatle tâkib edip gerektiğinde doktoru haberdar etmektedir.

Hemşirenin hastayla ileri derecede yakınlık kurması ve tedâvide hekimin yükünü azaltması bir diğer görevidir. Bütün bu özellikleri hemşireliğin bir ilim olarak gelişmesini gerektirmiştir. Hastayı bir yerden bir yere taşımak, yaralarda ve kırıklarda yapılacak ilk işlem, evde hastanın bakımı gibi işler, özel eğitim gerektirir. Bunun yanında ilâçların etkilerini, veriliş usûllerini ve yan etkilerini bilmek de hemşirenin görevleri arasındadır. Hekimliğin birçok dallara ayrılarak ihtisaslaşmanın son derece artması hemşirelerin de belli dallarda uzmanlaşmaları gereğini ortaya koymuştur. Belli tıp dallarında o konuda ihtisas sâhibi olmuş hemşireler çalışmaktadır. Pediyatrik (çocuk hastalıklarıyla ilgili), cerrâhî, kadın ve doğum hastalıklarıyla ilgili hemşirelikler ve ev hemşireliği bu dalların başta gelenleridir.
Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:12
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
27 Ekim 2008       Mesaj #5
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
HEMŞİRELİK
hastalıkları önlemek, hasta­lıktan kaynaklanan acıyı ve sıkıntıyı hafiflet­mek, hasta insanı sağlığına kavuşturmak gibi işlevleri olan bir meslektir.

Hemşirelik yaşa­ma, insan onuruna ve haklarına saygıyı içerir. Hemşireler ulus, ırk, din, renk, yaş, cinsiyet, siyasal görüş ya da toplumsal sınıflandırma­lardan etkilenmeden görev yaparlar. Hemşi­relik dünyanın en geniş sağlık örgütü ağını oluşturmaktadır.

İnsanlar yüzyıllardan beri hasta ve sakatla­rın acılarını dindirme çabasıyla onlara yar­dımcı olmaya çalışmıştır. Kırık ve çıkıkların sarılması, yaraların dağlanması, pansuman gibi yöntemler eski uygarlıklarda biliniyordu. Ne var ki, hemşireliğin bir meslek olarak tanınması oldukça yenidir. Hıristiyanlık'ın yayıldığı ortaçağ boyunca çeşitli dinsel örgüt­ler hastaların bakımını üstlenerek Avrupa'nın birçok yerinde hastaneler açmışlardı. Bura­larda, eğitim görmemiş olmalarına karşın hastalara baka baka deney kazanan kadınlar çalışırdı.

16. yüzyılda öbür alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da önemli bilimsel gelişmeler oldu. 19. yüzyılda bazı hastalıkların mikroplar aracılığıyla bulaştığının keşfedilmesi ve kitle­sel ölümlere neden olan bulaşıcı hastalıkları önleyici aşı ve ilaçların bulunması hemşireli­ğin kurumlaşmasını sağladı.

Çağdaş hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale'dir . İyi bir eğitim görmüş aydın bir kadın olan Florence Nightingale aynı zamanda güçlü bir kişiliğe sahipti. 1854'te bir grup kadınla birlik­te Kırım Savaşı'nda yaralanan İngiliz ve Türk askerlerine bakmak için Üsküdar'daki Selimi­ye Kışlası'na geldi. İki yıl burada çalıştıktan sonra 1860'ta Londra'da St.Thomas Hastanesi'ne bağlı ilk hemşirelik okulunu kurdu. Hastalara bakmak için özel bir eğitim gerekti­ğini öne süren Nightingale çağdaş hemşireli­ğin gelişmesi için çalıştı. Hemşirelerle doktor­lar arasında hasta yararına bir işbölümü olma­sı gerektiğini savunuyordu. Nightingale'e gö­re hemşireler hastalara bakmanın yanı sıra, insanları sağlıklarını koruma yolunda da bilgilendirebilmeliydi.

19. yüzyılın sonlarında hemşire ve hemşire yardımcısı yetiştirmek üzere Avrupa, ABD ve Avustralya'da birçok okul açıldı. 1863'te Kızılhaç'ın kurulmasıyla bazı ulusal Kızılhaç örgütleri savaş ve doğal felaketlerde acil yardımda bulunacak hemşireler yetiştirdi.

Türkiye'de hemşireliğe ilişkin ilk girişimler Balkan Savaşları sırasında başlamıştır. 1911'de Kızılay'ın öncülüğünde ilk kez İstan­bul'daki Kadırga Hastanesi'nde 6 ay süreli gönüllü hastabakıcı kursu açıldı. İlk hemşire­lik okulunu ise ABDTiler kurdu. Amiral Bristol Hastanesi'ne bağlı Hastabakıcı Dersha­nesi 1920'de öğretime açıldı. Bu okul günü­müzde Türk ve ABD'li hemşireler tarafından yönetilmektedir. Cumhuriyet döneminde ilk hemşirelik okulu 1925'te İstanbul'da açılan Kızılay Özel Hemşire Okulu'dur. Yeni okul­ların yaygınlaşması 1946'dan sonraya rastlar. Günümüzde yaklaşık 33 bin hemşire ve 19 bin ebe hizmet vermektedir.

Hemşirelikte en büyük atılım II. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda gerçekleşti. Anestezinin keşfi gibi tıptaki yeni buluşların sağlık hizmetlerinde kullanılabilmesi için doktor, hemşire ve öbür yardımcı sağlık görevlilerinin eğitimlerinin yeniden gözden geçirilmesi ge­rekti. Hemşireler için de doktorlar gibi uz­manlık alanlarının ayrışması zorunluluğu doğ­du. Çocuk hastalıkları ve bakımı, doğum, ameliyat, ortopedi, göz, psikiyatri, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ile halk sağlığı bunların başlıcalarıydı. Günümüzde birçok ülkede hemşirelerin üçte ikisi hastane hemşiresi ola­rak çalışır. Bu görev doğrudan hasta bakımıy­la ilgilidir.

Yeni toplumsal talepleri karşılamak ama­cıyla koruyucu sağlık hizmetleri alanında da görev alan hemşireler, ayrıca aile planlaması, ana-çocuk sağlığı, ayakta geçici tedavi gören ya da bakımı evde izlenen hastalardan da so­rumludurlar.
Hemen hemen her ülkede hemşire eğitimi insancıl ve bilimsel iki temele dayalıdır. Ku­ramsal eğitimin yanı sıra öğrenciler hastane­lerde ve görev alanlarına giren kuruluşlarda uygulamalı çalışmalar yaparlar. Genellikle iki tür eğitim programı vardır. Birincisi diploma almaya yöneliktir. İkincisi ise yardımcı hemşireliktir. Hemşireliğin yaygınlık kazanması uygula­ma alanlarının yasalarla belirlenmesi zorunlu­luğunu doğurmuştur. Yasaya göre tanımlanan hemşirelik, hemşirelerin hangi alanlarda, ne gibi yetkilerle görev alacağını da saptar. Bu yasalar halkı korumak, halk sağlığını güvence altına almak içindir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlık eğitimi ve hastalıkların önlenmesi konusunda yoğun çalışmalar yapmakta, bu çalışmalarda çok sayıda eğitimli hemşire görev almaktadır. Bu hemşireler görevli oldukları bölgelerde halka hastalıklardan nasıl korunacaklarını, hastala­rına nasıl bakacaklarını öğretirler.
MsxLabs & TemelBritannica
Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:11
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
Elçin - avatarı
Elçin
Ziyaretçi
11 Ağustos 2009       Mesaj #6
Elçin - avatarı
Ziyaretçi

Hemşirelerin Görevleri


  • Tabip tarafından tavsiye edilen tedavi tedbirlerini uygulamak.
  • Acil hallerde icabeden pansumanları re’sen tatbik edebilecekleri gibi tabibin tavsiyesi üzerine sağlık kurumlarında veya dışarıda hastalara deri altına, adale içine ve damar içine şırınga yapmak.
  • Dispanserler ve sağlık kurumlarınca görevlendirildikleri koruyucu hekimlik işlerinde halka sıhhi tedbirleri, sağlık korunma çarelerini ve müracaat etmeleri lazım gelen sağlık kurumlarını bildirmek.
  • Bulaşıcı hastalıklarla savaş tedbirlerini almak ve tatbik etmek.
  • Kurumun hasta odalarını ve hastaların genel temizliğini yaptırmak.
  • Hastaların hal ve hatırlarını sormak, derecelerini almak, nabız ve teneffüslerini saymak, derece kağıtlarına teneffüslerini çizmek.
  • Kuruma yatırılan hastanın tüm ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak suretiyle ruhsal, duygusal ve genel alışkanlıklarını değerlendirmek. Moral gücünü artırıcı gerekli ortamı ve güveni sağlamak. Hastaları tabiplerce yapılacak muayene ve tedaviye hazırlamak.
  • Hastaların tedavisi için gerekli bütün kayıt, bakım ve tedavi uygulamalarını tabiplerin tariflerine göre yapmak. Hastaların ilaçlarını, içten ve dıştan olduğuna göre bizzat içirmek ve tatbik etmek, enjeksiyonları yapmak ve bunları hemşire notuna miktar ve zaman belirterek kaydedip imzalamak.
  • Sık sık kontrolü icap eden hastalarla ameliyatlı hastaları belirli zamanlarda yoklamak ve bunlara ait ilaçları vermek, yemeklerinin de usulüne uygun verilmesini sağlamak. Kendilerine bırakılan pansuman ve tedavileri bizzat yapmak. Nöbeti devrederken bu gibi hastalar hakkında yapılacak işleri yeni nöbetçi hemşireye vermek.
  • Hastalara sağlık eğitimi konusunda bilgi vermek.
  • Uzmanlarca analizine lüzum görülen materyali hastalardan almak ve laboratuara göndermek.
  • Serviste yemek dağıtımını, hastaların yemek yemeklerini gözetlemek, kendisi yemek yiyemeyecek durumda olan hastaların bizzat yemeğini yedirmek. Banyo yapacakları yardımcı hizmetli ile banyoya göndermek, gidemeyenlerin yataklarında temizliğini yaptırmak.
  • Servis acil dolabında bulunan ilaçları tabibinin direktifi ile ve onun sorumluluğu altında hastalara uygulamak. Sarfiyatını özel sarf defterine kaydetmek. Ertesi günü bu ilaçları eczaneden alarak yerine koymak.
  • Kendilerine teslim edilen demirbaş eşya ile alet, ilaç ve sair malzemeyi iyi bir şekilde saklamak ve bunları yerine göre kullanmak ve tabip tarafından istendiği zaman hazır bulundurmak, bunların dikkatsizlik ve israf suretiyle boşa gitmelerini önlemek.
  • Servislerin genel hizmetlerinin ve temizliklerinin yolunda gitmesini kontrol etmek ve sağlamak, gördükleri noksanları gidermek ve gidertmek.
  • Ameliyathane teknisyeninin bulunmadığı yerlerde onun görev ve yetkilerini kullanmak. Ayrıca görevlisi bulunmadığı hallerde sterilizatör ve otoklavların bakımı ve işletilmesini sağlamak.
  • Uzmanların gözlemciliği altında gerekli tahlilleri ve muayeneleri yapmak ve neticelerini deftere kaydetmek. Tahlil raporlarını uzmana imzalattıktan sonra ait olduğu servislere göndermek.
  • Laboratuarlara ait alet ve cihazları kullandıktan sonra temiz ve her zaman kullanıma hazır bulundurmak.
  • Hastaların sosyal ve ruhsal durumları ve beslenmeleri ile ilgili olarak fizyoterapist, sosyal hizmet, diyet uzmanları ve psikologlarla işbirliği yapmak.
  • Annelere, doğumdan evvel ve sonraki bakımları ile çocukların bakımları hakkında bilgi vermek.
  • Hizmet götürülecek bölge ve toplumu tanımak.
  • Bölgenin sağlık ölçütlerini değerlendirmek ve buna göre sorunları ve öncelikleri saptamak.
  • Bölgelerin tespit, takip ve bağışıklama hizmetleri ile kayıt bildirimlerini yapmak.
  • Evlilik öncesi ve evlilikte aile plânlaması hizmetleri ile ilgili danışmanlık hizmetlerini yürütmek, gerekli uygulamaları yapmak, sertifikası varsa RİA uygulamak.
  • İshalli hastalıklar konusundaki programlarda görev almak.
  • Sağlıklı beslenme ve beslenme bozuklukları konusundaki programlara katılmak.
  • Koruyucu ruh sağlığı hizmetlerini yürütmek.
  • İş ve işçi sağlığı hizmetlerinde görev almak.
  • Okul sağlığı hizmetlerinde görev almak.
  • Bağışıklama hizmetlerini yürütmek.
  • Acil müdahale hizmetleriyle ilgili uygulamaları yapmak.
  • Tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinde görev almak.
  • Poliklinik hizmetlerinin yürütülmesine yardımcı olmak.
  • Yaşlı sağlığı hizmetlerini yürütmek veya bu hizmetlere katılmak.
  • Kronik hastalıklar kontrol programı kapsamında kayıt, tarama ve tedavi hizmetlerini yapmak.
  • Kurumun gerektirdiği nöbet çalışmalarını yapmak.
  • Toplum kalkınması hizmetlerinde görev almak.
  • Tıbbi alet, malzeme ve cihazların hizmete hazır bulundurulması, usulüne uygun kullanılması ve korunmasını takip ve kontrol etmek.
  • Halk eğitimi materyalleri ihtiyacını belirlemek, temin edilmesini ve kullanılmasını sağlamak.
  • Planlanan mesai sonrası çalışmalara katılmak.
  • Görevi ile ilgili kayıt ve formları tutmak.
  • Nüfus tespiti çalışmalarında görev almak.
  • Mevzuatça belirlenen diğer görevleri yapmak .
Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:09
mavisiyah - avatarı
mavisiyah
Ziyaretçi
20 Haziran 2014       Mesaj #7
mavisiyah - avatarı
Ziyaretçi
Hemşirelik

Amaç ve Kapsam
Hemşirelik, hekimlik ile beraber sağlık hizmetleri alanında insan vücudunda işlem yapan en önemli meslek sayılmaktadır. Bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bütün sağlık personeli içinde en büyük orana hemşirelik sahiptir. Hemşirelik yalnızca hekimin istediği tedavileri hastaya uygulamakla sınırlı değildir. Buna ek olarak hasta bakımı konusunun yetki ve sorumluluğu hemşirededir. Hemşireliğin kendine özgü teşhis ve uygulama alanı vardır ve bu alanda kendi kararlarını kendisi verir. Özellikle hastanede yatan hastaların en sık ve en uzun süre birebir ilişki içinde olduğu sağlık görevlileri her zaman hemşireler olmaktadır. Bu nedenle hemşirenin gözlem, sentez ve iletişim yeteneklerinin yüksek düzeye ulaşmış olması bir koşuldur.

Eğitimi, uluslararası standartlar, ulusal yasa, yönetmelik ve gereksinimlerin öngörüldüğü şekilde bilimsel problem çözme, sürekli araştırma ve öğrenmeye dayalı olarak yürütülmesi gereken bir bölümdür. Bu bağlamda hemşire, hem var olan hem de olası sağlık sorunlarının çözümünde bireyi bio-psiko-sosyal-manevi boyutuyla bir bütün olarak gören ve bilimsel problem çözme sistemi olan hemşirelik sürecini kullanan kişi olmaktadır. Hemşirelik eğitimi sonunda mezun olanların sağlıklı ve hasta bireyin yapısını, fizyolojik fonksiyonlarını ve davranışlarını ve sağlık ile fiziksel ve sosyal çevre arasındaki ilişkiyi yeterli düzeyde anlayabilmeleri ve genel hemşireliğin dayandığı bilimlerin yanısıra hemşirelik mesleğinin temel yapısı, ilkeleri, meslek etiği ve sağlığın temel ilkeleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları hedeflenmektedir.

Hemşirelik Bölümünün amacı birey, aile ve toplumun sağlığının korunması, geliştirilmesi, tedavi ve rehabilitasyonunda kapsamlı hemşirelik bakımı verecek bilgi, beceri ve tutum sahibi hemşire yetiştirmektir.
Bu bölümden mezun olanlara ‘Hemşire’ unvanı verilir.

Eğitim Programı ve Stajlar
Hemşirelik bütün dünyada olduğu gibi ülkemizdede 4 yıllık üniversite eğitimi gerektiren bir programa sahiptir. Bu program içinde anatomi, fizyoloji, mikrobiyoloji gibi temel sağlık dersleri yanında halk sağlığı ,insan psikolojisi, sağlık teknolojileri, sağlık hukuku ve etiği, sağlık iletişimi ve sağlık eğitimi gibi hemşireye perspektif kazandıran dersler bulunmaktadır. Bunlarla birlikte hemşirelik esasları, iç hastalıkları hemşireliği, cerrahi hemşireliği, onkoloji hemşireliği, diyaliz hemşireliği gibi hemşirelik becerileri kazandıran temel dersler yer almaktadır. İkinci yıldan itibaren hemşireliğin uygulama alanı içinde kalan her dersin stajı vardır. Ayrıca 4. sınıfta yarım dönem intörnlük yer almaktadır.

İş ve Kariyer Olanakları
Hemşirelik, Dünyada ve Türkiye’de, toplumun çok gereksinim duyduğu, sayısal olarak eksikliği yaşanan ve çok çeşitli alanlarda istihdam edilme olanaklarına sahip bir meslektir. Lisans eğitim programını başarıyla tamamlayanlar; koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerde, özel ve resmi sağlık kuruluşlarında, üniversite, devlet hastanesi, okul ve fabrika gibi kurumlarda, aile sağlığı merkezlerinde, çalışabilmekte ve diyabet hemşireliği, yoğun bakım hemşireliği, onkoloji hemşireliği gibi alanlarda özelleşebilmektedir.

Ülkemizde yaklaşık 160 bin hemşire bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nca belirtilen ihtiyaç ise 350 bindir. Bu nedenle en az 200 bin hemşire ihtiyacımızın bulunduğu resmi kurumlar tarafından bildirilmektedir. Kamuya veya özel işletmeler ait toplam 1400 hastanenin hepsinde hemşire açığı yaşanmaktadır. Sağlık Bakanlığı tararfından her yıl yeni hemşireler kamu görevlisi olarak alınmaktadır.

Yüksek lisans eğitimini tamamlamış hemşireler alanda çalışmak istediklerinde ‘uzman hemşire’ statüsünde, hemşirelik eğitimi ve araştırma alanında çalışmak istediklerinde ise, öğretim görevlisi statüsünde ya da akademik çalışmalar yapmak suretiyle üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışabilmektedirler. Diyabet hemşireliği, yoğun bakım hemşireliği, onkoloji hemşireliği gibi spesifik çalışma alanları yanında akademik alanda yükselmek isteyenler için cerrahi hemşireliği, ameliyathane hemşireliği, psikiyatri hemşireliği gibi 8 alanda uzmanlaşıp akademik kariyer yapma imkanı bulunmaktadır.
Yrd. Doç. Dr. Azime Karakoç KUMSAR / Bölüm Başkanı
Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:08
mavisiyah - avatarı
mavisiyah
Ziyaretçi
20 Haziran 2014       Mesaj #8
mavisiyah - avatarı
Ziyaretçi
TANIM
Bireyleri; hastalıklardan korunma yolları konusunda bilgilendiren, beden veya ruh sağlığının bozulması halinde hekim tarafından verilen tedaviyi uygulayan, hasta bakımını planlayan, uygulayan, denetleyen ve izleyen kişidir.

GÖREVLER
  • Her ortamda bireyin, ailenin ve toplumun hemşirelik girişimleri ile karşılanabilecek sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını belirler ve hemşirelik tanılama süreci kapsamında belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde hemşirelik bakımını kanıta dayalı olarak planlar, uygular, değerlendirir ve denetler.
  • Verilen hemşirelik bakımının kalitesini ve sonuçlarını değerlendirir, hizmet sunumunda bu sonuçlardan yararlanarak gerekli iyileştirmeleri yapar ve sonuçları ilgili birime iletir.
  • Tıbbî tanı ve tedavi planının uygulanmasında; hekim tarafından, acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygular, hastada beklenmeyen veya ani gelişen durumlar ile acil uygulanması gereken tanı ve tedavi planlarında müdavi hekimin şifahi tıbbi istemini kabul eder. Bu süreçte hasta ve çalışan güvenliği açısından gerekli tedbirleri alır.
  • Hastaya lüzumu halinde uygulanmak üzere hekim tarafından reçete edilen tıbbî talepleri bilimsel esaslara göre belirlenen sağlık bakım, tanı ve tedavi protokolleri doğrultusunda yerine getirir.
  • Tıbbi tanı ve tedavi işlemlerinin hizmetten faydalanana zarar vereceğini öngördüğü durumlarda, müdavi hekim ile durumu görüşür, hekim işlemin uygulanmasında ısrar ederse durumu kayıt altına alarak hekimin yazılı talebi üzerine söz konusu işlemi uygular.
  • Tıbbî tanı ve tedavi girişimlerinin hasta üzerindeki etkilerini izler, istenmeyen durumların oluşması halinde gerekli kayıtları tutarak hekime bildirir ve gerekli önlemleri alır.
  • Görevi teslim alacak hemşire gelmeden ve gerekli bilgiyi hasta başında sözlü ve yazılı olarak teslim etmeden ve doğal afet, toplu kazalar gibi olağanüstü durumlarda ise hemşireye olan ihtiyaç ortadan kalkmadan kurumdan ayrılamaz.
  • Hemşirelikle ilgili eğitim, danışmanlık, araştırma faaliyetlerini yürütür. Mesleği ile ilgili bilimsel etkinliklere katılır. Toplumun, öğrenci hemşirelerin, sağlık çalışanlarının ve adaylarının eğitimine destek verir ve katkıda bulunur.
  • Sağlık hizmetlerinin verildiği tüm alanlarda etkin bir şekilde görev alır, oluşturulan sağlık politikalarının yürütülmesinde, mevzuat çerçevesinde karar mekanizmalarına katılır.
  • Hizmet sunumunda, hizmetten faydalananların bireysel farklılıklarını kabul ederek, insan onurunu, mahremiyetini ve kültürel değerlerini azami ölçüde göz önünde bulundurur.
  • Tüm uygulamalarını kayıt altına alır.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
  • Tansiyon aleti, ısı aleti (derece), EKG aleti (kalp grafiği), monitör, oksijen tüpü ve çadırı,
  • Enjektör, ilaçlar, solüsyon ve tüp, sonda,
  • Pansuman alet-gereçleri ve malzemeleri,
  • Aspiratör,
  • Ameliyatta gerekli diğer malzemeler,
  • Beden bakımında kullanılan küvet, havlu vb.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Hemşire olmak isteyenlerin;
  • Normalin üstünde genel yeteneğe sahip,
  • Biyolojiye ilgili ve bu alanda başarılı,
  • İnsanlara yardım etmekten hoşlanan,
  • Hemşireliğin dayandığı bilimler hakkında yeterli bilgiye sahip,
  • Sağlıklı ve hasta bireyin yapısını, fizyolojik fonksiyonlarını ve davranışlarını anlayabilen,
  • Sorumluluk duygusu yüksek,
  • Çabuk ve doğru karar verebilen,
  • Sağlık personeline ilişkin uygulama eğitimine katılabilme yeteneğine ve bu personelle çalışma deneyimine sahip olmaları,
  • Tedbirli, tertipli,
  • Şefkatli, sevecen,
  • Bedence sağlıklı, dayanıklı ve soğukkanlı kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Hemşireler resmi veya özel hastanelerde, dispanserler ve sağlık ocaklarında görev alabilirler. Çalışma ortamı genellikle temiz ve kapalıdır. Hemşireler çalışırken hastalarla, hasta yakınlarıyla, doktorlarla ve diğer sağlık personeliyle iletişim halindedir. Görev yaptığı sağlık kuruluşlarında belirlenen takvime göre nöbete kalmak veya vardiyalı çalışmak durumundadır.

MESLEK EĞİTİMİ
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER

Mesleğin eğitimi, Sağlık Meslek Liselerinin “Hemşirelik” alanında ve çeşitli üniversitelere bağlı, “Hemşirelik Yüksekokulları” ile “Sağlık Yüksekokulları”nın “Hemşirelik” programında ve “Sağlık Bilimleri Fakülteleri”nin “Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri” programlarında verilmektedir.

ÖN EĞİTİMDE BAŞARILI OLUNMASI GEREKEN DERSLER

Temel Fen Bilimleri.

MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Yüksek öğretim kurumlarındaki mesleğin eğitiminin verildiği programlara girebilmek için,
  • Lise veya dengi okul mezunu olmak,
  • Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme sınavında (LYS)
  • “ Hemşire ” lisans programı için yeterli “MF3 ” puan almak, yüksekokul için “Hemşire” Yüksekokul lisans programı için yeterli “(YGS-2)” puan almak gerekmektedir.
  • Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Tercih Bildirim Formunda “Hemşirelik” veya “Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri” lisans programları ile ilgili en az bir yükseköğretim programını tercih etmek gerekmektedir.
Sağlık Meslek Liselerindeki mesleğin eğitiminin verildiği programlara girebilmek için;
  • İlköğretim okulu 8’inci sınıfta öğrenim görüyor olmak,
  • Ortaöğretim Kurumlarına Yerleştirme Puanının(OYP) 196 ve üzeri olması,
  • Sağlığı, mesleğin öğretimine ve yürütülmesine elverişli olması ,
  • Evli olmaması “gerekmektedir.
  • Liselerin Sosyal Bilimler, Edebiyat, Sosyal Bilimler ve Edebiyat, Dil ve Edebiyat, Genel Kültür, Sınıf Öğretmenliği, Türkçe – Matematik, Fen, Fen Bilimleri, Klasik Fen, Matematik, Tabii Bilimler alanları ile, Öğretmen Okulu ve Köy Enstitüsü mezunları, bu alanda yüksek öğrenim görmek isterlerse, ÖSYM tarafından yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme sınavı(LYS) sonucunda diğer alanlardan mezun olanlara göre daha yüksek bir ağırlıklı puan elde etmekte ve öncelikle yerleştirilmektedirler.
  • Ancak kendi alan/kol/bölümlerin dışında bir yüksek öğretim programını tercih eden adayların yerleşme şansı azalmaktadır.
Orta öğretim kurumlarının, “Ebelik”, Ebelik-Hemşirelik, Hemşirelik” bölümlerinden mezun olanlar ÖSYM tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını (ÖSS) kazanıp, “Hemşirelik” lisans programını tercih etmeleri durumunda ek puan almaları nedeniyle diğer bölümlerden mezun olanlara göre öncelikle yerleştirilmektedirler.
Acil Bakım Teknikerliği, Acil Durum ve Afet Yönetimi, Acil Yardım Teknikerliği, Adli Tıp Teknikerliği, Ambulans ve Acil Bakım Teknikerliği, Ambulans ve Acil Bakım, Ameliyathane Hizmetleri, Anestezi, Ana Çocuk Sağlığı, Cerrahi Teknikerliği, Çevre Sağlığı, Diyaliz, Ebelik, Evde Hasta Bakımı, Hemşirelik, Hidroterapi, Laboratuvar , Laboratuvar Teknolojisi, Medikal Bakım, Otopsi Yardımcılığı, Paramedik, Patoloji Laboratuvar , Patoloji Laboratuvar Teknikleri, Perfüzyon, Radyoterapi, Radyoloji, Sağlık Laboratuarı, Sağlık Memurluğu, Sağlık Teknikerliği, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Tıbbi Laboratuvar , Tıbbi Laboratuvar Teknikleri, Toplum Sağlığı, Yaşlı Bakım Hizmetleri, Yaşlı Bakımı ön lisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından açılan Dikey Geçiş Sınavı’nda (DGS) başarılı oldukları takdirde, “Hemşirelik” veya “Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri” lisans programlarına dikey geçiş yapabilirler.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ

Mesleğin eğitim süresi, Sağlık Meslek Liselerinde 4 yıl, yüksek öğretim kurumlarında da 4 yıldır. Hemşirelik eğitiminde dersler 4600 saatlik teorik ve klinik eğitimi kapsar. Teorik eğitimin süresi toplam sürenin en az üçte biri, klinik eğitimin süresi ise toplam eğitimin yarısı kadardır. Eğitimleri süresince;
  • Hemşirelik mesleğinin tarihçesini,
  • İnsan yapısı ve fonksiyonları, mikrop ve parazitler, sterilizasyon ve dezenfeksiyon önlemleri uygulamasını ve bağışıklığını,
  • İlaçları, ilaçların etki ve yan etkilerini, ilaçların korunması ve uygulanmasını,
  • Mesleği uygularken insan davranışlarının sebeplerini, hasta bakımındaki yerini, insan ilişkilerini,
  • Bulaşıcı hastalıkların, bulaşma ve yayılma yolları ile alınacak tedbirleri,
  • Sağlık hizmetlerinde eğitim ve eğitim programlarının hazırlanması, uygun eğitim araçlarının seçimini,
  • İlkyardım, temel hasta bakımı ilke ve yöntemlerini, bunların hastaya uygulanmasını,
  • Dahiliye hastalarının bakım ilkelerini, cerrahi müdahale gerektiren hastaların bakımını,
  • Çocuk hastalıklarının bakım ilkeleri ve uygulamasını,
  • Doğum ve aile planlamasını,
  • Akıl sağlığı ve hastalıklarını, hastaların özelliklerine göre gerekli bakımı,
  • Sağlık hizmetleri ile ilgili istatistiki bilgi toplama ve değerlendirme yöntem ve uygulamalarını öğrenirler.
  • Marmara Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu ders programı ile İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu ders programı EK’te yer almaktadır.
EĞİTİM SONUNDA ALINAN BELGE - DİPLOMA VE UNVAN
  • Sağlık Meslek Lisesi eğitimlerini başarı ile tamamlayanlara Sağlık Meslek Lisesi diploması ve “Hemşire” unvanı verilir.
  • Yükseköğrenimlerini başarı ile tamamlayanlara Hemşirelik veya Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri lisans diploması ve “Hemşire “ unvanı verilir.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
  • Hemşireler; üniversite bünyesinde bulunan hastaneler, devlet hastaneleri, Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı hastaneler, Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlar ile pansiyonlu okullarda, dispanserler, özel sağlık kurumları, çeşitli kurumlar bünyesinde bulunan sağlık birimleri ve kreşlerde görev yaparlar.
  • Meslekte işsiz kalma durumu hemen hemen yok denecek kadar azdır. Sağlık alanında en çok ihtiyaç duyulan meslek elemanıdır.
  • Teknolojik ilerleme, sağlık konusunda halkın bilinçlenmesi sağlık hizmeti talebini artırmıştır. Buna paralel olarak devletin desteklediği sağlık kuruluşlarının sayısının artması, diğer taraftan özel hastanelerin giderek yaygınlaşması bu meslek elemanının çalışma alanını genişletmiştir.
EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ
EĞİTİM SÜRESİNCE

Yüksek öğrenimleri süresince öğrenciler, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun sağlamış olduğu kredi ve yurt hizmetlerinden yararlanabilirler, ayrıca çeşitli resmi ve özel kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanan burslardan faydalanabilirler.

EĞİTİM SONRASI

Hemşireler 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde kamu sektöründe çalışmaları halinde; yüksek öğretim programlarından mezun olanlar 8. derecenin 1. kademesinden, sağlık meslek liselerini bitirenler 12. derecenin 2. kademesinden maaş alırlar. Maaşlar kıdeme ve belirlenen katsayı artışlarına paralel olarak artar.

Özel hastane, poliklinik vb. yerlerde çalışanlar ise piyasa koşullarına göre zaman içerisinde hizmet süreleri, mesleki deneyim ve bilgilerine göre değişik oranlarda ücret almaktadırlar.

MESLEKTE İLERLEME
Eğitimlerini başarı ile tamamlayarak hemşire olarak göreve başlayanlar, zaman içerisinde sorumlu hemşire ve başhemşireliğe ve Uzman Hemşire ‘liğe yükselebilirler.

Başhemşire olabilmek için hemşirelikte en az lisans eğitimine sahip olmak gerekir. Ancak kurum/kuruluşta, hemşirelikte lisans eğitimine sahip hemşire bulunmaması halinde diğer hemşirelerden de görevlendirme yapılabilir.

Lisans eğitiminden sonra alanlarında mastır (yüksek lisans) ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler, yüksek öğretim kurumlarında araştırma görevlisi, doçent, profesör gibi unvanlarla öğretim üyesi olarak görev yapabilirler.

Lisans mezunu hemşirelerden; yurt içinde hemşirelik anabilim dallarında ve bunların altında açılan lisansüstü eğitim programlarından mezun olanlar ve yurtdışında bu programlardan mezun olup, diplomalarının denklikleri onaylanan ve diplomaları Bakanlıkça tescil edilen hemşireler alanlarında uzman hemşire olarak çalışırlar.

Sorumlu hemşire yatan hasta üniteleri/klinikleri, yoğun bakım üniteleri, ayaktan tanı ve tedavi birimleri, acil, evde bakım gibi alanlarda hemşirelik hizmetlerinin yerine getirilmesinde başhemşireye karşı sorumlu olup, öncelikle ilgili alanda uzman hemşireler, yoksa üç yıl deneyimli ve hemşirelikte lisans mezunları arasından başhemşire tarafından görevlendirilir. Ancak, kurum/kuruluşta, hemşirelikte lisans eğitimine sahip hemşire bulunmaması halinde diğer hemşirelerden de görevlendirme yapılabilir. Sorumlu hemşire görevlendirildiği alanda öncelikle gündüz mesai saatlerinde görev yapar.
Son düzenleyen Safi; 1 Hafta Önce 00:07
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
1 Hafta Önce       Mesaj #9
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Hemşirelik

Hemşirelik; bireyin, ailenin, toplumun sağlığını korumak, yükseltmek, geliştirmek ve hastalık halinde iyileştirme amacına yönelik hizmetlerin; planlanması, örgütlenmesi, uygulanması, değerlendirilmesinden ve bu hizmetleri yerine getirecek kişilerin eğitiminden sorumlu, bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplinidir.Hemşireliğin tanımında da olduğu gibi hemşirelik mesleği son derece yüksek ahlaki bir anlayış ve davranış temeli üzerine kurulmuştur.

Bugün dünyada ve ülkemizde hemşireliğin temel sorumluluğu; toplumun sağlığını yükseltmek, sağlıklı bireyin sağlığını korumak, hastalıklı bireyi tedavi etmek ve acıyı dindirmektir. Bu sorumlulukları yerine getirirken deontolojik kavramlara uygun hareket etmek, bilgili, ahlaklı ve vicdanlı olmak bir hemşirenin temel davranış biçimi olmalıdır.

Hemşireliğin doğasında insana saygı ve insan haklarına değer verme vardır.Hasta haklarının , değişen sağlık ihtiyaçlarının, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin karşılanması ile etkili, verimli ve duyarlı sağlık hizmeti sunulmasında hemşirelere önemli görevler düşmektedir.Milliyet, renk, inanç, yaş, cinsiyet, siyasi ve sosyal statü hemşirelik hizmetini kısıtlayamaz.

Hemşirelik hizmetleri birey, aile ve topluma yöneliktir.Hemşireler hizmetlerini birey, aile ve toplumla işbirliği içinde yürütürler. Hemşirelik yüksek okullarının kurulması ile “Hemşireyi hemşire yetiştirir.”ilkesi hemşirelikte akademik kariyerleri başlatmıştır. Hemşirelik önceden olduğu gibi tümüyle uygulamaya dayanan bir meslek olma özelliğinden sıyrılmıştır.Uygulamada olan hemşireler teorik çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadırlar .Araştırmanın amacı hemşireyi geliştirmektir; hemşireliğin amacı ise hasta yada sağlıklı bireye yardımdır ve öncelikli olan da budur.

Her türlü sağlık hizmetinin dengeli, ulaşılabilir, sürekli, kaliteli ve en üst düzeyde verilmesinde en önemli faktörün; bütün sağlık hizmetlerinin hekimi , hemşiresi ve diğer sağlık çalışanları ile bir ekip hizmeti olarak verilmesi olduğunu vurgulamak istiyorum.

Hemşirelik, bu ekip hizmetinin olmazsa olmaz ve en temel unsurlarındandır.Hemşirelerimiz ülkemiz sağlık sorunlarının çözümüne yönelik çabalarımızda giderek önem kazanan bir role sahiptirler.

Bütün hemşirelerimizin; hasta haklarının, değişen sağlık ihtiyaçlarının hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin karşılanması ile etkili verimli ve duyarlı bir sağlık hizmeti sunulabilmesinde omuzlarındaki büyük ve kutsal sorumluluğun bilinci ile görevlerini eksiksiz yapma gayreti içerisindedirler.

Sağlık hizmetinde istenilen kaliteye ulaşılması ile hizmetin pahalıya mal olmaması konusunda çatışma, etik sorunlarla karşılaşılmasına neden olur. Hemşire sayısında yetersizlik, bir hemşireye düşen nüfusun fazlalığı, hemşirelerin yaşadığı sosyal ve ekonomik sorunlar, özlük ve çalışma şartlarındaki olumsuzluklar da, hemşirelerin etik davranımlarını güçleştirmektedir.

Quot capita, tot sententiae..
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

22 Ekim 2009 / addaa Cevaplanmış
18 Haziran 2015 / Misafir Cevaplanmış
28 Temmuz 2012 / asla_asla_deme Hukuk
25 Temmuz 2014 / yar Cevaplanmış
Etiketler: hemşirelik nedir