Arama

Önemli İcatlar - Ampul

Güncelleme: 13 Kasım 2016 Gösterim: 4.622 Cevap: 5
kompetankedi - avatarı
kompetankedi
VIP Bir Dünyalı
24 Kasım 2007       Mesaj #1
kompetankedi - avatarı
VIP Bir Dünyalı

Ampul Nedir?

Ad:  ampul4.jpg
Gösterim: 1640
Boyut:  44.1 KB
İçinde, elektrik akımı etkisi ile akkor haline gelerek ışık verici bir iletkeni bulunan,cam şişe.

Sponsorlu Bağlantılar
Ampul (Fransızca: Ampoule), elektrik akımıyla temas ettiğinde akkor durumuna gelerek ışık yayan içinde argon gazı bulunan armut biçimli cam şişedir. Ampulün içinde çok ince biçimde tasarlanmış filaman adı verilen, genelde volfram metalinden yapılmış, iki ince destek çubuğu ile tutulmakta olan bir tel bulunur. Bu telden geçen elektrik akımı bu teli aşırı derecede ısıtır (yaklaşık 3000 °C) ve sonuç olarak tel ışık yaymaya başlar. Ampul, Thomas Alva Edison tarafından icad edilmiştir. Bu buluş Edison'un binlerce buluşundan sadece biri olmasına rağmen en büyük buluşudur.

İçinde, elektrik akımı etkisi ile akkor haline gelerek ışık verici bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. Elektrik gücünden, aydınlanma vasıtası olarak kullanılmasını sağlar. 21 Ekim 1879 tarihinde, ünlü Amerikalı mucit Edison tarafından, binlerce deneyden sonra bulunmuştur. Edison`un bulduğu ilk ampul, havası boşaltılmış cam bir yuvarlak içine koyduğu kömürleşmiş pamuk ipliğinden ibaretti. Bu günkü ampullerde ise tungsten teli kullanılır. 3200 derecede eriyen tungsten, elektrik akımının meydana getirdiği ısıya dayanır ve ışık verir. Elektrik ampullerinden bazılarının havası tam olarak boşaltılmıştır. Bu halde tungsten 2100 dereceye kadar dayanır. Başka tip ampullerde ampul içinde argon ya da azot gibi gazlar bulunur. Bu durumda tungsten 2300-2700 dereceye kadar dayanır.

Piyasada satılan elektrik ampulleri, verdikleri ışık kuvvetine göre 10, 25, 40, 60, 75, 100, 150, 500 vatlık (mumluk) hallerinde bulunmaktadır.


Ampulün hikâyesi


Ampul ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Fakat ampullerin ömürleri çok kısa olmuştur. İngiliz Joseph Swam ve Amerikalı Thomas Alva Edison, şaşırtıcı bir şekilde aynı yıllarda daha uzun ömürlü ampulü bulmuşlardır. Daha sonra Edison, 1880 yılında daha uzun süre dayanabilen ampulü yaptı. Edison'un yaptığı bu ampul 40 saat boyunca dayanabiliyordu.Ama şu an günümüzdeki ampuller kimileri 8 kimileri 2 yıl daynabilir.Thomas Alva Edison'un ampulu icat etmesinden sonra aydınlatma teknolojisine çok büyük adım atılmıştır.

Ampul çeşitleri


4 çeşit ampul vardır. Bunlar:
  • Akkor ampul
  • Çubuk ampul
  • Florasan lamba
  • Masa lambası

Edison ampulü nasıl icat etmiştir?


Thomas Edison'un ampulü bulduğunu hepimiz biliyoruz ama bunu nasıl yaptığını biliyor muydunuz?

Edison bir dinleme gezisi sırasında metal fabrikatörü ve Amerika dinamo makinesinin imalatçısı Willam Wallace'ın yaptığı yeni elektrik lambasını gözden geçirmeye davet edildi. Edison tahta çerçeveyle hareket eden iki koldan ibaret basit cihazın karşısına grafit plaka iliştirilmişti. Her iki plakayı birleştiren elektrik akımı ve mavi ışık yayı gibi görünüyordu. Gözleri kamaştıran bu alev, grafit plakaları çabucak eritiveriyordu.

Edison bu sahneyi konuşmadan seyrediyordu. Elektrik ışığı! Cidden büyük fikirdi bu! İnsanlık öteden beri geceyi gündüze çevirmeye uğraşmış; bunun için mum,yağ ve nihayet 19.yüzyılın başından beri hava gazı kullanmıştı. Madem ki bilim insanlığa elektriği hediye etmişti. Elektriğin ideal bir enerji kaynağı olduğu meydandaydı. Fakat Wallecein metodu Edisona doğru bir yol görünmüyordu. Yanındakilere döndü ve Zannedersem ben daha iyisini yaparım dedi.

Edison’un 40-50 iş arkadaşıyla işe koyulma tarzı, bilim araştırmaları tarihinde eşsizdir. Ara vermeden çalışıyorlardı. Atölyede yapılan ufak cam ampullerin içerisindeki hava, elektrik akımının kızgın hale getireceği maddenin yanmasına engel olmak için boşaltıyordu. Fakat esas mesele bu maddenin ne olacağı konusundaydı. Kimi maddeler çok az dayanabiliyor, kimileri çok pahalıya mal oluyordu. Halbuki Edison öylesine ucuz bir lamba yapmak istiyordu ki, herkes alıp evine takabilsin.
Kömürleştirme işleminden geçmiş mukavva, hindistan cevizi kabuğu, mantar, hatta laboratuarı gezmeye gelen bir misafirin kızıl sakalından bir iki tel bile denendi.

Durmadan çalışmak yüzünden Edison un gözleri yanıyor, dayanılmaz sancılar veriyordu. Ama o bunları kimseye söylemiyor, sadece hatıra defterine kaydediyordu. Peşpeşe deneylerin sürdüğü bir gün asistanı Artık bu işten vazgeçsek! deyiverdi.

Niçin?
Çünkü şu ana kadar iki bin deney yaptık ve hiçbir sonuç alamadık!
Edison hemen itiraz etti:
Bu doğru değil...Evet, amacımıza ulaşamadık ama hiçbir netice elde edemediğimiz doğru değildir.
Çünkü aradığımız şeyin yaptığımız şeyin yaptığımız bu iki bin deney içinde bulunmadığını öğrenmiş bulunuyoruz.
1879 Kasım'ında Edison bir gece yazı masasının başına oturmuş, sönük bir puroyu emerek ne yapacağını düşünüyordu. Dalgın dalgın ceketinin düğmelerinden birini çevirirken düğme koptu. Üstünden bir iplik parçası sarkıyordu. Birden yerinden fırladı, laboratuara geçti ve teknisyenlerine iplik parçasını gösterdi. Böylesini acaba ceyran nakledici olarak kullandık mı hiç? Demek
kullanmadık! Öyleyse gidin bir yumak ip alın,ufak parçalar halinde kesin, kömürleştirin ve lambalarınızı takın.
Asistanları sonuç ummamakla beraber hemen dediğini yaptılar. Edisonun bu fikri, bu sahadaki çalışmalarından vazgeçmeden önce başvurulacak son çare olarak görülüyordu.

Kömürleştirilen iplikler her seferinde kırılmasına rağmen bu hassas ipliklerden biri kırılmadan lambaların birine takılabildi. Lambanın havası hemen boşaltıldı. Lambaya elektrik verildiğinde iplik kızdı ve tatlı sarı bir ışık meydana geldi. Edison ve arkadaşları ışığa büyülenmiş gibi bakıyorlar.

Acaba ne kadar sürecekti? Ampul saatlerce sönmedi. Süren çalışmalar sonunda elektrik santrali yapmak, 900 binada elektrik şebekesi kurmak,binlerce sayaç yerleştirmek,duylarıyla beraber 14.000 ampul yapmak gerekti.

4 eylül 1882 de meşhur mucidin bir işareti üzerine akım verildiği zaman, bütün mahallenin yüzlerce binasında binlerce elektrik hallenin yüzlerce binasında binlerce elektrik ampulü yandı ve etrafa parlak, tatlı ışıklar saçılmaya başladı.
Edison devrinin en büyük meraklısı ilan edildi. Herkes sadece lambaları değil,onu da görebilmek için akın etti. Edisonu tanımayan kimse kalmadı.

BAKINIZ
Thomas Edison
Ampul Nedir?
İcatlar - Önemli İcatlar
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 3 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 13 Kasım 2016 22:46
_KleopatrA_ - avatarı
_KleopatrA_
Ziyaretçi
20 Kasım 2009       Mesaj #2
_KleopatrA_ - avatarı
Ziyaretçi

Elektrik (Akkor) lambası:


Elektrikle ısındığı zaman ışıkveren filaman telli ve camla çevrili lamba. Akkor ve flöresan lamba iki önemliışık kaynağıdır. Günümüzde kullanılan akkor lamba tungsten filamanlı olup,elektrik akımıyla 2600°C’ye kadar ısınır. Tungsten filaman 3382°C gibi çok yüksek birerime noktasına sahib olduğu için, saatlerce erimeden ve kırılmadan ışıkvermeye devam eder. Filamanın bulunduğu cam kısmın içi boşaltılmış veazot-argon karışımı bir gaz doldurulmuştur. Bu karışım filamanla kimyasalreaksiyona girmez ve basıncı ile lamba ışık verirken filamanın buharlaşmasınıönler. Buharlaşmanın meydana gelmesi lambanın iç kısmının siyahlanmasına vemuhtemelen lambanın ömrünün sona ermesine sebeb olur. Akkor lambaların ortalamaömrü 1000 saattir.
Sponsorlu Bağlantılar

Tarihçesi:


1802’de Humphry Davy,elektrik akımını platin telden geçirerek onu akkor haline getirdi. Ancak bununışıklandırmadaki imkanlarını araştırmadı. Bu imkanı açık olarak fark eden ilkaraştırmacı J.W. Starr sayılabilir. Starr’ın lambalarının birinde elektrikleısıtılan karbon çubuk vakum cam tüp içindeydi. Starr, 1846’da 25 yaşında öldü.1848-1860 yılları arasında da Swan, flaman olarak karbonize edilmiş bir kağıtşerit kullandı. Kullanılan lamba havası boşaltılmış camdan mamul bir ampuldü. İletken teller lambanın boynundan çıkarken aralarındaki kauçuk malzemeyle izole(yalıtılmış) oluyordu. Swan bu zaman peryodunda da pratik bir lambayapamamıştı.

Ev ve işyerlerinde kullanılan lambaların yapımı Edisonve Swan’la gerçekleşecekti. Edison çalışmalarına 1877’de başladı. Swan da 17yıl sonra bu işe tekrar döndü. Edison flaman olarak birçok malzeme kullandı vesonunda 21 Ekim 1879’da yaklaşık iki gün aydınlatma yapabilen karbonize edilmişpamuk flamanlı lambayı geliştirdi. Ancak patenti 1882’de Swan aldı. 1883’te deEdison ve Swan elektrikle aydınlatma şirketi kurdu.

Bu tür lambalar 1904’e kadar kullanıldı. Bu tarihte Avusturyalı Thomas Alva Edison (11 Şubat 1847 – 18 Ekim 1931)20.yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit veiş adamıdır. Bazı icatları tamamen orjinal olmamakla birlikte, eski icatlarıngeliştirilmesi veya yönetimi altında çalışan yüzlerce çalışana aittir. YinedeEdison elinde bulundurduğu kendi adını taşıyan 1,097 Amerikan patentiyletarihteki en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir.Patentlerinin çoğu Amerikan'nın haricinde Almanya, Fransa ve İAlexander Just ile Franz HanamanTungsten telin kullanıldığı lambayı geliştirdiler. 1907’de ABD’deüretim başladı. 1908’de de haddeden geçirilmiş tungsten elde edildi. Böylecebugünkü lambalar üretilmeye başlandı.

Ark lambası:


İki iletken arasında elektrik arkı meydana getirilmesi suretiyleçalışan lamba çeşididir. İletken olarak genellikle karbon çubuklar kullanılır.Işık kaynağı elektrik arkı ile karbonçubukların ısınan uçlarıdır. Çok parlak ışığa ihtiyaç duyulan yerlerde, meselafilm projektörlerinde ve ışıldaklarda ark lambasından faydalanılır. Ark lambasıterimi genellikle, aralarında bir hava boşluğu bulunan yavan karbonelektrotlardan meydana gelen lambalar için kullanılır. Halbuki floresan lambatüründen olan lambalar da gaz ortamlı tüplerde meydana getirilen elektrikarkıyla ışık verirler. Bazı morötesi lambalar da ark lambası sınıfındandır.

kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Son düzenleyen Safi; 5 Ekim 2016 20:03
ölmez fenerli - avatarı
ölmez fenerli
Ziyaretçi
6 Kasım 2012       Mesaj #3
ölmez fenerli - avatarı
Ziyaretçi
akkor lamba
uygun bir maddeyi yüksek sıcaklığa kadar ısıtarak ışık üreten çeşitli ışık kaynaklarının ortak adı. Katı ya da gaz herhangi bir madde yakılarak ya da içinden elektrik akımı geçirilerek ısıtıldığında, kendine özgü renkte bir ışık salar.
1802’de Sir Humphry Davy, açık havada elektrikle ısıtılan platin şeritlerin akkorlaştığını göstermişti; ama bu şeritler uzun süre dayanmıyordu. 1841’de İngiltere’de Frederick de Moleyns, iki platin tel arasında ısıtılmış odun kömürü tozu kullanarak yaptığı ilk akkor lambanın patentini aldı.

Aydınlatma amacıyla kullanılabilecek ilk akkor lambaların ortaya çıkışı ise ampulün içindeki havanın tümüyle boşaltılmasını sağlayan vakum pompalarının bulunmasından sonradır. 1878’de İngiliz Sir Joseph Wilson Swan, bir yıl sonra da ABD’li mucit Thomas Alva Edison, birbirlerinden habersiz olarak, havası boşaltılmış bir cam ampulün içinde akkor hale getirilen karbon telli lambaları ürettiler. Akkor lambanın aydınlatma sistemlerinde kullanılabilmesi için gerekli olan enerji hatlarını ve öbür donanımları geliştiren Edison olduğu için, bu buluşun onuru Edison’a kaldı.

1911’de karbon teli yerine, çekme yöntemiyle elde edilen tungsten teli kullanılmaya başladı; 1913’te teller halka biçiminde kıvrıldı ve ampullerin içi soy gazlarla dolduruldu. Önceleri soy gazlardan yalnızca azot kullanılıyordu, sonraları lambanın aydınlatma gücüne göre değişen oranlarda azot ve argon karışımı yeğlendi. Bütün bu aşamalar lambanın ışık verimini artırmıştı. 1925’ten sonra da, telin göz kamaştırıcı parlaklığını gizleyerek daha yumuşak bir ışık elde etmek için ampullerin iç yüzeyi hidroflüorik asitle buzlandırıldı.

Projektörlerde, spot ışıklarında ve perdeye yansıtılan sinema filminin aydınlatılmasında kullanılan çok parlak ışıklı karbon ark lambası, aralarından yüksek bir elektrik arkı atlayan iki karbon elektrottan oluşur. Isınan elektrotlardan ve elektrik arkındaki iyonlaşmış gazlardan güçlü bir ışık yayılır.

Elektriksiz akkor lambaların en bilinen örneği, “lüks lambası” diye anılan akkor gömlekli lambadır. Bu lambanın fitili, ince iplikten ağ gibi dokunmuş ve seryum nitratları ile toryum, berilyum, alüminyum ya da magnezyum metallerinin biri ya da birkaçından oluşan bir çözelti emdirilmiş küçük bir torbadır. Gömlek denen bu fitil, doğal gaz, havagazı, propan ve buharlaştırılmış benzen gibi kolay alevlenir bir gazın doldurulduğu bir deliğin üstüne yerleştirilir. Gaz tutuştuğu zaman fitilin iplik dokusu da yanar ve geride, torbanın biçimini olduğu gibi koruyan metal oksitlerinin oluşturduğu, dokunulduğunda hemen dağılan bir yapı kalır. Yanar gazların, bu metal oksit artıklarım akkor dereceye kadar ısıtmasıyla ışık oluşur. Gaz lambaları fitil olmadan da ışık verebilir.

Kalsiyum ışığı, 1825’te bulunan ve yaklaşık 1900’e değin tiyatro sahnelerinin aydınlatılmasında kullanılan çok parlak ışıklı bir gaz lambasıdır ve oksijen-hidrojen karışımının aleviyle ısıtılan büyük bir kireç (kalsiyum oksit) topağından oluşur.

kaynak: Ana Britannica
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 5 Ekim 2016 20:23
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
22 Şubat 2016       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Ampulü Kim İcat Etti? Ampul Nasıl Yanar? Ampul Çeşitleri


Ampul, elektrik akımıyla temas ettiğinde akkor durumuna gelerek ışık yayan içinde argon gazı bulunan armut biçimli cam şişedir. Ampulün içinde çok ince biçimde tasarlanmış filaman adı verilen, genelde volfram tungsten metalinden yapılmış, iki ince destek çubuğu ile tutulmakta olan bir tel bulunur. Bu telden geçen elektrik akımı bu teli aşırı derecede ısıtır (yaklaşık 3000 °C) ve sonuç olarak tel ışık yaymaya başlar. Ampul, Thomas Edison tarafından icad edilmiştir. Bu buluş Edison’un binlerce buluşundan sadece biri olmasına rağmen en büyük buluşudur. Şu an günümüzdeki ampullerin kimileri 2 yıl, kimileri 8 yıl dayanabilir. Thomas Edison’in ampulü icat etmesinden sonra aydınlatma teknolojisine çok büyük adım atılmıştır. Elektrik ile çalışır. Enerji tasarrufu için tasarruf ampulü kullanılması yararlıdır.

Her maddenin iletkenleri birbirinden farklıdır. Elektronların hareketleri sırasında iletkenin atomları elektronlara karşı direnç gösterir. Bu dirençten dolayı iletken tel ısınır. Isınan tel, akkor haline gelerek ışık saçmaya başlar. Ampullerin yapılışında elektriğin ısı etkisinden yararlanma esası göz önüne alınmıştır.
Deney: Elektrik devresine bağlı bir ampulün ışık vermesi
Amaç: Ampulün nasıl ışık verdiğini vermek.
Araç ve Gereçler:
– Duylar ve ampuller. (2.2 volt – 3 adet)
– Anahtarlar
– Pil (2 x 1,5 V)
– Bağlantı Kabloları
Ad:  Ampul1.jpg
Gösterim: 1067
Boyut:  12.0 KB

Ampul Nasıl Yanar?


Anahtar kapalı olunca devre tamamlanır. İletkenden geçen elektronlar ampulün içindeki erime noktası ve direnci çok büyük olan tungstenden yapılmış ince iletkenden geçerken tel çok çabuk ısınarak akkor hale gelerek çevreye ışık saçar.
Ampul, içindeki tel çok yüksek sıcaklığa ulaştığında oksijenle reaksiyona girmemesi ve daha dayanıklı olması için oksijensiz veya yanmayan gazlarla doldurulur. Örneğin; argon gazı gibi.
Deneyin Yapılışı ve Sonucu:
Yukarıda bulunan Şekildeki düzenek kurulur.
1. ve 2. ampuller birbirlerine seri , 3. ampule paralel bağlıdırlar.
A anahtarı kapalıyken, b anahtarı açıkken 1. ve 2. ampuller yanar.
B anahtarı kaplıyken, a anahtarı açıkken 3. ampul yanar.
Her iki anahtarda kaplıyken, bütün ampuller yanar; fakat 3. ampul daha parlak yanar.
Bunun nedeni 1 ve 2’nin birbirine seri bağlı olmasıdır. 1 ve 2 birbirine paralel bağlı olsalardı, bütün ampuller eşit parlaklıkta yanarlardı

ELEKTRİK AKIMI:
Bir gazın, elektrik yükünün, parçacığın devinimi, dolanımı, yer değiştirmesi; cereyan hava akımına AKIM denir.
Elektrik akımı, katı, sıvı ya da gaz iletken içinde elektrik yüklerinin yer değiştirmesidir.Bir elektrik akımı, doğru ya da değişken olabilir.Değişken akımlar DÖNEMLİ ve DÖNEMSİZ akımlar olmak üzere ikiye ayrılır.

AMPUL:

Saydam ya da yarısaydam, gaz sızdırmaz cam bir kılıftan oluşan ve içinde ışık veren bir filaman bulunan aydınlatma düzeneğine AMPUL denir. Mum ampul, uzunca ve sivri uçlu, akkor telli küçük elektrik ampullüdür.
Aydınlatma da en çok kullandığımız araçlar başında ampuller gelir.Bunun sebebi ekonomik ve kullanışlı olmasıdır.Bir ampulün yapısını incelediğimizde dışında cam koruyucu, cam koruyucu içinde bakır tel ve duy gibi kısımları vardır.

Cam koruyucu havası boşaltılmış veya içinde asal gaz bulunduran ampulün dış kısmını oluşturur.Filaman(fitil)yüksek sıcaklığa(4000 santigrat dereceye) kadar dayanıklı ince ve direnci büyük tungstenden yapılmıştır.Bakır tel ve devreden akım geçince akımı filamana getiren iletken bakırdan yapılmış duya takıldığında devrenin tamamlanmasını ve devreden akımın geçmesini sağlar.
Ampullerin üzerinde 2 rakam bulunur.Bunlardan biri ampulün potansiyel farkını (voltajını) gösterir. Bu rakam 110 volt ya da 220 volttur. Ülkemizde 220 voltluk ampuller kullanılmaktadır. Üzerinde 110 volt yazan ampulleri 220 voltluk şehir gerilimine bağlamamalıyız. Diğer rakam ampulün gücünü gösterir. Her ampulün gücü farklıdır.
Ampullerin güçlerinin farklı oluşu ne kadar aydınlatacağını gösterir. Gücü az olanın aydınlatması az, gücü çok olanın aydınlatması daha çoktur.
Aydınlatmada kullanılan lambalarda yüksek sıcaklığa getirilmiş katı cisimlerin akkorluk durumundan, ya da elektrik arkından, bir elektrik boşalmasındaki iyonlaşmış gazların flüorışı ve gazışısından yararlanılır.

AMPUL NEDEN PATLAR?
Ampullerin patlamasının iki nedeni olabilir. Birincisi, elektrik akımının düşük veya yüksek gelmesinden dolayı olabilir. İkinci neden ise ampulünüzün bağlı olduğu duyun mandallarının gevşek olmasından dolayı patlıyor olabilir. Ayrıca kullanılan tesisata bağlı olan anahtar hat bağlantılarında bir gevşeklik nedeniyle patlayabilir. Dayanıklı ampuller, tasarruflu tarzda
dediğimiz giriş çıkış voltajları yüksek veya düşük voltajlara dayanıklı olan gazlı tip lambalar mevcuttur, bunlar daha dayanıklıdır. Ampuller sürekli patlıyorsa ve değiştirmemize rağmen düzelmiyorsa, yetkili bir elektrikçiden yardım almakta fayda vardır.

AMPUL ÇEŞİTLERİ:
Ad:  akor.png
Gösterim: 907
Boyut:  12.0 KB
AKKOR LAMBA:
Bu lambada, joule olayıyla akkor hale getirilen bir iletkenin ışınımı söz konusudur.
Sıcaklık ne kadar yüksek olursa, ışık verimi o kadar çok artar ve yayınlanan ışık da mavi ışınım bakımından daha zenginleşerek güneş ışığına yaklaşır. Bu durum, lamba içindeki flamanın sıcaklığının olabildiğince yükseltildiğinin nedenini açıklar; bununla birlikte, sıcaklık daha çok yüksek olursa tel buharlaşabileceğini, lambanın ömrünün yeterli uzunlukta olmasını sağlayan bir çözüm aranmıştır.

Ad:  ark.png
Gösterim: 866
Boyut:  15.7 KB
ARK LAMBA:
Kömürler arasındaki elektrik arkı, akkor flamanlı lambanın bulunmasından çok daha önce, ışık kaynağı olarak kullanılıyordu. Bu lamba,, özellikle genel aydınlatma için büyük bir gelişme gösterdi, ancak kömürlerin sık değiştirilmesi zorunluluğundan dolayı bir kenara itildi. Bununla birlikte, ark lambası çeşitli gelişmelere yol açtı; günümüzde de, ışıma gücü yüksek bir kaynak gerektiren bazı uygulamalarda bu lambadan yararlanılmaktadır.

Ad:  floresan.png
Gösterim: 831
Boyut:  30.0 KB
FLÜORIŞIL(FLORASAN) LAMBA:
Bir maddenin, önceden bir ışınımla uyarılmış olan atomları artarda aşamalarla normal durumlarına döndüklerinde flüorışıl oluşur. Bu durumda yeniden yayınlanan dalgaların frekansları,uyarılma ışınımınınkinden çok daha küçüktür. Flüorışıl bir madde, böylelikle bir ışınım frekansı dönüştürücüsü gibi davranır. Sözgelimi, gözle görülmeyen kısa dalga boylu mor ötesi ışık flüorışıl özelliği olan bir katı cisim üstüne düşürülerek, görülebilir ışık elde edilir.Flüorışıl lambada da işte bu özellikten yararlanılır.

Ad:  halogen.jpg
Gösterim: 915
Boyut:  4.1 KB
HALOJEN LAMBASI:
Bu lambalar flamanın yüksek sıcaklıkta buharlaşmasından oluşan tungsten moleküllerinin, iç yüzeyde, giderek artan birikintilerinin yol açtığı ampuldeki kararmanın önlediği akkor flamalı lambalardır.

Ad:  BOŞALMALI.jpg
Gösterim: 830
Boyut:  5.5 KB
BOŞALMALI LAMBA:
Soygazlar özellikle elektro gazışıya elverişlidir; elektrotlar arasındaki gerilim yeterli olunca, meydana gelen boşalma gaz atomlarının iyonlaşmasına yol açar ve gaz ışık verir. Bu tüpler genel aydınlatmada ve hava alanlarının işaret lambalarında kullanılır: Neonlu tüpler; argon ve cıva karışımlı neonlu tüpler; helyumlu tüpler vb.
Sodyum buharlı lambalar neonla doldurulmuş ve içinde, normal sıcaklıkta cam üstünde yoğunlaşmış katı sodyum parçacıklarında bulunan özel camdan bir tüp içerir. Boşalma, önce, neon sayesinde oluşur ve yayınlanan ışık kırmızımsıdır. Yüksek bir ışık verimi olan bu lambalar yolların ve yer altı geçitlerinin aydınlatmasında kullanılırlar.
Cıva buharlı lambalar, yeşilimsi ışıkları nedeniyle artık kullanılmamaktadırlar. Bunlar büyük alanların, stadyumların aydınlatılmasında ve renkli televizyon çekimlerinde kullanılır.

Ad:  led.jpg
Gösterim: 1043
Boyut:  7.1 KB
LED TEKNOLOJİSİ
Led ampul ’ lerin, halojen veya florasan ampullere nazaran 100 kat daha uzun ömürleri vardır. Yani normal şartlarda bir LED ışık kaynağı, yaklaşık olarak 20 yıl boyunca aksaklık olmadan çalışabilir. LED’lerin, diğer rakiplerine kıyasla birçok avantajı vardır.

Led Aydınlatmanın avantajları
  • Yüksek verim ve düşük enerji tüketimi
  • Kullanımının uzun ömürlü olması,
  • Renk çeşitliliği,
  • Değişken parlaklık ve anında ışık,
  • Az bakım gerektirmesi,
  • Soğuk ışık kaynağı olması,
  • Güvenli olması,
  • Sessiz olması,
  • Tasarım kolaylığı,
Çevre dostu olmasıdır. (genel olarak ampuller, özellikle de florasan ampuller zehirli civa içerirler. Kullanım süreleri dolduktan sonra atık olarak insan sağlığına zararları vardır. Ancak LED’ler uzun süreli kullanımı ve enerji tasarrufu sağlamasından dolayı çevre dostudur.
Son düzenleyen Safi; 5 Ekim 2016 01:34
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
16 Mart 2016       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Ampul Nasıl Yanar


Ampulün Yanma İlkesi

Ampul elektrik akımıyla temas ettiğinde akkor durumuna gelerek ışık yayan içinde argon gazı bulunan armut biçimli cam şişedir. Ampulün içinde çok ince biçimde tasarlanmış filaman adı verilen, genelde volfram tungsten metalinden yapılmış, iki ince destek çubuğu ile tutulmakta olan bir tel bulunur. Bu telden geçen elektrik akımı bu teli aşırı derecede ısıtır (yaklaşık 3000 °C) ve sonuç olarak tel ışık yaymaya başlar. Işık sistemlerinin icadından önce, güneş battıktan sonraki ışık ihtiyacı insanlar için büyük bir sorun olsa gerekti. Tabi ki mumlar, meşaleler, gaz lambaları gibi ilkel ışık sistemleri kullanılıyordu. Ama sizi o yıllara götürseler herhalde ampulsüz bir dünyaya pek de sabredemezdiniz. Ampulün icat edilmesinden bugüne ışık sistemleri çok değişti. Desem ki size ampuller pek değişmedi. Bu yazımda en basit ışık sistemi olan ampulleri anlatmaya çalışacağım.Fakat benim anlatacağım, hepimizin evinde bulunan klasik akkor telli ampuller. Ampullere çok daha yakından bakmak isterseniz devam edin NASIL ÇALIŞIR? Aslında ampullerin çok basit bir ışık sistemi yapısı vardır. Hepimiz biliriz ki üzerinden elektrik akımı geçen bir metal direnç gösterir. Bu direnç karşısında ısınır. Bunu en yakın elektrik sobalarında ve elektrik ocaklarında görebilirsiniz. İşte ampulde bu prensibe göre çalışır. Ampulün içinde bulunan çok ince filaman dediğimiz (çoğunlukla tungsten metalinden yapılmış) bir tel bulunur. Bu telden geçen elektrik akımı sonucunda tel aşırı derecede ısınarak(yaklaşık 3000 C) ışık yaymaya başlar.
Ad:  ampul2.JPG
Gösterim: 1627
Boyut:  22.1 KB

Ampulün yapısına bakacak olursak, içi argon gazıyla dolu armut şeklinde bir camdan yapıldığını görürüz. İçinde elektrik akımının geçtiği kalın iki tane tel vardır. Bu tellerin ucunda iki tel arasında ise filamanbulunur. Filamanı tutan ayrıca iki veya daha fazla destek telleri vardır. Akım ve destek telleri cam bir kaideye tutturulmuştur. Akım tellerinin birisi ampulün altındaki noktaya,diğeri ise vidalı kısmın yan tarafına bağlıdır. Elektrik bu noktalardan temin edilir. Filamanlar tungsten metalinden yapılırlar. 60 Watt 'lık bir ampuldebulunan filamanın boyu yaklaşık iki metredir. Çift sarmallı olarak yapıldıkları için boyu size kısa gelebilir. Bunu aşağıdaki filamanınbüyültülmüş resminden daha iyi anlayabilirsiniz.

NEDEN TUNGSTEN METAL?


Ampulün içindeki filamanın yüksek sıcaklığa ulaşarakışık yaydığını artık biliyoruz. Bir filamanın bu denli yüksek bir sıcaklıkta erimemesi lazımdır. İlk ampullerde kullanılan karbon filamanlar 2100 C üzerindeki sıcaklıklarda buharlaşarak inceliyor ve kopuyordu. Daha düşük bir sıcaklık loş bir ışık; daha yüksek bir sıcaklık ise filamanın erimesi demekti. Tungsten filamanlar ise yüksek erime derecesiyle(3410 C) ampullerde kullanılabilecek en iyi metaldir. Yüksek ısıderecesinde parlak ışık verebilmektedir. Bununla beraber tungstenfilaman da bir gün incelecek ve kopacaktır.
Ad:  ampul1.jpg
Gösterim: 2722
Boyut:  37.7 KB

NEDEN ARGON GAZI?


Yanmanın gerçekleşebilmesi için ısınan bir cisim ve oksijen gazı gereklidir. Oksijen gazı yoksa yanma gerçekleşmez. Bu yüzden ilk ampullerde, ampulün içindeki hava vakum ediliyor ve nerdeyse oksijen gazı olmuyordu. Böylece içerideki filaman yanıp kül olmuyordu. Tungsten filamanlı ampullerde şu problem ortaya çıktı: Tungsten filaman yüksek sıcaklıkta buharlaşmaya başlıyordu. Bu buhar vakumsuz, havasız bir ortamdan dolayı ampulün iç yüzeyinde bir is tabakası oluşturuyordu. Bu da zamanla ampulün kararması ve ışığı hapsetmesi demekti. Bu yüzden kullandığımız modern ampullerin içerisine argon gazı doldurulmaktadır. Argon gazı ampulün zamanla kararmasını önlemektedir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 5 Ekim 2016 01:34
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
16 Mart 2016       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ampulü kim buldu?
50 yıldır üstünde çalışılan bir fikirdi ampül. Edison bu fikri geliştirerek, ve vakumu arttırarak daha uzun süreli yanan ampülü geliştirmiştir.

Ampulün Hikayesi
İngiliz Joseph Swan ve Amerikalı Thomas Edison. Şaşırtıcı bir şekilde her ikiside birbirinden habersiz, 1878–1879 yıllarında, o zaman göre uzun dayanan (yaklaşık 12–13 saat) ampulleri yapmışlardı. Ampullerinde kullandıkları tel ise kömürleşmiş pamuk lifiydi. Yani karbon elementiydi.

Ampulün icadı
Daha sonra 1880 yılında Edison kömürleşmiş bambu lifinden 40 saate kadar dayanan ampulünü yaptı. Edison'un ampullerindeki sorun filaman telinin ömrünün kısa olmasıydı. Kullandığı karbon lifleri 2675 C 'de ışık saçıyordu. Bu karbon lifleri kısa sürede buharlaşarak inceliyor ve kopuyordu. Çözüm düşük sıcaklıktı, fakat buda az ve loş ışık demekti. Diğer mucitlerde çalışmalarını sürdürdüler. 1898 'de Karl Auer filaman olarak erime derecesi 2700 C olan osmiyumu kullandı. 1903 'de Siemens ve Halske tantalumu kullandı. Erime noktası 2996 C idi. Fakat hiçbirisi bugün kullandığımız ampul değildi. Nihayet 1906-10 yıllarında General Electric Firması ve William Coolidge bugünkü modern ampullerde kullanılan tungsten filamanlı ampulü geliştirdiler. İşte o gün bu gündür bu ampulleri kullanıyoruz.

Tarihteki en önemli icatlardan biri şüphesiz ampulun icadı olmuştur. Ampulun icadı ile birkikte hayatımızda bir çok şey daha kolay hale gelmiştir. Hem sağlıklı hemde güvenli olarak ışık sağlayan ampülü ilk Edison’un icat ettiğini hepimiz biliyoruz.

ampül nasıl icat edildi?
1879’da Edison bir elektrik ampulü icat etti. Kömürleştirilmiş iplikten Flamanlarla deneyler yaptıktan sonra karbonlaştırılmış kağıt flamanda karar kıldı. 1880’de evde güvenle kullanılabilecek ampuller üreterek tanesini 2,5 dolara satmaya başladı. Ancak 1878 yılında bir İngiliz bilim adamı olan Joseph Wilson Swan da bir elektrik ampulü icat etmiştir. Ampul camdı ve içinde kömürleştirilmiş bir flaman bulunuyordu. Swan, ampulün içindeki havayı boşlattı çünkü havasız ortamda flaman yanıp tükenmiyordu. Bu iki bilim adamı güçlerini birleştirmeye karar vererek Edison ve Swan Elektrikli Aydınlatma Şirketi’ni kurdular.

1883′de hayatının en büyük icadı olan Edison etkisi denen olayı gerçekleştirdi; yani ısıtılmış bir filamanın moleküler boşlukta elektron yayınlamasını buldu. 1883′te bulduğu bu olay sıcak katotlu tüplerin temelini oluşturdu. Daha sonra Akkor lambanın üretimini geliştirmeyi başardı, bu da ampulün halk arasında yaygınlaşmasını sağladı.
Son düzenleyen Safi; 5 Ekim 2016 20:24
SİLENTİUM EST AURUM

Benzer Konular

5 Mart 2017 / Misafir Mühendislik Bilimleri
2 Eylül 2011 / Misafir Taslak Konular
11 Ekim 2013 / _EKSELANS_ Taslak Konular
23 Haziran 2012 / Daisy-BT Mühendislik Bilimleri
9 Haziran 2011 / _Yağmur_ Taslak Konular