Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 80.112|Cevap: 8|Güncelleme: 1 Nisan 2016

Salih Amel Ne demektir?

Misafir
9 Ocak 2010 15:07   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
AMEL
Kur'an'da en sık geçen kelimeler­den biridir. Sözlük anlamı, niyetli davranış, bilinçli eylem, iş ve faaliyet demektir. Kur'an'da, genel olarak da İslam'da amel, Allah için yapılan her türlü ibadet, itaat ve hayrı (iyiliği) ifa­de eder. Kur'an'da Allah'a imandan sonra amel sözcüğü (amel-i salih) ola­rak çok sık yer almaktadır.

AMELİ SALİH

Amel, tek basma da bir anlam ifa­de etmekle beraber, amel-i salih de­nince mutlaka ihlasla ya­pılan ihlasla yapılması gereken ibadet ve iyilikler kastedilmiş olur. İmanın sağlamlığı, dayanıklılığı onun ancak salih amelle desteklenmesine bağlıdır. Şöyle de denebilir: "Kuvvetli bir iman, kişiyi salih amele zorlar, salih amel yaptıkça da imru güçlenir". İman edip salih amel işleyenler için hoş bir hayat dönülecek güzel bir yer vardır (K. 13/29)".
Kur'an'm kısa surelerinden biri' olan Aşr suresinde (103. sure) kurtu­luşun dört esası sayılmıştır: İman, sa­lih amel, hakkı tavsiye, sabrı tavsiye. Bunları yapmayan herkesin zararda olduğu, bunları yapanların ise kurtul­duğu açıklanmaktadır. Mehmet Akif bu kısa sureyi manzum olarak şöyle çevirmiştir:
Hani ashâb-ı kiram ayrılalım derlerken.
Mutlaka sûre-i ve'l-asr okurlarmış bu neden?
Çünkü meknûn (gizli) o büyük sü­rede esrâr-ı felah,
önce iman-ı hakiki geliyor, son­ra salah,
Sonra hak, sonra sabır, işte ku­zum insanlık,
Bu dördü birleşti mi sana hüsran yoktur artık.
Son düzenleyen Safi; 1 Nisan 2016 03:39 Sebep: İç başlık
Pixabay Resimleri:
6 Aralık 2010 11:53   |   Mesaj #2   |   
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam
AMEL-İ SÂLİH

İyi, güzel, faydalı, sevaba ve Allah'ın rızasına sebep olacak, haram sınırına girmeksizin kişinin iman, iyi bir niyet ve ihlâs ile yapmış olduğu davranışlar .

"Amel", iş manasına gelir. "salih" ise, elverişli, yararlı, yarayışlı demektir. Dolayısıyla amel-i salih; kişiye ahiret saadetini sağlamaya, Allah'ın rızasını kazanmaya elverişli olan, Allah katında bir değer ifade eden davranışlardır .

İmanı kuvvetlendiren, sağlamlaştıran, onu çepeçevre sararak koruyan salih amellerdir. Amel-i sâlih Kur'an-ı Kerîm'de doksan küsür yerde doğrudan doğruya veya dolayı olarak emredilmiştir. Sâlih amelden sözeden ayetler genellikle, önce imana değinerek başlarlar. Bunların hep "İman edip salih amel isleyenler..." şeklinde oldukları görülmektedir. Bu da iman ile amelin, bir bütünün ayrılmaz parçaları olduğunu ortaya koyar. iman olmadan güzel davranışların hiçbir önemi olmadığı gibi, salih amel olmadan da kuru bir imanın tadı yoktur

Bir müslümanın imanını salih amellerle bütünleştirmesi, dünya ve ahiret hayatına bağlı olarak bütün davranışlarını güzelleştirmesi gerekir. İslam'ın müminlerden istediği iman ve salih amel budur. Nitekim Cenâb-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de kurtuluşa erebilecek kimseleri şöyle tanıtıyor: "Asr'a yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenler birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna." (el-Asr, 103/1-3). "Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenler, yaratıkların en hayırlısıdırlar." (el-Beyyine, 98/7). Bu ayetlerden anlaşıldığı gibi imanın yanında mutlaka salih amel gerekir. Bu da İslâm'ın bütün emir ve yasaklarının yeryüzünde uygulanması, insanların hayatına hakim kılınması için gereken amelî ve sözlü tebliğdir. Allah'ın emirlerini uygulayıp, bunları kendi nefislerinde yaşayarak toplumda yerleşmesi için çalışmak amel-i salihtir. En hayırlı yaratık olmanın şartı budur. Kur'an-ı Kerîm'de salih amel'den söz eden bütün ayetlerde hemen hemen önce imandan söz edilmektedir.

"Kadın, erkek iman etmiş olarak kim salih amel islerse ona güzel bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz. " (en-Nahl, 16/97).

"İşte o gün hükümranlık Allah'ındır, O. aralarında hükmeder. İnanıp salih amel isleyenler, en güzel Cennetlerdedir." (el-Hacc, 22/56).

"İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini örteriz. Onları yaptıklarından daha güzeli ile mükâfatlandırırız." (el-Ankebût, 29/7).

"İman edip salih amel isleyenleri iyilerin arasına koyarız. " (el-Ankebût, 29/9).

Amel-i salih ister istemez ihlâsı çağrıştırır, işin salih olması ancak Allah rızasının mutlaka gözetilmesi ile gerçekleşir. Amel, Allah rızası için olacak ve insan bu amelinin karşılığını yalnız Allah'tan isteyip yalnız ondan bekleyecektir. İnsanların hoşnutluğunu ve beğenisini kazanmak için yapılan ameller asla amel-i salih değildir. Zira buradaki niyet bozukluğu insanı ihlâssızlığa ve riyaya götürür. Riya ile yapılan amellere ise Cenâb-ı Hak iltifat etmez ve karşılığını da vermez.

Amel-i salih, Allah'ın rızası gözetilerek yapılmış bir amel olursa kişinin duasının kabul olunmasına sebep ve vesile olabilir. İnsan sıkıntı anlarında daha önceden yapmış olduğu salih bir amelden dolayı Allah'ın izniyle sıkıntıdan kurtulabilir.

Bu hususta müttefekun aleyh olarak nakledilen hadis meşhurdur. Pek uzun olan bu hadiste kısaca şu olay anlatılır: "Üç kişi yağmurdan korunmak için bir mağaraya girerler ve mağaranın ağzına bir taş yuvarlanıp mağaranın kapısı kapanır. Duadan başka çareleri yoktur. Onlardan birisi anne-babasına hürmette en ufak bir kusurda bulunmadığını, diğeri çalıştırdığı işçinin hakkına son derece riayet ettiğini ve kendi uhdesinde kalmış olan işçinin hakkını yine onun namına çalıştırıp büyük bir meblağ:olarak yıllar sonra ona verdiğini, öbürü ise her türlü imkân ve uygun bir ortam mevcut olduğu hâlde zina etmediğini, bütün bunları da sadece Allah rızası için yaptıklarını söyleyerek o sıkıntının giderilmesini dilerler. Sonunda Allah'ın izniyle tas yuvarlanır gider ve onlar da kurtulur" (Buhârî, Edeb, 5; Müslim, Zikir, 100). Burada bizler için ibretler mevcuttur: Kişi sıkıntıya düşebilir. O anlarda Allah'a dua ederken zikretmesi gereken amel-i salihi bulunmalı, o güne kadar kişi, amel defterine bu türden ameller kaydettirmelidir. ihlâsla yapılan amel, inciye benzer. Ne kadar küçük olursa olsun o yine de çok kıymetlidir.

Allah, kendisine ulaşmamız için vesileler aramamızı emreder (el-Mâide, 5/35). "Vesile" kelimesinin akla getirdiği mana ise Allah'ı razı edecek amel vb. dir. (İbn Kesîr, Tefsir, II, 563).

Bu arada hayırlı evlâd da amel-i salih cümlesinden sayılmıştır. Hayırlı evlâd yetiştirmek zamanımızda müslümanlar için hayli önem arzeden bir meseledir. Resulullah (s.a.s.): "İnsan ölünce ameli kesilir (amel defteri kapanır). Ancak üç şey müstesna (onlar yazılmaya devam eder): Sadakayı cariye (insanların uzun zaman istifade ettiği çeşme, yol, köprü, hastahane, cami...), kendisinden istifade olunan ilim (kitap vb.), kendisine duacı olan salih evlâd" buyurmuştur (Ebû Dâvud, Vesâyâ; 14; İbn Mâce, Mukaddime; 20). Evlâtların, amel-i salih olacak şekilde yetiştirilip ardımızdan bizlere hayır dua eder bırakılması önemli görevlerimizdendir .

Bunun aksine, makbûl olmayan çocuklara "amel-i gayr-i salih" denilmiştir. Hz. Nûh (a.s.), kendisine isyan edip gemiye binmediği için sularda boğulan oğlunu tufandan sonra yeniden Allah'tan isteyince Allah'u Teâlâ cevaben "Ey Nûh, o, senin ailenden değildir. Çünkü o, amel-i gayri salih (salih olmayan bir amel-sahibidir..." (Hûd, 11/46) buyurdu.

Ameli salih, imanın tabii bir semeresidir. Eğer bir kalpte iman yerleşmiş ise, bu imanın gerektirdiği hareketler, yavaş yavaş ve kendiliğinden tezahür etmeye başlar. Bu kaçınılmazdır. Çünkü iman sadece dil ile ikrar edip monoton bir hayat tarzını benimsemek demek değil; bilâkis dil ile ikrarın yanında, müspet ve hareketli bir gerçekten ibarettir. Salih amelde, vicdanda yer eden imanın, vakit kaybetmeden kendini dış dünyaya açıklaması demektir. İslâm'da sözü edilen iman, işte bu şekilde salih amellerle tamamlanan bir imandır. Bu imanın pasif kalmaya asla tahammülü yoktur. Müminin içinden çıkıp dışına aksetmesi gerekir. Eğer bir iman, bu tabii hareketi sağlayamıyorsa, o ya sahtedir veya ölüdür. İman, güneşten uzak kapalı bir kutuda yetiştirilmeye çalışılan çiçek misali, sadece kişinin iç dünyasında gizlenip kalamaz. Böyle bir iman yok olmaya mahkûm veya ölüme terkedilmiş demektir. O. ancak salih ameller ile beslendikçe kuvvet kazanır ve hayat bulur.

İmanın kıymeti buradan gelmektedir. iman; amel, hareket, bina ve imar işidir. Kişiyi Allah (c.c.)'a yöneltir.

"İnanıp salih ameller işleyenlere gelince. Onların yaptıklarına karşılık, varacakları Cennet konakları vardır. " (es-Secde, 34/19).

"İnanıp salih amel işleyenler, Cennet bahçelerindedirler. Rablerinin katında onlara diledikleri verilir. İşte büyük lütuf budur." (eş-Şûrâ, 42/22).

"Kim salih amel işlerse lehine, kim kötü amel işlerse aleyhinedir. " (Fussilet, 41/46). "Allah'a iman edip salih amel işleyenlerin günahları affedilir. " (et- Teğabun, 64/9).

"Allah, yeryüzüne salih kullarım vâris ve hakim olacaktır, diye hükmetmiştir. " (el-Enbiyâ, 21/105).

Orhan ÇEKER
İslam Ansiklopedisi
kayıtlı1mod
21 Kasım 2011 19:50   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Muhterem Mü’minler,
İnsanların dünya ve ahiret mutluluğunu hedefleyen dinimiz, bu gayenin gerçekleşmesi için çalışmayı temel kural olarak getirmiştir. Gayret göstermeden başarı elde etmenin mümkün olmadığını ilan eden Kur’an-ı Kerim, temel ibadetlerin yanında, çalışmayı da ibadet kapsamında ele alarak yararlı işler yapmanın önemini vurgulamıştır. Böylece, insanın Yüce Allah’a kulluğu, tek bir şekil, belirli zaman ve mekanla sınırlandırılmamış, ibadetin, Yaratıcı ile insan arasında hiç kesilmeyen bir bağ ve hayatın her anını kuşatan davranışlar bütünü olduğu belirtilmiştir. Öyle ki, kişinin mü’min kardeşinin yüzüne tebessümle bakması bile salih bir amel olarak nitelendirilmiştir.

Değerli Mü’minler,
İbadet kapsamında ele alınan salih amel, Yüce Yaratıcı’nın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan fert ve topluma yararlı her iştir. Kur’an-ı Kerim’de "Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenler, yaratılanların en hayırlısıdırlar." [1]" Erkek veya kadın, kim mü’min olarak faydalı işler yaparsa, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve karşılığını, yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. "[2] ayet-i kerimeleriyle faydalı işler yapan kişiler övülmüştür. "İman edip salih amel işleyenleri iyilerin arasına koyarız. "[3] ayetiyle de, faydalı işler yapanların iyilik ehli oldukları bildirilmiştir.
Bakara Suresinin 177. ayetinde ise, gerçek iyilik ehline tavsiye edilen salih amellerin çerçevesi şöyle çizilmektedir: “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Gerçekte iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve söz verdiğinde sözünde duranlar ile; zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.”[4]

Değerli Kardeşlerim,
İnsana gerçek değeri kazandıran ilim, fikir ve kültüre hizmet etmek de, tüm hayatı kuşatan ve renklendiren en kıymetli ibadetlerdendir. Hayatı salih amelin en güzel örnekleriyle dolu olan sevgili peygamberimiz, insan yetiştirmeyi, ilme ve insanlığa hizmet etmeyi, sevabı hiç kesilmeyen salih ameller olarak nitelendirmiştir. Allah rasulü, bize ışık tutan bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: "İnsan ölünce ardından amel defteri kapanır. Ancak üç şey müstesnadır ki onlar sebebiyle kişiye iyilik yazılmaya devam eder. Bunlar: sadaka-i cariye; istifade edilen ilim ve kişinin ardından duacı olacak salih bir evlâttır."[5]
Muhterem Kardeşlerim, Bir müslümanın, imanını salih amellerle ibadet anlayışı içerisinde bütünleştirerek bütün davranışlarını güzelleştirmesi gerekir. Hutbemi, iman ve salih amele vurgu yapan Asr suresinin mealiyle bitiriyorum: "Asr'a yemin olsun ki hiç şüphesiz insanlık hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenlerle, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna."


Son düzenleyen Safi; 1 Nisan 2016 03:34
8 Aralık 2011 22:03   |   Mesaj #4   |   
By ShadoW - avatarı
Üye
Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği bu hadîste Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:
“Ben salih kullarıma, ötelerde, öyle şeyler hazırladım ki, ne göz görmüş, ne kulak işitmiş ne de kimsenin hayaline gelmiştir

Hz. Cabir bin Abdullah radıyallahu anh anlatıyor: Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) bize hitap etti ve dedi ki: "Ey insan­lar! Ölmezden önce Allah'a tevbe edin. (Musibet hastalık, yaşlılık gibi) ağır meşguliyetlere düşmezden önce salih ameller işlemede acele edin.”1
Misafir
4 Nisan 2012 19:33   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
1- “Din, güzel ahlâktır. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.”

2- “Ameller, niyetlere göredir.”
Sponsorlu Bağlantılar

3-— CENNET, ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR.”

4- “İlim öğrenmek,beşikten mezara kadar farzdır.”

5- “Üç şey münâfığın alâmetidir: Yalan söyler, sözünde durmaz, emânete hıyânet eder.”

6- “Namaz, dinin direğidir.”

7- “Bir kimsenin çocuğunu terbiye etmesi ve ona edep öğretmesi, her gün bir miktar sadaka vermesinden daha hayırlıdır.”

8- “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah-ü Teâlâya şükretmemiş olur.”

9- “İNSANLARIN EN HAYIRLISI, İNSANLARA EN FAYDALI OLANIDIR.”

10-“Allah-u Teala’ya amellerin en sevimlisi azda olsa devamlı olanıdır.”

11- "Kalbinde kibir bulunanı, Allah-ü Teâlâ yüz üstü Cehenneme atar."

12- “Akıllı adam nefsini hesaba çeker ve ölümden sonraki hayat için iyi amel işler, aciz adam nefsini hevesine uydurur sonra Allah'tan mağfiret temenni eder.”

13- “İman etmedikçe cennete giremezsiniz,birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız. Sizden biriniz kendisi için sevdiğini Müslüman kardeşi için de sevmedikçe(istemedikçe) gerçek mümin olamaz.”

14- “İlim elde etmek her Müslüman kadına ve erkeğe farzdır.”

15- “İlim aramak için bir tarafa yönelen kimseye Allah,cennet yolunu kolaylaştırır.”

16- “Muhakkak ki alimler, peygamberlerin mirasçılarıdır.”

17- “Hikmet(ilim), mü’minin kaybolmuş malıdır,onu nerede bulursa alır.”

18- “allah, suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; fakat, kalplerinize ve davranışlarınıza bakar.”

19- “ BİR SAATLİK TEFEKKÜR (HİKMETLİ DÜŞÜNÜŞ ) 60 YILLIK NAFİLE İBADETTEN DAHA HAYIRLIDIR.”

20- “Alimin uykusu, cahilin ibadetinden daha hayırlıdır.”

21- “İlim, Çin’de dahi olsa gidip alınız.”

22- “Bir alim, bir konuda görüş bildirdiğinde bu yorumu doğru ise 10 sevap, yanılır ise 1 sevap alır.”

23- “ İLMİN YARISI, SORU SORMAKTIR.”

24- “Mahşerde alimin mürekkebi, şehidin kanından Mizan’da daha ağır gelir.”

25- “aLLAH, İNSANLARA ACIMAYANLARA, MERHAMET ETMEZ.”

26-“Helaller bellidir, haramlar da bellidir. Birde bunlar arasında şüpheli olanlar vardır, siz şüpheli olan şeylerden kaçının.”

27-“-Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.v.), esirler arasında çocuğundan ayrılan bir kadın gördü. Kadın çocuğunun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor, onu sevip emziriyordu.
Resul-i Ekrem (s.a.v.) ashabına:
— Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Diye sordu. Ashab:
— Asla, cevabını verdiler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v.):
“O halde, biliniz ki, Allah’ın kullarına merhameti, bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır, buyurdu.”

28- “MÜSLÜMAN , DİLİYLE VE ELİYLE DİĞER MÜSLÜMANLARA GÜVEN VEREN KİŞİDİR.”

29- “Amentü bi’llah…… de; ondan sonra dosdoğru ol.”

30- “ güzel sözler, sadaka yerine geçer.”

31- “ kanaat, tükenmez hazinedir.”

32- “ATEŞ, NASIL ODUNU YER BİTİRİRSE, HASED DE ( KISKANÇLIK ) İYİLİKLERİ YER BİTİRİR.”

33- “ TEMİZLİK, İMANDAN GELİR.”
9 Aralık 2012 13:03   |   Mesaj #6   |   
_EKSELANS_ - avatarı
Üye
Amel-i salih; “iyi, güzel ve faydalı iş,” “Allah’ın rızasına uygun amel” demektir

“Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz, insan hüsrandadır Ancak, iman edip, salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna” (Asr Sûresi, 1-3)

Kuran-ı Kerimde, imandan sonra hemen amel-i salihin zikredildiği pek çok âyet vardır Bu bir irşattır, bir dikkat çekmedir Allah’a iman eden bir insanın, bu imanını, kulluk şuuruyla ve ibadet hayatıyla desteklemesi gerektiği konusunda bir İlâhî ikazdır

İmanla salih amelin birlikte zikredildiği bir başka âyet:

“İman eden ve salih amel işleyen mü’minleri müjdele ki, altından nehirler akan cennetler onlarındır” (Bakara Sûresi, 25)


Amelin salih olması büyük önem taşır Amelin salih olmasının en önemli şartı, ihlastır, yani o işten, o ibadetten, o hayırdan sadece Allah rızasının beklenmesi, başka bir gaye gözetilmemesidir

Nur Müellifi, “salih amelin ruhunun ihlas olduğunu” beyan etmekle ihlas şartından yoksun amelleri ruhsuz varlıklara, heykellere benzetmiş oluyor Yüzlerce insan heykelini bir araya getirseniz bir insan etmezler, çünkü hayatları yoktur, ruhları yoktur Riya için, maddî menfaat için, desinler yahut demesinler için yapılan bütün ibadetler bu guruba girer

Şu var ki, salih amel için, ruh yanında bedenin de ayrı bir önemi vardır İhlas ile yapılan ibadetlerde, şekil şartı beden vazifesi görür

Akşam namazının farzı üç rekattır ve bunun dört kılınması halinde, şekil yönünden, amel batıl olur O dört rekatlık namazın şekillendiğini, tecessüm ettiğini düşününüz; ona kimse akşam namazı demez Aynı şekilde, ramazan orucunun şekil şartı, imsakla başlayıp, güneşin batışıyla son bulmasıdır İmsaktan sonra başlayıp, yatsıya kadar devam eden bir açlığa “oruç” denmez Şekil yönünden o, oruçtan başka bir şeydir Demek ki, amellerde şekil şartı da önemle dikkate alınacak, Allah’ın razı olduğu tarz nasılsa ameller ona uygun olarak yapılacaktır

Şekil şartının yerine getirildiği ibadetlerde, kişi sorumluluktan kurtulabilir Ancak o ibadetten alacağı feyz ve onunla kazanacağı manevî kemal, amelin ruhu olan ihlas nispetindedir

Salih amel için Nur Külliyatında yapılan çok önemli bir tarif şöyledir:

“İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a’mal-i sâlihadır Sâlih amel ise, maddî ve manevî hukuk-u ibada tecavüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın îfa etmekten ibarettir” Mesnevî-i Nuriye

İnsanların maddî ve manevî hukuklarına tecavüz etmemek “salih amel” tarifi içine girmiştir İlk bakışta bunun, daha çok, takva mânâsına geldiği sanılırsa da, takva ile salih amel arasında kuvvetli bir ilgi olduğu düşünüldüğünde, bu ifadelerin salih amel için de geçerli olduğu hemen anlaşılır İnsanların ne maddî ne de manevî hukuklarına tecavüz etmeden geçen bir ömür, salih bir ömürdür

Yalan söylememek takva, doğru söylemek salih ameldir İbadet etmemeyi büyük bir suç görmek takva, ibadet etmek ise salih ameldir

İnsanlar Allah’ın kullarıdırlar Onların haklarını çiğnemekten Hakkın razı olmadığı açıktır Kafire bile zulüm edilmesine Rabbimiz razı değildir O halde, Hakkın kullarını incitmemek, onların gıybetlerini yapmamak, onlara iftirada bulunmamak, haset etmemek, canlarına, mallarına kıymamak Hakkın razı olduğu fiiller ve haller olup, salih amelin tarifi içinde yer alırlar

“Hukukullah” denilince, daha çok kişinin itikat ve ibadet hayatı anlaşılır İtikadı yanlış olan bir insan, Hakkın hukukuna tecavüz etmiş olacağı gibi, inancına göre yaşamayan ve Hakkın emirlerine uymayan bir insan da hukukullaha riayet etmemiş olur

Yaptığı isyanlarla başkalarına kötü örnek olmak ise hem hukukullaha riayetsizliktir, hem de kul hakkına tecavüzdür
Son düzenleyen Safi; 1 Nisan 2016 03:35
27 Ocak 2013 10:43   |   Mesaj #7   |   
_EKSELANS_ - avatarı
Üye
Salih amel nedir?

Doğru bilgi ve doğru inanışın doğal sonucu, doğru davranıştırnokta Kur’an-ı Kerim, insanların doğru inanmalarını sağlayarak, doğru davranmaya yöneltirnokta Kur’an ayetleri, iyi davranışlı kimselere rahmet ve rehber olan, hikmetli ayetlerdirnokta (Lokman suresi, 2-3nokta ayetler)

Kur’an’da, Allah’ın indirdiği dine uygun her türlü tutum, yararlı, ıslah edici, düzeltici, içinde dirlik düzenlik barındıran davranışlara, doğru davranış (salih amel) denirnokta Salih amel Allah’ın rızasına, kişinin ve toplumun menfaatine uygun olan her güzel iş, söz ve davranıştırnokta Aile içerisinde sevgi-saygı ve anne babaya itaat, doğru bir davranış ve salih bir ameldirnokta

Doğru davranış (salih amel) kulu, Allah katında manevi derecelere ve mutluluklara yükseltirnokta “İnanıp da salih ameller işleyenler için devamlı bir mükâfat vardırnokta” (Tin suresi, 6nokta ayet) ve “Şüphesiz iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratılmışların en hayırlısıdırlarnokta” (Beyyine suresi, 7nokta ayet )

Allah insanları yaratmış, aralarından elçiler göndererek doğru bilgi, doğru inanış ve doğru davranışı göstermiş ve bizi bir imtihana tabi tutmuşturnokta “O, hanginizin daha güzel davranış (amel) yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandırnokta O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandırnokta”(Mülk suresi, 2nokta ayet)

İnsanlar davranışlarında hürdürnokta Doğru ve faydalı davranışların yanında, yanlış ve zararlı davranışlar da yapabilirnokta Hareketlerindeki serbestlikten ve davranışları seçebilme hakkından dolayı, yaptıklarından sorumlu tutulmuşturnokta

Kaynak
Son düzenleyen Safi; 31 Mart 2016 04:47
hazal1907
23 Ekim 2013 14:18   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Amel-i salih; “iyi, güzel ve faydalı iş,” “Allah’ın rızasına uygun amel” demektir.

“Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz, insan hüsrandadır. Ancak, iman edip, salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” (Asr Sûresi, 1-3)

Kuran-ı Kerimde, imandan sonra hemen amel-i salihin zikredildiği pek çok âyet vardır. Bu bir irşattır, bir dikkat çekmedir. Allah’a iman eden bir insanın, bu imanını, kulluk şuuruyla ve ibadet hayatıyla desteklemesi gerektiği konusunda bir İlâhî ikazdır.

İmanla salih amelin birlikte zikredildiği bir başka âyet:

“İman eden ve salih amel işleyen mü’minleri müjdele ki, altından nehirler akan cennetler onlarındır.” (Bakara Sûresi, 25)

Amelin salih olması büyük önem taşır. Amelin salih olmasının en önemli şartı, ihlastır, yani o işten, o ibadetten, o hayırdan sadece Allah rızasının beklenmesi, başka bir gaye gözetilmemesidir.

Nur Müellifi, “salih amelin ruhunun ihlas olduğunu” beyan etmekle ihlas şartından yoksun amelleri ruhsuz varlıklara, heykellere benzetmiş oluyor. Yüzlerce insan heykelini bir araya getirseniz bir insan etmezler, çünkü hayatları yoktur, ruhları yoktur. Riya için, maddî menfaat için, desinler yahut demesinler için yapılan bütün ibadetler bu guruba girer.

Şu var ki, salih amel için, ruh yanında bedenin de ayrı bir önemi vardır. İhlas ile yapılan ibadetlerde, şekil şartı beden vazifesi görür.
16 Ekim 2014 22:31   |   Mesaj #9   |   
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Salih Amel
Salih amel: kişi ve toplum için yararlı, iyi, güzel, faydalı iş ve davranış demektir. Allah'ın rızasını kazanmak için iyi ve güzel bir niyetle yapılan her türlü güzel iş, söz ve davranışlara denir.
Allah'ın bizlerden yapmamızı istediği ibadetler birer salih amel olduğu gibi, insanlara, hayvanlara, bitkilere merhamet etmek, darda olanlara yardım etmek, yaşlıyı, özürlüyü, çocukları koruyup gözetmek de salih ameldir.
Sponsorlu Bağlantılar

Ku'an-ı Kerim imandan sonra en önemle üzerinde durduğu konu salih ameldir. Allah'a iman eden bir mü'min salih amel işleyerek Allah'ın rızasını kazanmaya ve ahirette cennetle mükâfatlandırılmaya vesile olur. İman salih ameller işlemeyi gerektiği gibi, salih ameller de İmanı kuvvetlendirir. Salih amel Kur’an-ı Kerim'de pek çok ayette iman kavramı ile beraber gemiş ve emredilmiştir.
''Ant olsun zamana ki, insan gerçekten zarar içindedir. Ancak iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye eden- ler hariç.'' (Asr suresi, 1–3. ayetler.)
Namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetler salih amel olduğu gibi yoldaki zararlı bir maddeyi alıp kenara koymak, bir yetimi okşamak, bir insana güler yüzle bakmak bile salih amel sayılır. İbadet etmek, insanlara ve diğer canlılara zarar vermemek, zordakilere yardım etmek, ailemizin geçimini sağlamak için helal kazanç yollarında çalışmak, hayatımızın ve çevremizdeki hayatların güzelleşmesine katkıda bulunmak salih amele örnek davranışlardandır.


Daha fazla sonuç:
salih amel nedir

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç