Arama

Türk Şiirinde Atatürk - Atatürk'e Şiirler - Şiirlerle Atatürk - Sayfa 2

Güncelleme: 1 Hafta Önce Gösterim: 24.071 Cevap: 25
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
9 Eylül 2008       Mesaj #11
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

BÜYÜK GAZİ'YE

Sen ki hilkat denilen ummanın
En büyük incisisin
Sponsorlu Bağlantılar
O, bu ulvi vatanın talihinin
En güzel yıldızıdır
Bir dehaet ki güneşten yüksek
Ve semavat ile ünsiyeti var ..

Sen dururken ona gelmez noksan
Kaplıdır toprağı zırhınla senin
Hep rehakar değil ey Gazi
Bu müsellah vatanın sen hem de
Ebedi bekçisisin ..

Bu mesalip–zede cemiyyete sen
Yeniden bir vatan ettin ihda
Görüyor şevk-i tuluunla senin
Yeni bir iyd-i zafer İstanbul
Kendi asar-ı dehanın belki
Sen de hayretçisisin
Kainatlarda tecelli buyuran
Halik’ın sende o hasiyyeti var ...

~ Abdülhak Hamit TARHAN ~

Ben Mustafa Kemal'im


Ben Mustafa Kemal'im,
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hala en hakiki mürşit değilse ilim,
Kurusun damağım dilim,
Özür dilerim,

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..

Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer,
Pırangalı kalsın diyorsanız köleler,

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..

Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı,

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..

Yetmediyse acısı şiddetin, savaşın,
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın,
Eğer varsa ödülü
Silahlanmayla yarışın,

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..

Özlediyseniz fesi peçeyi,
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi,
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten,
Şifa buluyorsanız
Muskadan, üfürükçüden

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..

Eşit olmasın diyorsanız
Kadınla erkek,
Kara çarşafa girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek,
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız,

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi..

Fazla geldiyse size
Hürriyet, Cumhuriyet,
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın, sultanın,
Hala önemini anlamadıysanız
Millet olmanın,
Kul olun ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın.

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi...

Süleyman Apaydın
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:35
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Mayıs 2011       Mesaj #12
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Atatürk'e Mektup


Atam, hala yaşıyorsak;
Sponsorlu Bağlantılar
Edepsizlik sayesinde!
Memleketi soruyorsan;
Politika dehlizinde!
İktidarlar senden sonra,
Devrimlerin tavizinde!
Anlatayım halimizi,
Kalemime izin ver de!
Yobazlarla gericiler.
Onlar bizden daha zinde!
“Atam, Atam” derler ama,
Bir adınız var sizin de!…
Halkçılıkla devletçilik!
Anlatamam, çok hazin de..
Çoktan beri sahtecilik,
Ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!

Sorma Ata’m halimizi,
Hal mi kaldı anlatacak..
İşte geldik dizindeyiz!
Yata yata çok yorulduk,
Tatil yaptık, izindeyiz!…

Sanayide henüz daha,
Cafer için gerek diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz Avrupa’yı
Ama şimdi izindeyiz!

Hocamız var, hacımız var,
Uçan kuşa borcumuz var,
Eloğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
Bahar, yaz, kış, izindeyiz!…

Evet, doğru söylemişsin:
“Türk Milleti çalışkandır!”
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
Onun için izindeyiz!…

Zinde kuvvet diye söz var,
Kimse bilmez adresini.
Ah zindeyiz, vah zindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
Çoktan beri izindeyiz.

Ata’m öyle ilerledik,
Şimdi görsen tanımazsın!
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
Otuz yıldır izindeyiz!…

Aziz Nesin
Aziz Nesin bu şiiri Atatürk’ün ölümünün 31. yıldönümünde yazmış.

Kemal Paşa'ya


Yüzünü görmek istedim
Selanik' te birşey sormadan
Kuyumcularla kebapçılara
Deniz kıyısına gittim
Sesin duyuluyordu
Liman boyunca
Bütün deniz kabuklarında
Bir vapurda
Dalgalanıyordu
Adının hayali
Ne güzel şey "Türk dostuyum " demek
Samsun' a çıkacağız yarın sabah

Ord. Prof. Dr. Anna Masala - İtalyan
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:37
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Mayıs 2011       Mesaj #13
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Mustafa Kemal’i Düşünürken


I.
Uyanır, Kocatepe’de Mustafa Kemal
Kasım rüzgârlarıyla düşten,
Alnında yüce inançların aklığı.
Gözlerinde bir Akdeniz mavisi,
Yastığı taştan olmasına taştan,
Büyür, yürek yürek sıcaklığı.

II.
Uyanır, Anıttepe’de Mustafa Kemal,
Daha, çizmesinin üzerinde tozu,
Daha atının teri kurumamış.
Gözlerinde bir süngü keskinliği,
Gelip oturmuş yüzüne bayraklardan bir al,
Yine dağ başını duman almış.

III.
Uyanır, çağlar sonrasına Mustafa Kemal,
Rüzgârında nur topu nesiller
Toprakça bereketli, çeşmelerce gür.
Sevdikçe, inandıkça, çalıştıkça
Sonrasızlığın penceresinde
Mustafa Kemaller büyür, büyür, büyür.

Mustafa Necati Karaer

Mustafa Kemal


Dağ başını efkâr almış
Gümüş dere durmaz ağlar
Gözyaşından kana kesmiş gözlerim
Ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
Ağlar ağlar cihan ağlar
Mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
Altmış üç ilimiz altmış üç yetim
Yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
Her geçen seni bizden parça parça götürür
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Diz dövdüm
Gözlerim şavkı aktı Sakarya'nın suyuna
Sakarya'nın suları nâmın söyleşir
Hemşehrim Sakarya öksüz Sakarya
Ankara'dan uçan kuşlar
Kemal'im der günler günü çağrışır
Kahrolur bulutlara karışır
Gök bulut yaşmak bulut
Uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
Divan durmuş bekleşir
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
Çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
Şol yüzünde güneş südü sıcaklık
Ellerinden öperim Mustafa Kemal
Senin dalın yaprağın biz senin fidanların
Biz bunları yapmadık
Sen elbette bilirsin bilirsin Mustafa Kemal
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan
Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal
Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler
Çün buyurdun kesenleri astılar
Sen uyudun asılanlar dirildi
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor
Dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
Bu gece kıyamet gecesi bu vapur bandırma vapuru
Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
Ben ölümden korkmam diyor
Korkmam diyen dilleri toz oldu toprak oldu
Değirmen döndü dolandı yıllar oldu
Bir kusur işledik bağışlar mı kim bilir
O bize öğretmedi kazan kaldırmasını
Günahı vebali öğretenin boynuna
Erdirip oldurana ana avrat sövmesini
Yüreğim kırıldı kanım kurudu
Var git Karadeniz var git başımdan
Mızıka çalındı düğün mü sandın
Bir yol koyup gideni gelir mi sandın
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Ankara'nın taşına bak
Tut ki baktım uzar gider efkârım
Çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
Gözlerimin yaşına bak
Ankara kalesi'nde Rasattepe'de
Bir akça şahan gezer dolanır
Yaşın yaşın mezarını aranır
Şu dünyanın işine bak
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Attila İlhan
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:36
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Mayıs 2011       Mesaj #14
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

"1919-1933"ten Bir Parça


O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun'a,
Yürüdü etrafında ümitler suna suna.
Bu, ateşler içinde geçip gelmiş bir erdi,
Göğsünde toplanmıştı milyonla Türk'ün derdi,
Bu milyonla dert ona veriyordu başka hız,
Yürüdü arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız.

O kimdir? Bakışları deniz kadar yumuşak,
Saçı güneşi emmiş bir demet altın başak.
O kimdir? Bir milletin sesi vardı ağzında,
Ondört milyonun nabzı çarpıyordu nabzında.
O kimdir? Geçtiği yer dönüyor gün vurmuşa,
Can veriyor sararmış ota, yaralı kuşa.

O kimdir? Gözlerinde bir tılsım gizleniyor,
Bastığı topraklarda bahar filizleniyor.
Alev saçlı bir volkan bazı bir dağ başında,
Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında.
Güneşten birer oktu ondan gelen her emir,
Bu okların altında eriyor dağ, taş, demir
O kimdir? Milyonla Türk birleşip bir tek olmuş,
Yıkılan memlekete kolları destek olmuş.

Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu,
Bir yandan da yürüdü Halife'nin ordusu.
Birisi gökyüzünden bombalar atıyordu,
Biri elinde salip, biri elinde Mushaf,
İçli dışlı düşmanlar geliyorlardı saf saf.
Bunların karşısında göğsü açık bir azim,
Süngüye, topa karşı diyordu: Zafer bizim!

Bunların karşısında ikişimşekli nazar
Diyordu: Bu topraklar size olacak mezar!
Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna,
Dağılan kuvvetleri topladı avucuna.
Topladı avucuna yıldırımı, şimşeği,
Yoktan var ediyordu Tanrı gibi her şeyi.
Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu,
Sınırlar baştan başa bir çelik örgü oldu.
Şimşek yüklü bulutlar ufku kaplarsa nasıl
Bir süngü ormanıyle dağlar doldu muttasıl.
Bir kale heybeti var vatanın her taşında,
Her işin başında O, her iş O'nun başında

Faruk Nazif Çamlıbel

Havza Yollarında Mustafa Kemal


Mahmur dağın başında bir duman, bir duman,
Mustafa Kemal'in başında daha bir duman
Dağ düşünür gündüz gece başından duman gitmez,
Mustafa Kemal düşünür gündüz gece başından duman gitmez,

Dağların başında duman eksik olmaz,
Soy yiğidin başından duman eksik olmaz.
Mahmur dağının dumanlarına baktı da dedi.
Mustafa Kemal, Köroğlu olmak ne güzel şu dağlarda,
Tutmak gece gündüz denizlerin yolunu, yol vermemek,
Üşümek, ateş yakmak, yola düşmek ne güzel,
Bölmek orta yerinden gemilerin getirdiği güneşi,
Bir sana bir bana vermek ne güzel!

Çakal dağının eteğine vardı ki Mustafa Kemal,
Vakit alaca karanlık, dağın eteğinde bir kahve,
Kahvede düze inmiş eşkıyalar, Karadeniz uşakları,
Kaynıyor Erzurum işi semaver, çay demleniyor.
Uyanmış su, gözleri adamların, susuz gözleri sıcak,
Mustafa Kemal baktı, tanıdı, hepsi halk.

Oturdular, hep beraber çay içtiler,
Ordan burdan, dereden tepeden konuştular,
Sabah güneşi gelip bağdaş kurdu bir yana,
Yarı karanlıktı yüzleri birden aydınlandılar,
Acı çekmiş, susamış, dağ çizgileri sert
Mustafa Kemal'in gözlerinde tek tek ışıdılar.

Çıktı kavak yaylasına "oh!" dedi, Mustafa Kemal,
Ölmez be, insan bu vatanı sevince,
Halk kokusudur, güller çimenlerden gelir,
Ovaları sürenler aşağıda, ormanlarda bıçkı sesleri,
Dağılmış Mahmur dağının dumanları
Çekip cümle türküleri bir dere ışıltısıyla akar.

Havza'ya vardım ki, kulağımızı koyalım bir,
Bağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verir?
Havza pazarına inmiş allı morlu köylüler,
Çıkarlar ormanlardan gizli gizli çağıralım, bir,
Gelirler toplanırlar ateşimize, onlar için yaktık,
Özgür yüreklerin soluğunu üflesinler bir.

Sevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim bir,
Selâm verelim bir, selâm alalım bir,
Halk olmak ne güzel şeydir arkadaşlar,
Şu sabah çayını içelim bir, kardeşçe sıcak.
Yüzümüzü yunalım şu dereden bir,
Sonra kursunlar darağacını kavgamıza,
Asarlarsa assınlar bizi düşlerimizden!

Ceyhun Atıf Kansu
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:38
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Mayıs 2011       Mesaj #15
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Dünyanın en büyük ölmezine


Ufkunda doğacağım, ufkunda batacağım;
Asırlarca yazsam hep seni anlatacağım.
Ben de giyersem eğer bir gün deha tacını
"İstersen çiğne" diye önüne atacağım...

Söndüğünü görsem de bin "meşale emel"in
Ebediyet yolumuz, öyle elimde elin...
Ak düşen saçlarınla nur kattığın heykelin
Hamuruna harç diye kanımı katacağım.

Yansam da masalların "Aşık Kerem"i gibi,
Bu aşk ölmez öyle her gönül veremi gibi!
Şöhretin okyanuslar aşarken gemi gibi;
Ben dalga gibi ayak ucunda yatacağım

Behçet Kemal Çağlar

10 Kasım 1952


Sabahlar, her zaman güzel değildir,
Her zaman ayrılık akşamla gelmez.
Al atlar sırtında hoyrattır fecir,
Hoyrattır, ne kalbler kırmıştır, bilmez.
Sabahlar her zaman güzel değildir.

Vakti, bir yerinden bölünce şafak
İri ve rüyalı gözlerle müphem;
Nur olmuş içimde sanırım ak pak
Ayrı bir mânada korktuğum adem,
Eski düşüncemde, rahat ve uzak.

Fethe çıkmış gibi duyarım birden
Eşsiz gururunu bir cihangirin.
Ufuklar üstünde yüzen tekbirden
Vatanca büyümüş asil ve derin
Bir matem tütmekte şimdi fecirden

Nefti yalnızlığı başlar zamanın
Mağfiret ürperir, dağılır, uçar.
Ölüm korkusuyle dolu bir anın
Müphem uzletinde ebedî ruhlar;
Nefti yalnızlığı başlar zamanın.

Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur,
Bir garip hali var Dolmabahçe'nin;
Hala içimizde yüzen gecenin
Aydınlık bilmeyen devamı durur,
Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur.

Ruh için, ölümsüz, derler cihanda,
Her mevsim onunla güzel her seher
Bütün esatiri parçalasan da
Atatürk önünde mağlupsun kader!
Ruh için, ölümsüz derler cihanda.

Vehbi KIZILGÜN...
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:39
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Mayıs 2011       Mesaj #16
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Ağlayalım Atatürk'e


Ağlayalım Atatürk'e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel, can ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman tanrı bu nasıl hal
Atatürk'e erdi zeval
Memur mebusan ağladı

Atatürk'ün eserleri
Söyleyecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti, vatan ağladı

Fabrikalar icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türke terketti
Döndü çarh devran ağladı

Bu ne kuvvet, bu ne kudret
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnön'İsmet
Gözlerimiz kan ağladı

Tren hattı tayyareler
Tükler giydi hep kareler
Semerkantla Buharalar
İşitti her yan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşalin askerleri
Ordular tümen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalnız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil, düşman ağladı

Aşık Veysel

İstiklal Savaşı'nda


Ağlamaktan gözlerin kızarmıştı akları,
Büyük yas karartmıştı kırmızı bayrakları
Boyunlar bükülmüştü, başlar durmuyordu dik,
Kendi vatanımızda gibiydik.

Anayurda dört yandan saldırmıştı düşmanlar;
Türkün büyük derdini Türk olmayan ne anlar?
Halife olanlarla bir, sultan olanlarla birlik;
Prensleri ediyor düşmana habercilik.
O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun'a,
Yürüdü etrafına umutlar suna suna;
Bu, ateşler içinden geçip gelmiş bir erdi,
Göğsünde toplanmıştı, milyonlarca Türk'ün derdi.
Bu milyonla dert ona veriyordu başka hız,
Yürüdü: Arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız...
O kimdir?... Bakışları deniz kadar yumuşak,
Saçı, güneşi emmiş bir demet altın başak.
O kimdir?... Bir ulusun sesi vardı ağzında,
On beş milyonun nabzı çarpıyordu nabzın da,
O kimdir?... Geçtiği yer dönüyor gün vurmuşa,
Can veriyor sararmış ata, yaralı kuşa.
O kimdir?... Gözlerinde bir tılsım gizleniyor,
Bastığı topraklardan bahar filizleniyor...
Alev saçlı bir volkan bazı bir dağ başında,
Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında.
Güneşten birer oktu Ondan gelen her emir,
Bu okların altında eriyor dağ taş, demir.
O kimdir?... Milyonla Türk birleşip bir tek olmuş...
Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu,
Bir yandan yürüdü Halifenin ordusu.
Birisi gökyüzünden bombalar atıyordu,
Öbürü "tek bir " çekip "fetva" dağıtıyordu.

Bunların karşısında göğsü açık bir döken,
Süngüye, topa diyor: - Biz olacağız yenen!
Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna.
Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu.
Bir kale heybeti var vatanın her taşında,
Her işin başında o, her iş Onun başında.
Ulus'un iradesi, azmi Ona verilmiş,
Bütün yöney elinde bir yay gibi gerilmiş.

Yusuf Ziya Ortaç
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:40
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Mayıs 2011       Mesaj #17
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

İzindeyiz Ata'm


Hani "Türk, Öğün, Çalış, Güven" demiştin ya… Biz ilkinde takılıp kaldık. O yüzden çalışmaya vakit kalmadı. Kimselere de (kendimiz dahil) güvenmiyoruz. Seninle övünüyoruz. Adına barajlar, yollar, köprüler yapıyoruz. Balolar, heykeller, hatalar yapıyoruz. Klipler, zamlar, işkenceler, darbeler… Öyle bir kargaşa yarattık ki senin adına darbe yapanlar, senin adına yönetimde olanları devirip, senin fikirlerinle açıklıyorlar bunu… Ve de devrilenler yine senin fikirlerinle savunuyorlar kendilerini… Herkes seni bir dönemki görüşlerinle tanımlayıp başka başka anlatıyor bize… Asker, demokrat, dindar, ateist, laik, çapkın, milliyetçi… Liste uzayıp gidiyor, biz tartışıp gidiyoruz.

Hala "İzindeyiz" ve bu izin hiç bitmeyecek gibi görünüyor. "İzinde" olduğumuzdan kabrine çok ziyaret yaptık, ama sana layık bir film yapamadık. 66 yılda… Belki kimseleri sana benzetemediğimizden, belki parayı denkleştiremediğimizden…

Adına yaptığımız köprülere akın akın koşuyor yurtyaşların… İntihar etmek için… Cumhuriyeti emanet ettiğin gençler, polis copundan kafalarını kaldıramaz haldeler.

Zorlu savaşlarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinde bugün çetelerin gölgesi var. Dev posterlerini yaptık ama doğru dürüst bir belgeselini yapamadık Ata'm…! Arkandan ağlamaktan gözlerimiz şiştiği için yazılarını, konuşmalarını doğru dürüst bir kitapta toplayamadık. Adına kurduğumuz kültür merkezini yangından koruyamadık. Senin adına iktidara el koyanlar mirasını çiğnedi, ses çıkartmadık. Kurduğun partiyi kapatıp, arşivini yaktılar… Alkışladık…

Çünkü biz izindeyiz Ata'm… Her sabah güne

"Türküm, Doğruyum, Çalışkanım" diye bağıran, geri ve tembel nesiller yetiştirdik. Sesimiz gür çıkıyor ama eğitimde başarı oranlarımız yerde sürünüyor. Köşklerin bakımsızlıktan dökülüyor…

Kocaman resimlerinin asıldığı kamu binaları içinde memurun aç. "Beni emanet ediniz" dediğin doktorların biliyorsun seni "geç teşhisten" erken yolcu ettiler.

Merak etme "İzindeyiz" Ata'm… O dönemde söylediğin bazı sözler bugün 7 kilit altında. Din üzerine, düşünce özgürlüğü üzerine yazdıklarını yazmaya, söylemeye kalkanlar mahkemelerde sürünüyorlar. O gün yazdıklarını, bugün ağıza alamayacak haldeyiz.

Seni aşmaktan vazgeçtik, sana ulaşamıyoruz Ata'm… Heykellerin o kadar büyük, posterlerin öyle kocaman ki, ardında bir dolu adam kendi pisliğini gizleyebiliyor. Pislik büyüdükçe heykelleri de büyütüyorlar. Şu "İzindekiler"in listesini bir görsen inanamazsın Ata'm… Kendini tanıyamazsın.

Özlü sözlerini paylaşamıyorlar. Yılgınlığa düşmememiz için söylediğin "küçük kıvılcımlar, büyük yangınlar doğurabilir" sözünü itfaiye kapısına asmışlar.

Bağışla bizi… İzindeyiz Ata'm…!


10 Kasım 2004, Çarşamba Can Dündar

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:40
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Haziran 2011       Mesaj #18
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Onundur


Ne yaptığını ne yapacağını bilendi Atatürk
Halktan daha ulu soy yoktu gözünde
Kesinkes ulusal egemenlik
Halk yönetimi onundur

Kaldırır ululuk aldatmacasını tüm
Ne denli köhnelik yobazlık yozluk varsa
Laiklik içinde gerçek din duyarlığı
Türk kadınını yücelten istem onundur

Tarihimizi temele kökene boyutlayan
Türk'ün düşüncesini sanatıyla bir tutan
Türkçemizi anlatımda ışıklara büründüren
Kafamız yüreğimiz soluğumuz onundu

Hiç bir akıma benzemez ondaki görüşler
Kendi çerçeveledi kendi yorumladı
En yeni bilimdir tekniktir Atatürkçülük
Bu çağın çok ötesinde bir çağ onundur

Oğuz Kazım Atok

ATATÜRK'ÜN RESMİ


Kürsünün üstünde bir resim;
Gözleri denizlerden mavi,
Bakışları güneşlerden sıcak.
Bu resimle başlar bizim günümüz,
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.
Öğretmenimiz kürsüde
Verdiği dersi
Dinler bizimle birlikte,
Atatürk'ün resmi.
Çalışkanız çünkü
Çalışınca,
Bakarız. Atatürk güldü.
Bir yanlışlık yaparsak,
Bulutlanır gözleri,
Anlarız Atatürk üzüldü.

Behçet NECATİGİl

MUSTAFA KEMAL


Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
Daha, diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen
Sabaha, diyordu.

Al bir kalpak giymişti al,
Al bir ata binmişti, al,
Zafer ırak mı ? dedim,
Aha, diyordu.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
ATATÜRK
Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin.
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin.

Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin.
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin.

Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman.

Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız.
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız.

Mehmet Necati ÖNGAY
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:41
woltka1001 - avatarı
woltka1001
Ziyaretçi
10 Mart 2012       Mesaj #19
woltka1001 - avatarı
Ziyaretçi

Atam Sen Olmazsan Atam sen olmazsan


Türkiye yok olurdu
Atam sen olmazsan
Dökülürdü onca kan

Atam sen olmazsan
Bizde olmazdık
Atam sen olmazsan
hayatta kalamazdık

Atatürk Ağlamasın Şiiri


Düşmanlar gülüyor
Dostları nerede
Atatürk ağlıyor

Gaziler uyuyor
Bayramlar nerede
Atatürk ağlıyor

Şehitler küsüyor
Gençleri nerede
Atatürk ağlıyor

Dereler akmıyor
Güneşi nerede
Atatürk ağlıyor

Tabiat kurumuş
Ormanlar nerede
Atatürk ağlıyor

Ekinler kurumuş
Efendi nerede
Atatürk ağlıyor

Balıklar ölüyor
Denizler nerede
Atatürk ağlıyor

Kuyusu kazınmış
Seveni nerede
Atatürk ağlıyor

Düşmanı koruyan
Yalaka nerede
Atatürk ağlıyor

Doğrular kovulmuş
Köyleri nerede
Atatürk ağlıyor

Hainler korunmuş
Yiğitler nerede
Atatürk ağlıyor

Atayı savunan
Aydınlar nerede
Atatürk ağlıyor

Vatanı gidiyor
Askerler nerede
Atatürk ağlıyor

Akşamlar geliyor
Sabahlar nerede
Atatürk ağlıyor

Şeriat geliyor
Laikler nerede
Atatürk ağlıyor

Kasımlar ağlıyor
Nisanlar nerede
Atatürk soruyor

Hüzünler çağırıyor
Mutluluk nerede
Atatürk ağlıyor

Gülmeyi unutmuş
Çocuklar nerede
Atatürk ağlıyor

Sevmeyi unutmuş
Gönüller nerede
Atatürk ağlıyor

Bırakın kavgayı
Dostluklar nerede
Atatürk ağlıyor

Bırakın savaşı
İnsanlık nerede
Atatürk ağlıyor

Atatürk ölüyor
Dernekler nerede
Vatanı ağlıyor
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:43
Bekir_Yaşar - avatarı
Bekir_Yaşar
Ziyaretçi
19 Mart 2012       Mesaj #20
Bekir_Yaşar - avatarı
Ziyaretçi

KEMAL'İM

Marmara da dize gelen kafirler
Bize çalım satar oldu Kemalim
Dinci misyonerler casus sefirler
Ankara’da yatar oldu Kemalim
XXX
Belki geri göçeceğiz buradan
Eserlerin yok oluyor sıradan
Hele o hitler kılıklı adam
Devrimine çatar oldu Kemalim
XXX
İstanbul’un işgali unutuldu
Amerika ne dediyse tutuldu
Sömürünün temeli tam atıldı
Herkes bir şey satar oldu Kemalim
XXX
Garptan giremeyen şarktan geliyor
Dolar halkı bölük bölük bölüyor
Hain artık yokluğunu biliyor
Yurdum Kufe Katar oldu Kemalim
XXX
Bağımsızlık kimliğini yitirdik
Şalvarı çarşafı geri getirdik
Kemalizm’i hastaneye yatırdık
Molla kafa tutar oldu Kemalim
XXX
Hoca efendiden halife hazır
Vekiller vükela bakanlar vezir
Amerikan uşağından başvezir
İşgalden de beter oldu Kemalim
XXX
Sarıklı türbanlı doldu Çankaya
Şimdiden diyen vara hep ezankaya
Paralar yatıyor ofshore bankaya
Kuşlar ezan öter oldu Kemalim
XXX
Geri geldi Vahdettin’in Meclisi
Meclisin başına koyduk iblisi
İstanbul’a başkent diyor kimisi
Kurtar bizi yeter oldu Kemalim

Bekir YAŞAR

ATATÜRK SEVDALISIYIZ


Sen kim oluyorsun yüzsüz utanmaz yobaz
Giriyorsun söyle ALLAH'LA benim arama
Sivri dilini uzatıyorsun yalanla birde harama
Bu ülkeyi başıboş sahipsiz mi kaldı sanma
Bizler ATATÜRK’ÜN neslindeyiz sevdalısıyız
XXX
Sulandı bu topraklar Atalarımızın oluk oluk kanlarıyla
Ceddimizle övünürüz çıkarız uzaylara fezalara
Bilimle ilimle aydınlanırız düşeriz ışıklı yollara
Senin beyninde kalmış bir kez karanlık ortaçağ
Bizler ATATÜR’ÜN emrindeyiz izindeyiz
XXX
Sarıldınız kara çarşaflara türbanlara görünmez peçelere
Kirli sakal uzattınız sarıkla şalvarlarla girdiniz cübbeye
Dini alet ettiniz soktunuz çıkarla bulaştırdınız siyasete
Bunu pahalı ödeyeceksiniz canınızla hem de bedeninizle
Bizler ATATÜRK’ÜN özündeyiz sözündeyiz
XXX
Hangi hakla diyorsun cehalete esarete var özgürlük
Sürüp gidecek mi sandın saltanatın kısa bir ömürlük
Milletin sırtında kambur oldunuz taşınmaz bir yük
Anlayacaksınız bu ülkenin vazgeçilmezidir lâiklik
Bizler ATATÜRK’ÜN dilindeyiz bekçileriyiz
XXX
Yılmaz’ım utanır oldum bu çirkefleşmiş düzenden
Halkını kandırarak arsızca edepsizce gelip gezenden
Tanık oldum tahammülü kalmayıp canından bezenden
Ödün vermeyiz asla bir an bile vazgeçmeyiz cumhuriyetten
Bizler ATATÜRK’ÜN gözündeyiz askerleriyiz

Nafiz YILMAZ
Son düzenleyen Safi; 7 Kasım 2016 18:44
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

28 Kasım 2014 / Misafir Soru-Cevap
7 Kasım 2016 / __büş__ Cevaplanmış
23 Mayıs 2011 / Misafir Mustafa Kemal ATATÜRK
9 Kasım 2011 / Misafir Soru-Cevap
15 Kasım 2012 / Misafir Soru-Cevap