Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 16 Şubat 2017  Gösterim: 33.097  Cevap: 8

Osmanlı Padişahları - Sultan 2. Osman (Genç)

Kısaca
Fatih Sultan Mehmed devrine kadar yapıldığı gibi saray dışından,Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin ve Pertev Paşa'nın kızları ile evlendi.Yavuz Sultan Selim devrinden itibaren padişah saray dışından evlenmediği için bu davranış önemli bir değişiklik oldu.
26 Ocak 2007 11:41       Mesaj #1
kompetankedi - avatarı
SMD Bir Dünyalı
Ad:  2.osman.jpg
Gösterim: 260
Boyut:  94.2 KB

Osman II, GENÇ OSMAN


(d. 3 Kasım 1604, İstanbul - ö. 20 Mayıs 1622, İstanbul),
Osmanlı padişahı (hd 1618-22). Devlet kurumlarına ve Yeniçeri Ocağı’nda reform yapma girişimi başarılı olmamıştır.
Sponsorlu Bağlantılar

I. Ahmed’in oğluydu. Annesi Mahfiruz Sultan’dı. İyi bir öğrenim gördü. Amcası I. Mustafa’nın akli dengesizliği nedeniyle, ileri gelen devlet adamlarınca genç yaşta tahta çıkarıldı (26 Şubat 1618). Bu sırada İran’la yürütülen savaş Nasuh Paşa Antlaşması’nı (1612) temel alan bir antlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi (26 Eylül 1618). Batıda ise Lehistan (Polonya) ile Kırım Hanlığı’nın karşılıklı saldırıları ve görevden alınan Boğdan voyvodası Gaspar’ın ayaklanarak Lehistan’a sığınması yüzünden gergin bir ortam doğdu.

Özi beylerbeyi İskender Paşa, Leh soylularından destek alan Gaspar’ı Yaş’ta büyük bir bozguna uğrattı (1620) ve Tuna’yı geçmeye çalışan Leh kuvvetlerini yok etti. Bu başarıdan cesaret alan II. Osman, Sadrazam Güzelce Ali Paşa’nın da etkisiyle, yeniçerilerin ve sipahilerin hoşnutsuzluğuna karşın Lehistan seferine çıkmaya karar verdi. Sefere çıkmadan önce kardeşi Mehmed’i öldürtmesi (Ocak 1621) yeni tepkilere yol açtı. Mayıs 1621’de İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Hotin’e kadar ilerledi. Ama büyük kayıplara karşın bir başarı elde edemedi ve Lehistan’ın isteği üzerine barış yaptı (6 Ekim 1621). Böylece sınırlarda bazı değişiklikler yapıldı ve Hotin Kalesi Boğdan’a geri verildi.

II. Osman seferden dönüşünde devlet kurumlarında, özellikle de disiplinsizliğini yakından gördüğü Yeniçeri Ocağı’nda yeni düzenlemeler yapma yoluna gitti. Bu amaçla Anadolu, Suriye ve Mısır’dan asker toplanması için gizli fermanlar yolladı. Bu arada yeniçerileri sıkı bir biçimde denetlemesi, maaş ve bahşişlerde kısıntı yapması, devlet merkezini Bursa’ya taşımak istemesi ordu içindeki gerginliği artırırken şeyhülislamın yetkilerini ve ilmiye sınıfının arpalıklarını kısması, ulemanında kendisine karşı tavır almasına yol açtı. Ardından hacca gitme kararını açıklaması üzerine, bu bahaneyle Suriye’ye geçip yeni ordunun başında geri dönme niyetini anlayan yeniçeriler ayaklanarak (18 Mayıs 1622) hacca gitmekten vazgeçmesini ve bu girişime ön ayak olan devlet adamlarının kendilerine teslim edilmesini istediler. II. Osman, yeniçerilerin bu isteklerini reddetti.

Şeyhülislamın hacca gitmekten vazgeçmesi için verdiği fetvayı da yırtarak bu davranışı gösteren ilk ve tek Osmanlı padişahı oldu. Yeniçerilerin sarayın kapısına dayanmalarından sonra Sadrazam Dilaver Paşa ile Kızlarağası Süleyman Ağa’yı ayaklanmacılara teslim ettiyse de, tahttan indirilerek yerine I. Mustafa’ nın yeniden padişah ilan edilmesini önleyemedi (19 Mayıs). Bunun üzerine Ağa Kapısı’na sığındı. Ertesi gün Yedikule Zindanı' na götürüldü ve Sadrazam Davud Paşa’nın buyruğuyla boğularak öldürüldü.

II. Osman üzerine yazılmış birçok monografi arasında çağdaşı Tûgi’nin Vakayi-i Sultan Osman'ı ile Emir Osman’ın Mesirü’l Ahzân fi Makteli's Sultan Osman'ı sayılabilir. Fârisi mahlasıyla şiirler yazan ve bir Divan'ı bulunan II. Osman’ın yaşamı, A. Turan Oflazoğlu’nun tiyatro oyunu II. Osman'a da (1979) konu olmuştur.

Kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen perlina; 27 Ocak 2017 09:06
nünü
26 Kasım 2007 11:15       Mesaj #2
nünü - avatarı
Ziyaretçi

Sultan Genç Osman

, 3 Kasım 1604 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Birinci Ahmed, annesi Mahfiruz Haseki Sultandır. Mahfiruz Haseki Sultan Rum'dur.

Sultan Genç Osman 14 yaşında iken, amcası Sultan Birinci Mustafa'nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına oturdu. Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı. Sultan Genç Osman iyi bir terbiye ve tahsil gördü. Arapça, Farşça, Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini klasiklerinden tercüme yapabilecek kadar güzel öğrendi. Çok güzel bir yüzü olan Genç Osman, zeki, enerjik, atılgan, cesur ve gözü pek bir padişahtı.
Sponsorlu Bağlantılar

Sultan Genç Osman, Fatih Sultan Mehmed devrine kadar yapıldığı gibi saray dışından, Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin ve Pertev Paşa'nın kızları ile evlendi. Yavuz Sultan Selim devrinden itibaren padişah saray dışından evlenmediği için bu davranış önemli bir değişiklik oldu.

Kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı. Tarihte eşine az rastlanır bir şekilde tahtan indirilerek, Yedikule zindanlarında boğularak şehit edilen Sultan Genç Osman, babası Sultan Birinci Ahmed'in Sultanahmed Camii'nin yanındaki türbesine defnedildi.

Tahta çıkar çıkmaz devlet erkanı içindeki üst düzey yetkilileri değiştiren, müderris ve kadıların atanma yetkilerini şeyhülislamdan alan Sultan Genç Osman çok yenilikçi bir padişahtı.

Erkek çocukları: Ömer, Mustafa
Kız çocuğu: Zeynep Sultan
Son düzenleyen perlina; 24 Ocak 2017 14:58
12 Nisan 2010 12:26       Mesaj #3
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
İkinci Osman, Sultan Birinci Ahmed'in büyük oğludur. 3 Kasim 1604 Çarsamba günü istanbul'da dogmus ve Osmanogullari'nin on altincisi olarak on dört yasinda taht'da çikmis, böyle küçük yasta cülûsu dolayisiyle «Genç Osmani» diye anilagelmistir.

İkinci Osman'in annesi Mâhfirûze Sultan'dir. Birinci Ahmed'in ogullarindan Murad (Dördüncü Murad) ile, ibrahim (yanlis olarak «deli» diye anilan) ise, Mâhpeyker Kösem Sultan'dan dogmuslardir. Birinci Ahmed'ln ölümü üzerine büyük oglu ikinci Osman'in taht'da çikmasi gerekirken, âni bir degisiklikle, Osman Gazi'den beri devam edegelen verâset kanunu bir tarafa itilivermis ve babadan ogula intikal eden saltanat, bu ânda «Ekberiyyet» kaidesine baglanarak, ikinci Osman'in yerine, taht'da amcasi Birinci Mustafa çikivermis veya daha dogru bir tâbirle çıkartılıvermiştir.
Sponsorlu Bağlantılar

Bu is, Kösem Sultan'in melanetidir!.. Kendi çocuklarina taht yolunu açabilmek için, muvazenesi bozuk olan ve ser'an Hilâfetî caiz olmayan Birinci Mustafa'nin taht'da çikarmasini Kösem Suttan temin etmis ve bu müvazenesi bozuk pâdisah, nasil olsa ilerde hal' edileceginden. zaman kazanip oglu Murad'i taht'da çikarmak gayesiyle Ocak Agalarini ve bâzi devlet erkânini elde ederek verâset usulünü el çabukluguyla degistirmis, böylece ikinci Osman'i saltanattan mahrum etmek, istemisse de, muvaffak olamamistir!.. Gerçi, Birinci Ahmed'den sonra Birinci Mustafa pâdisah olmustur ama, saltanati ancak doksan alti gün sürmüs ve muvazenesizligi dolayisiyle hal' edilen bu on besinci Osmanli pâdisah yerine, 26 subat 1618 Pazartesi gûnü Genç Osman taht'da çikmistir. Buna ragmen. Kösem Sultan mel'anetin de devam etmis ve «Hâile-i Osmaniyye» ile Genç Osman'i alasagi etmesini bilmiştir.

Osmanli pâdisahlari içinde zekâsi, kuvvetli tahsil ve terbiyesi yanisira, fizik güç ve irâde saglamligiyle de temayüz eden Genç Osman, yasindan umulmayacak derecede büyük ve mühim islere tesebbüs edip, âni bir hamle ile bunlari tatbike koyulmustur !.. Sayalim, bu büyük ve mühim islerden bazilarini;
  • Tereddi ve tefessüh edip kozmopolit bir cemiyet haline gelen Yeniçeri ve Sipahi Ocaklarini tamamiyle ilga ve imha ederek, onlarin yerine, Anadolu. Suriye ve Misir Türkleriyle Türkmenlerinden milli bir ordu kurmak.
  • Payitahti istanbul'dan Anadolu'ya nakledip, kozmopolit bir muhitten millî bir muhite geçmek.
  • ilmiyye sinifinin siyasî ve malî kudret ve nüfuzunu kirarak, bozulmaya baslayan bu zümreyi islah etmek
  • Kozmopolit saray an'anelerini degistirerek «Harem-i Hümâyûn»u tasfiye etmek ve hânedanin Türk ailelerinden nikahla kiz almasina yol açmak.
  • Fâtih ve Kanunî'nin eskiyen mevzuati yerine yeni kanunlar tedvin etmek.
ikinci Osman, yapmak istedigi bu reformlar dolayisiyle karsilastigi muhalefet üzerine su beyti söylemistir:
Niyyetûm hidmet idi saltanat-u devtetime Çalisur hâsid ü bedbâh, aceb nekbetime.

(Niyyetim, saltanat ve devletime hizmet etmekti amma, ne istir ki, kiskanç ve kötû dilekliler hep felâketime çalisir.)

MsXLabs.org & OT

Son düzenleyen perlina; 27 Ocak 2017 08:44
Daisy-BT
20 Haziran 2010 22:52       Mesaj #4
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Genç Osman Dönemi Hakkında:

  • Kırım ve Boğdan'ın alınmasıyla Osman­lılar Lehistan ile komşu olmuştu. (Fatih döneminde)
  • Lehistan'ın Boğdan işlerine karışması yüzünden savaş başladı.
  • 1621'de Hotin kuşatıldı, alınamadı ve Hotin anlaşması yapıldı.
Buna göre;
  • Her iki taraf birbirlerinin topraklarına saldırmayacaktı.
  • Lehler eskisi gibi Kırım Hanlığına vergi verecekti.
Genç Osman;
  • Hotin'in alınmaması nedeniyle Yeniçerilerle arası açıldı ve Yeniçeriler tarafından öldürüldü.
  • Yeniçeriler tarafından öldürülen ilk padişahtır.
Son düzenleyen perlina; 25 Ocak 2017 13:16
9 Haziran 2012 03:06       Mesaj #5
Mira - avatarı
VIP VIP Üye

II Osman


MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Genç Osman da denir. Babası I. Ahmet, annesi Mahfiruz Haseki'dir. Babasının ölümünden sonra II. Osman'ın padişah olması gerekirken çeşitli saray oyunlarıyla amcası I. Mustafa tahta çıkarıldı. I. Mustafa akıl hastası olduğu için üç ay sonra tahttan indirilince yerine II. Osman 16. padişah olarak geçti (1618). Padişah olduğu zaman çocuk denecek bir yaşta olmasına karşın iyi yetiştirildiği ve yetenekli olduğu için kısa sürede devlet yönetimine egemen oldu. Buna karşılık padişahlığının ilk dönemlerinde, yasa ve geleneklere uymayan bazı emir ve atamaları yüzünden kimi çevrelerde hoşnutsuzluk yarattı. 1619'da doğuda İran ile barış imzaladıktan sonra Lehistan konusunu ele aldı. Lehistan 1617'de yapılan antlaşmayı sürekli olarak bozuyordu. Bu arada Osmanlı Devleti'ne karşı olumsuz tavır takınması yüzünden görevden alınan Boğdan Voyvodası Gaspor Gratyani başkaldırdı. Gaspor
Son düzenleyen perlina; 25 Ocak 2017 13:16
22 Ağustos 2014 13:17       Mesaj #6
perlina - avatarı
MOD Moderatör

''Men Dakka Dukka! Eden bulur!'' Sultanın Kanı Yerde Kalmadı


18 Mayıs 1622’de II.Osman’ın hac bahanesi ile Yeniçeri ocağına karşı bir girişimde bulunacağı söylentisi Yeniçerileri ayağa kaldırdı. “Padişahın Hicaz’a gitmesi bizden yüz çevirmesi, nefret etmesindendir. Nizam-ı alem işleri için padişahlar haccı terk ederler, padişah bu işten vazgeçmelidir” diyerek isyan ettiler ve bir liste yazarak bazı devlet adamlarının kellesini istediler.

Ad:  1.JPG
Gösterim: 141
Boyut:  18.7 KB
Bu gelişmeler üzerine Genç Osman hac teşebbüsünden vazgeçerek saraya döndü. Asilerin isteklerini reddetti. Bu durum üzerine asiler saraya akın ettiler. Topkapı Sarayı’nın birinci ve ikinci avlusu asiler tarafından kuşatıldı. Asiler fazla zorlanmadan Harem’e kadar ilerlediler. Burada bir odada hapis tutulan I.Mustafa’yı bulup padişah ilan ettiler. Bu gelişmeler üzerine padişah, asilerin isteklerini kabul etmek zorunda kaldı. Yeniçerilere teslim olmaktan başka çaresi kalmayan II.Osman, yatsı namazından sonra Ağa Kapısı’na gitti. Padişah ilan edilen I.Mustafa’nın ise akli dengesi yerinde değildi. Durumu Mustafa’nın annesi kontrol altında tutuyordu.

Genç Osman'ın Orta Camiye Götürülüşü Tasviri II.Osman’ı alan askerler, yolda gördükleri perişan kılıklı bir adamı atından indirip, padişahı o ata bindirdiler. Genç padişahın etrafına biriken asiler, el kol hareketleri yapıp, ağza alınmaz küfürler ediyorlardı. Asilerden biri yolculuk esnasında Genç Osman’ın baldırlarını sıkıp küfür edince, padişah ağlayarak
“Behey edebsiz mel’un! Padişahınız değil miyim? Nedir bu ettiğiniz cefa!” dedi. Devrik Sultan’ı Mustafa ve annesinin de bulunduğu Orta Cami’ye getirdiler. Mustafa’nın annesi damadı Kara Davud’un veziriazamlığını yeniçeri ağalarına onaylattı. Davud Paşa Genç Osman’ı hemen öldürme düşüncesindeydi. Ancak Yeniçerilerin bir kısmı bu tasavvuru öğrenince
“ Zinhar Sultan Osman katl olunmaya, rızamız yoktur. Şimdilik Sultan Mustafa Han padişahtır. Sultan Osman mahpus dursun sonra ne gerekirse öyle olsun “ dediler. Ancak ortalık bir miktar yatışınca Veziriazam Davud Paşa Yedikule’de Cebecibaşı’ya Genç Osman’ı boğdurttu. Cebecibaşı delil olarak sultanın kulağını kesip I.Mustafa’nın annesine götürdü.
Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah idaresi altındaki insanlar tarafından öldürülüyordu. Onun ölmesiyle devlet tam bir kargaşa ortamına girdi.

Ad:  2.JPG
Gösterim: 142
Boyut:  38.4 KB
Padişahı boğdurtan Kara Davud Paşa, asilerle birlikte hareket etmesine rağmen durumu kontrol edemedi. Kapıkulu sipahileri kendisine “Sultan Osman’ı neden öldürdün, biz sana emanet vermiştik” diyerek saldırdılar. Kara Davud Paşa, Sultan Osman’ı I.Mustafa’nın emriyle öldürttüğünü söyleyince sipahiler dağıldı. Ancak etrafındaki desteği kaybeden Kara Davud Paşa için iktidarın sonu gelmiş, veziriazamlıktan azledilmişti. Davud Paşa’nın yerine önce Lefkeli Mustafa Paşa, sonra da Gürcü Mehmed Paşa getirildi.

Bu sırada Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa, kendi adamlarıyla şehirdeki yeniçerilerin arasına çıkan bir kavga sonucu bütün yeniçerileri şehirden kovdu. Bununla yetinmeyen Abaza Mehmed Paşa, padişah katili ilan ettiği kapıkullarını yakaldığı yerde öldürttü. II.Osman’ın intikamını almak amacıyla bir ayaklanma başlattı. Yanına bazı beylerbeyleri ve halkın bir kısmı da katılarak 30.000 kişiye ulaşan asiler, Anadolu’da eline geçirdikleri tüm yeniçeri,cebeci,topçu gibi kapıkulu mensuplarını öldürdüler. Merkezdeki kapıkulu sipahileri ise “padişah katili” olarak anılmaktan rahatsız olup hükümetten gerçek padişah katillerini cezalandırmasını istediler. Şeyhülislamdan fetva aldılar. Sonunda I.Mustafa da bir hattı hümayun ile Genç Osman’ın katillerinin cezalandırılmasını istedi.

I.Mustafa bu durum üzerine veziriazam Gürcü Mehmed Paşa harekete geçti. Padişahı boğan ve kulağını kesen cebecibaşı kaçarken yakalandı ve idam edildi. Kaçıp gizlenen Kara Davud Paşa da yakalanarak hapsedildi. Ancak tam idam olunacağı sırada Davud Paşa taraftarları kargaşa çıkartarak onu celladın elinden kurtardılar. Kendisini yeniden veziriazam ilan ettiler. Ancak Gürcü Mehmed Paşa, adamı Çeşteci Ali Ağa’yı göndererek Davud Paşa’yı yakalattı. Yedikule’de II.Osman’ın hapsedildiği yere konuldu. Ertesi gün divanda kapıkulları II.Osman’ın katlinde etkileri olmadığını söyleyip af dilediler. Kimsenin Kara Davud Paşa’yı desteklemediği anlaşılınca padişah, yeni bir ferman ile gerekenin yapılmasını istedi. Davud Paşa 8 Ocak’ta Yedikule’de Genç Osman’ın öldürüldüğü yerde yine genç Osman’ı boğmak için kullandığı kementle boğularak öldürüldü.

Osmanlı Padişahları - Sultan Genç Osman

Son düzenleyen Safi; 20 Şubat 2017 02:09
27 Ocak 2017 09:10       Mesaj #7
perlina - avatarı
MOD Moderatör
Ad:  gencosman.jpg
Gösterim: 205
Boyut:  76.9 KB

SULTAN GENÇ OSMAN


1618 - 1622
Babası : Sultan Birinci Ahmed
Annesi : Mahfiruz Haseki Sultan
Doğumu : 3 Kasım 1604
Ölümü : 20 Mayıs 1622
Saltanatı : 26 Şubat 1618 - 1622

HAYATI
Sultan Genç Osman, 3 Kasım 1604 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Birinci Ahmed, annesi Mahfiruz Haseki Sultandır. Mahfiruz Haseki Sultan Rum'dur. Sultan Genç Osman 14 yaşında iken, amcası Sultan Birinci Mustafa'nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına oturdu. Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı. Sultan Genç Osman iyi bir terbiye ve tahsil gördü. Arapça, Farşça, Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini klasiklerinden tercüme yapabilecek kadar güzel öğrendi. Çok güzel bir yüzü olan Genç Osman, zeki, enerjik, atılgan, cesur ve gözü pek bir padişahtı.

Sultan Genç Osman, Fatih Sultan Mehmed devrine kadar yapıldığı gibi saray dışından, Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin ve Pertev Paşa'nın kızları ile evlendi. Yavuz Sultan Selim devrinden itibaren padişah saray dışından evlenmediği için bu davranış önemli bir değişiklik oldu.

Kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı. Tarihte eşine az rastlanır bir şekilde tahtan indirilerek, Yedikule zindanlarında boğularak şehit edilen Sultan Genç Osman, babası Sultan Birinci Ahmed'in Sultanahmed Camii'nin yanındaki türbesine defnedildi.

Tahta çıkar çıkmaz devlet erkanı içindeki üst düzey yetkilileri değiştiren, müderris ve kadıların atanma yetkilerini şeyhülislamdan alan Sultan Genç Osman çok yenilikçi bir padişahtı.

Erkek çocukları: Ömer, Mustafa
Kız çocuğu: Zeynep Sultan

İRAN İLİŞKİLERİ
Sultan Genç Osman tahta çıktığı sırada Sadrazam Halil Paşa, İran seferindeydi. Osmanlı ordusu Pul-i Şikeste'de yenilmesine rağmen, İranlılar, mukaddes saydıkları Erdebil şehrinin Osmanlılar'ın eline geçme ihtimali üzerine barış istediler.
Serav sahrasında, daha önce iki devlet arasında imzalanan Nasuhpaşa antlaşması baz alınarak imzalanan Serav antlaşmasıyla barış tekrar sağlandı. (26 Eylül 1618).

İTALYA SEFERİ
Halil Paşa komutasındaki Osmanlı donanması 1620 yazında Akdeniz seferine çıktı. İstanbul'dan ayrıldıktan sonra Navarin'e gelen donanma, buradan da kuzeye, Adriyatik'e doğru yöneldi. Dıraç'da iki İtalyan gemisini ele geçirdikten sonra İtalya'ya asker çıkardı ve İspanyollara ait olan liman şehri Manfredonia'yı işgal etti.

LEHİSTAN SEFERİ
Osmanlı Devleti ile Lehistan arasında bir dostluk mevcuttu. Dinyester Irmağı iki ülke arasında sınır oluşturuyordu. Osmanlı- Avusturya Savaşlarında Lehistan ilişkileri gerginleştiyse de barış bozulmamıştı. Fakat askeri birliklerin geçimini Lehistan'a yaptığı akınlarla sağlayan Kırım Hanı, barışa aykırı hareket ediyordu. Bunun yanı sıra Lehliler Boğdan işlerine müdahaleden geri kalmadıkları gibi, Boğdan'a ait Hotin kalesini işgal etmişlerdi (1617).
Ayrıca Eflak ve Erdel'in iç işlerine müdahale etmeye devam ediyorlardı. Bu olaylar üzerine Sultan Genç Osman, kendisine yapılan muhalefetlere rağmen Lehistan seferine karar verdi.

Bu arada Özi Beylerbeyi İskender Paşa komutasındaki birlikler, Purut kıyısında bulunan Yaş'ta, Lehlileri bozguna uğratmıştı (20 Eylül 1620). Sultan Genç Osman 1621 yılının Nisan ayında Lehistan Seferine çıktı. Lehler yeni ve daha büyük bir ordu meydana getirme çabasındaydılar. Avusturya'dan yardım alarak ordularını takviye ettiler. Osmanlı Ordusu 2 Eylül 1620'de Hotin önlerine geldi. Kale kuşatıldı ve Hotin kalesi önlerinde yapılan meydan savaşında, düşman siperlerinin ele geçirilememesi, askerlerin şevk ve heyecanını oldukça yıprattı. Yeniçerilerin de kendilerini tam olarak savaşa vermemeleri, bu savaşın kesin bir netice ile sonuçlanmamasına yol açtı.

Lehistan elçilerinin savaşa kendilerinin neden olduklarını bildirmesi üzerine Hotin Antlaşması yapılarak sefere son verildi (29 Eylül 1621). Antlaşmaya göre Lehler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacak Lehistan eskiden olduğu gibi Kırım Hanına 40.000 düka altın verecekti.

Ad:  genç osman.jpg
Gösterim: 160
Boyut:  111.0 KB
YENİLİK HAREKETLERİ

Sultan Genç Osman, Lehistan seferindeki başarısızlığının sebebi olarak askerin gayretsizliğini görüyordu. Askeri alanda bazı yenilikler yapma fikri böylece gelişti. İşe Kapıkulu ocakları ile başladı. Yaptırdığı sayımda, asker sayısının maaş defterindeki kişi sayısından az olduğunu anlayınca fazladan para vermeyi kesti. Bu durum da, daha önce fazladan gelen paraları kendi ceplerine atan zabitlerin, Sultan Genç Osman'a düşman olmalarına yol açtı.

Sultan Genç Osman her şeyin farkındaydı, ancak tecrübesiz olması yüzünden istediği yenilikleri yapamıyordu. Anadolu, Mısır ve Suriye askerlerinden oluşacak yeni bir ordu kurmak istiyordu. Aynı zamanda saray, harem ve ilmiye teşkilatlarını yeniden kurmak, yeni kanunlar çıkarmak gibi yenilikçi düşünceleri de vardı. Kapıkulu Ocakları bu durumdan rahatsızdı ve bunu belli etmekten kaçınmıyorlardı. Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin başında bulunduğu ilmiye sınıfı ise fikir belirtmiyordu.

Sultan Genç Osman'ın Haleb, Erzurum, Şam ve Mısır beylerbeylerine asker yazdırmak için gizli bir irade gönderdiğinin sarayda adamları olan yeniçeriler tarafından öğrenilmesi, bardağı taşıran son damla oldu. Sultan Genç Osman asker toplamak için Anadolu'ya bizzat kendisi
gitmek istiyordu. Bu arada İstanbul'a, Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin'in Lübnan'da bir isyan çıkardığı haberi geldi.

Sultan Genç Osman bunu bir fırsat bilerek, isyanı bastırmak için Anadolu'ya gideceğini söyledi. Ancak Sadrazam Dilaver Paşa ve Şeyhülislam Es'ad Efendi, koskoca padişahın küçük bir isyan için Anadolu'ya gitmesine gerek olmadığını söyleyerek, Sultan Genç Osman'ın Anadolu'ya geçmesini engellemeye çalıştılar. Başka bir çaresi kalmayan Sultan Genç Osman, hacca gideceğini ilan etti. Daha önce hiçbir padişah hacca gitmemişti. Sadrazam Dilaver Paşa ve Şeyhülislam Es'ad Efendi çok uğraştılarsa da Sultan Genç Osman fikrinde kararlıydı. Padişahın geçeceği güzergah üzerindeki vilayetlerin beylerbeyleri haberdar edildi ve hazırlık yapmaları istendi.

Sultan Genç Osman'ın yanında 500 yeniçeri ve sipahi olacak, geri kalan asker İstanbul'un korunması için İstanbul'da kalacaktı. Sadrazam, defterdar, nişancı, rikab ümerası, gedikliler, 40 müteferrika ve 40 divan katibi hac kafilesinde yer alıyordu.

ŞEHİT EDİLMESİ
Padişah otağının Üsküdar'a kurulacağı günden bir gün önce Yeniçeriler Süleymaniye'de toplandılar. Ayaklanan yeniçeriler saraya girip bazı devlet adamlarını öldürdüler. Yeniçeri ve sipahileri ikna etmek isteyen Sultan Genç Osman, yeniçeri ağalarını merhamete getirmeye çalıştı. Ancak bunda başarılı olamadı. Yerine kardeşi Sultan Birinci Mustafa ikinci kez tahta çıkarıldı. İsyancılar o an için Sultan Genç Osman'ı öldürülmesini düşünmüyorlardı.

Ancak Sultan Genç Osman'ın ne kadar dirayetli bir padişah olduğunu bilen isyanın elebaşları padişahın Yedikule zindanlarına götürülüp orada öldürülmesini istediler. Sultan Genç Osman sekiz tane cellata kahramanca karşı koymasına rağmen boğularak şehit edildi.

Sultan Genç Osman'ın naaşı, ertesi gün Sultanahmed Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Sultan Ahmed Camii'nde babasının türbesine defnedildi. Sultan Genç Osman'ın şehit edilmesi Anadolu'da bazı isyanların çıkmasına sebep oldu.

Osmanlı halkı padişahın şehit edilmesini hiçbir zaman hazmedemedi. Sultan Genç Osman, gençliğinin en güzel günlerinde tahta çıkmış ve hep milletinin iyiliği için çalışmış, azim ve irade sahibi bir padişahtı. Ancak gençliği ve tecrübesizliği kendisine bu hazin sonu hazırladı
Son düzenleyen perlina; 27 Ocak 2017 08:40
27 Ocak 2017 09:25       Mesaj #8
perlina - avatarı
MOD Moderatör
Ad:  genc-osman.jpg
Gösterim: 164
Boyut:  100.7 KB

II. Osman veya Genç Osman

18 yıllık kısa ömrüyle Osmanlı tahtının en genç padişahıdır. Dramatik ve utanç verici bir olayla tahtı ve hayatını kaybetti. 19 Mayıs’ta payitahtın çığırından çıkmış yeniçerileri ve sipahileri, önlerinde gayri memnun ulema ile saraya saldırdı.
Genç padişah bu hassas anda bile inadından vazgeçemedi. Genç insan en dürüst, en idealist ve en inatçı zamanlarını yaşıyordu. Tahtını önünde durulmaz bir iktidar anıtı olarak görüyordu.
II. Osman zamanın getirdiği tecrübeleri yaşayacak, hamlığını düzeltecek, aşınmalara uğrayacak kadar yaşayamadı.

15 Kasım 1603’te genç padişah I. Ahmed’in Kösem Sultan’dan evvelki hasekisi Mahferuz’un oğlu olarak dünyaya geldi. I. Ahmed öldüğünde üç aylık bir süre için amcası I. Mustafa tahta çıkmıştı. Osmanlı hanedanının deli denebilecek dimağ hastası tek üyesi budur, öbürleri yakıştırmadır. Nihayet şeyhülislam Esad Efendi’nin fetvası ile sadaret kaymakamı Sofu Mehmet Paşa’nın onay ve talebiyle 26 Şubat günü 1618’de 14,5 yaşındaki padişah tahta oturdu.

Sır saklamayı beceremedi
Genç ve zekiydi, birçok yetişkinin fark etmediği şeylerin kokusunu alıyordu, bazı şeylerin değişmesi gerektiğini anlamıştı. Haremin yapısından, saltanat veraseti sisteminden rahatsızlık duyduğu açıktı. Asıl önemlisi, imparatorluğu zaferlerden zafere götüren kapıkulu askerinin yani yeniçeriler ve sipahilerin artık çürümeye başladığının farkındaydı.
Kanuni’den sonraki yazarların hepsinde bozulan kurumlar söz konusu olmuştur. 16’ncı asrın Mustafa Ali’si, Peçevi daha sonra Selaniki, Koçi Bey gibileri... Genç padişah bazı çağdaşı vakanüvislerin ve bugün bizim çağdaşımız olan bazı ezbercilerin aksine ortalığı koklamayı biliyordu. Bilmediği şey ise davranış, gizli plan, adamlarını tanıyıp örgütleme ve uygun zamanı kollamaktı.
Dört yıllık saltanatının içine çok şey sığdırdı. Lehistan’la savaş, mali reform denemeleri, boşalan hazineyi doldurmak için bazı tedbirler... Ama asıl önemlisi; kapıkulu sınıfını ortadan kaldırmak ve bunun yerine Anadolu’dan asker toplamak için hiçbir padişahın yapmadığı bir işe sözde niyetlendi, Hacc’a gitmek fikri anında ortalığı karıştırdı. Bu sırrı saklamayı bilmemişti.

Evliya Çelebi’ye sansür girişimi!
Padişahın Lehistan’da başlattığı Hotin Seferi bir yenilgi değildi fakat bir nafilelikti. Uçsuz bucaksız coğrafyada, kuzeyin çölü sayılan steplerde hiçbir zafer ve seferin kesin netice sağlaması mümkün değildir. II. Osman kendine yazılan kasidelere rağmen bir tarafın şiddetli hücumuna maruz kaldı. İsrafa karşı tevazuu ve sade giyimi denedi; birtakım sivriler kendisine “Padişahlık böyle mi olur? Bu adeta Osman Çelebi” dediler.
16 Mayıs 1622’de, 17’nci asır tipi ayaklanmalardan biriyle karşı karşıyaydı; kul taifesine kellelerini istedikleri şeyhülislam Ömer Efendi, defterdar ve etrafındakilerin hiçbirini teslim etmedi. Ayak divanınında karşısına çıkanları hapsettirdi. Sonuç hazindir, tahttan indirildi. Rezilane bir nümayiş ile beygir üzerinde Yedikule’ye götürdüler, katlettiler ve hükümdarlık iffetini ayaklar altına aldılar. Evliya Çelebi’de tasvir edilen bu sahneleri 20’nci yüzyılın milliyetçi tarihçisi Necip Asım o sayfayı yırtarak örtmeye kalktı. Oysa güneş balçıkla sıvanır da tarihi gerçek gizlenemez.

II. Osman’ın hazin akıbeti Osmanlı hanedanının bütün üyelerinin kâbusudur. Padişah Genç Osman’ın uğradığı hal vakası gibisi bir daha görülmez ama tahttan indirilmeler hiç de eksik olmadı. Bu bir yapı meselesidir. Ve bu yapı ise bazılarının sözde tanımladıkları kadar kolay anlaşılamaz.

İlber Oltaylı
16 Şubat 2017 19:53       Mesaj #9
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Hızlı Cevap
Mesaj:


Osmanlı İmparatorluğu forumu 'Osmanlı Padişahları - Sultan 2. Osman (Genç)' konusunu görüntülüyorsunuz: Osman II, GENÇ OSMAN (d. 3 Kasım 1604, İstanbul - ö. 20 Mayıs 1622, İstanbul), ...

Aramalar: Osmanlı Padişahları - Sultan 2. Osman (Genç)

Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç
Paylaş