Arama

Besin Ögesi Olarak Su ve Beslenmedeki Önemi

Güncelleme: 6 Kasım 2016 Gösterim: 14.519 Cevap: 3
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
23 Aralık 2007       Mesaj #1
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi

SU

Ad:  su1.jpg
Gösterim: 4158
Boyut:  67.8 KB

Su insan vücudunda ve yeryüzünde en fazla bulunan maddedir. Solunum için oksijen gerekliyse susuz da yaşamak mümkün değildir.
Sponsorlu Bağlantılar
Ortalama olarak yetişkinlerin vücut ağırlığının % 55-75’i sudur (yaklaşık 38-46 litre). Bu yüzdeler kişiye, vücut bileşimine, yaşa, cinsiyete ve diğer faktörlere bağlı olarak değişmektedir.
Vücut yağı ile karşılaştırıldığında yağsız doku çok daha fazla su içerir. Zayıfsanız vücudunuzdaki su miktarı (oranı) daha yüksektir. Daha fazla kas kütlesine sahip erkekler vücutlarında kadınlara göre daha yüksek miktarda su taşırlar. Genç bireyler genellikle yaşlılara göre daha fazla suya sahiptirler. Yeni doğan ağırlığının yaklaşık % 75’i sudur ve bu miktar yaşlandıkça vücut ağırlığının yaklaşık % 50’sine kadar azalır. Tüm vücut dokuları su içermektedir. Kanın su içermesi şaşırtıcı değildir ve kanın yaklaşık % 83’ü sudur. Yağsız kas dokuları yaklaşık %73, vücut yağı ise % 25 oranında su içerir. Kemikler çok sert görünse de ağırlığının % 22’si sudur.

Su: Gerekli Bir Besin Ögesi


Vücudumuzda su neler yapar? Bunun cevabı susuzluğu gidermekten daha uzundur! Susamak, arabanızda sinyal ışıklarının yanması gibi uyarıcı bir etkiye sahiptir. Bu fiziksel duyu belirtileri, vücudunuzun birçok işlevini yerine getirmek için daha fazla sıvıya ihtiyaç duyduğunu gösterir. Susama hissinizi gidermek için sıvı alırsınız.
Su, 1 kısım oksijen ve 2 kısım hidrojenden oluşmuş basit bir yapıdır. Kalori içermez. Her vücut hücresi, dokusu, organı ve vücudun her türlü fonksiyon gören işlemlerinde su gereklidir. Su aslında vücudun en yüksek oranda gereksinim duyduğu besin ögesidir.

İnsan vücudunun her yerinde gerçekleşen tüm fonksiyonlar (hücre içinde ve dışında) sulu bir ortamda gerçekleşir. Su, vücut sıcaklığını yaklaşık 370C’de tutarak düzenler. Özellikle fiziksel aktivite gibi bir çok vücut fonksiyonunda ısı üretilir. Terleme yoluyla deriden buharlaşan su ile vücuttan sıcaklık atılmaktadır.
Su, vücut hücrelerinde oksijen ve besin ögelerinin taşınmasını ve atım ürünlerinin taşınarak atılmasını sağlamaktadır. Ağız, gözler ve burun gibi vücut dokularının nemlenmesini sağlar. Vücuttaki kan, gastrik sıvı, tükrük, amniyotik sıvı (fetüsün gelişmesinde) ve idrar gibi vücut sıvılarının büyük bir kısmı sudur. Su dışkının yumuşamasını sağlayarak kabızlığın önlenmesine yardımcı olur. Eklemlere destek sağlar ve vücut organlarının, dokularının korunmasını sağlar.

Vücut fonksiyonlarının düzenli olması ve dehidratasyondan korunmak için vücudun sürekli bir su kaynağına gereksinimi vardır. Dışarıda yapılan yoğun çalışmalarda özellikle de sıcak ve nemli günlerde vücuttan su kaybedilir. Vücuttan sadece 0.5-1 kilogramlık su kaybı susama hissini oluşturur. Biraz daha fazla kayıp vücutta dayanıklılık ve güçte azalmalara neden olur. Orta düzeyde dehidratasyon fiziksel performansı bozar. Uzun süre yüksek sıcaklıkta sıvı kaybı yaşayan kişilerde sıcak çarpması veya sıcaklık şoku riski bulunur. Vücuttaki sıvı miktarının % 20 azalması ile yaşamsal risk oluşmaktadır.
Su, diyette tüm besin ögelerinden daha fazla miktarlarda bulunmaktadır. Temel kaynakları içtiğimiz su ve diğer içeceklerdir. Yediğimiz sıvı besinlerdeki su da belki düşündüğünüzden daha fazla sıvı sağlar. Kereviz, salatalık, domates, kavun, karpuz gibi sulu sebze ve meyveler % 90’dan daha fazla su içerirler. Ekmek gibi kuru besinlerde de bir miktar su bulunmaktadır. Bu bölümdeki “Besinler: Sıvı Kaynakları” tablosu bazı besinlerdeki su oranlarını göstermektedir.
Vücudumuzda da su yapılmaktadır. Vücut hücrelerinde karbonhidrat, protein ve yağlardan enerji üretimi sırasında toplam su miktarının yaklaşık %15’i sağlanmaktadır. Metabolizma sonucu enerji oluşumuyla birlikte en son ürün sudur.

Sıvılar: Ne Kadarı Yeterlidir?


Yetişkinlerde günlük ortalama 2.5 litre (yaklaşık 10 kupa) su, terle (oturduğumuzda bile) , idrarla, dışkıyla ve solunumla kaybedilmektedir.
Sıcak ve nemli havalarda veya ağır fiziksel aktivitede sıvı kaybı çok daha fazladır. Diğer besinlerden farklı olarak vücut, suyu depolamaz ve ihtiyacın arttığı durumlarda ekstra bir kaynak sağlamaz. Dehidratasyondan korunmak ve vücudun normal çalışması için vücut fonksiyonları ile kaybettiğimiz sıvıları yerine koymalıyız.

Günlük su ihtiyacımız ne kadardır?


Su ihtiyacı vücudun kullandığı enerji miktarına bağlı olarak değişir. Yetişkinlerde enerji harcamasının her kalorisi başına 1-1.5 ml gereklidir. Her 1000 kalori için 1-1.5 litre veya günlük 2000 kalorilik diyette yaklaşık 8 kupa su alınmalıdır.

İnsanların birçoğunun içme suyundan, diğer içeceklerden ve besinlerin içindeki sudan günlük 8-12 kupa kadar suya ihtiyacı bulunmaktadır. Vücut ağırlığı sıvı ihtiyacını etkileyen bir faktördür. İklim, fiziksel aktivite düzeyi, diyet ve bazı fiziksel farklılıklar da sıvı ihtiyacını etkileyebilen diğer faktörlerdir. Örneğin:
  • Çok sıcak veya soğuk ısılara maruz kalındığında normal vücut sıcaklığının sağlanması için vücut daha fazla su harcamaktadır.
  • Ağır iş veya egzersizde terleme veya deriden buharlaşma yoluyla vücuttan su kaybı fazladır. Günlük su ihtiyacınızı karşılamak için 8 kupa su ile başlayın. Aktivitenizin süresinin ve şiddetinin artmasına bağlı olarak her bir saatte 1-3 kupa kadar fazla su için.
  • Uzun süreli havayolu seyahatlerinde veya sıcağa maruz kalındığında, su deriden buharlaşır. Örneğin uçak yolculukları sonucu dehidratasyon oluşabilir.
  • Hamilelik ve emziklilik döneminde kadınların vücutlarındaki sıvı ihtiyacı artmaktadır.
  • Hastalık durumlarında da sıvı ihtiyacı değişir. Ateş, ishal ve kusma durumlarında su kaybı fazladır. Sağlığınızla ilgilenen uzmanın önerilerini yerine getirin ve dehidratasyonu önlemek için bol su ve diğer sıvıları tüketin.
  • Yüksek posalı diyet tüketiyorsanız, kabızlığı önlemek için vücudunuz fazladan suya gereksinim duyar.
Sağlıklı bireylerde sıvı alımı ve atımı arasında denge vardır. İhtiyacınız olduğundan daha fazla alırsanız böbrekleriniz fazla olanı basit bir şekilde atar. Muhtemelen suyu atmak için fazla yorulmazsınız. Yeteri kadar sıvı tüketmediğinizde vücudunuzda susama duygusu gelişir. Susama sıvı ihtiyacının belirtisidir fakat bu mekanizma özellikle yaşlılarda, çocuklarda, hastalık durumlarında, sıcak havalarda veya ağır fiziksel aktivite durumlarında kusursuz olarak işlemeyebilir. Su içmek için susama duygunuzu beklemek çok uzun olabilir. Sağlıklı olsanız dahi geciktiğinizde, 2 veya daha fazla kupa vücut sıvılarınızda azalma olabilir.

Yeterli sıvı tükettiğinizi anlamak için idrarınızı kontrol edin. Az miktarda ve koyu renk idrar, yeterli sıvı tüketmediğinizi gösterir. Temelde susama duygusu daha fazla içmeniz gerektiğinin bir belirtisidir. Yaklaşık olarak berrak bir idrarın anlamı yeterli sıvı aldığınızın göstergesidir.
Yoğun fiziksel aktivite sonrası vücut ağırlığının kontrol edilmesi de diğer bir yöntemdir. Vücudun her 0.5 kilo ağırlık kaybına karşılık 2 kupa sıvı almalısınız.

Dikkat: Her zaman susuzluk hissediyorsanız veya çok idrara çıkıyorsanız, sağlığınızla ilgilenen kişilerle konuşun. Çünkü bu belirtiler diabetin göstergeleri olabilir. Diğer taraftan, premenstrual sendrom dışında vücutta su tutulması, böbrek ve karaciğer sorunlarının bir göstergesi de olabilir.

Sağlık İçin Su İçin


Vücudunuzdaki su oranını normal düzeylerde tutmak için gün boyunca yeterli su ( 8-12 kupa) tüketin. Süt, meyve suyu ve diğer bazı içeceklerin temeli sudur ve günlük su alımına katkıda bulunurlar. Aynı zamanda, tükettiğiniz katı besinler de (tam olarak ölçemeseniz de) günlük su alımınıza katkıda bulunurlar.

Kafein içeren kahve, çay ve bazı alkolsüz içecekler ile alkollü içecekler vücudunuza su sağlayan iyi kaynaklar değildirler. Kafein ve alkol, diüretik etki göstererek ve idrarda artış yaparak vücuttan su kaybına neden olur. Bununla birlikte kafeinsiz içeceklerin diüretik etkisi yoktur.

Su tüketiminizi artırmanız gerekiyorsa..

  • Gün içerisinde kahve araları yerine su arası verin. Bilinçaltında bir şeyler içme isteğiniz varsa masanızda bir kupa su bulundurun.
  • Yemeklerinizde ve ara öğünlerinizde suya önem verin. Yiyeceklerinizi su, süt veya meyve suyu ile tamamlayın. Yemeğinize bazen de çorba ile başlayın.
  • Suyun olduğu yerlere gittiğinizde su için.
  • Ara öğünlerinizde kendinizi meyve suyu, süt veya su ile canlandırın.
  • Partilerde ve diğer sosyal toplantılarda alkollü içecekler yerine soda için
  • Özellikle sıcak havalarda fiziksel aktivite öncesi, sırası ve sonrasında su için. Egzersiz sırasında her 15 dakikada bir 300-600 mL kadar su tüketin. Susamayı beklemeyin.
  • Seyahatlerinizde yanınızda bir şişe su bulundurun. Dışarıda geziyorsanız çantanızda su taşıyın.
  • Uçak seyahatleri dehidratasyona neden olur. Mevsimlere Göre HidrasyonSoğuk günlerde üşüdüğünüzde veya yazın çok sıcak rutubetli günler gibi aşırı sıcaklık değişikliklerinde vücudunuzun normal sıcaklığını korumak için suya ihtiyacı vardır.
Sıcak, nemli havalarda vücut terleyerek sıvı kaybını artırır. Soğuk, serinletici içecekler vücudun serinlemesine yardımcı olurlar. İlginç olarak sıcak ve nemli havada sıcak ve kuru havaya göre vücut sıcaklığını azaltmak için vücut daha fazla zaman harcar. Bunun nedeni nemli sıcak havada terleme ile deriden sıvı buharlaşmasının olmamasıdır. Böylece derinizi sıcak ve nemli hissedersiniz.

Dehidratasyon sadece yazları ortaya çıkan bir sorun olarak görülebilmektedir. Fakat vücudu iyi hidrate edebilmek kış döneminde de önemlidir. Havalar değişmeye başladığında birçok insan evin içinde yaşamaya başlar. Buradaki hava akımı derideki nemi buharlaştırır. Susadığınızı hissetmeseniz de su kayıplarınızın karşılanmasına ihtiyacınız vardır. Dışarıdaki soğuk havalarda da belki karı kürekle temizlerken, paten veya kayak yaparken veya kıyafetleri üst üste giydiğinizde de terleyebilirsiniz.

İçecek Olarak Ne Var?


Su, basit olarak birçok mevcut içecekler arasında en iyi seçimdir! Meyve suyu veya süt de iyi içecek seçimlerindendir ve suyun yanı sıra bazı besin ögelerini de sağlarlar. Örneğin meyve suları A ve C vitaminlerini, süt de kalsiyum sağlamaktadır. Kahve, çay, alkollü ve alkolsüz içecekler, süt ve meyve suyu gibi beslenme yararları sağlamamaktadırlar.


Neden su içmeliyiz?


Başlangıç olarak, su kalori içermez. Ekstra kalori almaktan sakınıyorsanız bu gerçekten bir avantajdır. Alkolsüz normal içecekler ve alkollü içecekler kalori içerirler. Suda sodyum miktarı da azdır ve yağ ve kolesterol içermez. Kafein alımınıza dikkat mi ediyorsunuz? Kahve, çay ve diğer bazı içeceklerin aksine, su kafein içermez.


Musluk Suyuna Karşı Şişe Suyu


Musluk suyu veya şişe suyu; hangisini içmeliyiz? Her ikisi de hükümet tarafından denetlenmektedir. Özellikle su, büyük şehir suyu sistemlerinden geliyorsa musluk suyunun içilmesi şişe suyu kadar güvenlidir.


Doğrudan Musluktan


Şimdi hemen musluğunuzu açın. İçme sularının çoğu musluktan akan sudan sağlanır. Birçok insan için bu normal kabul edilmekte, fakat dünyanın bazı yerlerinde musluktan akan suyun içilmesi lüks olarak kabul edilmektedir. Musluk suyunun güvenli kullanılması için birçok hastalığın sebebi olan bakterilerin öldürülmesinde klor kullanılır.

Klor birçok halk sağlığı sorunundan korunmak için önerilen suyun dezenfeksiyonunda kullanılmaktadır. Gerçekten de klorlamanın kolera, hepatit ve diğer bazı hastalıkların oluşmasını önlemek için güvenli, etkili ve uygulanabilir tek yöntem olduğu bilinmektedir. Trihalomethan (THM) isimli bir yan ürün (sudaki klor ile organik madde reaksiyonundan oluşan bir bileşik) hakkında bazı sorular yıllardan beri vardır. Eğer organik madde varsa, THM miktarı çok azdır ve kanser riskini meydana getirmek için yeterli değildir. Halk sağlığı yönünden bakılacak olursa, THM’nin etkileri endemik bir durum yaratmaktan oldukça uzaktır.

Şaşırtıcı olarak su tek başına içme suyunun içinde bulunan tek besin ögesi değildir. İçme suyu damıtılmadıkça ve demineralize edilmedikçe farklı miktarda flor, kalsiyum, sodyum, demir ve magnezyum gibi mineralleri içerebilir. İçme suyunun bileşimini kaynağı ve geçirildiği işlemler belirler. Yeraltı kaynaklarından elde edilen sular daha yüksek mineral konsantrasyonuna sahiptir. Yağmur ve kar sularından oluşan su, kayalardan ve kumdan sızarak bu yoldaki mineralleri toplar. Bu durum, yer altı sularının doğal olarak florlu olmasını açıklamaktadır.
Suyun yumuşak veya sert olması içindeki mineral miktarına göre değişmektedir. Sert sular daha fazla kalsiyum ve magnezyum içerirken, yumuşak sular daha fazla sodyum içerirler. Aslında yumuşak ve sert sular arasında lezzet farkı bulunmamaktadır. Bununla birlikte demirin az miktarı bile suyun tadına çok az metalik tat katar, fakat bu miktar diyetle alınan demir miktarına kıyasla çok önemsizdir.

Sert sulardaki mineraller sabunun etkisiyle karıştığından dolayı, bazı bireyler yumuşak suyu tercih ederler. Sert sular zamanla su kullanılan işlemlerde köpük ve mineral birikmesine yol açarlar. Bu durum da zamanla beyaz çamaşırların griye dönmesine neden olur.
Su yumuşatıldığında, diğer mineraller azalırken sodyum eklenir. Fakat birçok insan için sodyum miktarı ilgilenilecek kadar önemli değildir. Sert sulara ekleme yapılan miktar, suyun sertlik derecesine bağlıdır. Su tamamen yumuşatıldığında her kupadaki sodyum miktarı yaklaşık 39 miligramdır. Genelde tamamen yumuşatmaya gerek olmamaktadır. Yumuşatılmış şehir sularında ortalama sodyum miktarı her kupa için 22 miligramdır. Unutmayın, kendi su kaynağınız yumuşatılma işleminden geçirilmiş olmayabilir.
Yumuşatılmış su istiyorsanız, bunu sadece sıcak suyla sağlayabilirsiniz. Bu yolla sodyuma duyarlı bir kişiyseniz içtiğiniz soğuk suyla ekstra sodyum almamış olursunuz.

Şişe Suyu Hakkındaki Düşünceler


Son yıllarda şişe suyu kullanımı artmıştır. Bu suların bir çoğu mineral su, saf su, soda, kaynak suyu ve pınar suyu gibi niteliklere sahiptir.

Şişe ve musluk suyunun her ikisi de güvenli olmasına rağmen neden şişe suyu içeriz? Tüketici araştırmalarına göre bazı insanlar tatlarından dolayı tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Şişe suları genellikle klor içermezler ama bu suyun tadını çok etkilemez. Bazıları da şişe sularını, alkolsüz içeceklere, kafeinli içeceklere ve alkollü içeceklere karşı sağlıklı bir alternatif olarak içmektedirler. Bazı diğer içeceklerin yerine, şişe suları tüketiciler tarafından kalori, kafein ve alkol içermediğinden dolayı tercih edilmektedirler.Ve bunların işe, pikniğe veya sağlık kulüplerine taşınması kolaydır.
Şişe sularının etiketlerindeki kaynak suyu, mineral su gibi ifadeler kesinlikle doğru olmalıdır. Şişe suları, şehre ait su kaynaklarından geliyorsa, saf su işlemlerinden geçirilmediyse etiketinde bilgi verilmesi gerekmektedir.
Bazı insanlar şişe suyunun musluk suyundan daha sağlıklı olduğunu düşünmektedir. Büyük şehir suyu sistemlerinde şişe ve musluk sularının her ikisi de güvenli ve sağlıklıdır. Ancak suda kurşun olduğu endişesi taşınan yerlerde şişe suyu özellikle hamile kadınlar ve çocuklar için iyi bir alternatiftir. Şişe suları kurşun içermez.
Bazı aşçılar yiyeceklerin pişirilmesinde şişe suyunu tercih eder. Şişe suyu çorba, türlü gibi yemeklerin lezzetini etkileyebilen klor içermez. Kurşunlu boru veya kurşunlu lehimlerin kullanıldığı evlerde, şişe suyu çorbalara, türlülere ve diğer uzun süre pişen yemeklerde kullanılabilecek iyi bir seçenek olabilir. Pişme zamanının uzamasıyla musluk suyundaki kurşun daha konsantre olmaya başlayabilir.

BAKINIZ
Su, Suyun Önemi, Kimyasal ve Fiziksel Özellikleri

Son düzenleyen Safi; 6 Kasım 2016 00:20
Finn and Jake - avatarı
Finn and Jake
VIP 🐻 Bear ✔
30 Aralık 2014       Mesaj #2
Finn and Jake - avatarı
VIP 🐻 Bear ✔
Su içmenin faydaları
Su içmek neden bu kadar önemli? Suyun faydaları neler? Su tüketimimizi nasıl artırabiliriz?
155823508 thinkstock icmek icen kadin mkl
Sponsorlu Bağlantılar

Su içme alışkanlığına sahip değilseniz, bugünü başlangıç alıp bundan sonra bol bol su içmenizi tavsiye ediyoruz. Pudra.com'un su içme alışkanlığını edinmek için önerilerini Su içmeyi unutma! adlı yazıdan okuyabilirsiniz.

Peki neden su içmek bu kadar önemli? Daha fazla su tüketmek için ne yapmalıyız? Memorial Hastanesi’nden Uz. Dr. Selahattin Türen suyun sağlığımız açısından önemini şöyle anlatıyor:

Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozukluklukları görülebilir
"Sağlıklı yetişkin bir erkekte vücut ağırlığının %60’ını, kadında %50’sini su oluşturur. Bu oranlar yenidoğan bir bebekte %70- 75 iken yaşla birlikte azalır. İnsan beyninin %95’ini ve akcigerlerin %90’ını su oluşturur. Vücuttaki bütün sistemler, organlar ve hücreler yeterli su olmadan fonksiyonlarını sürdüremezler. Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ancak hücre içinde su yeterli ise gerçekleşebilmektedir. Vücut sıvısının %2 gibi küçük bir oranda azalması bile hafif yorgunluk, yakın hafizada hafif bozulma, dikkati toplamada ve yapılan işe odaklanmakta güçlüklere neden olur. Vücut sıvısının azalmasına basitçe 'dehidratasyon' denir. Gün boyu devam eden hafif yorguluğun en sık nedenlerinden biri de hafif dehidaratasyondur.

Su neden yaşamın kaynağı?
  • Vücutta taşıyıcı göreve sahip olan su, hücrelere besin ve oksijen taşır, atıkları uzaklaştırır.
  • Böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcı olur.
  • Kan ve lenf sisteminin büyük bir kısmını oluşturur.
  • Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
  • Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.
  • Sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda vücut izolasyonu sağlar.
  • Yeteri kadar tüketildiğinde, cildin daha düzgün, daha yumuşak, daha parlak ve daha esnek olmasını sağlar.
  • Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinlerin sindirilmesinde görev alır.
  • Su, emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
  • Bağışıklık sisteminin görevini yapabilmesi için su gerekmektedir. Bu özelliği ile zinde ve dinç kalmada yardımcı olur.
  • Eklemlerin kayganlığını sağlar.
  • Su tüketimi azaldıkça, vücutta depolanan yağ miktarı artmaya başlar ve kilo alımı gerçekleşir.
İçme suyu veya doğal kaynak sularının birçoğu bölgeden bölgeye degişmekle birlikte; bazı minarelleri içerir. Vücudumuz için gerekli olan minarellerin bir kısmını içtiğimiz sulardan elde ederiz. Bunlar içinde kalsiyum, magnezyum ve sodyum daha fazla miktarda olanlardır. Flor, iyot ve diğer eser elementlerin de bir kısmını içtiğimiz sulardan sağlarız.
Su tüketim miktarı çevresel ve kişisel şartlara göre değişir

106580127 thinkstock su mkl

Su tüketiminin sağlığımız için çok önemli olduğu yıllardır anlatılır. Peki, günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Bu konuda uzmanların farklı görüşleri olsa da çoğunlukla ortalama günlük su tüketiminin 2-2.5 litre olmasi tavsiye edilir. Bunu 8x8 yani gunde 8 defa 8 onz (250 ml veya bir su bardağı) su içilmesi şeklinde de duymuş ve okumuş olabilirsiniz. Bu miktarlar ortalama miktarlardır. İdeal olan ise su ihtiyacının kişinin durumuna ve mevcut hastalıklarına, hava sıcaklığına ve aktivite düzeyine göre ayarlanmasıdır.

Yeterli su içip içmediğinizi test etmek için 3 küçük ipucu
  • Susuzluğunuzu gidermek için içtiğiniz su miktarının en az 2 katını tüketin.
  • Günboyu ve sık sık su için ve su içmek için susamayı beklemeyin.
  • İdrar renginiz koyu sarı renkli ise yeterli miktarda su içmiyorsunuz demektir. İdrar renginiz koyu sarıdan açik ve şeffaf renge dönüştüğünde yeterli miktarda su tüketiyorsunuz demektir.
Kimler daha çok su tüketmeli?
  • Yüksek proteinli diyetle beslenenler.
  • Lifli gıdalardan zengin beslenenler.
  • Bulantı kusma ve ishal ile sıvı kaybının arttığı zamanlar
  • Ağır fiziksel aktivite yapanlar
  • Çok sıcak ortamlarda olup, aşırı terleyen kimseler daha fazla su tüketmelidirler.
Su her zaman yaşam kaynağınız olmayabilir
Vücutta fazla miktarda sıvının olduğuna işaret eden durumlarda (bacaklarda ödem ve karında asit); kalp yetmezliği, böbrek yetmezligi, siroz ve kronik karaciğer hastalığı gibi zaman zaman sıvı alımının belli bir miktarla kısıtlanması tedavinin önemli bir parçasıdır. Bu gibi durumda olan hastaların doktorlarının tavsiyelerine uymaları daha doğru olacaktır.

Çay, kahve, kola suyun yerini tutmaz

İçeceklerin hiçbiri suyun yerine geçemez. Su, kalori içermez ve asiditesi yoktur. Kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi; çarpıntıya neden olurken; bu içeceklerin beraberinde fazla şeker ve krema tüketilmesi de gereksiz kalori alınmasına yani kilo artışlarına sebep olabilir. Ayrıca kafeinin idrar söktürücü özelliği de olduğundan fazla tüketildiginde önce sıvı alımı artmış olur, ancak daha sonra idrarla sıvı kaybı artar.

Kola ve benzeri asitli içecekler mideye rahatsızlık verdiği gibi; alınan asidin etkisini azaltmak için vücut çok fazla su harcamak zorunda kalır."

Su tüketiminizi artırmak için öneriler:
  • Su içmek için susamayı beklemeyin.
  • Yemeklerle birlikte ve yemek aralarinda su için.
  • 8x8 kuralını unutmayın. Günde 8 kez 8 onz (240 ml, 1 su bardağı) su için.
  • Kendinize su içmek için güzel bardaklar ya da şık bir sürahi alabilirsiniz.
  • Çalışma ortamınızda ve evinizde belirleyeğiniz bölümlere “su iç” yazılı notlar asabilirsiniz.
  • Ofis bilgisayarınıza su hatırlatması programlarından kurabilirsiniz. Böylelikle siz işinize konsantre olmuş çalışıyorken, ekranda beliren su şişesi size su vaktinin geldiğini hatırlatır.
Kaynak: pudra.com/


🌘 🚀
Finn and Jake - avatarı
Finn and Jake
VIP 🐻 Bear ✔
2 Ocak 2015       Mesaj #3
Finn and Jake - avatarı
VIP 🐻 Bear ✔
Sabahları Aç Karnına Sıcak Su İçmenin Faydaları...

Sabahları kalkar kalkmaz vücudumuza ilk olarak ılık su girdiğinde neler olur hiç düşündünüz mü? Sabahları kalkınca bir kupa ılık su içmenin vücudumuz için çok önemli olduğuna dair pek çok kaynak bulunmaktadır. Yapılan pek çok çalışma sabahları kahvaltıdan önce içilen bir bardak ılık suyun sağlığımız için çok faydalı olduğunu göstermiştir. Bu yazıyı okuduktan sonra belki siz de sabahları aç karnına ılık su içmeyi denemek isteyecek ve farkı mutlaka göreceksiniz.

6013 sicak su

İşte Sıcak Suyun Faydaları:

Ağrıyı Yatıştırır ve Azaltır
Ilık su, en etkili doğal ilaçtır. Kas krampları için birebirdir, çünkü, kılcal damar sirkülasyonunu düzeltir ve kasları rahatlatır. Ayrıca regl dönemi sancılarının azaltılmasında da çok etkilidir. Suyun sıcak etkisi karın kaslarını rahatlatarak karın ağrılarını yatıştırır.


Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur
Sıcak / Ilık su vücut sıcaklığını yükselterek metabolizmayı hızlandırır. Bu yolla vücut daha kısa sürede daha çok kalori yakar. Ayrıca, sabahları içilen bir bardak ılık su böbreklerin ve diğer boşaltım organlarının daha iyi çalışmasını sağlar.

6013 images 300x123

Yaşlanmayı Geciktirir
Yaşlanmayla birlikte vücudumuzda toksik bileşenler artar. Sıcak su vücudumuzda biriken toksinleri atmamıza yardımcı olduğu için, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve cildin elastikiyetini arttırır.

Sindirim
Sonuç olarak, vücuttaki su eksikliğinde kramplar ve vücutta şişmeler görülmektedir. Sabahları kahvaltıdan önce içeceğimiz bir bardak sıcak su bağırsaklarımızın çalışmasını teşvik edecek ve vücut fonksiyonlarımızın normal şekilde çalışmasına yardım edecektir.


Sirkülasyon
Bir kupa sıcak su, kan dolaşım sistemimizin iyileşmesine de yardımcı olacaktır.


Kaynak: bilgiustam.com/
Yazar: Buket Sağbasan
🌘 🚀
_AERYU_ - avatarı
_AERYU_
Ziyaretçi
24 Ocak 2015       Mesaj #4
_AERYU_ - avatarı
Ziyaretçi
İnsanın yaşamını devam ettirmesi için en az oksijen kadar önemli olan suyun, vücutta pek çok görevi de bulunuyor. Son yıllarda özellikle diyet listelerinin baş köşesinde yer alan suyun vücudumuz ve hayatımızı sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmemiz için büyük önemi bulunuyor. İnsan yapısı, yemek yemeden dört hafta yaşayabilirken, su içmeden yaşayabilme süresi ise sadece 3-4 gün. İnsan bedeninin 2/3'ü sudan oluşurken, her insanın kendini zinde hissetmesi için günde 2.5 litre suya ihtiyacı bulunuyor.

Eğer vücutta az su bulunursa, kan yoğunlaşıyor ve bu da organlara çok az miktarda oksijen ve besin maddesi taşınmasına neden oluyor. Fakat içtiğiniz su miktarı çok aşırıya kaçarsa, bu da vücut için olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.Çünkü böbrekler aşırı çalışır ve sık sık tuvalete çıkmanıza neden olup, vücudunuzdaki kalsiyumun atılmasına neden olur. Vücudunuzun su alımının yeterli olup olmadığını anlamanın en etkili yolu, idrara dikkat etmek. Açık renkli idrar, su ihtiyacını doğru karşıladığınızı gösterir. Eğer idrarınız koyu renkli ise, bu yeterince su almıyorsunuz anlamına gelir.

SUYUN VÜCUT İÇİN ÖNEMİ


  • Vücut sıvılarında bulunarak, eklemlerin kayganlaşmasına neden olur. İdrarla zararlı maddelerin atılmasını sağlar.
  • Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinleri sindirir.
  • Hücre ve kas dokularını güçlendirir. Karbonhidratları, yağları, proteinleri, hormonları ve oksijeni, kanda bulunarak kaslara taşır. Zararlı maddeleri dokulardan uzaklaştırmayı sağlar.
  • Cildi gerginleştirir, parlaklık kazandırır.

ŞİŞMANLIĞA KARŞI SU


Vücut özellikle geceleri su almadığı için, sabahları uyandığınızda hemen bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz.
Vücudun su toplamaması için, bol miktarda su içmek gerekir. Su miktarında azalma oldukça, vücutta depolanan yağ miktarı da artmaya başlar. Nedenine gelince; böbrekler yeterli miktarda su almazlarsa, iyi çalışmazlar. Bu görev de karaciğerin olur. Karaciğer böbreklerin görevini üstlendiğinde ise, daha az yağı enerjiye dönüştürür. Bu da zayıflamayı son derece olumsuz etkiler.
Vücut özellikle geceleri su almadığı için, sabahları uyandığınızda hemen bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Öğlen ve akşam yemeklerinden önce içeceğiniz bir bardak su, iştahı bastırıp, mideyi doldurur ve sindirime iyi gelir. Spor yapmadan önce içilen bir bardak su da yine metabolizmayı çalıştırırken, kas glikojeninin tükenmesinin önüne geçer.

SUYUN RAHATLATICI ETKİSİ...


Günün tüm yorgunluğundan ve stresinden arınmanız için yapmanız gereken en önemli şey; şöyle bol köpüklü bir banyo. Suyun rahatlatıcı etkisi, aslında sandığımızdan çok daha fazla...

Su sadece temizlenmek için değil, arınıp, yenilenmek ve yorgunluktan kurtulmak için de birebir...

Yıkandığınız suyun sıcaklığının, ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamasına özen göstermelisiniz. Çok sıcak su, kanın yüze doğru hücum etmesine neden olur ve ana merkezler görevini daha zor yaparlar. Sıcak su, bazı dolaşım bozukluklarını da doğurabilir, kalbi zayıf olanlar üzerinde ise daha kötü etkiler yaratır. Sıcak suyun bir dezavantajı da, deriyi yumuşatması ve varislerin daha da ortaya çıkmasını sağlamasıdır. Bunun yanı sıra çok soğuk suyun da bazı zararları bulunur: Özellikle yaz aylarında tercih edilen soğuk su, serinletmek yerine aksine terletir. Kan damarlarının önce daralmasına, ardından hemen genişlemesine neden olur. Bu nedenle, ideal banyo suyunun sıcaklığı, 33 ile 37 derece arasında değişir. Eczaneden alacağınız bir termometre ile suyun sıcaklığını ölçmeniz mümkün. İdeal su sıcaklığı içerisinde, en az 15 dakika kalmayı da ihmal etmemelisiniz...

DERİYE KAYBETTİĞİ SUYU YENİDEN VERİN


Eğer banyo çıkışında vücudunuzda kırmızılık oluştuysa ve kaşınıyorsanız, suyunuz fazla klorlu ya da kireçli demektir. Kireçli su ise, vücudu kurutup, sertleştirir. Bunun için, banyo sonrası, vücudunuza nem kazandıracak kremler sürmenizde fayda var.

Kokulu ve renkli banyo tuzlarından kattığınız suda yıkanırsanız, tuzların canlılık verme ve yorgunluk alma özelliğinden de faydalanabilirsiniz. Gülsuyu ve gliserin eklenmiş su ile yapılan banyo ise, deriye kaybettiği suyu yeniden verir.

Suyun Faydaları


  • Su vücutta metabolizma artıklarının atılması için bir araçtır. Su vücudun termostadı ısı düzenleyicisidir. Vücutta su ter olarak atılırken ısı da birlikte atılır. Bu nedenle vücut ısısı azalır. Ter buharlaşmak için vücuttan ısı alır. Böylece vücudun ısısı düşer.Vücutta gerekli olan maddeleri gerekli yerlere taşırlar.
  • İnsanın susamasıyla suya ihtiyacını belirtir. Lüzumlu olan su o anda alınarak su ihtiyacı giderilir. Bir insan günde yiyecek ve içeceklerle dışarıdan 2.9lt vücuttaki kimyasal reaksiyonlarla 0.1 lt olmak üzere toplam 3 lt su alır. Buna karşılık kaybedilen su idrarla l.5 lt deri yoluyla (terleme şekliyle) 0.9 lt solunum ile 0.4 lt ve dışkı ile 0.2 lt. dir.
  • İnsanlar su ihtiyaclarını; meteor suları yer altı suları (kaynak kuyu ve artezyen) ve yeryüzü sularından (ırmak göl) karşılarlar.
  • Dağlık yüksek bölgelerdeki dere ve göl sularında organik maddeler bulunmamakla birlikte çözünmüş organik tuzlar vardır
Son düzenleyen Safi; 6 Haziran 2016 13:55
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

25 Mayıs 2016 / ThinkerBeLL Sağlıklı Yaşam
11 Temmuz 2012 / asla_asla_deme Taslak Konular
23 Mart 2009 / virtuecat Cevaplanmış
19 Ocak 2017 / Mira Kimya
28 Temmuz 2009 / biruni Taslak Konular