Arama

Tiyatro Severlere - Sayfa 5

Güncelleme: 28 Mayıs 2013 Gösterim: 168.331 Cevap: 163
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #41
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi


Sponsorlu Bağlantılar
İstanbul’da doğdu. Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümünü sınıf atlayarak bitirdi. Onbir yıl Ankara Devlet Tiyatrosunda çalıştı. Rockefeller bursu kazanarak, American Theatre Winng, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio’da oyunculuk ve oyunculuk öğretiminde yeni teknikler üzerine çalışmalar yaptı. Ankara Devlet Konservatuarına hoca olarak atandı.

1959'da Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları Topluluğunu kurdu. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de "Değişen Eğitim Metotları" ve "Oyunculuk Metotları" üzerine çalışmalar yaptı.

1962’de Tiyatro hizmetlerinden ötürü “ Yılın Kadını ” seçildi. 1968’de İstanbul’da Kenter Tiyatrosunun binasının inşaatını tamamladı. Sinema oyuncusu olarak üç kez “ Altın Portakal ” ödülüne layık görüldü. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi.

100’ün üstünde oyun oynadı. 100’e yakın oyun sergiledi. Shakespeare, Cehov, Brecht, Inoesco, Pinter, Albee, Tenessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Brian Freil, Neil Simon, Athol Fugard, Sergey Kokovkin gibi pek çok yazarların yanısıra Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi pek çok Türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.

1981’de “ Devlet Sanatçısı ” olarak ödüllendirildi. 1984 de Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince “ Adalaide Ristori ” ödülüne layık görüldü. Profesör Yıldız Kenter, 37 yıldır Sahne Hocalığı yapmaktadır.

1989 yılında, Korsika - Bastia Film Festivalinde “ Hanım ” filmindeki rolüyle “ En İyi Kadın Oyuncu ” ödülünü aldı.

1991 yılında Tiyatro Sanatına hizmetlerinden ötürü Uluslararası Lions Kulübünün “ The Melvin Jones ” yla ödüllendirildi. İki kez Ulvi Uraz “ En İyi Kadın Oyuncu ” üç kezde aynı dalda Avni Dilligil ödülüne laik görüldü.

1994’de “ Konken Partisi ” oyunundaki Fonsla rolü ile “ Olağanüstü Yorum ” ödülünü aldı. Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüz yılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı. 1995’de Kültür Bakanlığı, Tiyatro Sanatına katkılarından ötürü “ Onur ” ödülüne layık gördü. Profesör Kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “ Mevlana Kardeşlik ve Barış ” ödülü verildi.

1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için “ En İyi Kadın Oyuncu ” ödülü verildi. 19 Mayıs 1997'de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından ömür boyu Tiyatro Sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü Yıldız Kenter’e Dame Diana Rigg tarafından takdim edildi.

1998’de Ankara Sanat Kurumu “ Yılın Kadın Sanatçısı ” ödülü, 1998 Muhsin Ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü, “ MARTI ” adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle 1999 Afife Jale - En İyi Kadın Oyuncu ödülü

Filmleri 1951 Vatan İçin
1964 Ağaçlar Ayakta Ölür
1965 İsyancılar
1966 Pembe Kadın
1967 Yaşlı Gözler
1971 Anneler Ve Kızları
1971 Elmacı Kadın
1972 Fatma Bacı
1973 Ablam
1974 Kartal Yuvası
1974 Kızım Ayşe
1974 Bir Ana Bir Kız
1983 Zulüm
1988 Hanım
1999 Güle Güle
2001 Büyük Adam Küçük Aşk
2005 Sen Ne Dilersen

Diziler
1990 Uğurlugiller
2002 Aşk ve Gurur
2005 Saklambaç

Ödülleri
1964 Antalya Film Şenliği, Ağaçlar Ayakta Ölür filmi ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
1966 Antalya Film Şenliği, İsyancılar filmi ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
1974 Antalya Film Şenliği, Kızım Ayşe filmi ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
1984 Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince "Adalaide Ristori" ödülü.
1989 Korsika - Bastia Film Festivalinde "Hanım" filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" ödülü.
1991 Uluslararası Lions Kulübü The Melvin Jones Ödülü
İki kez Ulvi Uraz "En İyi Kadın Oyuncu" Ödülü
Üç kez Avni Dilligil "En İyi Kadın Oyuncu" Ödülü
1994’de "Konken Partisi" oyunundaki Fonsla rolü ile "Olağanüstü Yorum" ödülünü aldı.
Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüz yılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı.
1995’de Kültür Bakanlığı, Tiyatro Sanatına katkılarından ötürü Onur ödülüne layık gördü.
1995 "Mevlana Kardeşlik ve Barış" ödülü verildi.
1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için "En İyi Kadın Oyuncu" ödülü 1997'de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından ömür boyu Tiyatro Sanatına katkısından dolayı ödülü.
1998’de Ankara Sanat Kurumu "Yılın Kadın Sanatçısı" ödülü
1998 'de Tiyatronline Seyirci Ödüllleri
1998 Muhsin Ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü
1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü,
1999 "Martı" adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle Afife Jale - En İyi Kadın Oyuncu ödülü.


(YAZILAR ALINTIDIR )
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #42
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
William Shakespeare
(26 Nisan 1564 ; 23 Nisan 1616)
Sponsorlu Bağlantılar
Büyük İngiliz tiyatro yazarı.

26 Nisan 1564;te Stratford-Upon-Avon;da doğan Shakespeare;in yaşamı hakkında bildiklerimiz kilise, mahkeme ve tapu kayıtları gibi resmi belgelerle çağdaşlarının onun kişiliği ve eserleri hakkında yazdıklarına dayanır. Hali vakti yerinde bir esnaf olan, aynı zamanda yerel yönetimde sulh hakimliği ve belediye başkanlığı gibi önemli görevler üstlenen John Shakespeare;in üçüncü çocuğu ve en büyük oğludur. Babasının maddi durumu daha sonraki yıllarda bozulsa da Shakespeare;in diğer eşraf çocukları gibi ilkokuldan sonra eğitim dili Latince olan King;s New School adlı ortaöğretim okuluna devam ettiğine ve burada Roma edebiyatının klasikleriyle tanıştığına kesin gözle bakabiliriz. Üniversiteye gitmeyen Shakespeare;in Latincesinin düzeyini tam olarak bilemediğimizden kaynak olarak kullandığı bazı eserleri asıllarından mı, yoksa çevirilerinden mi okuduğu hakkında bir şey söyleyemiyoruz.

1582;de on sekiz yaşındayken kendisinden sekiz yaş büyük Anne Hattaway ile evlenen Shakespeare;in bu evlilikten üç çocuğu olmuş ancak oğlu Hammet;i 1596;da kaybetmiştir. 1585 yılı ile 1590;ların başı arasındaki yaşamı hakkında elimizde güvenilir bilgi yok. Ancak Shakespeare;in bu yıllar içinde Londra;ya gelip aktör ve oyun yazarı olarak tiyatroculuk mesleğine başladığını ve kısa zamanda ün kazandığını biliyoruz. Londrada yaşadığı yıllarda Stratford ve ailesiyle ilişkisini düzenli olarak sürdüren Shakespearein profesyonel yaşamı çok yoğun geçmiş. Soneleri (;SonnetsMsn Wink, konularını klasik mitolojiden alan iki uzun öyküsel şiiri (;Venus and Adonis; ve ;The Rape of LucreceMsn Wink ve oyunlarıyla tanınan Shakespeare yazarlık ve aktörlüğün yanı sıra çalıştığı tiyatro kumpanyasının altı ortağından biriydi. Eline geçen paranın önemli bir kısmıyla emlak satın almış ve bu yatırımlar sayesinde 1610;da Stratford;a oldukça varlıklı bir kişi olarak dönmüştür.

İşleriyle ilgili olarak ara sıra Londra;ya gitse de yaşamının son dönemini Stratfordda geçiren Shakespeare 23 Nisan 1616;da ölür. Stratford;luların bu ünlü hemşerilerinin onuruna yaptırıp kiliseye koydukları anıtta, adının Sokrates ve Vergilius;la birlikte anılması dikkat çekicidir.

Bir Yaz Gecesi Rüyası; bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili, Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck'ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de, gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir. Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de, en komik sahne işçilerin Dük Theseus'un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir.

;On İkinci Gece; de bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola'nın gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve "Cesario" adını alan Viola, ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer. Erkek kılığındayken Dük'e aşık olur. Orsino'nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da "Cesario"ya tutulunca durum karışır. Gene en komik sahneler, neşeli Sir Tobby Belch ve arkadaşlarının Olivia'nın kendini beğenmiş ve süslü uşağı Malvolio'yu kandırmak için oyun oynadıkları sahnedir.

Venedik Taciri; de bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock'tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio'dan, kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock'un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur.

Trajediler
Shakespeare'in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ile Juliet`tir. İtalya'nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet'in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır.

Hamlet`te, babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius'un değil, kraliçe ve Hamlet'in de öldükleri bir sahneyle biter.

"Kral Lear" Shakespeare trajedilerinin en korkuncu, ama belki de en önemlisidir. Gururlu ve bencil olan yaşlı Kral Lear, sadık ve sevgili kızı Cordelia'nın kendisini ne kadar sevdiğini ablaları gibi abartmalı bir dille açıklamaması üzerine, öfkeye kapılarak onu sürgüne gönderir ve tüm servetini öbür kızları Goneril ve Regan arasında paylaştırır. Oysa iltifat dolu sözlerine karşın bu iki kardeş zalim ve haindir. Çok geçmeden Lear onların gerçek yüzlerini görür. Fırtınalı bir gecede sokağa atılan Lear, Cordelia'ya yaptığı haksızlığın acısıyla çıldırmaya başlar. Sonunda onu kurtarmak için geri dönen Cordelia da düşmanları tarafından öldürülür. Üzüntüden perişan olan kral kızının ölüsüne sarılarak son nefesini verir.

Tarihsel Oyunlar
Shakespeare konuların İngiliz tarihindeki olaylardan alan birkaç oyun da yazdı. Bunlardan ilki, rakiplerine ve düşmanlarına acımasız davranan kötü ruhlu ve kambur Kral III. Richard'ı anlatan Kral Üçüncü Richard'ın Tragedyası`dır. Kurbanları arasında Londra Kulesi'nde öldürülen iki genç prens de vardır. Yaşamını yitirdiği Bosworth Field çarpışmasından bir gece önce prenslerin ve öteki kurbanlarının hayaletleri uykusunda Richard'a görünür.

Tarihsel oyunlarından bazıları bir dizi oluşturur: The Tragedy of King Richard II, Henry IV;ün iki bölümü ile Henry V. The Tragedy of Richard I'ı da güçsüz kral tahtından vazgeçerek tacını IV. Henry adını alan Henry Bolingbroke'a bırakır. Öbür iki oyunda, yeni kralın yönetimi sırasında sorunlar ve ayaklanmalar baş gösterir; bu sırada kralın öz oğlu Prens Hal avare ve savurgan bir yaşam sürer. Ama babasının ölümüyle tahta geçerek V. Henry adını alan Prens Halin döneminde düzen yeniden kurulur. V. Henry'nin orduları Fransa'da büyük zafer kazanır. Henry'nin Fransız prensesiyle evlenmesi her iki ülkeye de barış getirir.

Shakespeare'in, konularını Eski Yunan ve Roma tarihinden alan oyunlarından en ünlüsü ise Julius Caesar`dır. Bu oyunda dürüst ve erdemli bir kişiliği olan Brutus, Jül Sezar'ın kendisini Roma imparatoru ilan etmesini önlemek amacıyla, arkadaşlarıyla birlik olup çok sevdiği Jül Sezar'ı özgürlük adına öldürür. Ama bunun cumhuriyetin yok olmasını önleyememesi üzerine de kendi canına kıyar.

"Mutlu Son"la Biten Oyunlar
Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan, ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılmayan birkaç oyun yazdı. Bu oyunlardan biri olan Kış Masalı'nda, Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanır, karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder. Perditayı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız, babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner, böylece sonunda geçmişin hataları bağışlanır.

Fırtına'da ise olay, düklüğü elinden alınan Prospero'nun yönetimindeki bir adada geçer. Büyü gücüne sahip Prospero, hava perisi Ariel'i ve yarı insan yarı canavar Caliban'ı yönetmektedir. Yıllar önce hileyle düklüğü ele geçiren Prospero'nun kardeşi Antonio, adanın yakınında bir deniz kazası geçirir. Prospero büyü gücüyle kendisine haksızlık edenleri cezalandırır. Ama daha sonra onları bağışlar ve kızı Miranda'nın Antonio'nun oğlu Prens Ferdinand ile evlenmesine izin verir. Oyun Prospero'nun büyülü değneğini kırması, büyü kitabını denize atması ve tüm grubun düşmanlıkları geride bırakıp büyüyle onarılmış gemiyle İtalya'ya yelken açmasıyla sona erer.

Eserlerinin bir çoğu Türkçe;ye çevrilerek, ülkemizde de sergilenmiş, bazıları da sinema filmi olarak çekilmiştir.

Türkçede Shakespeare
THE TWO GENTLEMEN OF VERONA
Verona;nın İki Asilzadeleri. Çev. Mihran M. Boyacıyan. İstanbul: Civelekyan Matbaası, 1302.
Veronalı İki Centilmen. Çev. Avni Givda. Ankara: Maarif Matbaası, 1944.
THE TAMING OF THE SHREW
Yola getirilen hırçın kız. Çev. Mehmet Şükrü. İstanbul, Matbaacılık ve Neşriyat Türk Anonim Şirketi, 1934
Hırçın Kız. Çev. Nureddin Sevin. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1946.
Huysuz Kız.Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1997.
THE FIRST PART OF HENRY THE SIXTH THE SECOND PART OF HENRY THE SIXTH (THE FIRST PART OF THE CONTENTION OF THE TWO FAMOUS HOUSES OF YORK AND LANCASTER) THE THIRD PART OF HENRY THE SIXTH (THE TRUE TRAGEDY OF RICHARD DUKE OF YORK AND THE GOOD KING HENRY THE SIXTH)
VI. Henry: I., II. ve III. Bölüm. Çev. Hamit Çalışkan. Ankara: İmge Yayınları, 1994.
THE TRAGEDY OF TITUS ANDRONICUS
Titus Andronicus. Çev. Ali Neyzi. İstanbul: Mitos-Boyut Yayınları, 1995.
THE TRAGEDY OF RICHARD III
Richard III Faciası. Çev. Seniha Sami. Ahmet Halit Kitabevi, 1946.
Kral III. Richard Faciası.Çev. Berna Moran. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1947.
Kral III. Richard Tragedyası.Çev. Berna Moran. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1965.
III. Richard. Çev. Berna Moran. İstanbul: Adam Yayınları, 1992.
III. Richard. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2004.
THE COMEDY OF ERRORS
Sehiv komedyası.Çev. Mihran M. Boyacıyan. İstanbul: Civelekyan Matbaası, 1302.
Sehv-i mudhik. Çev. Hasan Sırrı. Kostantiniyye, 1304.
Yanlışlıklar komediası.Çev. Avni Givda. Ankara: Maarif Vekâleti, 1943.
Yanlışlıklar Komedyası.Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1993.
Yanlışlıklar Komedyası. Çev. Avni Givda. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1999.
Yanlışlıklar Güldürüsü. Çev. Avni Givda. Yay. Haz. Ve Sadeleştiren: Egemen Berköz.İstanbul: Cumhuriyet Yayınları, 2000.
LOVE;S LABOUR;S LOST
Aşkın Çabası Boşuna. Çev. Ali H. Neyzi. İstanbul: Mitos-Boyut Yayınları, 2002.
A MIDSUMMER NIGHT;S DREAM
Yaz ortasında bir gecelik rüya. Çev. Nureddin Sevin. İstanbul: Hilmi Kitabevi,1936.
Bir yaz dönümü gecesi rüyası. Çev. Nureddin Sevin. Ankara: Maarif Matbaası,1944
Bahar Noktası. Çev. Can Yücel. 1981. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
Bir Yaz Gecesi Rüyası. Çev. Bülent Bozkurt. 1987. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1999.
THE TRAGEDY OF ROMEO AND JULIET
Romeo ve Juliyet. Çev. Mihran M. Boyacıyan. İstanbul: Civelekyan Matbaası, 1302.
Romeo-Juliet. Çev. Abdullah Cevdet. Şehbal 7-24 (1 Temmuz 1325-1 Ağustos 1326.
Romeo-Jülyet. Çev. Mehmet Şükrü Erden. İstanbul: Arkadaş Matbaası, 1938.
Romeo ve Juliet. Çev. Kâmuran Günseli. İstanbul: Çığır Kitabevi, 1938.
Romeo ve Juliet. Çev. İlhan Siyami Tanar. İstanbul: Suhulet Kitabevi, 1938.
Romeo-Juliet.Çev. Ertuğrul İlgin. İstanbul: İnkilab Kitabevi, 1939.
Romeo ve Juliet. Çev. A. B. Şenkal. İstanbul: Sertel Yayınevi, 1939.
Romeo ve Juliet. Çev. Yusuf Mardin. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1945.
Romeo Juliet.Çev. Adli Moran. İstanbul: Ak Kitabevi, 1959.
Romeo ve Juliet. Çev. A. Turan Oflazoğlu. Ankara: Bilgi Yayınevi, 1968.
Romeo ve Juliet. Çev. Özdemir Nutku. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1984.
THE TRAGEDY OF KING RICHARD II.
II. Richard. Çev. Hamit Çalışkan. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1992
THE LIFE AND DEATH OF KING JOHN
Kral John. Çev. Ali H. Neyzi. Mitos-Boyut Yayınları: İstanbul, 2003.
THE MERCHANT OF VENICE, OR OTHERWISE CALLED THE JEW OF VENICE
Venedik taciri. Çev. H. Y.(;Muharrir: İngiliz meşahir erbab kaleminden Şekispir. Mütercimi H. Y.Msn Wink. İstanbul: Matbaa Abuziyâ ; Der Galata, 1301.
Venedik taciri. Çev. Halide Edib. Temaşa 8-11, 13 Eylül 1334/1918.
Venedik taciri. Çev. Mehmet Şükrü. İstanbul, 1930.
Venedik taciri. Çev. Nureddin Sevin. Ankara,1938. (İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları,1992.)
Hamlet ve Venedikli Tüccar. Çev. Şehbal Erdeniz ve Orhan Veli Kanık. İstanbul: Doğan Kardeş Yayınları, 1949.
Venedik Taciri. Çev. Adnan Yaltı. İstanbul: Zuhal Yayınevi, 1968.
Venedik Taciri. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1992.
Toplu Oyunları 1:Kısasa Kısas, Onikinci Gece, Venedik Taciri. Çev. Zeynep Avcı. İstanbul:Mitos-Boyut Yayınları, 1996.
THE HISTORY OF HENRY IV, PARTS I AND II
IV. Henry: I ve II. Bölüm. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1992.
THE MERRY WIVES OF WINDSOR
Windsor;un şen kadınları. Çev. Haldun Derin. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1945.
Windsor;un Şen Kadınları. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2000
MUCH ADO ABOUT NOTHING
Kuru Gürültü. Çev. Hâmit Dereli. 1944. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları,1967.
Yok Yere Yaygara. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1998.
Kuru Gürültü. Çev. Sevgi Sanlı. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2002.
THE LIFE OF HENRY V
V. Henry. Çev. Ali H. Neyzi. Mitos-Boyut Yayınları: İstanbul, 2002.
THE TRAGEDY OF JULIUS CAESAR
Julsezar. (Kapakta ayrıca Latin harfleriyle JULIUS CÉSAR.) Çev. Abdullah Cevdet. Mısır: Matbaa-i ictihad, 1908.
Jules César (Jül Sezar). Çev. Mehmet Şükrü. İstanbul: Cumhuriyet Matbaası, 1930.
Jül Sezar. Çev. Mehmet Şükrü. İstanbul: Darülbedayi yayını, 1930.
Julius Caesar. Çev. Nureddin Sevin. 1942. Ankara, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları,1992.
Julius Caesar. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1966.
Julius Caesar. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2002.
AS YOU LIKE IT
Beğendiğiniz Gibi. Çev. Orhan Burian. Ankara: Maarif Vekâleti, 1943.
Nasıl hoşunuza giderse. Çev. Halide Edib Adıvar ve Vahit Turhan. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, 1943.
Size Nasıl Geliyorsa. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1996.
THE TRAGEDY OF HAMLET, PRINCE OF DENMARK
Hamlet. Çev. Abdullah Cevdet. Mısır: Matbaa-i ictihad, 1908.
Hamlet: Danimarka Prensi. Çev. Kâmuran Şerif. İstanbul: Devlet Matbaası, 1927.
Hamlet: Danimarka Prensi. Çev. Halide Edib Adıvar ve Vahit Turhan. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, 1941.
Hamlet. Çev. Orhan Burian. 1944. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1966.
Hamlet ve Venedikli Tüccar. Çev. Şehbal Erdeniz ve Orhan Veli Kanık. İstanbulMsn Grinoğan Kardeş Yayınları, 1949.
Hamlet. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1965.
Hamlet. Çev. Bülent Bozkurt. 1982. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1999.
Hamlet. Çev. Can Yücel. 1992. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
Hamlet. Çev. Orhan Burian. Yay. Haz. ve Sadeleştiren Müjdat Gezen. İstanbul: MSM Yayınları, 2000.
TWELFTH NIGHT, OR WHAT YOU WILL
On ikinci gece. Çev. Mehmet Şükrü. İstanbul: Matbaacılık ve Neşriyat Türk Anonim Şirketi, 1937.
Onikinci Gece. Çev. Avni Givda. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1946.
Onikinci Gece. Çev. Özdemir Nutku. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1988.
TROILUS AND CRESSIDA
Troilos ile Kressida. Çev. S. Eyüboğlu ve M. Irgat. İstanbul: Maarif Vekâleti, 1956.
Troilos ile Kressida. Çev. Sabahattin Eyüboğlu ve Mina Urgan. İstanbul: Adam Yayınları, 1993.
THE SONNETS
William Shakespeare: Soneler. Çev. Talat S. Halman. İstanbul: Yeditepe Yayınları, 1964.
Soneler. Çev. Bülent ve Saadet Bozkurt. 1979. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1994.
Shakespeare: Tüm Soneler. Çev. Talat S. Halman. İstanbul: Cem Yayınevi, 1989.
Soneler. Çev. Talat S. Halman. İstanbul: K Kitaplığı 29, 2003.(Kitaba ek olarak, Talat S. Halman ve Defne Halman;ın sesinden bir seçme soneler CD;si veriliyor.)
VARIOUS POEMS
A Lover;s Complaint
The Passionate Pilgrim
The Phoenix and the Turtle
The Rape of Lucrece
Venus and Adonis
Bu şiirlerin kısmi çevirileri olmakla birlikte, henüz hiçbirinin tam çevirisi yayımlanmadı.
MEASURE FOR MEASURE
Toplu Oyunları 1. Kısasa Kısas, Onikinci gece, Venedik Taciri. Çev. Zeynep Avcı. İstanbul: Mitos-Boyut Yayınları, 1996.
THE TRAGEDY OF OTHELLO, THE MOOR OF VENICE
Othello. [Jean François Ducis;in Fransızca çevirisinden] Çev. Hasan Bedreddin, Mehmet Rifat. Temaşa c.2, cüz 3. İstanbul, 1293.
Otello. Çev. Mihran Boyacıyan. İstanbul: Mansume-i Efkar, 1328.
Othello. [Fransızcadan] Çev. Refet Ülgen. Ankara: Maarif Vekâleti, 1931.
Othello:Venedikli bir magribînin faciası. Çev. Orhan Burian. İstanbul: Yücel Yayınevi, 1940.
Othello. Çev. Ülkü Tamer. İstanbul, 1964
Othello: Venedikli bir magriplinin faciası. Çev. Orhan Burian. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1966.
Othello. Çev. A. Vahit Turhan ve A. Turan Oflazoğlu. İstanbul, 1965.
Othello. Çev. Özdemir Nutku. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1985.
Othello. Çev. Orhan Burian. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1999.
ALL;S WELL THAT ENDS WELL
Yeter ki Sonu İyi Bitsin. Çev. Özdemir Nutku. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1988.
THE LIFE OF TIMON OF ATHENS
Atinalı Timon. Çev. Orhan Burian. 1944. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1965.
Atinalı Timon. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1965.
THE TRAGEDY OF KING LEAR
Kıral Lir. Çev. Abdullah Cevdet. İstanbul: Resimli Kitab matbaası, 1912.
Kral Lir. Çev. Seniha Bedri Göknil. 1937.
Kral Lear. Çev. İrfan Şahinbaş. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı, 1959.
Kral Lear. Çev. Seniha Bedri Göknil. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1967.
Kral Lear. Çev. Özdemir Nutku. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1986.
THE TRAGEDY OF MACBETH
Macbeth. Çev. Abdullah Cevdet. Mısır: Matbaa-i ictihad, 1909.
Makbet. Çev. Mehmet Şükrü. İstanbul, 1931.
Macbeth. Çev. Orhan Burian. 1946. İstanbul: Cumhuriyet Yayınları, 1999.
Macbeth. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. 1962. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1967.
Macbeth. Çev. Nazım Engin. İstanbul: Şehir Operası Yayınları, 1964.
Macbeth. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2000.
THE TRAGEDY OF ANTONY AND CLEOPATRA
Antuvan ve Kleopatra. Çev. Abdullah Cevdet. İstanbul: Matbaa-i Necmi , 1921.
Antonius ile Kleopatra. Çev. Saffet Korkut. 1944. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1997.
Antonius ile Kleopatra. Çev. Seniha Sami. İstanbul: Hilmi Kitabevi, 1946.
Antonius ve Kleopatra. Çev. Halide Edib Adıvar ve Mina Urgan. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, 1949.
Antonius ve Kleopatra. Çev. Sabahattin Eyüboğlu. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1967.
Antonius ve Kleopatra. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2002.
PERICLES, PRINCE OF TYRE
Pericles. Çev. Hamdi Koç. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1992.
THE TRAGEDY OF CORIOLANUS Coriolanus faciası. Çev. Seniha Sami. İstanbul: Hilmi Kitabevi, 1942.
Coriolanus. Çev. Halide Edib Adıvar ve Vahit Turhan. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, 1945.
Coriolanus. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1994.
THE WINTER;S TALE
Kış Masalı. Çev. [Mehmet] Nâdir. Matbaa-i Esad İzzet, 1299. (İnci Enginün, Tanzimat
Devrinde Shakespeare adlı doktora tezinin bibliyografya bölümünde, bu kitabın, Shakespeare;in Kış Masalı değil, Greene;in Pandosto;su olduğunu belirtiyor.)
Kış Masalı. Çev. A. Turan Oflazoğlu. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1979.
CYMBELINE, KING OF BRITAIN
Cymbeline. Çev. Engin Uzmen. Ankara: İmge Yayınları, 1992.
THE TEMPEST
Fırtına. Çev. Mustafa Işıksal. Ankara: Gazi Terbiye Enstitüsü, 1935.
Fırtına. Çev. Haldun Derin. 1944. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1964.
Fırtına:İki Perde. Çev. Can Yücel. 1991. Papirüs Yayınları, 1996.
Fırtına. Çev. Bülent Bozkurt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1994.
HENRY VIII (ALL IS TRUE)
VIII. Henry. Çev. Belkıs Boyar. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1947.
THE TWO NOBLE KINSMEN
İki Soylu Akraba. Çev. Özdemir Nutku. İstanbul: Alkım Yayınları, 2004.
Retrieved
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #43
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
1926 SANGİANO – VARESE)
İtalyan oyun yazarı, oyuncu ve tiyatro eylemcisi.

1952’de Milano’da Teotro Odeon’a oyuncu olarak girdi, küçük kentlerdeki şov deneyimlerinden yararlanarak, Franco Parenti ve Giustino Durano’yla birlikte siyasal-yergisel revüler hazırladı: “Il dito nell’ochie” (1953, Taciz Etmek); “I sani da legare” (1954, Asıl Bağlanacak Akıllılar). Bu çalışmalardan yola çıkarak karısı oyuncu Franca Rame’yle birlikte, “Compagnio Dario Fo – France Rame”yi kurdu ve siyasal polemikleri izleyicilere ince saldırgan bir dille sunan kendi grotesk halk güldürüleri üslubunu geliştirdi:” Ladri, manichini e donne nude” (1957-58, Hırsızlar, Mankenler ve Çıplak Kadınlar); “Gli arcangeli non giocano a flipper” (1959, Yer Melekleri Uçmaz); “Aveva due pistole con gli ochhi bianci e neri” (1960, Biri Siyah Biri Beyaz Gözlü İki Tabancası Var); “Chi ruba un piede e fertunato in amore” (1961, Domuz Ayağını Çalan Aşkta Şanslı Olur); “Isabella, tre caravelle e un cacciaballe” (1963, Isabelle, Üç Karavel ve Bir Şarlatan); “Settimo: Ruba un po’meno” (1964, Yedinci Emir: Biraz Daha Az Çal); “La signora e da buttare” (1967, Fırlatıp Atılacak Kadın).

Canzonissima TV programıyla tüm İtalya’da ünlenen Fo-Rame çifti, sansürle karşılaşmaları yüzünden, İtalyan Komünist Partisi’yle bağları olan Nuova Scena adlı yeni bir topluluk kurarak, kent banliyösünde, fabrikalarda, hapishanelerde yeni oyunlarını oynamaya başladılar: “Grande pantomima con bandiere e pupazzi piccoli e medi” (1969, Küçük ve Ortaboy Kukla ve Bayraklarla Pantomim). Ortaçağ popüler dinsel oyunlarından alınma bir dizi monologdan oluşan ve Fo’nun dilenci, Papa ve erken-toplumcu İsa gibi tüm rolleri oynadığı “Mistero Buffo” (1969, Güldürülü Gizem).

Fo ile Rame, 1970’te “La Commune” topluluğunu kurarak, geniş işçi kesimlerine seslenen oyunlar oynadılar; çağdaş siyasal halk tiyatrosunun örnekleri olan bu oyunlar, güncel olaylardan yola çıkarak, İtalyan işçi hareketi, Şili Devrimi, Filistin Sorunu, siyasal terör ve resmi işkence gibi konuları izleyicilerle tartışarak işliyordu:Giuseppe Pinelli adlı gencin polis sorgulaması sırasında kendini aşağı atarak canına kıymasını ele alan “Morte accidantale di uno anarchico” (1970, Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü); “Tutti uniti, tutti insieme! Ma scusa, quello non e il pandore?” (1971, Hepimiz Birimiz, Birimiz Hepimiz İçin! Pardon Ama, Burada Patron kim?); “Pum, pum Chile? La poliza!” (1971, Tak Tak, Kim o? Polis!); “Non si paga, non si paga!” (1974, Bedava mı Sandın?); “Il Fanfani rapito” (1975, Kopan Şamata), La marijuana della mamma e la piu bella (1976, En İyi Annenin); “Tuttu casa Letto e chiesa” (1977 – F. Rame’yle – Sadece Çocuk, Mutfak, Kilise), “Stroia della tigre e altri storie” (1982, Bir Dişi Kaplan Öyküsü ve Başka Öyküler); “Clacson, trombette e pernacchi” (1981, Klakson, Trompet ve Bırtlar).

Halk kültürü ile radikal aydınlar arasında bir köprü oluşturan Fo’nun çağdaş İtalyan kültürü ve tiyatrosunda özgün ve önemli bir yeri vardır.

Dario Fo nun en çok ses getiren oyunları karısı France Rame ile birlikte yazdığı kadın oyunları dır. ve oyunların içerisindeki "tecavüz" adlı oyun
france rame min bizzat başından geçen bi olaydır,okudugunuz zaman tüyleriniz diken diken oluyor.
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #44
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
Tiyatro Severlere

Sadri Alışık 5 Mart 1925 yılında İstanbul'da doğdu. Asıl adı Sadrettin olmasına rağmen, annesi Saffet hanım ve babası Rafet Kaptan onu hep Sadri diye çağırırlardı. Babası Kaptan olduğundan haftada biriki kez eve gelebiliyordu. Bu yüzden ailenin sorumluluğu ve idaresi anne Saffet Hanım'da idi. Sadri Alışık sekiz yaşındayken kız kardeşi Nevin dünyaya geldi.
Sadri Alışık'ın içindeki oyunculuk aşkı küçük yaşlarda kendini göstermeye başlamıştı.. Arkadaşları bilye oynayıp, uçurtma uçururken, O piyesler hazırlayıp mahalle arkadaşlarına oyunlarını sunardı.. Altı-yedi yaşlarındayken bir sünnet gecesinde Naşid Özcan Tiyatrosu'nu izledi. O günden sonra tiyatroya olan tutkusu başladı. Paşabahçe 39. İlkokulunda üçüncü sınıftayken ''İSTİKAL PİYESİ'' adlı oyunda "Adalı Halil" rolünü aldı ki bu başroldü.
İlkokulu bittikten sonra ailenin isteği ile Cağaloğlu'na taşındılar. Orta okul ikinci sınıfta tiyatro aşkı tekrar başladı. Ancak okulda tiyatro yoktu.
Liseye İstanbul Erkek Lisesin'de başladı. Lisenin yanısıra Cağaloğlu Halk Evi'nde tiyatroya gidiyordu. Liseyi bırakıp devam mecburiyeti olmadığından Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne kayıt oldu.
Yavaş yavaş, sahne, resim, tiyatro derken sinemaya adım attı ve ilk filmi Günahsızlar'ı 1945 yılında çevirdi. Şöhret basamaklarını hızla ilerleyen Sadri Alışık 1959 yılında çevirdiği Yalnızlar Rıhtımı adlı filmde otuz sekiz yıllık hayat arkadaşı Çolpan İlhan ile tanıştı. Evlendikten bir kaç sene sonra oğlu Kerem dünyaya geldi. Sinema yaşantısının yanı sıra, sahne showlarında da çok başarılı oldu. İçkiyi çok seven Sadri Alışık, en iyi dostu Ayhan Işık'ın ölümünden sonra kendini iyice içkiye verdi. Karaciğer yetmezliğinden Amerika'ya giden Sadri Alışık Amerika'da yaşayan Türk doktoru Münci Kalayoğlu tarafından ameliyat edildi ve sağlığına kavuştu. Sanat yaşamını televizyonda devam ettirdi.
Sadri Alışık genellikle, değişen toplumsal değerler içinde güzelliğe tutkun, umutlu, yaşama sevinciyle dolu, dürüstlüğü ve doğruluğu özleyen insan tipini oynadı.
Sinemanın yanısıra şiir ve resimle de uğraşan Alışık, beş yüzün üzerinde filmde rol aldı. En son rolü ise Yengeç Sepeti adlı dizide baba rolüydü. Sadri Alışık 18 Mart 1995 yılında vefat etti.
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #45
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi

fusun demirel01
Füsun Demirel

Doğum Tarihi 1958
Boy 160
Kilo 67
Göz Rengi Kahverengi
Yabancı Dil İtalyanca,İngilizce,Almanca



Özgeçmiş
Ankara doğumlu. 1976''da Perugia Dil Üniversitesi, 1977-1980 Roma Dramatik Sanatlar Akademisinde öğrenim gördü. 1980-82''de Almanya Berlin Kollektiv Theater''da Vasıf Öngören''le profosyonel oldu. Dostlar, Devekuşu, Dormen tiyatrolarında çalıştı. 1984 yılında sinemaya başladı. Sinema oyunculuğunun yanısıra İtalyancadan oyun çevirileri yaptı. İtalyan yazarlar Dario Fo ve Franca Rame''nin 25 oyununu dilimize kazandırdı. Bir ajans kurarak, yazarların Türkiye temsilciliğini aldı ve tiyatro oyunlarını kitap halinde yayınladığı bir yayınevi kurdu. 1996''da bir dönem ÇASOD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi.

Sinema Filmleri ve Yönetmenleri
Bir Yudum Sevgi (Atıf Yılmaz)
Ahh Belinda (Atıf Yılmaz)
Asiye Nasıl Kurtulur (Atıf Yılmaz)
Berdel (Atıf Yılmaz)
Züğürt Ağa (Nesli Çölgeçen)
Biri ve Diğerleri (Tunç Başaran)
Uçurtmayı Vurmasınlar (Tunç Başaran)
Gömlek (Bilge Olgaç)
Mem u Zin (Ümit Elçi)
Böcek (Ümit Elçi)
Ay Vakti (Mahinur Ergun)
Boynu Bükük Küheylan (Erdoğan Tokatlı)
Kiracı (Orhan Aksoy)
Yara (Yılmaz Aslan)
Camdan Kalp (Fehmi Yaşar)

TV Yapımları ve Yönetmenleri
Belkıs Hanımın Konağı (Erdoğan Tokatlı)
Şans Blokları (Mahinur Ergun-Ali Taygun)
Artist Palas (Mahinur Ergun-Ali Taygun)
Şaşı Felek Çıkmazı (Mahinur Ergun)
Şehnaz Tango
Sıdıka (Mahinur Ergun)

Yabancı Ortak Yapımlar
Vatan Yolu (Almanya)
Avrupa Geceleri / Belgesel Drama (İtalya)
Hollywood Kaçakları (İsveç-Türkiye)
Yara (Almanya-Türkiye)
Beyhan'ın Düğünü (Ayşe Polat) Almanya
Babamı Hırsızlar Çaldı (Esen Işık) İsviçre

Ödüller
1986 Antalya Altın Portakal 1990 SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) 1992 Adana Altın Koza 1994 Adana Altın Koza 1994 Ankara Film Festivali 1996 SİYAD
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #46
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
sukran1


Şükran Güngör

1926 yılında Aydın’ın Çine İlçesi’nde doğan Güngör, oyunculuğa ortaokul yıllarında Halkevi’nde başladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde gördüğü eğitimi yarıda bırakarak, 1951 yılında Muhsin Ertuğrul’a başvurarak profesyonel tiyatro yaşamına başladı.

İlk olarak Küçük Sahne’de ‘Fareler ve İnsanlar’ oyununda rol alan sanatçı, daha sonra Karakolda, Onikinci Gece, Babayiğit, Hamlet, Örümcek, Her Yerde Bulut, Bir Ümit İçin ve Godot’yu Beklerken ‘de önemli roller üstlendi.

1956 yılı başlarında Küçük Sahne’den ayrılarak Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. Karaca ve Site tiyatrolarında çalışan Güngör, 1962 yılında Yıldız Kenter ve Müşfik Kenter’le birlikte Kent Oyuncuları’nı kurdular.

Burada, Raşamon, Aptal Kız, Aşk Efsanesi, Nalınlar, Derya Gülü, Miras, Mary Mary, Üç Kuruşluk Opera, Pembe Kadın, Vanya Dayı, Çöl Faresi, Bedel, Kim Kimi Kiminle, Ver Elini Broadway, Batak Göl, Buzlar Çözülmeden, Arzu Tramvayı, Harold ve Maude, Lütfen Kızımla Evlenir misin, Küçük Mutluluklar, Umut Şarkıları, Maria Callas, Martı, Nükte ve Çözüm adlı oyunlarda önemli rollerde sahneye çıkan Şükran Güngör, Kim Korkar Hain Kurttan ve Küçük Devlet oyunlarında da yönetmenlik yaptı.

ALTIN PORTAKAL ALMIŞTI

Son Röportajından
Son söyleşisini Cumhuriyet Gazetesi’ne veren ve “Tiyatrocu olarak hayatımız kriz içinde geçmiştir. Hep borçlu yaşamışızdır, hep borçlarımızı zamanında ödeyememişizdir ama kriz niteliksizliğe mazeret değil. Türk tiyatrosu nelere rağmen ayakta kaldı, niteliği korumak adına ne mucizeler gerçekleştirildi. Tiyatro sinemanın icadıyla da bir sarsıntı geçirmişti. O zaman da aynı iddiaları, tiyatronun yok olacağını, bu kadar olanaklı, bu kadar teknik donanımı mükemmel bir sanat dalının karşısında kolay kolay direnemiyeceğini söyleyenler olmuştu. Ama tiyatro yeniden toparlanmış, o seyirciyle oyuncu arasındaki nefes bağı kazanmıştır” diyen sanatçı, giderek bozulduğunu söylediği sanat ortamında payı olan ve bu paya özellikle de ekonomik gerçekleri ve “Halka iniyoruz” mazeretlerini göstererek ortak olanlara kırgın ve tepkiliydi.

Tiyatro dışında sinema ve televizyon oyunculuğuna da ilgi duyan Güngör, “Fatma Bacı” (1972), “Kızım Ayşe” (1974), “Dul Bir Kadın” (1985), “Nihavend Mucize” (1997), “Güle Güle” (2000), “Herkes kendi evinde” (2000), “Büyük Adam Küçük Aşk” (2001) sinema filmleri ile “Aşk-ı Memnu” (1975), “Yarın Artık Bugündür” (1987), “Uğurlugil Ailesi” televizyon filmlerinde rol aldı.
Güngör en son, TRT için çekilen ve henüz yayınlanmayan ‘Canım Kocacığım’ adlı televizyon filminde oynamıştı. Sanat yaşamını sayısız ödülle süsleyen Güngör, 2000 yılında 37. Antalya Film Şenliği’nde ‘Güle Güle’ filindeki rolüyle “En iyi Yardımcı Erkek oyuncu” ödülünü almıştı.

Güngör, Ankara Film Festivali’nde de “Büyük Adam Küçük Aşk” filmindeki emekli yargıç rolüyle de “En İyi Erkek Oyuncu ödülü”ne layık görülmüştü.
Sanatçı ayrıca ’13. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde de ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü almıştı.

2002 yılında pankreas hastalığına yenik düştü kaybettik
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #47
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
Tiyatro Severlere
Savaş Dinçel

Sinema Filmleri ve Yönetmenleri
Hababam Sınıfı (Ertem Eğilmez)
Aşık Oldum (Ertem Eğilmez)
Merdoğlu Ömer Bey (Yusuf Kurçenli)
Kızlar Sınıfı (Ümit Efekan)
Ağır Roman (Mustafa Altıoklar)
Ateş Böceği (Avni Kütükoğlu)
Çözülmeler (Yusuf Kurçenli)


TV Yapımları ve Yönetmenleri
Sinekli Bakkal (Ayberk Çölok)
Çemberler (Yusuf Kurçenli)
Azmi (Tunç Başaran)
Kurtuluş (Ziya Öztan)
Cumhuriyet (Ziya Öztan)
İttihat ve Terakki (Ziya Öztan)
Üç İstanbul (Feyzi Tuna)
Bizi Güldürenler (Tunç Başaran-Yavuzer Çetinkaya
Tunca Yönder)

Özgeçmiş
İstanbul''da doğdu. İstanbul Lisesi ve İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümünde okudu. 1962 yılından beri oyunculuk yapıyor. Münir Özkul Tiyatrosu, AST Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda çalıştı. Ama esas olarak Şehir Tiyatrolarında çalışmaktadır.

1942 yılında İstanbul'da Fatih'te doğdu. Koca Ragıp Paşa İlkokulu'nda, İstanbul Erkek Lisesi'nde ve İstanbul Belediyesi Konservatuarı Tiyatro bölümünde okudu. Tiyatro Bölümünde okurken tiyatrodan başka çizerliğe merak saldı. Amatör tiyatroculuğun yanısıra karikatürü de amatör olarak sürdürdü. İlk kez İstanbul Şehir Tiyatroları'nda profesyonel oldu. Sırasıyla Münir Özkul Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatrosu, Gen-Ar Tiyatrosu, yeniden İstanbul Şehir Tiyatrosu, Miyatro Vatandaş Tiyatrosu'nda çalıştı, yine Şehir Tiyatrosu'nda çalışırken 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasasıyla Şehir Tiyatroları'ndan uzaklaştırıldı. Bir süre tiyatroya ara verip GÜM'de (Güldürü Üretim Merkezi) profesyonel karikatür çizeri olarak çalışmaya başladı. Tekrar tiyatroya dönünce karikatür ve afiş çalışmalarına tiyatroyla birlikte devam etti. Üç yıl Günaydın gazetesinde TONTON adlı bant karikatürü çizdi. Bu arada Şan Müzikholü'nde ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda çalıştıktan sonra, önce konuk olarak sonra da Danıştay kararıyla Şehir Tiyatroları'na geri döndü. Şimdi orada Oyuncu-Yönetmen olarak çalışıyor. Bunun yanısıra afişçilik (amatör) ve çizerliğini sürdürüyor. Daha önce iki karikatür sergisi açtı. "Çizgilerle Nazım Hikmet" adlı çizgi roman türünde el yapımı bir kitabı var, ama bu kitap müsadere edilip Seka fabrikasında hamur haline getirildiği için ortalıkta yok.
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #48
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
Oyun Adı:Zincire Vurulmuş Prometheus / PrometheusYazar:Aiskhylos
PROMETHEUS

Kibrimden, gururumdan susuyorum sanmayın:
Kendimi bu hallere düşmüş gördükçe,
Bir düşünce kemirip duruyor içimi:
Ben değil miyim bu yeni tanrılara
Bütün üstünlüklerini kazandıran?
Ama bu konuda susuyorum,
Neler söyleyeceğimi biliyorsunuz .
Buna karşılık, dinleyin ne kadar düşkündü ölümlüler,
Ve ben bu ağızsız, dilsiz çocuksu varlıklara
Nasıl verdim aklı, düşünceyi,
Anlatayım bunu, insanları küçültmek için değil,
Onlara ne büyük iyilikler ettiğimi göstermek için.
Önceleri insanlar görmeden bakıyor,
Dinlediklerini anlamıyorlardı,
Uzun ömürleri boyunca düş görüntüleri gibi
Düzensiz, gelişigüzel yaşıyorlardı.
Bilmiyorlardı duvar örmesini.
İçine güneş giren evler yapmasını,
Ağacı kullanmasını bilmiyorlardı.
Yerin altında, karanlık mağaralarda
Karınca sürüleri gibi yaşıyorlardı.
Ne kışın geleceği belliydi onlar için,
Ne çiçekli baharın, ne hareketli yazın.
Bilinç yoktu hiçbir yaptıklarında
Ben gösterinceye kadar onlara yıldızların
Doğuş batışlarını kestirmenin yolunu.
Sonra sayı bilgisini verdim onlara,
Bu kaynak bilgiyi onlar için ben bulup çıkardım.
Sonra harf dizilerine geldi sıra,
O dizilerdir ki belleği her şeyin,
Anasıdır bilimlerin ve sanatların.
Hayvanlara da ilk boyunduruk vuran ben oldum
Ölümlüleri kurtarmak için kaba işlerden;
Atlan dizginleyip arabalara koştum,
Zenginlerin şanını artıran arabalara.
Deniz1er aşan gemilerin bez kanatlarını
Bulan da benim, başkası değil.
Evet, ölümlüler için neler bulmuşken,
Bugün, zavallı ben bulamıyorum yolunu
Kendi başımı dertlen kurtarmanın.
Dahası var, dinledikçe şaşıracaksın:
Ne bilimler, ne sanatlar daha çıkardım!
En önem1ilerinden biri de şu:
İnsanlar hasta düştükleri zaman
Ölüp gidiyorlardı devasızlık yüzünden;
Ne yiyecekleri şeyi biliyorlardı
Ne içecekleri, ne de sürünecekleri şeyi.
Ben öğrettim onlara otları, bir bir karıştırıp
Bütün hastalıklara karşı ilaçlar,
Cana can katan merhemler yapmasını.
......

Ya toprağın insanlardan sakladığı hazineler?
Tunç, demir, gümüş, altın ve bütün madenler,
Kim buldum diyebilir bunları benden önce?
Hiç kimse... Yalan söyler kim buldum derse.
Uzun sözün kısası, şunu bilmiş ol:
Bütün sanatları Prometheus verdi insanlara.

Yazan:Aishülos (Çeviri:Azra Erhat-Sabahattin Eyüpoğlu)
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #49
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
Oyun Adı:Jan Dark -ermiş janYazar:Bernard Shaw(30 Mayıs 1431. Jan Dark’ı yargılamak üzere Engizisyon Mahkemesi kurulmuştur.Jan Dark’a, önce yaptıklarından pişman olduğuna ilişkin bir itiraf yazısı imzalatılır. Mahkeme başkanı bu şekilde ölümden ve aforozdan kurtulacağını, ama ömür boyu hapsa mahkûm edildiğini söyleyince, Jan Dark atılıp imzaladığı kâğıdı yırtar; bunun arkasından da mahkeme heyetine haykırır.)
JAN DARK : (kadın)
Verin o yazıyı bana (Masaya koşup, kağıdı kaparak parça parça eder) Varın yakın ateşinizi. Fare gibi deliğe tıkılmam ben.Seslerim haklıymış. Sizin ahmak olduğunuzu söylemişlerdi. Bunların güzel sözlerine, merhametlerine güvenilmez demişlerdi. Hayatımı bağışlayacağınıza söz verdiniz. Yalanmış. Yaşamak nedir sizce? Donup taş kesilmemek mi sadece? Ne kuru ekmek bulunca gam, yerim, ne de duru su içmek derttir benim için.Ama gök kubbenin şavkından, o güzelim kırların çayırlarından, çimeninden yoksun bırakmak beni... Dağda bayırda askerlerle at koşturmamayım diye ayağıma pranga vurmak... Bana havasız , nemli karanlığı koklatmak... Sizin bu kötülüğünüz, sizin bu sersemliğiniz beni Tanrı’dan bile soğuturken, gönlümü gene O’nun sevgisiyle dolduracak her şeyi almak elimden, cehennem ateşinden de beterdir. Savaş atımdan vazgeçebilirim. Etekle dolaşmasam da olur. Sancaklar, borazanlar, askerler yanı başımdan geçip gitse de öbür kadınlar gibi geride bırakmayı nefsime yedirebilirim. Yeter ki rüzgârda ağaçların hışırtısını, güneşte öten çayır kuşunu, köyümün sağlıklı ayazında meleyen kuzuları işitebileyim. Akşam çanları bana melek seslerini getirsin gene. Bunlar olmadan yaşayamam ben. Bunları benden ya da başka bir kuldan almaya kalktığınız için siz, biliyorum şeytanın emrindesiniz. Oysa bana yol gösteren Tanrı’dır. Tanrı’nın hikmetine aklınız ermez sizin.Beni ateşlerden geçirip bağrına basacak odur. Çünkü öz evladıyım O’nun. Benimle birlikte yaşamaya layık değilsiniz sizler. Şu güzelim dünyayı yaratan Tanrım. Senin ermişlerine dünya ne zaman kucak açmayı öğrenecek? Ne zaman ulu Tanrım, ne zaman... Son sözüm bu işte.

Çeviren Msn Confusedevgi Sanlı
eros_sonya - avatarı
eros_sonya
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #50
eros_sonya - avatarı
Ziyaretçi
Oyun Adı:Kral LearYazarMsn ConfusedhakespeareLEAR :
Esin rüzgarlar, esin! Yanaklarınız çatlayıncaya kadar üfürün! Kudurun! Esin! Seller, boşanın! Kuleleri, tepelerindeki fırıldaklara kadar sulara gömün! Düşünce hızıyla bir an içinde çakıp sönen kükürtlü ateşler, meşeleri yaran yıldırımın öncüleri, alazlayın şu ak saçlı başımı! Siz de ey gökler, kainatı saran o korkunç gürlemelerinizle yamyassı edin şu yuvarlak dünyayı! Tabiatın insan döken kalıplarını paramparça edin; nankör insan üreten tohumları silip süpürün!
(...)
Gökler, gürleyin var kuvvetinizle! Yağmurlar, akın! Yıldırımlar, saçın ateşinizi! Siz benim kızlarım değilsiniz ki! Ben sizi nankörlük ediyorsunuz diye yerebilir miyim? Koca bir ülkeyi vermedim ki size; "evlatlarım" demedim ki size! Bana hiçbir itaat borcunuz yok sizin! Onun için keyfinize bakın, neniz varsa yağdırın üzerime... Görüyorsunuz, kölenizim artık... Gücü kalmamış, adam yerine konmaz olmuş, zavallı, alil bir ihtiyarım. Ancak "o habis kızlarıma yardakçılık ediyorsunuz" demekten de kendimi alamıyorum. O melunlarla birlik oluyor, böyle yaşlı ve ağarmış bir başa göklerden savaş açıyorsunuz. Ayıp! Ayıp!

Yazan: W. Shakespeare
Çeviren: İrfan Şahinbaş

Benzer Konular

11 Aralık 2012 / Misafir Sanat
22 Ocak 2008 / Misafir Sanat
22 Aralık 2012 / Misafir Soru-Cevap
21 Nisan 2009 / ThinkerBeLL Sanat
21 Nisan 2009 / ThinkerBeLL Taslak Konular