Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 19 Temmuz 2016  Gösterim: 33.953  Cevap: 6

Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmesi

Master Blue
5 Eylül 2008 05:00       Mesaj #1
Master Blue - avatarı
Ziyaretçi

Montreux Sözleşmesi


20 Temmuz 1936
Ad:  Montrö Boğazlar Sözleşmesi1.jpg
Gösterim: 644
Boyut:  40.8 KB

Sponsorlu Bağlantılar
Çanakkale ve İstanbul boğazlarının Lozan Antlaşmasıyla belirlenmiş statüsünü Türkiye lehine değiştiren ve Türkiye, Avustralya, Bulgaristan, Fransa, İngiltere, Japonya, Romanya, SSCB, Yugoslavya ve Yunanistan arasında imzalanan uluslararası antlaşma (20 Temmuz 1936). 2 Mayıs 1938’de İtalya tarafından da imzalanmıştır.

Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) kapsamındaki Boğazlar Sözleşmesi Türkiye’nin egemenlik haklarım kısıtlayıcı bazı hükümler içeriyordu. Türkiye o dönemde kabul etmek durumunda kaldığı bu hükümlerin değiştirilmesini istiyor, bu amaçla uygun bir ortamın oluşmasını bekliyordu. Böyle bir ortam 1930’larm ortalarında doğdu: Flitler Almanyası ve Mussolini İtalyası’nın Ortadoğu ve Akdeniz’de etkili olma çabaları, Lozan’ın iki karşıt devleti İngiltere ve Türkiye’yi birbirine yaklaştırdı.
Türk hükümeti, İngiltere’nin Akdeniz’de aleyhine bozulan dengeyi yeniden kurmak amacıyla Ankara’ya yaklaşmak istediğini saptayarak, 11 Nisan 1936’da Lozan Boğazlar Sözleşmesi’ne taraf olan devletlere birer nota verdi. Notada, Boğazlar’m silahtan arındırılmasını ve Boğazlar’dan geçişi denetleyecek uluslararası bir komisyonun kurulmasını öngören sözleşme hükümlerinin değiştirilmesini istedi.

İtalya dışındaki bütün taraf devletler bu notaya olumlu yanıt verdiler. Türkiye’nin değişiklik isteklerinin görüşülmesi amacıyla 22 Haziran 1936’da İsviçre’nin Montreux kentinde bir konferans düzenlendi. Konferansta Türkiye’nin tezine karşılık SSCB’yle İngiltere de birer tez sundu. SSCB Türkiye’ nin Boğazlar’ı silahlandırmasını kabul ediyor, Karadeniz’de kıyısı olmayan devletlere ait savaş gemilerinin Karadeniz’e sokulmasına Türkiye’nin engel olmasını istiyordu. İngiltere ise Karadeniz’de kıyısı olsun ya da olmasın bütün devletler için tonaj sınırlaması getirilmesini talep ediyordu. Bu iki görüş konferansta yoğun tartışmalara yol açtı. Türkiye SSCB ve Ingiltere’nin tezlerini uzlaştırmaya yönelik bir tutum izledi.

İki ay süren görüşmeler sonunda imzalanan Montreux Sözleşmesi’yle, Türkiye’nin yapılmasını istediği önemli değişiklikler gerçekleşti: Boğazlar’m askerden arındırılmasına ilişkin hükümlerin yanı sıra Uluslararası Boğazlar Komisyonu da kaldırıldı. Bölgenin güvenliği tümüyle Türkiye’ye bırakıldı.

Sözleşmeye göre, barış zamanında ya da Türkiye’nin taraf olmadığı bir savaş durumunda ticaret gemilerinin Boğazlar’dan serbest geçiş hakkı olacaktı. Türkiye’nin taraf olduğu bir savaşta ise, Türkiye savaş halinde olmadığı devletlere ait ticaret gemilerine belirli koşullar altında serbest geçiş hakkı tanıyacaktı. Yapılan hizmet dışında herhangi bir ödeme söz konusu olmadığı gibi kılavuz alma da isteğe bağlı tutulmuştu. Savaş gemileri konusunda ise şu hükümler uygulanacaktı: Barış zamanında, Karadeniz’de kıyısı olmayan devletlere ait transit geçiş halindeki savaş gemilerinin sayısı 9’u, toplam tonajı da 15.000 tonilatoyu geçmeyecekti. Bu devletlerin Karadeniz’de en çok 21 gün süreyle bulundurabilecekleri savaş gemilerinin toplam tonajı da 30.000 tonilatoyu aşmayacaktı. Ayrıca bu devletler geçiş öncesinde Türkiye’ye duyuruda bulunacak, 10.000 tonilatodan büyük savaş gemilerini, denizaltılarım ve uçak gemilerini ise Karadeniz’e geçiremeyeceklerdi. Boğaz limanlarına dostluk ziyareti yapacak gemiler tonaj hesabına katılmayacaktı.

Karadeniz’de kıyısı bulunan devletlere ait gemiler için ise barış zamanında sayı ve tonaj sınırlaması getirilmiyordu. Ama bu gemiler teker teker ve refakatlerinde en çok iki destroyer ile birlikte Boğazlar’dan geçebileceklerdi. Bu devletler Karadeniz dışında yaptırdıkları ya da satın aldıkları denizaltıları ise, önceden duyurmak koşuluyla, gündüz ve yüzeyden olmak üzere serbestçe Boğazlar’dan geçirebileceklerdi. Uçak gemilerini Boğazlar’dan geçirme yasağı ise bu devletlere de uygulanıyordu.
Sözleşmeyle, Türkiye’nin katıldığı bir savaş durumunda savaş gemilerinin Boğazlar’ dan geçişi tümüyle Türkiye’nin yetkisine bırakılıyor, Türkiye’nin katılmadığı bir savaş durumunda ise savaşçı devletlerin savaş gemilerinin Boğazlar’dan geçişi yasaklanıyordu. Son olarak, Türkiye savaş durumunda olmasa bile kendisini pek yakın bir savaş tehdidi altında sayarsa, savaş gemilerinin Boğazlar’dan geçişi konusunda yetkili kılınıyordu. Ama bu gerekçeyle alman önlemler Milletler Cemiyeti’nin üçte iki çoğunluğunun uygun bulmaması halinde kaldırılacaktı.

Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin yürürlük süresi 20 yıldı. Ama bu sürenin bitiminden en az iki yıl önce, taraflardan hiçbiri fesih istemezse, sözleşme kendiliğinden yürürlükte kalacaktı. Nitekim yürürlük süresi 1956’da sona erdiği halde, feshi istenmediği için, sözleşme günümüzde de yürürlüktedir.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 19 Temmuz 2016 14:57


17 Haziran 2010 11:03       Mesaj #2
The Unique - avatarı
Üye
Ad:  Montrö Boğazlar Sözleşmesi2.jpg
Gösterim: 324
Boyut:  35.3 KB

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ


(20 Temmuz 1936)

Montreux sözleşmesi, Türkiye Cumhuriyeti ile SSCB, Büyük Britanya, Fransa, Japonya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya arasında İsviçre'nin Montreux kentinde 20 temmuz 1936’da imzalanan sözleşme. 24 temmuz 1924'te Lozan'da imzalanan Boğazlar rejimine ilişkin sözleşmeye oranla Türkiye'nin güvenliği ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin hakları ile öteki ülkelerin hakları arasında daha iyi bir denge kurulmuş; bu özellikleriyle geçerliliğini günümüze kadar koruyabilmiştir.

Sözleşmeyle Boğazlar'ın Türkiye tarafından silahlandırılabileceği kabul edilmiş, Boğazlar'da geçişi denetleyen Boğazlar komisyonu kaldırılarak denetleme yetkisi türk hükümetine devredilmiştir. Barışta geçiş serbestliği ilke olarak kabul edilmiş, Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkelerin en çok 30 000 tonluk (özel durumlarda 45 000 ton) savaş gemileri bulundurabileceği belirtilmiştir. Türkiye'nin katılmadığı bir savaşta savaşan tarafların gemilerine geçiş yasaklanmıştır. Türkiye, savaşta taraf olma durumunda geçişi istediği gibi sınırlayabilecektir. Boğazlardan geçecek sivil uçakların yollarını da türk hükümeti düzenleyecektir.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 19 Temmuz 2016 14:57
13 Şubat 2014 12:11       Mesaj #3
_Yağmur_ - avatarı
SMD MsXTeam

Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmesi


Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türk boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen sözleşmedir.
Ad:  Montrö Boğazlar Sözleşmesi3.jpg
Gösterim: 330
Boyut:  35.1 KB

Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)

Osmanlı Devleti’nin gücünün zayıfladığı dönemde, Rusya’nın güçlenmesi ve sıcak denizlere inmek istemesi, Boğazlar sorununu ortaya çıkardı. Sanayi İnkılabı’nın ardından ortaya çıkan üretim fazlalığı, pazar sorunu, hammadde ihtiyacı, sömürgeci devletler açısından Boğazlar’ı oldukça önemli kılıyordu. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Boğazlar üzerindeki denetimini kaybetmiş, Boğazlar’ın denetimi İtilaf Devletleri’nin eline geçmişti.

Milli Mücadele’nin kazanılması ve Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması ile İtilaf Devletleri Boğazlar’ın denetimini Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti’ne bıraktı. Lozan Antlaşması’nda en önemli konulardan biri de Boğazlar sorunuydu. Bunun için bu sorunu çözmek epey zaman aldı. Lozan Antlaşması’na göre, Türkiye’nin Çanakkale ve İstanbul Boğazları’nın her iki kıyısında 20 km’lik bir alanda asker bulundurması ve askeri tesis yapılması yasaklanmıştı. Boğazlar’dan geçişi de başkanının Türk olduğu bir uluslararası komisyon denetleyecekti. Bu maddeler, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini sınırlandıran hükümlerdi. Türkiye, Boğazlar’la ilgili bu hükümleri kabul ederken, güvenlik konusunda Milletler Cemiyeti’nin etkili olacağına ve Avrupa’da silahsızlanmanın gerçekleşeceğine inanmıştı. Ancak Türkiye’nin beklentileri gerçekleşmedi. Çünkü 1933’ten sonra başta İtalya, Japonya ve Almanya olmak üzere dünya devletleri silahlanmaya başlamıştı. Bunun üzerine Türkiye, 17 Nisan 1935’te Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Milletler Cemiyeti’ne başvurarak Boğazlar’da asker bulundurma hakkına sahip olmak istediğini bildirdi. Fakat, Rusya’nın dışındaki diğer devletler (İtalya, İngiltere, Fransa) bu isteğe olumlu bakmadı

Çok geçmeden İtalya Habeşistan’a, Japonya Mançurya’ya saldırdı. Almanya asker bulundurmaması gereken Ren bölgesine girdi. Japonya Milletler Cemiyeti’nden çıktı. Milletler Cemiyeti bu durumları önleyemedi. Bu gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirdiği için Türkiye, Lozan Barış Antlaşması’nın Boğazlar üzerinde getirmiş olduğu kısıtlamaların kaldırılması isteğini yineledi. Lozan Antlaşması’nı imzalayan devletlere 10 Nisan 1936’da birer nota göndererek savunması ve egemenlik haklarının korunması bakımından bu durumun düzeltilmesini istedi. Balkan Devletleri de Türkiye’nin bu isteğini desteklediler. Bunun üzerine İtalya’nın dışında, Lozan Antlaşması’na imza atan devletler, Boğazlar konusunda görüşmeyi kabul ettiler. Boğazların statüsünü belirlemek üzere 22 Haziran 1936’da İsviçre’nin Montreux (Montrö) kentinde bir konferans toplandı. Görüşmeler sonunda 20 Temmuz 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Maddeleri


1-Boğazlar Komisyonu kaldırıldı. Bu komisyonun görevleri tamamıyla Türk Devleti’ne verildi.
2-Boğazların her iki yakasındaki askersiz alan uygulaması kaldırıldı. Türkiye’nin burada asker bulundurması ve tahkimat yapması kabul edildi.
3-Yabancı ticaret gemilerinin Boğazlar’dan serbestçe geçebilecekleri kabul edildi. Buna karşılık, yabancı savaş gemilerinin geçişleri sınırlandırıldı. Boğazlar’dan geçmek isteyen yabancı savaş gemilerinin 15 gün önceden Türkiye’den izin alması kararlaştırıldı.
4-Türkiye, savaşa girer veya savaş tehlikesi ile karşılaşırsa yabancı savaş gemilerinin Boğazlar’dan geçişi Türkiye’nin takdirine bırakıldı.

Montrö Sözleşmesi’nin Sonuçları ve Önemi


Montrö Sözleşmesi’nin imzalandığı günün gecesi, Türk ordusu Boğazlar bölgesine girdi. Böylece Boğazlar üzerinde, Türk hâkimiyetini sınırlandıran Lozan Barış Antlaşması’nın maddeleri ortadan kalktı. Türkiye, Boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkını kazandı. Türkiye, Montrö Sözleşmesi ile büyük bir siyasi zafer kazanmış oldu. Çünkü Türkiye’nin Boğazlar’da asker bulundurması ile Doğu Akdeniz’deki durumu güçleniyor; milletler arası güç dengesinde önemi artıyor, dünya devletleriyle olan dostluğu daha da değer kazanıyordu. Montrö Sözleşmesi ile Sovyetler Birliği, Karadeniz kıyısındaki sınırlarını güvenceye almış oldu. Bu durum Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki ilişkilerin gelişmesini sağladı.

Boğazlar’ın stratejik önemi günümüzde daha da arttı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, eski Doğu Bloğu ülkelerinin (Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya) Batı ile ilişkileri giderek artmaya başladı. Bu ülkelerin, Batı ile ilişkilerinde Boğazlar, yeniden büyük önem kazandı. Çünkü petrol ve gıda başta olmak üzere pek çok ürün gemilerle boğazlardan geçmektedir. Batıya açılan en önemli kapı Boğazlar’dır.
Son düzenleyen Safi; 19 Temmuz 2016 14:58
19 Temmuz 2016 13:40       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  Montrö Boğazlar Sözleşmesi4.jpg
Gösterim: 358
Boyut:  56.9 KB

Montrö Boğazlar Sözleşmesi


Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türk boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen sözleşmedir.
1923'te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesinin yerine geçmiştir.
Türkiye, Lozan Antlaşması'yla birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesinin getirdiği kısıtlamalardan dolayı daima kaygı içinde bulunmuştur. Sözleşmenin imzalandığı tarihlerde güncelliğini koruyan silahsızlanma ümitlerine güvenen Türkiye'nin, silahlanma yarışının tekrar başlamasıyla duyduğu huzursuzluk giderek artmıştır.

Türkiye, duyduğu bu huzursuzluğu ve boğazların statüsünde değişiklik yapılması yolundaki teklifini konu ile ilgili imzacı devletlere duyurduğunda, farklı kutuplarda yer almaya başlayan bu devletlerin hemen hepsinden ortak bir anlayış görmüştür.
İngiliz Dışişleri Bakanlığının 23 Temmuz1936 tarihli bir muhtırasında konu hakkında şu görüşlere yer verilmiştir: "Türkiye'nin Boğazlar Sözleşmesi'nin değiştirilmesi ile ilgili isteği haklı kabul edilmektedir."

Boğazların statüsü ve gemilerin geçiş rejimi ile her zaman yakından ilgilenen İngiltere'nin Türkiye'yi desteklemesine paralel olarak Balkan Antantı Daimi Konseyi'nin 4 Mayıs1936'da Belgrat'ta yaptığı toplantıda, Türkiye'nin teklifini destekleme kararı alınmıştır. Türkiye'nin girişimi Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin diğer akitleri tarafından da kabul edilince, boğazların rejimini değiştirecek olan konferans, 22 Haziran1936'da İsviçre'nin Montreux kentinde toplanmıştır. İki ay süren toplantılardan sonra, 20 Temmuz1936'da imzalanan yeni Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye'nin kısıtlanmış hakları iade edilmiş ve boğazlar bölgesinin egemenliği Türkiye'ye geçmiştir. Türkiye daha önce Sovyet Rusya ile yaptığı anlaşma uyarınca (saldırmazlık antlaşması) Sovyet Rusya'nın da desteği ile bu sözleşme yapılmıştır.

Tamamı yirmi dokuz madde, üç ek protokolden meydana gelen sözleşmeye göre:


1. Boğazlardan serbest geçiş esâsı kabul ediliyordu. Ancak ticâret ve savaş gemilerinin Boğazlardan geçişi, barış ve savaş hâline göre, ayrı statüye bağlanıyordu. Savaş durumu da Türkiye'nin girdiği, girmediği ve savaş tehlikesi olma durumlarında uygulanacak esaslara ayrılıyordu.
2. Boğazların askerî kontrolü ve savunma tedbirleri tamâmen Türkiye'ye âitti.
3. Boğazlardan geçişi denetleyen Milletlerarası Boğazlar Komisyonu kaldırıldı.

Bu ana maddelerle Türkiye'nin boğazlar üzerindeki genel hâkimiyeti sağlandı.


Diğer maddelerin bâzıları ise;
Barış zamânında:
  • Karadeniz'de kıyısı olmayan devletlerin ticâret gemileri serbestçe geçerler. Savaş gemileri 8-15 gün önceden haber verilmek ve bir arada dokuz gemiyi ve belli tonajı aşmamak üzere geçebilir. Denizaltılar, uçak gemileri ve 10.000 tondan büyük savaş gemileri hiç geçemez. Sözleşmeye uygun şekilde geçen savaş gemileri Karadeniz'de yirmi bir günden fazla kalamaz.
  • Karadeniz'de kıyısı bulunan devletlerin ticâret gemileri serbestçe geçerler. Savaş gemileri geçmeden sekiz gün önce Türkiye'ye haber verecekler, bir arada geçen gemilerin tonajı 15.000'den fazla olmayacaktır. Karadeniz'de kalışları için belli bir süre yoktur.
Savaş zamânında:
  • Türkiye savaşa katılmışsa; her cins gemiyi geçirip geçirmemekte serbesttir. İsterse Boğazları kapayabilir.
  • Türkiye tarafsızsa; ticâret gemileri serbestçe geçmesine rağmen savaşan tarafların savaş gemileri geçemez.
  • Savaş tehlikesinin çok olduğu zamanlarda; Türkiye yine karar serbestisine sâhip olarak Boğazları kapayabilir.
Bunların yanında pek çok teknik hususun hükme bağlandığı sözleşmenin süresi yirmi yıl olacaktı. Bu sürenin bitiminden iki yıl önce taraflardan hiçbiri sözleşmenin feshini istemezse, böyle bir istekten iki yıl sonraya kadar yürürlükte kalacaktı.
Montrö Antlaşmasında Türk tarafını, Tevfik Rüştü Aras, Dışişleri Bakanı(Temsilci Heyeti Başkanı), Fethi Okyar, Londra'da Türkiye Büyükelçisi, Suad Davaz, Paris'teki Türkiye Büyükelçisi, Numan Menemencioğlu, Büyükelçi, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri, Asım Gündüz, Korgeneral, Genel Kurmay İkinci Başkanı,
Necmettin Sadık Sadak, Sivas Milletvekili, Milletler Cemiyeti'nde Türkiye Sürekli Temsilcisi, Ziya Kızıltan, Baş Danışman, Dışişleri Bakanlığı Baş Hukuk Danışmanı,
Sadullah Güney, İktisat Bakanlığı, Deniz Ticareti Müsteşarı, Müşfik Selami İnegöl, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı, Dr.Asım Arar, Sağlık İşleri Genel Müdürü,
Fahri Engin, Savaş Filosu Komutanı, Rıfat Mataracı, Kurmay Albay, Şefik Çakmak, Kurmay Yarbay, Hava Alayı Komutanı, Yusuf Egeli, Kurmay Binbaşı, İhsan Orgun, Hava Binbaşı, Fahri Korutürk, Deniz Binbaşısı, Roma Deniz Ataşesi, Seyfi Kurtbek, Kurmay Yüzbaşı, Paris Askeri Ataşesi, R.Amir Kocamaz, Başkonsolos, Dışişleri Bakanı Özel Kalem Müdürü, Genel Sekreter Cevad Açıkalın, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı, Sekreterler Abdülkadir Örencik, B.Tahir Şaman, H.Rıfat Sözen, Nedim Veysel İlkin, Fatin Rüştü Zorlu, Celalettin Ziyal, Basın Bürosu Vedat Nedim Tör, İçişleri Bakanlığı Genel Müdür, Asude Zeybekoğlu, Basın Ateşesi, Şekip Engineri, Basın Ataşesi, Muvaffak Menemencioğlu, Anadolu Ajansı Genel Müdürü,Temsil etmişlerdir.
Son düzenleyen Safi; 19 Temmuz 2016 14:59
19 Temmuz 2016 14:16       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Montreux Boğazlar Sözleşmesi


(20 Temmuz 1936)
Ad:  Montrö Boğazlar Sözleşmesi5e.jpg
Gösterim: 341
Boyut:  48.1 KB

BOĞAZLAR REJIMINE ILISKIN OLARAK, MONTREUX'DE 20 TEMMUZ 1936’ DA IMZALANAN SÖZLEŞME MAJESTE BULGARLAR KRALI, FRANSA CUMHURİYETİ BAŞKANI, MAJESTE BÜYÜK BRİTANYA, İRLANDA VE DENİZLER ÖTESİ BRİTANYA ÜLKELERİ KRALI, HİNDİSTAN İMPARATORU, MAJESTE ELENLER KRALI, MAJESTE JAPONYA İMPARATORU, MAJESTE ROMANYA KRALI, TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞKANI, SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLERİ BİRLİĞİ MERKEZİ YÜRÜTME KOMİTESI VE MAJESTE YUGOSLAVYA KRALI;

"Boğazlar" genel deyimiyle belirtilen Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve Karadeniz Boğazı'ndan geçişi ve gemilerin-gidiş gelişini (ulaşımı), Lozan'da, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmış olan Barış Andlaşmasının 23. maddesiyle saptanmış ilkeyi(1), Türkiye'nin güvenliği ve Karadeniz'de, kıyıdaş Devletlerin güvenliği çerçevesinde koruyacak biçimde, düzenlemek isteğiyle duygulu olarak;
İşbu Sözleşmeyi, 24 Temmuz 1923’de Lozan'da imzalanmış olan Sözleşmenin(2) yerine koymayı kararlaştırmışlar ve Tam yetkili Temsilcilerini aşağıda belirtildiği üzere atamışlardır:
MAJESTE BULGARLAR KRALI:
Doktor Nicolas P.NICOLAEV, Tam yetkili Ortaelçi, Dışişleri ve Mezhepler Bakanlığı Genel Sekreteri;
B.Pierre NEICOV, Tam yetkili Ortaelçi, Dışişleri ve Mezhepler Bakanlığı Siyasal İşler Müdürü.
FRANSA CUMHURİYETİ BAŞKANI:
B.PAUL-BONCOUR, Senatör, Milletler Cemiyeti'nde Fransa'nın Sürekli Temsilcisi, eski Başbakan, eski Dışişleri Bakanı, Legion d'honneur nişanının Chevalier rütbesi, Savaş Haçı nişanı;B.HENRI PONSOT, Fransa Cumhuriyeti'nin Ankara'da Olağanüstü ve Tam yetkili Büyükelçisi, Legion d'honneur nişanının Grand Officier rütbesi.
MAJESTE BÜYÜK BRİTANYA, İRLANDA VE DENİZLER ÖTESİ BRİTANYA ÜLKELERİ KRALI, HİNDİSTAN İMPARATORU:
BÜYÜK BRİTANYA, KUZEY İRLANDA VE BRİTANYA İMPARATORLUGUNUN BİREYSEL OLARAK MİLLETLER CEMİYETİ'NE ÜYE OLMAYAN BÜTÜN PARÇALARI İÇİN:
Çok Sayın Lord STANLEY, P.C., M.C., M.P., Amirallik Dairesinde Parlamento Üyesi Müsteşar;
AVUSTRALYA COMMONWEALTHI'I IÇIN:
Çok Sayın Stanley Melbroune BRUCE, C.H., M.C., Avustralya Commenwealth'inin Londra'da Yüksek Komiseri.
MAJESTE ELENLER KRALI:
B.Nicolas POLITIS, Yunanistan'ın Paris'te Olağanüstü Temsilcisi ve Tam yetkili Ortaelçisi, eski Dışişleri Bakanı;
B.Raoul BIBICA-ROSETTI, Yunanistan'ın Milletler Cemiyeti'nde Sürekli Temsilcisi. MAJESTE JAPONYA İMPARATORU:
B.Naotake SATO, Judammi, Doğan-Güney nişanının Büyük-Kordan rütbesi, Paris'te Olağanüstü Temsilci ve Tam yetkili Büyükelçi;
B.Massa-aki HOTTA, Jushii, Doğan-Güney nişanının İkinci Sınıf rütbesi, Bern'de Olağanüstü Temsilci ve Tam yetkili Ortaelçi.
MAJESTE ROMANYA KRALI:
B.Nicolas TITULESCO, Dışişleri Bakanı;
B.Constantin CONTZESCO, Tam yetkili Ortaelçi, Tuna ve Avrupa Uluslararası Komisyonlarında Romanya Temsilcisi;
B.Vespasien PELLA, La Haye'de Olağanüstü Temsilci ve Tam yetkili Ortaelçi, TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞKANI:
Dr.Tevfik Rüştü ARAS, Dışişleri Bakanı, İzmir Milletvekili;
B.Suad DAV AZ, Türkiye Cumhuriyeti'nin Paris'te Olağanüstü ve Tam yetkili Büyükelçisi;
B.Numan MENEMENCIOGLU, Türkiye Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri;
B.Asım GÜNDÜZ, Korgeneral, Genelkurmay İkinci Başkanı;
B.Necmeddin SADAK, Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'nde Sürekli Temsilcisi, Sivas Milletvekili, Dışişleri Komisyonu Raportörü.
SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLERİ BİRLİĞİ MERKEZİ YÜRÜTME KOMİTESİ:
B.Maxime LITVINOFF, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Merkezi Yürütme Komitesi Üyesi, Dışişleri Halk Komiseri.
MAJESTE YUGOSLAVYA KRALI:
B.Ivan SOUBBOTITCH, Yugoslavya'nın Milletler Cemiyeti'nde Sürekli Temsilcisi.
BU TEMSİLCİLER, yetki belgelerini gösterdikten ve bu belgeler usulüne uygun ve geçerli kabul edildikten sonra, aşağıdaki hükümetler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:

MADDE 1.
Bagıtlı Yüksek Taraflar, Boğazlar'da denizden geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesini kabul ederler ve doğrularlar.
Bu özgürlüğün kullanılışı bundan böyle işbu Sözleşme hükümleriyle düzenlenmiştir.

KESIM I. TİCARET GEMİLERİ


MADDE 2.
Barış zamanında, ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun, aşağıdaki 3. madde hükümleri saklı kalmak üzere, hiçbir işlem (formalite) olmaksızın, Boğazlar'dan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) tam özgürlüğünden yararlanacaklardır. Bu gemiler, Boğazlar'in bir limanına uğramaksızın transit geçerlerken, Türk makamlarınca, alınması işbu Sözleşmesinin İ şayili Ek'inde öngörülen vergilerden ve harçlardan başka, bu gemilerden hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır.
Bu vergilerin ya da harçların alınmasını kolaylaştırmak üzere, Boğazlar'dan geçecek ticaret gemileri, 3. maddede belirtilen istasyonun görevlilerine adlarını, uyrukluklarını, tonajlarını, gidecekleri yer ve nereden geldiklerini bildireceklerdir. Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

MADDE 3.
Ege Denizi'nde ya da Karadeniz'den Boğazlar'a giren her gemi, uluslararası sağlık kuralları çerçevesinde Türk yasalarıyla konulmuş olan sağlık denetimi için, Boğazlar'ın girişine yakın bir sağlık istasyonunda duracaktır. Bu denetim, bir temiz sağlık belgesi (patentesi) ya da işbu maddenin 2. fıkrasındaki hükümlerin kapsamına girmediklerini doğrulayan bir sağlık bildirisi gösteren gemiler için, gündüz ve gece, olabilen en büyük hızla yapılacak ve bu gemiler Boğazlar'dan geçişleri sırasında başka hiçbir duruş zorunda bırakılmayacaklardır.
İçinde veba, kolera, sari humma, lekeli humma (typhus exanthematique) ya da çiçek hastalığı olayları bulunan ya da yedi günden az bir süre önce bu hastalıklar bulunmuş olan gemilerle, bulaşık bir limandan beş kez yirmi-dört saatten az bir süreden beri ayrılmış olan gemiler, Türk makamlarının gösterebilecekleri sağlık koruma görevlilerini gemiye almak üzere, sağlık istasyonunda duracaklardır. Bu yüzden, hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır; sağlık koruma görevlileri Boğazlar'in çıkısında bir sağlık istasyonunda gemiden indirileceklerdir.

MADDE 4.

Savaş zamanında, Türkiye savaşan değilse, ticaret gemileri, bayrak ve yük ne olursa olsun, 2. ve 3. maddelerde öngörülen koşullar içinde Boğazlar'dan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır. Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

MADDE 5

Savaş zamanında, Türkiye savaşansa, Türkiye ile savaşta olan bir ülkeye bağlı olmayan ticaret gemileri, düşmana hiçbir biçimde yardim etmemek koşuluyla, Boğazlar'da geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır. Bu gemiler Boğazlar'a gündüz girecekler ve geçiş, her seferinde, Türk makamlarınca gösterilecek yoldan yapılacaktır.

MADDE 6.
Türkiye'nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karsısında sayması durumunda, 2. madde hükümlerinin uygulanması yine de sürdürülecektir; ancak, gemilerin Boğazlar'a gündüz girmeleri ve geçisin, her seferinde, Türk makamlarınca gösterilen yoldan yapılması gerekecektir. Kılavuzluk, bir durumda, zorunlu kılınabilecek, ancak ücrete bağlı olmayacaktır.

MADDE 7.
"Ticaret gemileri" terimi, işbu Sözleşmenin II. Kesiminin kapsamına girmeyen bütün gemilere uygulanır.

KESİM II. SAVAŞ GEMİLERİ


MADDE 8.
İşbu Sözleşme bakımından, savaş gemilerine ve bu gemilerin nitelikleriyle tonajlarının hesabı için uygulanacak tanımlama, işbu Sözleşmenin II sayılı Ek'inde yer alan tanımlamadır.

MADDE 9.

Deniz kuvvetlerinin, sivil olsun ya da olmasın, yakıt taşımak için özellikle yapılmış olan yardımcı gemileri, 13. maddede belirtilen ön-bildirim koşuluna bağlı tutulmayacaklar ve, Boğazlar'i tek baslarına geçmek koşuluyla, 14. ve 18. maddeler gereğince sınırlamaya bağlı tonajlar hesabına katılmayacaklardır. Bununla birlikte, bu gemilerin, öteki geçiş koşulları bakımından, savaş gemileriyle bir tutulmaları süre gidecektir.
Bir önceki fıkrada belirtilen yardımcı gemiler, öngörülen kurul dışılıktan, ancak silahları: yüzer hedeflere karsı en çok 105 milimetre çapında iki toptan, hava hedeflerine karsı en çok 75 milimetre çapında iki silahtan çok değilse yararlanabileceklerdir.

MADDE 10.

Barış zamanında, hafif su üstü gemileri, küçük savaş gemileri ve yardımcı gemiler, ister Karadeniz'e kıyıdaş olan ister olmayan Devletlere bağlı bulunsunlar, bayrakları ne olursa olsun, Boğazlar'a gündüz ve aşağıdaki 13. ve sonraki maddelerde öngörülen koşullar içinde girerlerse, hiçbir vergi ya da harç ödemeksizin, Boğazlar'dan geçiş özgürlüğünden yararlanacaklardır.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen sınıflara giren gemiler dışında kalan savaş gemilerinin ancak 11. ve 12. maddelerde öngörülen özel koşullar içinde geçiş hakları olacaktır.

MADDE 11

Karadeniz'e kıyıdaş Devletler, 14. maddenin 1. fıkrasında öngörülen tonajdan yüksek bir tonajda bulunan hattiharp gemilerinin (1) Boğazlar'dan geçirebilirler; su koşulla ki, bu gemiler Boğazlar'i ancak tek baslarına ve en çok iki torpido (2) esliğinde geçerler.

MADDE 12.
Karadeniz'e kıyıdaş Devletler, bu deniz dışında yaptırdıkları ya da satın aldıkları denizaltılarını, tezgaha koyuştan ya da satın alıştan Türkiye'ye vaktinde haber verilmişse, deniz üslerine katılmak üzere Boğazlardan geçirme hakkına sahip olacaklardır.
Söz edilen Devletlerin denizaltıları, bu konuda Türkiye'ye ayrıntılı bilgiler vaktinde verilmek koşuluyla, bu deniz dışındaki tezgahlarda onarılmak üzere de Boğazlardan geçebileceklerdir. Gerek birinci gerek ikinci durumda, denizaltıların gündüz ve su üstünden gitmeleri ve Boğazlar'dan tek başlarına geçmeleri gerekecektir.

MADDE 13.

Savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçmesi için, Türk Hükümetine diplomasi yoluyla bir ön- bildirimde bulunulması gerekecektir. Bu ön-bildirimin olağan süresi sekiz gün olacaktır; ancak, Karadeniz kıyıdaşı olmayan Devletler için bu sürenin onbeş güne çıkartılması istenmeğe değer sayılmaktadır. Bu ön-bildirimde gemilerin gidecekleri yer, adi, tipi, şayisi ile gidiş için ve gerekirse, dönüş için geçiş tarihleri belirtilecektir. Her tarih değişikliğinin üç günlük bir ön-bildirim konusu olması gerekecektir.
Gidiş için geçişte Boğazlar'a girişin, ilk ön-bildirimde belirtilen tarihten başlayarak beş günlük bir süre içinde yapılması gerekecektir. Bu sürenin bitiminden sonra, ilk ön bildirim için olan ayni koşullar içinde yeni bir ön-bildirimde bulunulması gerekecektir.
Geçiş sırasında, Deniz Kuvvetinin Komutanı, durmak zorunda olmaksızın, Çanakkale Boğazı'nın ve Karadeniz Boğazı'nın girişindeki bir işaret istasyonuna, komutası altında bulunan kuvvetin tam kurulusunu bildirecektir.

MADDE 14.

İşbu Sözlesme'nin 11. maddesinde ve III şayili Ek'inde öngörülen koşullar dışında, Boğazlar'da transit geçiste bulunabilecek bütün yabancı deniz kuvvetlerinin en yüksek (tavan) toplam tonajı 15.000 tonu asmayacaktır. Bununla birlikte, bir önceki fıkrada belirtilen kuvvetler dokuz gemiden çok gemi içermeyeceklerdir.
Karadeniz'e kıyıdaş olan ya da olmayan Devletlerin, 17. madde hükümleri uyarınca Boğazlar'daki bir limanı ziyaret eden gemileri bu tonaja katılmayacaktır.
Geçiş sırasında bir avaryaya uğramış olan savaş gemileri de bu tonaja katılmayacaktır; bu gemiler, onarım sırasında, Türkiye'ce yayımlanan özel güvenlik hükümlerine bağlı tutulacaklardır.

MADDE 15

Boğazlar'da transit olarak bulunan savaş gemileri taşımakta olabilecekleri uçakları (1); hiçbir durumda, kullanamayacaklardır.

MADDE 16.

Boğazlar'da transit olarak bulunan savaş gemileri, avarya (2) ya da geminin teknik yönetimine bağlı olmayan bir aksaklık (3) durumları dışında, geçişleri için gerekli süreden daha uzun süre Bogazlar'dan kalamayacaklardır.

MADDE 17.
Yukarıdaki maddelerin hükümleri, herhangi bir tonajda ya da kuruluşta olan bir deniz kuvvetinin, Türk Hükümetinin çağrısı üzerine, Boğazlar'daki bir limana sınırlı bir süre için bir nezaket ziyaretinde bulunmasına hiçbir biçimde engel olmayacaktır. Bu kuvvet, 10., 14. ve 18. maddeler hükümleri uyarınca, Boğazlar'dan transit olarak geçmek için istenilen koşullar içinde bulunmuyorsa, Boğazlar'dan, giriş için izlediği yoldan ayrılacaktır.

MADDE 18.

1. Karadeniz kıyıdaşı olmayan Devletlerin barış zamanında bu denizde bulundurabilecekleri toplam tonaj aşağıdaki gibi sınırlandırılmıştır.
a) Aşağıda b) paragrafında öngörülen durum dışında, sözü geçen Devletlerin toplam tonajı 30.000 tonu asmayacaktır;
b) Herhangi bir anda, Karadeniz'in en güçlü donanmasının (filosunun) tonajı işbu Sözleşmenin imzalanması tarihinde bu denizde en güçlü olan donanmanın (filonun) tonajını enaz 10.000 ton asarsa, a) paragrafında belirtilmiş olan 30.000 tonluk toplam tonaj ayni ölçüde ve en çok 45.000 tona varıncaya değin arttırılacaktır. Bu amaçla, kıyıdaş her Devlet, işbu Sözleşmenin IV sayılı Ek'i uyarınca, Türk Hükümetine, her yılın 1 Ocak ve 1 Temmuz tarihlerinde, Karadeniz'deki donanmasının (filosunun) toplam tonajını bildirecektir; Türk Hükümeti de, bu bilgiyi, öteki Bağıtlı Yüksek Taraflara ve Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine ulaştıracaktır.
c) Karadeniz'e kıyıdaş olmayan Devletlerden herhangi birinin bu denizde bulundurabileceği tonaj, yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen toplam tonajın üçte ikisiyle sınırlandırılmış olacaktır.
d) Bununla birlikte, Karadeniz kıyıdaşı olmayan bir ya da birkaç Devlet, bu denize, insancıl bir amaçla deniz kuvvetleri göndermek isterlerse, toplamı hiçbir varsayımda 8.000 tonu asmaması gerekecek olan bu kuvvetler, işbu Sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen ön- bildirime gerek duyulmaksızın, aşağıdaki koşullar içinde Türk Hükümetinden alacakları izin üzerine, Karadeniz'e girebileceklerdir: Yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen toplam tonaj dolmamışsa ve gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj asılmayacaksa, Türk Hükümeti, kendisine yapılmış olan istemi aldıktan sonra en kısa süre içinde bu izni verecektir; sözü geçen toplam tonaj daha önce kullanılmış bulunuyorsa ya da gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj asılacaksa, Türk Hükümeti, bu izin isteminden, Karadeniz kıyıdaşı Devletleri hemen haberli kılacak ve bu Devletler, haberli kılındıklarından yirmi-dört saat sonra bir karşı görüş öne sürmezlerse, ilgili Devletlere istemlerine ilişkin olarak verdiği kararı en geç kırk-sekiz saat içinde bildirecektir.
[Karadeniz'e] kıyıdaş olmayan Devletler deniz kuvvetlerinin, Karadeniz'e bundan sonraki her girişi ancak yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen kullanılabilir toplam tonajın sınırları içinde yapılacaktır.
2. Karadeniz'de bulunmalarının amacı ne olursa olsun, kıyıdaş olmayan Devletlerin savaş gemileri bu denizde yirmi-bir günden çok kalamayacaklardır.
MADDE 19.
Savaş zamanında, Türkiye savaşan değilse, savaş gemileri 10. maddeden 18. maddeye kadar olan maddelerde belirtilen koşullarla ayni koşullar içinde, Bogazlar'da tam bir geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır.
Bununla birlikte, savaşan herhangi bir Devletin savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçmesi yasak olacaktır; şu kadar ki, işbu Sözleşmenin 25. maddesinin uygulama alanına giren durumlarla, saldırıya uğramış bir Devlete, Milletler Cemiyeti Misali çerçevesi içinde yapılmış, bu Misak'in 18. maddesi hükümleri uyarınca kütüğe yazılmış (tescil edilmiş) ve yayımlanmış, Türkiye'yi bağlayan bir karşılıklı yardım andlaşması gereğince yapılan yardım durumları bunun dışında kalmaktadır.
Yukarıdaki fıkrada öngörülen kuraldışı durumlarda, 10. maddeden 18. maddeye kadar olan maddelerde belirtilen kısıtlamalar uygulanamayacaktır.
Yukarıdaki 2. fıkrada konulmuş geçiş yasağına karsın, Karadeniz'e kiyidas olan ya da olmayan savaş Devletlere ait olup da bağlama limanlarından ayrılmış bulunan savaş gemileri, bu limanlara dönebilirler.
Savaşan Devletlerin savaş gemilerinin Boğazlar'da herhangi bir el koymaya (1) girişmeleri, denetleme (ziyaret) hakkı (2) uygulamaları ve başka herhangi bir düşmanca eylemde bulunmaları yasaktır.

MADDE 20.

Savaş zamanında, Türkiye savaşan ise, 10. maddeden 18. maddeye kadar olan maddelerin hükümleri uygulanamayacaktır; savaş gemilerinin geçişi konusunda Türk Hükümeti tümüyle dilediği gibi davranabilecektir.

MADDE 21.

Türkiye kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karsısında sayarsa, Türkiye'nin, işbu Sözleşmenin 20. maddesi hükümlerini uygulamağa hakki olacaktır.
Yukarıdaki fıkranın Türkiye'ye tanıdığı yetkinin Türkiye'ce kullanılmasından önce Boğazlar'dan geçmiş olan, böylece bağlama limanlarından ayrılmış bulunan savaş gemileri, bu limanlara dönebileceklerdir. Bununla birlikte, su da kararlaştırılmıştır ki, Türkiye, davranışıyla işbu maddenin uygulanmasına yol açmış olabilecek Devletin gemilerini bu haktan yararlandırmayabilecektir.
Türk Hükümeti, yukarıdaki birinci fıkranın kendisine verdiği yetkiyi kullanırsa, Bağıtlı Yüksek Taraflara ve Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine bu konuyla ilgili bir bildiri gönderecektir.
Milletler Cemiyeti Konseyi, üçte iki çoğunlukla, Türkiye'nin böylece almış olduğu önlemlerin hakli olmadığına karar verirse, ve işbu Sözleşmenin imzacıları Bağıtlı Yüksek Tarafların çoğunluğu da ayni görüşte olursa, Türk Hükümeti, söz konusu önlemlerle, işbu Sözleşmenin 6. maddesi uyarınca alınmış olabilecek önlemleri kaldırmayı yükümlenir.

MADDE 22.
İçinde veba, kolera, sarı humma, lekeli humma (typhus exanthematique) ya da çiçek hastalığı olayları bulunan, ya da yedi günden az bir süre önce bu hastalıklar bulunmuş olan savaş gemileriyle, bulaşık bir limandan beş kez yirmi dört saatten az bir süreden beri ayrılmış olan savaş gemileri, Boğazları karantina altında geçecekler ve Boğazlar'ın bulaştırılmasına hiçbir olanak bırakmamak için gerekli korunma önlemlerini gemideki araçlarla uygulamak zorunda olacaklardır.
19 Temmuz 2016 14:16       Mesaj #6
Safi - avatarı
SMD MiSiM

KESİM III. UÇAKLAR


MADDE 23.
Sivil uçakların Akdeniz ile Karadeniz arasında geçişini sağlamak amacıyla, Türk Hükümeti, Bogazlar'in yasak bölgeleri dışında, bu geçişe ayrılmış hava yollarını gösterecektir; sivil uçaklar, Türk Hükümetine, ara sıra (tarifesiz) yapılan uçuşlar için üç gün öncesinden bir ön-bildirim ile, düzenli (tarifeli) servis uçuşları için geçiş tarihlerini belirten genel bir ön- bildirimde bulunarak, bu yolları kullanabileceklerdir.
Öte yandan, Boğazlar'ın yeniden askerle ştirilmiş olmasına bakılmaksızın, Türk Hükümeti, yine de Türkiye'de yürürlükte olan hava ulaşımı yönetim kuralları uyarınca, Avrupa ile Asya arasında Türk ülkesi üzerinden uçmalarına izin verilmiş olan sivil uçaklara, tam bir güvenlik içinde geçmeleri için gerekli kolaylıkları sağlayacaktır. Bir uçuş izninin verilmiş olduğu durumlarda, Boğazlar bölgesinde izlenecek yol belirli dönemlerde gösterilecektir.

KESİM IV. GENEL HÜKÜMLER


MADDE 24.
Boğazlar rejimine ilişkin 24 Temmuz 1923 tarihli Sözleşme gereğince kurulmuş olan Uluslararası Komisyonun yetkileri Türk Hükümetine aktarılmıştır.
Türk Hükümeti, 11., 12., 14. ve 18. maddelerin uygulanmasına ilişkin istatistikleri toplamağı ve gerekli bilgileri vermeği yükümlenir.
Türk Hükümeti, işbu Sözleşmenin, savaş gemilerinin Bogazlar'dan geçişine ilişkin her hükmünün yürütülmesine göz kulak olacaktır.
Türk Hükümeti, yabancı bir deniz kuvvetinin yakında Bogazlar'dan geçeceği kendisine bildirilir bildirilmez, bu kuvvetin kurulusunu, tonajını, Bogazlar'a giriş için öngörülen tarihi ve, gerekirse, olası dönüş tarihini, Bağıtlı Yüksek Tarafların Ankara'daki temsilcilerine bildirecektir.
Türk Hükümeti, Bogazlar'da yabancı savaş gemilerinin gidiş-gelişini gösteren, ayrıca ticarete ve işbu Sözlesme'de öngörülen deniz ve hava ulaşımına yararli bütün bilgileri kapsayan yıllık bir raporu Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine ve Bağıtlı Yüksek Taraflara sunacaktır.

MADDE 25
İşbu Sözleşmenin hiçbir hükmü, Türkiye için ya da Milletler Cemiyeti'ne üye herhangi bir başka Bağıtlı Yüksek Taraf için, Milletler Cemiyeti Misakindan doğan haklara ve yükümlülüklere halel vermemektedir.

KESİM V. SON HÜKÜMLER


MADDE 26.
İşbu Sözleşme olabilen en kısa süre içinde onaylanacaktır.
Onama belgeleri, Paris'te Fransa Cumhuriyeti Hükümetinin arşivlerine konulacaktır.
Japon Hükümeti, onamanın yapılmış olduğu, Paris'teki diplomatik temsilcisi aracılığıyla, Fransa Cumhuriyeti Hükümetine bildirmekle yetinebilecek ve, bu durumda, onama belgesini olabilen en kısa süre içinde gönderecektir.
Türkiye'nin onama belgesini de içermek üzere, altı onama belgesi sunulur sunulmaz, bir sunuş tutanağı (proces-verbal de depot) düzenlenecektir. Bundan önceki fıkrada öngörülen bildiri, bu bakımdan, onama belgesi sunusu ile eşdeğerde olacaktır.
İşbu Sözleşme, bu tutmak tarihinden başlayarak yürürlüğe girecektir.
Fransız Hükümeti, bundan önceki fıkrada öngörülen tutanakla, sonradan sunulacak onama belgelerinin sunuş tutanaklarının doğruluğu onaylanmış birer örneğini bütün Bağıtlı Yüksek Taraflara verecektir.

MADDE 27.
İşbu Sözleşme, yürürlüğe girişinden başlayarak, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Andlaşmasını imzalamış her Devletin katılmasına açık olacaktır.
Her katılma, diplomasi yoluyla Fransa Cumhuriyeti Hükümetine, onun aracılığıyla da, bütün Bağıtlı Yüksek Taraflara bildirilecektir. Katılma, Fransız Hükümetine yapılan bildiri tarihinden başlayarak geçerli olacaktır.

MADDE 28.

İşbu Sözleşmenin süresi, yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, yirmi yıl olacaktır.
Bununla birlikte, işbu Sözleşmenin 1. maddesinde doğrulanan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesinin sonsuz bir süresi olacaktır.
Sözü edilen yirmi yıllık sürenin bitiminden iki yıl önce, hiçbir Bağıtlı Yüksek Taraf, Fransız Hükümetine Sözleşmeyi sona erdirme ön-bildirimi vermemişse, işbu Sözleşme, bir sona erdirme ön-bildirimin gönderilmesinden başlayarak, iki yıl geçinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Bu ön-bildirim, Fransız Hükümetince, Bağıtlı Yüksek Taraflara iletilecektir.
İşbu Sözleşme, işbu madde hükümlerine uygun olarak sona erdirilmiş olursa, Bağıtlı Yüksek Taraflar, yeni bir Sözleşmenin hükümlerini saptamak üzere kendilerini bir konferansça temsil ettirmeği kabul etmektedirler.

MADDE 29

İşbu Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden başlayarak her beş yıllık dönemin sona ermesinde, Bağıtlı Yüksek Taraflardan her biri, işbu Sözleşmenin bir ya da birkaç hükmünün değiştirilmesini önerme girişiminde bulunabilecektir.

Bağıtlı Yüksek Taraflardan birinci yapılacak değiştirme isteminin kabul edilebilmesi için, bu istem 14. ya da 18. maddelerin değiştirilmesini amaçlamaktaysa, başka bir Bağıtlı Yüksek Tarafça; başka herhangi bir maddenin değiştirilmesini amaçlamaktaysa, başka iki Bağıtlı Yüksek Tarafça desteklenmesi gerekir.
Böylece desteklenmiş değişiklik istemi, içinde bulunulan beş yıllık dönemin sona ermesinden üç ay önce, Bağıtlı Yüksek Taraflardan her birine bildirilecektir. Bu bildiri, önerilen değişikliğin niteliğini ve gerekçesini kapsayacaktır.

Bu öneriler üzerinde diplomasi yoluyla bir sonuca varmak olanağı bulunamazsa, Bağıtlı Yüksek Taraflar, bu konuda toplanacak bir konferansça kendilerini temsil ettireceklerdir.
Bu konferans, ancak oybirliğiyle karar alabilecektir; 14. ve 18. maddelere ilişkin değişiklik durumları bu hükmün dışında kalmaktadır; bu durumlar için Bağıtlı Yüksek Tarafların dörtte üçünden oluşan bir çoğunluk yeterli olacaktır.
Bu çoğunluk, Türkiye'yi de içine alarak Karadeniz kiyidasi Bağıtlı Yüksek Tarafların dörtte üçüncü kapsamak üzere hesaplanacaktır.
BU HÜKÜMLERE OLAN İNANÇLA, aşağıda adları yazılı Tam yetkili Temsilciler, işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.
MONTREUX’ DE, yirmi Temmuz bin dokuz yüz otuz altı tarihinde on bir nüsha olarak düzenlenmiştir; bu nüshalardan, Temsilcilerce mühürlenmiş olan birincisi, Fransa Cumhuriyeti Hükümeti arşivlerine konulacak, öteki nüshalar da imzaca Devletlere teslim olunacaktır.
N.P.NICOLAEV
Pierre NEICOV
J.PAUL-BONCOUR
H.PONSOT
STANLEY
S.M.BRUCE
N.POLITIS
Raoul BIBICA-ROSETTI
Aşağıda imzaları bulunan Japonya Temsilcileri, işbu Sözleşme hükümlerinin, Milletler Cemiyeti üyesi olmayan bir Devlet sıfatıyla, Japonya'nın durumunu, gerek Milletler Cemiyeti Misakina göre, gerek bu Misak çerçevesi içinde yapılmış karşılıklı yardim andlaşmalarına göre, hiçbir biçimde değiştirmediğini ve Japonya'nın özellikle 19. ve 25. maddeler hükümleri içinde bu Misal ve bu andlaşmalar konusunda tam bir değerlendirme özgürlüğünü elinde tuttuğunu, Hükümetleri adına bildirirler.

N.SATO
Massa-aki HOTTA
N.TITULESCO
Cons.CONTZESCO
V.V.PELLA
Dr.RARAS
Suad DAVAZ
N.MENEMENCIOGLU
Asım GÜNDÜZ
N.SADAK
Maxime LITVINOFF
Dr.I.V.SOUBBOTITCH.

EK I.


1. İşbu Sözleşmenin 2. maddesi uyarınca alınabilecek olan vergiler ve harçlar aşağıdaki çizelgede gösterilenler olacaktır. Türk Hükümetinin bu vergilerde ve harçlarda kabul edebileceği indirimler, bayrak ayırımı gözetilmeksizin uygulanacaktır.
kütüğe yazılı darasız tonajın
yapılan hizmetin niteliği (jauge nette, net register
tonnage) herdir tonu üzerinden
alınacak vergi ya da harçlar
tutarı
Altın-Frank(1 )
a) Sağlık denetimi 0.075
b) Fenerler, ışıklı samadiralar ve geçit şamandıraları, ya da başka şamandıralar:
800 tona kadar 0.42
800 tonun üstünde 0.21
c) Kurtarma hizmeti: Kurtarma sandallarını, palamar taşıyan füze istasyonlarını, sis düdüklerini, radyofarlari ve b) paragrafına girmeyen ışıklı şamandıralarla, ayni türden başka döşemeleri (tesisleri) kapsamak üzere ... 0.10

2. İşbu Ek'in, 1. paragrafına ekli çizelgede belirtilen vergiler ve harçlar, Boğazlar'dan bir gidiş-dönüş geçişine uygulanacaktır (başka bir deyimle, Ege Denizi'nden Karadeniz'e bir geçiş ve Ege Denizi'ne doğru dönüş yolculuğu ya da Karadeniz'den Ege Denizi'ne Boğazlar'dan bir geçiş, bunun ardından da Karadeniz'e dönüş); bununla birlikte, bir ticaret gemisi, gidiş yolculuğu için Boğazlar'a girdiği tarihten başlayarak altı aydan çok bir süre sonra, duruma göre, Ege Denizi'ne ya da Karadeniz'e dönmek üzere Boğazlar'dan yeniden geçerse, bu gemi, bayrak ayırımı yapılmaksızın, bu vergileri ve harçları ikinci kez ödemekle yükümlü tutulabilecektir.

3. Bir ticaret gemisi, gidiş geçişinde, dönmeyeceğini bildirirse, işbu Ek'in birinci paragrafının b) ve c) fıkralarında öngörülen vergiler ve harçlar bakımından yalnız tarifenin yarısını ödemesi gerekecektir.

4. İşbu Ek'in birinci paragrafına ekli çizelgede tanımlanan ve söz konusu hizmetlerin gerektirdiği giderlerin karşılanmasına ve yedek akçe ya da aşırı olmayan bir döner sermaye fonu elde etmek için gerekli miktardan yüksek olmayacak olan vergiler ve harçlar, ancak işbu Sözleşmenin 29. maddesi hükümleri uygulanarak arttırılabilecek ya da tamamlanabilecektir. Bunlar altın-Frank ya da ödeme tarihindeki kambiyo değerine göre Türk parası olarak ödenecektir.

5. Ticaret gemileri, kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) gibi isteğe bağlı hizmetler karşılığı vergileri ve harçları, böyle bir hizmet, söz konusu geminin acentesinin ya da kaptanının istemesi üzerine, Türk makamlarınca gereği gibi yerine getirilmişse, ödemek zorunda tutulabileceklerdir. Türk Hükümeti, isteğe bağlı bu hizmetler için alınacak vergilerin ve harçların tarifesini vakit yayınlayacaktır.

6. Bu tarifeler, söz konusu hizmetler 5. maddenin uygulanmasıyla zorunlu kılındığı durumlarda arttırılmayacaktır.

EK II (1)

A. STANDARD SUTASIRIMI (MAIMAHREC) (2)


1. Bir su üstü gemisinin standarda sutasirimi [maimahreci], bütün gemi adamlarıyla, makineleri ve kazanlarıyla, denize açılmağa hazır olan ve -makinelerinin ve kazanlarının beslenmesine özgü yakıtla yedek yakıt dışında- bütün silahlarını ve her türlü cephanesini, döşemelerini [tesisatını], donatımını, gemi adamlarının koman yasini, tatlı suyunu, çeşitli yiyeceklerini ve savaş sırasında taşıyacağı her çeşit araç ve gereçlerini ve yedek parçalarını bulunduran, yapımı tamamlanmış bir geçidinin sutasirimidir.

2. Bir denizaltının standarda sutasirimi, bütün gemi adamlarıyla, yürütücü makineleriyle, denize açılmağa hazır olan ve -yakıtı, yağlama yağı, tatlı suyu ve her çeşit balast suyu dışında- bütün silahlarını, her türlü cephanesini, döşemelerini [tesisatını], donatımını, gemi adamlarının koman yasini ve savaş sırasında taşıyacağı çeşitli araç ve gereçleri ve her çeşit yedek parçalarını taşıyan (dalma sarnıçlarının suyu dışında) yapımı tamamlanmış geminin su üstündeki sutasirimidir.

3. "Ton" (tonne) sözcüğü, "metrik ton" (tonnes metriques) teriminde kullanılışı dışında, 1.016 kilogramlık (2.240 litrelik) bir ton anlamına gelmektedir.

B. SINIFLAR


1. Hattiharp gemileri(3), aşağıdaki iki alt-sınıftan birine giren su üstü savaş gemileridir:
a) Uçak-gemileri, yardımcı gemiler ya da b) alt-sınıfına giren hattiharp gemileri dışında, standarda sutasirimi [maimahreci] 10.000 tonun (10.160 metrik tonun) üstünde olan ya da 203 milimetre (8 pus) çapından büyük çaplı bir top taşıyan, su üstü gemileri;
b) Uçak-gemileri dışında, standarda sutasirimi [maimahreci] 8.000 tonun (8.128 metrik tonun) üstünde olmayan ve 203 milimetre (8 pus) çapından büyük çaplı bir top taşıyan su üstü savaş gemileri.

2. Uçak-gemileri(1), sutasirimi [maimahreci] ne olursa olsun, baslıca uçak taşımak ve bu uçakları denizde harekete getirmek için yapılmış ya da buna göre düzenlenmiş su üstü savaş gemileridir. Bir savaş gemisi baslıca uçak taşımak ve bunları denizde harekete getirmek için yapılmamışsa ya da buna göre düzenlenmemişse, bu gemiye bir inme ya da havalanma güvertesinin konulması, bu geminin, uçak-gemisi sınıfına sokulması sonucunu vermez.
Uçak-gemileri sınıfı iki alt-sınıfa ayrılır; şöylece:
a) Uçakların havalanabilecekleri ya da konabilecekleri bir güverte ile donatılmış olan gemiler;
b) Yukarıda a)paragrafında tanımlanan bir güverteyle donatılmamış olan gemiler.

3. Hafif su üstü gemileri(2), uçak-gemileri, küçük savaş gemileri ya da yardımcı gemiler dışında, standart sutasirimi [maimahreci] 10.000 tonu (10.160 metrik tonu) geçmemek üzere 100 tonun (102 metrik tonun) üstünde olan ve 203 milimetre (8 pus) çapından büyük çaplı top taşımayan su üstü savaş gemileridir.
Hafif su üstü savaş gemileri üç altı-sınıfa ayrılır; şöylece:
a) 155 milimetre (6.1 pus) çapından büyük çaplı bir top taşıyan gemiler;
b) 155 milimetre (6.1 pus) çapında büyük çaplı top taşımayan ve standarda sutasirimi [maimahreci] 3.000 tonun (3.048 metrik tonun) üstünde olan gemiler;
c) 155 milimetre (6.1 pus) çapından büyük çaplı top taşımayan ve standarda sutasirimi [maimahreci] 3.000 tonun (3.048 metrik tonun) üstünde olmayan gemiler.

4.
Denizaltılar (3), denizin yüzeyi altında gidip-gelmek üzere yapılmış bütün gemilerdir.

5. Küçük savaş gemileri (4), yardımcı gemiler dışında, standarda sutasirimi [maimahreci] 2.000 tonu (2.023 metrik tonu) geçmemek üzere, 100 tondan (102 metrik tondan) büyük olan, ancak aşağıdaki niteliklerden hiçbirini kendilerinde bulundurmayan su üstü savaş gemilerdir:
a) 155 milimetre (6.1 pus) çapında büyük çaplı bir topla donatılmış olmak;
b) Torpil atmak için yapılmış ya da donatılmış bulunmak;
c) 20 milden çok hız sağlamak üzere yapılmış olmak;

6. Yardımcı gemiler(1), askeri donanmaya bağlı olup, standart sutasirimi [maimahreci] 100 tondan (102 metrik tondan) büyük olan, olağanlıkla donanma hizmetinden ya da asker tasıma ya da savaşan gemilerin kullanıldıkları hizmetten başka herhangi bir hizmette kullanılan, savaşan gemi olmak üzere yapılmamış olan ve aşağıdaki niteliklerden hiçbirini kendinde bulundurmayan su üstü gemileridir;
a) 155 milimetre (6.1 pus) çapından büyük çaplı bir topla donatılmış olmak;
b) 76 milimetreden (3 ****an) büyük çapta sekiz toptan çok topla donatılmış olmak;
c) Torpil atmak üzere yapılmış ya da donatılmış olmak;
d) Zırhlı kaplamalarla korunmak üzere yapılmış olmak;
e) 28 mili asan bir hiza erişmek üzere yapılmış olmak;
f) Uçakları denizde harekete geçirmek üzere özellikle yapılmış ya da düzenlenmiş olmak;
g) Uçak fırlatmak için, ikiden çok araçla donatılmış bulunmak.

C. YAŞINI DOLDURMUŞ GEMİLER


Aşağıdaki sınıflara ve alt-sınıflara giren gemiler, yapımlarından başlayarak, aşağıda sayıları gösterilen yıllar geçince, "yasini doldurmuş"(2) sayılacaklardır:
a) Bir hattiharp gemisi için 26 yıl;
b) Bir uçak-gemisi için 20 yıl;
c) a) ve b) alt-sınıflarından bir hafif su üstü gemisi için:
(i) 1 Ocak 1920 den önce kızağa konulmuşsa 16 yıl
(ii) 31 Aralık 1919 dan sonra kızağa konulmuşsa 20 yıl
d) c) alt-sınıfından bir hafif su üstü gemisi için 16 yıl
e) Bir denizaltı için 13 yıl

EK III.


Japon donanmasının aşağıda belirtilen, yasini doldurmuş üç okul gemisinden ikisinin Boğazlar'daki limanları birlikte ziyaretine izin verilmesi kararlaştırılmıştır.
Bu iki geminin toplam tonajı, bu durumda, 15.000 tona eşdeğerde sayılacaktır.
Asama 20-X-1896 18-III-1899 9.240 IVx200mm XIIx150mm
Yakumo 1-XI-1898 20-VI-1900 9.010 IVx200mm XIIx150mm
Iwate 11-X-1898 18-III-1901 9.180 IVx200mm XIVx150mm.

EK IV.


1. İşbu Sözleşmenin 18. maddesine öngörülen, Karadeniz kıyıdaşı Devletlere bağlı donanmaların toplam tonajı hesabına katılacak gemilerin sınıfları ve alt-sınıfları şunlardır:
Hattiharp gemileri:
Alt-sınıf a);
Alt-sınıf b);
Uçak-gemileri:
Alt-sınıf a);
Alt-sınıf b);
Hafif su üstü gemileri:
Alt-sınıf a);
Alt-sınıf b);
Alt-sınıf c);
Denizaltılar:
İşbu Sözleşmenin II sayılı Eki'ndeki tanımlamalara göre.
Tonaj toplamının hesaplanmasında göz önünde tutulması gereken sutasirimi [maimahreç], III sayılı Ek'de tanımlanan standart sutasirimidir. Sözü edilen Ek'te tanımlanmış oldukları biçimde, ancak "yasini doldurmuş" olmayan gemiler göz önünde tutulacaktır.

2. 18. maddenin b) fıkrasında öngörülen bildirinin ayrıca işbu Ek'in birinci paragrafında belirtilen sınıflarla alt-sınıflardaki gemilerin tonaj toplamını kapsaması gerekir.

PROTOKOL


Bugünkü tarihli sözleşmeyi imza ettikleri sırada, aşağıda imzaları bulunan Tam yetkili Temsilciler, her biri kendi hükümetlerini bağlamak üzere, aşağıdaki hükümleri kabul ettiklerini bildirirler:
1. Türkiye, işbu Sözleşmenin Başlangıç (Preambule) kesiminde tanımlandığı biçimde Boğazlar bölgesini hemen yeniden askerleştirebilecektir.
2. Türk Hükümeti, 15 Ağustos 1936 tarihinden başlayarak işbu Sözleşmede belirlenen rejimi geçici olarak uygulayacaktır.
3. İşbu Protokol bugünkü tarihten başlayarak geçerli olacaktır.
MONTREUX' DE, yirmi Temmuz bin dokuz yüz otuz altı tarihinde düzenlenmiştir. N.B.NICOLAEV
Pierre NEICOV
J.PAUL-BONCOUR
H.PONSOT
STANLEY
S.M.BRUCE
N.POLITIS
Raoul BIBICA-ROSETTI N.SATO (ad referandum)
Massa-aki HOTTA (ad referandum)
N.TITULESCO
Cons.CONTZESCO
V.V.PELLA
Dr.RARAS
Suad DAVAZ
N.MENEMENCIOGLU
Asım GÜNDÜZ
N.SADAK
Maxime LITVINOFF
Dr.I.V.SOUBBOTITCH

DİPNOTLAR


1. Lozan Barış Andlaşmasının 23. maddesi şöyledir: "Bağıtlı Yüksek Taraflar, Boğazlar rejimine ilişkin bugünkü tarihli yapılmış olan Sözleşmede öngörüldüğü üzere, Çanakkale Boğazı'nda, Marmara Denizi'nde ve Karadeniz Boğazı'nda, denizden ve havadan, barış zamanında olduğu gibi savaş zamanında da, geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) serbestliği ilkesini kabul ve ilan etmekte görüş birliğine varmışlardır. Bu sözleşme, Yüksek Taraflar bakımından, sanki bu Andlaşmanın içindeymiş gibi, ayni güç ve değerde olacaktır." Lozan Barış Konferansı, Tutanaklar-Belgeler (çeviren Seha L.MERAY), Takım II, cilt 2, Ankara, 1973, s.8
2. Boğazlar Rejimine İlişkin Lozan Sözleşmesi için bakınız: Lozan Barış Konferansı, Tutanaklar-Belgeler (çeviren Seha L.MERAY), Takım II, cilt 2, Ankara, 9973, ss.54-64.
1. Fransızca metinde "batiments de ligne", İngilizce metinde "Capital Ships", 1936 Türkçe çevirisinde "hattiharp gemileri". (Çevirenler)
2. Fransızca metinde "torpilleurs", İngilizce metinde "destroyers", 1936 Türkçe çevirisinde "torpido". (Çevirenler)
1. Fransızca metinde "aeronefs", İngilizce metinde "aircrafts", 1936 Türkçe çevirisinde "hava sefineleri". (Çevirenler)
2. Fransızca metinde "avarie", İngilizce metinde "damage", 1936 Türkçe çevirisinde "hasar". (Çevirenler)
3. Fransızca metinde "fortune de mer", İngilizce metinde "peril of the sea" 1936 Türkçe çevirisinde "deniz arızası". (Çevirenler)
1. Fransızca ve İngilizce metinlerde "capture", 1936 Türkçe çevirisinde "zapt ve müsadere". (Çevirenler)
2. Fransızca metinde "droit de visite", İngilizce metinde "right of visit and search", 1936 Türkçe çevirisinde "muayene hakki". (Çevirenler)
1. Fransızca metinde "Aeronefs", İngilizce metinde "Aircrafts", 1936 Türkçe çevirisinde "Hava sefineleri". (Çevirenler)
1. Şimdiki durumda, 100 kuruş, yaklaşık olarak 2 altın-Frans 20 santim değerindedir.
1. İşbu Ek'in metinleri, 25 Mart 1936 tarihli Londra Deniz Kuvvetleri Andlaşmasından alınmıştır.
2. Fransızca metinde "deplacement-type", İngilizce metinde "standard displacement", 1936 Türkçe çevirisinde "maimahreç esasi". (Çevirenler)
3. Fransızca metinde "Batiments de ligne", İngilizce metinde "Capital Ships", 1936 Türkçe çevirisinde "Hattiharp gemileri". (Çevirenler)
1. Fransızca metinde "batiments porte-aeronefs", İngilizce metinde "Aircraft-Carriers", 1936 Türkçe çevirisinde "Tayyare ana gemileri". (Çevirenler)
2. Fransızca metinde "batiments legers de surface", İngilizce metinde "Light Surface Vessels", 1936 Türkçe çevirisinde "hafif su üstü gemileri". (Çevirenler).
3. Fransızca metinde "sous-marins", İngilizce metinde "Submarines", 1936 Türkçe çevirisinde "denizaltı gemileri". (Çevirenler)
4. Fransızca metinde "petis navires de combat", İngilizce metinde "Minor War Vessels", 1936 Türkçe çevirisinde "küçük muharebe gemileri". (Çevirenler)
1. Fransızca metinde "batiments auxilliaires", İngilizce metinde "Auxilary Vessels", 1936 Türkçe çevirisinde "Muavin gemiler". (Çevirenler)
2. Fransızca metinde "hors d'age", İngilizce metinde "over-age" 1936 Türkçe çevirisinde "yasini doldurmuş". (Çevirenler)
19 Temmuz 2016 15:02       Mesaj #7
Safi - avatarı
SMD MiSiM

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ


20 Temmuz 1936'da "Montrö sözleşmesi gündeme geldi.

Nedeni; Lozan Antlaşmasına göre Türkiye boğazlarda asker bulunduramıyordu.
Denizden geçişlerde serbestti.
  • 1933de devletler hızla silahlanınca Türkiye boğazların güvenliğini sağlamak istiyordu.
  • İtalya'nın Habeşistan'a saldırma­sı, Almanlar'ın Ren bölgesine asker sokması, Japonların Milletler Cemiyetinden çekilmesi üzerine 20 Temmuz 1936'da boğazlar kayıtsız, şartsız Türkiye Cumhuriyetine bırakıldı.
  • Böylece boğazların tüm denetimi, Doğu Akdeniz'in güvenliği ve boğazlarınaskerleştirilmesi Türklerin eline geçti.
  • Kurtuluş Savaşının en son siyasi başarısıdır.


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç