Arama

Allah niçin namazı kılmamızı istiyor?

En İyi Cevap Var Güncelleme: 3 Aralık 2009 Gösterim: 8.447 Cevap: 4
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
24 Kasım 2008       Mesaj #1
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
lütfen bo sorumu kabul ediniz çok ihtiyaçım var
allah niçin namazı kılmamızı istiyor?
EN İYİ CEVABI Keten Prenses verdi


Sponsorlu Bağlantılar

Cevap:Her insan, hayatın coşkun denizinde, özellikle zorluk ve sıkıntı anlarında, kendi deruni ıstırap ve kaygılarını yatıştırmak için sağlam bir manevi sığınağa ihtiyaç duyar. Gerçek şu ki bu sığınak Allah'ı anmaktan başka bir şey olamaz.
Allah Teala çöyle buyurur:
.Bilin ki, ancak Allah'ı anmakla kalpler güvene kavuşur.(1)
Yüce Allah'ın bizim ibadetimize hiçbir ihtiyacı yoktur; ama bizler, Allah'a ve onunla ilişki vesilesi olan ibadet ve namaza muhtacız. Namaz, kul ile Yüce Allah arasında sürekli bir irtibat vesilesidir. Zayıf ve güçsüz insanın, güçlü ve kadir olan Allah Teala ile bu manevi ilişkisi, çeşitli zorluklar karşısında insana güç verir. Hayatın zorluklarında şaşkınlığa uğramış insan, sadece Allah'a yönelmekle huzura kavuşabilir ve namaz insanın Allah'a yönelmesini, O'na bağlanmasını sağlar. Çünkü niyet, iftitah tekbiri, fatiha ve fatihadan sonra bir surenin okunması, rüku, secde, teşehhüt, selam ve namazın diğer vacip ve şartları insanın kalbini Allah'a yönlendirecek özelliğe sahiptir. Namaz kılan bir mümin, her gece ve gündüz, beş defa bütün varlığıyla Allah'a yönelmektedir.
Bir pusulanın denizdeki gemiye hedefe doğru kılavuzluk etmesi gibi namaz da mümini, sürekli olarak, en yüce hedef olan lıkaullahh'a (Allah'a kavuşmaya) doğru kılavuzluk etmekte ve onu yanlış yollara sapmaktan korumaktadır.
Resulullah (Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) şöyle buyuruyor:
Mümin namaza başladığında, Allah Teala, namazı bitirinceye kadar lütuf ve merhamet ile ona bakar ve o ilahi merhamet gölgesinde yer alır; onun etrafını göğün ufuklarına kadar melekler sarar ve Yüce Allah bir meleği onun baş ucunda durup şöyle demekle görevlendirir: Ey namaz kılan! Eğer kimin sana baktığını ve kiminle raz-u niyaz ettiğini bilseydin, asla bu yerinden ayrılmazdın ve başka bir şeye ilgi göstermezdin.(2)
Başka bir hadiste de şöyle yer almıştır:
Eğer namaz kılan Allah'ın azamet ve yüceliğinin ne derecede onu sardığını bilseydi, başını secdeden kaldırmak istemezdi.(3)
Sekizinci İmamımız Rıza (a.s) namazın farz oluş hikmetini açıklarken şöyle buyurmuştur:
Namaz, kulun kendi Mevla ve yaratıcısını unutmayarak kendi haddini aşmaması için gece-gündüz Allah Teala'yı anmasını sağlar. Allah'ı hatırlamak ve O'nun huzurunda ibadet için kalkmak, insanin günaha düşmesine engel olur ve onu çeşitli fesatlara düşmekten kurtarır.(4)
Yine Resulullah (Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) namaz hakkında soran birisine şöyle buyurmuştur:

Namaz dinin hükümlerindendir; Yüce Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak vesilesi ve peygamberlerin apaçık yollarındandır. Namaz kılan, melekler tarafından sevilir. Namaz; hidayet, iman, marifet ve rızkının bol olmasına vücudunun sıhhatine vesiledir. Namaz, şeytanı üzer ve kafirlere karşı da bir silahtır. Namaz, duanın icabet olmasına ve diğer amellerin kabul olmasına vesile olur; namaz müminin ahireti için bir azık, ölüm meleğine karşı şefaatçi, kabirde yoldaşı ve sergisi, nekir ve münkerin kabirdeki sorularına karşı cevabı, kıyamet günü namaz kılanın tacı, yüzünün nuru ve elbisesi, ateşe karşı korunağı Yüce Rabbine karşı delili ve bedeninin ateşte yanmaktan koruyucusu, sırattan geçiş izni, hurilerin mihri ve ebedi cennetin karşılığıdır. Kul, namaz ile yüce makamlara ulaşır; çünkü namaz, Allah'ı her eksiklikten tenzih etmek, O'nun tekliğine şahadet getirmek, O'na hamd etmek, tekbir getirmek O'nu övgüyle anmak, takdis etmek, zikir ve dua etmektir.(5)
Namaz, Yüce Allah'a karşı şükür etmektir. Allah'ın bize verdiği nimetleri saymak mümkün değildir; bu nimetler karşısında namaz küçük bir teşekkür mesabesindedir.
Dördüncü Masum İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle naklediyor:
Büyükbabam Resulullah (s.a.a), çok ibadet eder ve namaz kılardı; namaz için ayakta durmaktan ayakları şişmişti. Kendisine, Senin geçmiş ve gelecek tüm günahlarını Allah Teala, bağışlamış olmasına rağmen(6) neden bu kadar kendini zorluğa düşürüyorsun? denince, Resulullah, Acaba ben şükür eden bir kul olmayayım mı? diye cevap verdi.(7)
Allah ibadet ve kulluğa layıktır. Hz. Ali (a.s) kendi duasında şöyle diyor:
Allah'ım ben sana cehennemin azabının korkusundan veya cennete olan özentiden ibadet etmiyorum. Seni kulluk edilemeye ve ibadet olunmaya layık bulmuşum; sana ibadetim bu yüzdendir.(8)
Namaz kılmak erginlik çağına ulaşan akıl sahibi her insana, tüm şartlarda farzdır. Hatta savaş meydanında savaş halindeki bir kimsenin veya suda boğulmakta olan bir insanın bile namazı belirlenen kısa şekilde yerine getirmesi gerekir.
Namazın dindeki manevi önemi yüzünden din önderleri namazı dinin direği olarak nitelendirmiş ve bilerek namaz kılmayanın, dinini tahrip ettiğini açıklamışlardır.(9)
İmam Cafer Sadık (a.s)'dan Yüce Allah'a en güzel yakınlaşmak vesilesi nedir diye sorulunca Allah'ı tanımaktan sonra Allah'a yakın olmak için namazdan daha önemli bir şey olduğunu bilmiyorum demiştir.(10)
Yine buyurmuşlar ki:
Hesap anında her şeyden önce, kul namaz yönünden hesaba çekilecek; eğer namazı kabul olursa, diğer amalleri de kabul olur; eğer namazı reddedilirse, diğer amelleri de reddedilir.(11)
İmam Cafer Sadık (a.s) vefat zamanı yaklaşınca tüm akraba ve yakınlarını çağırarak onlara şöyle demiştir:
Bizim şefaatimiz, namaza önem vermeyen kimseye ulaşmaz.(12)
Namaz, Hz Muhammed'in ( Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) peygamberlikle görevlendirildiği ilk günlerden itibaren, teşri edilen hükümler arasındadır. Peygamber Hz. Hatice ve o zaman on yaşında olan Ali (a.s) ile birlikte müşriklerin çeşitli eziyetlerine aldırmayarak, Kabe'nin etrafında bu ilahi farizayı yerine getiriyorlardı.

Kur'an-ı Kerim'de namaza çok önem verilmiştir. Kur'an'da, on dört yerde hakkınca namazı yerine getirin, ayakta tutun anlamına gelen ekimu veya ekimne tabirleri ve beş yerde namazı ayakta tut anlamına gelen ekim tabiri yer almıştır. Bir çok ayette de Akame yukımu, yukımune ve mukimin tabirleriyle namazı hakkınca yerine getiren müminlerden söz edilmiş ve övülmüşlerdir.
Bazı ayetlerde namazı hakkınca kılanlardan manevi ticaretlerinde asla zarara uğramayanlar olarak söz edilmiş.(13) Ve bir ayette de müminlerin, sadece namaz kılan zekat veren ve ahirete yakinleri olan kimseler oldukları açıklanmıştır.(14)
Taif Şehrinin halkı İslam'a girmeleri için bazı koşullar öne sürmüş ve bu koşullar arasında namazın kendilerine farz olmaması talebinde bulunmuşlardı; Peygamber onlara verdiği cevapta: Ama namaz ile ilgili koşulunuza gelince, namazsız bir dinin hayrı yoktur diye buyurmuştur.(15)
Namazı terk etmek büyük bir günahtır ve insanın dini yönden tamamen düşüşüne ve cehennem azabına duçar olmasına sebep olur.
Allah Teala, Kuran-ı Kerim'de buyuruyor ki, Ahirette bazı suçlulara şöyle sorarlar:
Sizi cehenneme düşüren nedir? Onlar şöyle derler: ‘Biz namaz kılanlardan değildik.(16) --------------------------------------
(1) - Ra'd Suresi: 28.
(2) - Cami'ul Ahadis c. 2, s. 5.
(3) - Cami'ul Ahadis c. 2, s. 6.
(4) -Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 13.
(5) -Muhammed Bakır Meclisi, Bihar'ul-Envar, 82 / 231.
(6) - Fetih Suresindeki bu manayı ifade eden ayete işarettir.
(7) - Kuhl'ul-Basar s.78.
(8) -Seyyid Muhammed Kazım Yezdi El-Urvet'ul-Vuska Fasıl: 21 (Niyet Bölümü).
(9) - Bihar'ul-Envar c.82 s.203.
(10) - Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 2.
(11) - Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 4.
(12) - Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 25.
(13) -Fatır Suresi: 29.
(14) -Neml Suresi: 3.
(15) - Sire-i İbn-i Hişam c.3 s. 504.
(16) -Muddessir Suresi: 40-43.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
24 Kasım 2008       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Namaz, bütün ilâhî dinlerin ortak hükümlerinden olup, peygamberler üstlendikleri ağır görevi ifa ederken namazın sağladığı sürekli manevî güçten destek almışlar, bu cümleden olmak üzere Kur’ân-ı Kerim’de bazı peygamberlerin namazın önemini vurgulayan ifadelerine atıfta bulunulmuştur. Meselâ Kur’ân’da Hz. İbrahim’in şöyle dua ettiğini okuyoruz: ‘Ya Rabbî! Beni de, neslimden çoğunu da namazı devamlı olarak ve gereğince kılan kullarından eyle! Duamı, lütfen kabul buyur Ya Rabbi!’ (İbrahim, 14/40). Hz. Lokman’ın oğluna verdiği öğütlere değinilirken de onun şöyle dediği nakledilir: ‘Evlâdım, namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış ve başına gelen sıkıntılara sabret! Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.’ (Lokman, 31/17).
Peygamberlerle ilgili olarak namazı vurgulayan daha pek çok âyet vardır Kur’ân-ı Kerim’de: ‘Bir vakit İsrail Oğulları’ndan söz alıp: ‘Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara güzel muamele edin, İnsanlara tatlı söz söyleyin, namazı hakkıyla eda edin, zekâtı verin’ demiştik.’ (Bakara, 2/83). Hz. Musa’ya hitaben: ‘Muhakkak ki Ben’im gerçek İlâh. Benden başka yoktur ilâh. O halde sen de yalnız Bana ibadet et. Beni anmak için namaz eda et.’ (Tâ-Hâ, 20/14); Hz. İsa ile ilgili olarak da: ‘Ben Allah’ın kuluyum, O bana Kitap verdi, beni peygamber olarak görevlendirdi. Nerede olursam olayım beni kutlu, mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe bana namazı ve zekâtı farz kıldı.’ (Meryem, 19/30-31) buyurulmaktadır.
Sponsorlu Bağlantılar
İslâmiyet’te de namaz ibadetine hemen onun tebliğine başlandığı sıralardan itibaren rastlanır. Hadis ve Siyer kaynakları, Resûlullah Efendimizin (s.a.s.) müşriklerin baskı ve hakaretlerine rağmen zaman zaman Mescid-i Haram’da Hacer-i Esved ile Rükn-i Yemânî arasında namaz kıldığını, gerek Efendimizin (s.a.s.) gerekse mü’minlerin, vâdilerde, evlerinde, ağıllarının ve harman yerlerinin temiz bölümlerinde namaz kıldıklarını, Dâru’l- Erkam’ı mescit haline getirdiklerini kaydetmektedir. Mekke döneminde nâzil olan birçok âyet-i kerimede de namazın önemi vurgulanmakta ve namaz kılanları engellemeye çalışanlar sert bir dille kınanmaktadır (meselâ bkz. Buhari, ‘Salât,’ 49; Müsned 2:178; Müddessir Sûresi 43; Şûrâ Sûresi 38; Alâk sûresi 10; A’lâ Sûresi 15).
İslâmî tebliğin ilk gününden itibaren namaz farz olmakla birlikte, onun beş vakte tahsisi Miraç gecesi olmuştur. Hadis-i şerifte, ‘Namaz, mü’minin miracıdır.’ buyurulur. Kur’ân-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hadislerinde namaz ile ilgili olarak yer alan ifadeler, bu ibadetin İslâm’ın beş şartından biri olduğunu ve İslâmiyet’te çok özel bir önemi bulunduğunu açıkça göstermektedir
.
Keten Prenses - avatarı
Keten Prenses
Kayıtlı Üye
24 Kasım 2008       Mesaj #3
Keten Prenses - avatarı
Kayıtlı Üye
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.
Allah niçin namazı kılmamızı istiyor?


Cevap:Her insan, hayatın coşkun denizinde, özellikle zorluk ve sıkıntı anlarında, kendi deruni ıstırap ve kaygılarını yatıştırmak için sağlam bir manevi sığınağa ihtiyaç duyar. Gerçek şu ki bu sığınak Allah'ı anmaktan başka bir şey olamaz.
Allah Teala çöyle buyurur:
.Bilin ki, ancak Allah'ı anmakla kalpler güvene kavuşur.(1)
Yüce Allah'ın bizim ibadetimize hiçbir ihtiyacı yoktur; ama bizler, Allah'a ve onunla ilişki vesilesi olan ibadet ve namaza muhtacız. Namaz, kul ile Yüce Allah arasında sürekli bir irtibat vesilesidir. Zayıf ve güçsüz insanın, güçlü ve kadir olan Allah Teala ile bu manevi ilişkisi, çeşitli zorluklar karşısında insana güç verir. Hayatın zorluklarında şaşkınlığa uğramış insan, sadece Allah'a yönelmekle huzura kavuşabilir ve namaz insanın Allah'a yönelmesini, O'na bağlanmasını sağlar. Çünkü niyet, iftitah tekbiri, fatiha ve fatihadan sonra bir surenin okunması, rüku, secde, teşehhüt, selam ve namazın diğer vacip ve şartları insanın kalbini Allah'a yönlendirecek özelliğe sahiptir. Namaz kılan bir mümin, her gece ve gündüz, beş defa bütün varlığıyla Allah'a yönelmektedir.
Bir pusulanın denizdeki gemiye hedefe doğru kılavuzluk etmesi gibi namaz da mümini, sürekli olarak, en yüce hedef olan lıkaullahh'a (Allah'a kavuşmaya) doğru kılavuzluk etmekte ve onu yanlış yollara sapmaktan korumaktadır.
Resulullah (Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) şöyle buyuruyor:
Mümin namaza başladığında, Allah Teala, namazı bitirinceye kadar lütuf ve merhamet ile ona bakar ve o ilahi merhamet gölgesinde yer alır; onun etrafını göğün ufuklarına kadar melekler sarar ve Yüce Allah bir meleği onun baş ucunda durup şöyle demekle görevlendirir: Ey namaz kılan! Eğer kimin sana baktığını ve kiminle raz-u niyaz ettiğini bilseydin, asla bu yerinden ayrılmazdın ve başka bir şeye ilgi göstermezdin.(2)
Başka bir hadiste de şöyle yer almıştır:
Eğer namaz kılan Allah'ın azamet ve yüceliğinin ne derecede onu sardığını bilseydi, başını secdeden kaldırmak istemezdi.(3)
Sekizinci İmamımız Rıza (a.s) namazın farz oluş hikmetini açıklarken şöyle buyurmuştur:
Namaz, kulun kendi Mevla ve yaratıcısını unutmayarak kendi haddini aşmaması için gece-gündüz Allah Teala'yı anmasını sağlar. Allah'ı hatırlamak ve O'nun huzurunda ibadet için kalkmak, insanin günaha düşmesine engel olur ve onu çeşitli fesatlara düşmekten kurtarır.(4)
Yine Resulullah (Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) namaz hakkında soran birisine şöyle buyurmuştur: Allah niçin namazı kılmamızı istiyor?

Namaz dinin hükümlerindendir; Yüce Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak vesilesi ve peygamberlerin apaçık yollarındandır. Namaz kılan, melekler tarafından sevilir. Namaz; hidayet, iman, marifet ve rızkının bol olmasına vücudunun sıhhatine vesiledir. Namaz, şeytanı üzer ve kafirlere karşı da bir silahtır. Namaz, duanın icabet olmasına ve diğer amellerin kabul olmasına vesile olur; namaz müminin ahireti için bir azık, ölüm meleğine karşı şefaatçi, kabirde yoldaşı ve sergisi, nekir ve münkerin kabirdeki sorularına karşı cevabı, kıyamet günü namaz kılanın tacı, yüzünün nuru ve elbisesi, ateşe karşı korunağı Yüce Rabbine karşı delili ve bedeninin ateşte yanmaktan koruyucusu, sırattan geçiş izni, hurilerin mihri ve ebedi cennetin karşılığıdır. Kul, namaz ile yüce makamlara ulaşır; çünkü namaz, Allah'ı her eksiklikten tenzih etmek, O'nun tekliğine şahadet getirmek, O'na hamd etmek, tekbir getirmek O'nu övgüyle anmak, takdis etmek, zikir ve dua etmektir.(5)
Namaz, Yüce Allah'a karşı şükür etmektir. Allah'ın bize verdiği nimetleri saymak mümkün değildir; bu nimetler karşısında namaz küçük bir teşekkür mesabesindedir.
Dördüncü Masum İmam Zeyn'ul Abidin (a.s) şöyle naklediyor:
Büyükbabam Resulullah (s.a.a), çok ibadet eder ve namaz kılardı; namaz için ayakta durmaktan ayakları şişmişti. Kendisine, Senin geçmiş ve gelecek tüm günahlarını Allah Teala, bağışlamış olmasına rağmenMsn Demon neden bu kadar kendini zorluğa düşürüyorsun? denince, Resulullah, Acaba ben şükür eden bir kul olmayayım mı? diye cevap verdi.(7)
Allah ibadet ve kulluğa layıktır. Hz. Ali (a.s) kendi duasında şöyle diyor:
Allah'ım ben sana cehennemin azabının korkusundan veya cennete olan özentiden ibadet etmiyorum. Seni kulluk edilemeye ve ibadet olunmaya layık bulmuşum; sana ibadetim bu yüzdendir.Msn Note
Namaz kılmak erginlik çağına ulaşan akıl sahibi her insana, tüm şartlarda farzdır. Hatta savaş meydanında savaş halindeki bir kimsenin veya suda boğulmakta olan bir insanın bile namazı belirlenen kısa şekilde yerine getirmesi gerekir.
Namazın dindeki manevi önemi yüzünden din önderleri namazı dinin direği olarak nitelendirmiş ve bilerek namaz kılmayanın, dinini tahrip ettiğini açıklamışlardır.(9)
İmam Cafer Sadık (a.s)'dan Yüce Allah'a en güzel yakınlaşmak vesilesi nedir diye sorulunca Allah'ı tanımaktan sonra Allah'a yakın olmak için namazdan daha önemli bir şey olduğunu bilmiyorum demiştir.(10)
Yine buyurmuşlar ki:
Hesap anında her şeyden önce, kul namaz yönünden hesaba çekilecek; eğer namazı kabul olursa, diğer amalleri de kabul olur; eğer namazı reddedilirse, diğer amelleri de reddedilir.(11)
İmam Cafer Sadık (a.s) vefat zamanı yaklaşınca tüm akraba ve yakınlarını çağırarak onlara şöyle demiştir:
Bizim şefaatimiz, namaza önem vermeyen kimseye ulaşmaz.(12)
Namaz, Hz Muhammed'in ( Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) peygamberlikle görevlendirildiği ilk günlerden itibaren, teşri edilen hükümler arasındadır. Peygamber Hz. Hatice ve o zaman on yaşında olan Ali (a.s) ile birlikte müşriklerin çeşitli eziyetlerine aldırmayarak, Kabe'nin etrafında bu ilahi farizayı yerine getiriyorlardı.
Allah niçin namazı kılmamızı istiyor?
Kur'an-ı Kerim'de namaza çok önem verilmiştir. Kur'an'da, on dört yerde hakkınca namazı yerine getirin, ayakta tutun anlamına gelen ekimu veya ekimne tabirleri ve beş yerde namazı ayakta tut anlamına gelen ekim tabiri yer almıştır. Bir çok ayette de Akame yukımu, yukımune ve mukimin tabirleriyle namazı hakkınca yerine getiren müminlerden söz edilmiş ve övülmüşlerdir.
Bazı ayetlerde namazı hakkınca kılanlardan manevi ticaretlerinde asla zarara uğramayanlar olarak söz edilmiş.(13) Ve bir ayette de müminlerin, sadece namaz kılan zekat veren ve ahirete yakinleri olan kimseler oldukları açıklanmıştır.(14)
Taif Şehrinin halkı İslam'a girmeleri için bazı koşullar öne sürmüş ve bu koşullar arasında namazın kendilerine farz olmaması talebinde bulunmuşlardı; Peygamber onlara verdiği cevapta: Ama namaz ile ilgili koşulunuza gelince, namazsız bir dinin hayrı yoktur diye buyurmuştur.(15)
Namazı terk etmek büyük bir günahtır ve insanın dini yönden tamamen düşüşüne ve cehennem azabına duçar olmasına sebep olur.
Allah Teala, Kuran-ı Kerim'de buyuruyor ki, Ahirette bazı suçlulara şöyle sorarlar:
Sizi cehenneme düşüren nedir? Onlar şöyle derler: ‘Biz namaz kılanlardan değildik.(16) --------------------------------------
(1) - Ra'd Suresi: 28.
(2) - Cami'ul Ahadis c. 2, s. 5.
(3) - Cami'ul Ahadis c. 2, s. 6.
(4) -Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 13.
(5) -Muhammed Bakır Meclisi, Bihar'ul-Envar, 82 / 231.
Msn Demon - Fetih Suresindeki bu manayı ifade eden ayete işarettir.
(7) - Kuhl'ul-Basar s.78.
Msn Note -Seyyid Muhammed Kazım Yezdi El-Urvet'ul-Vuska Fasıl: 21 (Niyet Bölümü).
(9) - Bihar'ul-Envar c.82 s.203.
(10) - Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 2.
(11) - Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 4.
(12) - Cami-ul Ahadis. c. 2, s. 25.
(13) -Fatır Suresi: 29.
(14) -Neml Suresi: 3.
(15) - Sire-i İbn-i Hişam c.3 s. 504.
(16) -Muddessir Suresi: 40-43.
Quo vadis?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
3 Aralık 2009       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
peygamberimiz namzı niçin dini direği olarak nitelendirmiştir?
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
3 Aralık 2009       Mesaj #5
Avatarı yok
Yasaklı
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

peygamberimiz namzı niçin dini direği olarak nitelendirmiştir?

ALLAH C.C İle Aracısız Buluşma Namaz...

Namaz;insanın, dünya sürecinde hangi hayat şeklini, tercih ettiğini gösterir. Çünkü namaz kılan bir insan, namazı ile âlemlerin Rabbi'ne teslim olduğunu anlatır. Namaz, tüm çerçevesi ile tamamen bunu ifade eder. Niyeti, kıblesi, kıyamı, rükûsu, secdesi, sözü, özü. Her ayrıntıda biat, tasdik ve itaat vardır. Teslimiyet biatı, iman tasdiki, hayat itaati gösterir.Namaz, tüm bunların özetidir.
''Mearic Suresi/31–35 "
... Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir. Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir. Onlar namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir. İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir." Demek ki namaz kılan bir insanın, hayatı böyle algılaması gerekiyor.
Namazı dosdoğru kıl demede ki hikmette bu olmalıdır...Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) "namaz, dinin direğidir. Kim onu ayakta tutarsa, dinini ayakta tutmuş olur. Kim onu terk ederse, dinini yıkmış olur." Diyor. Dinimizi ayakta tutmanın yolu, namaz kılmak, ama dosdoğru bir namaz kılmaktır.
Namaz farz ibadetlerin en önemlisidir.Kulların sorguya çekileceği ilk ibadet namazdır.Bu nedenle dinin direğidir.

Benzer Konular

6 Nisan 2013 / aybuş Soru-Cevap
7 Aralık 2016 / asla_asla_deme Müslümanlık/İslamiyet
29 Aralık 2012 / Ziyaretçi Soru-Cevap
5 Aralık 2008 / Ziyaretçi Cevaplanmış
30 Temmuz 2013 / _Yağmur_ Müslümanlık/İslamiyet