Arama

Beşiktaş Spor Kulübü Kuruluş Tarihi - Sayfa 2

Güncelleme: 23 Ekim 2016 Gösterim: 229.698 Cevap: 416
kartall - avatarı
kartall
Ziyaretçi
18 Ekim 2005       Mesaj #11
kartall - avatarı
Ziyaretçi
wal19xw
wal529vl
Sponsorlu Bağlantılar
wal607dl
wal627ao
wal638af
wal644ex
wal659at
wal736pn
Son düzenleyen Kral_Aslan; 2 Temmuz 2007 11:56
KeDiCiK - avatarı
KeDiCiK
Ziyaretçi
19 Ekim 2005       Mesaj #12
KeDiCiK - avatarı
Ziyaretçi
bjk heart

Sponsorlu Bağlantılar
pn27js

bjk1g1024x7681rx

bjk123vl

muhteemtesi2ce0mo

Kanı canı Siyah & Beyaz olan Burag & Arda için eklenmiştir...Msn Wink


BENITEZ, "BEŞİKTAŞ'TAN TEKLİF ALDIM"
LIVERPOOL'UN DÜNYACA ÜNLÜ TEKNİK DİREKTÖRÜ RAFA BENITEZ, "BEŞİKTAŞ'TAN ÇOK CÖMERT BİR TEKLİF ALDIM" DEDİ.


Liverpool teknik direktörü Rafa Benitez'in açıklamaları Anfield Road Stadı'nda büyük şaşkınlık yarattı.. Liverpool'da ilk senesinde takımı Avrupa şampiyonu yapan Benitez, Valencia'da kalmayı tercih ederdim dedi ve ekledi; "Şu anda Liverpool'un içinde bulunduğu durumu İspanya'da Valencia'da yaşamış olsaydım çoktan kovulurdum".. Valencia ve Liverpool ile ilgili açıklamalarının arasında kendisine gelen transfer tekliflerini anlatan Benitez İspanya dışından takımların kendisini istediğini ve en ciddi teklifin Beşiktaş'dan geldiğini açıkladı.. Benitez: "İspanya dışından teklifler geldi.. Beşiktaş, İngiliz takımları ve henüz problemlerini çözememiş olan bir İtalyan takımı.. Beşiktaş'ın teklifi gerçekten de çok cömert ve bana çok para teklif ettiler." Geride kalan 13 yılın en kötü başlangıcını yapan Liverpool'da işlerin düzeleceğine inanan Benitez gelen tekliflere ne cevap verdiğini açıklamadı.

Ve Beşiktaş'ın yeni hocası Jean Tigana oldu.. Siyah beyazlılar, uzun süredir görüştüğü Fransız teknik adamla sezon sonuna kadar anlaştı.. Tigana'nın başkan Yıldırım Demirören'le yarın Türkiye'de olması bekleniyor..

***********
Beşiktaş teknik direktör sorununu Jean Tigana ile çözdü.
Lig TV'nin haberine göre, siyah beyazlılar Fransız teknik adamı 7 aylık sözleşmeye sonunda ikna etti. Tarafların sezon sonunda birbirinden memnun kalması halinde sözleşmenin uzatılacağı öğrenildi.

Jean Tigana'nın yarın Başkan Yıldırım Demirören ile İstanbul'a geleceği de belirtildi.

Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.


İtalya'nın güvenilir spor internet sitelerinden "calciomertaco.com"da Tigana'nın Beşiktaş'la anlaştığını duyurdu..

"Beşiktaş'ta yeni teknik direktör Tigana" başlıklı haberde, daha önce Fulham ve AS Monaco gibi takımlarda da görev yapan Fransız teknik adam Tigana'nın, Beşiktaş ile 7 aylık bir sözleşme imzaladığı kaydedildi.

İtalya'daki haber ajansları, dünkü haberlerinde Tigana'nın 31 Ekim Pazartesi günü Beşiktaşlı yetkililerle görüşmek üzere İstanbul'a gideceğini yazmışlardı.

Site ise konuya ilişkin ilk haberinde, Tigana'nın iddiayı yalanlayarak, ''Herhangi bir takımla pazarlığım yok'' dediğini belirtmişti. Ancak aynı haber portalı, konuya ilişkin son haberinde ise Beşiktaş ile Tigana arasında mutabakat sağlandığını ve 7 aylık bir sözleşme imzalandığını kaydetti.


*Bir insan düşünün ki herşeyin farkında....
*Bir insan düşünün ki aşık olmuş....
*Bir insan düşünün ki seviyor....
*Bir insan düşünün ki ölümüne seviyor....
*Bir insan düşünün ki herşeyinden uzak kalmış....
*Bir insan düşünün ki uzak kalmışlığın verdiği üzüntü içerisinde...
*Bir insan düşünün ki uzak kalmak ne demekmiş şimdi anlıyor belki de....
*Bir insan düşünün ki Aşık olduğu,Çok sevidiği,Herşeyi olduğundan uzak kalıyor....

Ve bu insan hıçkırıklara boğularak ağlıyor...

Çünkü delicesine seviyor...
Kahrediyor uzak kalışına...
Haykırıyor....
İsyan ediyor....
Sevdiğinden uzak kalmak istemiyor bir türlü....
Kabullenemiyor bu durumu....

Evet GÖKHAN ZAN'dan bahsediyorum....

Kaç tane futbolcu oyundan çıkarken ağladı....
Kaç tane futbolcu bu duruma isyan etti...
Kaç tane futbolcu arkadaşlarına yardım edemediği için ağladı..

Bize 11 tane GÖKHAN ZAN lazım.....


sdsdsa9vnbjkkkkkk1ey



Sevilla CF-BEŞİKTAŞ JK


UEFA Kupası H Grubu 2. Hafta Karşılaşması

0405long9lj

Hakem: Johan Verbist (BEL)

Yer: Ramón Sánchez-Pizjuán (Sevilla-İspanya)

Tarih: 03.10.2005 Perşembe

Saat: 22: 30


topmain218ve

Gruptaki Puan Durumu:

list7ka

Bu haftaki diğer karşılaşma:

Bolton - Zenit TSİ 22:00 (Yayın NTV)

Takımızdaki sakatların son durumu:

Sevilla mücadelesinde sakatlıkları nedeniyle Tayfur Havutçu, Gökhan Zan ve Sergen Yalçın forma giyemeyecek.
20 kişilik Sevilla maçı kadrosunda şu oyuncularımız yer alıyor:
“Oscar Cordoba, Murat Şahin, İbrahim Toraman, Çağdaş Atan, Adem Dursun, Koray Avcı, Mustafa Doğan, Ali Güneş, İbrahim Üzülmez, Ahmed Hassan, Okan Buruk, Daniel Pancu, Tümer Metin, Ali Tandoğan, İbrahim Akın, Souleymane Youla, Ailton, Ahmet Dursun, Veysel Cihan, Kleberson”

Adıma açılan bu konuyu devam ettirmek benim bir borcumdur...


Futbol Takımımız, İspanya'nın Sevilla takımıyla yarın yapacağı UEFA Kupası H Grubu 2. maçıyla birlikte, Avrupa kupalarındaki 108. karşılaşmasına çıkacak.

Siyah Beyazlılarımız, 1959 yılında başlayan Avrupa kupaları serüveninde Türkiye'yi 13 kez Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve Avrupa Şampiyonlar Ligi, 7 kez Avrupa Kupa Galipleri Kupası, 8 kez de UEFA Kupası'nda temsil etti. Kara Kartallarımız, bugüne dek Avrupa'da yaptığı 107 maçta, 32 galibiyet, 24 de beraberlik aldı. Avrupa'da bugüne dek rakip fileleri toplam 122 kez havalandıran Beşiktaşımız, kalesinde ise 164 gol gördü.



UEFA Kupası'nda Beşiktaşımız

UEFA Kupası'na 9. kez katılan Ekibimiz, 1996-97 ile 2003-2004 sezonlarında 3. tura, 2002-03 sezonunda ise çeyrek finale çıktı. Siyah Beyazlılarımız geçen sezon ise grup maçlarında mücadele etti. Beşiktaşımız, UEFA Kupası'nda bugüne dek yaptığı 39 maçın 14'ünü kazanırken 10 karşılaşmadan da beraberlikle ayrıldı. Takımımız bu mücadelelerde 56 gol atarken, kalesinde ise 48 gol gördü.


En Farklı Skorlu Galibiyet

Beşiktaşımız, Avrupa kupalarında en farklı skorlu galibiyetini 5-0 ile 2002-2003 sezonunda aldı.
Siyah Beyazlılarımız, UEFA Kupası 1. tur rövanş maçında deplasmanda Bosna-Hersek'in FK Sarajevo takımını 5-0 yenerek, Türk takımlarının da şimdiye dek deplasmanlarda elde ettiği en farklı skorlu galibiyeti almış oldu.


Beşiktaşımıza Başarılar diliyorum...Güzel bir bayram sevinci yaşayalım
inşallah.



tumergol8ft7cx





B aşkadır ATATÜRK´ ün sesi
E n büyük vatan sevgisi
Ş anın büyük ATAM slm
İ smin var BEŞİKTAŞ la
K albimiz yarın seninle
T ÜRKİYE hep iki göz
A y ve cihan dokuzu geçe
Ş iirlerde unutmayız ATAM


ATATÜRK VE BEŞİKTAŞ

Mustafa Kemal. Erkan-i Harbiye'nin 3. sinifina gelmisti. Bazen sabahlara kadar uyumuyor, Hurriyet ve Istibdacli du§unuyordu. Bu arada mektebi bitirdikten sonra kurmayi diis.undugCi Vatan ve Hurriyet Cemiyeti yava§ yavas kafasinda §ekilleniyor, mezun olacak arkadaslarini bu dogrultuda hazirliyordu. l§te tam bugunlerde bir haber aldi. Besikta$ Bereket Jimnastik Kulilbu (1903) kurulmus.tu. Subay ve
Saray'a yakin kisjlerden olusan bu kurulus, Mustafa Kemal'in ilgisini iyice pekti. Nasil olmuştu da, Yildiz Sarayi'na yuz metre mesafedeki Osman Paşa Konagi'nda gençler bir araya gelmiş; Saray hafiyelerinin gozlerinin onunde sportif faaliyetlerine girişmislerdi? Mustafa Kemal'i o gunlerde sportif çali§malardan çok, Saray'a karşi oluşturduklan fikirler ilgilendiriyordu.
Bu sirada Mustafa Kemal genç bir mülazim tanidi. Atletik yapili 1.90
boyunda geniş omuzlu bu gençten Osmanli Besiktas Terbiye-i Bedeniye Mektebi hakkmda bilgi aldi. Bu mulazim eskrim şampiyonu idi. IIk resmi musabakasinı Ikinci Abdulhar huzurunda yapmi§; Italyan rakibini yenerek One kavu§mus.tu. Mustafa Kemal bu geng mdlazimdan, Osmanli Be§iktas Terbiye-i Bedeniye Mekteb-i] ile ilgili bilgi aldi. Kuruculan zabitve Saray mensuplan idi. Gures, gülle. aletli jimnastik, boks, eskrim, barfiks halter i;ali§malari yapiyorlardi.

Mustafa Kemal, kuruculannin zabit, yaptiklan sporlann gulle, aletli jimnastik, boks, halter, barfiks : olmasindan dolayi da Besiktas Bereket . mnastik Kulubu ile ilgilenmisti. Fakat O'nu daha çok ilgilendiren, bu gençlerin istibdadı yenerek bir araya gelmeleriydi.
Mustafa Kemal'in Besiktas Bereket Jimnastik Kulubune ilgisi
Erkan-i Harbiye zabiti Yuzbasi Mustafa Kemal'in Besiktas Bereket Jimnastik Kulubu'ne ilgisi artti. istibdat'a karsi hangi cesaretle zabit ve gençlerin bu girisimde bulunduklarini ogrenmek istiyordu. Gerekli bilgiyi kulubun kurucusu ve sporcusu, çok yakin arkadasi Cami Bey'den alabilirdi. Cami Bey, Yuzbasi rutbesindeydi, Kurmay degildi. Mustafa Kemal'den uç yas buyuktu. Cami Bey, Mustafa Kemal'e kurduklan kulubun kuruculanni yaptiklan sporlan, Saray ile iliskilerini butun teferruatiyla anlatti. Mustafa Kemal bu sirada bu tur bilgilerle kuracagi "Hurriyet ve Vatan Cemiyeti"ni kafasinda sekillendiriyordu. Baglandigi Besiktas Kulubu, O'na buyuk bir emsal teskil ediyordu.

'Besiktas Kadar Olamadiniz"
Mustafa Kemal şam'da Vatan ve Hurriyet'i kurduktan sonra 1907 yilinda Selanik'e gelerek ittihat ve Terakki Cemiyeti katildi. Yaptiklan toplantida, Cemiyet'i siddetle tenkit ediyor, "Besiktas Osmanh Terbiye-i Bedeniye kadar olamadiniz. Programimz ve lideriniz yok" diyordu. iste o günleri Mustafa Kemal'in çalisma arkadaslanndan Mithad §ukru
soyle anlatiyordu:
"Gençlik ne buyuk bir kuvvetmis
megerse. Damarlarımizda kan yerine
alev aktigi gunler, Selanik'te butun
arkadaslar hep bir aradayiz. Sik sik
toplantilar yapiyoruz. En buyuk
zevkimiz, Saray idaresine rahatça atip
tutmak.
Bu atip tutmalar, Padisah'a
uzaktan yumruk sallamalar, bereket versin ki evimizin dort duvarıni aşmiyor. Yanya birahanesindeki bulusma yerimize Mustafa Kemal de sik sik geliyor. Bazen kizardi; -Besiktas Jimnastik Kulubu kadar olamadiniz- derdi."

ilk Futbol Takimimiz'dan 8 Futbolcumuzu Birden §ehit Verdik

Yil 1914... 600 kusur yilik koca imparatorluk, en sikintilı gunlerini yasiyor. Genel harp felaketi, ülke topraklarınin uzerine bir kabus gibi çokmus. Buna paralel olarak, Besiktas Jimnastik Kulubu'nun memleket savunmasinda hissesine dusen fedakarlik payi, hiç de kuçumsenmeyecek boyutlarda. Futbol kaptani Sair Kazim ile Asim'in ve Ridvan'm pargalanmis vucutlan, Çanakkale mevzilerinde bulunmustu. Dr. Ali, Dr. Mehmet, Ali Can ve Dr. Sabri ise Kafkas Cephesi'nde tifus ve ruam felaketi ile telef olup yasamlanni yitirdiler. Kisa bir zaman sonra "Baltalimanli" Muallim Sadi ile Behzat'i ileri hatlarda savasirlarken kaybeden Besiktas Kulubu, sadece futbol takimindan 8 sehit vermisti.

Kaptan Kazim'in Cesedinden Besiktas Marsi Çikti
Takim kaptani Kazim futbola oldugu kadar, edebiyata da aşırı duskunlugu vardi. Sporun disindaki zamanlanni, siir yazarak degerlendirirdi. Bu yuzder lakabi "Sair" idi. Bir gulle ile canindan olmadan once, bulundugu cephenin tehlike dolu havasi içjnde bile siirler yazmisti. Siyah-Beyazh Kaptan'in "Çanakkale Harbi" sirasinda sehit dusmeden evvel yazdigi şiirin, "Biz onbir arkadaşiz, lakin arkamiz var" misrasi, zamanla bir "Beşiktaş Marşi" olarak Halkın yillarca coşkuyla soyledigi simge oldu. Be§ikta§'in ilk kaptanlanndan şair Kazim, Çanakkale'de yanibaşına duşen bir gullenin sirtinda açtigi olumcul darbe ile şehit duşmuştu. Birligindeki yakin silah arkadaşlan, yerde cansiz yatan bedeninden firladigi anla§ilan bir kagit parçasini, hatira olarak saklami§lardi.

Kurucumuz Fuat Bey Aktif Rol Oynadi
1903 yilinda henuz genç bir mulazim iken Beşiktaşın kurucusu olan Fuat Bey işgal sirasinda Binbasi rutbesinde idi. Uç tabur kuvvetinde Trakya'da bir Ordu kurdu. Fuat Bey'in bu ordusu, Yunanlıların Selanik'ten istanbul'a gelerek, Anadolu'daki Mustafa Kemal ordularina karsi bir cephe açmasını onluyordu. Trakya'nin isgali sirasinda Saray kazasinda bulunan bir kisim isbirlikgi Yunanlilar'a yardimda bulunuyordu. Buna karsi Saray Kaymakami Sadullah Bey isbirlikgilere karsi koyuyor, Yunanlilar'm faaliyetlerini onluyordu. Ne var ki Milli Mucadele sonrasi Saray is birlikgileri ile birlikte onlara kar§ç koyan kaymakamlan Sadullah Bey de istiklal Mahkemesi'nde yargilandi. 15 gun suren mahkeme sonunda Ankara Hukumeti durumu ogrenince, Kaymakam Sadullah Bey'i "Kahraman" ilan etti. Trakya'da Yunanlilar'a karsi cephe agan Besiktas kurucusu Binbasi Fuat Bey, istanbul'a geldi. istanbul'da kuvvetli bir istihbarat orgutu kuran Yunanlılar bunu ogrendiler ve Fuat Bey'i yakalamak için faaliyete geçtiler.
Bu sirada hem Anadolu hem de ingilizler için çift tarafli çalısan, Bulgar pasaportu tasiyan Pandikyan isimli ajanin adamlan Fuat Bey'in yerini ogrendiler ve Yunanlılar'a bildirdiler. Fuat Bey'in saklandigi ev sarıldi, arandi. Butun aramalara ragmen Fuat Bey bulunamadi. Ajanlar burada oldugunu iddia ederken Pandikyan, "Beni Yunanlilar'a mahçup ettiniz" diye bagırıyordu. Gerçekte Yunanlilar'in eve basacagim Milli Teskilatimiz'a bildiren, Pandikyan'in ta kendisi idi. Pandikyan'm habervermesi uzerine teskilat, Fuat Bey'i kagirmisti.

Besiktaslılar Mustafa Kemal'e Silah Kaçirdi
Besiktas kurucu, yonetici ve sporculardan istanbul'da kalanlar Mustafa Kemal'in ordulanna silah kagirmak igin faaliyet gosteriyorlardi. Bunlann basmda Besiktas kurucusu Trablusgarp Mebusu Mahmut Naci
geliyordu. Gene kuruculardan Mehmet Samil, Huseyin Bereket, Mehmet Fetgeri Beyler de degisik yollardan Anadolu'ya silah sevkiyatina devam ediyorlardi. Besiktaslıların silah kaçirdigi bilinmeyen biryol da Silahtaraga'dan Karadeniz kiyisindaki Karaburun'a dekovil hatti idi. Karaburun'dan yuklenen linyit komuru, istanbul'a bu yoldan getiriliyordu. Mustafa Kemal Pasa'ya buradan silah kaçiran ekibin başında Besiktas kurucularından Mebus Mahmut Naci Bey bulunuyordu. Kagithane'nin Agasi Huseyin Bey Mebus Mahmut Naci Bey'in emirleriyle koyunde oturan gençleri yanına alarak, ingilizler'in muhiirledigi Osmanlı silah depolarını bosaltiyordu. Silah depolan Silahtaraga'dan Kagithane'ye kadar dere boyunca devam ediyordu. Çalinan bu silahlar geceleri Kagithane'den kalkan dekovil hattinin trenine yukleniyordu. Treni Karaburun'a ulastiracak olan Seftren çavus ibrahim Efendi idi. çavusun emrinde tamamen silahlanmis kirk nefer bulunuyordu. Tren Ayazaga'daki ingiliz Garnizonu'nun içinden geçecekti. ibrahim Çavus'un mebus Namik Naci Bey'den aldigi emir soyleydi: "ingilizler tarafından durdurulursaniz, askerleriniz trenden inerek musademeye baslayacak, sen ise yoluna devam ederek silahları Karaburun'a ulastiracaksın." ibrahim Çavus'un bu gorevi bir yıl boyunca devam etti. Silahlar, Karaburun'dan takalara yuklenerek, inebolu'ya gidiyordu.

19 Mayis ve Beşiktaş
19 Mayis 1919, Ulu Onderimiz Ataturk'un Samsun'da Milli Mucadele'yi başlatarak, Turk Milleti'ne istiklali igin yeşil işik yaktigi en onemli gundur. i§te her yil yurdumuzun geşitli kentlerinde buyuk bir arzu ve heyecania kutladigimiz 19 Mayis Genglik ve Spor Bayrami, bu nedenle milletimiz igin apayrı bir onem taşimaktadir. Bugunun, Beşiktaş için de çok buyuk anlami vardir.
çunku 19 Mayis'i Turkiye'ye armagan eden, en buyuk Beşiktaşlı Ataturk'tur. 19 Mayis'i Gençlik ve Spor Bayrami'na dönuşturmek ise bir Beşiktaş zaferidir. Nasil mi?
19 Mayis Genglik ve Spor Bayrami, ilk defa olarak 24 Mayis 1935'te "Ataturk Gunu" adi altinda yapilmiştir.
Ebedi şef Ataturk'e gençligin besledigi sevgi ve saygiyi dile getirebilmek amaciyla bir "Ataturk Spor Gunu" organize etmeye karar veren Beşiktaş Jimnastik Kulubu, 1935 Mayis ayi içinde Galatasaray ve Fenerbahçe kulupleri ile birtoplanti duzenleyerek, bu fikri ortaya atmiş ve Ulu Onderimiz Ataturk spor şölenine her iki kardeş kulubun tarn kadrolanyla katilmasi igin karar alinmiştir.
24 Mayis 1935 gunu bu bayram munasebetiyle, Fenerbahge Stadi'nda yapilacak hareketleri seyretmek uzere
20 binden fazla seyirci toplanmiştir. 0 gun musabakalardan once yapilan resmi geçitte, başta 100'u aşkin sporcu kadrosuyla Beşiktaş, onu takiben Fenerbahge ve Galatasaraylı sporcular, bir ornek kiyafetleriyle ba§şan dimdik, gozleri ilerde, gogusleri kabararak sert adimlarla yururlerken, çilginca alkişlanmişlardir. Bu fevkalede olaydan kisa bir zamandan sonra, Turk SporTeşkilati ileri gelenleri, 1924'ten beri her yil yapilmakta olan Spor Kongresi işin, Ankara'da bir araya gelmi§lerdi.
Beşiktaş'in kuruculanndan Ahmet Fetgeri Bey, ilk gun kursuye çikmiş ve şu teklifi yapmişti kongreye: "'Muhterem Kongre uyeleri, Beşiktaş Jimnastik Kulubu, uzun zamandan beri tasarlanmakta oldugu bir spor projesini, kardeş kulupler olan Fenerbahçe ve Galatasaray ile nihayet tatbik mevkiine koymu§ ve 24 Mayis 1935 gunu Kadikoy sahasinda bir "Ataturk Spor Gunu" duzenlemi§tir.
Turk spor basini ve spor kamuoyunda çok geni§ yankilar uyandiran bu genglik hareketi, gerçekte Turk Gençligi'nin Ulu Onder Ataturk'e olan sevgi ve saygisini gosterebilmesi igin bir vesile olmu§tur. Amacimiz şudur: istanbul'da gergekleştirdigimiz bu "Ataturk Gunu"nun turn Turk Gengligi'ne mal edilebilmesi igin 19 Mayis Genglik ve Spor Bayrami adi altinda ve her yil yapilmasini teklif ediyorum. Kabul edilmesi halinde bu karar, Beşiktaş Kulubu'nden çok, kongrenin onuru olacaktir. Saygilanmla." Ahmet Fetgeri Bey, alki§lar arasinda kursuden indikten sonra, tasari oylamayla kabul edilmi§ ve Ataturk'e arz edilmi§tir. Ebedi şef, bu guzel tasariyi tereddut etmeden kabul etmi§
ve kanunlaşmasi igin ilgililere gerekli son emirleri de vermi§tir. işte 1935 yilinin Mayis ayi iginde Be§ikta§ Jimnastik Kulubu tarafindan ortaya atilip, gergekleştirilen bu genglik hareketi kanunlaştiktan sonra, "19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami" olarak buyuk bir co§kuyla, buyuk bir onurla nesillerden nesillere kutlanmaya devam ediyor.
19 Mayis; Turkiye'nin, gençligin, sporun ve en çok da BEŞiKTAŞ'in Bayrami'dir.
Kaynaklar:
Ataturk Be$ikta$li
Dr. Necati Karakaya
Turk Sporu'nda Bir Asir Besiktas
Vala SOMALI


Kleberson: Beşiktaş'ı büyük bir kulüp olduğu için seçtim. İlerleyen haftalarda hem ben, hem de takımım gerçek gücümüzü göstereceğiz

23 yaşında Brezilya ile Dünya Kupası'nı kaldırarak, kariyerinin en büyük zaferini yaşadı. Birçok İspanyol kulübünün peşinden koştuğu dönemde; rakiplerine çalım atan Beşiktaş, yıldız oyuncuyu renklerine bağladı. Kleberson... İstanbul'a gelişi olay olan Sambacı, Siyah-Beyazlı forma altındaki hedeflerinden başlayarak birçok konuda FANATİK'e çarpıcı açıklamalar yaptı.

İnciler
İsviçre'nin, Türkiye karşısında böyle bir galibiyet alacağını herkes gibi ben de hiç tahmin edemezdim.

Türkiye'siz Dünya Kupası'nın renkli ama flu olacağını düşünüyorum. Umarım böyle bir sonuç yaşamazsınız.

Kendimi Alex veya başkalarıyla hiç mukayese etmedim. Ayrıca herkesin kişiliği, geçmişi ve oynadığı futbol ortada.

Eşim Türkiye'den çok hoşlandı. Bu güzel ortam olduğu sürece, İstanbul'dan ayrılmamız gerçekten çok zor olur.

Ronaldinho çok iyi bir sambacı. Ronaldo ve ben, onun kadar olamasak da yüzde biri kadar samba yapabiliriz...


* Türk Milli Takımı'nın Almanya'ya gitmesine nasıl bakıyorsun?
Milli takım için Beşiktaş benzetmesini yapmam herhalde yanlış olmaz! Çok iyi ve teknik bir kadro olmasına rağmen bunu sahaya yansıtamadılar. Böyle bir sonuç kesinlikle beklemiyordum, ama her şeye rağmen rövanştan tur gelebelir. Burdaki maç daha da zor olacak. Ancak erken bir gol Türkiye'yi finallere taşıyabilir.

* İsviçre maçında eksik olan neydi?
Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Tek diyeceğim Türkiye rakibine göre çok daha güçlü ama bunu gösteremediler.

* Brezilya'sız Dünya Kupası düşünülemez, peki Türkiye'nin finellere katılamaması şampiyonayı nasıl etkiler?
Brezilya futbolda ayrı bir renk. Ancak son Dünya Kupası'nda gördük ki, Türkiye de farklı bir yerde. Japonya ve Kore'nin düzenlediği finallerde Türkiye ile iki kez karşılaştık. İnanın bizim açımızdan hem zor, hem de bir o kadar keyif veren maçlardı. Tribünler olsun, sahada sadece futbol ve golü düşünen iki takımın görüntüsü vardı. Final maçından farkı yoktu.

* Ailton, Tigana'ya, pas alamamaktan yakınmış. Buna katılıyor musun?
Ben aralarında geçen konuşmayı bilmiyorum. Ancak Ailton çok önemli bir santrfor. Bunu Almanya'da kanıtlamış bir oyuncu. Sıkıntıların Tigana ile birlikte en kısa sürede aşılacağına inanıyorum.

* Çalımbay'ın gönderilmesinden sonra, Tigana ile başlayan yeni döneme alıştınız mı?
Futbolda bu durum hep aynıdır. Büyük ve başarı bekleyen takımlarda istenilen sonuç gelmeyince ilk akla gelen isim teknik direktör olur. Rıza Çalımbay ile şahsi bir sorun yaşamadım. Ancak başarısız olduğu için böyle bir karar çıktı ortaya. Tigana, dünya futbolunun altın oyuncularından biri. Hocalık kariyeri de ortada. Burada işi zor. Birçok şeyi baştan değiştirmek zorunda. Bunun için zaman ve sabır lazım. Kesinlikle başarılı olacaktır. Yani hep birlikte olacağız. Buna mecburuz.

* İngiltere'de oynamış biri olarak, Türkiye ile arasında ne gibi farklar gördün?
Buna iki açıdan bakmak lazım. İki ülke de birbirinden çok farklı. Ben Türkiye'yi çok daha olumlu buldum. Her açıdan. İngiltere'de takımlar daha hızlı oynuyor, iyi basıyor. Böylece topu ayağınıza aldığınızda fazla düşünecek vaktiniz olmuyor. Burada daha rahatsınız, iyi düşünüp ona göre oynuyorsunuz. Özel hayata gelince... İngiltere'ye adaptasyona göre kısa sürdü. Orada herşey aynı. Robot gibi bir yaşam tarzı var. Her gün aynı şeyleri görüp yapıyorsunuz. Bir anlamda buna mecbur kılınmışsınız. İstanbul farklı, her an değişik şeyler görüp öğreniyorum. Sürekli yeni bir heyecan ve hareketlilik var. Burada yabancılık çekmedim. Doğrusu bu beklemidiğim birşeydi. Ve de insanların sıcaklığı, yürekten verdikleri sevgi ve ilgi.

* Orta alanda genelde yalnız kalıyorsun, bu performansının daha da yükselmesine engel mi?
Beşiktaş'ı çok büyük bir kulüp olduğu için seçtim. Doğal olarak büyük oyuncular olduğu için de. Yanımdaki arkadaşlarıma da güveniyorum. Bunlar zaman meselesi ve benim kimse ile sorunum yok. İlerleyen haftalarda çok daha iyi olacağız. Hem benim, hem de takım arkadaşlarımın performansı daha da artacaktır.

* Ama yenilen tüm goller orta sahadaki aksaklıktan başlıyor...
Bence iyi oynuyoruz. Yalnız kaldığımı hissetmiyorum. Elbette ortada başarısızlık varsa bunu belli bölge ya da oyuncuya mal etmem doğru değil. Başarıda olduğu gibi...

* İstanbul'a ilk geldiğinde, Beşiktaş'taki futbolun ile yeniden milli takıma döneceğini iddia etmiştin. Alex buradaki oyunu ile bunu başardı. O'nun kadar hazır değil misin?
Performansımdan memnunum. İngiltere'de olduğundan daha fazla seçilme şansım olduğuna inanıyorum. Daha çok maç var. Bu konuda kendime inanıyorum bekleyip görmek lazım.

* Şampiyonluğun en güçlü adayı olan bir takıma gelip, ligin başlarında geriye düşmek hayal kırıklığı yarattı mı?
Puanları ligin çok başında kaybettik. Şampiyon olabilecek bir takımın kaybetmemesi gereken puanları kaybettik. Zirve için yarışta varız. Zaten inanmasak oynamayız.

* Beşiktaş'ın gruptan çıkamaması gibi bir endişeniz oldu mu hiç?
Çok zorlu bir gruba düştük. Evimizdeki maçları kazanmamız gerekiyordu ama Bolton'a puan verdik. Kalan maçlarda puanlar toplayıp gruptan çıkacağız.

* 23 yaşında Dünya Kupası'nı kaldırıp futboldaki en büyük mutluluğu yaşadın. Şimdi ikinci olarak Beşiktaş forması ile UEFA'da aynı zaferi yaşama düşünceniz var mı?
2001'den itibaren hayatım çok değişti. Üzüntü vardı ama çok büyük mutluluklar da yaşadım. UEFA, hiç oynamadığım bir kupa. Biz bunu kazanmak için gerekli oyuncalara sahibiz. Elbette ilerlemek istiyorum. Ve benim için tabii ki, en büyük ikinci mutluluk olur.

* Zago ve Ronaldo'da olduğu gibi eşinizin sözü mü geçer her zaman!..
Tabii eşlerimiz dünyada çok güvendiğimiz insanlar. Evde de onların sözü geçtiği için, onun mutlu olması lazım.

* Buradan sonraki durak, Avrupa mı yoksa Brezilya mı olacak?
Bu güzel ortam olduğu sürece benim buradan ayrılmam gerçekten çok zor. Ama bir gün Brezilya'ya dönmek isterim.

* Takım arkadaşın Ailton dışında, diğer Brezilyalılar ile görüşüyor musun?
Alex, Nobre ve Jaba ile ailece görüşüyoruz. Bize kenti ve ülkeyi tanıtıyorlar, bilgi veriyorlar, geziyoruz. Yemek, alışveriş eğlence gibi çok şey paylaşıyoruz.

* Ankaraspor maçında soyunma odasında kendinizden geçip ağlamanız sadece yenilgi ile mi ilgiliydi?
Takım olarak kötüydük, birşey yapamadık. Çok kısa süredir burada olmama rağmen Beşiktaş'a çok büyük bir kalp bağım oluştu. İnsanların bana karşı olan sevgisine futbolum ile cevap vermek istiyorum. Veremediğim zaman da çok üzülüyorum. Ben de o an bunu fazla dışa vurdum sanırım.

* Pele, Ronaldo, Ronaldinho, Kleberson... Her dönem dünya futbolunun yıldızları Brezilya'dan çıkıyor. Bu kalıtsal mı, havadan, sudan mı, sırrı ne?
Brezilya'da insanlar şu iki şeye aşık: Samba ve futbol. Erkek çocuğunun babasından aldığı ilk hediye futbol topudur. Kendine geldiğinde ilk topla tanışır. Tüm Brezilyalılar'a sorun. Tek yaptıkları futboldur. Başka bir işten anlamazlar. Brezilya'da iyi yerlere gelen her oyuncu çok çalışarak bu noktaya gelmiştir. Bunu haketmiştir.

* Sen de oğlun Klebenho'ya aynı hediyeyi mi verdin?
Elbette. Hem de daha doğmadan verdim!

* Milli takımda oda arkadaşın kimdi?
Genelde yalnız kalıyordum, ama Da Silva en samimi arkadaşımdı.

* Burada daha önce Pascal, şimdi Ailton takımın maskotu. Orada bu işi kimler yapardı?
Juninho, Roberto Carlos ve Denilson. Üçü birlikte bir grup oluşturup bütün tüm uğraşları organize ediyorlardı.

* Ronaldinho ile hiç samba yaptın mı?
Barcelona maçlarında attığı golden sonra da görebilirsiniz. Çok ilginç bir olay anlatıp itirafta bulunacağım. İngiltere ile oynuyoruz. Golü atıp karşı köşeye samba yapmaya gitti. Karşılıklı yapmak için yanına doğru koştum. Onu samba yaparken görünce korkup aynı hızla geri kaçtım. (kahkaha atıyor uzun süre) Sadece ben değil mesela Ronaldo da bu yüzden uzak durur!

* Burada attığın golden sonra niye samba yapmadın?
Karım ile Fenerbahçe maçından önce konuşmuştum. Gol atarsam samba enstantaneli yapacaktım. Ancak gol atınca deli gibi koşup bağırmaya başladım. O an ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.

inonu 4



BEŞİKTAŞLI OLMAK
HER ZAMAN BİR AYRICALIKTIR
ve
HEP ÖYLE KALACAKTIR.
BUNU BEŞİKTAŞLI OLMAYAN ANLAYAMAZ........



Süleyman Seba, Fikret Orman, İhsan Kalkavan, Hasan Arat, Şeref Nasır.. Beşiktaş camiasının önde gelen isimleri, Serencebey Gazetesi'nin düzenlediği ''İdeal Beşiktaş'' Konferansları'nıda buluşacak..

Serencebey Gazetesi'nin düzenlediği ''İdeal Beşiktaş'' Konferansları'nın ilki, 30 Kasım Çarşamba günü Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapılacak.

Üç oturumdan oluşan ve ideal Beşiktaş'a ulaşma yolunda yürütülmesi gereken çalışmaların gözler önüne serileceği konferansa, Beşiktaş Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba ve Şeref Bey'in kızı Handan Onur'un da katılacakları bildirildi.

Oturum başkanlığını Prof. Dr. Targan Ünal'ın yapacağı ''Beşiktaş'ın mevcut durumu, sorunları ve ''ideal Beşiktaş'' için çözüm önerileri'' başlıklı ilk oturumda; eski başkan adaylarından Hasan Arat, İhsan Kalkavan, Fikret Orman ve Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır söz alacağı belirtildi.

''Kulübümüzün, Dernek ve Taraftarla İdeal Birlikteliği ve İdeal İletişimi'' başlıklı ikinci oturumunda, Beşiktaş tribünlerinin ve derneklerinin önde gelen isimlerinin konuşacakları ifade edildi.

''Beşiktaş'ın Gelecek Planlaması: İdeal Beşiktaş için Alternatif Yaklaşımlar'' başlıklı son oturumda ise, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak yönetecek. Oturumun panelistleri ise; TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Haşmet Babaoğlu, Yavuz Ataç, Fuat Çimen ve Tevfik Yamantürk olacak.


-ŞEREF BEY ÖDÜLLERİ-

''İdeal Beşiktaş'' Konferansı'nda, altı kategoride verilecek olan ''Şeref Bey Ödülleri'' de sahiplerini bulacak.

İlk dört kategorideki ödül sahipleri internet üzerinden katılımcıların oylarıyla belirlenirken, Beşiktaş'a Katkı ve Şeref Bey Onur Ödülüne layık olacak isimler, ''Şeref Bey Ödülleri Seçici Kurulu'' tarafından belirlenecek.

Şeref Bey Ödülleri şu kategorilerde verilecek: ''En İyi Spor Programı Ödülü, En İyi Spor Yazarı Ödülü, En İyi Beşiktaş Muhabiri Ödülü, En Değerli Sporcu Ödülü, Beşiktaş'a Katkı Ödülü ve Şeref Bey Onur Ödülü.''


ajansspor

Sivasspor: 1
Beşiktaş: 3

Turkcell Süper Ligi´nin 14. haftasında Sivasspor Beşiktaş maçı, Beşiktaş´ın 3-1 üstünlüğüyle sona erdi

Stat: 4 Eylül
Hakemler: Bülent Demirlek xx, Turan Ökke xx, Mustafa Yalçınkaya xx
Sivasspor: Petkoviç xx, Hakkı xx, Fransergio xx, Murat x (Dk. 32 İbrahim xx), Hayrettin xx, Hakan Bayraktar xx, Cem xx, Gökhan Bozkaya x (Dk. 55 Musa xx), Muhammed xx (Dk. 71 Balili x), Mehmet xx, Andersonxx
Beşiktaş: Cordoba xx, İbrahim Toraman xx, Mustafa Doğan xx, Koray xx, Adem xx, İbrahim Üzülmez xx, Ali Tandoğan xxx, Okan xx (Dk. 67 Ali Güneş x), Tümer xxx, İbrahim Akın xxx (Dk. 76 Veysel ?), Ailton x
Goller: Dk. 4 Hakkı (Sivasspor), Dk. 34 Ali Tandoğan, Dk. 40 İbrahim Akın, Dk. 89 Tümer (Beşiktaş)
Sarı Kart: Dk. 32 Muhammed (Sivasspor), Dk. 79 Cordoba, Dk. 84 Tümer (Beşiktaş)
Kırmızı Kart: Dk. 24 Ailton, Dk. 90 Koray (Beşiktaş)

İlk yarı
Sivasspor - Beşiktaş karşılaşmasının ilk yarısı, Beşiktaş´ın 2-1 üstünlüğüyle sona erdi.

2. dakikada ceza alanı dışında topla buluşan Tümer´in vuruşunda kaleci Petkoviç topu tokatlayarak kornere gönderdi.
4. dakikada Mehmet´in ceza alanının yaklaşık 5 metre dışında itilmesiyle kazanılan serbest vuruşu Hakkı kullandı. Hakkı´nın sert vuruşunda top Cordoba´nın sağından ağlarla buluştu: 1-0
6. dakikada ceza alanı yayının yaklaşık 2 metre dışından kazanılanserbest atışta Tümer´in vuruşu barajdan döndü. Dönen topu tekrar kaleye gönderen Tümer´in şutu yandan auta çıktı.
12. dakikada sağdan topu süren Hakan Bayraktar´ın ortasında ceza yayının önünde kaleci ile karşı karşıya kalan Anderson´un vuruşunda top üstten auta çıktı.
13. dakikada sağ kanattan ceza alanı içine Cem Karaca´nın yaptığı ortaya yükselen Anderson topa dokunamadı.
24. dakikada Ailton´un topsuz alanda Cem´e yaptığı müdahalede hakem Demirlek Brezilyalı oyuncuya kırmızı kart gösterdi.
28. dakikada orta sahada topla buluşan Mehmet çalımlarla sağdan ceza alanı içine girdi. Kaleci Cordoba´yı da geçen Mehmet´in ortasına Muhammed´in vuruşunda kaleye giden top defanstan döndü.
34. dakikada ceza alanı dışında Tümer´in düşürülmesiyle kazanılan serbest atışı kullanan Ali Tandoğan, plase bir vuruşla topu Petkoviç´in sağından ağlara gönderdi: 1-1
39. dakikada Tümer´in pasıyla ceza alanının solunda topla buluşan İbrahim Akın´ın vuruşunda tehlikeyi kaleci Petkoviç önledi.
40. dakikada Koray´ın pasıyla Hayrettin´in ayağının kaymasından faydalanan Ali Tandoğan´ın sağdan ceza alanı içine verdiği pası takip eden İbrahim Akın topa dönerek yerden vurdu. Meşin yuvarlak ile kaleci Petkoviç ayrı köşelere gitti: 1-2
Maçın ilk yarısı Beşiktaş´ın 2-1 üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarı
İkinci yarıya taraftarının da desteğini arkasına alan Sivasspor daha atak başladı. 10 kişi kalmanın da etkisiyle oyunu daha çok kendi yarı alanında kabul eden Beşiktaş, kontra ataklarla gol aradı.

59. dakikada sol kanatta topla buluşan Hayrettin´in yaptığı ortadatopa yükselen Anderson´un kafa vuruşunda top üstten auta çıktı.
61. dakikada sağ kanattan kazanılan serbest atışı kullanan Muhammed´in ortasında tehlikeli pozisyonda yükselen Anderson topa dokunamadı. 64. dakikada ceza alanı yayının yaklaşık 2 metre dışında topu önünde bulan Muhammed´in sert vuruşunda, kaleci Cordoba üzerine gelen topu kontrol etti.
78. dakikada ceza alanı dışında Balili´nin düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşu Hakkı kullandı. Hakkı´nın yerden sert vuruşu az farkla auta çıktı.
88. dakikada ceza alanı içine yapılan ortada Anderson topu kafaylaBalili´nin önüne indirdi. Topu göğsüyle kontrol eden Balili´nin vuruşunda kaleci Cordoba, şutu kornere çeldi. Aynı dakikada Balili´ninpasıyla ceza alanı içinde topla buluşan İbrahim´in vuruşunda topu Cordoba uzaklaştırdı.
89. dakikada Beşiktaş´ın 3. golü geldi. Soldan Veysel´in pasıyla ceza yayında topla buluşan Tümer´in yerden plase vuruşunda top kaleci Petkoviç´in sağından ağlarla buluştu: 1-3
Karşılaşmanın ilerleyen dakikalarında başka gol olmayınca Beşiktaş sahadan 3-1 galip ayrıldı.

Notlar
Statta ilk gece
Sivas 4 Eylül Stadı, Sivasspor-Beşiktaşmaçıyla ilk kez bir gece karşılaşmasına sahne oldu. Sivasspor´un Turkcell Süper Lig´e yükselmesinin ardından ışıklandırıldıktan sonra ilk kez bir gece maçı yapılan 4 Eylül Stadı´nın kapıları, saat 15.40´dan itibaren taraftarlara açıldı. Futbolseverler, Fenerbahçe´nin ardından bu sezon 2. kez 3 büyüklerden bir takımı Sivas´ta izleme olanağı buldu. Yaklaşık 8 bin kişinin izlediği maç için stada ilk önce Beşiktaş kafilesi gelirken, siyah-beyazlı oyuncular stat önünde davul-zurna eşliğinde karşılandı. Sivasspor, stadın ışıkları azaltılarak okunan şiirler eşliğinde sahaya çıkarken, tribünlerde yakılan maytaplar da, 4 Eylül Stadı´nda güzel bir görüntü oluşturdu. Beşiktaşlı futbolseverler de kale arkasında kendilerine ayrılan tribünde yerlerini alarak takımlarını yalnız bırakmadı. Her iki takım taraftarları da futbolcularına sevgi gösterinde bulundu.

Evsahibi ekibin taraftarları, Sivaslı olan İbrahim Toraman ve Adem Dursun´u tribünlere çağırarak alkışladı. Taraftarlar her iki futbolcuya da ´´Sivas seninle gurur duyuyor´´ biçiminde tezahüratta bulundu.

Maçtan önce siyah-beyazlı taraftarların tribünlerin önündeki tel örgüye astıkları pankartları kaldırmaları yönünde anonslarla uyarı yapıldı.

Maç öncesi Sivasspor´un Alman teknik direktörü Werner Lorant, Beşiktaşlı Ailton ve Fenerbahçe´yi çalıştırdığı yıllarda öğrencisi olan Ali Güneş ile bir süre sohbet ederek, başarı dileklerinde bulundu.

Siyah-beyazlı ekip kart cezalısı Çağdaş ile sakatlıkları bulunan Tayfur, Gökhan, Pancu, Ahmed Hassan, Ahmet Dursun, Youla, Sergen ve Kleberson´dan yoksun kadrosuyla sahaya çıktı.

Sivasspor´da ise sakat ve cezalı oyuncu bulunmuyor. Sivas Valisi Hasan Canpolat ve Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın´ın da izlediği maça, yerel ve ulusal basın kuruluşlarından 106 medya mensubu akredite oldu.

PAF'ta Beşiktaş
PAF takımları arasındaki karşılaşmada Beşiktaş, Sivasspor´u 3-1 yendi. 4 Eylül Spor Komleksi´ndeki karşılaşmada Beşiktaş´ın gollerini 6. dakikada Kenan, 65. dakikada Sezer ve 85. dakikada Soner atarken, Sivasspor´un tek golünü 11. dakikada Enver kaydetti. Sivasspor, 63. dakikada Serdal´ın kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı.

hrtttttttttttt2oqcvdsfsdf1nv

Beşiktaş JK - FC Zenit



UEFA Kupası 1. Tur Grup Maçı



Yer: İstanbul İnönü




Tarih: 01.12.05 Perşembe



Saat: 21: 45



Hakem: Knut Kircher




Gruptaki son durum:
fdss5pb
Gruptaki diğer karşılaşma: Sevilla - Guimares

Maçın bilet fiyatları:
VIP B&E ÜST 220 TL
VIP A&F ÜST 165 TL
VIP A&F ALT 120 TL
VIP B&E ALT 150 TL
VIP C&D ALT 165 TL
NUMARALI ORTA 120 TL
NUMARALI KENAR 100 TL
KAPALI ÜST 80 TL
KAPALI ALT 55 TL
YENİ AÇIK 25 YTL
ESKİ AÇIK 20 YTL


Son düzenleyen SaKLI; 31 Mayıs 2013 11:25 Sebep: kırık link
Crazy_Seven - avatarı
Crazy_Seven
Ziyaretçi
31 Ekim 2005       Mesaj #13
Crazy_Seven - avatarı
Ziyaretçi
x1padjul8hnf17pmcewb67bfpcpidk
taz_maniac - avatarı
taz_maniac
Ziyaretçi
30 Kasım 2005       Mesaj #14
taz_maniac - avatarı
Ziyaretçi
3315xv
3130cg

2654zr
3021pf
8322ng

Beşiktaş Dergisi’ne konuşan Tigana, bu kadroyla elinden gelenin en iyisini yapacaklarını söyledi.

Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana, "Hedeflediğim nokta, maksimumu yapmak. Sezon başında burada değildim, kadroyu ben oluşturmadım, oyuncuları ben seçmedim ama yapabileceğimizin en iyisini yapacağız" dedi.

Beşiktaş Kulübü’nün aylık resmi yayın organı Beşiktaş Dergisi’nin Aralık sayısı bugün piyasaya çıkarken, dergide Fransız teknik adamla yapılan röportaja yer verildi.

Beşiktaş’ın transfer teklifini kabul etmeden önce siyah-beyazlı kulüp hakkında bir hafta süreyle araştırma yapıp, düşündüğünün altını çizen Tigana, bunun sonucunda gelmeye karar verdiğini belirterek, şöyle devam etti: "Kulüple ilgili birçok bilgi edinmiştim ama Beşiktaş’a geldiğimde çok şaşırdım. Örneğin böyle güzel bir tesis beklemiyordum. Doğrusu ekiple ilgili bir şey düşünmedim. Çünkü sadece iki maçını seyredebildim. Kaliteli oyuncularımız olduğunu biliyordum, zaten bunu da gördüm ama çok çalışmamız lazım. Bizi bekleyen inanılmaz işler var." Beşiktaş’ta yapacağı işleri sıralarken, "İlk olarak fizik ve kondisyon çalışması yapmalıyız, biraz kaslarımızı güçlendirmeliyiz" diye konuşan Fransız teknik adam, şöyle devam etti: "Daha önce futbolcuların salonda çalışma yapmak gibi bir alışkanlıkları yokmuş. Ayrıca taktiksel çalışmamız olacak. Nasıl daha etkili ve daha güçlü olabiliriz, bunlara bakacağız. Takıma takviye yapmak ise üçüncü konumuz. İlk önce kendi fizik-kondisyonumuzu ve taktik seviyemizi yükselteceğiz."

"Hedefimiz, Maksimumu Yapmak"

Jean Tigana, Beşiktaş’taki hedeflerinin ne olduğuyla ilgili bir soruya, "Hedeflediğim nokta maksimumu yapmak. Sezon başında burada değildim, kadroyu ben oluşturmadım, oyuncuları ben seçmedim ama yapabileceğimizin en iyisini yapacağız" diye yanıt verdi.

Kendisini, "Aslında ben çok açık birisiyim. ’Futbolu ben yarattım’ nidalarında olan, burnu büyük bir insan değilim" diye tanımlayan Tigana, "Ben öncelikle sözümün eri bir insanım. Milli Takım’ı iki kere reddettim. İlkinde kulüp çalıştırıyordum ve çalıştığım kulüp beni bırakmak istemedi. Onlara verdiğim söz nedeniyle kabul etmedim. İkinci teklifte ise El Fayed ile mahkemeliktim. Çok duygusal bir insanım. Mesela üzüntülerimi dışarı vurmam, içime atarım.
Hiçbir zaman benim ağzımdan oyuncularım ya da kulübüm hakkında kötü bir şey duyamazsınız" dedi.

Gençliği Sıkıntılarla Geçmiş

6’sı erkek ve 4’ü kız toplam 10 kardeşten oluşan kalabalık bir ailenin çocuğu olarak Mali’de dünyaya gelen Jean Tigana, röportajında, Fransa’daki gençlik yıllarının oldukça zor şartlarda geçtiğini, ailesini geçindirebilmek için önce spagetti fabrikasında çalıştığını, arkasından da postacılık yaptığı vurgulayarak, şunları kaydetti: "16 yaşımda spagetti fabrikasında çalıştım, postacılık yaptım. Bakarsanız, ufak sayılacak işler yaptım. Kalabalık bir aileydik. Bizim ailemizde, yaşı büyük olanlar çalışıyor ve para kazanıyordu. Dolayısıyla benim de çalışmam gerekiyordu. Ama bu çok önemli değil. Milyonlarca aile bu şekilde geçiniyor. Fakat bu nedenlerden dolayı profesyonel hayatım çok geç başladı. 20 yaşımda profesyonel oldum ki, bu bir futbolcu için çok geçtir."

"Gerçek Yıldız, Sahada İyi Olandır"

Futbolculara karşı ön yargılı olmadığını kaydeden Tigana, "Benim için gerçek yıldız, sahada iyi olandır. İsim söylemeye gerek yok.

Sahada çıkardığı iş önemli. Antrenörün görevi de, yapılan işin çizgisini yükseltmek. Bu arada da iyi sonuçlar tabii ki önemli. Çünkü bu iyi sonuçlar seni ayakta tutar" diye konuştu.

Türkiye’yi tamamen olmasa da tanıdığını, daha önce maç ve kamp yapmaya geldiğini kaydeden Jean Tigana, "Zaten bu yaz da güneyde tatildeydim. Ben Londra’da iki sene yaşadım ama antrenörlüğü bıraktıktan sonra gezebildim. Umarım burayı daha çok tanıma fırsatı bulabilirim" derken, röportajını sonunda siyah-beyazlı taraftarlardan beklentilerini şöyle dile getirdi: "Lütfen bizim arkamızda olmaya, aynı şekilde destek vermeye devam etsinler. Çok sıcakkanlı bir seyircimiz var. Geçmişteki sonuçlara bakarak değil, geleceği düşünerek bizi desteklesinler. Çünkü onların desteğine oyuncularımızın ihtiyacı var."


B en seninle büyüdüm
E llerim ellerinde yürüdüm rüyalarımda
Ş arkılar söyledim senin için
İ lk renklerimdin sen benim
K albimdesin her zaman
T aaaa ki ölenedek
A şkın en büyüğü sensin başkası yalan
Ş u anda okuyan bilsinki beşiktaşlı
olmak bir ayrıcalıktır...
Son düzenleyen SaKLI; 31 Mayıs 2013 11:28 Sebep: KIRIK LİNK
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Ocak 2006       Mesaj #15
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
imperiaflex0004ex
*> çarşi kapalının ortasında sıralanan bir gurup değildir.

*> çarşi bir ruhtur. çarşi, new york da metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir,

*> prag da duvara yazılmış bir yazıdır,

*> erzincan da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir,

*> adana da bir rengi bozuk derneğinin duvarlarına boyanmış siyah la beyazdır,

*> galatasaray lisesi duvarına yazılmış "çarşi ulan" işaretidir

*> bir tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal beşıktaş formasındadır çarşi

*> zonguldak ta maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır çarşi.

*> hakeme kızdığında "satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir.

*> atatürk e dil uzatan dönemin milletvekili hasan mezarcı ya "hasan mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla cumhuriyet in kemalist çizgisindeki duruşunun ödünsüz sesidir.

*> ezik civcivler in yalakalıklarına "tek adam, atam" yada "bir pankartta verhaugen e aç avrupa şampiyonu ol fener" diyen zekadır.
beşıktaş aşkını pankartlarda "başka boyutların tanrısı" diye ifade eden kalp dir.

*> ceza sı gereği boş kalmış tribünlere "ruhumuz yeter" yazan yüreklerdir.

*> kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "cobarde gallina ortega *" pankartıyla maymun edenlerdir.

*> erkek adam renkli takım tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir.

*> işıklar söndüğü zaman tüm fenerliler güzeldir" pankartıyla herkesi güldürenlerdir.

*> "bizim taraftarımız daha fazla" diye böbürlenenlere "en fazla sinek de bokun üzerinde olur" cevabını yapıştıranlardır.

*> futbolcusuna kızdığında "aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır.

*> 2 km bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir.

*> bükreş maçında televizyonların gösterdiği, o soğukda, ayakta boynunda siyah beyaz kaşkoluyla titreyerek karakartallarini seyreden nine dir.

*> tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür. omuz omuza zıplayıp "beşiktaşım benim biricik sevgilim" diye gözünde yaş gırtlağını yırtan solcusudur, sağcısıdır, ateistidir, hacısıdır, müslümanıdır, ermenisidir, yahudisidir, hıristiyanıdır.

*> irak işgalinden önce savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur.

*> mitinglerde "beşıktaşliyiz, savaşa karşiyiz" tezahüratlarında, tribünde "savaşa hayir", "amerikan şahinlerine karşı karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır.

*> bir f16 burnuna yapılmış kartal dır.

*> çarşi nın "a" sını anarşinin "a"sıyla yazan güce tapmayan isyankarlıktır.

*> "siyah beyaz ölüm yaşam" diyen felsefedir.

*> holiganlığı *****lik, delikanlılığıda hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir.

*> sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır.

*> nazım hikmet in "aslolan hayattir" ına tribünlerin hacı babasıyla "hayatta beşıktaş" diye ölümsüzleştirenlerdir.

*> "çarşi, mustafa kemal harıç herkese, hatta kendınede karşi" diyen aykırılıktır.

*> tribüne boydan boya "ölüm ne zaman ve nereden gelirse gelsin; mezarıma siyah beyaz güller atılacaksa, mezar taşıma beşıktaş yazılacaksa, böyle ölüm hoş gelsin sefa gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir.

*> çarşi ruhu beşıktaşinin uslanmaz asi ruhudur, beşıktaşini taparcasına seven çılgın aşığıdır.



..::Bu Yazı için Alen Markaryana Teşekkür Ediyoruz::..
Son düzenleyen SaKLI; 31 Mayıs 2013 11:28
HÜLIA - avatarı
HÜLIA
Ziyaretçi
16 Ocak 2006       Mesaj #16
HÜLIA - avatarı
Ziyaretçi
x1pNWjjkHJ3o ztfQPlMGymfeElEcLsteMDEvNOU4FtEdGrdOaWqxAu1ps7ZyQdOVKo 7ULZFXGPQ Fr13f5ieL teak5JtcOZNOAiGa4ZZpECd0Mj9iCg0e4V5ydGvj2qEv6j2BjaChbg


bjk20kartal0jr

BJK Marşı






...::: BİZ SEVİNMEK İÇİN SEVMEDİK :::...


BesiktASK!


Babamdı o zamanlar en büyük örnek.. Beşiktaşlı olmaktan öte.. Beşiktaşlı ve BeşiktAŞK'ı ile yaşayanlara.. En büyük farkımızdı bu belkide ama anlayamıyordum o zamanlar hep kafamda soru işaretleri vardı.. ''NasıL oLur'' diye.. Babamın masalara gollerden sonra sevinçle attıgı yumruklar kafamı kurcalardı o zamanlar.. bi'takım icin boyle bi'aşk nasıl beslenir diye.. bi'takımdan öte değilmiş meğer.. ''Beşiktaş'' derdim babama.. Aşk derdi Şeref derdi iLkeLer derdi.. küçüktüm.. pek bir anlam cıkartamazdım söylediklerinden.. anlamamış gözlerle bakmaya devam ederdim.. Galatasaray'ın 15 yıl aradan sonra şampiyon olduğu sene nasıl teşvik primi verip şampiyonluğumuzu çaldığını anlatırdı.. Galatasaray'ın ankaragücü'nü 8-0 yenerek nasıl şampiyonluğumuzu çaldığını anlatırdı.. kin dolu gözlerle söylenirdi.. ''Şerefsiz Zalat *****'nin Evladı'' diye.. Babasından aldığı kültürü bana devretmek icin maca götürdü bi'gün beni babam.. Şampiyon olma ihtimalimiz hic yoktu.. Stada gidene kadar söylendim babama.. ''Bu maça kimse gelmez, Stadda bi'biz olcaz'' diye.. Kendinden ve diger AŞIKlardan emin şekilde hafif tebessümle gülümserdi.. ensemi okşar.. merak etme oğlum o stad komple dolar diyordu.. inanmıyordum.. İnönü'den iceri girdiğimde yeniden doğmuştum sanki.. 30.000 e yakın insan aynı amaç için orada toplanmış.. bu amacın bi'takım olması iyice karıştırıyordu kafamı.. Beşiktaş'ın Ligdeki durumu aklıma geldikçe bunun bi'takımdan ibaret olduğuna imkan dahi veremiyordum.. kafamda iyice soru işaretleri oluşmaya başlamıştı.. Bi'gün televizyonda 30.000 kişiye ''.BNE HAKEM'' diye amigoluk yapan emre sini gördüm,alisamiyenin ortasında.. gene aynı yerde rakibinin kulağını ısıran bi'******** evladı gördüm..avni akerin ortasında görmüştüm ilk defa tribünlere ana-avrat söverekten saldıran fatih terimi.. daha sonraları bir pascal gördüm.. Mactan önce kendisini arayıp eşcinsel diye kızdıran binlerce fenerli ve daha sonraları ''Beşiktaş'ı Hayatımdan Sildim'' diyen 2-3 kişinin yaptığını camiyamıza mal eden bir “insan’a” en güzel cevabı vermişti kendince.. Şampiyonluğa gidiyorduk.. Takım’in en etkili silahını göndermişti.. Şampiyonluğu kaçırma pahasına.. babamın anlattığı Beşiktaş'ı o zaman anlamaya başlamıştım.. 30.000 kişiye ''.BNE HAKEM'' diye amigoluk yaptıran, rakibinin kulağını ısıran, tribünlere ana-avrat söverkten saldıranları görmüştüm ama.. hic birisi gönderilmemişti.. pascal gönderilmişti.. ikimizde şampiyonluk icin oynuyorduk.. ama onlar bi'takımdan ibaretti.. tek hedefleriydi şampiyonluk şereflice-********ce ayrımı yapmaksızın.. Bi'gün kardeşim Beşiktaş'ı sordu.. Babamın bana öğrettiğne yeni şeyler eklenmişti.. fener'in İstanbulspor'a verdiği teşvik primini anlattım.. Samsun macını hatırlattım.. Kin dolu gözlerle mırıldandım..''Şerefsiz Papila *****'nin Evladı'' diye.. Bir beste duymuştum.. Kadıköyde söyLeniyorudu.. ''bizler inandık sizlere görmek isteriz şampiyonluklar içinde şampiyon olunca tüm türkiye inleyecek en büyük kanarya'' diye. alisamiyende söylenen bi'beste duydum.. ''4 sene üst üste şampiyon olduk avrupanın kralı olduk gercekleri tarih yazar tarihide galatasaray'' diyolardı.. bizim bestelerimize baktım ..
Beşiktaş'ım HAYAT SENSİN
Dünyam SENSİN
Herşey SENSİN
GELECEKSE TÜM ACILAR
BİZ HAZIRIRZ SENDEN GELSİN!
BU SEVDADAN VAZ GEÇERSEK
ALLAH BELAMIZI VERSİN

Yağmurlu bir günde görmüştüm seni.. üstünde cubuklu formalar vardı.. bir anda tutuldum aşık oldum ben.. HAYATIN ANLAMI SİYAH BEYAZ dır.. ölümle yaşamı ayıran cizgi siyahla beyazı ayıramaz ki.. her yolun sonunda ölüm olsada SEVENLERİ HİÇ KİMSE AYIRAMAZKİ!..

Kıyasladım rakip takımlarla bizim besteleri.. Kadıköyde alisamiyende kac tane beste duyduysam hepsi şampiyonluk ve kupa üzerineydi.. İnönü'de duyduklarım ise tarifi imkansız bi'aşk'ı anlatıyordu sadece..

O zaman anladım babamın AŞK'ını.. beşiktAŞK'ını.. bi'takımdan ibaret olmadığımızı.. farklı olduğumuzu..
Babam'dan aldığım kültürü kardeşime vermek icin.. kolundan tutup inönü'ye götürüyorum.. Şampiyonluk, kupa UMRUMDA BİLE DEĞİL!. AŞIĞINIZ BEŞİKTAŞ.. beşiktAŞK!..

ALINTIDIR..
Son düzenleyen SaKLI; 31 Mayıs 2013 11:32 Sebep: KIRIK LİNK
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
18 Ocak 2006       Mesaj #17
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
wwwantolojicom1909172235jf0sz

ubatcopy8hb

subat8ra

SEREF REISIMIZ HAKKI YETEN
(AVUKAT - SAMPIYON VE MILLI FUTBOLCU)
Kim ne derse desin bize göre Türkiye'nin gelmis geçmis en büyük futbolcusu Hakki Yeten'dir. Tam 17 sene sirtinda tasidigi Siyah-Beyaz formasini zaferden zafere kosturmus, ayni zamanda takimina yenilmezlik vasfi kazandirmistir. Müthis kafa vuruslari, balyoz gibi sag, sol sutlari, sürati ve kendine has çalimlariyla ideal oyuncu tipinin en belirli numunesi olan Hakki Yeten, ayrica otoritesi sayesinde takiminda senelerce kurdugu disiplinle kaptanlik vazifesini de basariyla yürütmüstür.
Hakki Yeten'i bütün Besiktaslilar degismez bir kaptan olarak kabul ederler. Bugün bile büyük küçük herkes ona (Kaptan) diye hitap etmektedir.
Futbol oynadigi 17 sene içinde; bes senesi üstüste olmak üzere 8 Istanbul Ligi, 3 Istanbul Silt ve Kupasi, 1 Izmir Enternasyonal Fuar Kupasi, 3 Milli Lig, 1 Türkiye Birinciligi ve 2 Basbakanlik Kupasi ile dört hususi turnuva birinciligi, ceman: 18 resmi, 4 hususi 22 sampiyonluk kazanan bir takimin orkestra sefligini yapmak, büyük Türk futbolcusu Hakki Yeten'in sahsiyeti ve sporculuk degeri hakkinda kafi ölçü teskil eder kanaatindeyiz.
Söhretini, ustaligini memleket disina kadar yaymis olan Hakki Yeten, bir ara Ingiltere'nin meshur ARSENAL takimindan transfer teklifi almis, fakat içindeki Besiktas sevgisi yüzünden bu cazip teklifi reddetmistir.
Baba Hakki 1910 yilinda (Vadina) kazasinda dogdu. Bir yasindayken ailece Istanbul'a gelip Besiktas semtine yerlestiler. 1914 yilinda Birinci Cihan Harbi patlak verince babasi Binbasi Mahmut Nedim, çanakkale'de vazife almis ve vatanini müdafa ederken sehit düsmüstür.
Bütün ruhu ve hüviyetiyle tam bir asker olan Mahmut Nedim Bey ogullarini da asker olarak yetistirmek isterdi. Bu yüzden Hakki Yeten mutlak olarak askerligi seçmisti.
Dul bir annenin etrafinda her biri küçük çaglarda bulunan 6 çocuk yetim kalmislardi. Bu yüzden sirayla agabeyleri Muhtar ve Nuri ve onlari takiben Hakki Yeten askeri okula dahil oldular.

Kaderin cilvesi veya hayatin akisi, onlara istikballeri için baba meslegi olan askerligi, en dogru yol olarak göstermekteydi. Askerlige karsi son derece alaka ve sevgi duymalari belki de biraz irki veya irsi bir temayülün tezahürü de olabilir. Ona ilk defa spor zevkini bilhassa futbol merakini büyük agabeyi Muhtar asilamisti. Muhtar Bey, Harbiye Futbol Takimi'nin santrhaf mevkiinde temayüz ettigi gibi ayrica güres ve boks yapan kiymetli bir sporcuydu. Nihayet Halicioglu Askeri Lisesi'nde futbolu ile (sivrilen) göze çarpan Hakki Yeten, 1931 yilinda Seref merhumun delaletiyle Askeri Lise'den ayrilarak Siyah-Beyaz formali takima iltihak etmistir. Derken muvaffakiyet yillari birbirini kovalamis, Besiktas takimi'nda bir yildiz gibi parildayan ve Türk sporunda devlesen Hakki Yeten, adeta takiminin emniyet sübabi olmustur. Biz futbolu veyahut daha genis anlamda sporu kulüpçülük olarak anliyoruz.
Kulübümüzün menfaatleri umumi menfaatlere uymadi mi hiçbir zaman objektif göremiyoruz. Iste bu zihniyet yüzünden miili takim intihabinda da isabetli seçim yapamiyoruz. Bugüne kadar hiç olmazsa milli davalarda biraz makul olabilseydik herhalde Hakki Yeten gibi bir yildiz Milli Takim'da sadece 3 defacik vazife almazdi. Yillarca Denizcilik Bankasi'nin hukuk müsavirligini yapan Hakki Yeten,Hasan Polat, Futbol Federasyonu'nda ASBASKANLIK, Besiktas kulübü'nde de 3 defa Baskanlik yapmistir. Ona sporculuk devrinde "bakisi bile faul" derlerdi, ama vücudunda; nice "yere bakan yürek yakan"larin, sözde müthis görünüslü rakip futbolcularin tekme izlerini görmek yasadigi son yillarda bile mümkündür.
Hakki Kaptan'i, Baba Hakki' yi, Seref Reisimizi 1989 yilinda ebediyete yolcu ettik.

Kendisini rahmetle ve saygiyla aniyoruz...

Deivson Sağlık Kontrolünden Geçti
03.02.2006 12:11

Brezilya'nın Corinthians takımından transfer ettiğimiz Deivson Rogerio Da Silva, bu sabah sağlık kontrolünden geçti.
Dün akşam saatlerinde İstanbul'a gelen Deivson, bu sabah Acıbadem Hastanesi'nde bir dizi testten geçirildi. Kontrollerin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Deivson, "Tek hedefim atacağım gollerle takımıma katkıda bulunmak. Burada olmaktan dolayı mutluyum. En kısa sürede takıma adapte olmak istiyorum" dedi.

Hadi bakalım inşallah Msn Happy))
Son düzenleyen SaKLI; 31 Mayıs 2013 11:33 Sebep: kırık link
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ocak 2006       Mesaj #18
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Beşiktaş'ın milli futbolcusu Tümer Metin, BJK İnönü Stadı'nda oynadıkları maçlarda seyirci baskısından olumsuz yönde etkilendiklerini, bunun da maç sonuçlarına yansıdığını söyledi. Star TV’de Serhat Ulueren’inz hazırlayıp sunduğu “Son Nokta” programına konuşan Tümer, taraftar baskısının kendilerini olumsuz etkilediğini, özellikle Pascal Nouma lehine yapılan tepki tezahüratlarını hiç hoş karşılamadığını söyledi. Tümer, “Nouma’nın Beşiktaş'a neler verdiği tartışılır. Taraftar, Nouma diye bağırırken bizi de düşünmeli.” dedi. Devre arasında 3 İngiliz kulübünden transfer teklifi aldığını belirten Tümer, "Bir gelişme olmadığı için sezon sonuna dek Beşiktaş forması giyeceğim" diye konuştu. Beşiktaş'tan ayrılması durumunda, Türkiye'de başka bir kulüpte kesinlikle forma giymeyeceğini vurgulayan Tümer, “Sergen ile aramızda bir sorun yok. Saha içinde takımın ortak menfaatleri doğrultusunda hareket ediyoruz, ancak hayat görüşlerimizin farklı olmasından dolayı saha dışında görüşmüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
29 Ocak 2006       Mesaj #19
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
spor 100. yılda elde ettiği şampiyonluğun ardından hızla kan kaybeden Siyah-Beyazlılarda, sahadaki başarısızlığın yanı sıra borçların da 70 milyon doları aşması camianın sabrını taşırdı. Kartal’ın önde gelen isimleri faturayı Demirören yönetimine keserken, Onursal Başkan Seba konsensüs çağrısı yaptı.

Beşiktaş’ta Ailton’un gönderilmesi, Teknik Direktör Jean Tigana’nın önünü göremediğini ifade etmesi, futbol takımının düşme potasındaki ekiplerle arasındaki puan farkının azalması ve borçların 70 milyon doların üzerine çıkması camiayı derinden sarsıyor. Taraftarlar, “Yönetim istifa” yürüyüşü başlatmaya hazırlanırken, Beşiktaş’ı yakından tanıyan isimler bir an önce bu kötü gidişin durması gerektiğini söylüyor. Siyah-Beyazlı kulübün bu duruma düşmesini Başkan Yıldırım Demirören yönetimine bağlayanlar olduğu gibi, görevinden istifa ederek erken seçime giden eski başkan Serdar Bilgili’nin de payı olduğunu iddia edenler var.
Tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşayan Beşiktaş’ın 2010’lu yıllara kadar mali olarak düze çıkmasının zor olduğu ifade ediliyor. Siyah-Beyazlı camianın önde gelen isimleri, kurtuluş reçetesi olarak camia içinde bir konsensüs oluşturulmasının şart olduğunu öne sürüyor. Beşiktaş’ın geleceğinin teminatı olarak gösterilen Fulya Projesi ise camianın geneli tarafından olumlu bakılan tek icraat.
Onursal Başkan Süleyman Seba, Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan değerleri hep ön planda tutmuştu. Başkanlık Serdar Bilgili’ye geçtiğinde herkesin sempatiyle baktığı bir camia olarak dikkat çekiyordu Beşiktaş. Seba’dan sonra değerler yavaş yavaş tükenirken, Siyah-Beyazlı tribünler adeta, ‘olay yuvası’ haline dönüştü.
Seba konsensüs istiyor
Beşiktaş’ın Onursal Başkanı Süleyman Seba’nın en güvendiği isimlerden biri olan eski yönetici Fahrettin Curoğlu, efsane başkanın da durumdan çok rahatsız olduğunu ifade etti. Kötü gidişi durdurmak için Seba’nın bir konsensüs oluşturma çağrısı olduğunu belirten Curoğlu, “Yıldırım Demirören ve yönetimi bütçeyi dengeleyemedi. Tabloya bakıldığında yönetim başarılı gözükmüyor. Ellerinde Fulya Projesi var. İyi değerlendirirlerse Beşiktaş'ı düze çıkarabilirler. Şu ortamda birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. Süleyman Seba da bu duruma çok üzülüyor ve ortak hareket edilsin istiyor.” dedi.
Bir dönem Yönetim Kurulu’nda görev alan Reha Muhtar da eski çalışma arkadaşlarının doğru yolda olmadığını düşünüyor. Muhtar, “Başkan ve yönetimin tutarsız davranışları devam ettiği sürece kötü gidiş durmaz. Yönetimin güvenoyu alması şart.” açıklamasını yaptı.
İcra yetkisi bulunmasa da kulübün manevi olarak kontrol mekanizmasını elinde bulunduran Divan Kurulu da gidişattan memnun değil. Divan Kurulu, son 1,5 yılda yapılan transferlerden bir sonuç alınamadığını bu nedenle de bir yıl sonra yapılacak olağanüstü kongre öncesi büyük transferleri kontrol altına almayı düşünüyor. Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır, Beşiktaş’ı bu duruma yanlış transferlerin getirdiğini belirterek, “Başkan Yıldırım Demirören ile bu kötü gidişatı görüştük. Ben yönetimin istifa etmesinin bir çare olmayacağını düşünüyorum. Yönetimlerin yine seçimle gitmesinden yanayım. Gelinen bu noktada Serdar Bilgili yönetiminin aniden istifa etmesinin de etkisi büyük. Demirören hazırlıksız iş başına geçti. Aldığım duyumlara göra Tigana ile devam edilecek. Gençlerle ilgili de çalışmalar yapılacak.” ifadelerini kullandı.
Beşiktaş Genel Sekreteri Kenan Öner ise yapılan eleştirilerin doğal olduğunu kaydederek 26 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan Mali Kongre’de her şeyin hesabını vereceklerini söyledi.
Beşiktaş’ın geleceği Fulya Projesi’ne bağlı
BJK Fulya Süleyman Seba Kompleksi isminin verilmesi düşünülen ve Beşiktaş'ın geleceğinin teminatı olarak gösterilen Fulya Projesi için ilk kazma 26 Temmuz 2005'te vuruldu. Beşiktaş Belediyesi'nden tartışmalı bir şekilde inşaat ruhsatı alan Beşiktaş yönetimi, konsept olarak hastane, hipermarket, otel, apart-otel, kongre merkezi, Residence ve yan üniteleri (restaurantlar, fitness, toplantı salonları, sinema vs. gibi) fonksiyonlardan oluşan projeden kalıcı gelir elde etmeyi hedefliyor. Beşiktaş'ın yıllık 10 milyon dolar civarında kira geliri beklediği Fulya Projesi'ne Siyah-Beyazlı camia genel olarak olumlu bakıyor. 17 firma arasından ihaleyi kazanan Aşçıoğlu firması ise inşaatı 24 ay içinde bitirecek ve 70 milyon dolarlık yatırım yapacak.
RIZA ÇALIMBAY (ESKİ TEKNİK DİREKTÖR) - Kulüp yapısı derhal değişmeli
Bu gidişatın önlenebilmesi için tek çıkış yolu yönetimin tutarlı olmasıdır. Ben başarılıydım; ama Beşiktaş'ta sabır yoktu. Benim yaşadığım sorunların başında oynamayan futbolcuların verdiği sıkıntılar geliyordu. Yönetim bundan sonra geleceği düşünerek kadro kurmalı. Bir de kulübün işleyiş tarzı tamamen değişmeli.
SANLI SARIALİOĞLU (SPOR YAZARI) - Tigana’yla yola devam edilmeli
Ailton’lar gönderilip Jun'lar alınarak bir noktaya varılamaz. Ailton satılmalıydı; ama Jun'a ne gerek vardı? Bu düşünce şekli devam ettiği sürece başarı hayal olur. Şu anda Beşiktaş'ın yapması gereken ilk iş Teknik Direktör Tigana ile olan birlikteliğini uzatmak ve de onunla beraber gelecek sezonun planlamasını yapmak olmalıdır.
ADNAN DEMİR (ESKİ YÖNETİCİ) - Fenerliler yönetse daha iyi!
Şimdiki yönetim görevini derhal bırakmalıdır. Başkan istifa etti, geri geldi. Beşiktaş bu kadar mı küçültülür? Bu yönetimin daha fazla borçlanmaya hakkı yok. 100 milyon dolarlık borç var, hiçbir başarı yok. Beşiktaş düşme potasındaki takımlarla çekişiyor. Eğer Beşiktaş'ı Fenerbahçeliler yönetseydi bu kadar kötü olmazdı.
EROL KAYNAR (ESKİ YÖNETİCİ) - Kulüpte otorite boşluğu var
Yönetim kısa vadede Tigana sorununu çözmeli. Otorite boşluğu var. Futbolcular Tigana'nın kalacağına inanmalı. PAF takımından oyuncu alarak bu işi çözemezler. Bugün için transfer yapmalarının bir mantığı yok. Ortada yönetim zaafı var. Futbolcuya ve hocaya kabahat bularak bu sorunların çözülmesi mümkün değil.
REHA MUHTAR (ESKİ YÖNETİCİ) - Yönetim tutarlı davranmalı Beşiktaş'ın nereye koştuğu maalesef belli değil. Başkan Yıldırım Demirören ve yönetim tutarsız davranışları devam ettirdiği sürece Beşiktaş her geçen gün kötüye gider. Bu nedenle yönetimin zikzak çizmeden en kısa zamanda önümüzdeki 1,5 yıllık proje ve hedeflerini maddeler halinde camiaya duyurup güvenoyu alması şart.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Şubat 2006       Mesaj #20
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Beşiktaş Spor Kulübü Kuruluş Tarihi
Son düzenleyen YoLGeZeR; 6 Şubat 2006 05:12

Benzer Konular

23 Aralık 2011 / Misafir Spor