Arama

Futbol Nedir? Futbolun Kuralları

Güncelleme: 16 Aralık 2016 Gösterim: 17.300 Cevap: 12
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
12 Eylül 2006       Mesaj #1
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Futbol Nedir?



Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  Futbol.jpg
Gösterim: 954
Boyut:  20.3 KB
Her biri on bir kişiden kurulu iki takım arasında oynanan bir oyundur.

Bugün dünyanın hemen hemen her yerinde oynanan, adeta insanlar arasında hastalık derecesine varan bu oyunun nereden doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. Avrupalı yazarların futbolun beşiğini İngiltere olarak söylemeleri, bu sporun modern anlamda orada başladığını belirtmek içindir.

Çok eski zamanlarda Çin’de oynandığı ve ordularının çalışma programlarında bulunduğu, kaynaklardan anlaşılmaktadır. Homerus ve Eflatun devirlerinde Yunanistan’da çok yaygın haldeydi. Zamanla oyun Roma’ya, oradan da Roma lejyonerleri vasıtasiyle İngiltere’ye geçmişti. Modern anlamda ilk futbol kulübü, 1855 yılında Sehffield United adıyla İngiltere’de kuruldu. Futbolun ana hatları ise 1896’da tespit edildi. Günümüze kadar çeşitli zamanlarda kurallarda değişiklikler yapıldı. Bugün futbol kaideleri olarak her tarafta aynıları uygulanmaktadır.

Futbolda gaye; topu karşı takımın kalesine sokmaktır. Top, el-kol ile oynanmaz. Yalnız kaleci kendi ceza sahası içinde el ile tutabilir. Futbol oynanan nizami sahanın etrafı çizgilerle çevrilmiş bir dikdörtgen şeklindedir. Uzun kenar 90 metreden az olmadığı gibi, 120 metreden de fazla olamaz. Kısa kenarı ise 45 ile 90 m arasındadır.
Uzun kenarlara taç, kısa kenarlara aut çizgisi adı verilir. Futbol sahası tamamen düz ve ekseriya çimle kaplıdır.

Futbolda esas olan golün atılacağı kale, aut çizgisinin tam ortasındadır. Üç direkten ibaret olup, iki yan direk arasındaki mesafe 7,32 m, yükseklik ise 2,44 metredir. Kalenin arkasına golün belli olması için ağ gerilir. Oyun sahasını tam ortalayan çizgiye orta çizgi, ayırdığı her parçaya da yarı saha denir. Kalenin önünde ceza sahası denilen, uzun kenarı 40,30 m, kısa kenarı 16,50 m’lik bir alan vardır.

Ceza sahasının içinde 18,50x5,50 ebadında yine dikdörtgen biçiminde kale alanı bulunur. Kale çizgisinin tam ortasından 11 m uzaklıkta penaltı noktası vardır. Sahanın tam ortası, merkez olmak üzere, yarıçapı 9,15 metrelik bir daire çizilerek saha çizgileri tamamlanmış olur. Köşe atışlarının yapıldığı dört köşeye 1,50 m uzunluğunda direk dikilir.

Futbolda fazla kural yoktur. Oyun başlarken ve her gol atıldıktan sonra oyuncular kendi sahalarında bulunur ve başlama vuruşu ile oyuna girilir. Kaleci ceza sahası içinde topu elle kullanabilir. Ceza sahası haricinde elle kullanırsa saha oyuncusuna verilen ceza verilir. Oyun esnasında top yan çizgileri geçince karşı taraf topu elle oyuna sokar. taç atışı denen kullanmanın da belli kuralları vardır. Kendi kale çizgilerini, vurdukları top geçerse karşı taraf köşe atışı kazanır.

Eğer rakip oyuncunun vurduğu top kale çizgisini geçerse aut olur. Serbest atışla oyuna başlanır. Ceza sahası içindeki kusurlu hareketlere göre, hakem penaltı kararı verebilir. Kurallara uygun olarak oyun durduğu esnada, top hakem tarafından tekrar oyuna sokulur. Kurallara uymayan oyuncuya hakem tarafından sarı kart gösterilir. Aynı oyuncu hataları tekrar ederse kırmızı kart görür ve oyun harici kalır. Topta bir arıza varsa, hakem kararı ile değiştirilir.

Oyuncu değiştirilmesi, top dışardayken hakeme haber verme suretiyle olur. Resmi müsabakalarda ancak iki oyuncu değiştirilebilir. Bunlardan başka en mühim olan kural ofsayt kuralıdır. Rakip kale çizgisine toptan daha yakın bulunan bir oyuncu ofsayt pozisyonundadır. Ofsayt pozisyonundaki bir oyuncu, top kendi takım arkadaşına çarptığı veya kendi takım arkadaşı tarafından oynandığı anda hakemin kanaatine göre; oyuna veya rakibe müdahalede bulunuyorsa, bulunduğu pozisyon kendisine bir avantaj sağlıyorsa ofsayt sayılır. Eğer oyuncu şeklen ofsayt olup, topu doğrudan doğruya kale, köşe, taç veya hakem atışından alıyorsa ofsayt olmaz. Oyunda kullanılan topun dışı eşit büyüklükte dikilen deriden, içi ise şişirilebilen lastikten meydana gelir. Topun çevresi en az 68 cm, en çok 71 cm, ağırlığı en az 396 gr, en çok 453 gramdır.

Ad:  Futbol Kuralları-5.jpg
Gösterim: 834
Boyut:  18.6 KB

Futbol Nasıl Oynanır?


Futbol maçları dikdörtgen şekilde, yapay veya gerçek çimle kaplı bir sahada oynanır. Sahanın kısa kenarlarında iki adet kale bulunur. Oyuncuların temel amacı eller ve kollarını kullanmadan karşı takım kalesine topu sokarak gol atmaktır. Yalnızca iki takımın kalesini koruyan kaleciler ceza sahası olarak adlandırılan kendilerine ayrılmış olan bölümde topa elleriyle dokunabilirler. Topun sahanın uzun kenarlarından saha dışına çıkmasıyla taç atışı kullanılır. Taç atışını topa son olarak hangi takım oyuncusu temas etmişse tam tersi karşı takım kullanır. Eğer bir oyuncu kendi kale çizgisi dışına topu çıkarırsa aut atışı, karşı takım oyuncularından biri dışarı çıkarmışsa köşe atışı (korner) kullanılır.

Futbol sahasında belirlenen çizgiler içinde ceza sahasında karşı takıma faul hareketi yapılması durumunda penaltı atışı verilir. Faul hareketlere hakem tarafından sarı veya kırmızı kart verilir. Futbol 45 dakikalık iki devreye ayrılan, toplam 90 dakikadan oluşan bir mücadeledir. Bu mücadelede karşı takımdan daha fazla gol atmayı başarabilmiş olan takım maçı alırken, atılan gol sayılarının eşit olması durumunda maç berabere sonuçlanır. Bazı futbol organizasyonlarının kurallarına göre normal süresi berabere tamamlanan maçlarda 15’er dakikalık iki uzatma devresi oynanır. Belirlenen sürece maç yine berabere biterse penaltı atışlarına geçilir ve bu atışlar sonunda kazanan takım belli olur.

Ad:  Futbol Kuralları-4.jpg
Gösterim: 1075
Boyut:  21.1 KB

Temel Futbol Kuralları


Ana hatlarıyla bu oyun, oyun alanı, oyuncular, hakemler ve toptan oluşmaktadır. Günümüze kadar geldikçe, ortaya çıkan sorunlar ve ihtiyaçlardan ötürü, futbol kuralları yenilenmiş ve oyunu hızlandırıp, güzelleştirip aynı zamanda daha seyredilebilir bir hale dönüştürülmüştür. İşte futbolun temel kaideleri :

Oyun Alanı :

Maçın oynandığı yer, dikdörtgen şeklindedir. Eni en az 45, en fazla 90 metredir. Boyu ise en az 90, en fazla 120 metre ile sınırlandırılır. Uluslararası müsabakalarda bu oranlar ende 64 – 75 metre, boyda ise 100 – 110 metredir.

Top :

Yuvarlak biçimde olan bu oyun aracı, ortalama 410 – 450 gram ağırlığında olup çevresi de 68 – 70 santimetre arasında olmalıdır.

Oyuncuların Sayısı :

Her iki takımdan da oyun alanı içinde 11’er futbolcu bulunur. Maçın başlayabilmesi ya da devam edebilmesi için bir takımın saha içinde 7 kişiden az olmaması gerekir. Yedek kulübesinde en fazla 7 oyuncu bulundurulup, oyun süresi içinde bir takım en fazla 3 kez oyuncu değiştirebilir.

Oyuncuların Giysileri :

Her iki takım futbolcuları birbirinden farklı renklerde forma giymek zorundadır. Bir takımın tüm oyuncuları ise kaleci hariç, tek tip forma giymelidir. Genel anlamda giysiler, kısa kollu ya da uzun kollu forma, şort, uzun çorap, tekmelik ve futbol ayakkabısından oluşur.

Hakem :

Müsabakalar, oyun kurallarını uygulamada yetkili olan birisi tarafından yönetilir. Bu kişi hakemdir. Hakem, futbolculardan farklı renkte kıyafet giyer. Hakeme sahanın 2 karşı uzun çizgisinde bulunan ve bayraklarla oyuna müdahale eden 2 yardımcı hakem eşlik eder. Asıl ve tartışmasız kararı veren ise orta hakemdir. Hakem, kararlarını düdük çalarak duyurur.

Maçın Süresi :

Futbol, 45’şer dakikadan oluşan 2 devre halinde oynanan bir oyundur. Toplam 90 dakika süren maçın devre arası 15 dakikayı aşmaz.

Ofsayt :

Oyunun temel kurallarındandır. Bir oyuncu, rakip kaleye toptan ve rakibin sondan ikinci oyuncusundan daha yakın ise ofsayt pozisyonundadır. Bu pozisyon sırasında topa dokunursa, hakem ofsayt kararı vererek, karşı takım lehine düdük çalar.

Fauller ve Fena Hareketler :

Saha içinde oyunun kuralına göre oynanmasını sağlayan etkenlerin başında fauller gelir. Maçta faul yapan bir oyuncu, kuralları ihlal etmiş sayılacağından hakem tarafından karşı takıma vuruş hakkı verilir. İşte 10 temel kusurlu hareket :
  • Rakibe tekme atmak ya da tekme atmaya teşebbüs etmek
  • Rakibe vurmak ya da vurmaya teşebbüs etmek
  • Rakibi tutma
  • Rakibe tükürmek
  • Bilerek topa elle dokunmak
  • Rakibi çelmelemek
  • Rakibin üzerine sıçramak
  • Rakibi itmek
  • Rakibe şarj yapmak
  • Rakibe ayakla kayarak müdahele etmek
Kusurlu hareketleri bir ya da birden fazla tekrarlayan oyuncu, faulün şiddetine göre sarı kart veya kırmızı kartla cezalandırılır. Kırmızı kart gören oyuncu, oyun alanından ihraç edilir ve bir sonraki müsabakada görev yapamaz.

Serbest Vuruşlar :

Bu vuruşlar, hakem kararıyla belirlenip direkt ve en direkt olarak ikiye ayrılır. En direkt serbest vuruşta, topun oyuna girmesi için 2 farklı oyuncuya temas etmesi gerekir.

Penaltı :

Kusurlu hareketler, ceza sahası içinde olursa penaltı ile cezalandırılır. Kaleye 11 metre mesafede bulunan penaltı noktasından kaleye doğru yapılan vuruştur. Tek bir oyuncunun, kaleyi koruyan rakip kalecinin olduğu alana topa vurma avantajına sahip olmasıdır.

Taç Atışı :

Oyuna yan çizgiden başlama yöntemidir. Oyuncu, çizginin gerisinden topu eliyle, başlarının üzerinden fırlatarak oyuna dahil eder.

Kale Vuruşu :

Topun kalelerin yanından oyuna girmesidir. Rakip kaleye yapılan vuruşta, top kalenin dışından çizgiyi geçerse, tekrar kale vuruşuyla oyun başlar.

Köşe Vuruşu :

Rakip kaleye yapılan vuruşta, top rakip futbolcuya çarpıp, kalenin dışından oyun alanını terk ederse, vuruşu yapan oyuncunun takımı, topun çıktığı oyun alanı köşesinden köşe vuruşuyla oyunu başlatır.

Ad:  Futbol -4.jpg
Gösterim: 900
Boyut:  14.9 KB

Futbol Oyununun Süresi Nedir?


Oyunun Devreleri;

Hakem ve oynayan iki takım aralarında başka şekilde anlaşmamışlarsa bir oyun 45’er dakikalıkiki eşit devreden oluşur. Oyunun devre sürelerini değiştirmek için karar (örneğin, havanın kararması yüzünden 40’ar dakikalık iki devreye indirmek) verilmesi oyun başlamadan önce verilmeli ve müsabaka yönetmeliklere uygun olmalıdır.

Devre Arası;

Oyuncuların devre arası dinlenmeye hakları vardır. Devre arası 15 dakikadan uzun olmamalıdır. Müsabaka yönetmeliklerinde devre arası zaman süresi belirtilmelidir. Devre arası zamanı ancak hakemin izni ile değiştirilebilir.

Kayıp Zaman İçin Uzatma;

Aşağıdaki durumlar nedeniyle kaybolan süre ait olduğu devreye eklenecektir.
a) oyuncu değiştirmeleri
b) oyuncuların sakatlanmaları,
c) sakatlanan oyuncuların tedavi için oyun alanından çıkarılmaları,
d) zaman geçirilmesi,
e) herhangi bir diğer neden dolayısıyla.
Eklenecek süre hakemin takdirine bağlıdır.

Penaltı Vuruşu;

Her iki devrenin veya uzatma devrelerinin sonunda yapılacak penaltı vuruşu için gerekli süre eklenecektir.

Uzatma Devreleri;

Müsabaka yönetmelikleri bir oyuna iki eşit uzatma devresi ilave edilmesi gerektiğini içerebilir. Bu durumda 8 nci kuralın hükümleri dikkate alınmalıdır.

Tatil Edilen Maç;

Müsabaka yönetmeliği aksini belirtmedikçe, tatil edilmit bir maç tekrar edilir.

Oyunun Başlaması ve Tekrar Başlaması;

Başlama Vuruşundan Önce, para atışı yapılır ve atışı kazanan takım birinci yarıda hücum edeceği kaleyi seçer.

Diğer takım oyunun başlama vuruşunu yapar. Para atışını kazanan takım ikini yarıda başlama vuruşunu yapar. Maçın ikinci yarısında takımlar kalelerini değiştirip diğer kaleye hücum ederler.

Başlama Vuruşu;

Oyunu başlatmak veya tekrar başlatmak için yapılan başlama vuruşu;
a) oyunun başlangıcında,
b) bir gol atıldıktan sonra,
c) maçın ikinci yarısının başlangıcında,
d) eğer oynanırsa, her iki uzatma devresinin başlangıcında yapılır,
Başlama vuruşundan doğrudan doğruya bir gol yapılabilir.

Yöntem;


a) bütün oyuncular kendi yarı alanlarında bulunacaklardır,
b) başlama vuruşunu yapan takımın rakipleri top oyuna girinceye kadar toptan en az 9.15 m. (10 yarda) uzakta olurlar,
c) top orta noktada hareketsiz bir şekilde duracaktır,
d) hakem bir itaret verecektir.
e) top, vuruş yapılıp ileri doğru hareket ettiği andan oyunda olacaktır.
f) vuruşu yapan oyuncu, top bir başka oyuncuya dokunmadan önce topa ikinci kez dokunmayacaktır.
Bir takımın kazandığı her golden sonra başlama vuruşu diğer takım tarafından yapılacaktır.


BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 3 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 24 Ekim 2016 01:13
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Eylül 2006       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Futbol


Ad:  Futbol Kuralları-3.jpg
Gösterim: 951
Boyut:  21.5 KB
Futbol, dünyada en yaygın takım sporudur.. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir. İngilizce football’dan türetilen futbol, "ayak topu" anlamına gelir.
Sponsorlu Bağlantılar

Tarihçe


Daha ilkçağlarda futbolu andıran oyunlar oynandığı bilinmektedir. Avrupa'da İÖ 2. yüzyılda Romalılarca yaygınlaştırılan bir oyun futbola çok benziyordu. Bu oyun bugünkü futbolun öncüsü sayılır. Bu eski Roma oyunu İngiltere'de öylesine sevilmişti ki, karşılaşmalar kentler arasında çatışmaya bile yol açmıştı. Bundan dolayı bu oyun 12. yüzyılda yasaklandı.

Günümüzde oynanan futbol, İngiltere'de 19. yüzyılın sonlarında kurallara bağlandı. 1863'te İngiltere’de kurulan Futbol Birliği bu kuralların belirledi. Oyunda sert, acımasız ve kırıcı hareketler yasaklandı. Bu anlayışı sürdürenler ise, futbolun değişik biçimi sayılan ragbiyi geliştirdiler. Futbol, 19. yüzyılın sonlarında İngiltere'den Avrupa'ya yayıldı. Kısa bir süre içinde de dünyanın birçok ülkesinde oynanan bir spor haline geldi. 1904'te Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) kuruldu. FIFA’nın yönetiminde 1930’da ilk Dünya Kupası karşılaşmalarını düzenledi.

Ad:  Futbol Kuralları-4.jpg
Gösterim: 852
Boyut:  21.1 KB

Kurallar


Futbol 11'er kişilik iki takım arasında oynanır ve kendine özgü kuralları vardır. Oyunun amacı, ayakla topu rakip kaleye sokmaktır. Topu elle ve kolla oynamak kesinlikle yasaktır, ama kafa ile ya da kurallara uygun olarak bedenin herhangi bir yeriyle topa vurulabilir. Yalnızca kaleci belirlenmiş bir alan içinde topu elle tutabilir.

Futbolcular kendi takımının simgesi olan forma giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılıdır. Yalnızca kaleci, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyer. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar kullanırlar.

Futbol alanı bir dikdörtgen biçimindedir ve uzunluğu 100-110 metre, genişliği ise 64-75 metredir. Uzun kenarlara taç çizgisi, kısa kenarlara aut çizgisi denir. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise orta çizgi adı verilir. Orta çizginin tam ortasında 9,15 metre yarıçapında bir çember bulunur ve bu çembere de orta yuvarlak ya da santra yuvarlağı denir. Karşılaşma bu çemberin içinden yapılan vuruşla başlar. Karşılaşma başlamadan önce oyuncular, kendi yarı alanlarında yer alırlar. Kısa kenarlarında, aut çizgisinin tam ortasında birer kale bulunur. Kalenin iki direğinin arası 7,32 metre, yüksekliği ise 2,44 metredir. Futbol topunun çevresi 68-71 cm, ağırlığı ise 435-497 gram arasında değişir.

Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında ceza alanı bulunur. Kalecilerin topu elle tutabildikleri tek yer burasıdır. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da altıpas denir. Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve kaleci dışındaki futbolcuların elle topa dokunmaları dahil 9 kusurlu hareket olarak nitelendirilen hareketler penaltıyla cezalandırılır. Penaltı atışı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 11 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan öne doğru hareket edemez, yalnızca kale çizgisi üzerinde sağa sola hareket edebilir.

Hakem kuralları çiğneyen takımı serbest vuruş kararıyla da cezalandırabilir. Serbest vuruşlarda, rakip takımın oyuncularının topa vuruş noktasından en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve kasıtlı faul yaparsa, orta hakem bu oyuncuyu sarı ya da kırmızı kartla cezalandırılır. Kırmızı kart gören oyuncu oyundan çıkarılır ve takımı eksik oyuncuyla oyunu sürdürmek zorunda kalır. Üst üste iki sarı kart gören oyuncu da kırmızı kart görmüş durumuna düşer. Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır. Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale arasında, kaleci dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt yalnızca karşı takımın oyun alanı içinde gerçekleşir.

Top hücumdaki takımının oyuncusunun ayağından aut çizgisi dışına çıkarsa aut olur. Bu durumda top altı pas içinden yeniden oyuna sokulur. Top savunma halindeki takımın oyuncusuna çarparak aut çizgisinden dışarı çıkarsa korner olur. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye korner ya da köşe atışı denen bir atış yapılır. Top taç çizgisi üzerinden oyun alanının dışına çıkarsa taç olur ve top karşı takımın oyuncusu tarafından dışarı çıktığı noktadan oyuna sokulur. Taç atışı elle yapılır. Taç ve korner atışlarından ofsayt kuralı uygulanmaz.

Futbol dört hakemin yönetiminde ve gözetiminde oynanır. Bir orta, iki de yan hakem bulunur. Oyunu orta hakem yönetir ve verdiği kararları kesin olarak uygular. Taç çizgisi üzerinde görev yapan yan hakemler ise, topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra faullerde, elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Oyun alanının yarısından sorumlu olan yan hakemler, orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar.

Futbol karşılaşması, her biri 45'er dakikalık iki devrede oynanır. İki devre arasında 5 dakikalık ara verilir. Oyun içinde çeşitli nedenlerin yol açtığı duraklamaların süresi dördüncü hakem tarafından belirlenir ve bu süreler her devrenin sonuna eklenir. Eleme maçları berabere bittiğinde oyuna 15’er dakikalık iki devre daha eklenir. Bu süre içinde ilk golü atan takım oyunu kazanır ve golün atıldığı anda maç sona erer. Bu uygulamaya “altın gol” kuralı adı verilir. Uzatma devrelerinde de maç berabere biterse, penaltı atışlarıyla oyun sonuçlandırılır.

Dünya'da Futbol


Bütün ülkelerin futbol federasyonları FIFA’ya bağlıdır ve FIFA’nın merkezi Zürich’tedir. Ayrıca Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) gibi beş tane de kıta konfederasyonu vardır.
Ulusal futbol karşılaşmaları, her ülkenin kendi futbol federasyonunun yönetiminde yapılır. Olimpiyat Oyunları'ndaki futbol karşılaşmaları ile Dünya Kupası gibi karşılaşmalar ise FIFA düzenler. Ayrıca her kıta konfederasyonu da kendi yetki alanında karşılaşmalar düzenler. UEFA'nın düzenlediği, Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası ve Kupa Galipleri Kupası bu tür turnuvalardır.

Dünya Kupası dört yılda bir düzenlenir. Son Dünya Kupası 9 Haziran- 9 Temmuz 2006 tarihleri arasında Almanya'da yapılmış ve kupayı finalde Fransa'yı penaltılarla yenen İtalya kazanmıştır. Dünya Kupası’nda en başarılı ülke olan Brezilya, bu kupayı beş kez (1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002) kazanmıştır.

Başta Brezilya olmak üzere Güney Amerika takımları heyecan verici ve ustalığa dayalı bir futbol oynarlar. Pele, Didi, Maradona gibi birçok büyük futbolcu bu kıtadan çıkmıştır. Avrupa'nın güçlü takımları arasında Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda, Portekiz, İspanya, Almanya, Türkiye, Yunanistan, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Rusya sayılabilir.Ve bunun yanı sıra İngilteree Premier Lig ise tüm dünyada büyük bir yankı uyandırmıştı.Ve aynı zamanda dünyada rekabet yarışına yol açan iki rekabetide Real Madrid ve Barcelona oluştırmuştur. Bu rekabet baya uzun bir süre sürecek gibi gözüküyor.

Türkiye'de Futbol


Türkiye'de futbol 1890'larda İzmir'e yerleşmiş olan İngilizlerce oynanmaya başladı. İngilizlerden sonra futbol takımları kuran Rum ve Ermeni gençler bu sporu İstanbul'a taşıdılar. Türkiye'deki ilk lig karşılaşmalarına 1904'te İstanbul'da gene İngilizler öncülük ettiler. O dönmede futbola iyi gözle bakılmadığı ve II. Abdülhamid yönetimi kalabalıkların oluşmasını istemediği için ilk Türk futbol takımı ancak 1901'de Kadıköy'de kurulabildi. Bu baskılardan dolayı da takıma İngilizce "Black Stockings" (Siyah Çoraplar) adı verildi. Ne var ki ilk maçın sonunda Black Stockings'in Türk takımı olduğu anlaşılınca oyuncularının bir bölümü tutuklandı. Daha sonra 1905'te Galatasaray Spor Kulübü, 1907'de Fenerbahçe Spor Kulübü, 1908'de Vefa ile Beykoz ve 1909'da Beşiktaş Jimnastik Kulübü (Beşiktaş Jimnastik klübü 1903'te kurulmuş olmasına rağmen futbol şubesi 1909'da açılmıştır) gibi spor kulüpleri kuruldu.

İstanbul Ligi şampiyonluğunu 1909'da ilk kez bir Türk takımı olarak Galatasaray kazandı. Böylece yabancıların kurduğu takımların üstünlüğü son buldu. Bu tarihlerde İstanbul ve İzmir'de yeni Türk takımları kuruldu. İzmir’de 1912'de kurulan Karşıyaka'yı 1914'te Altay izledi. Türk Futbol Federasyonu'nun kurulması I. Dünya Savaşı nedeniyle gecikti ve ancak 1923'te kurulabildi. Türkiye ilk ulusal maçında Romanya ile 2-2 berabere kaldı.

İlk lig maçları 1923'te İstanbul, Ankara ve İzmir'in amatör takımları arasında yapıldı. 1951'de profesyonelliğin kabul edilmesiyle bu üç ildeki karşılaşmalar profesyonel lig maçlarına dönüştü. Profesyonel Türkiye ligi 1959'da Milli Lig adını aldı ve ilk Milli Lig'in ilk şampiyonluğunu Fenerbahçe kazandı. Bu gelişmeler ülkenin hemen her kentinde ve büyük ilçesinde bir profesyonel futbol takımının doğmasına yol açtı. 1962'de İkinci Lig, 1966'da Üçüncü Lig kuruldu ve Milli Lig, Birinci Lig ve daha sonra Süper Lig olarak anılmaya başlandı.

Türk milli takımı Dünya Kupası final grubuna katılma hakkını ilk kez 1949'da kazandı. Ama parasal olanaksızlıklar nedeniyle 1950'de Rio de Janeiro'ya gidemediği için elendi. 1953'te İsviçre ve İspanya'yı eleyerek 1954 Dünya Kupası finallerine katılma hakkını yeniden kazandı. Ama Almanya Federal Cumhuriyeti'ne yenildi. Türkiye'nin 1956'da, o yılların güçlü takımı sayılan Macaristan’ı 3-1 yenmesi dikkat çekiciydi. Türk futbolu son dönemlerde önemli gelişme gösterdi. Türk milli takımı ilk kez 1996’da Avrupa Şampiyonası finallerine katıldı. 2000’de Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükseldi. 2002’de Japonya ve Güney Kore’de düzenlenen Dünya Kupası’nda Türkiye üçüncü oldu. Takımlar düzeyinde ize Galatasaray futbol takımı 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası’nı, Ağustos 2000’de de Süper Kupa’yı aldı.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen _Yağmur_; 7 Haziran 2016 23:58
Mystic@L - avatarı
[email protected]
Ziyaretçi
13 Eylül 2006       Mesaj #3
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Hakem işaretleri
Ad:  HakeminIsaretleri.jpg
Gösterim: 1309
Boyut:  11.9 KB
Ad:  images.jpg
Gösterim: 1181
Boyut:  7.1 KB
Yardımcı hakem işaretleri
Ad:  YardimciHakemIsaretleri.gif
Gösterim: 1279
Boyut:  9.2 KB
Oyun alanı dikdörtgen şeklinde olmak zorundadır. Taç çizgisi kale çizgisinden uzun olmak zorundadır.
Oyun alanının uzunluğu: Minimum 90 m, maksimum 120 m. Genişliği: Minimum 45 m, maksimum 90 m. dir.
Uluslararası maçlarda ise oyun alanı uzunluğu: Minimum 100 m, maksimum 110 m. genişliği: Minimum 64 m, maksimum 75 m.

Oyun alanının işaretlenmesi
Oyun alanı çizgilerle belirlenmiştir. Bu çizgiler ait oldukları alanı sınırlayan çizgilerdir.
Oyun alanını çevreleyen iki uzun çizgi taç çizgisi olarak adlandırılır. Kısa olanlar ise kale çizgisidir.
Oyun alanı çizgileri en çok 12 cm genişliğinde olmalıdır.
Oyun alanı orta saha çizgisiyle ikiye ayrılmıştır.
Orta nokta, orta alan çizgisinin orta noktasındadır. Çevresine 9.15 m çapında bir daire çizilmiştir.

Kale alanı
Kale alanları, oyun alanının her iki ucunda şu şekilde belirlenir:
Kale çizgisinden her iki kale direğinden 5.5 m uzaklıktan oyun alanının içine doğru 5.5 m uzunlukta iki çizgi çekilir ve bu çizgiler kale çizgisine paralel bir çizgiyle birleştirilir. Bu çizgilerle ve kale çizgisiyle sınırlı alan kale alanıdır.

Ceza alanı
Ceza alanı her iki tarafta şöyle belirlenir: Kale çizgisi üzerinden her kale direğinden 16.5 m uzaklıktan kale çizgisine dik 16.5 m uzunlukta iki çizgi çekilir ve bu çizgiler kale çizgisine paralel bir çizgiyle birleştirilir. Bu çizgilerle ve kale çizgisiyle sınırlı alan penaltı alanıdır.
Ceza alanında kale direklerinin arasındaki çizgiden 11 m uzaklıkta ve tam orta hizasında bir penaltı noktası bulunur. Her penaltı alanın dışına merkezi penaltı noktası olan 9.15 m çapında bir yay çizilir.

Bayrak direkleri
Köşe direkleri ucu sivri olmayan yüksekliği 1.5 m. den alçak olamamak şartıyla bir bayrakla oyun alanın tüm köşelerine konur. Bu bayrak direkleri istenirse ortasaha çizgisi kenarlarına da taç çizgisinden en az 1 m uzaklığa yerleştirilebilir.

Köşe yayı
Her korner bayrağına oyun alanı içine 1 m çapında bir yarım yay çizilir.

Kaleler
Her kale direği 12 cm’yi geçmemek üzere eşit kalınlıktadırlar. Gol çizgisi kale direkleriyle eşit kalınlıktadır. Ağlar kale direklerinin arkasına kaleciyi rahatsız etmeyecek şekilde direklere ve yere sağlamca tutturulur.
Kale direkleri beyaz renkte olmalıdırlar. İki direk arasındaki mesafe içten içe 7.32 metre, üst direğin alt kenarının yerden yüksekliği 2.44 metre’dir

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 23 Ekim 2016 21:55
stromy - avatarı
stromy
Ziyaretçi
13 Eylül 2007       Mesaj #4
stromy - avatarı
Ziyaretçi

Futbol


Futbol yetişkinler arasında olduğu kadar çocuklar arasında da yaygın bir spordur.
Futbol (İngilizce: football), dünyada en yaygın takım sporudur. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.
Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir. Homeros da "Odiesa"da top oyunlarından bahseder.
M.Ö 2500 yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir.

Orta Asya Türklerinin de kız erkek ve toplar kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut'un da bulundugu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı "Tepük" isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz.

Günümüz modern futbolunun temeli ise Romalı askerler arasında oynanan “harpastum” adlı oyundur. Futbolun Avrupa’daki tarihi ise büyük bir tartışma konusudur. Fransızlar, İngilizler ve İtalyanlar futbolun ilk defa kendi ülkelerinden diğer ülkelere yayıldığını iddia etmektedirler. Lakin futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy göstermiş olsada bugünkü haline en yakin şeklini 17. yüzyılda İngiltere'de almıştır.

Standart futbol sahası ve Ölçüleri


Futbolla ilgili kurallar Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (International Football Association Board–IFAB) tarafından belirlenir.
Futbol sahası dikdörtgen biçiminde, uzunluğu 90-120 metre, genişliği ise 45-90 metredir. Ancak uluslararası maçlarda bu ölçüler, uzunluk 100-110 metre, genişlik 64-75 metredir. Oyun alanı beyaz çizgilerle (karlı havalarda siyah çizgilerle) belirlenir. Bu çizgiler sınırladıkları alana dahildir. Bütün çizgiler 'en fazla' 12 cm (5 inç) genişliğinde olmalıdır. Uzun kenarlara taç çizgisi, kısa kenarlara kale çizgisi denir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise orta çizgiadı verilir. Orta çizginin tam ortasında başlama noktası bulunur. Başlangıç noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında bulunan çembere de orta yuvarlak denir. Taç çizgisi ile kale çizgisinin birleştiği noktaya köşe denir. Her köşeye, en az 1.5 m. (5 ayak) yüksekliğinde, ucu sivri olmayan ve bayrak takılan bir direk dikilir. Bu direklere bayrak direği denir. Bayrak direkleri ayrıca, orta saha çizgisi hizasında, taç çizgisinin en az 1 m.(1 yarda) dışına dikilebilir. Köşe Yayı Her bir köşe Bayrak direğinden itibaren oyun alanı içine 1 m. (1 Yarda) yarıçaplı çeyrek daire yayı çizilir. Kale çizgilerinin tam ortasında birer kale bulunur. Kale iki kale direği ve bir üst direk'ten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Her iki direk ile üst direk aynı kalınlıkta ve en çok 12 santimetre (5 inç) olmalıdır. Kale çizgileri de kale direkleri ile aynı genişlikte olurlar. Kale ağları, yan direklere, üst direğe ve yere iyice tutturulmak ve kaleciye hareket serbestisi vermek şartı ile kalelere takılabilir. Kale direkleri ve üst direk beyaz renkte olmalıdır. Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında ceza alanı bulunur. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da kale alanı (altıpas) denir. Ceza alanı içerisinde kalenin ortasından 11m. uzaklıkta penaltı noktası bulunur. Penaltı noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında ceza sahası dışında yer alan ve ceza sahası çizgilerinde sonlanan yaya Ceza yayı denir.

Futbol Topu


Futbol topu yuvarlak, deriden veya bir diğer uygun malzemeden imal edilmiş, çevresi en çok 70 santimetre (28 inç), en az 68 santimetre (27 inç), oyunun başlangıcındaki ağırlığı ise en çok 450 gr (16 onz), en az 410 gr (14 onz) gram arasında, basıncı deniz seviyesinde 0.6-1.1 atmosfer (600 gr/cm² - 1100 gr/cm²; 8.5 lbs/sq.in. ¬15.6 lbs/sq.in.) arasında değişir.

Oyuncular ve Teknik Kadro


Oyuncular
Futbol oyuncularına futbolcu denir. Futbol maçında oyun alanında biri kaleci olmak üzere 11'er kişilik iki takım bulunur. Eğer takımlardan birinde 7'den az oyuncu varsa, o maç başlatılamaz. Bütün maçlarda, yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilmelidir. İsmi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar.

Yedek Oyuncular
  • Resmi maçlarda yani FIFA'nın, konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir. Müsabaka yönetmeliğinde, 3 ile 7 arasında olmak üzere yedek oyuncu sayısı belirtilmelidir.Diğer maçlarda, takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlar ve hakeme maçtan önce bildirirlerse, anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler. Eğer hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.
Oyuncuların Giysileri
Bir oyuncu, kendisine veya bir başka oyuncuya tehlikeli olabilecek herhangi bir giysi giymemeli veya {herçeşit takılar da dahil} gereçler taşımamalıdır. Oyuncular kendi takımının simgesi olan çoğunlukla forma giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılır. numaralar açık okunabilir şekilde olmalıdır. Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler. Alt giysi olarak şort giyerler. Eğer şortun altına tayt giyilirse şortun rengiyle aynı olması gerekir. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar yani krampon kullanırlar. Ayağa veya kaval kemiğine gelen tekmelerde yaralanmaları en aza indirmek için tekmelik ve tozluk(dize kadar örtebilen uzun spor çorabı) kullanırlar. Tekmelikler yeterli koruma sağlayan lastik plastik vb. malzemeden yapılmalı ve oyun sırasında tozluklarla tamamen örtülmelidir. Kaleciler çoğunlukla eldiven takarlar.

Teknik kadro
Takımın yönetiminden ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumlu kişilerdir. Teknik Direktör, yardımcı antrenör, antrenörler, kaleci
  • Karar 1:Kalmak üzere, bir takımdaki en az oyuncu sayısı ulusal federasyonların takdirine bırakılmıştır. Ancak, IFAB bir maçın bir takımda 7’den az oyuncu kaldığı hallerde devam etmemesi gerektiği kanısındadır.
  • Karar 2: Maç süresince teknik direktör oyuncularına taktik direktifler verebilir. Ancak bu direktifleri verdikten sonra derhal yeektör ve diğer görevliler, teknik alanın bulunduğu
Hakemler
maçı yönetmede ve oyun kurallarını uygulamada tam yetkili olarak atanmış kişidir. Futbol dört hakemin yönetiminde ve gözetiminde oynanır. Oyunu orta hakem yönetir ve verdiği kararları kesin olarak uygular. Taç çizgisi üzerinde her yarı saha için bir yardımcı hakem olmak üzere toplam iki yardımcı hakem vardır. Bunlar çapraz olarak yer alırlar. Yardımcı hakemler topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra , elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Oyun alanının yarısından sorumlu olan yardımcı hakemler, orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar. Dördüncü hakem oyunu gözler, oyuncu giriş çıkışlarını kontrol eder ve herhangi bir sakatlık durumunda orta hekemin yerini alır.
Orta Hakemin Yetkileri ve Görevleri
  • oyun kurallarını uygular,
  • oyunu, yardımcı hakemler ve varsa dördüncü hakem ile işbirliği içinde yönetir,
  • kullanılan her topun Kural 2'de belirtilen özelliklere uygun olup olmadığını kontrol eder.
  • oyuncuların giysilerinin 4’üncü kuralda belirtilen özelliklere uygunluğuna karar verir,
  • oyunun süresini belirler ve oyun ile ilgili kayıtlarını tutar,
  • kuralların herhangi bir şekilde ihlalinde veya diğer bir sebepten gerekli görürse, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,
  • herhangi bir harici müdahele halinde, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,
  • bir oyuncunun ciddi sakatlandığı kanısına varırsa oyunu durdurur ve o oyuncunun oyun alanından çıkarılmasına sağlar,
  • bir oyuncunun hafıf sakatlandığı kanısına varırsa oyunu top oyundışı oluncaya kadar devam ettiıir,
  • kanayan yarası olan bir oyuncunun oyun alanından çıkarılmasını sağlar. Bu oyuncu ancak hakemin kanamanın durduğuna kanaat getirmesi halinde hakemin işareti ile oyun alanına dönebilir.
  • oyunu durdurmakla, ihlali yapan takıma bir avantaj sağlayacağı hallerde oyunu devam ettirir. Düşündüğü avantajın oluşmaması halinde yapılan ihlali cezalandırır.
  • bir oyuncunun aynı anda birden fazla ihlal yaptığı durumlarda daha ağır olan ihlali cezalandırır.
  • ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlali yapan oyuncuyu gerekli şekilde cezalandırır. Gerekeni o anda yapmazsa, topun oyundışı olduğu ilk anda yapmalıdır.
  • sorumlu bir şekilde hareket etmeyen takım yetkililerini cezalandırır ve gerekirse oyun alanından ve çevresinden uzaklaştırır,
  • kendisinin göremediği olaylarda, yardımcı hakemlerin verdiği bilgiye göre hareket eder,
  • yetkili olmayan kişileıin oyun alanına girmemesini sağlar, durmuş olan oyunu tekrar başlatır,
  • oyunculara ve/veya takım yetkililerine ve maç öncesinde, maç sırasında ve maç sonrasında meydana gelen olaylara karşın alınan disiplin tedbirleri hakkında bilgi içeren maç raporunu ilgili kurumlara verir.
Hakemin oyun ile ilgili kararları nihaidir. Hakem verdiği bir kararı, ancak doğru olmadığını anladığı durumlarda veya gerekli görürse, yardımcı hakemin verdiği bilgiye göre, oyunu tekrar başlatmadan önce değiştirebilir.

Yardımcı Hakemlerin Yetkileri ve Görevleri
Karar yetkisi hakemde olmak üzere, aşağıdaki durumları işaret etmek için iki yardımcı hakem atanır:
  • topun ne zaman tamamıyla oyun alanından çıktığını,
  • hangi takımın köşe vuruşu, kale vuruşu veya taç atışı yapacağını,
  • bir oyuncunun pozisyonu dolayası ile ne zaman ofsayt olarak cezalandarılacağını,
  • oyuncu değişikliği istendiğini,
  • hakemin göremediği fena hareketleri ve diğer olayları
  • pozisyona hakemden daha yakın olduklarında meydana gelen ihlalleri (bu, bazı özel durumlarda, ceza alanı içinde meydana gelen ihlalleri de kapsar)
  • penaltı vuruşlarında kalecinin topa vurulmadan önce ileri hareket ettiğini ve topun gol çizgisini geçtiğini orta hakeme bildirirler.
Ayrıca yardımcı hakemler, hakemin maçı oyun kurallarına göre yönetmesine yardımcı olurlar. Bazı durumlarda 9,15 m. mesafenin kontrolü için oyun alanına girebilirler. Bir yardımcı hakemin gereksiz müdahale veya yakışıksız hareketleri olduğunda, hakem onun görevine son verecek ve durumu yetkili konumlara rapor edecektir.

Oyunun amacı, topu rakip kaleye atmaktır. Topu elle ve kolla oynamak kesinlikle yasaktır, ama kafa ile ya da kurallara uygun olarak bedenin herhangi bir yeriyle topa vurulabilir. Yalnızca kaleci belirlenmiş bir alan içinde topu elle tutabilir.
Karşılaşma çemberin içinden yapılan vuruşla başlar.Karşılaşma başlamadan önce oyuncular, kendi yarı alanlarında yer alırlar.
Gol, aut, taç gibi durumların oluşabilmesi için topun "tamamının" çizgiyi geçmesi yeterlidir.

Kalecilerin topu elle tutabildikleri tek yer ceza alanıdır.Kaleci ceza alanı dışında(saha içerisinde)topla temas halinde bulunursa "ikaz" niteliğinde sarı kart ile kaleci cezalandırılır. Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve kaleci dışındaki futbolcuların elle topa dokunmaları dahil 9 kusurlu hareket olarak nitelendirilen hareketler penaltı ile cezalandırılır. Penaltı atışı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 11 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan öne doğru hareket edemez, yalnızca kale çizgisi üzerinde sağa sola hareket edebilir. Hakem kuralları çiğneyen takımı serbest vuruş kararıyla da cezalandırabilir. Serbest vuruşlarda, rakip takımın oyuncularının topa vuruş noktasından en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve kasıtlı faul yaparsa, orta hakem bu oyuncuyu sarı ya da kırmızı kartla cezalandırır. Kırmızı kart gören oyuncu oyundan çıkarılır ve takımı eksik oyuncuyla oyunu sürdürmek zorunda kalır. Üst üste iki sarı kart gören oyuncu da kırmızı kart görmüş durumuna düşer. Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır.

Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale çizgisi arasında, kaleci ya da karşı takım oyuncusu dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt yalnızca karşı takımın oyun alanı içinde gerçekleşir. Top hücumdaki takımının oyuncusunun ayağından aut çizgisi dışına çıkarsa dışarı çıkmış olur. Bu durumda top altı pas içinden yeniden oyuna sokulur. Top savunma durumundaki takımın oyuncusuna çarparak aut çizgisinden dışarı çıkarsa köşe vuruşu olur. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye köşe vuruşu ya da köşe atışı denen bir atış yapılır. Top taç çizgisi üzerinden oyun alanının dışına çıkarsa taç olur ve top karşı takımın oyuncusu tarafından dışarı çıktığı noktadan oyuna sokulur. Taç atışı elle yapılır. Taç ve köşe vuruşu atışlarından ofsayt kuralı uygulanmaz. Futbol karşılaşması, her biri 45'şer dakikalık iki devrede oynanır. İki devre arasında 15 dakikalık ara verilir. Oyun içinde çeşitli nedenlerin yol açtığı duraklamaların süresi orta hakem tarafından belirlenip dördüncü hakeme iletilir, dördüncü hakem bu uzatmaları ışıklı tabela ile taraflara bildirir ve bu süreler her devrenin sonuna eklenir.

Eğer bir karşılaşmada yitiren takım elenecekse ve maç berabere biterse; ya da iki karşılaşma şeklinde oynanan (iki takımın sahasında birer maç) bir eleme turu sonucunda takımların yengi (galibiyet), beraberlik, yenilgi ve gol averajları aynı ise 90 dakika sonuna 15'er dakikalık iki devre eklenir. Bu iki devrenin sonunda herhangi bir takım diğerine skor ya da averaj üstünlüğü (iki karşılaşma şeklinde oynanan eleme turlarında) sağlamışsa karşılaşma bu takımın lehine sonuçlanır. Eğer eşitlik bozulmamışsa seri penaltı atışlarına geçilir ve bir takım yenene kadar karşılıklı penaltı atışları kullanılır. Futbolun Kuralları Direkt, endirekt ya da penaltı vuruşu ile cezalandırılan faul ve fena hareketler, karşı tarafa zarar verme amacı taşıması halinde ihtar ve ihraçla da sonuçlanabilir. Fauller ve Fena Hareketler aşağıdaki şekillerde cezalandırılır: Direkt Serbest Vuruş Eğer, bir oyuncu aşağıda belirtilen 6 ihlalden birisini hakemin kanaatince dikkatsiz, kontrolsüz veya aşırı güç kullanarak yaparsa rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:
1- Rakibe tekme atarsa veya tekme atmaya teşebbüs ederse,
2- Rakibi çelmelerse veya çelmelemeye teşebbüs ederse,
3- Rakibin üstüne sıçrarsa,
4- Rakibe şarj yaparsa,
5- Rakibe vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse,
6- Rakibini iterse. Ayrıca, eğer bir oyuncu aşağıdaki 4 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:
7- Topu kazanmak için ayakla müdahale ederken (tackle) topa dokunmadan önce rakibe dokunursa,
8- Rakibini tutarsa,
9- Rakibe tükürürse,
10- Topu eliyle bilerek oynarsa (kendi ceza alanındaki kaleci hariç). Direkt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır.

Penaltı Vuruşu
Eğer yukarıda belirtilen 10 ihlalden birisi bir oyuncu tarafından kendi ceza alanı içinde yapılırsa, topun oyunda olması koşuluyla, topun pozisyonuna bakılmaksızın bir penaltı vuruşu verilir.

Endirekt Serbest Vuruş
Kaleci, kendi ceza sahasında, aşağıdaki 5 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Topu eliyle kontrol ettikten sonra altı saniye içinde oyuna bırakmazsa Topu oyuna bıraktıktan sonra, top başka bir oyuncuya değmeden önce, topa tekrar eliyle dokunursa, Takım arkadaşı tarafından ayakla bilerek kendisine verilen topa eliyle dokunursa, Takım arkadaşının taç atışından doğrudan gelen topa eliyle dokunursa, Zaman geçirirse. Eğer bir oyuncu hakemin kanatına göre aşağıdaki ihlallerden birini yaparsa rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Tehlikeli tarzda oynarsa, Rakibinin ilerlemesine mani olursa, Kalecinin elindeki topu oyuna sokmasına engel olursa, 12.madede belirtilmeyen bir nedenden dolayı oyuncunun ihtar veya ihraç edilmesi için oyun durdurulduğunda. Endirekt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 23 Ekim 2016 22:27
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
11 Ağustos 2011       Mesaj #5
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Futbol



Ad:  Futbol Kuralları-2.jpg
Gösterim: 857
Boyut:  14.6 KB
Topu karşı kaleye sokmak temeline dayanan, on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayaktopu.

Oyuncular bedenlerinin el dışındaki bölümlerini, özellikle ayaklarını ve kafalarını kullanarak topu karşı takımın kalesine sokmak amacını güderler. Orta Çağ'dan beri İngiltere ve Fransa'da oynanan ve topa elle de vurulan bir oyun günümüz futbolunun atası sayılabilir. Bu eski oyun "rugby" adıyla bugün de oynanmaktadır. 19. yüzyılda İngiltere'de "rugby"den ayrılan futbol hızla tüm dünyayı sardı.

Oyun kurallarını 1860'lı yılarda Londra'da kurulan Futbol Derneği saptadı. Futbol 90-120 m. uzunluğunda ve 45-90 m. genişliğinde dikdörtgen bir çim alanda oynanır. Oyunda kullanılan top, çevresi 68-61 cm., ağırlığı 396-453 gr. olan bir küredir. Süre, uzatmalar dışında 90 dakikadır ve 45'er dakikalık iki devre hâlinde oynanır. Devre arası 15 dakikadır. Kaleler 7,32 m. genişlikte, 2,44 m. yüksekliktedir. Kale arkası bir file (ağ) ile kapatılmıştır. Her iki yarı alanın dışarı çizgisi ortasında bulunur. Oyunu bir orta hakem ve iki yan hakem yönetir. Hakemin hata yapan oyuncuları çıkarma, oyunu durdurma, başlatma ve bitirme yetkisi vardır. Yapılan sayıları hakem kaydeder. Hakem, oyuna gereksiz yere karışan yan hakemleri oyundan çıkarabilir. On bir oyuncunun biri kaleyi korumakla görevlendirilir. Oyun, kalelerin seçimi için para atılarak başlar.

Her takım oyun süresinde iki oyuncu değiştirebilir. Kaleci sakatlanırsa yerine oyunculardan bir arkadaşı geçer. Top taç çizgisi denilen yan çizgileri geçerek alanın dışına çıkarsa, karşı takıma topu oyuna elle atarak sokma hakkı tanınır. Topa elle dokunmaya yalnızca taç atışlarında izin verilir. Hatalı oyun, ceza atışıyla cezalandırılır. Eğer hata takımın kendi kalesi önünde yapılmışsa doğrudan kaleye atış yapılır. Bu atışa "penaltı" denilir. Topun kaleye her girişinde atışı yapan takım bir sayı kazanmış, yani "gol" atmış olur. Top, kaleye girmeden o kale alanında oynayan takımın bir oyuncusu tarafından kale çizgisi dışına çıkartılırsa, karşı takım kale doğrultusundaki köşeden korner atışı yapar.

19. yüzyılda konulan oyuncuların yerleriyle ilgili kurallar, 1958'de Brezilyalıların 4-2-4 (dört bek, iki haf, dört forvet) düzenini uygulamalarıyla değişti. 1960'tan sonra savunmaya yönelik olarak 1-4-2-3 düzeni geliştirildi. Bu düzende dörtlü savunmanın arkasına "libero" denen boşta bir oyuncu gizlenir. Sonraları daha yakın yıllarda 4-3-3 lük karma düzen yaygınlık kazandı. Bu düzende sonuca gitmek daha güvenceli kılınmıştır. Futbolun tüm ülkelere yayılması ve birçok amatör ve profesyonel klübün kurulması üzerine Dünya Futbol Federasyonu kuruldu.

Dört yılda bir Dünya Kupası maçları düzenlendi. 1958, 1962 ve 1974 kupalarını Brezilya, 1930 ve 1950 kupalarını Uruguay, 1934,1944 ve 1982 kupalarını İtalya, 1978 ve 1986 kupalarını Arjantin; 1954, 1970 ve 1990 kupalarını Batı Almanya, 1998 kupasını Fransa kazandılar. 1966'da kupanın sahibi İngiltere oldu.

1958 yılından başlayarak iki yılda bir ve çift yıllarda olmak üzere Avrupa Şampiyonası ve Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası düzenlendi. Her yıl düzenlenen Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanan takım, Amerika kıtası şampiyonu ile karşılaşır. Ayrıca 1960 yılından sonra, yine Avrupa çapında her yıl, bir kupa galipleri turnuvası düzenlendi.

Türkiye'de 1890'larda dernek kurmak yasak olduğundan futbolu yalnızca yabancılar oynayabiliyordu. Bu nedenle Türkiye'de futbolu 1890'da İzmir'de ve 1894'te İstanbul'da İngilizler oynadılar. 1902'de James Lafontaine, Kadıköy Kulübü'nü kurdu. 1903'te yine İngilizler Moda ve İmogene, 1904'te de Rumlar Elpis kulüplerini kurdular. Kadıköy Kulübü ilk kez bir Türk'e (Fuat Hüsnü Kayacan) takma adla oynama izni verdi. Bu dört kulüp 1904-1914 yılları arasında bir şampiyona düzenlediler. Kupayı İmogene takımı aldı.

Ali Sami Yen ve arkadaşları 1905'te Galatasaray Lisesi'nde ilk Türk futbol takımını kurdular. Galatasaray'ı 1907'de Fenerbahçe, daha sonra Vefa ve Beykoz (1908) ve Beşiktaş (1910) takımları izledi. İzmir'in ilk takımları Panionios (1900), Apollon ve Pelops adlı Rum ve Karşıyaka (1912), Altay (1914), Altınordu (1923) ve Göztepe (1925) adlı Türk takımlarıdır. Yabancı takımlarla ilk maçı 1911 yılında Macarlar ile karşılaşan Galatasaray yaptı.

1923'te ilk Türk Futbol Federasyonu kuruldu. Başkanlığına Fuat Hüsnü Kayacan seçildi. Ulvi Ziya Yenal, Orhan Şeref Apak dört kez federasyon başkanlığı yaptılar. Futbol Federasyonu, FİFA üyeliğine 21 Mayıs 1923'te kabul edildi. 26 Ekim 1923'te İstanbul'da Romanya ile yapılan ilk millî maç berabere sonuçlandı. Futbol alanında önemli yeniliklerin ortaya çıktığı 1924 yılında İngiltere'den futbol antrenörleri getirildi ve olimpiyatlara katılındı. Aynı yıl içinde ilk Türkiye birinciliği yapıldı ve Hamdi Emin Çap adlı Türk hakemi Moskova'da Türkiye - SSCB maçını yönetti.

Türkiye futbol ligleri günümüzdeki yapısına kavuşuncaya değin çeşitli adlar altında oynandı. Millî Küme adı altında toplanan ve 1937'den 1943'e değin Maarif Mükâfatı, 1944'ten 1951'e değin de Millî Eğitim Mükâfatı olarak anılan liglerden sonra 1959'da Türkiye I. Ligi kuruldu. 1952 yılında profesyonellik ilkeleri açıklandı.

MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 23 Ekim 2016 18:40
serhat123 - avatarı
serhat123
Ziyaretçi
30 Haziran 2012       Mesaj #6
serhat123 - avatarı
Ziyaretçi

Futbol Tarihi


Ad:  Futbol Tarihi.jpg
Gösterim: 839
Boyut:  19.0 KB
Ayakla oynanılan top oyunlarının MÖ 3000'li Asya Hun Devleti'ne kadar ulaştığı bilinmektedir. Ayrıca Hunların oynadığı bu oyunu Çinliler görerek daha da geliştirmiş ve Cuju adlı oyunu çıkarmıştır. Yani ilk futbol oyununu, Asya'da Hunlar ve Çinliler çıkarmıştır.

Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hattâ bu zamandan kalma 7,5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar, 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir. Homeros da Odysseia'da top oyunlarından bahseder.
MÖ 2500 yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir.

Orta Asya Türkleri'nin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut'un da bulundugu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı "Tepük" isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futboluna oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz.

Günümüz modern futbolunun temeli ise Romalı askerler arasında oynanan “harpastum” adlı oyundur. Futbolun Avrupa’daki tarihi ise büyük bir tartışma konusudur. Fransızlar, İngilizler ve İtalyanlar futbolun ilk defa kendi ülkelerinden diğer ülkelere yayıldığını iddia etmektedirler. Lakin futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy göstermiş olsa da bugünkü haline en yakın şeklini 19. yüzyılda İngiltere'de almıştır.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen _Yağmur_; 7 Haziran 2016 23:52 Sebep: ek yüklendi
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
7 Haziran 2016       Mesaj #7
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

Hakemler


Ad:  Futbol Hakemi.jpg
Gösterim: 744
Boyut:  7.7 KB
Maçı yönetmede ve oyun kurallarını uygulamada tam yetkili olarak atanmış kişidir. Futbol dört hakemin yönetiminde ve gözetiminde oynanır. Oyunu orta hakem yönetir ve verdiği kararları kesin olarak uygular. Taç çizgisi üzerinde her yarı saha için bir yardımcı hakem olmak üzere toplam iki yardımcı hakem vardır. Bunlar çapraz olarak yer alırlar. Yardımcı hakemler topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra , elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Oyun alanının yarısından sorumlu olan yardımcı hakemler, orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar. Dördüncü hakem oyunu gözler, oyuncu giriş çıkışlarını kontrol eder ve herhangi bir sakatlık durumunda orta hekemin yerini alır.

Orta Hakemin Yetkileri ve Görevleri

  • oyun kurallarını uygular,
  • oyunu, yardımcı hakemler ve varsa dördüncü hakem ile işbirliği içinde yönetir,
  • kullanılan her topun Kural 2'de belirtilen özelliklere uygun olup olmadığını kontrol eder.
  • oyuncuların giysilerinin 4’üncü kuralda belirtilen özelliklere uygunluğuna karar verir,
  • oyunun süresini belirler ve oyun ile ilgili kayıtlarını tutar,
  • kuralların herhangi bir şekilde ihlalinde veya diğer bir sebepten gerekli görürse, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,
  • herhangi bir harici müdahele halinde, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,
  • bir oyuncunun ciddi sakatlandığı kanısına varırsa oyunu durdurur ve o oyuncunun oyun alanından çıkarılmasına sağlar,
  • bir oyuncunun hafıf sakatlandığı kanısına varırsa oyunu top oyundışı oluncaya kadar devam ettiıir,
  • kanayan yarası olan bir oyuncunun oyun alanından çıkarılmasını sağlar. Bu oyuncu ancak hakemin kanamanın durduğuna kanaat getirmesi halinde hakemin işareti ile oyun alanına dönebilir.
  • oyunu durdurmakla, ihlali yapan takıma bir avantaj sağlayacağı hallerde oyunu devam ettirir. Düşündüğü avantajın oluşmaması halinde yapılan ihlali cezalandırır.
  • bir oyuncunun aynı anda birden fazla ihlal yaptığı durumlarda daha ağır olan ihlali cezalandırır.
  • ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlali yapan oyuncuyu gerekli şekilde cezalandırır. Gerekeni o anda yapmazsa, topun oyundışı olduğu ilk anda yapmalıdır.
  • sorumlu bir şekilde hareket etmeyen takım yetkililerini cezalandırır ve gerekirse oyun alanından ve çevresinden uzaklaştırır,
  • kendisinin göremediği olaylarda, yardımcı hakemlerin verdiği bilgiye göre hareket eder,
  • yetkili olmayan kişileıin oyun alanına girmemesini sağlar,
durmuş olan oyunu tekrar başlatır,
  • oyunculara ve/veya takım yetkililerine ve maç öncesinde, maç sırasında ve maç sonrasında meydana gelen olaylara karşın alınan disiplin tedbirleri hakkında bilgi içeren maç raporunu ilgili kurumlara verir.
Hakemin oyun ile ilgili kararları nihaidir. Hakem verdiği bir kararı, ancak doğru olmadığını anladığı durumlarda veya gerekli görürse, yardımcı hakemin verdiği bilgiye göre, oyunu tekrar başlatmadan önce değiştirebilir.

Yardımcı Hakemlerin Yetkileri ve Görevleri



Karar yetkisi hakemde olmak üzere, aşağıdaki durumları işaret etmek için iki yardımcı hakem atanır:
  • topun ne zaman tamamıyla oyun alanından çıktığını,
  • hangi takımın köşe vuruşu, kale vuruşu veya taç atışı yapacağını,
  • bir oyuncunun pozisyonu dolayası ile ne zaman ofsayt olarak cezalandarılacağını,
  • oyuncu değişikliği istendiğini,
  • hakemin göremediği fena hareketleri ve diğer olayları
  • pozisyona hakemden daha yakın olduklarında meydana gelen ihlalleri (bu, bazı özel durumlarda, ceza alanı içinde meydana gelen ihlalleri de kapsar)
  • penaltı vuruşlarında kalecinin topa vurulmadan önce ileri hareket ettiğini ve topun gol çizgisini geçtiğini orta hakeme bildirirler.
Ayrıca yardımcı hakemler, hakemin maçı oyun kurallarına göre yönetmesine yardımcı olurlar. Bazı durumlarda 9,15 m. mesafenin kontrolü için oyun alanına girebilirler. Bir yardımcı hakemin gereksiz müdahale veya yakışıksız hareketleri olduğunda, hakem onun görevine son verecek ve durumu yetkili konumlara rapor edecektir.

İşte Futbolun 17. yüzyıldan Günümüze Kadar Olan Aşamaları ve Geçmişten Bu Yana Alınan Futbol Kuralları;



1841 – Futbol topunun tam olarak bir küre biçiminde kabul edilmesi
1848 – “Cambridge Kuralları” adı altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla Cambridge’de ögrenciler arasında ilk futbol maçı oynanmıştır.
1855 – Bir İngiliz takımı ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynadı. Böylece Almanya’da futbolun temelini atıldı.
1857 – İngiltere’de ilk futbol kulübü Sheffield Club‘in kuruldu.
1863 – İngiltere’de bir Futbol Federasyonu kuruldu
1870 – Portekiz’de ikamet eden İngilizlerin bu ülkede futbolu yaymaya başladılar.
1871 – “Kral Kupası” veya “İngiltere Federasyon Kupası” adı altında bir futbol organizayonu kurulmuştur.
1893 – FA Kupası ilk Final maçı; Wolves 1 : 0 Everton
1872 – İngiltere-iskoçya maçı ilk milli maç olarak tarihe geçti.
1875 – Kalelere üst direk konuldu ve topa kafayla vurulmasına izin verildi.
1876 – Korner (Köşe Vuruşu) kuralının kabul edildi.
1879 – Glasgow’dan Darwen’e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolu açıldı.
1882 – Futbol kurallarında değişiklik yapmak için yetkili bir kurum olarak “International Board” kuruldu.
1885 – Profesyonellik İngiltere’de resmen kabul edildi.
1886 – Ofsayt kuralı kabul edildi.
1889 – Danimarka ve Hollanda‘da futbol federasyonları kuruldu.
1890 – Futbol maçlarında tam yetki hakemlere verildi.
1891 – Penaltı kabul edildi.
1893 – Amerika’da ilk futbol federasyonu Arjantin’de kuruldu.
1895 – İngiltere’de bayanların ilk futbol maçını oynandı.
1899 – Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlendi.
1901 – Sheffield United – Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110.802 kişinin izledi.
1902 – İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya Macaristan’ı 5-0 yendi.
1903 – Averaj kabul edildi.
1904 – Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre FIFA‘yı kurdu.
1906 – Kıtalar arası ilk milli maçta Güney Afrika Brezilya’yı Brezilya’da 5-0 yendi.
1907 – Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmaması kabul edildi.
1908 – Londra Olimpiyat Oyunları’nda futbol ilk kez olimpiyat oyunlarında yer aldı.

Getirilen Yenilikler

  • 1871 yılında kalecinin topu elle tutması kuralı getirilmiştir.
  • 1873 yılında korner atışları kullanılmaya başlanmıştır.
  • 1875 yılında topa kafa ile vurma serbestliği getirilmiştir.
  • 1888 yılında İngiliz Profesyonel Futbol Ligi başlamıştır.
Futbolun artık profesyonel bir lige kavuşması, bu oyunun Avrupa’ya hızla yayılmasına yol açmıştır. Futbolda Uluslar arası anlamda oynanan müsabakaların artışı, 1904 yılında FİFA’nın kurulmasıyla neden olmuştur. Dünyada oldukça sevilen Dünya Kupası, ilk olarak FİFA tarafından Uruguay’da 1930 tarihinde uygulanmıştır.
Kitleleri peşinden koşturma özelliği olan futbol, dünyada oldukça fazla sevilmekte ve oynanmakta. Ortaya çıkış tarihi ve yeri tam olarak bilinmese de, bulgular bizi M֒ye götürmekte ve profesyonel anlamda da İngiltere’ye çıkarmaktadır.
MsXLabs.org
-derlemedir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
7 Haziran 2016       Mesaj #8
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
Ad:  Futbol Kuralları-6.jpg
Gösterim: 844
Boyut:  12.9 KB

Futbol Saha Ölçüleri Nedir?


Futbol alanı dikdörtgen biçiminde, uzunluğu 90-120 metre, genişliği ise 45-90 metredir. Ancak uluslararası maçlarda bu ölçüler uzunluk 100-110 metre, genişlik 64-75 metredir. Uzun kenarlara taç çizgisi, kısa kenarlara kale çizgisi denir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise orta çizgi adı verilir. Orta çizginin tam ortasında 9,15 metre yarıçapında bir çember bulunur ve bu çembere de orta yuvarlak denir. Karşılaşma bu çemberin içinden yapılan vuruşla başlar. Karşılaşma başlamadan önce oyuncular, kendi yarı alanlarında yer alırlar. Kale çizgilerinin tam ortasında birer kale bulunur. Kale iki kale direği ve bir üst direkten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Futbol topunun çevresi 68-70 cm, oyunun başlangıcındaki ağırlığı ise 410-450 gram arasında değişir.

Penaltı Nedir?


Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında ceza alanı bulunur. Kalecilerin topu elle tutabildikleri tek yer burasıdır. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da kale alanı (altıpas) denir. Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve kaleci dışındaki futbolcuların elle topa dokunmaları dahil 9 kusurlu hareket olarak nitelendirilen hareketler penaltı ile cezalandırılır. Penaltı atışı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 11 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan öne doğru hareket edemez, yalnızca kale çizgisi üzerinde sağa sola hareket edebilir.

Serbest Vuruş Nedir?


Hakem kuralları çiğneyen takımı serbest vuruş kararıyla da cezalandırabilir. Serbest vuruşlarda, rakip takımın oyuncularının topa vuruş noktasından en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve kasıtlı faul yaparsa, orta hakem bu oyuncuyu sarı ya da kırmızı kartla cezalandırır. Kırmızı kart gören oyuncu oyundan çıkarılır ve takımı eksik oyuncuyla oyunu sürdürmek zorunda kalır. Üst üste iki sarı kart gören oyuncu da kırmızı kart görmüş durumuna düşer. Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır.

Ofsayt Nedir?


Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale çizgisi arasında, kaleci ya da karşı takım oyuncusu dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt yalnızca karşı takımın oyun alanı içinde gerçekleşir.

Aut Nedir?


Top hücumdaki takımının oyuncusunun ayağından aut çizgisi dışına çıkarsa dışarı çıkmış olur. Bu durumda top altı pas içinden yeniden oyuna sokulur.

Korner Nedir?


Top savunma durumundaki takımın oyuncusuna çarparak aut çizgisinden dışarı çıkarsa köşe vuruşu olur. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye köşe vuruşu ya da köşe atışı denen bir atış yapılır.

Taç Nedir? Taçtan Ofsayt Olur mu?


Top taç çizgisi üzerinden oyun alanının dışına çıkarsa taç olur ve top karşı takımın oyuncusu tarafından dışarı çıktığı noktadan oyuna sokulur. Taç atışı elle yapılır. Taç ve köşe vuruşu atışlarından ofsayt kuralı uygulanmaz.

Kaleler ve ceza alanı


Kaleler her iki kale çizgisinin üzerine ve tam ortasına yerleştirilir. Kale, zemine 90 derece dik iki direk ile bunları birleştiren ve zemine paralel olan bir üst direkten oluşur. iki kale direğinin arasındaki mesafe 7,32 m. üst direğin yerden yüksekliği de 2,44 m. olmalıdır.Kale direkleri 12 cm. yi geçmeyecek kalınlıkta ve beyaz olmak zorundadır.

Her kalenin önünde bir küçük bir de onu da içine alan büyük bir dikdörtgen bulunur. Küçük olan dikdörtgen kalecinin durduğu kale çizgisine yapışık ve ortalı ve 5,5 m. ye 18,32 m. büyüklüğündedir ve kale alanı (altı pas da denir) olarak adlandırılır. Kalecinin bu alan içinde dokunulmazlığı vardır.

Kale alanını içine alacak şekilde ortalanmış büyük dikdörtgen ise 16.5 m.ye 40.3 m. büyüklüğündedir ve bu alana da ceza alanı denir. Bu alanı ortalayacak ve kale çizgisine 11 m. uzaklıkta olacak şekilde beyaz bir nokta bulunur, ki buna penaltı noktası diyoruz. Penaltı atışları bu nokta üzerinden yapılır ve bu sırada penaltıyı atacak futbolcunun dışında kalan oyuncular ceza sahasının dışında olmak zorundadırlar. Ceza sahası üzerinde penaltı noktasını merkez alan ve yarıçapı 9.15 m. olan bir yay vardır. Bu yaya ceza yayı denir.

MsXLabs.org
-derlemedir
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Avatarı yok
insomnia42
Yasaklı
12 Ekim 2016       Mesaj #9
Avatarı yok
Yasaklı
Fair-play kurallarına uyulmasını teşvik etmek için yeni getirilen 'yeşil kart' uygulamasının ilk talihlisi Vicenza takımının forvetlerinden İtalyan futbolcu Cristian Galano oldu.
Dünya futbolunda ilk kez hakemler bir oyuncuya sarı veya kırmızı kart değil, yeşil kart gösterdi. Yeşil sahalarda fair-play kurallarına uyulmasını teşvik etmek için hayata geçirilen bu uygulama, İtalya 2. Ligi Serie B'de Virtus Entella ile Vicenza arasında oynanan maçta ilk kez denendi. Hakeme 'gerçeği' söyledi
Karşılaşmanın 53. dakikasında Vicenza'nın geliştirdiği bir atakta Cristian Galano'nun şutu sonrasında top dışarı gitti. Maçın hakemi Marco Mainardi, Vicenza lehine korner verirken, verilen bu kararı şutu kullanan İtalyan oyuncu değiştirdi. Savunmanın topa herhangi bir müdahelesi olmadığını hakeme ileten Galano, bu örnek hareketi sonucunda yeşil kart ile ödüllendirildi. 'EN ÇOK KART GÖRENE ÖDÜL VAR' İlk 11'de forma giyen oyuncuların yanı sıra, yedek kulübesindeki oyuncular da bu uygulamadan faydalanabilecek. Sezon sonunda en fazla yeşil kart toplayana ise ödül verilecek.

Sputniknews
Ad:  thumbnail_detail_479526.jpg
Gösterim: 713
Boyut:  184.3 KB
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Ekim 2016       Mesaj #10
Safi - avatarı
SMD MiSiM

futbol


(İn gilizce football; foot: “ayak” ve ball: “top”), ll’er kişiden oluşan iki takım arasında oynanan ve oyuncuların, şişirilmiş bir topu el ve kollarını kullanmadan rakip kaleye atmaya çalışmasına dayanan oyun. Dünyada en yaygın ve en çok tutulan sporlardan biridir.

Futbolu andıran oyunların geçmişi çok eskiye gider. İÖ 206’da bir tür futbolun oynandığı bilinen Çin’de, İS 500’e doğru içi kılla doldurulmuş küre biçimli toplar kullanılmaya başladı. Eski Yunan’da oynanan episkyros ya da harpaston İÖ 2. yüzyılda harpastum adıyla Roma’ya geçti ve Roma lejyonları aracılığıyla bütün Avrupa’ya yayılarak Britanya’ya kadar ulaştı. Japonya’da da 7. yüzyılda futbola benzeyen bir oyun oynanıyordu. 14. yüzyılda Floransa’da oynanan calcio (İtalyancada “tekme”) günümüzde de şenliklerde sürdürülmektedir. İngiltere’de ve İskoçya’da 12. yüzyıldan sonra Tövbe Salısı geleneksel futbol oynama günüydü.

Günümüzde oynanan futbolun beşiği İngiltere olarak kabul edilir. Özel okul öğrencileri arasında ortaya çıkan bu oyunu standart kurallara bağlama çalışmalarının ilk ürünü 1843’te benimsenen Cambridge kuralları oldu. Okul mezunu öğrencilerin kurduğu kulüplerin 1863’te oluşturulan Futbol Birliği’nin (FA) kurallarını benimsemesi belirli bir zaman aldı. 1871’de 15 kulübün katılmasıyla FA Kupası karşılaşmaları başladı. 1881’de İngiliz Futbol Ligi kuruldu. Bu arada futbol bir üst sınıf sporu olmaktan çıkarak hızla yayıldı ve 1884’te profesyonelleşme gündeme geldi. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmaları 1888’de başladı. İngiltere’den Avrupa kıtasına geçen futbol zamanla bütün dünyada benimsendi.

Uluslararası futbol karşılaşmalarının artması üzerine 1904’te Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) kuruldu. Futbol 1900 ve 1904 Olimpiyat Oyunlan’nda gayri resmi olarak, daha sonraki Olimpiyat Oyunlarında (1932 dışında) resmen yer aldı.

FIFA’nın düzenlediği ilk Dünya Kupası (Jules Rimet Kupası) maçları 1930’da Montevideo’da yapıldı ve Uruguay birinci oldu. Ardından Dünya Kupası karşılaşmalarının dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın yapıldığı yıllar arasında oynanması kararlaştırıldı. 1934 ve 1938’de şampiyonluğu İtalya aldı. Savaş sonrasında dünya futbolunda önemli bir yer edinen Brezilya, 1958, 1962 ve 1970’te şampiyon olarak kupayı müzesine götüren ilk ülke oldu. 1954’te Almanya, 1966’da İngiltere, 1974’te gene Almanya, 1978’de de Arjantin şampiyonluğu elde etti. İtalya 1982’de üçüncü kez, Arjantin 1986’ da ikinci kez, Almanya da 1990’da üçüncü kez kupayı kazanma başarısını gösterdi.

1954’te kurulan Avrupa Futbol Federasyonları Birliği üyesi ülkelerin katıldığı Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası 1956’da, Avrupa Kupa Galipleri Kupası ise 1963’te başladı.

Futbol oyununda amaç topu rakip kaleye sokmaktır. İçinde şişirilebilen bir iç lastik bulunan meşin futbol topunun çevresi 68-71 cm, ağırlığı ise 435-497 gr arasında değişir. Yalnızca kaleci ceza sahasında topa elle müdahale edebilir. Öteki oyuncular elleri ve kollarıyla topa dokunamaz ve vuramazlar. Uluslararası karşılaşmalarda futbol sahası 100-110 m uzunluğunda ve 64-75 m genişliğinde olmalıdır. Kalenin iki direği arasındaki mesafe 7,32 m, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 m’dir. Oyun 45’er dakikalık iki devre olarak oynanır. Oyunda bir orta hakemle birlikte iki yan hakem vardır. Orta hakem oyun ve oyuncularla ilgili kararları verir. Yan hakemler taçları, topun oyun alanı dışına çıkışını ve ofsayt durumlarını vb işaret ederek orta hakeme yardımcı olurlar. Oyuncuların birörnek giyinmeleri zorunlu değildir; ama bir oyuncunun hangi takımdan olduğu belirgin olmalı ve kaleciler de öteki oyunculardan ayırt edilebilmelidir.
Faullerde ve oyun kurallarının çiğnendiği belirli durumlarda, orta hakem serbest vuruş (frikik) kararı verir. Serbest vuruş yapılırken rakip oyuncular toptan 9,15 m uzakta bulunmalıdır. Serbest vuruş gerektirmeyen faullerde çift vuruş verilir. Çift vuruşta serbest vuruştakinden farklı olarak, gol olması için topun vuruşu yapan dışında ikinci bir oyuncuya değmesi gerekir. Ceza sahası içindeki fauller ve kural çiğnemeleri için verilen penaltı atışı, kale çizgisinin ortasından 11 m uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. 1970’te başlatılan bir uygulamayla kurallara aykırı tehlikeli ve ciddi davranışta bulunan oyunculara uyarı niteliğinde san kart ya da oyundan çıkarma anlamına gelen kırmızı kart gösterilir.
Ad:  futbol.JPG
Gösterim: 1329
Boyut:  52.1 KB
Topun yan çizgiden oyun sahası dışına çıkmasına “taç” denir. Saha dışına çıkmadan önce topa son kez dokunan oyuncunun yer aldığı takım aleyhine verilen taç atışını, rakip takım oyuncularından biri elle yaparak oyunu sürdürür. Topun hücumdaki oyuncunun ayağından kale çizgisi dışına çıkması “avut”tur. Bu durumda top, zorunlu olmasa da genellikle kaleci tarafından yapılan avut atışıyla oyuna sokulur. Topun savunmadaki oyuncunun ayağından kale çizgisi dışına çıkmasına ise “korner” denir. Bu durumda hücumdaki takım, topun çıktığı yandaki köşeden köşe vuruşuyla oyunu başlatır.

Futbolda 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan en önemli değişiklik “ofsayt” kuralıdır. Çoğu zaman tartışmalara yol açan bu kurala göre, hücumdaki bir oyuncunun ayağından top çıktığı sırada, rakip sahada pas alabilecek durumda olan, kaleye en yakın oyuncu ile kale arasında (ya da aynı hizada) kaleci dışında en az bir rakip oyuncu olmalıdır. Taç atışı ve köşe vuruşu sırasında ofsayt olmaz.

Futbolda usta oyuncuların top sürmesi ve çalımla rakiplerinden sıyrılması göze hoş gelmekle birlikte, futbol temelde takım oyunudur. Oyunculann paslaşmaları ve oyun taktiği çok önemlidir. Bu nedenle fütbol oyununa ilişkin birçok taktik geliştirilmiştir. 1930’larda Arsenal takımı menajeri Herbert Chapman, santrhafı geriye çekerek üçüncü bek durumuna getirdi ve ilerde de beş yerine dört forvet oyuncusu bıraktı. Bu sisteme WM denir. İtalya’da geliştirilen Catenaccio sisteminde savunma dörtlüsünün gerisinde savunmanın gediklerini kapamak üzere “libero” denen bir oyuncu daha bulundurulur. Her iki sistemde de hızlı bir kontratak (karşı hücum) için sağlam bir savunma öngörülür. Oyun sistemleri oyunculann sahadaki dizilişleriyle de anılır. En eski oyun sistemi, 2-3-5 (yani iki bek, üç orta saha oyuncusu ve beş forvet) dizilişiyle belirtilirdi. Brezilyalıların geliştirdiği 4-2-4 uzun yıllar yaygın biçimde uygulanmıştır. Bu sistem, savunma ya da hücumu güçlendirmek amacıyla zaman zaman değiştirilerek 4-3-3 ya da 4-4-2’ye dönüştürülmüştür.

Türkiye’de ilk kez 1890’larda oynanmaya başlayan futbol, 1900’lerin başında İstanbul’da Türk futbol kulüplerinin kurulmasıyla yayıldı. İlk futbol kulübü Galatasaray’ı (1905), Fenerbahçe (1907) izledi. 1903’te jimnastik kulübü olarak kurulan Beşiktaş, 1910’da futbolu da etkinlikleri arasına aldı. Kulüp sayısının artması üzerine İstanbul Futbol Kulüpleri Birliği kuruldu ve İstanbul Pazar Ligi ile İstanbul Cuma Ligi olarak anılan iki lig oluşturuldu. İzmir’de kurulan ilk futbol kulübü Karşıyaka oldu (1912). Altay 1914’te, Altınordu 1923’te, Göztepe ise 1925’te kuruldu.

Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) içinde 13 Nisan 1923’te oluşturulan Futbol Federasyonu, FIFA üyeliğine 21 Mayıs 1923’te kabul edildi. Türk milli futbol takımı ilk maçını 26 Ekim 1923’te Romanya ile yaptı ve 2-2 berabere kaldı. Türkiye futbol ligleri günümüzdeki yapısına kavuşuncaya değin çeşitli adlar altında oynandı. Milli Küme adı altında toplanan ve 1937’den 1943’e değin Maarif Mükâfatı, 1944’ten 1951’e değin de Milli Eğitim Mükâfatı olarak anılan liglerden sonra 1959’da Türkiye Birinci Ligi kuruldu. Futbolda profesyonelliğe 1951’de geçildi.

Türk milli takımı Dünya Kupası final grubuna katılma hakkını ilk kez 1949’da elde etti, ama ödenek bulunamadığından Rio de Janeiro’ya gidemeyerek 1950 Dünya Kupası’ndan elendi. Bu hakkı ikinci kez elde ettiği 1954’te, sonradan kupayı kazanan Almanya’ya yenilerek elendi.

kaynak: Ana Britannica
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Quot capita, tot sententiae..
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

3 Aralık 2009 / Ziyaretçi Cevaplanmış
23 Ekim 2016 / stromy Spor
8 Kasım 2016 / rengarenk Cevaplanmış
24 Haziran 2016 / asla_asla_deme Spor
17 Ekim 2011 / Misafir Cevaplanmış