Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 11 Kasım 2016  Gösterim: 117.292  Cevap: 12

Saç Hastalıkları

11 Kasım 2016 01:19       Mesaj #11
Safi - avatarı
SMD MiSiM
SAÇ HASTALIKLARI
Saç Dökülmeleri
Dermatoloji hastalarının önemli bir bölümünü saç hastalıkları oluşturur. En sık karşılaştığımız saç hastalıkları ise saç dökülmeleridir.
Sponsorlu Bağlantılar
Saç dökülmesi en çok tarama ve yıkanma esnasında belirginleşir. Günde 50-100 saç telinin dökülmesi normaldir. Bu sayının üzerindeki dökülmeler normal değildir ve bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Saç dökülmelerine neden olan faktörler
  • Ateşli hastalıklar,
  • Tiroid hastalıkları,
  • Demir eksikliği,
  • Sağlıksız beslenme ve yanlış diyet programları
  • Kanser ilaçları (kemoterapi)
  • Tüberküloz ilaçları
  • Genetik faktörler
  • Hormonal değişiklikler
  • Saçların sık şampuanlanması, taranması ve fırçalanması
  • Psikolojik etkenler ve stres,
  • Saç bakımı için kullanılan uygun olmayan ürünlerin kullanılması,
  • Çok sık fön çekilmesi,
  • Saçların sıkı toplanması,
  • Saç derisinde oluşan hastalıklar
Tedavi
Saç dökülme sorunu ile karşılaşıldığında tıbbi nedeninin bulunması için mutlaka dermatolog muayenesi önemlidir. Muayene ile saç dökülme tipinin ne olduğu ve saç dökülmesine neden olan bir hastalık olup olmadığı tespit edilebilir ve doğru tedaviye başlanabilir. Dökülme, eğer hastalık ve ilaç gibi faktörlerden kaynaklanmıyorsa, saçlar için besleyici krem, tonik, şampuanlar gibi destekleyici ürünler yine dermatolog tarafından önerilebilir.

Saç Mezoterapisi

Saç mezoterapisi, saç kıllarının büyümesini uyaran çeşitli vitamin ve minerallerin belirli oranlarda karışım halinde hazırlanması ve bu karışımın saçlı deriye enjekte edilmesi yöntemidir. Çok ince iğneler yardımıyla 1 cm aralıklarla tüm saçlı deriye uygulanır. Bu işlemin, kişinin ihtiyacına göre 2-3 haftada bir, 8-10 seans tekrarlanması gerekebilir. Genellikle 3. seans sonrasında saç dökülmesinin durdurulması ve sonrasında folliküllerden yeni kıl çıkışının uyarılması amaçlanır.

Saçlarda PRP Yöntemi

PRP yönteminde hastanın kendi plazması ayrıştırılarak, hastanın saçlı derisine enjekte edilir. Plateletler ya da diğer adıyla “trombositler” vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını sağlayan büyüme faktörlerini yapısında bulunduran kan bileşenleridir. Uygulama tarzı ve uygulama sonuçları, saç mezoterapisi ile benzer olmakla birlikte mezoterapinin uygulanamadığı hastalara tercih edilir. Özellikle doğum sonrası emzirme dönemi saç dökülmesinin yoğun olduğu bir dönemdir. Bu dönemde emziren annelere PRP yöntemi rahatlıkla uygulanabilir. Saç ekimi öncesinde de özellikle erkeklere saç mezoterapisi ya da PRP uygulamasının saç ekiminde başarı oranını arttırdığı bilinmektedir.

Genetik Saç Dökülmesi

Genetik faktörlerden kaynaklanan saç dökülmesi, en sık görülen saç dökülme nedenidir. Kadınlarda nadirdir, saçın tepe kısmında incelme ve seyrekleşme görülür, kellik oluşmaz. Erkeklerde ise, genetik saç dökülmesi daha sıktır ve saçların tepe kısımlarında seyrekleşme, incelme ve son safhada kellik oluşumuna yol açar. Buna “androgenetik alopesi” adı verilmektedir. Genellikle 20’li yaşlarda başlar ve yaşla birlikte dökülme artar. Dökülmenin aktif olduğu genç yaşlarda haricen sürülen losyonlar ya da ağızdan alınan ilaçlar dökülmeyi azaltabilir ancak tümüyle durdurmaz.

Bölgesel Saç Dökülmesi(Saçkıran)

Bölgesel saç dökülmesi (Saçkıran), sıklıkla çocuklarda görülmektedir. Saçkıran hastalığında saçlı derinin bir bölümünde bölgesel saç kaybı oluşur. Genellikle dairesel açılmalar görülür. Saçlı deri dışında kaşlarda, sakal ve bıyık bölgesinde ve nadiren vücut kıllarında da bölgesel dökülmeler görülebilir. Hastalığın nedeni, strese vücudun verdiği bir tepki olarak değerlendirilmektedir. Tiroid hastalıkları ve kansızlık durumunda da saçkıran oluşabilir. Saçkıran, genellikle kalıcı saç kaybına neden olmaz, ancak tedavisi uzun sürebilir. Tedavide saç köklerini uyarmayı sağlayan kremler ve losyonların kullanımının yanı sıra saçsız alana kortizon takviyesi yapılabilir.

Saç Ekimi

Saç dökülmesinin azaldığı dönemlerde tedavi için saç ekimi yapılabilir. Bu yöntemle saçların dökülmeyen ense bölümünden alınan saç kökleri, dökülmüş alanlara uygulanır.

Erkeklerde görülen saç dökülmelerinde erken dönemde yapılan saç ekimi; saç dökülme sürecinin uzun yıllar sürebilmesi, saç ekiminden sonra yeni kel alanların oluşabilmesi ve yeni bir cerrahi işlem gerektirebilmesi nedeniyle önerilmemektedir. Genetik tip saç dökülmeniz varsa, erken dönemlerde losyon, mezoterapi veya PRP gibi enjeksiyon yöntemleri daha uygun olacaktır. Dökülmenin azaldığı ve kel alanların oluşmaya başladığı dönemlerde saç ekimi düşünülebilir.

Saçlarda Kepek
Kepek, kafa derisinin pul pul dökülmesidir. Deri pullar halinde kabarır, kopar ve saça karışır. Saçta küçük beyaz taneler halinde görülebilir, omuzlara dökülebilir. Kepek, bulaşıcı değildir. Pullanma halindeki ölü deri hücreler, her gün deriden atılmaktadır. Kafada saçın varlığı, bu pulların fark edilmeden kaybolmasını önler. Bu yüzden birikip, görünen parçalar halinde koparlar. Derideki hücrelerin dönüşüm hızı iç ve dış birçok faktöre bağlıdır. Güneş yanığı (soyulma şeklinde) bu dönüşümü hızlandırır. Derinin iltihabi hastalıkları (dermatit) sıkıntı ve üzüntülerde güneş yanığı gibi tesir yapar. Bu etkenlere karşı derinin tepkisi değişiktir. Kepeğin nedeni, sebore veya seboreik dermatit (kulaklar, burun, kaşlar, kirpikler, göğüs, omuzlar gibi fazla yağ salgısı olan bir bölgede meydana gelen dermatit) olabilir. Kafa derisinde iltihap varsa ya da sulanıyorsa, bunun tedavisi için doktora başvurulmalıdır. Dermatit oluşma eğilimi, kalıtımla geçtiği için bu durumun ortaya çıkması engellenemez.

Kepek olması, kafa derisinin hassas bir dönemde olduğunu gösterir. Saç derisinin uyarılıp, daha fazla hassaslaşmasına yol açacak şeylerden kaçınılması gerekir. Bu nedenle kuvvetli fırçalama ve tarama, pulları parmakla tek tek koparma durumu kötüleştirir.

Kepek Tedavisi

Saçlar, 2-3 günde bir şampuanla yıkanmalıdır. İlaçlı bir şampuan, kullanılmamalıdır. İçindeki antiseptik madde, kafa derisini tahriş edip durumu kötüleştirebilir. Saçlar asla gereğinden fazla (bir defadan fazla) yıkanmamalı, şampuan saçlarda 1 dakikadan fazla bekletilmemeli, kuvvetle masaj yapıp fırçalanmamalı ve sert bir şekilde taranmamalıdır. Eğer seboreik dermatidiniz varsa, doktor iltihap çözücü bir steroid krem veya losyon önerebilir.
11 Kasım 2016 01:21       Mesaj #12
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Normal Saç Yapısı ve Özellikleri nelerdir?
Ad:  saç2.jpg
Gösterim: 13
Boyut:  50.0 KB

Saç Hastalıkları ve Tedavisi
Saçlar ve saç şekilleri toplumda her zaman sosyal ve kültürel açıdan büyük öneme sahip olmuştur. Ancak bazı hastalıklar, uygun olmayan saç bakım ürünleri saçlarda dökülmeye yol açabilir. Saçlar incelmeye başladığında, aşırı miktarda dökülmeye veya saçlı deride açık alanlar oluştuğunda bir dermatoloğa başvurulmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar
Saçların büyüme ve gelişme dönemi 3 evreyi içermektedir:
1. Büyüme evresi: Bir kişinin saçlı derisinde bulunan saçları yaklaşık %90’ı büyüme evresindedir. Bu dönem 2-6 yıl kadar sürmektedir.
2. Dinlenme evresi: Büyüme evresini izleyen dönemdir. 2-3 ay kadar sürmektedir.
3. Dökülme evresi: Dinlenme evresini tamamlayan saçlar köklerinden ayrılarak dökülürler. Dökülen kıl kökünden yeni saç gelişimi başlar ve böylece döngü tekrar başlamış olur.

Saçlar ayda 2,5-3 cm kadar uzamaktadır. Yaş ile birlikte büyüme hızı azalır. Günde 50-100 saç teli dökülmesi normaldir. Eğer bu sayıdan daha fazla dökülme ve saçlarda incelme görülürse mutlaka tedavi edilmelidir.

Saç Dökülmesi Neden Meydana Gelir?

  • Saç bakımı için kullanılan uygun olmayan malzemeler, ürünler: Saçlarda uygulanan bazı kimyasallar-saç boyaları, renk açıcılar, kalıcı permalar, saç kuvvetlendirici maddeler- saçlarda hasara yol açabilir. Bu ürünler sık kullanılırsa, uzun süre saçlarda bırakılırsa, aynı anda birden fazla uygulama yapılırsa saçları zayıflatır, kolay kırılmasına neden olur.
  • Saça verilen şekiller saç kaybına neden olabilir. Saçların sıkı toplanması, at kuyrukları yapılması saç dökülmesini artırmaktadır.
  • Saçların sık şampuanlanması, taranması ve fırçalanması kolay kırılmasına ve dökülmesine neden olur. Şampuanlama sonrasında saçlar kremlenmeli ve böylece kolay taranması sağlanmalıdır. Saçlar ıslak olduğunda daha kolay kopar, kırılır ve dökülür. O nedenle saçlar kuruduktan sonra taranmalı ya da fırçalanmalıdır. Saçlar için yumuşak malzemeden yapılmış tarak ya da fırçalar kullanılmalıdır.
  • Genetik faktörler saçların dökülmesine neden olmaktadır.
  • Ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, demir eksikliği, sıkı diyet programları, kanser ilaçları, tüberküloz ilaçları saçlarda dökülmeye yol açmaktadır.
  • Doğum sonrası annelerde saç dökülmeleri görülmektedir. Hormonal değişikliklere bağlı saç döngüsündeki farklılaşmaya bağlı dökülme görülmektedir.
  • Psikolojik etkenler ve stres, saç dökülmelerine neden olan en önemli faktörlerden birisidir.
  • Bölgesel saç dökülmeleri (pelad=Alopesi areata): çocuklarda daha sık görülür. En sık saçlı deride sınırlı alanda tam saç dökülmesi oluşur. Bazen tüm vücut kıllarında da dökülmeler olabilir. Hastalığın nedeni tam bilinmemektedir. Stres ve bazı psikolojik sorunlar hastalığı tetikleyebilir. Saçlar tedavi ile tekrar çıkabilir. Nadir vakalarda saç kaybı kalıcı olabilir.
Saç Dökülmesi Nasıl Tedavi Edilir?
  • Saç dökülme probleminiz varsa bir dermatoloğa muayene olmalısınız.
  • Öncelikle saç dökülme tipi belirlenmelidir. Eğer saç dökülmesine neden olan bir hastalık ya da ilaç gibi etkenler varsa araştırılmalıdır.
  • Saçlar için besleyici krem, tonik, şampuanlar destekleyici ürünler olarak kullanılabilir.
  • Saç mezoterapisi, vitamin, mineral ve proteinlerden içeren karışımların direkt olarak saçlı deriye enjeksiyonu yöntemidir. Yöntem 2-4 haftada bir 6-8 seans kadar uygulanır. Her tip saç dökülmesinde kullanılabilir ve etkilidir. Saçların dökülmesini engeller ve mevcut saç köklerini kuvvetlendirir.
  • PRP (trombositten zengin plazma): Bu yöntem hastadan alınan kanın santrifüj edildikten sonra üstte oluşan trombositten zenginleştirilmiş plazmanın saçlı deriye enjeksiyonu yöntemidir. Bu plazma içinde bulunan büyüme faktörleri, saçları kökten besler, daha sağlıklı görünmesine neden olmaktadır. PRP, saç ekimi uygulamasına destek olarak kullanılabilir. PRP, her tip saç dökülmesinde kullanılabilir.
  • Minoksidil losyon ve finasterid içeren tabletler, genetik tip saç dökülmelerinde kullanılması onaylı olan iki ilaçtır. Bu ilaçların yan etkileri nedeniyle bir dermatolog kontrolünde kullanılmalıdır.
Bölgesel Saç Dökülmesi Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?
Bölgesel saç dökülmeleri en fazla çocuklarda olmak üzere her yaşta görülebilir. Halk arasında “saçkıran “ olarak bilinmektedir. Saçkıran en fazla saçlı deride görülür. Saçlı derinin herhangi bir bölümünde bölgesel saç kayıpları oluşur. Bu kayıplar para şeklinde açılmalar olarak ortaya çıkar. Saçlı deri dışında kaşlarda, sakal ve bıyık bölgesinde ve nadiren vücut kıllarında da bölgesel dökülmeler görülebilir. Hastalığın nedeni daha çok sıkıntı ve stresli olaylardan sonra vücudun verdiği bir tepki olarak düşünülmektedir. Bazen tiroid hastalıkları ve kansızlık hastalıklarında saçkıran görülebilir. Tedavide saç köklerini uyarmayı sağlayan kremler ve losyonlar verilebilir, saçsız alana kortizon enjeksiyonları yapılabilir. Saçkıran genellikle kalıcı saç kaybına neden olmaz, ancak tedavi uzun sürebilir.

Genetik Saç Dökülmesi nedir?

Genetik saç dökülmesi en sık saç dökülme nedenidir. Kadınlarda nadirdir, saçın tepe kısmında incelme ve seyrekleşme görülür, kellik oluşmaz. Erkeklerde ise genetik saç dökülmesi daha sıktır ve saçların tepe kısımlarında seyrekleşme, incelme ve son safhada kellik meydana gelmektedir. Bu duruma “androgenetik alopesi” denilmektedir. Bu durum 20’li yaşlarda başlar ve yaşla birlikte dökülme artmaktadır. Dökülmenin aktif olduğu genç yaşlarda haricen sürülen losyonlar ya da ağızdan alınan ilaçlar dökülmeyi azaltabilir ancak tam olarak durdurmaz. Saç dökülmesinin azaldığı dönemlerde tedavi için saç ekimi yapılabilir. Bu yöntemle saçların dökülmeyen ense bölümünden alınan saç kökleri, dökülmüş alanlara uygulanır.

Erkek Tipi Saç Dökülmesi Nasıl Ortaya Çıkar ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Erkek tipi saç dökülmesi genetik bir saç dökülmesi tipidir. Genellikle 20’li yaşlarda başlar. Saç köklerinin erkeklik hormonlarına karşı aşırı duyarlılığı sonucu saçlarda önce zayıflama meydana gelir, saçlar incelir ve yıllar içinde incelme artarak dökülmüş alanlar oluşur. Bu tip saç dökülmelerinde kısa sürede kellik oluşmaz, süreç yılları bulabilir. Saçın öncelikle tepe ve yan bölgelerinde dökülme olur, ense bölgesinde dökülme meydana gelmez.

Bu tip saç dökülmesinde tedavi birkaç aşamadan oluşur. Dökülmenin ilk başladığı dönemlerde saç köklerini kuvvetlendiren özel losyonlar kullanılabilir. Mezoterapi ve PRP gibi enjeksiyon yöntemleri uygulanabilir. Bu tedaviler aralıklı yapılmalıdır.
Saçta kellik oluşmaya başladığı ve dökülme hızının yavaşladığı 30’lu veya 40’lı yaşlarda saç ekimi gibi cerrahi yöntemler yapılmalıdır.

Saç Ekimi Hangi Durumlarda Yapılabilir?
Erkeklerde görülen saç dökülmelerinde erken dönemde yapılan saç ekimleri çok önerilmemektedir. Çünkü saç dökülme safhası yıllar boyunca devam edebilir. Erken yaşlarda yapılan saç ekiminden sonra ortaya yeni kel alanlar çıkabilir ve ikinci veya üçüncü bir cerrahi işlem gerekebilir. O nedenle genetic tip saç dökülmeniz varsa erken dönemlerde medikal tedaviler olan losyon, mezoterapi veya PRP gibi enjeksiyon yöntemlerinden yararlanmak daha uygun olacaktır. Dökülmenin azaldığı ve kel alanların oluşmaya başladığı dönemlerde cerrahi yöntem düşünülebilir.
11 Kasım 2016 01:37       Mesaj #13
Safi - avatarı
SMD MiSiM

SAÇ HASTALIKLARI


SAÇIN YAPISAL BOZUKLUKLARI


Kılın yapısal bozuklukları oldukça sık olarak görülmektedir. Kalıtsal veya edinsel olabilen bu bozukluklar kimi zaman altta yatan bir başka hastalığın göstergesi de olabilir. Saçlarda çeşitli çevresel faktörler veya fiziksel ve kimyasal kozmetik faktörlerin etkisiyle bir takım hasarlanmalar ortaya çıkabilmektedir. Aşırı saç şekillendirme işlemleri, yıkama, friksiyon, güneş ışınlarına aşırı maruz kalma, rüzgar, su ile aşırı temas saçta hasar oluşturabilir. Bu bozuklukların tanısı dikkatli bir klinik muayenenin yanısıra, saçların ışık mikroskobunda incelenmesiyle kolayca konabilir.
Sponsorlu Bağlantılar
Pili annulati: Saçta koyu ve açık renk bandlarının bulunmasıdır. Açık renk, korteks ve medulladaki hava boşluklarının reflesine bağlıdır. Saçlarda frajilite vardır. Otozomal dominant geçişlidir.
Moniletriks: Kıl gövdesinde düzenli aralıklarla tekrarlayan incelmelerin olduğu, otozomal dominant karakterli bir yapım kusurudur. Bu incelme yerlerinde medulla bulunmaz. İnce bölgeler açık renkli görünür. Saçlar, saçlı deriye yakın bölgelerde kırılır.
Pili torti: Kıllar, yassılaşmış, uzun eksenleri etrafında 1800 torsiyone olmuş ve kırılganlıkları artmıştır. Birlikte diş bozuklukları, tırnak distrofileri, mental gerilik de görülebilir. Genellikle otozomal dominant kalıtsal geçiş görülür.
Trikoreksis nodoza: Kıl sapı boyunca küçük, tesbih tanesi şeklinde nodüller vardır. Saçlar kolaylıkla kırılır. Nodüller mikroskopta incelenirse, iki süpürgenin birbirine geçmesi gibi bir görüntü vardır. Başlıca etken, travmadır.
Trikoptilozis: Kılın distal ucunun longitüdinal yarılmasıdır. Travmaya bağlı olarak gelişir.
Trikoreksis invajinata (Bambu saç): Kılda nodüler bir kalınlaşma vardır, çanak tarzında genişleme gösteren kıl sapı, çomak şeklindeki distal parçayı sarar. Mikroskopide birbirine geçmiş bambu kamışı görüntüsü izlenir. Saçlar soluk, mat ve frajildir. Çoğunlukla ihtiyozis linearis sirkumfleksada görülür.
Pili bifurkati: Saçlar bifurkasyon gösterir.
Yün yumağı saçı: Saçlar bir yün yumağı görünümündedir. Siyah ırkta doğal olarak kabul edilirken beyaz ırkta anormal olarak değerlendirilir. Lokalize veya jeneralize olabilir; genellikle herediterdir.
Taranamayan saç sendromu (Pili trianguli et kanalikuli): Enine kesitte üçgen, oval, veya böbrek şeklinde olan saçlardır. Saçlar genellikle sarı, kuru, kabadır; taranarak yatırılması mümkün değildir. Çoğunlukla üç yaş civarında farkedilir, geç çocukluk döneminde spontan iyileşme görülür.
Ad:  saç.JPG
Gösterim: 11
Boyut:  79.8 KB

SAÇIN RENKLENME BOZUKLUKLARI


Saçın rengi, bulbusdaki melanositler tarafından sentezlenen melanin pigmenti tarafından sağlanır. Saçın grileşmesi ya da ağarması, bulbusdaki melanositlerin sayılarının azalmasına bağlıdır. Yaşam boyunca edinsel olarak saçın grileşmesi veya beyazlaşması olağan bir gelişim olduğundan fizyolojik" olarak kabul edilebilir. Beyaz ırkta bu durumun 20 yaşın altında başlaması ise anormal olarak değerlendirilir.
Erken beyazlanma ailesel bir eğilimle olabilmektedir, ayrıca bazı sendromlara eşlik edebilmektedir. Süratli beyazlaşma akut ateşli hastalıklarda, hipertiroidi gibi ağır endokrin bozukluklarda, yoğun ruhsal streste, pernisiyöz anemi, malnütrisyon ve malign tümörlerde görülebilmektedir.

HİPOTRİKOZ
Hipotrikoz, konjenital olarak kıllanmanın az olmasıdır. Özellikle bazı ırklarda görülür; bir anomali değildir, androgenlerle ilgisi yoktur.

HİPERTRİKOZ
Cinse bakılmaksızın, vellus kıllarının terminal kıla dönüşmesine hipertrikoz denir. Irksal, ailesel, kişisel kıllanma farklılıklarının büyük olması nedeniyle normal ile ayrım yapmak çok zordur.
Lokalize hipertikoz: Nevik karakterde hipertrikoz alanları görülebilir. Lokal kortikosteroid enjeksiyonlarına, minoksidil, psoralen gibi bazı bazı ilaçlara, akromegali, pretibial miksödem gibi bazı hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Hipetrikozis lanuginoza: Lanugo tüylerine ait hipertrikoz bazen konjenital olarak görülebilir; akkiz olarak görüldüğünde iç organ kanserlerine eşlik eder.

HİRSUTİZM

Kadınlarda, androgenlerin etkisiyle terminal kılların erkeksi karakter almasına hirsutizm adı verilir. Hirsutizmde sebore, akne, androgenetik alopesi de görülebilir, ancak klitoris hipertrofisi, ses kalınlaşması, göğüslerin düzleşmesi ve erkeksi vücut yapısı gelişmesi hallerinde virilizmden söz edilir.
Hirsutizmde en sık tutulan bölgeler üst dudak, yanak, çene, submandibuler bölge, göğsün orta kesimi, meme, karın alt kısmı ve kasıktır. Hirsutizmin en sık nedenleri overlerin ya da adrenal glandın hiperplazisi veya benign tümörleridir. Kortikosteroidler, minoksidil, testosteron, ACTH, psoralen gibi ilaçlar da hirsutizme neden olabilir.

ALOPESİLER
Saç dökülmesi, belirli alanlar yapmadan, generalize (yaygın) saç dökülmesi şeklinde veya lokalize şekilde görülebilir.
A. Jeneralize (diffüz) alopesiler:
1. Androgenetik alopesi: Bir anagen alopesidir. Anagen fazda kısalma ile kıllar vellus kıllarına dönüşürler. Alopesi genel olabildiği gibi, lokalize de olabilir.
2. Postfebril alopesi: 39o C'nin üzerinde ve özellikle tekrarlayıcı ateşlerde telogen alopesi gelişebilir. Çok uzun sürmedikçe saçlar tümü ile yerine gelir.
3. Demir eksikliğine bağlı alopesi.
4. Protein eksikliğine bağlı alopesi: Protein kaybı yapan hastalıklarda, malign hastalıklarda, diyet uygulayanlarda alopesi gelişebilir.
5. Çinko eksikliğine bağlı alopesi: Çinko emiliminin değişik nedenlerle yetersiz kalması, ya da parenteral uzun süre beslenme sonucu alopesi ortaya çıkabilir.
6. Tiroid hastalıklarına bağlı alopesi: Hipotiroidide saçlar giderek kurulaşır, seyrekleşir ve keratozik tıkaçlar oluşur. Uzun sürerse kalıcı alopesi gelişir. Hipertiroidi de alopesiye neden olabilir.
7. Gebeliğe bağlı alopesi: Gebelikte saçların anagen faza girme oranı artar, böylece daha gür ve parlak saçlar oluşur, ancak bunların büyümesi yavaşlar.
8. Postpartum alopesi: Gebeliğin son dönemlerinde saçlı derideki kıl folliküllerinin %95'i anagen fazdadır, doğumdan sonra aniden telogen faza geçer. Postpartum alopesi bir yandan çok sayıdaki anagen follikülün telogene geçişi (telogen effluvium) nedeniyle, bir yandan da protein ve demir kaybına bağlı olarak gelişir. Doğumdan birkaç ay sonra başlar, 3-12 ay sürdükten sonra iyileşir.
9. Oral kontraseptiflere bağlı alopesi: Oral kontraseptiflerin kesilmesi ile postpartum alopesi benzeri bir alopesi olur ve kendiliğinden iyileşir.
10. İlaçlara ve kimyasal maddelere bağlı alopesiler:
Ad:  allop.JPG
Gösterim: 9
Boyut:  19.4 KB
Sitostatik ilaçlar (metotreksat, siklofosfamid, aktinomisin, azatiyopirin, vb) yüksek dozlarda anagen alopesiye, düşük dozlarda katagen alopesiye yol açarlar; tedaviden sonra saçlar yeniden çıkar.
11. SSS'nin organik ve iltihabi hastalıklarına bağlı alopesi.
12. Psişik stresse bağlı alopesi.
13. Postnatal alopesi: Doğumdan sonraki ilk 4 ay içerisinde alopesi olabilir.
14. Basınca bağlı alopesi: Şapka, saç bandı, yastık, aşırı friksiyon gibi nedenlerle alopesi gelişebilir.
15. İnflamatuvar alopesi: Ekzema, liken simpleks gibi hastalıkların saçlı deri lokalizasyonları alopesiye neden olabilir.
16. Alopesi neoplastika: Malign hastalıkların seyri esnasında alopesiler gelişebilir.
17. Vasküler veya nörolojik alopesiler: Diabetes mellitus ve atherosklerozda alopesiler görülebilir.
18. Menapozal alopesi: Menapozda hormonal nedenlerle alopesi olabilir.
19. Yüzeyel mantar hastalıklarına bağlı alopesi.
20. Sifilitik alopesi (alopesia spesifika diffüza).
21. Traksiyon alopesisi: Saç makyajı esnasında saçların aşırı çekilmesiyle saçlar kopabilir.

B. Lokalize alopesiler:
I. Sikatrissiz lokalize alopesiler:
1. Alopesi areata
2. Trikotillomani
3. Sifilitik alopesi (alopesia spesifika areolaris)
4. Yüzeyel mantar hastalıklarına bağlı alopesiler

II. Sikatrisli lokalize alopesiler
1. İnfeksiyonlara bağlı alopesiler
-Bakteriyel
-Fungal
-Viral
2. Tümörlere bağlı alopesiler
3. Fiziksel ve kimyasal faktörlere bağlı alopesiler
-Mekanik travma
-Yanık
-Radyasyon
-Kostik maddeler
4. Herediter hastalıklarda görülen alopesiler
-Aplazya kutis konjenita
-Epidermal nevus
-Darier hastalığı
-İnkontinensiya pigmenti
5. Diğer dermatozlarda görülen alopesiler
Ad:  allop1.JPG
Gösterim: 11
Boyut:  17.6 KB

ALOPESİ AREATA
Alopesi areata, sınırları belirgin alanlar şeklinde ortaya çıkan ve subjektif bir bulgusu olmayan âni bir telogen alopesidir.
Etyoloji:
Alopesi areata, otoimmün bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Olguların %25'inde aile anamnezi olması dolayısıyla genetik faktörlerin etyolojide rol oynadığı düşünülmektedir. Fokal infeksiyonlar da etyolojide suçlanmaktadır. Hastalık genellikle bir psişik stresden sonra başlar.

Sıklık:
Her iki cinsde eşit olarak görülür. Her yaşta olabilmesine karşın en çok genç erişkinlerde ortaya çıkar. Hastaların %60'ında 20 yaşın altında başlar. Normal popülasyondaki sıklığı % 0.1, deri hastalıkları arasındaki sıklığı % 2'dir.

Klinik:
Alopesi areata her türlü kıl bölgesini tutarsa da daha çok saçlı deride görülür. Birkaç mm ile birkaç cm çapında, yuvarlak veya oval bir alanda ani saç dökülmesi ile başlar. Bir veya birkaç gün gibi çok kısa sürede ortaya çıkan kıl dökülmesi, birkaç hafta boyunca yayılır. Zamanla lezyonların sayısı artabildiği gibi, birkaçı birleşerek veya büyüyerek daha geniş alanları kapsayabilir. Ortalama 1-5 cm çapındaki yuvarlak veya oval şekilli, düzgün yüzeyli plakların üzerindeki kılların hemen hemen hepsi dökülmüştür ve folliküler açıklıklar belirgin olabilir. Eritem, skuam, atrofi gibi inflamasyon belirtileri yoktur; zamanla hafif bir çökme olabilir, bu takdirde atrofi ile karışabilir. Genellikle subjektif yakınmalar yoktur, ancak bazı hastalar kıl dökülmesinin öncesinde kaşıntı, parestezi, yanma hissi, duyarlılık tanımlayabilir.

Alopesi areatada klinik seyir hastadan hastaya değişiklik gösterir. Bazı hastalarda saç dökülmesi bir kaç hafta devam eder ve durur, saçsız bölgeler daha sonra kendiliğinden kapanır. Bazı hastalarda ise saçsız bölgeler kapanırken, diğer bölgelerde yeni alopesik alanlar oluşabilir. Alopesik plakların dış kısmında kısa, kırılmış, tabanı daha ince, üst kısmı ise normal kalınlıkta (ünlem işareti şeklinde) kıllar bulunabilir. Böyle kılların varlığı, hastalığın aktif olduğunun işaretidir; bu dönemde periferdeki kılların çekmekle kolaylıkla geldiği gözlenir. % 10 olguda saç kaybı çok hızlıdır ve kısa sürede alopesi totalis ve alopesi üniversalis gelişebilir. Alopesi tüm saçlı deriyi tutarsa alopesi totalisden, tüm vücudu tutarsa alopesi üniversalisden söz edilir.
Alopesi areata olgularında % 10 oranında tırnak tutuluşu görülebilir. En sık rastlanan anomali yüksük tırnaktır; lökonişi, koilonişi, uzunlamasına çizgiler, düzensiz kalınlaşmalar da görülebilir. Tırnak bozukluğu alopesiden sonra ortaya çıkar, alopesinin geçmesinden sonra da devam edebilir, kalıcı da olabilir.
Bazı hastalıklar, alopesi areatalı hastalarda normal popülasyona göre daha sık görülür:
Ad:  allop2.JPG
Gösterim: 12
Boyut:  18.9 KB

Prognoz:
Alopesik alanın çevresindeki kıllar çekilince kolayca ele geliyorsa alopesinin progresyon göstereceği söylenebilir.
Alopesi areatada saçlar, olguların 1/3'ünde 6 ay içinde yerine gelir. 1/3 olguda bu süre bir yılı bulur; 1/3 olguda ise bir yılın sonunda hastalığın devam ettiği görülür. Yeniden çıkan saçlar bazen beyaz veya gri olabilir. Olguların yarısından çoğunda beş yıl içinde nüks görülür.

Bazı durumlarda saçların yeniden çıkma olasılıkları zayıftır:
1.Saçlı deri sınırındaki dökülmeler (ophiasis),
2.Yaygın şekiller,
3.Bir yıldan fazla devam eden olgular,
4.Puberteden önce gelişen olgular,
5.Saçların hızlı kaybı,
6.Kaş ve kirpiklerin kaybı,
7.Ciddi tırnak bozukluklarının görülmesi,.
8.Atopik dermatit olması,
9.Otoimmün bir hastalığın eşlik etmesi,
10.Pozitif aile öyküsü bulunması.
Tedavi:
A) Topikal tedavi
1. Kortikosteroidler
2. Topikal irritanlar
-Antralin
-Salisilik asit
-Retinoik asit
3. Topikal alerjenler
-DNCB (dinitroklorobenzen)
-DPCP (difenilsiklopropenon)
-SADBE (skuarik asit dibutilester)
4. Minoksidil
5. Fotokemoterapi (topikal PUVA)

B) İntralezyonel tedavi
1. Kortikosteroidler
2. İnterferon alfa

C) Sistemik tedavi
1. Kortikosteroidler
2. Minoksidil
3. Fotokemoterapi (sistemik PUVA)
4. Siklosporin A

kaynak: Prof. Dr. Süleyman Pişkin


Daha fazla sonuç:
Saç Hastalıkları

Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:


Tıp Bilimleri forumu 'Saç Hastalıkları - Sayfa 2' konusunu görüntülüyorsunuz: SAÇ HASTALIKLARI Saç Dökülmeleri Dermatoloji hastalarının önemli bir bölümünü saç hastalıkları oluşturur. En sık karşılaştığımız ...

Aramalar: saç hastalıklarısac hastalillari nedirbulaşıcı saç hastalıkları

Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç
Paylaş