Arama

Boyun ve kolda uyuşma neden olur, nasıl tedavi edilir?

Güncelleme: 3 Mart 2018 Gösterim: 27.357 Cevap: 2
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
4 Mayıs 2010       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Boyun ve kolda uyuşma neden olur, nasıl tedavi edilir?
Son düzenleyen Safi; 3 Mart 2018 02:55
Valeria - avatarı
Valeria
VIP Çilekli
4 Mayıs 2010       Mesaj #2
Valeria - avatarı
VIP Çilekli
Öncelikle Uzman bir beyin cerrahına görünmelisiniz . Sağlıklı günler dileriz aşağıdaki bilgileri de incelemnizi tavsiye edebiliriz ;
sol kol uyuşması ve ağrısı
Sponsorlu Bağlantılar
selamlar.benim sorum daha doğrusu sorunum genelde gece başlıyor gece yatağa uzanmamla bereber sol kolumda ağrı başlıyor sonrasında sol el üst kısmında uyuşma başlıyor ve ağrılar bayağı rahatsız ediyor.hastanede çekilen mr.da boyun fıtığı dediler acaba gerçekten bu ağrılar boyun fıtığından mı kaynaklanıyor yoksa kalp rahatsızlığı olabilir mi ? gerçi kalp tektiklerimde problem yok dediler.bu konu da yardımlarınızı bekliyor iyi çalışmalar diliyorum.
Boyun fıtığı sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Uzman doktorlar tarafından konulan doğru bir teşhis, hasta eğitimi ve doğru bir tedaviyle artık korkulu bir rüya olmaktan çıkmıştır. Ancak ne yazık ki yanlış yönlendirmeler, bilinçsizce yapılan tedavi ve uygulamalar (kırık çıkıkçılar vb) hem maddi hem manevi olarak hastaya ciddi ve dönüşü olmayan zararlar vermektedir.
İnsan omurgası, kafa tasının altından kuyruk sokumunun bitimine kadar, toplam 33 adet omurdan ve aralarında disk denilen kıkırdaklardan oluşur. Yandan bakıldığında boyun, sırt ve bel bölgesi omurgada S harfine benzeyen bir şekil meydana getirir. Boyun, 7 adet omurdan ve aralarındaki disklerden oluşmaktadır.
Öncelikle boyun fıtığının tanımlanmasını yapalım. Boyun omurları arasında yer alan kıkırdağın iki omur arasından öne, yana ya da arkaya doğru fıtıklaşmasına denir. Her boyun ağrısı boyun fıtığı anlamına gelmez.

Boyun ağrısının çok çeşitli sebepleri vardır:
1. Doğuştan gelen bozukluklar,
2. Postür (duruş) bozuklukları,
3. Yumuşak doku romatizmaları,
4. İltihabi eklem romatizmaları,
5. İnfeksiyon (mikrobik) hastalıkları,
6. Kas- tendon zorlanmaları,
7. Kas spazmları.

Boyun ağrısı tedavisinin başarılı olabilmesi için öncelikle nedeninin doğru olarak ortaya konması gerekir. Bunun için de öncelikle hastadan boyun ağrısı ile ilgili bilgi alınır. Daha sonra uzman doktor tarafından, ayrıntılı bir muayene yapılır. İstenilen tetkikler basitten zora doğru giderek, önce boynun en az iki yönlü filmi çekilir, kan ve idrar tahlili yapılır ve çıkan sonuçlara göre daha ileri tetkikler, örneğin; bölgenin tomografisi, MRI tetkiki, gerekirse EMG denen ve sinirsel hasarı ortaya koyan bir tetkik istenir.
Boyun fıtığında, boyun ağrısı ile birlikte ya da tek başına kol ağrısı da olabilir. Hatta, arkada kürek kemiği alt hizasına, önde göğüse vuran ağrılar oluşabileceğinden, hastalar kalp hastası olduklarını zannedebilirler. Doktorlar da kalp yönünden ileri tetkiklere baş vurabilirler.
sizde yapılan tetkiklerde kalpte problem olmadığına göre , kalp konusunda endişe etmenize gerek yoktur. sol kolunuzdaki ağrının nedeni boyun fıtığıdır.
Boyun fıtığı korkulacak bir durum değildir. Birçok hastalıklar gibi erken teşhis konulması önemlidir. Uygun bir tedavi programıyla hastalık kontrol altına alınabilir. Tedavide; hastanın eğitimi, ilaç tedavisi, istirahat, fizik tedavi ve egzersiz yer almaktadır. Yapılan tedavilere cevap vermeyen ve fıtığı ilerleyen hastalarda cerrahi müdahele gerekebilir. Ancak, bu durum sık değildir.

Hastaların şikayetleri fizik tedavi ile tamamen geçse bile, günlük yaşantısı düzenlenmeli ve ağrıyı azaltan ve artıran durumlar kendisine hatırlatılmalıdır:
1. Ağırlık kaldırmaması,
2. Ağır işler yapmaması,
3. Ters hareketlerden kaçınması
4. Ortopedik boyun yastığı kullanması
5. Orta sertlikte bir yatakta yatması,
6. Uzun süre aynı pozisyonda kalmaması,
7. Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği,
8. Ağrıları tamamen geçse bile egzersizlerini hergün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.
Günlük yaşantımızda yaptığımız bazı hareketler boynumuzu zorlar. Boyun fıtığı hastalarına boyunluk (korse) verilebilir. Boyunluk hem boyun kaslarına destek olur, hem de boyun hareketlerini kısıtlayarak eklemleri korur. Böylece, boyna gelen yüklenmeleri azaltırlar. Genel olarak bu korseler en az 20 gün gece hariç olmak üzere devamlı kullanılır. Daha sonra boyun egzersizleri ilave edildiğinde tedricen çıkarılır.

Fizik tedavi, boyun fıtığının tedavisinde uygulanan en etkili ve kesinlikle zarar vermeyen bir yöntemdir. Sıcak, soğuk ve elektrik akımlarının iyileştirici etkilerinden yararlanarak çeşitli aletlerle vücudun çeşitli bölgeleri tedavi edilir. Bu amaçla, yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları, traksiyon (çekme), masaj uygulanabilir.
Fizik tedavi birkaç husus dışında rahatlıkla uygulanabilen bir tedavidir. Kalbinde pil takılı hastalara ve ihtiyaten hamilelere uygulanmaz. Büyüme çağında olan çocukların büyüme kıkırdakları üzerine, ileri derecede hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan, infeksiyon, varis, benzeri hastalığı olan ve vücudunda metal taşıyan hastalara dikkatli bir şekilde uygulanır.

Fizik tedavi kürü genelde 21 seanstır. Çoğunlukla günde bir seans uygulanır. Ancak, günde iki seansla daha hızlı sonuç almak da mümkündür. Hastadan alınan cevaba göre seans sayısı artırılabilir. Eğitimli kişiler tarafından uygulandığında fizik tedavinin herhangi bir yan etkisi yoktur.
Fizik tedavi sonrasında soğuktan korunmak gerekebilir, çünkü soğuk kaslarda gerginliğe ve dolayısı ile ağrıya yol açar. Sadece fizik tedaviden sonra değil, her zaman soğuktan ve hava cereyanında kalmaktan sakınmak gerekir. Fizik tedaviden sonra 15-20 dk. dinlenmek ve aniden soğuk havayla temas etmemekte ve özellikle eklemleri ve kasları, en azından bir kaşkol ya da boğazlı kazakla korumakta fayda vardır.
Bazen hastalar, uzman doktorlar yerine, çareyi kırık ve çıkıkçılarda ararlar ve bel çektirme, alabalık uygulama gibi yöntemlerle dertlerine çare bulmaya çalışırlar.
Fizik tedavi kliniklerinde kullanılan traksiyon (çekme) cihazı ile tamamen bilimsel olarak, hastanın kilosuna göre ve durumuna göre, uzman doktorun kontrolü altında bel çektirilebilir. Halk arasında sıklıkla rastladığımız çektirme olayı maalesef bu konuda hiçbir tıbbi bilgisi olmayan ve kontrolsüz olarak çekme yapan kişiler tarafından uygulandığında, tamamen tesadüflere dayalı olarak iyileşme görülebilir. Ancak çoğunlukla bağ dokusunda, kas ve sinir liflerinde kopmalara bağlı felçle de sonuçlanabilecek ciddi durumlar meydana gelebilir.

Masaj tedavisi de hastalar tarafından çok tercih edilen bir yöntemdir. Bilimsel bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilen masaj da uygun bir şekilde ve bilen kişiler tarafından yapıldığında yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Rahatlatıcı, kas sertliklerini giderici, ağrı azaltıcı etkisi vardır. Ancak, tek başına fıtığın tedavisinde yeterli olmaz. Yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları uygulamasından sonra kombine bir tedavide yararlanılabilir.
Hastaların yaptığı başka bir yanlış tercih de kaplıca tedavisi olabilmektedir. Kaplıcayı ben özellikle fizik tedaviden sonra öneriyorum. Yüzeyel ısıtıcı etkisi vardır, dolayısıyla derin dokuları etkileyemez. Sadece kaplıca tedavisi fıtıkta yeterli bir tedavi sağlayamaz. Muhakkak kaplıca tedavisi tercih edilecekse doktor kontrolünde olan ve fizik tedavi imkanları olan yerler seçilmelidir. Yirmi (20) seanslık bir fizik tedavi kürü sonrası uygulanacak kaplıca tedavisi hem etkinliği artırır hem de iyilik süresini uzatır.
Boyun fıtığı tedavisinde yine yaygınca olarak uygulanan bir tedavi yöntemi akupunkturdur. Akupunktur de artık bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Daha çok ağrı üzerine etkilidir. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda uygulanabilir. Diğer fizik tedavi yöntemleri ile birlikte uygulandığında çok iyi sonuçlar alınmaktadır.
Boyun fıtığı hastalarının çok az bir kısmı ameliyat gerektirebilir. İlaç, istirahat, korse, fizik tedavi ve egzersiz tedavisi ile düzelmeyen, günlük yaşam aktivitelerine dönemeyen, bağımlı hale gelen, kas kuvveti azalması veya kaybı gelişen hastaların ameliyat edilmesi söz konusudur. Ameliyat kararı, doktor(lar) tarafından verilmelidir. Ameliyattan sonra da bu hastaların kaslarının kuvvetlendirilmesi ve günlük yaşantısının düzenlenmesi gerekir.
Boyun fıtığının başka bir seviyeden tekrarlamaması ve boyunda kireçlenme oluşmaması için fizik tedavi ya da ameliyattan sonra uygun egzersiz programı düzenlenir ve hastaya neleri nasıl yapması gerektiği ve nelerden kaçınması gerektiği izah edilir. Hasta da bunlara uyarsa sonraki yaşantısını normal geçirir.
Spor yapmak isteyenlerin hangi sporu yapacaklarını doktorlarına söylemeleri ve tavsiyelerine uymaları gerekir. Boyun fıtığı geçirenlerin rahatça yapabilecekleri sporların başında yürüme ve yüzme gelmektedir.
benim size önerim ; iyi bir merkezde uygun süre kaliteli , yoğun tam bir fizik tedavi görmenizdir.
geçmiş olsun dileklerimi sunar , acil şifalar dilerim.
Cevaplayan Uzm. Dr. Ümit Hazar

BOYUN FITIĞININ BELİRTİLERİ
-Ensede ağrı, kas spazmı, boyun hareketlerinde kısıtlılık
-Enseden kol veya kollara bazen art kafaya, göğse ve sırta yayılabilen ağrı
-Kollar ve/veya ellerde uyuşma hissi
-Baş dönmesi, kulak çınlaması, gözlerde sinek uçuşması, bulantı, konsantrasyon bozukluğu gibi semptomlar
-Kol ve/veya ellerde kas gücü azalması (elinden sık sık bir şeyleri düşürme, kavrama güçlüğü)
-Ağrı özellikle gece uykuda aşırı derecede artar
-Omuz ve kollarda ağrı, uyuşma ve iğne batar gibi olması
-Bacak ve kollarda uyuşma veya güçsüzlük
-Mesane kontrolü sorunları
-Bacaklarda dengesizlik veya sertlik
-Boyun omur hastalığı (cervical osteoarthritis), boyundaki omurların üstüne kemik çıkıntılarının oluşmasıdır. Bu yavaşça gelişir ve boyun giderek sertleşir. Kemikler giderek periferik sinir sistemine baskı yaparak omuz ve kollarda ağrılara ve diğer duygulanımlara yol açar. Bu çıkıntılar eğer omuriliğe de baskı yapmaya başlarsa, bacak kasları ile mesane ve bağırsak kasları da etkilenebilir. Boyun zedelenmesi yıllar sonra servikal omur hastalığına dönüşebilir. Ancak genellikle bu hastalık yaşlanmayla ilgilidir. Boyun omurlarının diskleri zamanla yıpranıp incelince dışarı fırlarlar.

BOYUN FITIĞINDAN KORUNMA
DURUŞ BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ
Boyun hiçbir bükülme göstermeksizin, herhangi bir aktivite sırasında ve dönme halinde olmaksızın serbest biçimde ve dikey doğrultuda bakması lazım. Vücudumuzla bakmamız ve okuyacağımız, yazacağımız şeyleri başımızı eğerek, cismi kendimize kaldırarak dikey vaziyette ona doğrultmamız doğru olur. Bütün sistemi buna doğru düzenlemek lazım. Boynu büken, eğen, kaldıran sistemlerden ziyade boynun dik, düzgün kullanma, sistemli şekilde masayı, çalışma koşullarını düzenlenmek lazımdır.

BİLGİSAYAR KULLANIRKEN YAPILAN YANLIŞLAR
Bilgisayar kullanımında, masanın, bilgisayar ekranının, klavyenin ve çalışma, duruş şeklinin mutlaka iyi bir ergonomi uzmanı tarafından kişiye belirtilmesi ve gösterilmesi lazım. Kişinin de bu imkanları sağlaması lazım. İkinci olarak 20 dakikada bir ara verilmeli ama 20 dakikada bir insanın kalkıp ara vermesi çalışma hayatında mümkün değil. Ama 45 dakikada çalışmayı aynı bir ders saati düşünürsek, 45-50 dakikada bir 5-10 dakika verilip, boyun hareketleri yapılır. Şöyle bir gevşeyip, esneyip ve ondan sonra tekrar çalışmaya geçilebilinir.
Mekanik kaynaklı ağrılarda ağrı kesici almanın, yapıcı bir faktör olmamaktadır. Sadece ağrıyı keser, olayı düzeltmez. Dolayısıyla mutlaka olayın esas nedenini saptayıp, buna uygun, kökten kaldırıcı fizik tedavi ve egzersiz, eğer buradaki sorun kötü kullanımsa, onun da mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir. Ağrı kesiciyle boyun ağrısını tedavi etmek, hiçbir mekanik ağrıyı tedavi etmek mümkün değil.

BOYUN FITIĞININ TEŞHİSİ
Kesin teşhis için MR çektirilir. MR'ın olmadığı yerlerde tomografide iş görebilir.Ancak MR varsa tercih edilmelidir.
MRI: Günümüzde en duyarlı ve en güvenli görüntüleme tekniğidir. Yumuşak dokuyu da göstermesiyle kesin teşhis koydurur. Radyasyona maruz kalma söz konusu değildir.
Son düzenleyen Safi; 3 Mart 2018 02:59
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
3 Mart 2018       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

Kolda Uyuşma


Kolda uyuşma, genellikle kola yeterli olarak kan gitmemesi ve kolda bulunan sinirlerin zarar görmesi nedeniyle yaşanabilir. Kolda uyuşma bazen kolun tamamında bazen ise kolun bir bölümünde görülebilir. Kol uyuşmasına neden olabilecek diğer etkenler enfeksiyon, tümör ve travma olarak sayılabilir.

Kolda uyuşma nedenleri ve tedavisi
Sinir sıkışması ve hasarı: Kolda meydana gelen iltihap, travma, omuzda bulunan sinirleri hasar görmesi veya sinirlerin kolun üst tarafında doğru gitmesiyle meydana gelen bir sağlık sorunudur. Sinir sıkışmasına neden olan temek sebep, kemikler, kaslar, kıkırdaklar ve tendonlarda meydana gelen travmalar nedeniyle oluşan iltihabın sinirlere şiddetli baskı uygulamasıdır. Kolda sinir sıkışması yaşandığında ve kol hareketliyken kolun üst tarafında ağrı, uyuşma ve anormal hisler meydana gelebilir. Sinir sıkışması ve hasarını tedavi edebilmek için ilk olarak tanı konulması gerekir. Fiziksel terapi sinirlerde oluşan hasarın azalmasına ve dokuların desteklenmesine yardımcı olur. Uyuşma ile beraber şiddetli ağrı yaşandığında narkotik ağrı kesici ve kortikosteroid terapi uygulanabilir. Çok daha ciddi uyuşma ve ağrılarda ise baskıyı ve gerilmeyi azaltmak amacıyla ameliyat seçeneği düşünülebilir.

Diyabet: Yüksek kan şekeri uzun vadede kontrol edilemezse sinirlerde iltihap oluşma olasılığını arttırır. Bu durumda kolun üst kısmında uyuşma ve karıncalanma hissi oluşur. Kan şekeri kontrol altına alındığında kolda yaşanan uyuşma ve karıncalanma giderilebilir.

Beslenme bozukluğu:
Vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminleri yeterince karşılayamamak kol uyuşmasına neden olabilir. Özellikle B grubu vitaminleri, C ve D vitamini haricinde fosfat, magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerin eksikliği de kolda uyuşmaya yol açabilir. Yeteri kadar vitamin alarak bu tarz belirtiler azaltılabilir.

Damar sertliği ve kalp rahatsızlıkları:
Göğüs ağrısı kalp ve damar hastalıklarında en belirgin belirtiler arasında yer alır.
Kalp krizi gibi bir durumda kalbe ulaşan damarlarda sertlik meydana gelir ve bu sertlik ile beraber göğüs ağrısı ve özellikle sol kol uyuşması görülür. Bu şikayetler kalp krizinin belirtileri arasında yer alır. Bunların haricinde anjina gibi kalbe bağlı gelişen rahatsızlıklarda kol uyuşmasına neden olabilir.

Dolaşım bozukluğu:
Kan dolaşımı yetersiz olduğunda vücudun uç kısımlarına yeteri kadar kan ulaşamaz. Böyle bir durum karşısında el, parmaklar ve kolda uyuşma yaşanabilir. Kan dolaşım bozukluğu farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Yağlı gıdalarla beslenmek, kolesterolün yüksek olması, hareketsiz bir yaşam tarzı, sigara ve alkol tüketimi kan dolaşımını kötüleştirebilir.

Kırıklar: Parmak, kol ya da dirsekte meydana gelen kırıklar el ve kolda uyuşmaya yol açabilir. Uyuşmayla beraber kırık alanda ciddi anlamda ağrı yaşanır. Köprücük kemiği, omuz ve kolun bir bölümünde gelişen kırıklar kolun tamamında ya da bir kısmında uyuşma hissi yaratabilir.

DEVAMI Ellerde ve Kolda Uyuşma ve Nedenleri
SİLENTİUM EST AURUM
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

3 Haziran 2017 / Misafir Soru-Cevap
17 Ağustos 2018 / Misafir Soru-Cevap
25 Ocak 2013 / Misafir Soru-Cevap
17 Kasım 2018 / Misafir Soru-Cevap