Arama

Paraziter Hastalıklar

Güncelleme: 20 Nisan 2012 Gösterim: 26.379 Cevap: 1
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #1
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Paraziter Hastalıklar

Sponsorlu Bağlantılar
Etkileri

Parazitler genel olarak organizmayı tahrip etmekte soyucu, sömürücü, mekanik olarak etkilemekte ve diğer hastalıklara canlıları dispoze kılmaktadırlar. Paraziterlerin hemen hemen bütün salgıları, sindirilmemiş artıkları organizma için toksiktir. Ayrıca bazı parazitlerin özel toksinleri vardır. Bunları salgılayarak hücre ve dokuları eritirler, kanın pıhtılaşmasına engel olurlar. Bu toksinlerle organizma tedricen zehirlenir. Alyuvarları erittiğinden anemi meydana gelir. Kan tablosu değişir. Toksinlerin sinir sistemine de etkisi vardır. Bunun sonucu bazen felçler ve kuduz benzeri semptomlar meydana gelir. Gelişmede gerilik meydana gelir. Genital organların küçüldüğü, atrofiye olduğu, tenasüli kudretin azaldığını bildiren araştırmalar vardır.


Gelişmeleri

Parazitler de birer canlı varlık oldukları için gelişmeleri, büyümeleri için beslenmek zorundadırlar. Gıdalarını organizmadan temin ederler. Sayıları fazlalaştıkça aldıkları gıda miktarı artacağından organizmanın zayıflamasına, verilen gıdadan tam istifade edememesine, yem miktarı arttırıldığı olaylarda ölümlere sebep olmaktadırlar.


Organlara verdikleri zararlar

Parazitler mekanik olarak da organizmaya zarar vermektedirler. Bulundukları organlara mekanik olarak basınç yapmaktadırlar. Bunların sayısı kadar bulundukları organın da önemi vardır. Beyin, göz gibi nazik organlarda bulundukları zaman, sayıları az da olsa meydana getirdikleri etki büyüktür. Hücre parazitleri çoğalırken hücreleri parçalarlar. Bazı parazitler safra kanalını tıkayarak sarılık meydana getirirler. Bazı parazitler de, örneğin bağırsakta yaşayanların birkaç tanesi bir araya gelerek bağırsakları tıkarlar ve şiddetli hazımsızlıklara sebep olurlar. Parazitlerin genç şekilleri organizmada göç ederken diğer bazı hastalık etkenlerini de beraberinde sürükledikleri gibi, zayıf düşürdükleri organizmalarda salgın hastalıkların kolaylıkla etkimesine sebep olurlar. Bundan ötürüdür ki, paraziter hastalıklara yakalanan hayvanlarda diğer hastalıklar da kolaylıkla yerleşebilmektedir. Parazitlerden mütevellit metabolik bozukluklar, vitamin hormon dengesinin bozulması, özelikle hayvanların iyi beslenemedikleri hallerde doğal direncin bozulması sonucu parazitlerin etkileri artmaktadır.


Teşhis

Paraziter hastalıklar bariz bir şekilde dikkat çekmediği, ölüm olayları görülmediği hallerde, bunların meydana getirdikleri verim düşüklüğünü kesin olarak hesaplamak güçtür. Paraziter hastalıklarda görülen semptomlarla, klinik olarak hastalığı teşhis etmek zordur. Ancak parazitin kendisini veya gelişme devirlerini görmek ile kesin teşhis konur. Bazı hallerde birkaç paraziter hastalık birlikte seyreder ki böyle durumlarda telefat artar.



1. İç Parazitler


- Kalp Kurdu

Kalp kurdu taşıyan bir sivrisineğin ısırması ile genç kalp kurtları köpeğin kan dolaşım sistemine girer ve köpeğin kalbi ile birlikte 13-30 cm arası bir boya ulaşıncaya kadar gelişirler. Kalp kurduna yakalanmış köpekleri kurtları imha etmek için ilaçlarla tedavi edilebilir ama koruyucu bakım çok daha etkilidir. Yapabileceğiniz iki şey var; köpeğinizi sivrisineklerden koruyun ve ona düzenli olarak veteriner hekimizden temin edebileceğiniz kalp kurdunu önleyici ilaçlar verin. Ancak veteriner hekiminiz, köpeğinizin kalp kurduna yakalanmış olup olmadığını görmek için önce bir kan testi yapmak isteyecektir.

- Kancalı Kurtlar
Kancalı kurtlar daha çok yavru köpeklerde görülür,ama her yaştaki köpekler ciddi biçimde bu kurtlara yakalanabilirler. Köpekler parazitin larvalarını yutarak kancalı kurtlara yakalanabilir veya larvalar köpeğin derisine girer. Yavru köpekler kancalı kurtları annelerinden doğumdan önce vaya meme emerken kapabilir. Zaten hasta ve zayıf olan köpekler kolay bir hedef oluşturur ve önlem alınmadığı takdirde ölüme kadar götürebilir. Parazitin yumurtaları taze bir dışkı örneğinde mikroskop altında görülebilir. Tedavi rutindir, ama köpeğin çevresini temiz tutarak onu kancalı kurlardan koruyabilirsiniz. Düzenli olarak bölgedeki dışkıları alın, çimleri kısa ve olabildiğince kuru tutun ve asfaltlı veya taşlı yolları dezenfektanlarla yıkayın.

- İnce Bağırsak Kıl Kurtları ve Soluncanları
Kıl kurtları ya da askaritler, yavru köpeklerde sıkça görülür. Çoğu yavru hiç bir belirti göstermez. Ama diğer köpekler ve çocuklara da bulaşabilecek milyonlarca yumurtayı çevreye dağıtırlar. Kıl kurtları beyaz, ser, ince ve yuvarlak spagheti görünümündedir ve yaklaşık 6 cm'e kadar uzarlar, çoğu zaman yay gibi yuvarlanırlar. Yetişkin köpekler kıl kurtlarına karşı bağışık olabilirler ve hiç bir belirti göstermeyebilirler. Veteriner hekiminiz, kıl kurdu bulunduğu takdirde ilaç yazacaktır, ama önlemek için,kancalı kurtlarda tarif edildiği şekilde temizlik önerilir.

- Tenyalar
Bu parazitler köpeğin anüsü çevresindeki tüylerde, yatağında veya dışkısında görülebilir. Canlı iken anüs parazitleri kırık beyaz, yassıdır ve ileri geri sallanır; kuruduklarında sarılaşırlar. Şeffaf olur ve bir pirinç tanesine benzerler. Anüs parazitlerine yakalanmış bir köpek kilo kaybedebilir ve zaman zaman ishal olur. Eğer köpeğinizin anüs parazitlerine yakalanmış olduğunu düşünüyorsanız, veteriner hekiminizin dışkısını muayene etmesini ve ilaç vermesini isteyin.

- Kalın Bağırsak Kurtu
Kalın bağırsak kurtları,köpeğin sindirim sisteminin alt kısımlarında yaşar. Bazı köpekler hiç bir belirti göstermez,dolayısıyla veteriner hekiminiz dışkısını muayene ederek tanıyı koymalıdır. Başka köpekler zaman zaman oluşan ishal, anemi, kilo kaybı, halsizlik ve sağlık durumunda genel bir bozulma gösterebilir. Tedavi için ilaç şarttır. Köpekler kalın bağırsak kurtlarını, etrafı koklayıp yalayarak aldıklarından, yukarıda da belirtildiği gibi köpeğin yaşadığı bölgeyi temiz tutmak gerekir. Köpeğinizin solucan, kancalı kurt, kıl kurdu, anüs parazitleri veya kalın bağırsak kurtlarına yakalandığından kuşku duyuyorsanız, bir ya da iki dışkı örneğinin mikroskop altında incelenerek sorunun türünü ve boyutunu tespit etmek ve böylece en etkin tedavi yolunu bulmak gerekir. Asla kurt tedavisini kendi başınıza yapmayın; yanlış bir kurt tedavisi, kurtların kendisi kadar köpeğe zarar verebilir. Öncelikle veteriner hekiminiz, sorunun gerçekten kurtlardan mı kaynaklandığını ve öyle ise hangi tür kurt olduğunu tespit etmek zorundadır; ayrıca kurt tedavisine başlamadan önce verilecek doğru ilaç ve miktarı belirlemek için de köpeğin genel fiziksel durumunun da değerlendirilmesi gerekir. Aslında köpeğinizin dışkısının parazit yumurtaları bakımından incelenmesi, köpeğin yıllık fiziksel muayenesinin bir bölümünü oluşturmalıdır, yani bir dahaki sefere veteriner hekime gittiğinizde köpeğinizin dışkısını da yanınızda götürün.

- Kamçılı Solucanlar
Bu küçük parazitler köpeğin kalın bağırsağında yaşar. Sadece ortalama beş santimetre uzunluğundadır ve çok incedir. Bilimsel adı Trichuris vulpis'dir. Bu parazitler kalın bağırsağın iç duvarına tutunarak beslenir. En belirgin belirti, kalın bağırsağın enflamasyonudur.
Kamçılı solucanın yaşam siklüsü çok basittir. Erişkinler bağırsak duvarına tutunmuş vaziyetteyken yumurtlar. Larvalar yumurta içinde gelişip iki hafta içinde yumurtadan çıkar. Bu larvalar da kalın bağırsağın iç duvarlarına tutunur ve bir hafta sonra erişkin olup üremeye başlar.
Yavrunun enfekte olmasının tek yolu içinde kamçılı solucan yumurtaları olan dışkı yemesidir. Bunun mümkün olmayacağını düşünüyorsanız yavruların herşeyi ağızlarına aldığını hatırlayın. Ayrıca enfekte dışkıya basan ve daha sonra temizlenmek için patilerini yalayan yavru da yumurtaları oral olarak alacaktır. Hamilelik ve emzirme sırasında bulaşma söz konusu değildir.
Belirtiler
Belirtilerin çoğu kolitten (Kalınbağırsakta enflemasyon) kaynaklanır.
1. Karın ağrısı
2. Aşırı gaz
3. Pis kokulu dışkı
4. İshal
5. Kanlı ya da mukus kaplı dışkı
6. Zayif yavru
7. Zayif ve kuru tüyler
8. İştah
Tanı: Yumurtaların mikroskopta belirlenmesiyle sağlanır. Yumurtalar futbol topu biçiminde ve oldukça belirgindir. Bir ya da iki negatif dışkı analizi kamçılı solucanların olmadığı anlamına gelmez. Analizlerin sadece % 30 - 50'sinde kendilerini gösterirler.
Kontrolü: Antihelminik ilaçlarla ortadan kaldırılabilirler. Kullanılan en popüler ilaç Fenbendazole tozdur. Üç gün üst üste yavrunun yiyeceğine karıştırılır. Kamçılı parazitin iki-üç aylık yaşam siklüsü nedeniyle bu süre içinde yeni larvalar yumurtadan çıkar. Erişkinlere larvaların birlikte ölüp ölmediği konusunda şüpheler olduğundan pek çok veteriner hekim bu aralarla ilaçlamayı tekrarlar.
Kamçılı solucan yumurtaları kimyasal maddelere karşı dayanıklıdır. Direkt güneş ışığı onları inaktif hale getiriyor gibidir. Tedavi edilen köpekler enfekte bölgelerden uzaklaştırılmalıdır. Dışkıların günlük temizlenmesi olasılığı düşürür.
İnsana Zararı: Kediler ve insanlarda kamçılı solucan bulunmaz.


2. Dış Parazitler


- Keneler ve Pireler

Enfeksiyon hastalığının taşıyıcısı olarak keneler her köpek için ciddi tehlike oluştururlar. Özellikle köpeklerin en çok dolaşmayı sevdikleri açık alanlarda gözlenir. Nisan'dan Ekime' kadar çalılıklarda, otlar üzerinde serbestçe yaşar, kan emebilecekleri bir noktada kanca benzeri ısırma organelleri ile deriyi delerek gömülürler. Dişi kene, salyasındaki özel bir yapışkan madde sayesinde kan emdiği noktaya kendini güçlü bir biçimde kilitler. Bu sayede ortalama bir hafta süren kan emme öğünü boyunca konakçının kendisini uzaklaştırmasına meydan vermez.

1. Kenelerin Yol Açtığı Zararlar
Tek bir kene ısırığı dahi köpeklere hatta insanlara viral ve bakteriyel hastalıkları bulaştırabilir.

1.1. Lokal İrritasyon: Konakçının derisine gömülen ağız organeli yangısal reaksiyonlara yol açar. Burada daha sonra bakteriyel enfeksiyonlar da gelişebilir. Kene gömülü olduğu yerden tam olarak çıkartılamaz ve deri içinde bir kısım ağız organelleri kalırsa bu durumda daha ciddi ve yaygın bir yangı meydana gelir.

1.2. Kenelerden Kaynaklanan Hastalıklar

1.2.1. Borreliosis (Lyme hastalığı):
Keneler tarafından bulaştırılan bu hastalığın etkeni Borrelia adlı bir mikroorganizmadır. Hastalık 1975'de önce insanlarda ve 1980'lerin ortalarında evcil hayvanlarda teşhis edilmiştir. Almanya'da kenelerin 10% oranında Borrelia ile enfeste olduğu, bu oranın bazı bölgelerde 20%'ye kadar çıktığı bildirilmiştir. Hastalık etkeni bakteriler kenenin bağırsakları ve salya bezlerine yerleşir ve kan emme sırasında konakçıya bulaşır. Lyme hastalığının klinik semptomları çeşitlilik gösterir. İnsanlarda ısırık noktasında 1-3 hafta sonra gelişen derideki kızarıklığa ateş ve lenf yumurtalarının şişmesi ile seyreden grip benzeri semptomlar eşlik eder. Birkaç hafta veya ay sonra vücudun etkilenen yerlerinde ağrılı nevritis ve felçler meydana gelebilir. Köpekte belirgin semptomlar başlangıçta çevreye kayıtsızlık ve 40-41C ateş, daha sonra ise topallık,kas eklem ağrısı ver diğer sinirsel bozukluklardır.


1.2.2. Babesiosis: Bir kan paraziti olan Babesia, Türkiye'de ve tüm dünyada subtropikal ve tropikal bölgelerde yaygındır. Akdeniz ülkelerindeki yoğun turist trafiği sayesinde hastalık orta ve Kuzey Avrupa ülkelerine de giderek yayılmaktadır. Enfekte keneler sağlıklı konakçıdan kan emdekileri sırada paraziti de naklederler. Parazit enfekte konakçının alyuvarları içinde ikiye bölünerek çoğalır ve alyuvarları parçalar. Babesis fonksiyonunun bulaşmasından 1-3 hafta sonra konakçıda ateş, giderek artan durgunluk, anemi, mukoza ve göz kapaklarında sarılık, dalak şişmesi ve kan işeme meydana gelir. Hastalığın şiddeti konakçının bağışıklık durumu ile yakından ilgilidir. Tavsiye edilen en iyi mücadele yöntemi, vektör kenelerin yok edilmesini amaçlayan, uzun etkili kene ilaçlarının kullanılmasıdır.

1.2.3. Kene Felci: Bazı kene türlerinin dişileri, kan emme sırasında belli dönemlerde bir nörotoksin üreterek sinirsel impuls geçişini bozar. Hastalık bulaşan köpeklerin arka bacaklarında ilerleyen bir felç ve nadir vakalarda solunum felcine bağlı ölüm meydana gelir. Kenelerin kısa sürede uzaklaştırılmaları ile semptomlar 24 saat içinde kaybolur. Pire enfetasyonu-büyüyen bir problem: Köpek sahipleri sık sık pire probleminden yakınır ve ilaç kullanmalarına rağmen baş edemediklerini ifade ederler. Bu parazitlerin yoğun enfetasyonu birkaç sebebe bağlıdır.
· Pet hayvanları sayısı sürekli olarak artmaktadır.
· Parazitler zamanında teşhis edilemezler,bu da sıcak mevsimlerde süratli bir çoğalmaya yol açar.
· Kaşınma ve ısırma gibi ilk enfestasyon belirtilerinin sebebi araştırılmaz. Sadece hayvanın üzerindeki pirelere karşı ilaç uygulanır. Parazitin çeşitli gelişme dönemlerini yaşadığı çevre ilaçlaması ihmal edilir. Bu çerçevede pet hayvanlarının ve çevrelerinin yoğun bir parazitasyon meydana gelmesi beklenmeden koruyucu olarak ilaçlanmaları gereklidir. Aksi takdirde mücadele masraflı ve zaman alıcıdır.


2. Pirelerin verdikleri zararlar:

2.1. Kan Kaybı:
Küçük köpek ırklarında veya yavru hayvanlarda yoğun pire enfeksiyonu şiddetli kan kaybına, anemiye hatta ölüme yol açar.


2.2. Barsak Parazitlerinin Taşınması: Pireler d. canimum adlı şeridin ara konakçısıdır. Bu şekilde enfekte köpekler dışkıyla çevreye kabak tohumu şeklindeki halkaları yayarlar. Halkalar içerisindeki yumurtalar pire larvaları tarafından yutularak burada larva formu gelişir. Şerit larvasını taşıyan ergin pire çiğneyerek yutulursa, larvalar gelişmelerini tamamlayarak konakçının bağırsağında şerit haline dönüşür. Bu bakımdan pire teşhis edilen köpeklere, bu şeritlere karşı koruyucu amaçla etkili bir şerit ilacı uygulamak gereklidir.

2.2.3. Pire Enfetasyonuna Bağlı Deri Hastalıkları: Pireler ısırdıkları noktada lokal tahrişe, deri hastalıklarına (pire ısırığı detarmasisi) ve sitemik karakterde alerjik reaksiyonlara (pire alerjisi detarmatisisi) yol açarlar. Isırık detarmasisleri özellikle karında, bacak içlerinde ve kuyruk altında, ısırma ve kaşınmadan kaynaklanan kızarıklık, kabarcık oluşumu ile seyreder. Evcil hayvanlarınızda kene ve pirelerden kaynaklanabilecek problemleri önlemenin en etkin yolu, veteriner hekiminizin tavsiye edeceği güçlü ve uzun etkili antiparaziter ürünleri kullanmaktan geçer. Rahatsız edilmediği sürece bu minnacık korkunç pire, dörtayaklı dostlarımız üzerinde 100 günden daha uzun süre yaşayıp üreyebilir. Bir uzay gemisinden 50 kat daha hızlı bir şekilde hız kazanabilir ve bazıları kendi boylarının 150 katı yükseğe zıplayabilir. Bu bir insanın 3.500 metre yükseğe zıplamasına benzer. Veteriner hekimlerin pireye böyle savaş açmalarına şaşmamak gerekir. Pireler sıcak havalarda ortaya çıkar ama ev içinde yaşayan hayvanlarda ve kapalı mekanlarda tüm yıl boyunca görünebilirler. Pireler kan ile beslenen asalak böceklerdir. Onların üzerinde veya evinizde küçük, karabiber tanelerine benzeyen lekeler görebilirisiniz, minnacık kara lekeler. Bu kara lekelerin pire olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, onları ıslak beyaz bir kağıdın üzerine koymaktır. Kızıl ya da kahverengiye dönüşürler ise, başınız pireler ile dertte demektir. Lekeler kanla dolmuş pire dışkıları veya larvalardır. Ama asla pireleri önemsiz bir baş belası olarak görme yanılgısına düşmeyin. Peki pireleri nasıl kontrol altına alabilirsiniz. Hem dostunuzu hem de yaşadığı yeri ortamı temizlemek gerekir.

ŞAŞIRTICI BİLGELER
  • Dört adet dişi pire, 1000 gün süre ile günde kez beslendiğinde 1600 kez ısırır.
  • Pirelerin yaşadığı bir evde büyük olasılıkla %95 oranında yumurta ve sadece %5 oranında yetişkin pire bulunur.
  • Pire, tropik iklim böceğidir ve dondurucu soğuklarda uzun süre dayanamaz.
  • Kış aylarında pireler genellikle tedavi edilmeyen köpekler üzerinde yetişkin halde yaşarlar.
  • Larva halindeki pireler etrafa sürünür ve halılara veya ev hayvanlarının üzerinde yaşayan yetişkin pirelerin dışkılarındaki kurumuş kan ile beslenir.
  • Dişi pireler; ilk kanlı öğünlerini yedikten 39 ila 48 saat içinde yumurta bırakmaya başlarlar. Bazı pire türleri, aylarca yemek yemeden hayatta kalabilirler.
En başarılı pire kontrolü için her bir durumu özelliğine göre tedavi etmek gerekir. Bazı köpekler, pek çok başka köpek ile aynı evi paylaşır, bazı evlerde kedi ve köpekler bir aradadır, kimi köpek ev içinde kimisi ise dışarıda yaşar. Bu kadar çok farklı ortam olasılığında pire kontrol yöntemlerinin bireysel olarak ele alınması gerekir. İşe etrafı iyice temizleyerek başlayın. Evi tepeden tırnağa elektrik süpürgesi ile temizleyin, mobilyalar dahil olmak üzere ve elektrik süpürge torbasını dışarıya atın. Evdeki tüm yatakları süpürün ve silin. Tabii onun yatağını da. Dostunuzu her gün fırçalayın ve bir pire tarağı kullanın. Piyasadaki pire ilaçlarında birini seçin, pire tasmaları, şampuanlar, ev içi ve bahçe için spreyler-ve üretici tavsiyelerine de kesinle uyun. Ancak birkaç ürünü bir arada kullanırken toksik reaksiyonların oluşmayacağından emin olun. Avrupa ve Amerika'da pek çok şirket, ev hayvanlarının üzerine konaklayan pire ve kenelerle baş edebilmek için pek çok kişi değişik yöntemler üzerinde çalışmakta. İşleri zor çünkü, ister inanın ister inanmayın dünya da 2000'in üzerinde değişik pire türü bulunmakta.

PİRELERİ YOK EDİN
  • Pire mevsimi başlamadan bir ay önce.pire savaş gününüzü tespit edin ve takviminize yazın.
  • Sık sık evinizi elektrik süpürgesi ile temizleyin. Zeminde hiçbir santimetrakareyi atlamayın, duvardan duvara halı, parke veya ne olursa olsun, koltukların, masaların, yatakların altını her yeri temizleyin, köpeğinizin gitmediği bölgeler olmasa bile.
  • Elektrikli süpürge torbalarını dışarıdaki, kısa süre sonra boşaltıcak bir çöp kutusuna atın. Torba henüz tam dolmadığından onu atmazsanız ya da torbayı evin içindeki bir çöp kutusuna atarsanız, büyük olasılıkla pireler kaçacak veya savaşınızda tek bir muharebeyi kazanmış olacaksınız.
  • Bahçenizde bir pire spreyi kullanın.
  • Bir pirenin en iyi temizlenmiş eve bile dönebileceğini unutmayın. Onun için her yeri pire spreyleri ile iyice yıkayın.
  • Daha serin aylarda da pire savaşına devam edebilirisiniz. Pire mevsimi bittikten bir ay sonra yeniden evinizi temizleyin. Pireler tropik iklim böcekleri oldukları ve soğuk havalara dayanamadıkları halde ,sıcak evlerde mutlu bir şekilde üremeye devam edebilirler. Yiyecekleri kapalı kutular veya buzdolabında saklayın. Köpeğiniz yemeğini yedikten sonra kabını yıkayıp kaldırın. Yemek kırıntılarını toplayın ve etraftaki su birikintilerini giderin.

Alıntıdır

pusula - avatarı
pusula
Ziyaretçi
20 Nisan 2012       Mesaj #2
pusula - avatarı
Ziyaretçi
Vücudumuza dışarıdan giren bazı canlıların bizde yarattığı rahatsızlıklardır.
Genellikle ağır hastalığa yol açmazlar ama yaşam kalitesini bozarlar.
Kirli sulardan, bulaşmış sebzelerden, bulaşmış musluklardan, pişmemiş etten, parazit yumurtalarının döküldüğü çarşaf ve çamaşırlardan, topraktan, enfekte hayvanlardan geçebilir.
Sık karın ağrısı-krampları (açlıkta daha fazla), şiddetli gaz, geçici ishaller, dışkıda yumuşama veya keçi pisliği gibi dışkılama, burun kaşıntısı, anüste (büyük abdestin yapıldığı yer) kaşıntı, yastığa salya akması, diş gıcırdatma, dil kenarında kabartılar, kilo alamama, sabah bulantıları, ağız kokusu, iştahsızlık veya aşırı yeme, vücutta kaşıntılar. (Hasta çoğunlukla gastrit,ülser zanneder, doktoruda bu yönde etkiler.)(Ağız bölgesine ait şikayetler diş ve dişetiylede ilgili olabilir.) Tenya(Şerit) gibi bazı parazitler anüsten dışarı dökülüp hasta tarafından görülebilirler.
Parazitin cinsine bağlı olarak; uzun süreli parazite maruz kalınca; kansızlık, barsak tıkanması, büyümede gecikme, akciğer belirtileri, karaciğer-dalak büyümeleri, deri döküntüleri, hatta ağır organ hasarları bile olabilir.
Yukarıdaki şikayetlerin birkaçı birlikte bulunan veya biri şiddetli şekilde bulunan bir kişide dışkıda parazit aranması, anüse bant uygulanarak yumurtaların aranması gibi tetkiklere başvurulur. Sonuç negatif çıksada, parazit olasılığı yüksek görülüyorsa tahlil defalarca (örneğin üç gün üstüste) tekrarlanabilir. (Paraziti yakalamak herzaman mümkün olmuyor.)
Tedavide parazitine göre değişen ilaçlar vardır. Bazılarının karaciğere veya başka organlara etkisi, ciddi zararları olabileceğinden tam teşhis konduğu zaman, gerektiği gibi kullanılmalı, şikayetler sürsede kendi kendine tekrarlanmamalıdır.
Bazı parazitlerde tüm aile aynı zamanda ilaç kullanmalıdır.
Oksiyür (kıl kurdu) gibi bazı parazitlerde yumurtalar döküldüğünden çarşaf-çamaşırı kaynatmak (makinanın 90 derecesi yeterli değil, 100 derece olmalı), çok iyi ütülemekte tedavinin bir parçasıdır.
Şüpheli sular içilmemeli, kaynatılmalı, iyi yıkandığı şüpheli salatalar, ıspanak vb., az pişmiş-pişmemiş et yenmemelidir. Çocukların toprakla oynadığında ellerini ağızlarına götürmeleri engellenmeli, tuvalet temizliğinde anüse dokunulmamalı, sadece tuvalet kağıdıyla temizlik yapılmalı, çocuklarada öğretilmelidir. Tırnaklar kısa tutulmalıdır. Musluklarla fazla temastan kaçınılmalı, toplu yerlerde de, evlerde de mümkün olduğunca az dokunulan tipte musluklar ve sabunluklar ve sıvı sabun tercih edilmelidir. (Sabundan çok üstündür ama sıvı sabunların kötü markaları ve fazla beklemişleride enfeksiyon kaynağı olabiliyor.)

Sponsorlu Bağlantılar
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.

Benzer Konular

4 Kasım 2009 / GusinapsE Tıp Bilimleri
20 Mayıs 2009 / ThinkerBeLL Tıp Bilimleri
10 Eylül 2006 / virtuecat Tıp Bilimleri
8 Ocak 2010 / ThinkerBeLL Tıp Bilimleri