Arama

Bağlaç

Güncelleme: 20 Kasım 2016 Gösterim: 7.847 Cevap: 4
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
25 Nisan 2009       Mesaj #1
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

Bağlaçlar veya rabıt edatları


sözcükleri, sözcük gruplarını veya cümleleri biçim veya anlam yönüyle birbirine bağlayan edatlardır: ve, veya, ile, ama, de (da) , ancak, belki, çünkü, eğer, hâlbuki, hiç değilse, ise, ki, lâkin, meğer, nasıl ki, öyle, öyle ki, sanki, şu var ki, tâ, üstelik, yahut, yalnız, yani, yoksa, zira gibi. İfadeleri, ilgi ve önem sırasına koyarak düzenlememize yardımcı olurlar.
Sponsorlu Bağlantılar

Bağlaçların kendi başlarına anlamları yoktur. Yer aldıkları cümlenin çeşitli bölümleri arasında anlam ve biçim bakımından bağlantı kurarlar. Cümlelerde sıralama bağlaçlar sayesinde yapılır. Cümleler arasında konu ve anlatım bütünlüğü sağlamak için kullanılırlar.
Türkçe'de bağlaçlar yapı bakımından yalın, türemiş, bileşik ve öbekleşmiş bağlaçlar olmak üzere dört kümeye ayrılır.

Yapılarına göre bağlaçlar


Yalın bağlaçlar
Yalın bağlaçlar, herhangi bir ek almamış ya da bir sözcükle birleşmemiş basit sözcüklerdir. Kök halindeki ve, ama, ile, eğer, de, hem, yani gibi sözcükler bu tür bağlaçlardır.Örnek: Ahmet ile Esra çok iyi anlaşıyorlar.

Türemiş bağlaçlar
Türemiş bağlaçlar, isim ya da fiil soylu sözcüklerden türetilmişlerdir: üstelik, örneğin, kısacası, gerçekten, anlaşılan.Kısacası seninle olmak istemiyorum vb. gibi.

Bileşik bağlaçlar
Bileşik bağlaçlar öyleyse, yoksa, nitekim, sanki, oysa, kim bilir gibi sözcüklerdir ve bunlar iki ayrı sözcüğün birleşmesinden oluşur. Bileşik bağlaçları oluşturan sözcüklerin her zaman bağlaç türünden olmaları gerekmez. Örneğin kim bilir bağlacındaki "kim" zamir, "bilir" ise bir çekimli fiildir. Sanki bağlacı ise "san" (san-mak) fiil kökü ile "ki" bağlacının birleşmesinden oluşmuştur.

Öbekleşmiş bağlaçlar
Öbekleşmiş bağlaçlar ayrı ayrı sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla ortaya çıkar. Bazen ya da, hem de gibi iki bağlacın yan yana kullanılmasıyla da öbekleşmiş bağlaç oluşabilir. Bazen ki bağlacıyla birlikte bir bağlaç öbeği oluştuğu da olur; nerde kaldı ki, değil mi ki böyle oluşmuş bağlaçlardır. Başka bir deyişle, sözün kısası, bir bakıma gibi tamlamalar bağlaç işlevi de görürler. Gel gelelim, ne bileyim, zorla değil ya gibi bazı kısa cümleler de kalıplaşarak bağlaç niteliği kazanabilir. Öbekleşmiş bağlaçlardan yinelemeli bağlaçlar da çok yaygın olarak kullanılır. Bunlara ya ... ya ..., hem ... hem ..., ister ... ister ..., gerek ... gerek(se) ..., ne ... ne ..., ama ... ama ... gibi bağlaçlar örnek gösterilebilir. Örneğin:

"ister gel ister gelme", "ya bugün gel ya yarın", "ne sevdiğin belli ne sevmediğin".

Kullanılışlarına göre bağlaçlar


Sırayla bağlaçlarıİki sözcüğün arasına girerek arka arkaya gelen unsurları bağlamaya yarayan dahi, ile, ilâ, ve edatlarıdır: Karagöz ile Hacivat, Suç ve Ceza vb.

Denkleştirme bağlaçları
İki sözcük, sözcük grubu veya cümlenin arasına girerek birbirinin yerini tutabilecek iki unsuru birbiriyle denkleştirme, karşılaştırma ilgisiyle bağlayan veya, veyahut, ya, yahut edatlarıdır: kavun veya karpuz, masa veya sıra, seni böyle gören ya deli diyecek ya gülüp geçecek vb.

Karşılaştırma bağlaçları
Karşılaştırılan grupları veya unsurları, mukayese ilgisiyle bağlayan ama....ama, da(de)....da(de), gerek....gerek, ha....ha, hem....hem, ister....ister, ne....ne, ya....ya gibi bağlaçlardır.

Ama haklı ama haksız herkese itiraz eder. Eyere de yakışır semere de. Gerek fakir gerek zengin olsun. Ha Kel Hasan ha Hasan kel. Hem suçlu hem güçlü. İster öldür ister güldür. Ne şair yaş döker ne âşık ağlar. *(F.Nafiz) Ya o zaman yalan söyledi ya şimdi.

Bu edatlar, karşılaştırılan unsurlardan biri, hepsi veya hiçbiri ifadesiyle üç türlü işlevi yerine getirirler:
  • Ya akıl ver ya para. Ya paranı ya canını. (birini)
  • Hem kel hem fodul. (hepsi)
  • Ne kızı veriyor ne dünürü küstürüyor. (hiçbiri)
Başa gelen bağlaçlar
Cümleler arasında türlü anlam ilgileri kurarak onları birbirine bağlayan edatlardır: âdeta, ama, ancak, bari, belki, binaenaleyh, çünkü, eğer, fakat, gerçi, güya, hakeza, hâlbuki, hatta, hazır, hele, illâ, illâ ki, kaldı ki, keşke, keza, lâkin, madem, mademki, mamafih, meğerki, nasıl ki, nitekim, oysa ki, öyle ki, sanki, şayet, şöyle ki, tâ ki, üstelik, yalnız, yani, yeter ki, yoksa, zaten, zati gibi.

Örnekler: O zamanlar çok okuyordum. Daha sekiz yaşındayken roman okumaya başlamıştım. / Turgut’un kaza yaptığını biliyorum. Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi. Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor. Mamafih bu sözler aramızda kal­sın. / Üç gündür yataktan çıkamıyor. Zaten son zamanlarda hiç ayağa kalkamı­yordu.

Cümle başı edatlarının kullanıldığı yere göre cümleleri hangi ilgiyle bağladığına dikkat edilmelidir.

Sona gelen bağlaçlar
bile, da (de), dahi, değil, ise, ki, ya gibi edatlardır. Bunlardan bile, da (de), dahi, ise, ya edatları sözcüğü önceki unsurlara; değil, ki edatları getirildiği sözcüğü sonraki unsurlara bağlar. Bu edatların pek çoğunda kuvvetlendirme ifadesi de vardır: Baksan a! Ben de özledim. Sağır Sultan bile duydu. Bu da geçer yahu! Hele bir nefes alayım da. Adam sen de. Sorsam mı ki*. Böyle de yatılmaz ki. Onlar şehirliydi biz ise köylüydük. (İse edatı, şart kipi ekiyle karıştırılmamalıdır.) Yorgun değilsin ya. Ev kira değil ya varsın küçük olsun. vb.

Cümle dışında kullanılışlarına örnekler
Bağlaçlar, cümle içerisinde eşgörevli, eşdeğerli ya da birbiriyle ilgili öğeleri birbirine bağlarlar. "Kerim ve Sinan aynı işi yapıyorlardı; ama Kerim’in geliri Sinan'ınkinden yüksekti" cümlesindeki ve bağlacı, ilk cümleciğin ortak yüklemli özneleri olan eşdeğerli iki sözcüğü birbirine bağlamakta, ama bağlacı da iki cümleciği birbiriyle ilişkilendirmektedir. Her iki cümlecik de aslında, özne ve yüklemleri bulunan bağımsız birer cümledir. Bu iki cümle arasındaki anlam ilişkisinin varlığı, ama bağlacıyla ortaya çıkmaktadır.

Öznesi, yüklemi ya da tümleci ortak olan cümlelerde, eşgörevli öğeleri bağlamak için yinelemeli bağlaçlar da kullanılabilir:
"Semih hem yiyor, hem söyleniyordu", "İstanbul’un kışını da yazını da sevmem".
"İsmet ne armut ne de elma toplayabildi" örneğinde ne ve ne de bağlaçları cümleye olumsuz anlam yüklediğinden, yüklem olumlu durumda kullanılır. Ama yüklemden önce, cümlenin taşıdığı olumsuz anlamı pekiştiren hiç, hiçbir, pek gibi zarflar kullanılırsa, yüklemin olumsuz olması gerekir: "hiç kimse okula gelmedi", "İpek yemeği pek sevmedi".

Bağlaçlar, aralarında anlam ilişkisi bulunan cümle öğelerini bağlama işlevi de görürler:
"Bu filmin Türkiye’de gösterilmediğini sanıyordum, oysa yanılmışım" cümlesindeki oysa, böyle bir işlevi yerine getirmektedir.

Bu tür cümlelerdeki cümleciklerin özneleri ayrı da olabilir:
"Kiracı evin balkonunun olmadığını söylüyordu, nitekim bunu ev sahibi de doğruladı".

Bağlaçlar cümle öğelerinin önünde ya da arkasında yer alırlar. Bazı bağlaçlar cümlede sıfat ya da zarf olarak da kullanılabilir.
"Bir kedi ancak bu kadar kıvrak olabilir" cümlesindeki ancak, özneyi nitelediği için sıfat işlevi yüklenmiştir.
"Şimdi evde olması gerekirken ancak gidebildi" cümlesinde aynı sözcük zarf olarak kullanılmıştır. Burada ancak sözcüğü cümlenin yüklemini zaman bildirerek nitelemektedir.
"Ev çok genişti; ancak Demet kısa sürede boyadı" cümlesinde ise ancak bir bağlaç olarak kullanılmıştır.

Bazı bağlaçlar özel biçimlerde kullanılır. Örneğin ki, de, ise bağlaçları, bazen yalnızca özneyi pekiştirir:
"Sen ki ödevin olduğunu biliyorsun, nasıl olur da bunu yapmazsın?", "o da bu işleri iyi bilir, değil mi?" "ev ise yeşillikler içindeydi". Son örnektekine benzer cümlelerde ise bağlacı özneyle bitişik de yazılabilir ("ev ise" yerine "evse"). de ve da bağlaçları her zaman ayrı yazılır ve te veya ta şeklinde yazılamazlar.

Ki bağlacının bir işlevi de, birleşik cümlelerde yan cümleciği ana cümleciğe bağlamaktır: "Eve geldiğimde gördüm ki musluk açık kalmış"
Son düzenleyen Safi; 20 Kasım 2016 22:42
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
TUZCUAY - avatarı
TUZCUAY
Ziyaretçi
13 Kasım 2009       Mesaj #2
TUZCUAY - avatarı
Ziyaretçi
Cümleni Ögeleri İle İlgili Genel Özellikler

Sponsorlu Bağlantılar
a- Cümlenin kuruluşuna katılmayan, yani öge olmayan ve dolaylı olarak cümlenin anlamına yardımcı olan unsurlardır. Bağlaçlar, ünlemler, ünlem grupları, hitaplar, ara sözler cümle kuruluşunun dışında kalan unsurlardır. (Cümle Dışı Unsurlardır)
  • Şair, sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın.
  • Ulu mabet, seni ancak bu sabah anlıyorum
  • Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul.
  • Bahçeye indim; fakat çiçeklerin eski kokusunu alamadım.
  • Başımın ağrısı yazları –sıcaklardan olmalı- daha da artar.
  • Şu kopan fırtına Türk ordusudur, ya Rabbi!
b- Bir öge, tek bir sözcükten oluşabileceği gibi birçok sözcükten ve sözcük grubundan oluşabilir.
  • Yaşam denizinde uzun uzun kulaç atmış bir insanın yalın ve sıcak anlatımıydı / bizi etkileyen.
c- Bir cümlede birden fazla özne, nesne dolaylı tümleç ve zarf tümleci ortak bir yükleme bağlanabilir.
  • Suyun üstünde domates, salatalık, patlıcan çürükleri, boş şişeler/ vardı. (Birden çok özne)
  • İşyerinde, kahvede, sokakta, her yerde senin başarıların konuşuluyor. (birden çok dolaylı tümleç)
d- Soru cümleleri, değişik öğeleri buldurmaya yönelik olabilir. Sorunun cevabı hangi öge ise soru cümlesi onu buldurmaya yöneliktir.
  • -Sana kim izin verdi? –Babam = özneye yönelik
  • -Hangisini beğendin? –Bunu = nesneye yönelik
  • -Ne zaman geleceksin? –Yarın = zarf tümlecine yönelik
e- “mi” edatıyla oluşturulan soru cümlelerinde “mi” hangi ögeden sonra gelmişse, soru o öğeyi buldurmaya yöneliktir.
  • Zeynep mi söylüyor bu türküyü. = özne
  • Dün mü izledin o filmi.= zarf tümleci
f- Bir cümlede vurgulanmak istenen öge, yüklemden önceki ögedir.
  • Arkadaşım, ders notlarını dün bana verdi. (dolaylı tümleç)
  • Arkadaşım, ders notlarını bana dün verdi. (zarf tümleci)
  • Arkadaşım, dün bana ders notlarını verdi. (belirtili nesne)
  • Ders notlarını dün bana arkadaşım verdi. (özne)
g- Tamlamalar, yan cümlecikler, deyimler, ve birleşik eylemler bir bütündür, ögeler bulunurken bölünmez.
  • Topluma ters düşen düşünceleri, inançları yargılarken / dikkatli olmalıyız.
  • Alkışlanmak, beğenilmek / her insanın içinde saklı tuttuğu bir istektir. (özne-yüklem)

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 20 Kasım 2016 22:43
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Kasım 2016       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Bağlaç Özellikleri
  • Edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar.
  • Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir.
  • Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir.
  • Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir.
  • Eve gittim, fakat onu bulamadım. (bağlaç)
  • Konuşmak üzere ayağa kalktı. (edat)
  • Sözlüden yine zayıf almış. (zarf)
  • Ben de seninle geleceğim. (bağlaç)
  • Evde rahat çalışamadı. (çekim eki)
“ve”
Cümleleri, anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar.
  • Duygu ve düşünce bir olmalıdır. özneleri
  • Köyünü, yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. nesneleri
  • Şiir ve roman okuma alışkanlığı edinin. nesneleri
  • Bana baktı ve güldü. cümleleri
ile, -lE”
“ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır.
“ile” cümleleri birbirine bağlamaz; sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar.
  • Duygu ile düşünce bir olmalıdır.
  • Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti.
  • Edebiyatımızda en çok eser verilen türler şiir ile romandır

“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki”
“ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır.
“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar.
  • Çok tembeldi, ama başarılı oldu.
  • Yemek az, ama doyurucu.
  • Yerinde ve zamanında konuşmaya dikkat ediyorum, ama bazen yanlış anlaşılıyorum.
  • Hızlı yürüdü, ancak yetişemedi.
  • Bu işe başlıyorum, ancak bugün bitiremem.
“çünkü”
“Şundan dolayı, şu sebeple” anlamlarına gelir.
  • Neden bildirir.
  • Eve gittim, çünkü babam çağırmıştı.
  • Otobüse yetişemedik; çünkü evden geç çıkmıştık.
“madem(ki)”
  • Madem gelecektin, haber verseydin.
“zira”
“çünkü” anlamında kullanılır.
  • Allah'a sığın şahs-ı halîmin gazabından
  • Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir
“yoksa”
  • Ver diyorum, yoksa yersin dayağı.
“ki”
Sadece “ki” biçimi vardır.
  • Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
  • Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
Anlam bakımından birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar.
  • Bir şey biliyor ki konuşuyor. (sebep-sonuç)
  • Baktım ki gitmiş. (şaşkınlık)
  • Ancak ne yazık ki böyle olmadı.
Birisinden alıntı yapılacağı zaman kullanılır.
  • Atatürk diyor ki: ... (açıklama)
“ise”
Karşılaştırma ilgisi kurar, karşıtlığı güçlendirir.
  • Yağmur yağıyor, evim ise çok uzakta. (bağlaç)
  • Adam konuşuyor, çocuksa hep susuyordu. (bağlaç)
Ek-fiilin şart çekimiyle karıştırılabilir.
  • Çocuk başarılıysa sınıfını geçer. (ek-fiilin şartı)
Son düzenleyen Safi; 20 Kasım 2016 22:46
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Kasım 2016       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
B A Ğ A Ç
Anlamca ilgili cümleleri, görevdeş öğeleri bağlamaya yarayan sözcüklere BAĞLAÇ denir.

İŞLEVLERİ :
Tamlayanları bağlar. ; Suyun ve elektriğin parasını ödedik.
Küçük ve şirin bir ev aldık

Tamlananları bağlar ; Güneşin sıcaklığı ve rengi insanı etkiler.
Kırık tabakları ve bardakları topladı.

Cümleleri bağlar ; Geldim, gördüm ve yendim.

Özneleri bağlar ; Şafak ve Özgür bize geldi.

Nesneleri bağlar ; Gökyüzünü ve yüreğinin atışını hissetmelisin.

BAŞLICA BAĞLAÇLAR
DE DA
  • Sen DE itiraz ettin. (-DEN başka anlamında.)
  • Kitap DA aldık (- DEN başka anlamında.)
  • Zamanında gel DE yemeğini ye. (Azarlama.)
  • Büyümüş DE adam olmuş. (Alay etme)
  • Gitmem DE gitmem diye tutturdu. (Direnme.)
  • Glese DE konuşmam.
  • Aldı DA çalışmadı. (Ama, fakat)
V E
  • Sen VE ben koşuyoruz kırlarda.
  • Baktı ve kaçtı.
A M A
  • Yattım ; AMA uyuyamadım. (Buna rağmen, karşıtlık.)
  • Gidelim diyorsun, AMA hava yağmurlu. (Uyarı.)
  • Gelebilirsiniz; AMA bulaşık yıkarsanız. (Koşul.)
Y A L N I Z
Gidebilirsiniz ; YALNIZ erken gel. (Koşul.)

F A K A T
Aradım FAKAT sizi bulamadım.

Ü S T E L İ K
Dersler iyi ; ÜSTELİK spor da yapıyor.

Ç Ü N K Ü
İyileştim ; ÇÜNKÜ yemeklerimi düzenli yedim.

N E... N E.
Genellikle yüklemi olumlu cümlelere olumsuzluk anlamı katar.
NE aradı, NE sordu.

Y A...Y A...
Tercih etme anlamını katar.
YA annem YA ben!

H E M ..... H E M...
Her ikisi de anlamını katar.
HEM ağlarım HAM giderim.

K İ
Yargı bildiren öğeyi bağlar.
Gördüm Kİ herkes harıl harıl soru çözüyor.

İ L E
Görevdeş öğeleri bağlarsa bağlaç olur. Diğer kullanımlarda edat olarak kalır.
Öykü ile Uğur bu işi başarır.

Z İ R A
Geldim; ZİRA seni çok özlemiştim.

Y O K S A
Onlar iyi anlaşıyorlardı; YOKSA darıldılar mı?

H E L E
Havasına, suyuna HELE yemeklerine hiç doyum olmaz.

K A H ..... K A H .....
KAH eserim yeller gibi.
KAH tozarım beller gibi.
Son düzenleyen Safi; 20 Kasım 2016 22:49
SİLENTİUM EST AURUM
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
20 Kasım 2016       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
BAĞLAÇ
a. Dilbilg. iki sözcüğü ya da tümceyi ya da bir tümceyi bağımlı bulunduğu tümceye bağlamaya yarayan sözcük.
  • Bağlaç öbeği, bir bağlaç işlevi üstlenen sözcük kümesi (örn. bunun için, gel gelelim, ne var ki).
  • Bağlaç tümcesi, cümlede bir bağlaç ya da bir bağlaç öbeği ile başlayan bağımlı tümce.
—Bot. Çiçekte, erkekorganlarda, ipçiğin uzayarak başçık içinde çiçektozu odacıklarını birleştiren bölümü.

—Elektrotekn. Sıkı bağlaç, iki ya da birçok iletkeni, sıkıştırarak bağlamaya yarayan parça.

—ANSİKL. Bağlaçlar çeşitli anlam ilişkileriyle cümle içinde eşdeğerli öğeleri birbirlerine bağladıkları gibi cümleleri ya da paragrafları birbirine bağlamakta da kullanılır. ki ve ise bağlaçlarıyla, bağlaç işlevi gören mi (soru eki), değil koşacı ve bağfiil ekleri yan cümleyle temel cümle arasında bağımlılık ilişkisi kurar. Başka sözcük sınıflarında yer almalarına karşın bağlaçlarla aynı işlevi üstlenen sözcükler de vardır (örn. Gelirim. YALNIZ fazla kalamam. Çok uğraşmış ANCAK başaramamış. Geldi. HOŞ gelmese de olurdu yal). Bağlaçlar yalın (yani, bile, ama), bileşik (halbuki, kimbilir vb.) durumda ve öbek (ıdemek ki, ya da, hem de vb.) durumunda bulunabilir. Kimi sözcükler de cümle içinde yinelenerek .bağlaç işlevi görür (örn. NE biri NE öbüırû gitmek istiyor. Bu para HEM sana HEM bana yeter, vb ).

Kaynak: Büyük Larousse
SİLENTİUM EST AURUM

Benzer Konular

14 Mayıs 2017 / ateş72 Cevaplanmış
9 Mart 2009 / ThinkerBeLL Türkçe Dil Bilgisi
22 Şubat 2015 / Misafir Cevaplanmış
23 Haziran 2011 / Misafir Cevaplanmış