Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 5.269|Cevap: 4|Güncelleme: 23 Aralık 2016

Göktaşı (Meteor) Yağmuru

Mesaja atla
Misafir
11 Kasım 2008 23:53   |   Mesaj #1   |   
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

göktaşı yağmuru

Ad:  göktaşıyağmuru.jpg
Gösterim: 382
Boyut:  37.3 KB

ayrı ayrı göktaşlarının Yer yüzeyine kümeler halinde düşmesi. Göktaşlarının düştüğü bölgeler genellikle düşme doğrultusunda kaba bir elips biçimini alır. Göktaşı yağmuru çoğunlukla büyük bir göktaşının parçalanması sonucunda oluşur.

Sponsorlu Bağlantılar
1799'da Andrew Ellicott Douglass Leonid göktaşı yağmuru görmüş ve dergide yazmış (bilinen ilk kayıttır).(Bakınız: Leonid Göktaşı Yağmuru) 1868’de Polonya’daki Pultusk’a bu biçimde yaklaşık 100 bin göktaşı parçası düşmüştür. 1912’de ABD’de Arizona’daki Holbrook’ta 14 bin, 1803’te Fransa’daki L’Aigle’de 3 bin, 1808’de ise Boğdan’daki Stannern’de 300 parçadan oluşan göktaşı yağmurları görülmüştür.

Bu yağmurların büyük bölümü taşsı göktaşlarmdan oluşmakla birlikte Namibia’da Bethanien’deki yağmur sonunda, yüksek oranda demir içeren göktaşları saptanmıştır. Ayrıca 1947’de Rusya Federasyonu’nun Sihote-Alin bölgesinde gerçekleşen yağmurun demirli göktaşlarından oluştuğu saptanmış ve bu olayın bir küçük gezegenin parçalanması sonucunda gerçekleştiği düşünülmüştür.

Son düzenleyen Safi; 20 Kasım 2016 23:25
12 Ağustos 2009 10:15   |   Mesaj #2   |   
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Ad:  meteor.gif
Gösterim: 203
Boyut:  723.1 KB

Göktaşı (Meteor) Yağmuru


Güneş çevresinde değişik yörüngelerde dolanan irili ufaklı her türlü kaya parçasına'göktaşı' denir. Kuyrukluyıldızların yörüngelerinde dolaşırken tamamen parçalandıklarında, geriye kalan katı küçük çekirdek parçaları ve yine bu bozulma, parçalanma sürecinde yörüngelerinde bıraktıkları kuyrukluyıldız maddesi, göktaşlarının kaynağıdır. Apollo türü parçalanmış küçük gezegen artıklarına da 'göktaşı' denir. Bunların boyutları 10 km çaplı kaya parçalarından, 1 mikron büyüklüğündeki toz parçacıklarına kadar değişir. Göktaşlarının büyük olanlarının kökeni küçük gezegenler, küçük olanların kökeni ise kuyrukluyıldızlardır. Eğer uzayda bol miktarda bulunan bu göktaşlarının yörüngeleri dünyanın yörüngesiyle kesişirse, göktaşı büyük bir hızla (12- 72 km/sn) atmosfere girer. Bu sırada meydana gelen sürtünmeyle göktaşı ısınır, yanar ve ışık saçmaya başlar. Halk dilinde bu olaya 'yıldız kaydı' denir. Yaz gecelerinde herkesin yıldız kayması olarak gördüğü, hatta niyet tuttuğu bu ilginç görüntünün aslında uzaydaki yıldızlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Yılın belirli gecelerinde kayan yıldızların sayısı çok artar. İşte bu olaya 'göktaşı yağmuru' adı verilir.
Göktaşı (meteor) yağmuru, Ayrı ayrı gök taşlarının Yeryüzeyine kümeler hâlinde düşmesi olayıdır. Atmosfere giren gök taşlarını, gökyüzünde kayan ve birdenbire görünüp kaybolan yıldızlar gibi görürüz. Bu nedenle, halk arasında bu olaya “yıldız kayması” da denilir. Gerçekte, yıldız kaymasının yıldızlarla hiçbir ilişkisi yoktur.Göktaşı yağmuru gözlemleri, çıplak gözle yapıldığından, herkesin yapabileceği, kolay bir gözlemdir. Gözlem süresince, kimi göktaşının yalnızca birdenbire parlayıp kaybolduğunu, kiminin parlayarak yandığını ve gökyüzünde saniyelerce kaybolmayan bir iz bıraktığını görebiliriz. Bir gök taşı yağmurunu izlemek için en uygun zaman gece yarısından sonrasıdır. Gök taşlarının düştüğü bölgeler, düşme doğrultusunda kaba bir elips biçimini alır. Gök taşı yağmuru çoğunlukla büyük bir gök taşının parçalanması sonucunda oluşur.
Göktaşı yağmurunun hızlandığı gecelerde göktaşlarının yıldızlara göre gökyüzünde izlediği yol bir gök atlası üzerine çizilirse, tüm bu yolların aynı noktada kesiştiği görülür. Yani o gece, tüm göktaşları gök yüzünde sanki bu noktadan geliyormuş gibi görülürler. Gökyüzündeki bu noktaya saçılma (radyan) noktası denir. Aslında hepsi birbirine paralel yörünge izleyen göktaşları atmosfere girmektedir. O geceki göktaşı yağmuru bu saçılma noktasının bulunduğu takımyıldızın adı ile anılır. Örneğin; Perseid, Leonid göktaşı yağmuru gibi.
Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  meteor-showergif.gif
Gösterim: 209
Boyut:  970.3 KB

Yeryüzünden yaklaşık 120 km yukarıda yanarak ışık saçmaya başlayan göktaşlarının çoğu 60 km üstümüzde yanıp yok olur. Bunlar boyutları çok küçük olanlardır. Eğer göktaşı yeterince büyükse yanan kısmından artan parçalar yeryüzüne kadar ulaşabilir. Böyle büyük olanlar gökyüzünde çok daha fazla ışık saçtığı için bunlara ateş topu denir. Yeryüzüne ulaşan göktaşlarının sayısı çok azdır. Bu yağmurlardan sonra zaman zaman 2-3 tane tuğla büyüklüğünde göktaşı bulunmaktadır. Dünyaya ulaşabilen göktaşları yandığından rengi siyahtır. Atmosferde gazla sürtünmesinden dolayı da yüzeyi cilalanmış gibi düzdür. Yörüngesi bilinmeyen çapı bir kaç yüz metreden daha büyük bir göktaşıyla çarpışmanın çok nadiren yüzbinlerce yılda bir olduğu bilinmektedir. Olası çarpışma tehlikelerinden korunmak için NASA'da sürekli bir gözlem programı sürdürülmektedir.

Derlemedir.

Son düzenleyen Safi; 12 Kasım 2016 00:16
3 Temmuz 2011 13:15   |   Mesaj #3   |   
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Göktaşı (Meteor)Yağmuru
Ad:  meteoryağmur.gif
Gösterim: 192
Boyut:  1.35 MB

Gezegenler arası ortamdaki irili ufaklı meteoroidlerin Yer atmosferine girip yanmaları sonucu gözlenen ışık ‘akanyıldız’ (meteor) adını alır. Halk arasında kayanyıldız olarak adlandırılan akanyıldızlar genellikle kuyrukluyıldızların döküntülerinden oluşur. Yörüngesi boyunca zaman zaman Güneş’e yakın geçen kuyrukluyıldızlar, Güneş yakınındaki yüksek ısı nedeniyle kuyruklarından bir miktar maddeyi yörüngeleri boyunca toz izi olarak bırakırlar.

Yer, kuyrukluyıldızın ardındaki bu döküntülerin içinden geçerken bu taş-toz kalıntıları Yer atmosferine girer ve sürtünme sonucu açığa çıkan enerji nedeniyle yanarak yok olurlar. Ancak gezegenler arası ortamdaki parçacıklar sadece kuyrukluyıldız döküntülerinden ibaret değildir. Uzay çöplerinin de içinde bulunduğu birçok madde bu ortamda mevcuttur ve zaman zaman bu maddeler de Yer atmosferinde yanarak birer akanyıldız oluştururlar. Bu tür akanyıldızlara ‘sporadik akanyıldız’ adı verilir. Kimi meteoroidler atmosferdeki yanmaya karşın Yer yüzeyine ulaşabilecek yoğunluk ve/veya büyüklüğe sahiptirler. Yer yüzeyine ulaşabilen meteoroidlere ise ‘meteorit’ (göktaşı) denilmektedir.

Bir kuyrukluyıldız döküntüsü sayesinde oluşan akanyıldızlar genellikle belirli dönemlerle, ‘yağmur’ adını alacak kadar çok sayıda ve belirli bir noktadan saçılıyormuşcasına gözlenirler. Bu saçılma noktasına ‘radyan’ adı verilmektedir. Akanyıldız yağmurları, radyan noktalarına göre isimlendirilirler. En iyi bilinen akanyıldız yağmurlarından Leonidler’in radyan noktası Leo (Aslan) takımyıldız bölgesinde, Perseidler’in Perseus (Kahraman) takımyıldız bölgesinde ve Geminidler’in Gemini (İkizler) takımyıldız bölgesinde bulunur.

Akanyıldızların renkleri, akanyıldız gözlemcileri için en az parlaklıkları kadar önemlidir. Bir akanyıldızın parlaklığı onun yoğunluğu, büyüklüğü veya hızı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlarken, rengi de kimyasal içeriği hakkında bilgi vermektedir. Özellikle akanyıldız yağmurlarını oluşturan parçacıkların kuyrukluyıldız maddesi olduğuna dikkat edersek, bu sayede, gözlenen akanyıldız yağmuruna sebep olan kuyrukluyıldızın kimyasal bileşimi hakkında da bilgi sahibi olacağımız açıktır. Meteoroidlerin bu özelliğine göre ortaya çıkan akanyıldız renklerini aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. Güneş sisteminin ilk zamanları hakkında bilgi edinebildiğimiz az sayıda kaynaktan biri olan kuyrukluyıldızların kimyasal bileşimi bilimadamları için oldukça önemlidir.
Renk => Element
  • Turuncu - Sarı => Sodyum
  • Sarı => Demir
  • Mavi – Yeşil => Magnezyum
  • Mor => Kalsiyum
  • Kırmızı => Silikon
Bir akanyıldız yağmurunun ‘maksimum zamanı’ genellikle, Yer’in toz izinin en yoğun bölgesinden geçişine denk gelir. Böyle bir anda, bir saatte zenit civarındaki ortalama akanyıldız sayısı ‘saatteki zenitsel oran’ olarak adlandırılmakta ve genellikle SZO ile gösterilmektedir. Bir akanyıldız yağmurunun SZO’ı genellikle toz izinin ne kadar eski olduğu ve kuyrukluyıldızın büyüklüğü, yoğunluğu gibi özellikleriyle ilişkildir. Akanyıldız yağmurlarının yanısıra, etkinliğin az olduğu, sporadik akanyıldızların gözlenebileceği zamanlarda da gözlem yapılması önemli olabilir. Bir çok amatör gözlemcinin verileri, çeşitli akanyıldız gözlem gruplarınca biraraya getirildiğinde, eski bir kuyrukluyıldız yörüngesinin varlığı ortaya çıkabilmektedir.

Akanyıldız Gözlemleri
Bir CCD sistemi, fotoğraf plağı veya radyo düzeneği ile de gözlenebilen akanyıldızlara genellikle görsel yöntem uygulanır. Radyan noktasının saptanması ve SZO hesabı olmak üzere, görsel yöntemi kendi içinde iki temel gruba ayırabiliriz.

Radyan noktasının saptanması sırasında gözlemciler birer haritaya gereksinme duyarlar. Haritaya aktarılan akanyıldızların başlangıç ve bitiş yeri takımyıldızlar yardımıyla belirleneceğinden gözlemcinin ileri düzeyde takımyıldız bilgisine ihtiyacı vardır. Gözün karanlığa uyumunda rahatlık sağlaması açısından, gözlem esnasında kullanılacak ışığın kırmızı renkte olması önerilmektedir.

Gözlem sonrası tüm gözlemcilerin verileri tek bir harita üzerinde birleştirilerek çeşitli analizler sonucunda radyan noktası ve onun gök koordinatları (sağaçıklık ve dikaçıklık) elde edilir.

SZO saptanmasında ise ilk çalışmanın aksine görülmüş her akanyıldız dikkate alınmalıdır. Genellikle birkaç gözlemcinin bir araya gelip, sırtsırta vererek gökyüzünü paylaşmaları, tüm bölgelerde olabildiğince hakimiyet sağlanması açısından önerilmektedir. Burada iki farklı gözlemcinin, aynı akanyıldızı saymamaları önemli olan bir noktadır, bunun için gözlemciler arası iletişim önemlidir. Gözlemcilerin en fazla 45 dakikalık gözlemler yapmaları, sonucun kalitesi bakımından da önemlidir. SZO saptanmasında sadece maksimum zamanında değil, akanyıldız yağmuru süresince, olabildiğince fazla gözlem yapılması en iyi sonucu sağlayacaktır. Elde edilen gözlem verilerinden, gerekli analizler sonucunda SZO değerine ulaşılmaktadır.
kaynak: meteorobs
Son düzenleyen Safi; 12 Kasım 2016 00:17
21 Aralık 2016 19:05   |   Mesaj #4   |   
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI

Gemini (İkizler) Gök Taşı Yağmuru!


Ad:  ,D_E0hhc_K0CB7whjLvRL_Q.jpg
Gösterim: 100
Boyut:  34.9 KB

İkizler Takımyıldızı (Gemini) bölgesinden gelir gibi görünen bu gök taşları yılın en iyi 2. gök taşı yağmurunu oluşturur. Hızları diğer gök taşı yağmurlarına göre daha yavaş olduğu için birkaç saniye süreyle izleyicilere kendilerini gösterirler. İkizler gök taşı yağmurunu oluşturan kuyruklu yıldız 3200 Phaethon’dur. 1983 yılında Gökbilimciler İkizler yağmurunu oluşturan nesnenin 3200 Phaethon olduğunu buldular. Aslında bu nesneyle ilgili asteroid olabileceği yönünde görüş de bildirilmiştir. Ancak asteroidler uzaya toz parçaları bırakmadıklarından bu görüş kendine yer bulamamıştır.

Gemini Gök Taşı Yağmuru Nedir, Nasıl Oluşur?


Ad:  zamanlayici-ile-cekim-yapin,q3D3X5MXykOTctkcxl8T3A.jpg
Gösterim: 86
Boyut:  41.5 KB

Gemini gök taşı yağmuru, her aralık ayının 6'sı ile 20'si arası ikizler takımyıldızı yönünde gözlemlenebilen bir meteor yağmurudur. Işık kirliliği bağlamında 50 ile 100 arası meteor girişi gözlemlenebilir. 3200 Phaethon'nin Güneş’e en yakın 0.14 GB ve en uzak olduğu konum ise 2.4 GB’dir. Bu uzaklığına bakıldığında nesne Mars ile Jüpiter arasındaki asteroid kuşağından gelmektedir. 5 km genişliğinde olan 3200 Phaethon’nin yörünge dönemi 1.4 yıldır. Gemini, 3200 Phaethon adlı sönük bir kuyruklu yıldızın Güneş etrafındaki yörüngesinde dönerken arkasında bıraktığı kaya parçaları sonucunda oluşuyor. Kısaca gemini, 3200 Phaethon asteroidine bağlı olarak oluşan bir meteor yağmurudur. İlgili asteroid ise tamamen sıradışı bir yörüngeye sahiptir. Bu özelliğiyle asteroidden çok bir kuyruklu yıldız olarak nitelendirilir.

Kaynak: Astronomi Diyarı (13 Aralık 2016)
23 Aralık 2016 01:05   |   Mesaj #5   |   
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI

Eta Kova (Eta Aquarid) Gök Taşı Yağmuru!


Ad:  eta-kova-my.jpg
Gösterim: 85
Boyut:  50.3 KB

Stellarium programı ile oluşturulmuş görselde 5-6 Mayıs tarihlerinde sabaha karşı 03:30’da doğu ufku görülmektedir. Meteor yağmurunun kaynağı ise sarı ile gösterilmiştir. Eta Kova göktaşı yağmuru, kasım ayında görülen Leonidler’den sonra en hızlı 2. göktaşı yağmurudur. Leonidler yeryüzüne saatte 256 000 km hızla düşerler.
Sponsorlu Bağlantılar

Dünya her yıl Mayıs ayının başlarında Halley’in kalıntılarının bulunduğu bölgeden geçer. Eta Kova yağmuru, Halley kuyruklu yıldızının ikinci kalıntı birikintisidir. İlki ise kasım ayında görülen Avcı göktaşı yağmurudur. Bu kalıntılar Dünya’ya saatte 238 bin km gibi yüksek bir hızla düşerek yerden 80 km yukarıda alev alırlar.

Meteor Yağmuru Gözleminde Önemli Kriterler!

  • Doğru bölge seçimi her zaman en önemli kriterdir. Bu bağlamda gök taşları kentsel alanların parlak gökyüzünde bile görülebilir, ancak bu durumda ideal ortama kıyasla gök taşlarının ancak dörtte biri görülebilir.
  • İster meteor yağmurları, ister yıldız çekimleri olsun şehir ışıklarından uzak bir noktada, temiz bir gökyüzü ve uygun hava koşullarını yakalamak gerekir.
  • Ay ışığı gözlemi güçleştirebilir, dolayısıyla gözlem için en uygun zaman, gece yarısı ile şafak arası zamanlar, kısaca Ay’ın küçülmeye başladığı saatlerdir.
  • Tele lensler her ne kadar uzak cisimleri çekmek için faydalı olsa da konu, gece ve gökyüzü çekimi olduğunda faydalı olmaz. Bu nedenle daha geniş açılı lensler kullanılmalıdır.
  • Az ışıklı ortamlarda ve gece çekimlerinde kamera sabit konumlandırılmalı ve zamanlayıcı kullanılmalıdır.
  • Kadraj ayarında yüksek ışıklı cisimler (ilgili nesneler çok parlayıp görüntüyü bozacağından) kadraj dışı bırakılmalıdır.

Derleme

Daha fazla sonuç:
Göktaşı (Meteor) Yağmuru

Hızlı Cevap
Mesaj:
Uzay Bilimleri forumu 'Göktaşı (Meteor) Yağmuru' konusunu görüntülüyorsunuz: göktaşı yağmuru ayrı ayrı göktaşlarının Yer yüzeyine kümeler halinde düşmesi. Göktaşlarının düştüğü bölgeler genellikle düşme ...

Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç