Arama

Oran Nedir?

Güncelleme: 21 Aralık 2015 Gösterim: 3.572 Cevap: 1
LaSalle - avatarı
LaSalle
Ziyaretçi
12 Nisan 2011       Mesaj #1
LaSalle - avatarı
Ziyaretçi
Oran
isim
Sponsorlu Bağlantılar

1 . Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo:
"Yerli oyunların çeviri oyunlara oranı değişti ve yükseldi."- M. And.

2 . İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp.

3 . Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

4 . matematik İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı:
"Üçün sekize oranı."- .

Birleşik Sözler
  • oran dışı
  • benzeşim oranı
  • doğum oranı
  • faiz oranı
  • ölüm oranı
  • vergi oranı

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
X-Sözlük Konusu: ne demek anlamı tanımı.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
21 Aralık 2015       Mesaj #2
Safi - avatarı
SMD MiSiM
ORAN a.
1. İki nicelik arasında var olan göreli büyüklük bağıntısı; nispet: Bir şeye 2/3 oranında su katmak. Bunun içindeki kükürt oranı binde bir.
Sponsorlu Bağlantılar
2. Kıyaslama birimi olarak ele alınan bir insan ya da nesne sayısına göre bir başka insan ya da nesne sayısı: Bu yıl üniversitede okumaya hak kazanan öğrencilerin oranı nedir? —% 60. Bu büyük bir oran.
3. iki şey arasındaki uygunluk; denge, orantı: Bu evin pencereleriyle kapıları arasında bir oran yok.
4. ... oranda. belirtilen ölçüde: insan çalıştığı oranda başarı kazanır. || Oranla, karşılaştırılan bir şeye göre, ona kıyasla; nisbeten: Bizim ev sizınkine oranla daha büyük. Bu kış havalar geçen yıla oranla daha iyi gidiyor.

—Arit. a nın b ye oranı, a ile b aynı kümeye ait olmak üzere a ile b nin bölümü, [iki uzunluğun ölçülerinin oranından söz edilir. Bir E kümesi üzerinde, işlemcileri bir F kümesi içinde bulunan, (X, x) in görüntüsü, E nin y=Xx elemanı olmak üzere tanımlanan bir dış çarpma halinde X ya y nin x e oranı, x e ise y nin X ile bölümü denebilir. Bir iç çarpma halinde “oran" sözcüğünün kullanımı, bu işlemin değişmeli olmasını önceden var sayar ve yaklaşık çözümleri “bölüm" sözcüğü için olduğu gibi dışta bırakır.] || Bir (U„) aritmetik dizisinin oranı, her n için Un+1 - U„ = r olan r gerçek sayısı. || Bir geometrik dizinin oranı, her n için U„,, = r U„ olan r gerçek sayısı.

—Bank. Asgari ya da azami faiz oranı, bankaların kabul ettikleri mevduata ya da verdikleri kredilere uygulayabilecekleri en yüksek ya da en düşük faiz oranı. (Türkiye'de, 1970'te yürürlüğe giren 1211 sayılı yasada mevduat ve kredi faizlerinin asgari ya da azami oranlarını saptama yetkisi TC Merkez bankasfna verilmişken, 1983’te Bankalar kanunu'nda 70 sayılı Kanun hükmünde kararname ile yapılan değişiklikle bu oranların saptanması, kısmen ya da tümüyle serbest bırakılması, bunların yürürlükte kalacakları sürelerin belirlenmesi yetkisi Bakanlar kurulu'na bırakılmıştır.) || Reel faiz oranı, enflasyon oranı çıkarıldıktan sonra kalan faiz oranı. || TC Merkez bankasTnm reeskont oranı, TCMB'nin ıskontoya kabul ettiği senetlere uyguladığı faiz oranı. (TCMB kanunu’na göre, bu oran Banka meclisi'nce saptanır.)

—Bisikç. Tahvil oranı, bir bisikletin pedal ayna dişlisiyle, arka tekerlek dişlisinin diş sayıları arasındaki hız çoğaltma oranı. (Bu oran, ya her iki diş sayısıyla [örneğin 42x15] ya da kimi kez pedalın bir turuna karşılık gelen developmanla [örneğin 5,88 m] belirtilir.)

—Biyokim. Fosforilleme oranı, yükseltgen bir fosforilleme sırasında A.D.R'den türeyen A.T.R molekülleri sayısının tüketilen oksijen atomları sayısına oranı. (Enerji aktarımlarında baş rolü oynar.) || Serumda albümin oranı, serum-albümin miktarının serum-globülin miktarına oranı. (Normal olarak 1,5 ile 2 arasında bulunur.)

—Bors. Dışsal oran ya da zahiri oran, istikrazın nominal değerine uygulandığında, borçlananın borç verene ödemek zorunda olduğu faizi belirlemeye yarayan oran. (Bu oran, istikrazın düzenlenmesinde sözkonusu olan öğelerin hepsini hesaba katmaz.) || Yıllık brüt aktüarya getiri oranı, farklı tipte yatırımların süreler ve faiz ödeme dönemleri nasıl olursa olsun, sağladıkları getirilerin karşılaştırılmasını olanaklı kılan oran. || Yıllık brüt nominal oran, bir yatırımın faiz ödeme dönemleri dikkate alınmaksızın, bir yıl esası üzerinden hesaplanan verim planı. || Yıllık net aktüarya oranı, faiz ödeme dönemleri ve vergi yansıması (kaynağında kesinti ya da maktu vergi) dikkate alınarak hesaplanan getiri oranı.

—Çekird. fiz. izotop oranı, aynı elementin izotoplarından oluşan bir karışımda, belli bir izotopun atom sayısının, bu elementin toplam atom sayısına oranı. (Genellikle yüzde olarak ifade edilir.) [Eşanl. TENOR.]

—Denizbil. Yükseklik-boy oranı, bir soluğan ya da dalgada dalga yüksekliğiyle boyu arasındaki oran.

—Fizs. kim. Belirli oranlar yasası, bir bileşiği oluşturan iki ya da daha çok elementin kütleleri arasında, belirli ye değişmez bir oran bulunduğunu ifade eden yasa. (Bir kimyasal bileşikte bileşimin değişmediğini gösteren bu yasa, aynı zamanda karışımla bileşimin birbirinden ayırt edilmesini sağlar.) [KİMYA.] (Eşanl. PROUST YASASI .) || Katlı oranlar yasası, iki ayrı element, birden çok bileşik oluşturuyorsa, bu farklı bileşiklerde, bileşen elementlerden birinin kütlesiyle diğer elementin eşdeğer kütlesi arasında tam ve genellikle yalın sayılarla ifade edilen oranlar bulunduğunu gösteren yasa. (KİMYA.) [Eşanl. JALTON YASASI ]

—Fizyol. Solunum oranı, C02/02 oranı, yani solunum sırasında alınan oksijen hacminin, atılan karbondioksit hacmine oranı. (Her zaman 1 ’e eşit olan bu oran, açlıkta organizmadaki yağ rezervinin yanması yüzünden 0,7'ye iner, fakat açlığın ölüm öncesi devresinde, hücre proteinlerinin yanmasıyla 0,8’e yükselir.)

—Hematol. Alyuvarın ortalama hemoglobin oranı, bir alyuvar içinde bulunan ortalama hemoglobin miktarı. (Bir milimetre küpteki hemoglobin miktarının [g olarak] bir milimetre küpteki alyuvar sayısına oranı demektir ve normalde 27 ile 31 pikograma 10~12 g eşittir.)

—ikt. Mutlak değer ya da yüzde olarak belirtilen büyüklük: Enflasyon oranı. Pahalılık oranı.

—istat. Oran zinciri, bir değerle önceki arasında oran kurarak ardışık değerler serisini hesaplama yöntemi. (Bk. ansikl. böl.)

—Kim. Bir cismin belirli bir maddeden içerdiği miktar: Bir cevherin demir oranı. Bir çözeltinin alkol oranı. (Bk. ansikl. böl. Kim.)

—Mad. oc. TENÖR’ün eşanlamlısı.

—Mak. san. Tahvil oranı, bir dişli sisteminde, bir hız kutusunda vb. çıkış milinin dönme sayısının, giriş milinin dönme sayısına oranı.

—Oto. Tahvil oranı, arka köprü (diferansiyel) oranı, bu organların dişli oranı.

—Ruhbil. Bir davranış parametresiyle bir çevre değişkeni arasındaki niceliksel bağıntı. || Amaç oranı, birey maddi ya da simgesel bir amaca ne kadar yaklaşırsa, davranışının da o kadar belirginleştiğini gösteren bağıntı. || Genelleme oranı, uyartının genelleştirilmesinin önemini ve yeni uyartıyla ilk uyartı (U0) arasındaki benzeşimi birbirine yaklaştıran bağıntı. (Genellikle yeni ya da genelleştirilmiş uyartı U0’a ne kadar benzemezse, koşullu tepkinin o kadar güçsüz olduğu gözlemlenir.) || Kaçınma oranı, bir kaçınma davranışında bireyin, kaçınılacak uyartıya ne kadar yakınsa, davranışının da o kadar belirgin olduğunu gösteren bağıntı. || Pekiştirme oranı, bir pekiştirmeyi tepkiden ayıran zaman aralığı arttıkça, pekiştirme etkiliğinin azaldığını gösteren bağıntı. || Yaklaşma oranı, kaçınma oranının karşıtı olarak kullanılan amaç oranının öteki adı.

—Telekom. Kipleme oranı, tam taşıyıcılı genlik kiplemesınde ve bakışımlı alternatif bir kipleyici işaret için, kiplenimin maksimum ve minimum genlikleri arasındaki farkın, bunların toplamına oranı (yüzdeyle belirtilir).

—'Tic. Alacağı oranında, kişilere bir işe yatırdıkları para ya da o işteki çıkarları oranında yapılan bir tür bölüştürme ya da ödemeye denir.

—Verg. huk. Vergi oranı, vergi konusu olan şey üzerinden alınan verginin yüzde oranı. (Bk. ansikl. böl.)

—Zootekn. Islah oranı, ıslah edilmiş hayvanların sayısının ıslaha aday hayvanların sayısına oranı.

—ANSİKL. istat. Oran zinciri, fiyat indekslerinde zincirleme indeks düzenlemeye yarar. Temel dönem her yeni indekste değiştirilerek, değişmez temelli indeksin çok eski bir döneme dayanma gibi sakıncaları önlenir. Yıllık seride her yılın indeksi bir önceki yıla göre, aylık serideyse bir önceki aya göre hesaplanır. Ardışık çarpımlarla bir başka seriye geçilebilir ki değişmez temelli indekslerden farklı olabilen sonuçlarıyla bu seri herhangi iki dönemin doğrudan karşılaştırılmasını sağlar. Bu yöntemin sakıncası, bir hesap hatasının tüm indekslere yansımasıdır. Ama elde edilen sonuçların değeri, değişmez temelli indekslerinkinden üstündür.

—Kim. Oran, homojen bir örnek içindeki bir madde miktarını gösteren herhangi bir büyüklüğün ölçümünün, bu örneğin tamamının miktarını gösteren herhangi bir büyüklüğün ölçümüne bölümüdür. (Bu iki büyüklük, aynı ya da farklı cinsten olabilir. Homojen olmayan bir örnekte genellikle istatistiksel bir değer alınır. Seçilen büyüklüklere göre oran, bir derişim, bir ağırlık, bir molar derişim, bir hacimsel derişim vb. olabilir; buna bağlı olarak da g/cm3, g/t, mml/l vb. cinsinden ifade edilebilir.)

—Verg. huk. Götürü usule göre vergilemenin dışında tüm vergiler bir ya da birden çok vergi oranına dayanır. Vergi oranları matrahla ilişkilerine göre düz oranlı (matrah değiştiği halde oran değişmiyorsa), artan‘ oranlı (matrah büyüdükçe oran büyüyorsa) ve azalan" oranlı (matrah büyüdükçe oran küçülüyorsa) vergiler olmak üzere üçe ayrılır. Düz oranlı vergilere kurumlar vergisi, artan oranlı vergilere gelir vergisi örnek olarak gösterilebilir. Dolaylı vergilerin bir çoğunda (özellikle zorunlu gereksinim maddelerinden alınanlarda) azalan oranlı vergi uygulanmaktadır.

Kaynak: Büyük Larousse


Benzer Konular

20 Nisan 2014 / Misafir Soru-Cevap
17 Aralık 2015 / misafir Soru-Cevap
30 Nisan 2011 / Ziyaretçi Soru-Cevap
1 Haziran 2011 / dj_dilara_eren Soru-Cevap