| | #1 (mesaj-linki) | |
| Dua Ufku Dua bir lütuftur anlayana Umuttur o darda kalana ne mutlu birinden dua alana Allah'ım sana şükür amin demesini bildik Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek, bizi onunla hesaba çekme. Ey Rabbimiz! Bizden evvelkilere yüklediğin gibi bize de ağır vazifeler ve musibetler verme. Ey Rabbimiz! Bize güç yetiremeyeceğimiz şeyi de yükleme. Günahlarımızı affet. Bizi bağışla. Bize merhamet et. Bizim dostumuz ve yardımcımız Sensin. Kâfirler güruhuna karşı Sen bize yardım et. "Ey Rabbim, gönlüme genişlik ver. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz-tâ ki sözümü iyice anlasınlar." Allahı'm! Habibiyeti ve salâtıyla Cennetin kapılarını açan ve ona getirdikleri salâvatlarla ümmeti için de o kapının açılışını teyid buyurduğun Habibin Aleyhissalâtü Vesselâma rahmet et. Allah'ım! Bizi, ebrâr ile beraber, seçkin Habibinin şefaatiyle Cennete idhal et. Âmin. "Onların Cennetteki duaları şöyledir: 'Allah'ım, Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz.' Aralarındaki dilekleri de hep selâmdır, iyiliktir. Duaları ise şu sözlerle sona erer: 'Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Yûnus Sûresi, 10:10) "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce Katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin." (Âl-i İmrân Sûresi, 3:8) Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, âline, ashabına ve ihvânına, Senin razı olacağın şekilde ve onun hakkını eda edecek bir surette salât ve selâm et, bize ve dinimize selâmet ver. Âmin, ey Rabbü'l-Âlemîn. Allah'ım! Bizi, dünyada Senin muhabbetinle ve bizi Sana ve Senin emrettiğin şekilde istikamete yaklaştıracak şeylerin muhabbetiyle, âhirette de rahmetin ve rüyetinle rızıklandır. İlâhî! Sen benim Rabbimsin, ben Senin kulunum. Sen Hâlıksın, ben mahlûkum. Sen Rezzaksın, ben merzûkum. Sen Mâliksin, ben memlûküm. Sen Azizsin, ben zelîlim. Sen Ganîsin, ben fakirim. Sen Hayysın, ben meyyitim. Sen Bâkîsin, ben fâniyim. Sen Kerîmsin, ben leîmim. Sen Muhsinsin, ben âsiyim. Sen Gafûrsun, ben günahkârım. Sen Azîmsin, ben hakîrim. Sen Kavîsin, ben zayıfım. Sen Mu'tîsin, ben dilenciyim. Sen Emînsin, ben korkudayım. Sen Cevâdsın, ben muhtacım. Sen Mücîbsin, ben duacıyım. Sen Şâfîsin, ben hastayım. Sen benim günahlarımı mağfiret et. Beni cezalandırma. Hastalıklarıma şifa ver, yâ Allah, yâ Kâfi, yâ Rabbi, yâ Vâfî, yâ Rahîm, yâ Şâfî, yâ Kerîm, ya Muâfî. Benim bütün günahlarımı bağışla. Benim bütün dertlerime âfiyet ver. Beni ebediyen rızâna mazhar et. Rahmetinle, ey Erhamürrâhimîn. Dilimin döndüğünce Gördüklerimi ve okuduklarımı Sizlere aktarmaya çalıştım... Bir kişi bile faydalandıysa ne mutlu bana | |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| DUA, ruhun gidasi, kalbin nuru, ibadetlerin ozudur. DUA, izdiraplarin, maddi ve manevi dertlerin sifa kaynagidir. DUA, umit ve huzur menbaidir. Yasama askini dirilten bir rahmettir. DUA, hayri ceker, bela ve zarari defeder. DUA, insani beladan korur, inmis ve inecek musibetlere karsi bir kalkandir. Belalarin etkisini azaltir... Sevgili PEYGAMBERIMIZ (SAV) buyurdu; Dua, rahmet kapilarinin anahtari, mu'minin silahidir, dinin diregidir. Dua, ibadettir, ibadetin ozudur. ---- Ey güzeller güzeli Allahım, Su üzerinde yüzen saman çöpleri gibi güçsüz ve dağınık İslâm ümmetini kurşunla kaynatılmış surlar gibi yekpâre bir vücuda dönüştür. Ey mustaz’afların Rabbi! Dünyanın tek umudu olan Müslümanların üzerinden ölü toprağını silkeleyecek cennet rüzgârlarını, vahiy rüzgârlarını gönder. Rahmetin İslâm ümmetini ve bu ümmetin önderliğinde tüm insanlığı sabâ rüzgârı gibi kuşatsın! Ya Erhamerrâhimîn, Çağımızda sefalet diz boyu değil adam boyu. Çağımızın insanları sapkınlıkta bütün eski ümmetleri geride bıraktı. Nuh kavmine gönderdiğin gibi bir tufan gönderme! Lût kavmi gibi ülkemizi yere geçirme! Üzerimize Sam yelleri estirme! İsrailoğullarının sapkınları gibi bizi rezil maymunlara ve domuzlara dönüştürme! Ya Rabbe’l-Mazlûmîn, Tüm dünya müstekbirlerini, çağdaş firavunları, haman ve karunları dünyadaki ezilen insanların gözyaşı ve kanlarının Kızıldenizinde boğ. Firavun’un kucağında büyüyen, ocağında yetişen Mûsâları ise, onlara tâbî olanlarla birlikte sahil-i selâmete eriştir! Ya Rabbe’l-Alemîn, Sana Peygamber’in Bedir’de yalvardığı gibi yalvarıyoruz: “Şu bir avuç insanı helak edecek olursan, yeryüzünde senin adını anacak, îlâ-yı kelimetullah için savaşacak kimse kalmaz. Şu bir avuç inanmış insana zafer ihsan et!” Ya İlahi, Sana, o insanlık güzelinin Taif dönüşünde, taşlanarak dönüşünde, ayakları kan revan içinde dönüşünde, yuhalanarak dönüşünde yakardığı gibi yakarıyoruz: Bizi kime bırakıyorsun Allahım? Yetmiş senedir İslâmla mücadeleyi, Müslümanla muharebeyi varlık sebebi bilmiş yakına mı; yoksa Kabil’den beri süren zorbalık geleneğinin mirasçısı olan uzağa, müstekbir batıya mı? Ne olur bize sen sahip çık Allahım! Onlar bilmiyorlar, onlara da hidayet nasip et Allahım! Azer’in evinden İbrahim’i çıkardığın gibi; çağdaş put yapıcı, puta tapıcıların kendi evlerinden de İbrahimlerini çıkar Allahım! Amin... | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Dua ayetleri Dua âyetleri Dua âyetlerinin mealleri ile de dua etmek caizdir. Ancak mealleri, tam tercüme edilemediğinden pek hoş olmuyor. Dua âyetlerinden birkaçının meali şöyledir: Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bekara 201) Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 250) Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 286) Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! [bizi sapıtma] Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin. (Al-i İmran 8) Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru. (Al-i İmran 16) Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; ayaklarımızı [yolunda] sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle! (Al-i İmran 147) Ey Rabbimiz, "Rabbinize inanın" diyen davetçiyi [peygamberi] işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. (Al-i İmran 193-194) Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! (Araf 126) Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duamı kabul et, kıyamette hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim 40-41) Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! (Şuara 83) | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Dua Müminin silahıdr "DUA MÜ'MİNİN SİLAHIDIR", diyor Rasûlullah Muhammed Mustafa aleyhi's-selâm. Ve gene, şöyle başka bir açıklama getiriyor "DUA" konusuna: "DUA İBADETİN ÖZÜDÜR" Bu hadîs-i şerîf'in hemen arkasından şu âyet-i kerîmeyi hatırlıyalım: "CİNNİ VE İNSANLARI YALNIZCA KULLUK ETMELERİ İÇİN YARATTIM" En basit anlamıyla kulluk, dua ve zikirdir!. En geniş anlamıyla kulluk, birimin, varoluş gayesinin gereğini yerine getirmesidir.. "Eğer kulum, bana ellerini kaldırır da dua ederse, ben o elleri boş olarak geri çevirmekten hayâ ederim." Evet, bu bir Hadîsi Kudsî. Bu konudaki bir başka Hadîs-i Kudsî de şöyle: "Ey âdem oğlu, dua senden icabet benden; istiğfar senden, bağışlamak benden; tövbe senden, kabul etmek benden; şükür senden, fazlasıyla vermek benden; sabır senden, yardım benden... Ne istedin ki benden sana vermedim." İşte bu Hadîsi Kudsîyi destekleyen Ayet-i Kerîme: "BANA DUA EDİN, İCABET EDEYİM" Bu konuya açıklık getiren diğer bir hadîs-i kudsî de şudur: "Ben, kulumun zannı üzereyim. Artık dilediği gibi düşünsün!.." Yani siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka isteğiniz meydana gelecektir!.. Nitekim, bu açıdan olaya bakıldığı içindir ki, önde gelen evliyâullahdan İmamı Rabbanî Ahmed Faruk Serhendî şöyle demiştir: "Bir şeyi istemek, ona nâil olmak demektir; Zirâ Allâhu Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez." Esasen dua etmek söz konusu olduğunda, bir şey isteyeceğimizde hemen şu âyet-i kerîmeyi hatırlamamız gerekmektedir: "ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ !." - Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu?.. Yani, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte Allâh istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır!.. Eğer, Allâh istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz. En kolay, en ucuz yani bedâva, ve en tesirli şey DUA'dır. İşte bu yüzdendir ki, DUA için, `"mü'minin silâhıdır" buyurulmuştur. "DUA" nasıl silâh olur?.. Bunu anlıyabilmek için, tasavvufun derinliklerine inmek gereklidir!.... İnsan, gerçeği itibariyle, Allâh adıyla işaret edilenin zâtî sıfatlarıyla yaratılmış, O'nun varlığı ile kâim ve dâîm varlıktır. Allâh'ın "HAY" ismiyle işaret edilen şekilde HAYAT sıfatıyla vardır; yaşar. Allâh'ın "ALÎM" ismiyle işaret edilen şekilde, İLİM sıfatıyla bilgi, ilim sahibidir, yaşamına yön verir. Allâh'ın "MÜRÎD" ismiyle işaret edilen şekilde, İRADE sıfatıyla isteklerini tahakkuk ettirmeye yönelir. Dolayısıyladır ki insan, kendi varlığında mevcut olan bu isimlerin manâlarını ortaya çıkartabildiği ölçüde, takdir edilen nisbette, arzularına nâil, korktuğundan emin olur... | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| BiSMiLLAHiRRAHMANiRRAHiM Ey Rabbim ! Senin mübarek ismini anarak ve rahmetinin gölgesine sığınarak ve Senden mağfiret dileyerek söze başlarız.Şüphesiz alemlerin Sultanı sen olduğun gibi,sözlerin sultanıda elbet sensin! Sana hamd eder,her işimizde Senden yardım dileriz.Sana hakkıyla hamd etmekten aciziz.Senin nimetlerinin şükrünü insan nasıl ifa edebilir ki Ya Rabbi,Ya Rabbi ! Sen herkesin "Ya Rabbi !"deyişlerini duyarsın.Sen her canlının rızkını verir,her düşküne acırsın.Padişahlar da senin kapında devlet bulur,köleler de.Kim Senin dergahından yüz çevirirse,o kendisine yazık etmiş olur. ALLAH im! Bizleri ihlasli; ihlasin zirvesine erdirilmis; zühdü esas edinen; kili kirk yaracasina takva hayati yasayan; Sen den razi olmus, Senin de kendilerinden razi oldugun, nefsin radiye ve merdiyye mertebelerini asip "safiye" ye ulasmis; Seni seven, Senin de kendilerini sevdigin; kurbiyetine mashar olmus ve KURAN ahlakiyla ahlaklanmis kullarindan eyle!... Amin... | |
|
| | #6 (mesaj-linki) | |
| Duanın kabul olması için Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz. Önce çalışmak, sonra dua dinin esası! Kabul edilir ancak, çalışanın duası! Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle: 1- Haram lokmadan sakınmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani] Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki: (Duanızın kabul olması için helâl lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a] Yine buyurdu ki: (Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât] 2- İtikadı düzgün olmalıdır. Sapıkların, mezhepsizlerin, duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace) Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır. 3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a] 4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari] İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, [günahkâr] dua edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.) [İbni Neccar] Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir. 5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi] Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.) 6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi] 7- Yalvararak dua etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi] Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler. Âlimlerden biri şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!) İkinci âlimin duası da şöyle: (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!) Üçüncü âlim de şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!) Duaları kabul olarak rahmet yağdı. 8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi] 9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât] 10- İsm-i azam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir. Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi] Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60 | |
|
| | #7 (mesaj-linki) | |
| KURAN'DA DUA Kullarim Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakinim.Bana dua ettigi zaman dua edenin duasina cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çagrima cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irsad olurlar. (Bakara Suresi, 186) KURAN'A GÖRE DUA "Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek" anlamlarına gelen dua, Kuran'a göre "kulun bütün benliğiyle Allah'a yönelmesi" ya da "gücü sınırlı ve sonlu bir varlık olan insanın, sınırsız ve sonsuz bir kudret karşısında acizliğini kabul ederek yardım dilemesi" şeklinde tanımlanmaktadır. Allah inancı olan her insanın çeşitli şekillerde dua ettiği bir gerçektir. Ancak insanların oldukça büyük bir kısmı duayı, sadece darlık ve sıkıntı anında elden gelen tüm ihtimaller denendikten sonra Allah’ı hatırlamak şeklinde anlamaktadırlar. Bu insanlar üzerlerindeki sıkıntı geçince bir sonraki darlık ve sıkıntı anına kadar Allah’ı unutur ve ondan bir şey talep etmeyi akıllarının ucundan dahi geçirmezler. İnsanların başka bir bölümünde de son derece hatalı bir dua anlayışı hüküm sürmektedir. Bu insanlar için dua, küçük yaşlardan itibaren ailenin yaşlı bir ferdi tarafından öğretilen anlaşılmaz bazı sözlerdir. İnsanların bu tür dualarında Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü, kudreti, insanları sürekli olarak görüp-işittiği, dualara icabet edeceği fazla düşünülmez. Önceden ezberlenmişolan dua kalıpları tekrarlanır, durur. Oysa kitabımızın da konusu olan, Allah’ın Kuran aracılığıyla insanlara duyurduğu dua çok farklıdır. Kuran’a göre dua etmek, Allah’a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Şimdi Allah’ın sıfatlarını bir düşünelim. O, insana şah damarından daha yakın olan, herşeyi bilen, işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah’tan gizli kalmaz. O halde samimi olarak Allah’tan bir istekte bulunmak için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir. İşte Allah’a ulaşmak bu denli kolaydır. İnsan kulluk bilincinde olduğu sürece Allah Katında bir değer kazanabilir. Bu yüzden insanın Allah’a yönelmesi, hataları konusunda Allah’a itirafta bulunması ve sadece Allah’tan yardım dilemesi gerekmektedir. Bunun dışında bir davranıştarzı Allah’a karşı büyüklenmektir ki, Kuran’da bunun cezasının sonsuz cehennem olduğu bildirilir. Günümüz toplumlarında dikkat çeken bir gerçek, diğer birçok ibadet gibi duanın da terk edilmişbir gelenek olarak düşünüldüğüdür. Aslında bu düşüncenin gelişmesinin perde arkasında “Allah’tan bağımsız, kendi kendisine işleyen bir dünya” olabileceği telkini yatmaktadır. İnsanların büyük bir kısmı ister istemez yaşantılarının başlangıcından sonuna kadar tüm olayların kendilerinin ve çevrelerindeki insanların kontrolünde cereyan eden olaylar olduğunu düşünürler. Bu yüzden de ölümle burun buruna gelmeden ya da çok büyük bir felaketle karşılaşmadan Allah’a dua etme ihtiyacı duymazlar. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgıda öyle bir noktaya gelenler olur ki, bunlar duayı adeta geçmişzamanlardan günümüze kadar ulaşmışbir sihir tekniği olarak algılarlar. Halbuki dua, yaşamın geneline yayılacak başlıbaşına bir ibadettir. İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlışanlamak demektir. Maddi durumu iyi olan, hayatta tüm istediklerine kavuştuğunu düşünen bir insanın duaya ihtiyacı olmadığını düşünmek son derece hatalıdır. Çünkü bu durumda dua etmenin tek sebebinin dünyevi arzuların tatmini olduğu anlamı çıkmaktadır. Oysa müminler hem dünya hayatları için, hem de ahiretleri için dua ederler. Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah’ın takdirine bırakmışdemektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah’a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır. | |
|
| | #8 (mesaj-linki) | |
| Resulullahın(s.a.v) Dilinden Bazı Dualar
Peygamber efendimiz, biz müslümanların nasıl duâ etmesi gerektiğini bildirmiştir. Bu duâlardan bazıları şunlardır:
Son Düzenleyen NihLe; 20-10-2005 @ 15:15. | |
|
| | #9 (mesaj-linki) | |
| Duanin kabul olmasi için: 1. Duadan önce iyi is yapmak. 2. Temiz olmak. 3. Abdestli olmak. 4. Kibleye yönelmek. 5. Dua basinda Allah'a hamdetmek, Resullullah'a salavat getirmek. 6. Elleri açip yalvarmak. 7. Azalari hareketsiz sükun içinde ve boynu bükük, mütevazi,kalbi korku içinde olmali. 8. Alçak sesle ve gizlice dua etmek. 9. Resulullahtan intikal eden, Kuran'da geçen dualarla niyaz etmek. 10. Resulu ve salih kullari vesile etmek. 11. Dua ederken kalbinden ne geliyorsa o sekilde dua etmek. 12. Kalbi baska düsünceden temizlemek. 13. Herkese dua etmek ve üç defa tekrarlamak. 14. Duanin kabulünün ümidi içinde olmak. 15. Kötü dilekte bulunmamak. 16. Salavat getirmek. "Ey Rabbimiz, bizi dogru yola ilettikten sonra kalplerimizi (Haktan) saptirma. Bize kendi cânibinden bir rahmet ver. Süphesiz bagisi en çok olan Sensin Sen." "Ey Rabbimiz muhakkak ki Sen, hiçbir süphe olmayan bir günde insanlari toplayacak olansin. Süphesiz Allah sözünden caymaz." | |
|
| | #10 (mesaj-linki) | |
| izlerken ağlayacaksiniz...
Çeçenistanin Şehit Cumhurbaşkanı Aslan MEŞHEDOV anisina derlenmiş güzel bir yapim. izlemenizi tavsiye ederim. http://video.kavkazcenter.com/nizam/shahid.wmv bilgisayarınıza indirmek için farenizin sağindan "Farklı kaydet" tiklayiniz Çeçenistan için geniş cihad videolari için http://www.kavkazcenter.com/tur/video/ dualarimizi eksik etmeyelim lütfen Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber | |
|