Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: GLOBAL :: > Sağlıklı Yaşam
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 11-10-2009   #651 (mesaj-linki)
phoenix_tr - avatarı
Sevgisizlik hastalığa neden olabilir..!





İstenmemek, sevilmemek gibi duygular fiziksel ağrı oluşturuyor


Los Angeles'da Kaliforniya Üniversitesi psikologları ilk kez fiziksel ağrı ile sosyal bir ortamda sevilmeme, dışlanma duygusunun tek bir genle idare edildiğini ortaya çıkarmışlar. Bu araştırmaya göre muopioid reseptör geni (OPRM1), fiziksel ağrıda rol alan bir gen ve bu gen aynı zamanda bir kişinin bir toplumda istenmediğini hissetmesiyle de ilgili bir gen. Bu gen herkesde var fakat bazı aşırı alıngan, sürekli çevresinde ilgi odağı olmak isteyen, basit sosyal streslerle bunalıma giren, bunalım sonrası vücudunda ağrılar hisseden kişilerde biraz daha form değiştirmiş. Araştırmacı Prof. Naomi Eisenberger bu araştırmanın 122 gönüllü üzerinde yapıldığını, bu kişilerde analizlerin alınan tükürük örneklerinde ve stress önce ve sonrasında MRI ile beynin görüntülenmesi ile gerçekleştirildiğini açıkladı. Prof. Eisenberger ‘araştırmamız sonucunda anlaşılmıştırki insan sosyal bir varlık olarak evrimleştiği için toplumsal yaşamda istenmemek, rededilmek, dışlanmak ciddi olarak genlerimizi dahi etkilemekte buda fiziksel değişikliklere sebep olmaktadır' dedi. Bu araştırma, detayları ile Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde 14 Ağustos 2009'da yayınlandı. Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu


Habertürk.com

  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-10-2009   #652 (mesaj-linki)
phoenix_tr - avatarı
Kalın bacaklılar çok şanslı..!

Beyonce gibi olanlar uzun yaşayacak!


BEYONCE gibi kalın baldırlara sahip olan kadınlar daha uzun yaşıyor.
Hollanda’daki Koruyucu Hekimlik Enstitüsü’nün 3 bin kişi üzerinde yaptığı
araştırmaya göre kalın bacaklara sahip olmak kalp rahatsızlıklarını önlüyor, erken ölüm riskini azaltıyor. Uzmanlar baldır çevresinin ideal uzunluğunun 60
santim ve üzeri olduğunu söylüyor.


habertürk.com
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 16-10-2009   #653 (mesaj-linki)
reyan - avatarı
Cvp: Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler

Klasik Masajın Etkileri


Hazırlayan : Dr. Necdet Tuna
Masajın vücut üzerindeki direkt ve in direkt etkileri, vücut örtüsüne uygulanan manipülasyonların, yani ellerle verilen dokunma, bastırma, germe, esnetme ve titreştirme biçimindeki mekanik uyarıların tepkileridir. Tepki.deride, derialtı dokusuna, kaslarda ve damarları sinir ağında yerel oluşabileceği gibi; refleks yolla başka bölgelere, örneğin iç organlara da aktarılabilir. Vejetatif sinir sisteminin uyarılması da genel etki kompleksi kapsamındadır. Masajın etkileri, fiziksel, fizyolojik ve psikolojik etmenlerin bileşkesi olarak değerlendirilir. Deri üzerinden ellerle verilen basınç ve germe biçimindeki ritmik mekanik uyarılarla sıkıştırılan ve gerilerek esnetilen deri, deri altı dokuları ve kasların yapılarındaki sinir uçları (reseptörler) uyarılır. Ayrıca, dokuların yapılarındaki kan ve lenf damarları da bu fiziksel uyarılardan etkilenir; arteriyel, venöz, kapiller ve lenf dolaşım canlanır.
Vücut sistemleri üzerindeki etkiler şöyle derlenebilir.

1. Dolaşım Sistemi Üzerinde Etkiler
Klasik masajın kan ve lenf dolaşımı üzerine etkileri .deneysel ve klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Vücut örtüsüne kalp yönünde uygulanan yeterli dozdaki öfloraj ve petrisajla, lenf ve venöz sistem uyarılarak dolaşımı aktive edilir (damarsal etki). Bölgedeki kan akımındaki canlanma aletsel olarak da gösterilebilir. Damarlardaki akışın canlanmasıyla. dokularda sıvı değişimi hızlanır, dokular daha bol besi maddesi ve oksijen alabilir, metabolizma artıkları bulundukları yerden daha çabuk uzaklaşabilir.
Damarların çevresinde bulunan otonom sinir ağının: uyarılmasıyla da damarlarda refleksif bir genişleme olur. Yani, kan akımındaki hızlanma salt yumuşak bir hortum içinde ki sıvının sıvazlanarak ilerletilmesi demek değildir!

2. Kas1ar Üzerine Etkiler
Çok kez sanıldığı gibi, masajla ne kas hacmi artırılabilir ne de kas güçlendirilebilir. Kasları kuvvetlendirmenin tek yolu, düzenli aktif çalışmalar, yani egzersizlerdir. Masaj; ancak kasların işlevsel yeteneklerini yeniden kazandırılmasında yardımcı olarak kasların güçlenmesine katkıda bulunabilir:
* Yorgun kas masajla, salt dinlenmeyle geçirilen süreye oranla çok daha çabuk dinlenip gevşeyebilir.
* Masaj yapılan kaslar; dolaşımların canlanmasıyla daha iyi beslendikleri için yaralanmalara karşı daha dirençlidirler; aşırı zorlanma daha iyi uyum sağlayabilirler.
* Kan akımının hızlanmasıyla süt asidi vb. metabolizma artıklarının oluşturdukları yerden taşınmalarıyla birikim önlenir; germe, esnetme ve titreştirme manipülasyonlarıyla hipertonik kaslar gevşetilip, esnetilebilir. Nitekim, klinik çalışmalarımızda hipertonik kasın, bireyden bireye değişmek üzere, 7-8 seans sonra el altında birden bire gevşediğini görüyoruz:
* Masaj, yetersiz harekette, yaralanmalarda ve felçlerde olası kas erimesini, atrofiyi önlemez, ama sertleşme,fibröz doku oluşumu ve kasılmalar bilinçli bir masajla engellenebilir. Kas ve eklemlerde değişik nedenlere bağlı hareket kısıtlamalarında egzersizlerden önce masaj uygulanırsa egzersizler daha kolay ve rahat yapılabilir.

3. Sinirler Üzerine Etkiler
Kopmuş bir sinirin masajla yeniden oluşturulması (rejenerasyonu) söz konusu değildir. Ancak, sinir ve çevre dokularının kan dolaşımının aktive edilmesi, metabolizmanın yükselmesiyle rejenerasyon hızlandırılabilir.

4. Dinlendirici, Gevşetici-Psikosedatif Etki
Genel masajda uyuklama, solunumun derinleşmesi; masajdan sonra yorgunluğun, bitkinliğin kaybolması, kişinin zindeleşmesi, masajın çevresel ve merkezi sinir sistemi üzerine olumlu etkisinin somut belirtisidir.Masajın en tipik psiko-sedatif etkisi, çocuklarda olsun, büyüklerde olsun okşama-sıvazlamadır.! Bu nedenle de masörün kişiliği yaklaşımı, sonucu büyük çapta etkiler.

5. İç .Organlar Üzerine Etkiler
Vücut örtüsünde belli bölgelerin değişik yöntemlerle uyarılmasıyla bazı iç organ hastalıklarına etkili olunabilmektedir. Nitekim mide ağrılarında, safra kesesi sancılarında, karında gaz oluşumlarında, sırtta belli bölgelerin ovulmasıyla rahatlama olduğu halk arasında bilinir (masajın uzak etkisi!} İç organların vücut örtüsünde refleksif yolla ilişkili bulunduğu alanların haritası bile çıkarılmıştır (Head Bölgeleri). "Bağ Dokusu Masajı" ve ''Ayaklarda Refleks Alanlarının Masajı" bu bölgelere uygulanmaktadır. Uzakdoğu kökenli Akupunktur; akupressur ve shiatsu ile de iç organlara etkili olma amaçlanmaktadır.

6. Ağrı Dindirici Etki
İnsanın, ağrıyan acıyan yerini içgüdüyle ovuşturması, masajın tipik ağrı giderici etkisidir. Uzun bir yürüyüş sonunda ya da zorlu bir işten sonra ağrıyan bacak ve kol kaslarının ovulması ya da ovdurulmasının anlamı da budur. Yara1anmanın olmadığı salt gerginlik ve kasılmaya, spazma bağlı kas ağrılarında neden, kasılan kas içindeki damarların sıkışarak daralmasıyla kasın yeteri kadar oksijen alamamasıdır. Bu gelişme tıpta ağrı kısır döngüsü olarak bilinir. Bu kısır döngüyü kırmak, kasa gerekli oksijeni gönderebilmek için spazmın kaldırılması, kan dolaşımının düzenlenmesi gerekir. Masajla hem spazm çözülebildiği, hem de kan dolaşımı artırılabildiği için ağrı geriler. Ayrıca, ağrı duygusunu indirgeyen ağrı eşiğini yükselten maddelerin (endorfin vb.) salgılanmasını bilinçli ve düzenli masajla artırıcı fizyolojik bilgi ve teknik eğitim gereklidir. Bu da ancak özel masaj okullarıyla sağlanabilir. Ülkemizde maalesef bir tek özgün masaj okulu yoktur. Türkiye sınırları içindeki tüm masörlerin ve masözlerin neyi ne kadar bildiklerini, ne yaptıklarını ehliyetlerini, Sağlık Bakanlığı dahil kimse bilmez!
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 3 Hafta Önce   #654 (mesaj-linki)
biruni - avatarı
Cvp: Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler

reyan adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle
Türkiye sınırları içindeki tüm masörlerin ve masözlerin neyi ne kadar bildiklerini, ne yaptıklarını ehliyetlerini, Sağlık Bakanlığı dahil kimse bilmez!
ehliyetli - ehliyetsiz masörler konusunda yorum yapılamaz ama;
masajda kullandıracağınız bitkisel yağlar ile, kendinizden emin işler yaptırabilirsiniz.

yağlar hakkında bilgi için; Bitkisel Karışım Yağlar
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 5 Gün Önce   #655 (mesaj-linki)
volture - avatarı
Cvp: Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler

AKCİĞER HASTALIĞI SİGARA İÇENLERİ DAHA ÇOK SEVİYOR


Sigara içenler özellikle sabahları gelen öksürük krizlerine ve merdiven çıkarken nefes darlığına alışıktır. Ancak bilmezler ki aynı belirtiler tehlikeli bir düşman gibi içten içe seyreden ve öldürücü darbeyi vurmak için bekleyen KOAH hastalığının en önemli habercileridir.

Ülkemizde tam 3 milyon insan bu hastalıkla karşı karşıya. Hastaların büyük bir çoğunluğu ise bu işaretlerin sadece sigaradan kaynaklandığını düşünüyor ve hastalığından habersiz. Suadiye Memorial Tıp Merkezi; Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Keskinel, 18 Kasım Çarşamba “Dünya KOAH günü” öncesi “Sigaranın KOAH üzerindeki tetikleyici etkisi ve korunma yolları” hakkında bilgi verdi.

Dünya da en sık görülen 4. ölüm nedeni

“Kronik obstrüktif (tıkayıcı) akciğer hastalığı”nın baş harflerinden oluşan “KOAH”, aslında iki hastalığı tanımlamakta kullanılır: kronik bronşit ve amfizem. Kronik bronşit, en az iki yıl üst üste ve bu iki yılın en az üç ayında öksürük ve balgamla seyreden ilerleyici bir rahatsızlıktır. Amfizem ise, kana oksijen taşınmasını sağlayan hava keseciklerinde harabiyete neden olan bir hastalıktır. Bunun sonucunda akciğerde elastikiyet kaybı ve nefes darlığı görülür. Çoğumuzun adını bile duymadığı KOAH, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kalp-damar hastalıkları, zatürre ve AIDS’ten sonra 4. en sık ölüm nedenidir. Ölüm nedenleri arasında bu kadar üst sıralarda yer almasının ötesinde KOAH, yaşam kalitesini bozan, işgücü kaybına neden olan ve kişiyi zaman içinde kendi bakımını bile gerçekleştiremeyecek hale getiren bir hastalık. Ülkemizde yaklaşık 3 milyon kişinin KOAH’lı olduğu tahmin edilmekte, tüm dünyada ise bu sayı 600 milyona ulaşmaktadır.

Bu Bir Tesadüf Değil: Sigara İçen her 5 kişiden birinde KOAH görülüyor

Sigara içen kişilerde içmeyenlere göre KOAH riski 30 kat daha fazla. Yalnızca sigara değil, pipo ve puro kullanımı da KOAH’a yol açmaktadır. Sigara içenlerin beşte birinde KOAH gelişmektedir. Sigaraya erken yaşta başlanması ve uzun süre çok miktarda içilmesi, KOAH’ın daha ağır seyretmesine neden olur. Sigara dışında bazı mesleki faktörler (madencilik, fırın/tahıl işçiliği, çiftçilik) ve ısınma amaçlı tezek yakılması da KOAH’a zemin hazırlar.

Öksürük ve eforla gelen nefes darlığı KOAH’ın başlıca belirtileri

KOAH’da erken tanı ve müdahale, hastalığın gidişini durdurabilir ya da yavaşlatabilir ancak KOAH tanısı ihmal edilen bir hastalık. Toplumda yeterince bilinmiyor ve önemsenmiyor. Tanıda öncelikle hastanın şikayetleri değerlendirilmekte ve solunum fonksiyon testleri ile akciğer grafisi gibi tetkiklerden yararlanılmaktadır. Başlıca belirtileri; öksürük, daha çok sabahları balgam çıkarma ve özellikle eforla gelen nefes darlığıdır.

Tanıda gecikilmesinin en önemli sebebi, sigara içenlerin öksürüğü ve balgamı “normal” kabul etmeleridir

Biliyoruz ki, “normal öksürük” ya da “normal balgam” yoktur. KOAH’lı kişiler, öksürük ve balgamı çoğunlukla o kadar kanıksamışlardır ki; yakınmaları iyice artana kadar doktora başvurmayı düşünmezler. Oysa, KOAH’a erken tanı konup zamanında sigara bırakılırsa, yıllık akciğer fonksiyon kaybı azalmaktadır. 35 yaşından sonra sağlıklı her insanın 1 saniye içinde dışarı verebildiği soluk hacmi yılda 30 ml azalma gösterir. Sigara içen KOAH’lılarda bu azalma 150 ml kadardır. Dolayısıyla KOAH’lılarda sigaranın bırakılması, hastanın daha uzun yıllar boyunca hayat kalitesinin yüksek kalması açısından kritik önem taşımaktadır.

Vakit geçirmeden sigarayı bırakma polikliniğine başvurun

Sigara, eroin ve kokain gibi bağımlılık yapıcı bir maddedir. Bu fiziksel bağımlılık nedeniyle kişi sigarayı bırakmada zorluk çekmektedir. Kendi kendine sigara bırakılamıyorsa, sigarayı bırakma poliklinikleri devreye girmelidir. Günümüzde sigara bağımlılığının tıbbi tedavisi mümkündür. Sigara Polikliniğimiz’de, öncelikle hastalarımızın fizik muayeneleri yapılmakta, gerekli görülen tetkikleri istenmekte ve fiziksel mi, yoksa ruhsal bağımlılığın mı daha ön planda olduğu saptanmaktadır. Bundan sonraki aşamada kişinin bağımlılık tipine göre, nikotin yerine koyma tedavisi ya da ilaç tedavisi önerilmektedir.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 4 Gün Önce   #656 (mesaj-linki)
Sedef 21 - avatarı
Cvp: Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler



TÜRK KAHVESİNİN FAYDALARI
- Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendirir.

- Uyuşukluğu giderip enerji verir ve uyanık kalmayı sağlar.

- Yapılan araştırmalar günde 6 fincan kahve içen 55 yaşındaki bir kişinin düşünme potansiyelinin içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

- Ayrıca kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az diş çürüğünün olması, bir başka dikkat çekici araştırma sonucu.

- Kahve içtikten sonra organizmada ani değişiklikler oluyor. Tüm vücut ani bir enerji akımı ile doluyor. Bu enerji çocuklarda 3, yetişkinlerde ise 5-7 saat sonra azalmaya başlıyor. Tüm bu olumlu yönlerine rağmen kahveyi çok fazla tüketmemekte fayda var.

- Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanseri riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek.

- Kanser riskini azaltıyor: Norveç’te yapılan bir araştırma ,meyve ve sebzeden bile daha çok antioksidan içerdiğini ortaya koymuştur.

- Alzheimer’i önlüyor Portekiz’de 2002 yılında yapılan araştırmaya göre kafein beyni zinde tutuyor.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
bilgiler, sağlıklı, yaşam
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sağlıklı Yaşam için Spor wetup Sağlıklı Yaşam 5 04-05-2009 23:17
Yaşam Koçluğu Pasakli_Prenses Astroloji/Fallar 0 25-10-2008 00:10
Yaşam Ağacı Blue Blood Parapsikoloji 1 03-06-2008 13:02
Küresel Ikınma - Yaşam KENCISii Türkçe Şarkı Sözleri 0 15-05-2008 21:14
Yaşam - Yaşam Nedir - Yaşam Hakkında asla_asla_deme X-Sözlük 0 25-01-2008 21:53