Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Türkçe - Türkiye Türkçesi

Bu konu Türkçe Dil Bilgisi forumunda Blue Blood tarafından 5 Ağustos 2007 (23:26) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
31712 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 14 Ocak 2013 (16:52) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 4.50  |  Oy Veren: 2      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 5 Ağustos 2007, 23:26

Türkçe - Türkiye Türkçesi

#1 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Türkiye Türkçesi
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Konuşulduğu ülkeler
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, Ermenistan, İran, Makedonya Cumhuriyeti, Moldova, Suriye, Irak, Kosova.
Şu ülkelerdeki göçmen topluluklar: Hollanda, Almanya, Avusturya, Kanada, ABD, İsrail, Brezilya, Venezuela, Kolombiya, Belçika, İngiltere, Danimarka, İsveç, İsviçre, Avustralya
Sürgündeki Ahıska Türkleri'nin yaşadığı ülkeler: Kazakistan, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Özbekistan ve Ukrayna.
Konuşan kişi sayısı
80 milyonu ana dili olmak üzere, yaklaşık 100 milyon. Sıralama 14 arasında
Sınıflandırma
- Altay Dil Ailesi (tartışmalı)
- Türk Dilleri Ailesi
- Oğuz Grubu
- Türkçe
Resmi Durum ve Dil Kodları
Resmi dil olduğu ülkeler: Türkiye, KKTC , (Makedonya , Kosova (Belediye dili)), Kıbrıs Rum Kesimi
Düzenleyen kurum: Türk Dil Kurumu
ISO 639-1: tr
ISO 639-2: tur

Türkçe, Altay Dilleri içerisinde Türk dil ailesinin Oğuz Grubu'na mensup, Türkiye lehçesidir. Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ve bazı Balkan ülkelerinin resmi dilidir.
  • 1 Sınıflandırma
  • 2 Coğrafi dağılımı
    • 2.1 Resmi durumu
    • 2.2 Kullanımı
  • 3 Tarihsel Gelişimi
    • 3.1 Orta Asya'dan, Anadolu'ya
    • 3.2 Dil Devrimi
  • 4 Ağızları
  • 5 Dilbilgisi
    • 5.1 Türkçenin özellikleri
    • 5.2 Sözcük Türeme Farkı
    • 5.3 Eklerle tümce oluşturma
    • 5.4 Büyük ve küçük ünlü uyumu
    • 5.5 Türkçenin deyim ve atasözleri
  • 6 Yabancı Dillerle Etkileşimi
    • 6.1 Türkçeye Geçen Yabancı Sözcükler
      • 6.1.1 Bu Kelimelerin Basın Dilindeki Yaygınlığı
    • 6.2 Türkçeden Diğer Dillere Geçen Sözcükler
  • Rekortmen Sözcükler
Sınıflandırma
Türkçe; Gagavuzca, Horasan Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi ile birlikte olarak Türkçe dil grubunda yer almaktadır. Türkçe dil grubu, Oğuz dillerinin (Güney Türk dilleri) bir alt grubudur. Oğuz dilleri de Türk lehçelerinin bir alt grubudur. Çoğu bilim adamı Türk lehçelerini Altay dil ailesi içine koyarlar.

Coğrafi dağılımı
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, İran, Makedonya, Moldova, Suriye, Irak, göçmenlerin yaşadığı Hollanda, Almanya, Avustralya, Kanada, ABD, Brezilya, İsrail,Venezuela, Kolombiya, Belçika, İngiltere, Danimarka, İsveç, İsviçre, Avustralya ve sürgündeki Ahıska Türklerinin yaşadığı ülkeler: Kazakistan, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Özbekistan,Afganistan,Tacikistan ve Ukrayna'da konuşulur.

Resmi durumu
Türkçe Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmi dilidir. Türkiye'de Türk Dil Kurumu, Atatürk tarafından 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti olarak bağımsız bir organ olarak kurulmuştur. Türk Dil Kurumu dilin sadeleşmesi, yabancı kökenli sözcüklerin değiştirilmesi (özellikle Arapça ve Farsça) için çalışmıştır.
Kosova'da Türkçe resmi dil olmaktan kalktı. Eskiden yani 1978 Dil yasasına göre Türkçe resmi dil idi. Şu anda sadece Kosova'nın bir kenti olan ve Türk çoğunluğun yaşadığı bir kent olan Prizren'de Türkçe resmi dildir. Diğer yerlerdeki resmiyeti ortadan kaldırıldı.

Kullanımı

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  800px-MapOfTurkishSpeakers.jpg
Gösterim: 114
Boyutu:  14.8 KB
Dünya'da Türkçe konuşanların dağılımı
Türkçenin Türkiye lehçesi,
  • Türkiye'de yaklaşık 72.000.000 kişi tarafından,
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 250.000 kişi tarafından konuşulmaktadır.
Türkçenin artık ayrı birer dil olarak kabul edilen ve Türk Dilleri Ailesinin alt kolunu oluşturan tarihi lehçeleri de bulunmaktadır. Bunlar Türkiye Türkçesi de dahil aşağıdaki bölgelerde şu yoğunlukla konuşulmaktadır:
  • İran'da yaklaşık 30.000.000 İran Azerisi tarafından,
  • Özbekistan'da 23.600.000 kişi tarafından,
  • Rusya Federasyonu içinde Türk muhtar cumhuriyetleri de bulunmaktadır. Başlıcalarını, Tataristan, Başkortostan, Çuvaşistan, Yakut-Saha Muhtar Cumhuriyetleri, Dolgan-Mens Muhtar Bölgesi, Kabardin-Balkar, Tuva, Kırım-Tatar Muhtar Cumhuriyetleri, Hakasya, Gorno-Altay Muhtar Bölgesi, Dağıstan Muhtar Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Muhtar Bölgesi buralarda toplam 18.000.000 yakın kişi tarafından,
  • Doğu Türkistan'da (Çin) yaklaşık 17.500.000 kişi tarafından,
  • Kazakistan'da 15.900.000 kişi tarafından,
  • Azerbaycan'da 7.600.000 kişi tarafından,
  • Kırgızistan'da 5.000.000 kişi tarafından,
  • Türkmenistan'da 6.000.000 kişi tarafından,
  • Tacikistan'da 2.800.000 kişi tarafından,
  • Afganistan'da 5.000.000 kişi tarafından,
  • Irak'ta 3.000.000 kişi tarafından,
  • Almanya'da 2.670.000 kişi tarafından,
  • Suriye'de yaklaşık 1.500.000 kişi tarafından,
  • Bulgaristan'da 850.000 kişi tarafından,
  • Gürcistan'da 400.000 kişi tarafından,
  • Sırbistan ve Kosova'da en az 350.000 kişi tarafından,
  • Kırım'da 300.000 kişi tarafından,
  • Gagavuz Yeri'nde (Moldova) 200.000 kişi tarafından,
  • Avusturya'da 200.000 kişi tarafından,
  • Hollanda'da 354.000 kişi tarafından,
  • Avustralya'da 150.000 kişi tarafından,
  • Fransa'da 176.000 kişi tarafından,
  • Yunanistan'da 135.380 kişi tarafından,
  • İngiltere'de 120.000 kişi tarafindan
  • Makedonya'da 97.500 kişi tarafından,
  • Belçika'da 112.400 kişi tarafından,
  • İsrail'de 50.000 kişi tarafından,
  • Amerika'da 27.000 kişi tarafından,
  • Danimarka'da 25.000 kişi tarafından,
  • Romanya'da 16.000 kişi tarafından,
  • Kanada'da 10.000 kişi tarafından,
  • İsviçre'de 7.500 kişi tarafından konuşulmaktadır.
1960'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Avrupa kapılarını büyük ölçüde Türklere açmış ve Türkiye'den Avrupa'ya yoğun bir göç yaşanmıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında Balkanlar'da yaşamaya devam eden Türkler ile birlikte bu insanların sayısı günümüzde neredeyse 6 milyona ulaşmıştır ve büyük bir çoğunluğunun ana dili Türkçedir. Amerika ve Avustralya'da ise yaklaşık 200 bin kişi Türkçe konuşmaktadır. Böylece Türkçe (Türkiye Türkçesi), Türkiye ve KKTC dahil tüm dünyada ana dil olarak yaklaşık 71 milyon kişi tarafından konuşulurken, bu sayı Türkiye Türkçesini ikinci dil olarak konuşanlarla birlikte tahminen yaklaşık 80 milyonu bulmaktadır.
UNESCO, 1980'li yıllarda yaptığı araştırma sonucu tüm Türk lehçelerini 200 milyon kişinin konuştuğunu ortaya çıkardı. Ancak buna Türk lehçelerini ikinci ya da üçüncü dil olarak konuşanlar da dahildi. Aradan geçen çeyrek asırda Türkçe konuşan nüfus önemli oranda arttı. Günümüzde yaklaşık 210 milyon kişinin Türkçeyi ve diğer tarihi lehçelerini ana dili olarak konuştuğu üzerinde durulmaktadır. Buna Türkiye Türkçesini de içeren Türk lehçelerini ikinci veya üçüncü dil olarak konuşanlar da dahil edilecek olsa, bu sayı gözle görülür derecede artacaktır. Bu nedenle Türkiye Türkçesinin en çok konuşan kişi sayısına sahip olduğu Türk Dilleri Ailesi, tüm lehçeleri ile dünyanın en çok konuşulan dil ailelerinden birini oluşturmaktadır.

Tarihsel Gelişimi

Orta Asya'dan, Anadolu'ya
Altay Dağları civarından kaynaklanan dil, onu kullanan göçebe kavimlerin doğuda Japonya'ya, batıda ise Avrupa'ya doğru hareketiyle yayılmıştır. Afganistan ve Batı Çin civarında Moğolca; Rusya, Güney ve Güneydoğu Çin bölgesinde Tunguz; eski Rusya ülkelerinden batıda Türkiye'ye, güneyde ise İran'a yayılan bir alanda ise Türki diller olarak değişmiştir. Güneyde bulunan başlıca Türki diller Türkçe, Azeri Türkçesi ve Türkmen Türkçesidir. Oğuz boylarının kullandığı Gagavuz lehçeleri ve İran kaynaklı Horasan lehçesi, Türkiye lehçesi ile birlikte bugünkü Türkçenin bölümlerini oluşturmaktadır.
Divanü Lügati’t-Türk, Türk kültürün ilk Türk dilini anlatan ve yazılan Sözlük eseri dir ve Kaşgârlı Mahmud tarafından 25 Ocak 1072'de yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074'te bitirilmiştir. Bu kitap içinde bu cümle bulunuyor. "Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur". Türkçenin zengin gramer özelliklerini ilk ve en çarpıcı biçimde yansıtıyor.
Türkçenin kullanım alanını genişleten bir başka Karahanlı Devleti'nin mensubu, ikinci bir Türk ve Türkçe kültür abidesi olan Yusuf Has Hacib dir. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig (Kutatkı/Kutatı Bilik, Kutlu eden Bilgi ya da Mutluluk Bilgisi) adlı eseri ile Türk dil birliğinin diğer önemli yazılı temelini attı.(1069-1070 yılarında bu Türkçe eseri tamamlandı).
13/14.yy. yaşamını süren Yunus Emre Türkçenin, özellikle Türkçe şiir dilinin temel ustası ve abidesi(anıtı) olmaktadır.
Yunus Emre'nin edebiyat tarihi bakımından, önemli bir yanı da Anadolu'da, Türkçe şiir dilinin öncüsü olması ve tasavvuf sorunlarını yalın, kolay anlaşılır bir dille söyleyişi nedeniyledir. Şiirlerinin ölçüsü, Türkçenin ses yapısına uygun aruz olmakla birlikte söyleyişi akıcı, sürükleyici bir nitelik taşır. Tasavvufun en güç anlaşılır kavramlarını, Türkçenin ses yapısına uygun biçimde dile getirir, şiirinde duygu ve düşünce birliğinden oluşan bir derinlik görülür.
Hacı Bayram Veli 14/15.yy. Anadoluda yaşamını süren Türk mutasavvıf ve şair olarak, eserlerini Türkçe olarak yazmakta oldu ve Türkçe kulanımını Anadoluda önemli şekilde etkiledi.
  • Altay dil ailesi
    • Türkçe dil kolu
      • Güney dilleri
        • Balkan Gagavuz Türkçesi (Türkiye ve Türklerin yaşadığı Avrupa ve Amerika kıtalarını bazı bölümleri)
        • Gagavuz Türkçesi (Moldovya)
        • Horasan Türkçesi (İran)
        • Türkiye Türkçesi
        • Azeri Türkçesi
        • Kazak Türkçesi
        • Türkmen Türkçesi
        • Kırgız Türkçesi
        • Özbek Türkçesi
        • Tatar Türkçesi
        • Uygur Türkçesi
Türkçe ait olduğu Altay Dil Ailesi'nin en çok kişi tarafından kullanılan dilidir. 5500-8500 yıllık bir geçmişi olduğu sanılmaktadır. Azeri, Türkmen, Tatar, Özbek, Başkurti, Nogay, Kırgız, Kazak, Yakuti, Çuvaş gibi bölümleri vardır.
Örnek olarak yazılı Türkçe üzerine kaynaklarda (M.Ö. 1766 yılık çin kronikinde) ilk kez tutanaklarda tanrı , Ordu , kılıç ve kut (mutluluk) sözcükleri bulunulmaktadır.
Moğolca, Mançu-Tungus, Korece ve Japonca ile yakın ilişkisi vardır. Bazı bilimadamları, ilişkinin ödünç alınmış sözcüklerden kaynaklandığını ve temelli olmadığını iddia etmiştir. Son zamanlarda yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, bu tezin hatalı olduğunu, Türkçe ve Japonca'nın temel ilişkilerinin bulunduğunu kanıtlamıştır.

Dil örnekleri klasik Eski Türkçe Kültürü (Göktürk 6/7/8yy. ile Orhun yazıtları) ve Türkiye Türkçesi Kültürü
Göktürkçe
Türk Oğuz beğleri, budun, eşidin; üze Kök Tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilinin, törünün kim artatı(r)?
Türkiye Türkçesi

Türk Oğuz beyleri, ulus, işitin; üzeride Gök Tanrı basmasa, altta yer delinmese, Türk ulusu, ülkeni, töreni kim atar?

Dil Devrimi
Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslaşma sürecini tamamlayan Türk Devrimi'nin ya da Atatürk devrimlerinin en önemli basamaklarından ilki Cumhuriyet'in kuruluşundan 4 yıl sonra yapılan harf devrimi, ikincisi de Cumhuriyet'in kuruluşundan 9 yıl sonra yapılan Dil Devrimi'dir.
Dil Devrimi kısaca, Türkçe ile düşünmeyi, Türkçenin bütün, bilim, sanat ve teknik kavramları karşılayacak yolda gelişmesini sağlayan eylemdir.
Dilbilimci Kâmile İmer "Dil Devrimi nedir?" sorusunu şöyle yanıtlıyor:
Dili daha çok yerli öğelerin egemen olduğu bir kültür dili durumuna getirmek amacıyla yapılan ve devletin desteğini kazanmış olan ulus çapındaki dili geliştirme eylemine 'dil devrimi' adı verilmektedir.
(Dilde Değişme ve Gelişme Açısından Türk Dil Devrimi, TDK Yayınları, Ankara, 1976, s. 31 ve ötesi)
Her insan düşüncesini sözcükler arasında bağ kurarak oluşturduğu tümcelerle aktarır, bu açıdan bakınca Dil Devrimi aynı zamanda düşüncenin yenileşmesidir.
İmer'in söylediği gibi, "Dil Devrimi'nin gerçekleşmesini sağlayan etkenler, aynı zamanda onun amaçlarını ortaya koymaktadır. Uluslaşma etkeni dili yabancı öğelerden temizleme amacını, öteki de kültür dili durumuna getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçların olumlu sonuçlar vermesi, ortaya çıkan ürünlerin toplumun malı olmasına bağlıdır. Devletin desteği olmaksızın dilde yapılan devrim, bireysel bir eylem olarak kalır, topluma mal olmaz. Dil Devrimi'nin hazırlık evresindeki çabalar, bunun en güzel örnekleridir. Türk Dil Devrimi'nin hazırlık evresi olarak nitelendirebileceğimiz ve Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemdeki dili temizleme isteği toplumu kapsayamamıştır. Ancak Cumhuriyet'ten sonra, 1932 yılında devletin öncülüğünde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşuyla dilde yapılan yenilikler, ulus çapında bir eylem olarak topluma mal olmaya başlamıştır." (Agy, s. 32)
Türkçe yapı bakımından çok zengin bir dil olmakla beraber, dünya üzerinde de hala çok konuşulan bir dildir. Bu zenginlik her ne kadar içinde yabancı sözcükler bulundursa da, bu durum dilde hiçbir bozukluğa yol açmamıştır. Bunun nedeni de, Osmanlı'nın, zamanında barındırdığı azınlıkların olmasıdır. Çünkü bu nedenle dilde çok fazla yabancı "sözcük alış-verişleri" olmuştur. (Yağmur Akyüz)
Türkler dünyada en çok alfabe değiştiren kavimlerdendir.
  • Türkçenin bilinen ilk alfabesi Orhun Abideleri'nde yer alan Orhun Alfabesi'dir. Bu alfabe 1. yüzyıldan itibaren Göktürkler tarafından kullanılmıştır.
  • Osmanlı Devleti'nde ise Arap alfabesi üzerinde bir takım düzenlemeler yapılarak Osmanlıca dediğimiz yazı çeşiti kullanıldı.
  • Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte 29 harfli Yeni Türk Alfabesi ise Latin abecesi üzerinde yapılan düzenlemeler sonucu 1928'de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kabul edilmiştir.
Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  abc.PNG
Gösterim: 116
Boyutu:  7.3 KB

Ayrıca günümüzde 20 ayrı Türk yazı dili bulunmaktadır: Türkiye Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Kırım Tatar Türkçesi, Karaçay-Malkar Türkçesi, Nogay Türkçesi, Kumuk Türkçesi, Kazan Tatar Türkçesi, Başkurt Türkçesi, Kazak Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Uygur Türkçesi, Altay Türkçesi, Hakas Türkçesi, Tuva Türkçesi, Saha (Yakut) Türkçesi, Çuvaş Türkçesi.

Ağızları
Türkiye Türkçesinin genel kabul görülmüş ve yazı diline aktarılmış şivesi, İstanbul ağzından türemiştir. Anadolu'da özellikle Karadeniz Bölgesi, Güneydoğu Bölgesi ve de Ege Bölgesi'nde ağız farklılıkları apaçık gözlenmektedir. Ancak ağızlar, genellikle insanların belli bir eğitim ve kültür seviyesine ulaşması ile yavaş yavaş terk edilmekte ve toplumda çoğunluğun konuştuğu ağız kabul görmektedir.

Dilbilgisi
Türkçeyi (Türkiye Türkçesi) diğer dillerden ayıran dört özellik şunlardır:
  1. Türkçe sondan eklemeli bir dildir.
  2. Türkçede ses uyumu vardır.
  3. Türkçede sözcüklerin cinsiyeti yoktur.
Türkçenin özellikleri
  • Türkçe söz varlığının çoğunluğu; öz Türkçe sözcükler, Arapça ve Farsça'dan geçmiş Türkçeleşmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcükler o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki halinden oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı farklılaşmıştır.
  • Türkçede tümce yapısı: Özne, Tümleç, Yüklem şeklindedir.
  • Türkçede kısa yoldan anlatım ön plandadır. Örneğin, "sobayı yak" derken "sobanın içindekileri yak" anlamındadır.
  • Türkçede zamirler: ben, sen, o, biz, siz, onlar şeklindedir.
Sözcük Türeme Farkı
Özelliği gereği sona eklemeli bir dil olduğundan Türkçede basit bir kökten çok sayıda sözcük türetmek mümkündür. Bu özelliğin bulunmadığı Hint-Avrupa Dilleri kolundan gelen İngilizce, Almanca ve İspanyolca aşağıda Türkçe ile karşılaştırılmıştır.

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  1.PNG
Gösterim: 115
Boyutu:  7.9 KB

Ve fiillerden türeme:

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  2.PNG
Gösterim: 113
Boyutu:  7.1 KB

Eklerle tümce oluşturma
Diğer yaygın olarak konuşulan dillerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda sözcük ve harf ile daha çok bilgi aktarmak olanaklıdır. Diğer pek çok dilde olmayan bir özelliğe göre, bir sözcük köküne ekler ekleyerek, tek sözcüklü tümceler oluşturulabilir.

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  3.PNG
Gösterim: 113
Boyutu:  6.7 KB

Büyük ve küçük ünlü uyumu
Türkçede büyük ünlü uyumu ve küçük ünlü uyumu olarak bilinen iki ünlü uyumu vardır. En yaygın ve kapsamlı olan, büyük ünlü uyumudur. Kural dışı kalan çok az sözcükler mevcuttur ki bunların büyük bir kısmını yabancı kökenli sözcükler oluşturmaktadır. Bu kurala göre Türkçede bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) varsa, izleyen hecelerde de kalın heceler; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) varsa, izleyen hecelerde de ince ünlüler yer alır.
Örnek:
  • büyük ünlü uyumu : balta - baltalar ; arı - arılar ; top - toplar ; uçak - uçaklar
  • küçük ünlü uyumu : ev - evler ; istek - istekler ; örtü - örtüler ; ünlü - ünlüler
Türkçenin deyim ve atasözleri
Bir dilin zenginliğinin göstergelerinden biri deyim ve atasözleridir.
Türkçede en çok kullanılan deyimlerden örnekler;
  • Kulak misafiri olmak.
  • Yangına körükle gitmek.
  • Yumurta kapıda.
  • Etekleri zil çalmak.
Türkçede en çok kullanılan atasözlerinden örnekler;
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Bugünün işini yarına bırakma.
  • İşleyen demir ışıldar.
  • Gün doğmadan neler doğar.
Türkçede bulunan ilginç deyim ve atasözleri;
  • Fakirin parmağına bir kaşık bal bulanmış, yemeden duramamış.
  • Kedi (Bazı yerlerde kuş) g.... görmüş, yara sanmış.
  • Deveye sormuşlar, senin boynun neden eğri diye. Nerem doğru ki demiş.
  • Türk çalmış, Türkmen oynamış.
  • Ayranı yok içmeye, tahtıravanla (atla) gider s...maya.
  • Daha karpuz kesecektik. (yeni deyimleşen bir sözcük öbeğine örnek)
Yabancı Dillerle Etkileşimi

Türkçeye Geçen Yabancı Sözcükler
Her ne kadar Atatürk'ün dil devrimi ile Türkçe, kökeni Arapça ve Farsça olan sözcüklerden arındırılmaya çalışıldıysa da, dil devriminin politik etkenlerle aksamasından ötürü bu iki dilden sözcükler, Fransızca sözcüklerle birlikte Türkçe sözlüğün önemli bir bölümünü oluşturmayı sürdürmektedir.
Sıradaki istatistiksel bilgiler 2005 yılına ait yazı dilinden oluşan bir Türkçe sözlükteki sözcükleri içermekte. Ancak günlük konuşma dilinde yabancı sözcük kullanımının daha yüksek bir oranda olduğu söylenebilir.
Türkçede yer alan sözcüklerin toplam %14,18'i (104.481 sözcüğün 14.816'sı) yabancı dillerden Türkçeye girmiştir:
  • Arapça: 6.463
  • Fransızca: 4.974
  • Farsça: 1.374
  • İtalyanca: 632
  • İngilizce: 538
  • Yunanca: 399
  • Latince: 147
  • Almanca: 85
  • Rusça: 40
  • İspanyolca: 36
  • Slavca: 24
  • Ermenice: 23
  • Macarca: 19
  • Eski Yunanca: 14
  • Moğolca: 13
  • İbranice: 9
  • Bulgarca: 8
  • Japonca: 7
  • Portekizce: 4
  • Norveççe: 2
  • Fince: 2
  • Arnavutça: 1
  • Korece: 1
  • Soğdca: 1
Bu Kelimelerin Basın Dilindeki Yaygınlığı
Tuba Ersöz'ün bir araştırmasına göre, basındaki yabancı kökenli sözcük kullanımı halka göre daha yüksek bir konumda. Basın dili halka bilimsel dilden daha yakın olması gerekirken, Türkiye'deki bu tam tersine işleyen olgu dikkat çekici.
Araştırmaya göre dil devriminden bu yana basın dilinde Türkçe sözcük kullanımı artmış, Farsça ile özellikle Arapça sözcüklerin kullanımı büyük ölçüde düşmüştür. Buna karşın diğer dillerden alınan sözcüklerin kullanımında bir artış olmuştur, ki bu rakamların günümüzde daha da arttığı tahmin edilmektedir.

Gerçek boyutunda görüntülemek için resme tıklayın.

Adı:  4.PNG
Gösterim: 112
Boyutu:  5.3 KB

Yabancı kökenli sözcüklerden bazı örnekler:
  • Arapçadan: fikir, hediye, resim, insan, saat, asker, vatan, ırk, millet, memleket, devlet, halk, hain, kurban, şehit
  • Farsçadan: tahta, pazar, pencere, şehir, hafta, ateş, rüzgâr, ayna, can, dert, hoş, düşman, kahraman, köy
  • Yunancadan: liman, kutu, ırgat
  • İtalyancadan: avukat, banyo, bavul
  • Fransızcadan: lüks, kuzen, pantolon, kuaför, hoparlör, kamyon, sürpriz
  • İngilizceden: pikap, tişört
  • Almancadan: şalter, şvester, haymatlos
Türkçeden Diğer Dillere Geçen Sözcükler
  • Ermenice: 3159
  • Yunanca: 2643
  • Bulgarca: 369
  • Arnavutça: 2422
  • Sırp-Hırvatça: 2365
  • Arapça: 1801
  • Rusça: 1576
  • Rumence: 1542
  • İngilizce: 1500
  • Farsça: 1369
  • Macarca: 1142
  • Urduca: 228
  • Çince: 213
  • Fince: 110
Türkçe kökenli sözcüklerden bazı örnekler
  • cacık: Yunanca "zaziki"
  • çakal [Farsça شغال schaghāl iden]: İngilizce "jackal" ve Fransızca "chacal"
  • çorap: [Farsça gorāb iden Arapça جراب dschurāb iden geçmiş]: Rumence Ciorap
  • denge (para): Rusça "dengi"
  • dilmaç (tercüman, çevirmen): Lehçe "tlumacz", Almanca "Dolmetscher"
  • dolma: İngilizce "dolma", Yunanca "dolmalakis"
  • duman: Rusça'da "tuman"
  • hamam [Arapça حمام hammām iden]: Fransızca "hammam"
  • kahve [Arapça قهوة qahve iden]: Fransızca "café"
  • kibrit: [Arapça كبريت kibrīt iden]: Rumence "kibrit"
  • köşk [Farsça kuşk]: Almanca: "Kiosk"
  • ordu: Almanca, İngilizce ve Fransızca "Horde"
  • yoğurt: İngilizce "yoghurt", Fransızca "yaourt", Almanca "Joghurt", İspanyolca "yogur"
  • zar: (uçurum): Rusça "yar"
  • zarlık: (ferman): Rusça "yarlik" (mektup)
Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu dönemi veya öncesinden şekillenmiş, Türkçe-Ermenice ortak kelime hazinesi, Türkçe-Yunanca ortak kelime hazinesi, Türkçe-Bulgarca ortak kelime hazinesi, Türkçe-Arnavutça ortak kelime hazinesi, Türkçe-Boşnakça ortak kelime hazinesi, Türkçe-Romence ortak kelime hazinesi mevcuttur.

Rekortmen Sözcükler
En çok anlamdaşı olan kelime:
  • Tuvalet, ayakyolu, memişhane, abdesthane, kenef, hela, yüznumara. (7)
En çok tek bir sesli harf kullanımı:
  • Badanalayamayacaklardansalar (12)
En uzun kelime:
  • Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesineymişm iş (77 harf)
En çok a içeren kelime:
  • Alafrangalaştıramayacaklardansalar (13 kez a harfi)
En çok "e" içeren kelime:
  • Gelenekselleştiriveremeyebileceklerdenseler (15 kez e harfi)
En çok "ı" içeren kelime:
  • Sıkıntısızlaştırıcılığınızın (11 kez)
En çok "i" içeren kelime:
  • Kişiliksizleştiricileştiriverebileceklerimizdenmişsiniz (15 kez)
Tersinden de aynen okunan (palindromik) en uzun cümleler:
  • Ey Nihat Adana'da tahin ye (21 harf, anlamlı)
  • Ulu eli milatlık anam, az namazlık zaman ara, namaz kıl zaman zaman, akıl talim ile ulu (69 harf, yarı anlamlı).

x
Benzer Konular: Etiketler:
  • turkiye nin turkcesi
  • turkiye turkcesi
  • turkiye turkcesi nedir
  • turkiye turkcesi ozellikleri
  • turkiye turkcesinin ozellikleri
Rapor Et
Reklam
Eski 19 Mayıs 2008, 19:56

Türkçe - Türkiye Türkçesi

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Türkçeleştirilmiş yeni kelimeler

-Abone: Sürdürümcü
-Ahize: Almaç
-Ambargo: Engelleyim
-Anchorman: Ana haber sunucusu
-Akü: Akımtoplar
-Angarya: Yüklenti
-Asparagas: Uydurma
-Ansiklopedi: Bilgilik
-Antrenman: Çalışım
-Best-seller: Çok satan
-Çip: Yonga
-Centilmen: İnce, görgülü
-Deterjan: Arıtıcı
-Dozer: Yoldüzler
-Fenomen: Görüngü
-Fidye: Kurtulmalık
-Faks: Belgeç
-Fren: Durduraç
-Gala: Öngösterim
-Hoparlör: Sesyayar
-Hobi: Düşkü
-İllüzyonist: Gözbağcı
-İnput: Girdi
-Jübile: Onur töreni
-Kapora: Güvenmelik
-Kompozitör: Besteci
-Konteynır: Taşımalık
-Koridor: Geçenek
-Laptop: Dizüstü
-Makyaj: Yüzboyama
-Matine: Gündüzlük
-Militarizm: Orduculuk
-Mouse: Fare
-Mübarek: Kutlu, uğurlu
-Natürmort: Ölüdoğa
-Pardon: af edersiniz, bağışlayın
-Polemik: Kalem kavgası
-Pansiyon: Barınak
-Pastoral: Çobanlama
-Potansiyel: Gizilgüç
-Panik: Ürkü
-Pedal: Ayaklık
-Sauna: Buhar banyosu
-Solaryum: Güneş odası
-Spot: Benek, benekçik
-Tank: Birikimlik
-Turist: Gezgin
-Vitrin: Sergen
-Vazo: Çiçeklik
-Vantilatör: Yelveren.
Rapor Et
Eski 5 Mayıs 2009, 22:15

Türkçe - Türkiye Türkçesi

#3 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Türkçe
MsXLabs.org & Temel Britannica

Türkçe, geniş anlamda, Altay dil ailesinde yer alan Türk dil ve lehçelerinin adıdır (bak. Türk Dilleri). Dar anlamda ise Türkiye Türk­çe'sini anlatır.

Türkiye Türkçe'sinin Tarihsel Gelişimi
Türkiye Türkçesi Eski Oğuzca'nın Batı Oğuz bölümünden gelişmiş, Anadolu Türkçe'si adıyla da adlandırılmıştır. Tarihsel gelişimi genel olarak üç bölümde incelenir:
  • Eski Anadolu Türkçe'si ya da Eski Türkiye Türk­çe'si (13. yüzyıl)
  • Osmanlıca (14.-20. yüzyıl arası
  • Çağdaş Türkiye Türkçe'si (20. yüzyıl)
Türk boylarının 10. yüzyıldan başlayarak İslam din ve kültürü içine girmeleriyle birlikte bütün siyasal ve toplumsal kurumları bu din ve kültürün etkisiyle biçimlenmeye başlamış­tır. Anadolu'ya yerleşen Türk boyları kur­dukları beyliklerde Türkçe'den pek ödün vermemeye çalışmışlardır. Büyük Selçuklular döneminde resmi dil olarak Farsça'nın kulla­nılması Anadolu Beylikleri'ni de etkilemiştir. Karamanoğlu Mehmed Bey'in her yerde Türkçe'nin kullanılmasını istemesi bu açıdan çok anlamlıdır. Anadolu Beylikleri ve Os­manlılar Arap alfabesine dayanan, Fars alfa­besinden de birtakım harfler alan bir alfabe kullanmışlardır. Özellikle yazı dili Türkçe, Arapça, Farsça karışımı olan Osmanlıca ya­pay bir dil durumuna gelmiştir (bak. Osmanlı­ca). Buna karşılık halkın kullandığı Türkçe' nin bu yapay dilden çok fazla etkilenmediği görülür.
Osmanlıca'ya çeşitli dönemlerde birtakım tepkiler de gösterilmiştir. 15. yüzyılda Aydınlı Visali, 16. yüzyılda Tatavlalı Mahremi ve Edirneli Nazmi aruz ölçüsüyle ama içinde hemen hiç yabancı sözcük bulunmayan şiirler yazmışlardır. Bu oluşum, Türk dili ve edebi­yatı tarihinde "Türk-i basit" (yalın Türkçe) adıyla anılmaktadır.
Tanzimat döneminde de özellikle yazı diliyle konuşma dili arasındaki büyük ayrılıkları ortadan kaldırmak için birtakım çalışmalar yapıldı. Şinasi gazetesini çıkarırken halkın anlayabileceği bir dil kullanmayı ilke edindik­lerini açıklamış, Ahmed Mithat Efendi gerek gazete yazılarında, gerek hikâye ve romanla­rında yalın bir dil kullanmıştır. Şemseddin Sami hazırladığı sözlüğe Kamus-ı Türki (1899-1900) adını vermiştir. Burada Türkçe sözcüklerin yanı sıra Türkçe'ye girmiş Arap­ça, Farsça ve öbür yabancı dillerden gelen sözcükler de tanımlanmış ve örneklendiril-miştir. Mehmed Emin Yurdakul özellikle hece ölçüsü ve yalın dille yazdığı şiirleriyle şiir dilinin yalınlaşmasına büyük ölçüde katkıda bulunmuştur. II. Meşrutiyet'ten sonra Sela­nik'te çıkmaya başlayan Genç Kalemler dergi­sinde "Yeni Lisan" akımı başlatıldı. Bu akım çerçevesinde, Türkçe'de karşılığı olan yaban­cı sözcükler dilden atıldı, Türkçe'deki Arapça ve Farsça dil kur allan ayıklandı, Arapça ve Farsça tamlamalar Türkçeleştirildi, yeni söz­cükler Türkçe köklerden, işlek ekler kullanı­larak türe turneye çalışıldı ve İstanbul ağzı, konuşma ve yazı dilinin temeli olarak kabul edildi.
Cumhuriyet döneminde dil alanında birbi­rine bağlı iki önemli girişim görülmüştür: 1928'de Latin alfabesi kökenli yeni Türk alfabesi benimsenmiş, 1932'de Türkçe'nin öz­leştirilmesi ve geliştirilip zenginleştirilmesi için Türk Dil Kurumu (o günkü adıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti) kurulmuştur. Türk Dil Kurumu bir yandan Türkçe'nin dilbilgisi üze­rine araştırmalar yürütmüş, öte yandan yeni sözcükler ve terimler türetilmesi işine giriş­miş, eski metinlerdeki sözcükleri taramaya, Anadolu ağızlanndaki sözvarlığını derlemeye yönelmiştir. Böylelikle Türkçe'nin sözvarlığı-nın tam bir dökümü elde edilmeye çalışılmış­tır. 1983'te kurumun yapısı değiştirilmiş, ata­mayla göreve gelen üyelerden oluşan bir yapı oluşturulmuştur.

Türkçe'nin Genel Özellikleri
Bugün Türkiye Türkçe'sinin sözvarlığını tam olarak belirlemek olanaksızdır. Her şeyden önce, Türkçe yazılmış metinler bütünüyle taranıp değerlendirilmemiş, sözlü dil de tam olarak derlenmemiştir. Bununla birlikte, bugün Türkiye Türkçe'sinde kabaca 80 bin, çeşitli bilim terimlerini de katarsak 100 bin dolayında sözcüğün bulunduğu söylenebilir. Osmanlıca döneminde dildeki yabancı söz­cüklerin yüzdesi oldukça yüksekti. Sözgelimi bazı Divan şair ve yazarlarının dilinde bu oran yüzde 60'ın üzerine çıkıyordu. Bugün ise bu oran tersine dönmüştür: Yüzde 60-70 Türkçe, yüzde 30 yabancı sözcük. Bugün Türkçe'ye bilimsel ve teknik gelişmeler sonucu pek çok sözcük girmektedir. Ama bu sözcükler için Türkçe karşılık bulunması konusunda sorum­lu kurum ve kişiler arasında görüş ayrılıkları vardır.
Rapor Et
Eski 14 Ocak 2013, 16:52

Türkçe - Türkiye Türkçesi

#4 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
TÜRKÇE
MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Geniş anlamda Ural-Altay dil ailesinin Altay kolunda yer alan Türk dilleri ve lehçeleri.

Türk dilleri bitişken dillerdendir, yani sözcük türetim ve çekiminde eklerden (yapım ve çekim ekleri) yararlanılır ve sözcük çekim ve türetiminde sözcük köklerinde genellikle herhangi bir değişiklik olmaz. Bugün dünyanın pek çok yöresine dağılmış durumda bulunan yaklaşık 150 milyon Türk tarafından konuşulmaktadır. Türk dili toplululuğunun bugünkü yayılma alanı şöyle çizilebilir:

Moğol-Çin-Tibet sınırından Hazar Denizi'ne kadarki bölgede Yeni Uygur, Kırgız, Kıpçak-Özbek, Özbek, Türkmen, Karakalpak ve Kazak Türkçeleri; Kuzeydoğu Sibirya'da Yakutça, Çin-Moğolistan sınırının batı ucunda Sarı Uygur ve Salar Türkçeleri; Altay-Abakan-Sayan bölgesinde Soyon, Karagas, Abakan ve Şor Türkçeleri; bu bölgenin kuzeyinde Çulım, Baraba, Batı Sibirya, Başkurt, Kazan-Volga Türkçeleri ve Çuvaşça; Hazar Denizi'nin batı kıyısından Doğu Trakya'ya kadar uzanan bölgede Nogay, Kumuk, Azeri ve Türkiye Türkçeleri; Kafkaslarda Karaçay ve Balkar Türkçeleri, Kırım'da Kırım Tatarcası ve Kırım Osmanlıcası; Bulgaristan sınırının Karadeniz kıyısındaki küçük bir bölgesinde Gagavuz ve Çıtak Türkçeleri; Makedonya'da Rumeli ağızları, Ukrayna-Polonya-Litvanya'da Karaim Türkçesi. Dil bilginleri Türkçenin tarihî gelişimini göreli olarak şu dönemlere ayırmaktadırlar:
  • Altay dönemi,
  • En eski Türkçe dönemi,
  • İlk Türkçe dönemi,
  • Eski Türkçe dönemi,
  • Orta Türkçe dönemi,
  • Yeni Türkçe dönemi,
  • Çağdaş Türkçe dönemi.
Altay dil birliği görüşüne uygun olarak yapılan bu sınıflandırmada ilk üç dönemle ilgili herhangi bir yazılı belge bulunmamaktadır. Eski Türkçe dönemi (6.-10. yüzyıl), Göktürk Yazıtları ile Uygurca elyazmalarının dilini belirtir. Türkçenin bugüne kadar ele geçen en eski yazılı anıtları bunlardır. Orta Türkçe dönemi (11.-15. yüzyıl), İslâm din ve kültürüyle ilişki kurulduğu ve yazı dilinin (sonra da konuşma dilinin) bu kültürün dil özelliklerinden (Arapça ve Farsça) etkilenerek biçimlendirdiği dönemdir. Bu dönem de kendi içinde iki evre olarak tasarlanır:
  • a) Ortak Orta Asya Türkçesi,
  • b) Çağatay, Kıpçak ve Oğuz lehçelerine dayanan Türk yazı dillerinin oluştuğu dönem.
Yeni Türkçe (15.-20. yüzyıl) dönemi, Orta Asya Türk lehçelerinin oluşumunu tamamladıkları (Özbekçe, Kıpçakça vd.), Batıda da Türkmence ve Azerice ile Anadolu'da Türkçe-Arapça-Farsça karışımı bir yapma dilin (Osmanlıca) egemen olduğu dönemi belirtir. Çağdaş Türkçe, 20. yüzyılda dünyanın çeşitli yörelerinde konuşulmakta ve yazılmakta olan Türk lehçelerini kapsamına alır.

Türkler 5. yüzyıldan beri çeşitli dinleri (Şamanlık, Budacılık, Manicilik, Hristiyanlık, İslâmlık) benimsedikleri ve çeşitli kültürlerle yakın ilişki kurdukları için birbirinden hayli farklı alfabeler de kullanmışlardır: Orhon (Göktürk) alfabesi, Uygur alfabesi, Sogd alfabesi, Çin yazısı, Tibet yazısı, Nasturi-Süryani yazısı, Mani alfabesi, Brahmi alfabesi, Passe-pa yazısı, Arap alfabesi, Yunan alfabesi, Ermeni alfabesi, Lâtin alfabesi gibi.

1991 yılından önce SSCB'ye bağlıyken günümüzde bağımsızlığını kazanan bazı devletlerdeki Türkler, genellikle Kiril (Rus) alfabesini; İran'da, Irak'ta, Suriye'de yaşayan Türkler, Arap alfabesini; Türkiye'de yaşayan Türkler de Lâtin alfabesini kullanmaktadır. Bütün Türk dil ve lehçelerinin zengin, sözlü ve yazılı edebiyat gelenekleri vardır. Türkçe terimi dar anlamda kullanıldığında Türkiye'de yaşayan Türklerin dilini belirtir.

Eski Oğuzcanın Batı Oğuz bölümünden gelişen ve "Anadolu Türkçesi" diye de adlandırılan Türkiye Türkçesi şu tarihî dönemlere ayrılır: 1) Eski Anadolu Türkçesi ya da Eski Osmanlıca (13.-15. yüzyıl), 2) Orta Osmanlıca (1450-1839), 3) Yeni Osmanlıca (1839-1923), 4) Bugünkü Türkiye Türkçesi (1923'ten günümüze). İslâm din ve kültürü çevresine giren Türkler Anadolu'ya gelince de bu din ve kültürün etkilerini sürdürmüşlerdir, Arap alfabesine dayanan Osmanlı alfabesini kullanmışlar, özellikle yazı dilleri olan Osmanlıca, Türkçe-Arapça-Farsça karışımı yapay bir dil görünümü almıştır.

Varlığı tartışma konusu olan Osmanlıcaya karşı çeşitli dönemlerde tepki gösteren Türk aydınları çıkmıştır: 15. yüzyılda Aydınlı Visali, 16. yüzyılda Tatavlalı Mahremi ve Edirneli Nazmi (Türk-i Basit "Yalın Türkçe" akımı). Bu şairler aruz ölçüsüyle fakat içinde hemen hemen hiç yabancı sözcük bulunmayan şiirler yazmışlardır. Tanzimat dönemi aydınları da yazı diliyle konuşma dilini birleştirmek için çabalamışlardır (Şinasi, A. Mithat, M. Naci, Ali Suavi, Şemsettin Sami vd.).

Edebiyatı Cedide dönemi yazar ve şairleri yeni bir üslup yeğledikleri için özgün duygu ve imgeleri anlatmak için o güne kadar Türkçeye girmeyen Arapça ve Farsça sözcükleri kullanmaktan çekinmemişlerdir. Bu dönemde Mehmet Emin Yurdakul'un sade dille ve hece ölçüsüyle yazdığı "Türkçe Şiirler"i (1898) büyük yankı uyandırmıştır. Selânik'te çıkan Genç Kalemler (1911-1912) dergisi çevresinde toplanan genç yazarların "Yeni Dil" adını verdikleri akımı Ziya Gökalp siyasî içerikle ilkeleştirmeye çalışmıştır:

İstanbul Türkçesi yazı dilinin temeli olarak alınmalı, halk dilinde eşanlamlı bulunan Arapça ve Farsça sözcükler dilden atılmalı, yeni sözcükler Türkçe ek ve kökler kullanılarak Türkçe köklerden türetilmeli, Türkçe, Arapça ve Farsça dil kurallarından arındırılmalı. Bu dönemde Lâtin alfabesine geçilmesi konusunda düşünceler de ortaya atılmıştır (Hüseyin Cahit Yalçın, Kılıçzade Hakkı vd.).

Cumhuriyet'in kurulmasından sonra Atatürk'ün önderliğinde girişilen devrimlerin arasında yazı ve dil devrimi de yer aldı. Atatürk'ün 9 Ağustos 1928 tarihli Sarayburnu Söylevi'yle harf devrimi başlamış, 3 Kasım 1928 tarihinde de Lâtin asıllı yeni Türk alfabesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmiştir. Dilin özleştirilmesi ve geliştirilmesi yolundaki çalışmalar arasında Türk Dil Kurumu'nun kurulması (12 Temmuz 1932) ve çeşitli kurultaylar düzenlenmesi anılabilir.

I. Türk Dili Kurultayı 26 Eylül 1932'de Atatürk'ün başkanlığında toplanmıştır. Bu arada Türkçenin eskiliğini kanıtlamak, dil çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmak amacıyla Güneş-Dil Teorisi gündeme getirilmiştir. Atatürk'ün ölümünden sonra dilbilgisi ve sözlük çalışmalarına yeni bir hız verilmiş, 1945'te Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun adı Anayasa olarak değiştirilmiş ve metni de bugünün diline uyarlanmıştır. Demokrat Parti döneminde dil devrimine karşı bir tavır alındığı dikkati çekmektedir. 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası'nın dilinin oldukça öz bir nitelik göstermesi, Türk dil devriminin kamuca benimsendiği gerçeğini vurgulamaktadır.
Etiketler:
  • turkiye nin turkcesi
  • turkiye turkcesi
  • turkiye turkcesi nedir
  • turkiye turkcesi ozellikleri
  • turkiye turkcesinin ozellikleri
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.459 saniyede (88.73% PHP - 11.27% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 22:56
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi