| | #1996 (mesaj-linki) |
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. ıÜüSen bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım... Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyor musun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim yerlerde misin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi, Sevdiklerin özlemi sardı mı nicedir kalbini, Pişman mısın başlamadıkların için, iç çekiyorsundur şimdi Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyor musun hala, Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim, Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler. En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin? Şimdi düşlediklerimin neresindesin... Dedim ya. Bu ikimizin hikayesi... Islandığımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı, Bizi buluşturan kaldırımları, İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum. Ben unutmadım diye Hatırlıyor musun sonunu değiştirmediğimiz filmleri Hayatın gerçeğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği, Büyürken vazgeçtiklerimizi yada vazgeçirttirdikleri şeyleri, Ne Olacak Halim... Çabuk mu büyüdük dersin Biliyorum.. NE Olacak Halim... Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir. Neleri bırakmış olacağım birde, Ne aşkları Ne başlangıçları Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi. Biliyor musun... Tek sorum var kendimle şimdi Ahhh Ne Olacak Şimdi Halim.... ALACAĞI OLMASIN SENDEN HAYATIN Sıcak karlar yağsın kirpiklerine bahar aylarında. Umut bağla, bahar çiçeklerinin güneş rengi kokularına. Umudu yerlere serme, kokla çiçeğini bulduğun yerde. Dudaklarında takılı kalsın en güzel aşk şiirlerinin son mısraları. Tangoları mırıldan, geçip gidecek hayata inat. Eğme başını önüne, gözlerinden eksik etme gülümseyen bahar bakışlarını. Yüzünde yer verme kedere, üstüne üstüne yürü hüznün. Bırak duygularını, hüznünü savurduğun dizginsiz rüzgarlara, korkmadan. Ölüm, nasıl olsa çalacak kapını bir gün. O zaman hayatın karşısında eğilmek niye? Aşk tanrıçalarının elinden içmek varken aşk şarabını kana kana, aşktan kaçıp saklanmak niye? Sevişmelerini ayinleştir. Dağ çiçeklerine söylenen şarkılarla karşıla yeni günü. Seni ciddiye almayan hayatı sen de ciddiye alma, geç dalganı inceden. Büyük zannettiğin dertlerin Aslında küçük olduğunu öğretir sana zaman. Aldırma onun bunun ne dediğine, herkes hayata kendi gözlükleriyle bakar. Senden korktukları için, seni kıskandıkları için saldırırlar sana, başka bir nedeni yok. Siperlerde çürütme kendini sakın, dövüşmek için er meydanını seç. Ölüm istenmeyen, ölüm *****dir elbette ama şerefle gidilecekse ölüme, onun da aziz bir yanı olur. O kadar da korkma ölümden. Bir karanfil bulunsun masanda her gün. Kokla onu gün boyu, ay yüzlü sevgiliyi koklar gibi. İnsanları olduğu gibi gör. Katilin bile yüreğinin derinliklerinde insani bir yan olabileceğini unutma. Şiiri sev, sev ki hayatını şiir gibi yaşama isteği uyansın beyninde. Takma dertlerini bu kadar kafana. Her yeni doğan günün taze bir başlangıç olduğunu unutma. Zaman her şeyi düzene koyar. En büyük doktordur zaman, acılarını ancak o unutturur, üzülme, güven zamanın büyüklüğüne. Kılı kırk yarmaya kalkma sakın, ilk adımını atarken. Hata yapma hakkını kendine tanı, korkma. Saçmala bazen, boşalt yüreğine doldurduğun acı veren. ağırlıkları. Özgür ol, insan ol, borçlu kalma şu iki günlük dünyaya…. Son Düzenleyen €c€m; 03-12-2006 @ 19:18. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi | |
|
| | #1997 (mesaj-linki) |
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Symrna'lı Kadının Öyküsü... Kış güneşinin kartoplarına gülümsediği bir gündü. Soğuğu koynunda saklamıştı yalancı bahar ışıltısı...Kadın alımlıydı. Gözlerinin içinde dalgalar oynaşıyordu. Taşkın sevinçlere gebe hissediyordu kendi. Ve adamla gözgöze geldiği an yanılmadığını anladı. Aşkın miladıydı o gün. Öpüştü gözleri. Şaşırdılar. Yıldırım çarpmıştı kalplerini ışık hızıyla. Adamın gülüşü dudaklarına sığmıyordu. Gözbebekleri kucakladı kadını. İkisi de anlamışlardı ki artık hiçbir şey aynı kalmayacaktı. Bir dakika öncesine dönmek, bir damla suyu ateş topuna çevirmek kadar imkansızdı. Adam için kadın, kadın için adam'dı artık yarın. Öpüşen gözlerinin dışındaki her şey yitip gitmişti o an geri dönmemecesine... Aşkın buğusuyla kayboldular sislerin içinde. Gün geliyor firavunlar diyarında yabaninciri yapraklarının arasına saklanıyor, gün geliyor Venedik'te bir gündolun içinde hayal ırmaklarında yüzüyorlardı. Yüreklerine her gün bir kırık cam parçası saplanıyordu. Bilinen kavramlara taşınmayacak, tanımı zor, kabulü olanaksız bir aşktı yaşanan...Ama gönül kapıları açılmıştı kapanmamacasına. Sınırlar çizemezlerdi yakıcı tutkularına. Direndi kadın bu hacizli aşka, kendini ıskalamak pahasına. Kaybetmişti yön duygusunu. Hangi sokağa girse çıkmaz sokaktı. Tüm yollar tek bir noktada kesişiyordu. ADAM. Kadının çelişkilerine aldırış etmeyen doğa alışıldık düzenine uymuş, sarı saçlı beyaz tenli papatyalarını yollamıştı. Çingeneler Kakava Festivalini kutluyordu. Kadın balmumundan yaptığı kanatlarıyla güneşe uçmayı deneyen İkarus gibi güneşe yönelmişti. Her gün yeni bir doğumdu baharda. Kadın yeniden doğuyordu aşkın sıcağına. Geceler uykularını çalmıştı. Sahte yüzleşmelerin eşiğinde kıvranıyordu. Ve karadını verdi kadın. Yaşanacak ne varsa yaşayacaktı aşka dair adamla. Günah olmayacak kadar masum, masum olamayacak kadar günah doluydu yaşananlar. Bir kaosun ortasında birbirlerine dolanmışlardı gemici düğümleriyle... Adam dingindi. Yaşadığı her günün onu bu aşka hazırlamak için yaşandığına inanıyordu. Kadınsa çoktan vazgeçmişti direnmekten. Silip attı dayatılan tüm kuralları dimağından. Koca bir boşluğun umutlarını ele geçirmesine izin veremezdi. Vermedi de... Tadılmamış yasak meyveydi adam. Ve en güzeli tattıktan sonra bile tadılmamışlığını kordu kadının teninde. Kadın arzunun adıydo adamın yaşanmışlığında. Kattılar terlerini damla damla arzuyla yoğurarak mürdüm rengi gecelerine. Kaçamak saatlerden çalabildikleri her tılsımı yazdılar aşk defterinin sayfalarına... Güneş sadece kızgın kumları değil, aşklarını da dağladı bir sabah. Ay devraldığında dünyayı ateş kraliçesinin elinden, bir çağ bitti. Adem ve kadın başka diyarlarda uyandılar uykunun avutamadığı gecelerinden...Ama büyü bozulmadı. Tılsımlı üç harf muskaydı duygularına. A - Ş - K. Öğrendiler ki sığmazdı bu üç harf ne zamana ne mekana...İki yürek; ufuk çizgisinin başka olduğu dünyalarda, aynı sabaha uyanır oldular birbirlerine ait umutlarla. Çünkü "Hiçbir şey imkansız olamaz" dedi adam.." Attıkça yüreğim dolaşan senin kanın damarlarımda..." Yetti bu kadına. Doldurdu sevda adına bildiği ne varsa çıkınına, koyuldu inançlı adımlarla bilmediği yollara. Adamının yanına... Symrnalı güzel bir kadınla adı saklı, duygusu yasaklı bir adamın öyküsü bu...Yüreğime sıcacık dostluğunu kadan kadın, senin de bende saklı adın... Konunun devamı için bakınız: Hikayeler ve Öyküler -2- | |
|
![]() |
| En popüler 10 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| adam ol şiirleri ve öyküleri, hikayeler çingene, kacamak hikayeler, kaçamak hikayeler, kaçamak hikayeleri, kaçamakhikayeleri, çingene hikaye, çingene hikayeler, çingene hikayeleri, çingene hikayeleri sıcak, |
Hikayeler ve Öyküler -1- [Arşiv] Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hikayeler ve Öyküler -2- | NoRanynn | Yazın Hayatı | 1686 | 1 Hafta Önce 00:24 |
| Menkıbeler (Dini Hikaye, Öyküler) | NihLe | Müslümanlık/İslamiyet | 139 | 01-09-2008 16:48 |
| Diyar Ft. Emir - Hikayeler (Track) | kerimatrax | Haberler - Tanıtım | 4 | 10-01-2008 22:35 |
| Sanatçılar en çok KEDİ sever - Kedi Resimleri -3- [Arşiv] | Sedef 21 | Doğadan Manzaralar | 1501 | 02-08-2007 14:01 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||