Geri Dön   MsXLabs Hi-Tech Forum > :: Kültür/Sanat/Spor :: > Edebiyat Köşesi > Yazın Hayatı
Konu Kapalı Yeni Konu Aç
 
Konu Araçları
Eski 15-02-2006   #251 (mesaj-linki)
Fotoğrafcı Fotoğrafcı

İki yıldır evliydiler. Erkek edebiyatı ve şiiri seviyordu.
Yazılarını internet sitelerine gönderiyor, şiirlerini dergilere postalıyordu.
Fakat kimse dönüp bakmıyor, okuyan ve beğenen çıkmıyordu.
İyi bir fotoğrafçıydı. Ama edebiyat ve şiir merakı yüzünden fotoğrafçılığı bir kenara bırakmıştı.
Kendi düğünlerinin deki fotoğrafların büyük bir çoğunluğunu da o çekmişti.
Karısını çok seviyordu. Karısı da onu seviyordu.
Kızın biraz sabırsız bir karakteri vardı, zaman zaman kızıp bağırır, küserdi.
Erkek daha sabırlıydı, her zaman hoşgörür, affedici olmaya çalışırdı.
Erkeğin başı edebiyat ve şiirle hoş olduğu için, evin geçimini karısı sağlıyordu şimdilik. Çok satan bir yazar oluncaya kadar…
Kızın naz günüydü bugün. Yine kocasından sevmediği bir şeyi yapmasını istiyordu.

Kız: arkadaşımın düğün fotoğraflarını neden sen çekmiyorsun? Üstelik karşılığını fazlasıyla ödeyeceğini söyledi
Erkek: bugün vaktim yok
Kız: ‘offff yine mi?’ şu roman yazma işini biraz kenara bıraksan, pekala vaktin olacak.
Erkek: bir gün herkes benim yazdıklarımın kıymetini anlayacak
Kız: ben anlamam. Arkadaşımın düğün fotoğraflarını çekeceksin
Erkek: hayır
Kız: Ne olur sadece bir kez
Erkek: hayır dedim

Diyalog burada koptu.
Kız son uyarısını yaptı: ‘Ya üç gün içinde bunu kabul edersin ya da…’

İlk günün sonunda, kocasına mutfağı, banyoyu, bilgisayarı, buzdolabını, televizyonu ve müzik setini yasakladı. Yasaklardan yatağı hariç tuttu, sadece her şeye rağmen sevdiğini göstermek için.

Erkek aldırış etmedi. Derken 2. gün başka yasaklar ve bunu 3. deki başka yasaklar takip etti…

Ve 3. gece… Yine aynı yatağı paylaşıyorlardı. Ancak sırtları birbirine dönüktü.

Erkek: konuşmamız lazım
Kız: fotoğraf çekimi dışında konuşacak bir şeyimiz yok!
Erkek: çok önemli bir konu
Kız sessiz kaldı
Erkek. Ayrılalım mı? Ne dersin?
Kız kulaklarına inanamadı
Erkek: bir kızla tanıştım
Kız kızgınlığını ve şaşkınlığını saklayamadı. Gözleri çoktan nemlenmiş ve yüzünde göstermemeye çalıştığı iki damla gözyaşı süzüldü.
Erkek pijamasının içinden bir fotoğraf çıkardı. Tam kalbinin üzerinde saklıyordu.
Erkek: hoş bir kız!
Kızın gözyaşları çoğaldı
Erkek: anlaşabileceğim biri! Beni çok seviyor ve beni yapmak istemediğim şeyleri yapmak için zorlamayacağından eminim. Ayrıca iyi bir yazar olmam içinde bana destek verecek.
Kızın kıskançlığı iyice arttı çünkü bir zamanlar bütün bu sözleri kendisi de vermişti…
Erkek: fotoğrafını çektim. Sende bakmak istermisin?
Kız sadece sustu
Erkek fotoğrafı bakması için kıza uzattı ama kız karşı konulmaz bir öfkeyle erkeğin elini itti.
Ve kız ağlamaya başladı.
Erkek fotoğrafı tekrar koynuna koydu. Işığı söndürdü ve uyumaya başladı.
Kız ışığı yaktı ve oturdu, erkek uyuyordu ama kızın uykusu kaçmıştı.
Bir zamanlar kendisi de diğer kız gibi davranmıştı ona… Ne çabuk unutulmuştu iyilikleri, desteği, sevgisi…
Tekrar ağladı: Onu uyandırmak istiyordu. Aşklarının hatırasını yeniden kalbine kazmak istiyordu.
Erkeğin pijamasının açık yakasından fotoğrafın arka yüzü görünüyordu. Merak duygusu kıskançlığını ve öfkesini yendi. Kaybedeceği bir şeysi yoktu nasılsa. Elini uzatıp yavaşça aldı fotoğrafı.
Baktı
Ağlamak istedi doyasıya.
Güzel çekilmiş bir fotoğraftı. Kızda güzeldi.
Kendi fotoğrafıydı.
Bir ara kendisinden habersiz çekilmiş olmalıydı.
Eğildi kocasının yanağından öptü.
Erkek tebessüm etti
Uyuyormuş gibi yapıyordu…

Son Düzenleyen Misafir; 15-02-2006 @ 00:25.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 15-02-2006   #252 (mesaj-linki)
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Cvp: Hikayeler ve Öyküler..



Sevda Uğruna Ölüm



Kadın yirmi yedi yaşında... Yüreği, kar beyaz soğuklara terkedilmiş
ama inat bu ya hala sımsıcak. Düşünceleri kah hayatın gitgide
ağırlaşan gerçeklerinde kah aydınlık hayallerde dolaşıyor nefes
nefese.. Elinde samur fırçası, geçmişi karalayıp bugünü
renklendiriyor hiç durmadan. Renkler kıpır,kıpır , içindeki çocuk
haşarı mı haşarı... Gözleri ise buğulu bakmakta hüzünlere yenik...
Hayatı sorgulamaktan çoktan caymış.


Omuzları bir küçük kız çocuğun
şımarıklığını sergilercesine “Bana ne” ifadesinde. Kıpır,kıpır ya
içi.. Arayışları var kendisinden bile sakladığı. Bela da geliyorum
demez ya... İşte böyle bir anda; ruhu, sanal dünyanın kapısından
sızıverir içeri sessiz, habersiz.. Hani şu chat canavarı var ya bu
günlerin belalısı. Orada kendisi gibi şaşkın yüreklerin arasında
buluverir kendini.
Ve... olanlar olur o zaman. Hiç beklenmeyen anda buzda
kayar gibi “Hooop” havada bulur duygularını darmadağınık. Sanki
başında deli rüzgarlar hiç esmiyormuş,

esenler de yetmiyormuş gibi.
Erkeğin yaşı otuz. Hırslı, kendinden emin. Kendisiyle
barışık ve yaşadığına memnun.

Kahkahası ekrandan yüreklere taşan,
mutlu ve duygu dolu bir bulut adam. Eşi ve çocuğu için yaşamakta
olduğunu saklamadan kadını davet eder sanal dünyanın sanal aşk
oyununa. Acemidir kadın. Belki genç adam da öyle.

Oynadıkları oyunun
tehlikesinden habersiz bir masalı yaşamaya başlarlar.
Ekranın karşısında nefeslerini tutup beklerler sevdalının
gelmesini.

Karşılaşmaları her defasında kahkahaları hatırlatırcasına
şen olur. Zamanın koordinatları buluşamadığında, birbirlerine teğet
geçtiklerinde, hüzün yayılır gecelere.

Uyku tutmaz bekleyişlerde
ikisini de. Sabah yeni umutlara gebe başlar. Ve ekranda doğarlar her buluşmayla yeniden..
Duyguların en fırtınalısına yakalanırlar.

Birbirlerini gerçekten merak ederler.
Bulut adam kadının açlığından, üşümesinden
bile sorumlu tutmaya başlar kendini.

Kadınsa adamın yorgun hallerine dayanamaz.
Elleri dokunmasa da ellerindedir artık. Birbirlerini el
üstünde tutarlar anlayacağınız.

Günler, aylar geçer...
Hayaller ekranlara sığmaz olur.
Artık görmek isterler birbirlerini. Dokunmak
sarılmak isterler. Hatta çılgıncasına sevişmek...
Kadın kıvranır onsuzluğun acılarında.. Özlem şiddete
dönüşür. Acıtır... İşkencelere yatırır kadını. Oyun değildir artık
bu. AŞK ekranda değil hayatın ta içinde yaşamaktadır.

Bulut adam sorar durmadan ;
-N’olacak şimdi...
Kadın, adam kadar cevapsız...
“Bilmiyorum” der.”Bilmiyorum”





Artık sorgulamalar başlar duyguları ...
”Bu nedir?...Bunun adı ne..?”


Kadın aşkı tanımlar ama çare değildir tanımlamak..
Yaşananlardır gerçek olan. Hissedilenlerdir.
Her sevdanın başını bir karabasan bekler ya...Beklemese
sevda denen şey olmaz zaten.
İşte bu bir sevdadır ve başında karabasanlar.
Kadın unuttuğu aşk gözyaşlarını hüzünlere, sancılara,
onulmaz ağrılara boyar, alaca bulaca.
Artık her şeye gözlerindeki buğuların ardından
bakmaktadır.
Ve ekrana şunları; buzların arasından aldığı yüreğinin
kalemiyle yazar. Yüreğini buzlara iade etmek üzere...
“Beni ignore et*.Ne olur bunu yap.”
Bulut adam şaşkındır belki ama adı gibi bilir. Doğru olan
budur. Düşünür bir süre.Susar ekran. Susar kadının yüreği...Ölüm
anıdır bu.Verilen son nefestir sanki..
“Sevdam HAYIR dese” “ Sensiz yapamam dese” diye bekler
nefes almak için.
Bulut adamın suskunluğu bozduğu yerde ölecektir kadın..
Bunu ikisi de bilirler.
Bir yazı belirir ekranda çaresizce okunan
“Netten çıkıyorum o zaman” “Hoşçakal”
Mavi üzerine siyah yazılmış sözcükler kararlı ve kesindir...
Titreyen ve cansızlaşan parmakları son bir kez tuşları
gezinir kadının
“Hoşçakal”
Düşer Bulut adamın gülen yüzü ekrandan.
Ve

KADIN ÖLÜR...

Son Düzenleyen Misafir; 15-02-2006 @ 01:42.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 15-02-2006   #253 (mesaj-linki)
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Cvp: Hikayeler ve Öyküler..

Adam yorgun argın eve döndüğünde beş yaşındaki oğlunu kapının önünde kendisini beklerken buldu.
Çocuk babasına, saatte ne kadar para kazandığını sordu.
Zaten yorgun gelen adam, oğluna "Bu senin işin değil" diyerek karşılık verdi.
Çocuk dayattı: "Babacığım lütfen bilmek istiyorum" dedi. Adam, "
Bu kadar çok bilmek istiyorsan söyleyeyim" dedi, "saatte 20 dolar kazanıyorum." Bunun üzerine çocuk, babasından bir istekte bulundu: "Peki Babacığım, bana 10 dolar borç verir misin?" dedi. Adam,
daha çok sinirlendi: "Benim senin saçma oyuncaklarına ya da benzeri şeylerine ayıracak param yok" dedi. "Hadi derhal odana git ve kapını kapat."
Çocuk sessizce odasına çıkıp, kapısını kapattıktan sonra, adam sinirli sinirli düşünmeye başladı: "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder?" dedi kendi kedine.
Aradan bir saat geçmiş, adam biraz daha sakinleşmişti.
Çocuğuna, parayı neden istediğini bile sormadığı geldi aklına.
Yukarıya, çocuğun odasına çıktı ve yatağında uzanan Çocuğuna, uyuyup uyumadığı sordu. "Hayır uyumuyorum" diye yanıtladı çocuk.
Adam, çocuğundan özür diledi: "Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim, yorgundum" dedi.
Ve elindeki parayı uzattı: "Al bakalım istediğin 10 doları." Çocuk sevinçle haykırdı: "Teşekkürler Babacığım" dedi ve yastığının altında sakladığı buruşuk paraları çıkardı, elindeki parayla birleştirdi, tümünü tane tane saymaya başladı.
Oğlunun yastık altından para çıkarıp saydığını gören adam, yine sinirlendi: "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?" diye bağırdı, "benim senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak zamanım yok."

Çocuk, babasının bağırmasına aldırmadı bile: "Fakat yeterince param yoktu ki... Ancak simdi tamamlayabildim" dedi ve elindeki paraların tümünü babasına uzattı. "İşte sana 20 dolar, Babacığım" dedi, "şimdi bir saatini alabilir miyim?"
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 15-02-2006   #254 (mesaj-linki)
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Cvp: Hikayeler ve Öyküler..

CAN ILE CANAN

Seviyorlardi birbirlerini
belkide cocukca
fakat yillar sonra dönüstü bu sevgi
büyük bir aska
canan seviyordu cani cilginca
sevmedi bir baskasini ömür boyunca
can liseye baslayinca
kaptirdi kendini bir baska kiza
yillar gecti aradan
canan belkide kudurdu
hayaller belki usanmadan
dedilerki can evleniyormus
kiz istemeye gidecekmis
canan kendisini sanmis
süslenip hazirlanmis
oturmus pencerenin önüne
ha geldi ha gelecek diye
fakat o gelmedi!!!

Sasirip kaldi öylece
anladi kendisi deyilmis
simarik sevgilisiymis
nisan bir aci icindeymis
bütün herkez davet edilmis
nisan oldu bir samata
canan gözyaslarini tutamadi!
duramadi gitti eve kosa kosa
hickiriklara boguldu bos odada
canan felege sitem ediyordu
adeta kader onu tekmeliyordu
komsulari bile aciyordu haline
yalniz onlar deyil, gökteki yildizlar bile
YETER ARTIK BITSIN BU CILE
DÖNECEKSEN DÖN GERIYE
dualar hic fayda etmedi, Can geriye dönmedi
birde canan`dan sahitlik yapmasini istedi
canan istemeye istemeye kabul etti!!
Dügün günü geldi catti
arabalar sokaga yanasti
damatliklar icinde can bir harikaydi
sanki bu bir rüyaydi
canan hala ümitliydi
elleri semadan hic ayrilmiyordu
saatler gecti sel gibi,olmustu artik 12.00
damatta gelip odaya girdi
alkislar salonu inletti
nikah memuru baslatti
sormaya kizdan sonra can`a
can inletti salonu EVET diye
canan`in umutlari birden yok oldu
defterler nikah sahitlerine dogruldu
canan deftere büyük bir nokta koydu
yeni ciftler cikacaklardi kosa kosa
dolasacaklardi arabayla
kimse kalmadi koca salonda
bakiyordu boynu bükük
son gücü ile cikti disariya
gözyaslari süzülüyordu yanaklarindan
bulutlar basladi aglamaya
cilginca kosuyordu kendini bilmeden
bir tren sesi duyuldu caddeden
bir ciglik sesi caddeden aniden!
canan kendini bilmeden!
günes dogarken duyuldu
dediler canan ölmüs, birakmis bizi
tabudun icinde bir melek gibi!
aylar gecti aradan,
kavgalar basladi zaman zaman
bir cocugu oldu ayni canan
benziyordu kasi gözü canana
can kizina baktigi an
icinde birseyler kipirdiyordu
anladi o aslinda canani seviyordu!!!
kavgalar gittikce siddetleniyordu
kizi büyüyüp serpiliyordu
sanki canan ikinci kez doguyordu
bu can`a büyük bir dert oldu
allahin can`a azabiydi bu
can dayanamadi daha fazla buna
asti kendini kuru bir agaca
canan bekliyordu cennet kapisinda!!!
Örnek olsun bu dünyada sevipte ayrilanlara!!
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Eski 15-02-2006   #255 (mesaj-linki)
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Cvp: Hikayeler ve Öyküler..

İKİ SEVDA ARASINDA
Eğer bir anne iseniz veya bir anneniz varsa burada yazdıklarımı gayet iyi anlayacaksınız:

21 senelik evlilikten sonra "aşk ışıltısını" canlı tutmanın
yeni bir yolunu buldum.
Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında eşimin fikriydi.
Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak:
"Biliyorum ki onu seviyorsun" dedi.
" Ona da zaman ayırman gerekiyor"
Karımın, ziyaret etmemi istediği "öbür kadın" 19 yıldır dul olan annemdi.
İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi
görme fırsatım pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim.
Endişelendi ve hemen
"İyi misin, her şey yolunda mı?"
diye sordu.
Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı.
"Seninle beraber ikimiz biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm." diye cevapladım.
"Sadece ikimiz mi?"
Biraz düşündü ve "Çok isterim" diye cevap verdi.
O Cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan
giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı.
Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi.
Arabaya bindiğimizde; "Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler" dedi.
"Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar."
Gittiğimiz restorant, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı.
Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi.
Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben daha menünün ortalarındayken
annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim:
"Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin" dedi.
Ben de gülümsedim;
"O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim" dedim.
Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiçbir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telâfi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken;
"Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen" dedi
ve bir akşam tekrar buluşmakta karar kıldık.
Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu:
"Çok güzeldi" dedim "Düşünebileceğimin çok üstündeydi"
Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu, o kadar âni gerçekleşmişti ki onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı.
Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorantdan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı:
"Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber
gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettiğini bilemezsin.
''Seni Seviyorum."
O esnada, "Seni Seviyorum" demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım. Hayatta hiçbir şey ailenizden daha önemli değildir. Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri erteleyebileceğiniz
"başka bir zaman" ı her istediğinizde yakalayamayabilirsiniz.

Son Düzenleyen f.L.y; 15-02-2006 @ 21:50.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et  
Konu Kapalı Yeni Konu Aç
En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
annem karım oldu, annemi inlettiler, babasıyla sevişen, damatlklar, karım artık kendini yaptırmıştı, karımla, karımı inletti, karımı inlettiler, kızım karım artık oldu, kızım karım oldu, kzm karm oldu, ogluma olan sevisme hıkayeler, sevişen hikayeler, sevişen kadınların hikayeleri,
Konu Araçları

Hikayeler ve Öyküler -1- [Arşiv] Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hikayeler ve Öyküler -2- NoRanynn Yazın Hayatı 1679 12 Saat Önce 21:45
Menkıbeler (Dini Hikaye, Öyküler) NihLe Müslümanlık/İslamiyet 139 3 Gün Önce 16:48
Diyar Ft. Emir - Hikayeler (Track) kerimatrax Türkçe RAP/Hip-Hop Underground 4 10-01-2008 22:35
Sanatçılar en çok KEDİ sever - Kedi Resimleri -3- [Arşiv] Sedef 21 Doğadan Manzaralar 1501 02-08-2007 14:01
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 10:05Bir site yetkilisine ulaşınBize Ulaşın - Contact Us
vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler.
Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız.
If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.
Creative Commons License
MsXLabs Directory
Sayfa 0.24563694 saniyede (74.13% PHP - 25.87% MySQL) 9 sorgu ile oluşturuldu
Top Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun ~ MaviKaranlik.com Have Fun @ MsXLabs! Designed by LC aka NeutralizeR