| | #251 (mesaj-linki) |
Fotoğrafcı İki yıldır evliydiler. Erkek edebiyatı ve şiiri seviyordu. Yazılarını internet sitelerine gönderiyor, şiirlerini dergilere postalıyordu. Fakat kimse dönüp bakmıyor, okuyan ve beğenen çıkmıyordu. İyi bir fotoğrafçıydı. Ama edebiyat ve şiir merakı yüzünden fotoğrafçılığı bir kenara bırakmıştı. Kendi düğünlerinin deki fotoğrafların büyük bir çoğunluğunu da o çekmişti. Karısını çok seviyordu. Karısı da onu seviyordu. Kızın biraz sabırsız bir karakteri vardı, zaman zaman kızıp bağırır, küserdi. Erkek daha sabırlıydı, her zaman hoşgörür, affedici olmaya çalışırdı. Erkeğin başı edebiyat ve şiirle hoş olduğu için, evin geçimini karısı sağlıyordu şimdilik. Çok satan bir yazar oluncaya kadar… Kızın naz günüydü bugün. Yine kocasından sevmediği bir şeyi yapmasını istiyordu. Kız: arkadaşımın düğün fotoğraflarını neden sen çekmiyorsun? Üstelik karşılığını fazlasıyla ödeyeceğini söyledi Erkek: bugün vaktim yok Kız: ‘offff yine mi?’ şu roman yazma işini biraz kenara bıraksan, pekala vaktin olacak. Erkek: bir gün herkes benim yazdıklarımın kıymetini anlayacak Kız: ben anlamam. Arkadaşımın düğün fotoğraflarını çekeceksin Erkek: hayır Kız: Ne olur sadece bir kez Erkek: hayır dedim Diyalog burada koptu. Kız son uyarısını yaptı: ‘Ya üç gün içinde bunu kabul edersin ya da…’ İlk günün sonunda, kocasına mutfağı, banyoyu, bilgisayarı, buzdolabını, televizyonu ve müzik setini yasakladı. Yasaklardan yatağı hariç tuttu, sadece her şeye rağmen sevdiğini göstermek için. Erkek aldırış etmedi. Derken 2. gün başka yasaklar ve bunu 3. deki başka yasaklar takip etti… Ve 3. gece… Yine aynı yatağı paylaşıyorlardı. Ancak sırtları birbirine dönüktü. Erkek: konuşmamız lazım Kız: fotoğraf çekimi dışında konuşacak bir şeyimiz yok! Erkek: çok önemli bir konu Kız sessiz kaldı Erkek. Ayrılalım mı? Ne dersin? Kız kulaklarına inanamadı Erkek: bir kızla tanıştım Kız kızgınlığını ve şaşkınlığını saklayamadı. Gözleri çoktan nemlenmiş ve yüzünde göstermemeye çalıştığı iki damla gözyaşı süzüldü. Erkek pijamasının içinden bir fotoğraf çıkardı. Tam kalbinin üzerinde saklıyordu. Erkek: hoş bir kız! Kızın gözyaşları çoğaldı Erkek: anlaşabileceğim biri! Beni çok seviyor ve beni yapmak istemediğim şeyleri yapmak için zorlamayacağından eminim. Ayrıca iyi bir yazar olmam içinde bana destek verecek. Kızın kıskançlığı iyice arttı çünkü bir zamanlar bütün bu sözleri kendisi de vermişti… Erkek: fotoğrafını çektim. Sende bakmak istermisin? Kız sadece sustu Erkek fotoğrafı bakması için kıza uzattı ama kız karşı konulmaz bir öfkeyle erkeğin elini itti. Ve kız ağlamaya başladı. Erkek fotoğrafı tekrar koynuna koydu. Işığı söndürdü ve uyumaya başladı. Kız ışığı yaktı ve oturdu, erkek uyuyordu ama kızın uykusu kaçmıştı. Bir zamanlar kendisi de diğer kız gibi davranmıştı ona… Ne çabuk unutulmuştu iyilikleri, desteği, sevgisi… Tekrar ağladı: Onu uyandırmak istiyordu. Aşklarının hatırasını yeniden kalbine kazmak istiyordu. Erkeğin pijamasının açık yakasından fotoğrafın arka yüzü görünüyordu. Merak duygusu kıskançlığını ve öfkesini yendi. Kaybedeceği bir şeysi yoktu nasılsa. Elini uzatıp yavaşça aldı fotoğrafı. Baktı Ağlamak istedi doyasıya. Güzel çekilmiş bir fotoğraftı. Kızda güzeldi. Kendi fotoğrafıydı. Bir ara kendisinden habersiz çekilmiş olmalıydı. Eğildi kocasının yanağından öptü. Erkek tebessüm etti Uyuyormuş gibi yapıyordu… Son Düzenleyen Misafir; 15-02-2006 @ 00:25. | |
|
| | #252 (mesaj-linki) |
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Sevda Uğruna Ölüm Kadın yirmi yedi yaşında... Yüreği, kar beyaz soğuklara terkedilmiş ama inat bu ya hala sımsıcak. Düşünceleri kah hayatın gitgide ağırlaşan gerçeklerinde kah aydınlık hayallerde dolaşıyor nefes nefese.. Elinde samur fırçası, geçmişi karalayıp bugünü renklendiriyor hiç durmadan. Renkler kıpır,kıpır , içindeki çocuk haşarı mı haşarı... Gözleri ise buğulu bakmakta hüzünlere yenik... Hayatı sorgulamaktan çoktan caymış. Omuzları bir küçük kız çocuğun şımarıklığını sergilercesine “Bana ne” ifadesinde. Kıpır,kıpır ya içi.. Arayışları var kendisinden bile sakladığı. Bela da geliyorum demez ya... İşte böyle bir anda; ruhu, sanal dünyanın kapısından sızıverir içeri sessiz, habersiz.. Hani şu chat canavarı var ya bu günlerin belalısı. Orada kendisi gibi şaşkın yüreklerin arasında buluverir kendini. Ve... olanlar olur o zaman. Hiç beklenmeyen anda buzda kayar gibi “Hooop” havada bulur duygularını darmadağınık. Sanki başında deli rüzgarlar hiç esmiyormuş, esenler de yetmiyormuş gibi. Erkeğin yaşı otuz. Hırslı, kendinden emin. Kendisiyle barışık ve yaşadığına memnun. Kahkahası ekrandan yüreklere taşan, mutlu ve duygu dolu bir bulut adam. Eşi ve çocuğu için yaşamakta olduğunu saklamadan kadını davet eder sanal dünyanın sanal aşk oyununa. Acemidir kadın. Belki genç adam da öyle. Oynadıkları oyunun tehlikesinden habersiz bir masalı yaşamaya başlarlar. Ekranın karşısında nefeslerini tutup beklerler sevdalının gelmesini. Karşılaşmaları her defasında kahkahaları hatırlatırcasına şen olur. Zamanın koordinatları buluşamadığında, birbirlerine teğet geçtiklerinde, hüzün yayılır gecelere. Uyku tutmaz bekleyişlerde ikisini de. Sabah yeni umutlara gebe başlar. Ve ekranda doğarlar her buluşmayla yeniden.. Duyguların en fırtınalısına yakalanırlar. Birbirlerini gerçekten merak ederler. Bulut adam kadının açlığından, üşümesinden bile sorumlu tutmaya başlar kendini. Kadınsa adamın yorgun hallerine dayanamaz. Elleri dokunmasa da ellerindedir artık. Birbirlerini el üstünde tutarlar anlayacağınız. Günler, aylar geçer... Hayaller ekranlara sığmaz olur. Artık görmek isterler birbirlerini. Dokunmak sarılmak isterler. Hatta çılgıncasına sevişmek... Kadın kıvranır onsuzluğun acılarında.. Özlem şiddete dönüşür. Acıtır... İşkencelere yatırır kadını. Oyun değildir artık bu. AŞK ekranda değil hayatın ta içinde yaşamaktadır. Bulut adam sorar durmadan ; -N’olacak şimdi... Kadın, adam kadar cevapsız... “Bilmiyorum” der.”Bilmiyorum” Artık sorgulamalar başlar duyguları ... ”Bu nedir?...Bunun adı ne..?” Kadın aşkı tanımlar ama çare değildir tanımlamak.. Yaşananlardır gerçek olan. Hissedilenlerdir. Her sevdanın başını bir karabasan bekler ya...Beklemese sevda denen şey olmaz zaten. İşte bu bir sevdadır ve başında karabasanlar. Kadın unuttuğu aşk gözyaşlarını hüzünlere, sancılara, onulmaz ağrılara boyar, alaca bulaca. Artık her şeye gözlerindeki buğuların ardından bakmaktadır. Ve ekrana şunları; buzların arasından aldığı yüreğinin kalemiyle yazar. Yüreğini buzlara iade etmek üzere... “Beni ignore et*.Ne olur bunu yap.” Bulut adam şaşkındır belki ama adı gibi bilir. Doğru olan budur. Düşünür bir süre.Susar ekran. Susar kadının yüreği...Ölüm anıdır bu.Verilen son nefestir sanki.. “Sevdam HAYIR dese” “ Sensiz yapamam dese” diye bekler nefes almak için. Bulut adamın suskunluğu bozduğu yerde ölecektir kadın.. Bunu ikisi de bilirler. Bir yazı belirir ekranda çaresizce okunan “Netten çıkıyorum o zaman” “Hoşçakal” Mavi üzerine siyah yazılmış sözcükler kararlı ve kesindir... Titreyen ve cansızlaşan parmakları son bir kez tuşları gezinir kadının “Hoşçakal” Düşer Bulut adamın gülen yüzü ekrandan. Ve KADIN ÖLÜR... Son Düzenleyen Misafir; 15-02-2006 @ 01:42. | |
|
| | #253 (mesaj-linki) |
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. Adam yorgun argın eve döndüğünde beş yaşındaki oğlunu kapının önünde kendisini beklerken buldu. Çocuk babasına, saatte ne kadar para kazandığını sordu. Zaten yorgun gelen adam, oğluna "Bu senin işin değil" diyerek karşılık verdi. Çocuk dayattı: "Babacığım lütfen bilmek istiyorum" dedi. Adam, " Bu kadar çok bilmek istiyorsan söyleyeyim" dedi, "saatte 20 dolar kazanıyorum." Bunun üzerine çocuk, babasından bir istekte bulundu: "Peki Babacığım, bana 10 dolar borç verir misin?" dedi. Adam, daha çok sinirlendi: "Benim senin saçma oyuncaklarına ya da benzeri şeylerine ayıracak param yok" dedi. "Hadi derhal odana git ve kapını kapat." Çocuk sessizce odasına çıkıp, kapısını kapattıktan sonra, adam sinirli sinirli düşünmeye başladı: "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder?" dedi kendi kedine. Aradan bir saat geçmiş, adam biraz daha sakinleşmişti. Çocuğuna, parayı neden istediğini bile sormadığı geldi aklına. Yukarıya, çocuğun odasına çıktı ve yatağında uzanan Çocuğuna, uyuyup uyumadığı sordu. "Hayır uyumuyorum" diye yanıtladı çocuk. Adam, çocuğundan özür diledi: "Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim, yorgundum" dedi. Ve elindeki parayı uzattı: "Al bakalım istediğin 10 doları." Çocuk sevinçle haykırdı: "Teşekkürler Babacığım" dedi ve yastığının altında sakladığı buruşuk paraları çıkardı, elindeki parayla birleştirdi, tümünü tane tane saymaya başladı. Oğlunun yastık altından para çıkarıp saydığını gören adam, yine sinirlendi: "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?" diye bağırdı, "benim senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak zamanım yok." Çocuk, babasının bağırmasına aldırmadı bile: "Fakat yeterince param yoktu ki... Ancak simdi tamamlayabildim" dedi ve elindeki paraların tümünü babasına uzattı. "İşte sana 20 dolar, Babacığım" dedi, "şimdi bir saatini alabilir miyim?" | |
|
| | #254 (mesaj-linki) |
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. CAN ILE CANAN Seviyorlardi birbirlerini belkide cocukca fakat yillar sonra dönüstü bu sevgi büyük bir aska canan seviyordu cani cilginca sevmedi bir baskasini ömür boyunca can liseye baslayinca kaptirdi kendini bir baska kiza yillar gecti aradan canan belkide kudurdu hayaller belki usanmadan dedilerki can evleniyormus kiz istemeye gidecekmis canan kendisini sanmis süslenip hazirlanmis oturmus pencerenin önüne ha geldi ha gelecek diye fakat o gelmedi!!! Sasirip kaldi öylece anladi kendisi deyilmis simarik sevgilisiymis nisan bir aci icindeymis bütün herkez davet edilmis nisan oldu bir samata canan gözyaslarini tutamadi! duramadi gitti eve kosa kosa hickiriklara boguldu bos odada canan felege sitem ediyordu adeta kader onu tekmeliyordu komsulari bile aciyordu haline yalniz onlar deyil, gökteki yildizlar bile YETER ARTIK BITSIN BU CILE DÖNECEKSEN DÖN GERIYE dualar hic fayda etmedi, Can geriye dönmedi birde canan`dan sahitlik yapmasini istedi canan istemeye istemeye kabul etti!! Dügün günü geldi catti arabalar sokaga yanasti damatliklar icinde can bir harikaydi sanki bu bir rüyaydi canan hala ümitliydi elleri semadan hic ayrilmiyordu saatler gecti sel gibi,olmustu artik 12.00 damatta gelip odaya girdi alkislar salonu inletti nikah memuru baslatti sormaya kizdan sonra can`a can inletti salonu EVET diye canan`in umutlari birden yok oldu defterler nikah sahitlerine dogruldu canan deftere büyük bir nokta koydu yeni ciftler cikacaklardi kosa kosa dolasacaklardi arabayla kimse kalmadi koca salonda bakiyordu boynu bükük son gücü ile cikti disariya gözyaslari süzülüyordu yanaklarindan bulutlar basladi aglamaya cilginca kosuyordu kendini bilmeden bir tren sesi duyuldu caddeden bir ciglik sesi caddeden aniden! canan kendini bilmeden! günes dogarken duyuldu dediler canan ölmüs, birakmis bizi tabudun icinde bir melek gibi! aylar gecti aradan, kavgalar basladi zaman zaman bir cocugu oldu ayni canan benziyordu kasi gözü canana can kizina baktigi an icinde birseyler kipirdiyordu anladi o aslinda canani seviyordu!!! kavgalar gittikce siddetleniyordu kizi büyüyüp serpiliyordu sanki canan ikinci kez doguyordu bu can`a büyük bir dert oldu allahin can`a azabiydi bu can dayanamadi daha fazla buna asti kendini kuru bir agaca canan bekliyordu cennet kapisinda!!! Örnek olsun bu dünyada sevipte ayrilanlara!! | |
|
| | #255 (mesaj-linki) |
Cvp: Hikayeler ve Öyküler.. İKİ SEVDA ARASINDA
Son Düzenleyen f.L.y; 15-02-2006 @ 21:50. | |
|
![]() |
| En popüler 15 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| annem karım oldu, annemi inlettiler, babasıyla sevişen, damatlklar, karım artık kendini yaptırmıştı, karımla, karımı inletti, karımı inlettiler, kızım karım artık oldu, kızım karım oldu, kzm karm oldu, ogluma olan sevisme hıkayeler, sevişen hikayeler, sevişen kadınların hikayeleri, |
| Konu Araçları | |
Hikayeler ve Öyküler -1- [Arşiv] Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hikayeler ve Öyküler -2- | NoRanynn | Yazın Hayatı | 1679 | 12 Saat Önce 21:45 |
| Menkıbeler (Dini Hikaye, Öyküler) | NihLe | Müslümanlık/İslamiyet | 139 | 3 Gün Önce 16:48 |
| Diyar Ft. Emir - Hikayeler (Track) | kerimatrax | Türkçe RAP/Hip-Hop Underground | 4 | 10-01-2008 22:35 |
| Sanatçılar en çok KEDİ sever - Kedi Resimleri -3- [Arşiv] | Sedef 21 | Doğadan Manzaralar | 1501 | 02-08-2007 14:01 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||