Arama

Bilim Dünyası'ndan Son Haberler, Gelişmeler - Sayfa 27

Güncelleme: 4 Aralık 2016 Gösterim: 246.853 Cevap: 269
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
19 Temmuz 2015       Mesaj #261
Avatarı yok
Yasaklı
CERN'de Yeni Parçacık Keşfi

Sponsorlu Bağlantılar
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), evrenin yapısını anlamaya yardımcı olacak yeni parçacıklar keşfedildiğini duyurdu.CERN'den yapılan açıklamada, "Higgs Bozonu" adı verilen atomaltı parçacığın keşfinde kullanılan dünyanın en güçlü ve en büyük parçacık hızlandırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda "pentakuark" adı verilen parçacıkların keşfedildiği bildirildi. CERN Sözcüsü Guy Wilkinson, "Pentakuark sadece yeni bir parçacık değil, aynı zamanda 50 yıldan fazla yürütülen deneysel araştırmalarda daha önce gözlemlenmemiş bir şekilde parçacıkları yani sıradan proton ve nötronların temel bileşenlerini bir araya getiren bir yol gösteriyor" ifadesini kullandı.

Wilkinson, beş atomaltı parçacığının bir araya gelerek oluşturduğu "pentakuark" adı verilen yeni parçacıklar üzerinde yapılacak çalışmaların evrenin yapısını daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini belirtti. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, iki yıldan uzun süren bir aradan sonra haziran ayında ilk çalıştırmaya göre iki kat fazla enerjiyle tekrar atomları çarpıştırmaya ve fizik verisi sağlamaya başlamıştı. 27 kilometrelik halka şeklindeki tünelde yapılan deneylerin fizik verisi sağlayarak evrenin daha iyi anlaşılmasında yeni keşiflere ışık tutacağı düşünülüyor.CERN'de yapılan deneyler sonucunda Mart 2013'te parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen Higgs Bozonu keşfedilmişti.

Kaynak: AA (14 Temmuz 2015)

Ayşe Nur Sümbül - avatarı
Ayşe Nur Sümbül
Ziyaretçi
12 Ağustos 2015       Mesaj #262
Ayşe Nur Sümbül - avatarı
Ziyaretçi
Merhaba,sizlere Yıldız Teknik Üniversitesi'nin en köklü ve aktif kulüplerinden biri olan Makine Teknolojileri Kulübü'nden bahsetmek istiyorum.

Sponsorlu Bağlantılar
Mesleği ile uğraşmaya başlamadan önceki, öğrenimde son adım olan üniversite yıllarını,donanımlı bir şekilde tamamlamak herkesin isteğidir.Bilimde ve teknolojide gelinen son noktaları bilmek ve bunu konusunda uzman kişiler aracılığıyla öğrenmek,Ar-Ge merkezlerine ya da fabrikalara giderek teknolojinin yaratıldığı ve uygulandığı ortamları izleme şansına sahip olmak,bilgi eksikliği yaşadığı konularda yine konusunda uzman kişiler tarafından eğitim almak,bir mühendisin bilmesi gereken bilgisayar programlarını öğrenmek ve en önemli noktalardan biri olan öğrendiklerini uygulamaya geçmek aşaması,bir mühendislik öğrencisinin hayalleri,istekleri belki de,kabul edilmeli ki zorunluluklarıdır.

Bizler kulüp olarak,öğrenci arkadaşlarımıza bu fırsatları sunmaya çalışıyor ve etkinlikler,teknik geziler,eğitimler ve uluslararası çapta projelerle üniversite-sanayi işbirliğini oluşturmaya çalışıyoruz.Sizler de kulübümüzü takip etmek,etkinliklerimize ve projelerimize katılmak isterseniz aşağıda vereceğim iletişim adreslerini kullanabilirsiniz :

İnternet sitemiz : YTU Maktek | Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Teknolojileri Kulübü
Facebook sayfamız : https://www.facebook.com/MAKTEK
Twitter sayfamız : https://twitter.com/YtuMakTek

Kulübümüzü anlatan tanıtım yazımız ise şu şekilde :

Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Teknolojileri Kulübü (Maktek) 1997 tarihli resmi kuruluşuyla üniversitemizin en köklü kulüplerinden biridir. Her geçen gün faaliyetlerine hız veren kulüp bugün uluslararası düzeyde çalışmalarıyla adından sıkça söz ettirmektedir.

Amacımız; yenilikçi, girişimci, çağın gerek sosyal gerekse teknolojik tüm gelişmelerini takip eden öğrenciler yetiştirilmesine yardımcı olmaktır.

Bu kapsamda kulübümüz faaliyet alanı olarak ülkemiz üniversitelerine örnek olacak kalitede, uluslararası katılımcılarıyla etkinlikler, yıl boyu süren eğitimler ve ülkemizin farklı firmalarına geziler düzenlemekte, aynı zamanda uluslararası çapta yarışmalarda projeleriyle ülkemizi yurt dışında temsil etmektedir.

Herhangi bir sorunda [email protected] adresinden de benimle iletişime geçebilirsiniz.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
3 Eylül 2015       Mesaj #263
Avatarı yok
Yasaklı
CERN Deneyleri "Higgs Bozonu"na Işık Tuttu

Parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve "Higgs Bozonu" adı verilen atomaltı parçacığı hakkında daha detaylı bilgilere ulaşıldığı bildirildi. Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nden (CERN) yapılan açıklamada, tamamlanan iki deneyin üç yıl önce keşfedilen ve dikkatle izlenen Higgs Bozonu'na ışık tuttuğu ifade edildi.Açıklamada, deney sonuçlarının Higgs Bozonu'nun en doğru ölçümleri verdiği ve diğer parçacıklarla nasıl etkileşim içinde olduğuna dair yeni detayları ortaya koyduğu belirtildi. Ayrıca bilim adamlarının bundan sonra Higgs Bozonu'nu başka çalışmalarda referans olarak kullanabileceği ve bunun da yeni keşiflere olanak sağlayabileceği kaydedildi. CERN, geçtiğimiz temmuz ayında Higgs Bozonu'nun keşfinde kullanılan dünyanın en güçlü ve en büyük parçacık hızlandırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda "pentakuark" adı verilen parçacıkların keşfedildiğini duyurmuştu.

Kaynak: AA (1 Eylül 2015)
Ayşe Nur Sümbül - avatarı
Ayşe Nur Sümbül
Ziyaretçi
30 Ekim 2015       Mesaj #264
Ayşe Nur Sümbül - avatarı
Ziyaretçi
Savunma Sanayi Müsteşarlığı desteği, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanlığı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Teknolojileri Kulübü iş birliği ile düzenlenen 6. Savunma Sanayi Günleri etkinliğimiz 18-19 Kasım 2015 tarihinde YTÜ Davutpaşa Kampüsü 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecektir.
   Katılımcılar ve sektörde faaliyet gösteren birçok firma tarafından büyük bir ilgi ve merakla beklenen etkinliğimiz, ülkemizdeki üniversitelerde savunma sanayi sektörüne yönelik olarak hazırlanan etkinlikler arasında gerek dinleyici kitlesi, gerekse katılımcı firmaları ile  ''En büyük etkinlik'' olma özelliğini devam ettirmektedir.
  Etkinliğimizin temel amacı, seminer ve paneller yolu ile ülke gençlerinin savunma sanayinin gelecekten beklentileri hakkında bilgi edinmesi ve yurt içinde gerçekleştirilen nitelikli Ar-Ge çalışmaları ile yerli imkanlar dahilinde üretilen savunma sanayi ürünlerinden haberdar olmasıdır.
  Katılımcılarımız için gün boyu hazır bulundurulacak olan sergi salonumuzda milli teknoloji ile geliştirilen savunma sistemlerini incelemek ve birebir görüşmeler için firmaların standları yer alacaktır. Bunun yanı sıra üniversite-sanayi işbirliğini geliştirmek amacı ile gerçekleştirilecek olan çalıştayımızda sektöre ilgi duyan ve savunma sanayi alanında çalışmaları olan akademisyen, öğrenci ve firmalar bir araya getirilecektir. Sektöre, ülkemize ve öğrencilere büyük katkılar sağlayacağını düşündüğümüz fikirlerimiz de burada firma yetkilileri, akademisyen ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı yetkilileri ile birlikte ele alınacaktır.
    Etkinliğimizde yer alan değerli konuklarımız; ulusal savunma sanayinde dışa bağımlılığın azaltılması, ülkemizin savunma ve güvenliğine yönelik olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı ile kamu kurumlarının sistem ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojik gelişmeler ışığında özgün yurt içi sistemlerin geliştirilmesi ve bu doğrultuda yapılan Ar-Ge çalışmaları ile uluslararası pazara entegre, rekabetçi bir milli savunma sanayinin oluşturulması gibi birçok konuyu ele alacaktır. Yapılacak sunum ve panellerde geliştirilen milli teknolojik sistemlerden yapılan modernizasyonlara kadar bütün noktalar uzmanları tarafından irdelenecektir.
Etkinlik tarihimiz : 18-19 Kasım 2015
Etkinliğin yapılacağı yer : Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi
Etkinliğe katılmak için ön kayıt formunu doldurmanız yeterli olacaktır.
Kayıt Formu : Savunma Sanayi Günleri'15
Hashtag : #savunmanınyıldızıparlıyor

Etkinliğimizle ilgili gelişmelerden haberdar olmak için :
İnternet sitemiz : www.ytumaktek.org
Facebook sayfamız : https://www.facebook.com/MAKTEK
Twitter hesabımız : https://twitter.com/YtuMakTek
Instagram hesabımız : https://instagram.com/maktekytu
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
7 Kasım 2015       Mesaj #265
Avatarı yok
Yasaklı
Türkiye'nin İlk Parçacık Hızlandırıcı Laboratuvarı Açıldı

Türkiye'nin ilk parçacık hızlandırıcı laboratuvarı, Hacettepe Üniversitesi'nde açıldı. Laboratuvarda üretilecek radyoaktif maddeler, nörolojik hastalıklar ile kanserde erken tanıyı kolaylaştıracak. Üniversite Rektörü, Hacettepe Onkoloji Hastanesi'ndeki açılış töreninde yaptığı konuşmada, hastalıkların tedavisinde erken teşhisin önemini vurguladı. Laboratuvarda, hücre içinde bozulan yerin nerede olduğunu gösteren işaretli bir madde üretildiğini anlatan Rektör, "Hücrenin normalde kullandığı bir madde ama onu işaretli bir madde haline getiriyoruz. Hangi hücre, nerede bozulmuş bunu biliyoruz. Yani yerli arabadan sonra yerli ilaç da üretmiş oluyoruz" dedi.

Kaynak: AA (4 Kasım 2015)
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
19 Ocak 2016       Mesaj #266
Avatarı yok
Yasaklı
4 Yeni Kimyasal Element Keşfedildi

Kimyasal elementleri sınıflandıran periyodik tabloya dört yeni element eklendi. Rusya, ABD ve Japonya'daki bilim insanlarının bulduğu dört süper-ağır kimyasal element, uzmanlar tarafından kontrol edildikten sonra resmi olarak tablodaki yerini aldı. Böylelikle tablonun yedinci sırası da dolmuş oldu. En son 2011 yılında 114 ve 116 sayılı elementler tabloya girmişti. Merkezi ABD'de bulunan kimyasal sınıflandırma, terminoloji ve ölçümlerden sorumlu küresel örgüt, Uluslararası Saf ve Uygulamalı Kimya Derneği 113, 115, 117 ve 118 şeklinde belirlenen dört yeni elementi 30 Aralık'ta tescil etti.

İnsan eliyle oluşturulan yeni elementler, hafif atom çekirdeklerinin birbiriyle çarpıştırılıp radyoaktif süper ağır elementlerin parçalanması izlenerek bulundu. Guardian'ın haberine göre Japonya'da Riken Enstitüsü'nde araştırmayı yürüten Kosuke Morita ekibinin şimdi "119 elementinin ve ötesinin bilinmeyen bölümlerine bakmayı planladıklarını" söyledi.
Kimya dalında Nobel ödülü almış Ryoji Noyori buluşla ilgili "Bilim insanları için bu, Olimpiyatlarda altın madalya kazanmaktan bile daha değerli" dedi.

Yeni Elementlere İsim Önerileri

Şimdilik periyodik tablodaki yerlerine göre adlandırılan elementler gelecek aylarda buluşları gerçekleştiren ekipler tarafından isimlendirilecek. 113 elementi Asya'da isimlendirilen ilk element olacak. Uluslararası Kimya Derneği'nin İnorganik Kimya Bölümü Başkanı Profesör Jan Reedjik "Şimdi element isimlerinin ve sembollerinin resmileşme süreci başladı. Bu elementler geçici olarak Ununtrium (Uut ya da element 113), Ununpentium (Uup, element 115), Ununseptium (Uus 117) ve Ununoctium (Uuo, element 118) olarak adlandırılıyor." dedi.Yeni elementler isimlerini mitolojik bir kavram, bir mineral, bir yer ya da ülke, bir nitelik ya da bilim insanlarından alabiliyor.

Kaynak: BBC / Guardian (4 Ocak 2016)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
28 Ocak 2016       Mesaj #267
Avatarı yok
Yasaklı
Dünya'dan Daha Yaşlı Bir Kaya Bulundu

Avustralya’da çalışan jeologlar Dünya'ya düşmüş bir ilkel bir meteorit buldu. Taş üzerinde yapılan çalışmalar sonrası 4,5 milyar yıldan daha yaşlı olduğu öğrenildi. 27 Kasım 2015’te Dünya'ya düşen meteoritin düşme anına yerel halktan birçok kişi tanık olmuştu. Taş ayrıca “Çöl Ateştopu Ağı” denilen ve Avustralya üzerinde gözlem yapan 32 kameradan oluşan sistem tarafından da görüntülendi. 3 gün süren çalışmalar sonrasında 1.7 kg ağırlığındaki taş bir tuz gölünde bulundu. 43 cm derine gömülen meteorit uzun uğraşlar sonrası bulunduğu yerden çıkarıldı.Araştırmacılar bulunan meteoritin Güneş Sistemi’nin oluştuğu zaman ortaya çıkmış olduğunu söyledi. Meteoritin Mars ve Jüpiter arasında bir yerden geldiği ve Dünya'dan daha yaşlı olduğu da açıklandı.

Kaynak: Ntvmsnbc / BBC (8 Ocak 2016)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
13 Şubat 2016       Mesaj #268
Avatarı yok
Yasaklı
Einstein'in Yer Çekimi Dalgalarına İlişkin Son Teorisi de İspatlandı

Bilim adamlarının evrenin işleyişine en uygun teori olarak kabul ettiği Einstein'in 1916'daki yer çekim dalgalarına ilişkin teorisi ispatlandı."Massachusetts Teknoloji Enstitüsü" (MIT) ve "California Teknoloji Ensitüsü" (Caltech) tarafından düzenlenen ortak basın toplantısında yapılan açıklamada, potansiyel Nobel Ödülü kazanacağı belirtilen Einstein'in ispat edilemeyen son teorisinin ispatlandığını duyurdu.

Bilim adamlarının 100 yıla yakın bir süredir keşfetmek için büyük bir çaba gösterdiği Einstein'in yerçekimi dalgalarını ilk kez "Lazer Interferometer Yerçekimi Dalgası Gözlemevi" (LIGO) çalışma grubu tarafından gözlemlediği açıklandı. Gözlemler sırasında birbiriyle çarpışan iki karadelik tespit edildiği belirtilirken, çarpışma sesinin de kaydedildiği ifade edildi. Keşfi değerlendiren Astrofizikçiler, karadeliklerden alınan sinyalin çekim dalgalarının varlığıyla ilgili hiçbir şüphe bırakmadığını ifade etti.Bu keşif, Einstein’ın Genel Görelilik Teorisi'nin doğrulanması anlamına gelirken, keşfedilen yer çekimi dalgalarının iki karadeliğin 1.3 milyar ışık yılı ötedeki çarpışmasıyla ortaya çıktığı belirtiliyor.

Uzaydaki cisimlerin yer çekim kuvvetinin kütlelerinin büyüklükleriyle doğru orantılı olduğunu öngören Einstein'in teorisine göre karadelik gibi büyük kütleli cisimlerin zaman çekim kuvveti ve zamanı bükebilme yeteneği bulunuyor.Einstein 1916'daki tahmini olan, yer çekimi kuvvetinin dalgalar halinde yayıldığına ilişkin teorisi, bugüne kadar hiçbir şekilde tespit edilememişti.


Kaynak: AA (11 Şubat 2016)
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
3 Mart 2016       Mesaj #269
Avatarı yok
Yasaklı
Saçların Beyazlamasıyla Bağlantılı Olan Gen Bulundu

Bilim insanları saçların beyazlaşmasına neden olan geni buldu. Uzmanlara göre bu buluş sayesinde, yaş ilerledikçe saçların beyazlamasının geciktirilmesi veya engellenmesinin de önü açılmış olabilir. Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma için, Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika'dan farklı etnik kökenlere sahip 6 binden fazla gönüllünün DNA örnekleri alındı. Melanin adı verilen, deri, saç ve göz zarlarında oluşan biyolojik pigmenti IRF4 geni düzenliyor. Araştırmacılara göre Kromozom 6'da bulunan bu gen saçların beyazlaşmasına neden olan tek gen olmayabilir. University College London'dan Doktor Kaustubh Adhikari, "Saç dökülmesine ve saç rengine etki eden birkaç gen olduğunu zaten biliyorduk fakat insanlarda saçların ağarmasına ve aynı zamanda saç şekline ve yoğunluğuna etki eden bu gen ilk defa tespit edildi" dedi. Adhikari, "Bu buluş, ancak farklı etnik kökenlerden gelen insanları incelediğimizde mümkün oldu. Bu çapta bir araştırma daha önce yapılmamıştı" diye konuştu.

Çevre Faktörleri de Etkili

Saçlar rengini, pigmentlerin oluşturduğu melanosit denilen hücrelerden alıyor. Bu hücreler saç köklerinde bulunuyor. Yaşımız ilerledikçe melanositler pigment üretmeyi bırakıyor ve saçlar doğal rengini kaybedip grileşiyor. Uzmanlar, saçların grileşmesinde birçok farklı genetik yapıyla beraber bazı çevre faktörlerinin de etkili olduğunu ifade ediyor. Araştırmacılar, saçların grileşmesine neden olan genin yanı sıra 'tek kaş' oluşumuna, sakala ve kaşların kalınlığına etki eden geni de keşfetti. Doktor Adhikari, "Keşfettiğimiz genler, saçların beyazlamasında, düz saç veya kalın kaş oluşumunda tek başına etkili olmuyor. Ama hala tespit edilmesi gereken birçok farklı faktörle beraber büyük bir rol oynuyor" dedi.

Kaynak: BBC / Nature Communications (2 Mart 2016)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
4 Aralık 2016       Mesaj #270
Avatarı yok
Yasaklı
Bilim Gündemi / Bitkiler Ses Çıkarır mı?

Sert rüzgârlarda mısır üretiminde oluşan kayıpları azaltmak için araştırmalar yapan Douglas Cook başkanlığındaki bir araştırma ekibi, bitki henüz çim aşamasındayken meydana gelen hasarları tespit etmeye çalıştı. Gözlemler sonunda, çimlerde mikro düzeyde kırılmalar olduğu saptandı.
Alıntıdaki Ek 59344

Acoustical Society of America (Amerikan Akustik Topluluğu) toplantısında konuşan ekip başkanı Douglas Cook, “Bir bitkinin büyüme sürecinde, milyonlarca kırılma meydana geliyor. Bitkiler kırılan yerlerleri tamir ediyor ve böylece büyüme oluşuyor” dedi. Bunu insan kaslarının büyüyüp gelişmesine benzeten Cook, şu örneği verdi: "Çok spor yapan birinin de kasları tutulur. Ama bunu devam ettirirse sonunda kaslar sertleşir ve gelişir. İşte bitkilerdeki kırılmalar da bu etkiyi yapıyor. Önce bir çeşit kas tutulması oluşuyor. Ama tamir edilen bölgeler daha da güçleniyor ve bitki bu şekilde gelişimini sürdürüyor.”

Gövdede oluşan kırılmaların bir çeşit “mikroskobik deprem” etkisine neden olduğunu belirten araştırmacı, kırılma sırasında açığa çıkan enerjinin ses dalgaları ürettiğini açıkladı. Douglas Cook, bu dalgaların ancak “kontakt mikrofon” denilen son derece hassas cihazlarla algılanabildiğini söyledi. Hedef ise bu kırılma süreçlerini belirli oranda kontrol ederek rüzgâra karşı daha dayanıklı mısırlar üretmek.


Kaynak: DW / Acoustical Society of America (30 Kasım 2016)
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

28 Kasım 2016 / Hi-LaL Tıp Bilimleri
8 Ekim 2017 / Misafir Bilgisayar
30 Aralık 2008 / Ziyaretçi Cevaplanmış
10 Kasım 2008 / Ziyaretçi Taslak Konular