Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 19 Nisan 2017  Gösterim: 30.841  Cevap: 4

Jeanne d'Arc

7 Ocak 2008 17:38       Mesaj #1
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye

Jeanne DARC (AZÎZE)

Ad:  JEANNE D’ARC 1.jpg
Gösterim: 252
Boyut:  111.4 KB

lakabı ORLEANS’Lİ BAKİRE, Fransızca LA PUCELLE D’ORLEANS
(d. y. 1412, Domremy, Bar - ö. 30 Mayıs 1431, Rouen, Fransa)
Sponsorlu Bağlantılar
azizler listesine kabulü 16 Mayıs 1920; yortu günü 30 Mayıs: Fransa’da ulusal bayram günü, mayıs ayının ikinci pazarı), Fransa’nın ulusal kahramanı.

Tanrı’dan aldığına inandığı esinle Yüz Yıl Savaşları’nda (1337-1453) Fransızlara görkemli bir zafer kazandırmıştır.
Yoksul bir aileden geliyordu. On üç yaşına geldiğinde Tanrı’nın ve azizlerin kendisine seslenerek İngilizleri Fransa’dan kovması için çağrıda bulunduklarını söylemeye başladı. O sıralarda Fransa’nın kuzeyi İngilizlerin işgali altındaydı. 1420’de imzalanan Troyes Antlaşmasıyla VI. Charles’ın oğlu veliaht prens Charles’ın (sonradan VII. Charles) taht üzerindeki haklarına son verilmiş ve İngiltere kralı V. Henry Fransız tahtının vârisi olarak kabul edilmişti. Şubat 1429’da erkek kılığında Chinon’a giderek Charles’ın huzuruna çıkmayı başaran Jeanne, ona Reims’de Fransa kralı olarak taç giydirmek üzere Tanrı tarafından görevlendirildiğini ve İngilizlere karşı savaşmak istediğini anlattı. Charles kilise yetkililerine Jeanne’ı sorguya çekmelerini emretti.

Jeanne haftalarca süren sorgusu sırasında eğer kendisine bir fırsat verilirse Orleans’ı kurtararak anlattıklarının doğruluğunu kanıtlayacağını söyledi. Sonunda kilise yetkilileri Jeanne’ın anlattıklarının doğruluğuna inandılar ve Charles’a ona bir fırsat tanıması önerisinde bulundular.

Emrine verilen askeri birlikle Mayıs 1429’da İngilizleri yenilgiye uğratarak yedi aydır kuşatma altında bulunan Orleans kentini kurtaran Jeanne, 18 Haziran 1429’da Patay’da İngilizler karşısında bir zafer daha kazandı. Ardından Charles’ı Reims’e götürerek 17 Temmuz 1429’da Fransa kralı olarak taç giydirdi. 8 Eylül’de Paris’e saldırı başlatıldı. Jeanne çarpışmalarda yaralandığı halde, askerlere cesaret vermek için savaşmayı sürdürdü. Ama saldırı başarısızlıkla sonuçlandı ve Jeanne, kralla birlikte Loire’a geri çekilmek zorunda kaldı.

Kral Charles aralık ayı sonunda Jeanne’a ve ailesine soyluluk unvanı verdi. Jeanne 23 Mayıs 1430’da Burgonya dükünün kuşattığı Compiegne’i kurtarmak üzere harekete geçti. Ama yenilgiye uğrayarak düke tutsak düştü. İngilizler Beauvais piskoposu Pierre Cauchon aracılığıyla Burgonya düküne başvurarak, Jeanne’ın 10 bin frank karşılığında kendilerine verilmesini istediler. Jeanne, 3 Ocak 1431’de piskoposa teslim edildi, 13 Ocak’ta da İngiliz işgali altındaki Rouen’de, heretiklik suçlamasıyla mahkeme önüne çıkarıldı.

Beauvais piskoposu Pierre Cauchon ile Fransız Enkizisyon görevlisi Jean Lemaître başkanlığındaki mahkemenin kendisine yönelttiği bütün suçlamaları reddeden Jeanne, yalnızca Tanrı’ya ve azizlere karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek doğruyu söyleyeceğine ilişkin yemin etmeyi de kabul etmedi. Sonunda mahkeme suçlu olduğuna karar verdi ve 23 Mayıs’ta Jeanne’a hatalarını kabul edip pişman olduğunu açıklamazsa idam edilmek üzere yetkililere teslim edileceği bildirildi. Ertesi gün dört aydan beri tutuklu bulunduğu hapishaneden ilk kez çıkarılarak, hükmün okunacağı mezarlığa götürülen Jeanne, aleyhindeki suçlamaların papaya bildirilmesini istedi.

Yargıçların bu isteğini reddetmeleri üzerine, büyük bir yılgınlığa kapılarak bağışlanması karşılığında kilisenin bütün isteklerini yerine getireceğini söyledi. Ardından önceden hazırlanmış olan pişmanlık belgesini imzaladı ve inançlarından vazgeçtiğinin bir belirtisi olarak kadın elbiseleri giymeyi kabul etti. Böylece, hakkındaki hüküm ömür boyu hapse çevrildi. Ama birkaç gün sonra kendisini hapiste ziyaret eden yargıçları erkek elbiseleri içinde karşılayıp onlara azizlerin kendisini affettiğini söyleyince hakkındaki ölüm cezasının yerine getirilmesi kararlaştırıldı. 30 Mayıs 1431’de Vieux- Marche Meydam’nda diri diri yakılan Jeanne, son nefesine kadar Tanrı’nın buyruğuna uyduğunu ve pişmanlık duymadığını söyledi.

Tutukluluğu sırasında Jeanne’ı kurtarmak için hiçbir girişimde bulunmayan VII. Charles, 1450’de kararın yeniden gözden geçirilmesini emretti. Birkaç yıl sonra da Papa III. Calixtus, d’Arc ailesinin başvurusu üzerine davanın yeniden görülmesini kabul etti. Papanın emri üzerine toplanan mahkeme 1456’da Jeanne d’Arc’ın suçsuz bulunduğunu açıkladı. Jeanne d’Arc, 16 Mayıs 1920’de Papa XV. Benedictus tarafından aziz ilan edildi. 24 Haziran 1920’de de Fransız Parlamentosu mayıs ayının ikinci pazar gününü Jeanne d’Arc onuruna ulusal bayram kabul etti.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 19 Nisan 2017 03:11


23 Haziran 2009 19:39       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Ad:  JEANNE D’ARC 2.jpg
Gösterim: 141
Boyut:  89.0 KB
Jan Dark

(1412–1431)

Jan Dark, Fransa'nın en bü­yük ulusal kahramanıdır.

Fransızlar bu dö­nemde bir yandan İngiltere'yle Yüz Yıl Savaşları'nı sürdürürken bir yandan da kendi arala­rında mücadele ediyorlardı. 1415'te Agincourt Savaşı'nı kaza­nan İngiltere Kralı V. Henry, Fransa kralının kızıyla evlenerek Fransa'nın kuzeyini deneti­mi altına almıştı. Yapılan bir antlaşmaya göre İngiltere kralı Fransa'nın da kralı sayılıyordu. Halk arasında Fransa'yı bir kızın kurtaracağı­na ilişkin yaygın bir inanç vardı. Henry'nin 1422'de ölmesinden sonra İngilizler savaşta gerilemeye başladıysa da Fransızlar'ı asıl bir­leştiren Jan Dark oldu.

Jan Dark, Fransa'nın doğusundaki Maaş (Meuse) Irmağı üzerinde bulunan Domremy köyünde doğdu. Yoksul bir köylü ailesinin kızıydı ve okuma yazma bilmiyordu, ama dinsel duyguları çok güçlüydü. 13 yaşınday­ken, bazı Hıristiyan aziz ve azizelerin kendisi­ne görünerek onunla konuştuklarını ve ondan saraya giderek veliaht Prens Charles'ın Fran­sa kralı olarak taç giymesine yardımcı olması­nı istediklerini söylüyordu.

Jan Dark, 1428'de Domremy yakınlarında­ki Vaucouleurs kentine giderek kale komuta­nı Robert de Baudricourt'a kendisini Tanrı' nin gönderdiğini söyledi ve veliahta gidebil­mek için yanına bir birlik vermesini istedi. Vaucouleurs halkı Jan Dark'a bir at, De Baudricourt da bir kılıç verdi. Erkek giysileri giyen Jan Dark kendisine eşlik edenlerle birlikte, veliahtın yaşadığı Chinon'a doğru yola çıktı. Bu uzun yolculuk sırasında İngilizler'e ya da onlarla birlikte Fransa'ya karşı savaşan Burgonya dükünün ordusuna tutsak düşmemek için geceleri yolculuk etmek zorundaydı. Veliaht Jan Dark'ın kendisini tanı­yıp tanıyamayacağını denemek için soyluların arkasında duruyordu. Jan Dark doğruca Charles'a yaklaşarak,
"Soylu veliaht, ben sana ve senin krallığına yardım etmek için Tanrı tarafından gönderildim."
dedi.
Daha sonra Jan Dark az sayıda askerle birlikte, erkek gibi zırh giyerek, İngilizler'in kuşattığı Orleans'a doğru yola çıktı. Orleans kentini ve birkaç kaleyi Mayıs 1429'da İngilizler'den geri almayı başardı. Veliahtı Fransa' nin güneydoğusundaki Reims üzerine yürü­meye ve oradaki katedralde taç giymeye razı etti. 17 Temmuz 1429'da taç giyen veliaht, VII. Charles adıyla Fransa kralı oldu.

Charles kral olmakla yetinmişti, oysa Jan Dark Paris'i de almaya kararlıydı. Kenti kuşattıysa da kralla birlikte geri çekildi. Kral ona ve ailesine soyluluk sanı verdi. Jan Dark'ın köyünden alınan vergileri de kaldır­dı. Ne var ki, Jan Dark'ın ödüllerde gözü yoktu. Onun tek isteği İngilizler'i Fransa'dan çıkarmak ve savaşı sona erdirmekti.

Bu amaçla Mayıs 1430'da Burgonya dükü­nün kuşatmasını kaldırmak için güneydoğu­daki Compiegne'ye gitti; ama orada Burgonyalılar'a tutsak düştü. Tacını Jan Dark'a borçlu olan kral onu kurtarmak için hiçbir çaba göstermedi. İngilizler kasım ayında Jan Dark'ı Burgonyalılar'dan satın aldılar ve as­keri karargâhlarının bulunduğu Rouen'da hapsettiler. Kaçma girişimleri sonuç vermedi ve engizisyonda dine karşı gelmek ve büyü­cülük yapmakla suçlandı.

Uzun ve adaletsiz bir yargılamadan sonra, İngiliz yanlısı mahkeme Jan Dark'ı kilisenin sapkınlık adını verdiği inançlara sahip olmak­la suçladı ve yakılarak öldürülmesine karar verdi. Paris Üniversitesi'nden de görüş alına­rak suçlamalara hukuksal bir kılıf hazırlan­mak istendi. Haftalarca sorguya çekilen Jan Dark yanlış davrandığını kabul etti ve pişman olduğunu söyledi. Bu duruşmaya inançların­dan vazgeçtiğini göstermek için kadın giysile­riyle çıkartıldı. Ama birkaç gün sonra yeniden erkek giysileri giyerek büyük bir cesaretle pişmanlığını geri aldı ve suçsuz olduğunda diretti. Sonunda 30 Mayıs 1431 günü Rouen'da yakılarak öldürüldü.

25 yıl sonra, ailesinin başvurusu üzerine Jan Dark'ın yaptıkları ve duruşması yeniden değerlendirildi. Papa onun suçsuz olduğunu açıkladı. "Orleans Bakiresi" adıyla Fransa' nın yurtseverlik simgesi haline gelen Jan Dark, 1920'de papalık tarafından azize ilan edildi. Fransa'da, Orleans Kalesi'nin İngilizler'den kurtarıldığı 8 Mayıs 1429 gününü anmak için, her yıl mayıs ayının ikinci pazarı ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

MsXlabs.org & Temel Britannica

Son düzenleyen Safi; 19 Nisan 2017 03:12
7 Temmuz 2011 17:56       Mesaj #3
Finn and Jake - avatarı
VIP Antika adam
Jeanne d'Arc,
Ad:  JEANNE D’ARC 3.jpg
Gösterim: 119
Boyut:  79.2 KB

(1412 - 30 Mayıs 1431)
(İngilizce'de Joan of Arc, Türkçe'de bazen sadeleştirilerek Jan Dark şeklinde de yazılır.) Yüzyıl Savaşları boyunca İngiltere'ye karşı ülkesi Fransa'ya memleketi Lorraine'deki cephelerden başlayarak manevi anlamda büyük destek olan ve sonradan ünü Fransa'nın dört bir yanına yayılmış bir Fransız Katolik azizesidir Fransızların millî kahramanıdır. Fransa ve İngiltere arasında süregelen Yüzyıl Savaşları henüz bittiği sıralarda, savaşın acılarının dinmesinin beklendiği bu yıllarda, İngilizler, Fransa'nın yönetimini ele geçirmek üzeydiler. İngiltere, kartlarını iyi oynuyor ve Fransa, çıkmaza doğru sürükleniyordu. 1415'te Agincourt Savaşı'nı kazanan İngiltere Kralı V. Henry, Fransa kralının kızıyla evlenerek Fransa'nın kuzeyini denetimi altına almıştı. Yapılan bir antlaşmaya göre İngiltere kralı Fransa'nın da kralı sayılıyordu. Halk arasında Fransa'yı bir kızın kurtaracağına ilişkin yaygın bir inanç vardı. Henry'nin 1422'de ölmesinden sonra İngilizler savaşta gerilemeye başladıysa da Fransızlar'ı asıl birleştiren Jan Dark oldu.

Jeanne d'Arc,1412 yılında, Fransa'nın doğusundaki Maaş (Meuse) Irmağı üzerinde bulunan Domremy köyünde doğdu. Babası, köyün en önde gelen çiftlik sahiplerinden biriydi. Jeanne, okuma yazma bilmiyordu; ama çok dindar bir çocuktu ve küçük yaştan beri yaşadığı topraklardaki acı ve sefaleti görmeye başlamıştı.

12 Kimi kaynaklarda 13 yaşındayken St. Catherine, St. Margearet ve St. Micheal'in ruhları ile önsezi yoluyla iletişime geçmeye başladığı söylenir. Tanrı'nın onunla konuştuğunu, saraya giderek veliaht Prens Charles'ın Fransa kralı olarak taç giymesine yardımcı olmasını istediklerini, kutsal bir kaderi olacağını söylemeye başladı. Büyüdükçe de duyduğu gaipten gelen sesler ve görüntüler giderek arttı. Sonunda da ülkesini kurtarma görevinin ona verildiği ve ülkenin gerçek hükümdarına Rheims Katedrali'nde taç giydirilmesi gerektiği yolundaki inancı gittikçe kuvvetlendi. Bu, ona Tanrı'nın verdiği kutsal bir görevdi.

İçinde yaşadığı toplum ve ailesi Jeanne'nin bu fikirlerini oldukça çılgınca buluyorlardı. Basit bir köylü olan babası onu bu yoldan caydırmayı denediyse de başarılı olamadı ve Jeanne on altı yaşına geldiğinde, bölgelerini yöneten Robert de Baudricourt'un şatosuna giderek kendisine Chinon'a kadar eşlik edecek birinin verilmesini istedi. Robert, basit bir askerdi, böyle kutsal hikayelere ve bir takım aziz ve azizelerin ülkeyi kurtarma görevini küçük bir köylü kızına verebileceklerine inanacak bir kişi değildi. Alaylı bir şekilde böyle saçma şeylerle uğraşmamasını salık vererek Jeanne'yi köyüne geri gönderdi.Ama Jeanne, ilhamının samimiyetine yürekten inanıyordu ve isteğini kabul ettirmek için inatla çalıştı ve en sonunda Robert, istediği muhafızları ona verdi.

Jan Dark, 1428'de Domremy yakınlarındaki Vaucouleurs kentine giderek kale komutanı Robert de Baudricourt'a kendisini Tanrı'nın gönderdiğini söyledi ve veliahda gidebilmek için yanına bir birlik vermesini istedi. Vaucouleurs halkı, Jan Dark'a bir at, De Baudricourt da bir kılıç verdi. Erkek giysileri giyen Jan Dark, kendisine eşlik edenlerle birlikte, veliahdın yaşadığı Chinon'a doğru yola çıktı. Bu uzun yolculuk sırasında İngilizler'e ya da onlarla birlikte Fransa'ya karşı savaşan Burgonya dükünün ordusuna tutsak düşmemek için geceleri yolculuk etmek zorundaydı. Veliaht, Jan Dark'ın kendisini tanıyıp tanıyamayacağını denemek için soyluların arkasında duruyordu. Jan Dark, doğruca Charles'a yaklaşarak, "Soylu veliaht, ben sana ve senin krallığına yardım etmek için Tanrı tarafından gönderildim." dedi.

1429 yılında erkek kılığına giren, Jeanne altı askerin eşliğinde Chinon yolunu tuttu. Oraya vardığında Kral Şarl'ı İngilizlere karşı ne yapacağını bilmez bir halde çaresizlik içinde buldu ve kendini kralın meşru çocuğu olarak tanıtarak hikayesine inandırdı. Şarl, Jeanne'ye olan inancını kamuoyuna açıklayacaktı ancak tek bir şartı vardı. Jeanne Poitiers'teki din adamları kuruluna giderek orada bir sınava tabi tutulacaktı. Başarı kazanırsa, İngilizler tarafından kuşatılan Orleans şehrini kurtarmak için emrine bir ordu verilecekti. Jeanne, din adamlarının sınavını geçmeyi ve onları kendine inandırmayı başardı. Şarl'ın da verdiği sözü tutmasıyla, 28 Nisan günü, beyaz zırhlar içinde beş haçlı kılıcı kuşanarak ordusunun başına geçti. Dört bin kişilik ordu ve bir rahip grubuyla Orleans önlerine geldi ve orada Count Dunois'in kuvvetlerine katıldı. Burada bulduğu Fransız askerleri, İngiliz ordusu tarafından iyice sindirilmişti. Ama onun ilahi kaderine olan inancı askerleri de yüreklendirdi ve büyük bir güçle şehirden çıkarak İngilizlere saldırdılar ve büyük bir başarı elde ettiler. Fakat asıl zafer bir hafta süren çarpışmalar sonunda, önceleri alınması imkansız görülen Tourelles kalesinin ele geçirilmesiyle sağlandı. Jeanne d'Arc, ordunun hep ön cephesinde savaştı hatta kaleye dayanan merdivenleri önce o tırmandı. Bunu gören askerler de aşka gelerek imkansız gibi görünen bu savaşı kahramanca kazandılar. Artık Orleans kurtulmuştu.

Bu olaydan sonra İngilizler'in aldıkları darbeyle cesaretleri kırılmış ve arka arkaya bozguna uğruyorlardı. Buna karşılık genç kızın orduları zaferden zafere koşuyordu. Jeanne D'arc sonunda büyük bir sevinç ve sevgi gösterisiyle Lyons'ta karşılandı. Halk tarafından bir azize gibi görülmeye başlamıştı.

Veliahdı Fransa'nın güneydoğusundaki Reims üzerine yürümeye ve oradaki katedralde taç giymeye razı etti. 17 Temmuz 1429'da taç giyen veliaht, VII. Charles adıyla Fransa kralı oldu. Artık görevini tamamladığına inanan Jeanne, Şarl'ı Rheims'e götürdü ve 16 Temmuz günü, Şarl geleneklere göre yapılan bir törenle kutsal yağla yağlanarak taç giydi. Jeanne VII.Şarl adıyla tahta geçen kralın önünde diz çökerek ''Soylu kralım!'' diye haykırdı. ''Artık Tanrı'nın iradesi yerine gelmiş oluyor. Ben onun emirlerine ve isteklerine uyarak Orleans'ı düşmanlardan temizledim ve sizin taç giymenizi sağladım. Tanrı sizin gerçek bir kral olduğunuzu göstermiş oldu. Şimdi bütün Fransa Krallığı sizindir.'' Charles kral olmakla yetinmişti, oysa Jan Dark Paris'i de almaya kararlıydı. Kenti kuşattıysa da kralla birlikte geri çekildi. Kral ona ve ailesine soyluluk sanı verdi. Jan Dark'ın köyünden alınan vergileri de kaldırdı. Ne var ki, Jan Dark'ın ödüllerde gözü yoktu. Onun tek isteği İngilizler'i Fransa'dan çıkarmak ve savaşı sona erdirmekti.

Jeanne zaferine erişmişti ama Paris hala İngilizlerin elindeydi. Son kez, Paris'i de düşmanlardan temizlemek için Şarl'dan izin istedi. Ama Şarl, Burgondy dükünü kızdırmaktan korkuyordu. Genç kızı da durduramayacağını bildiği için bir oyun düzenleyerek onu yetersiz bir orduyla savaşa gönderdi. Cesareti bir kez daha kırılmış askerleriyle yaralanmış olarak yenilgiye uğradı. Gönlünü almak isteyen Şarl ona ve ailesine soyluluk ünvanı verdi. Köyünü de vergilerden muaf tuttu. Ama genç kızın isteği başkaydı. Birgün İngilizlerle birlik olan Burgondy (Bourgogne) Dükü Philippe'nin dost olarak bildiği Compiegne üzerine yürüdüğünü işitti ve dostlarının yardımına gitmek isterken şehrin dışına çıkar çıkmaz Lüksemburg dukasınca tutsak edildi. Sonra da Beanvois Piskoposu Pierre Cancho'nun isteği üzerine İngilizler'e satıldı. Genç kızdan intikam almak isteyen Couchon adında bir papaz da tutsak alanların arasındaydı. Couchon onun engizisyon mahkemesinde yargılanmasını istiyordu. Ama haklın gözünde bir azizeye dönüşmesini de istemediklerinden duyduğu gaipten gelen seslerin ve görüntülerin şeytanın işi olduğunu ileri sürerek onu büyücülükle suçladılar. Oldukça saçma bahanelerle vahşice yargılandı. Kral VIII. Charles ise, tâcını borçlu olduğu Jeanne d'Arc'ı kurtarmak için hiçbir çaba göstermedi.

Engizisyon hâkim yardımcısı Jean Lemaitre tarafından da desteklenen Piskopos Canchon, Jeanne Darcı dîne karşı gelmekle ve büyücülükle suçladı. Erkek kıyafetleri giymesinin cinsine hakaret olduğu ve tanrıyla kilisenin aracılığı olmadan konuştuğunu ileri sürmesinin kiliseye saygısızlık olduğu ileri sürüldü. Bu iddialara mahkeme alanında yargıca; ''Işık, yalnız senin üzerinde parlamaz.''karşılığını verdi. Muhakeme Rouen Kalesi'nde gizli olarak yapıldı ve Bu duruşmaya inançlarından vazgeçtiğini göstermek için kadın giysileriyle çıkartıldı. İngilizlerin gözetimi altında bir cezâevine hapsedildi. 24 Mayıs 1431de Saint-Quen Mezarlığı'na getirilerek bundan böyle erkek kılığına girmeyeceğine halkın önünde yemin ettirildi. Ne var ki cezâevinde gardiyanların saldırıları karşısında kendini korumak için yeniden erkek kılığına girmek mecburiyetinde kaldı. Piskopos Canchon bunu kiliseye karşı gelmek olarak nitelendirdi. Paris Üniversitesi'nden de görüş alınarak suçlamalara hukuksal bir kılıf hazırlanmak istendi. Sonunda Jeanne'ye zorla bütün suçlamaları kabul ettiğini yazan bir belge imzalatıldı ve 30 mayıs 1431de Rouen şehrinin Vieux-Marchè Meydanı'nda diri diri yakılarak öldürüldü. Jeanne, infaz töreni başlamadan hemen önce çevredekilerden bir haç istedi. Bir askerde iki sopayı birleştirerek yaptığı haçı ona uzattı. Alevler vücudunu sarmaya başladığı zaman elindeki haçı dudaklarına götüren Jeanne'nin son sözü, ''İsa'' oldu.

Bu olayın ardından Rouen'i geri alan VII. Charles (Kral Şarl), Jeanne Darcın öldürülmesi üzerine soruşturma açtırdı. Muhâkemede yüz on beş şâhit dinlendi. Nihayet 1456da J. d'Arc'ın adını temize çıkardı. "Orleans Bakiresi" adıyla Fransa' nın yurtseverlik simgesi haline gelen Jeanne d'Arc, 1919 [Kimi kaynaklarda 1920] yılında da Papa XIV. Benedict, bu köylü kızının adını Katolik kilisesince kutsanan azizeler arasına geçirdi.

Ölmeden önce ve öldükten sonra adını korumak için görülmüş tüm mahkeme kayıtları bugün Fransa Millî Kütüphanesi'nde saklanmaktadır. Yaşadığı tarihteki diğer kişiler ile kıyaslandığında, hakkında en çok şey bilinen kişilerden biridir. Jan Dark, bugün Fransa'nın en önemli azizelerinden ve kutsal ikonlarındandır. Hayatı, edebiyatta ve sinemada yoğun şekilde konu edilmiştir.

J. Dark'ı temsil eden çok sayıda minyatür, duvar halısı, tablo vardır. Ayrıca onun hayâtı Fransız ve diğer ülke edebiyatlarında da edebî eserlere konu olmuştur. Tiyatro sahnelerinde ve sinema oyunlarında J. Dark'ı çeşitli yönleriyle canlandırmışlardır. J. Dark'ı Fransızlar bir hürriyet kahramanı olarak tanırlar. Fransa'da, Orleans Kalesi'nin İngilizler'den kurtarıldığı 8 Mayıs 1429 gününü anmak için, her yıl mayıs ayının ikinci pazarı ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.
Son düzenleyen Safi; 19 Nisan 2017 03:12
3 Ocak 2012 16:17       Mesaj #4
Finn and Jake - avatarı
VIP Antika adam
Ad:  jeanne.jpg
Gösterim: 114
Boyut:  87.8 KB

Jeanne d’Arc au bûcher


Arthur Honegger’in dramatik oratoryosu. Metni Paul Claudel’den alınan oratoryo, ilk kez 1938’de Basel’de seslendirildi. Daha sonra sahneye kondu. Bir ortaçağ misteri örnek alınarak bestelenen yapıtta, dans, inşat, ses müziği ile komik ve trajik öğeler kaynaştırılmıştır.

Jeanne d’Arc’ın tutkusu


(la Passion de Jeanne d'Arc), 1928’de Cari Dreyer’ in gerçekleştirdiği transız filmi. Sessiz sinemanın başyapıtlarından biri. Senaryosunu Cari Dreyer ve Joseph Delteil’in yazdığı, fotoğraflarını Rudolph Mate'nin, dekorlarını Hermann Warm ve Jean Hugo’ nun gerçekleştirdiği bu yapıt, Jeanne’ın gerçek sorgulamasına dayandırılmış ve olay bir güne sığdırılmıştır. Yönetmenin yalın ve süssüz tekniği, düzenli olarak büyük planlarla sınırandırılmıştır ve tek amacı, makyajsız oynayan oyuncuların oyunlarını ön plana çıkarmaktır. Kameranın büyüttüğü bu yüz ifadeleri Jeanne d’Arc’ın tutkusu’nu zamanından önce bir sözlü film yapmıştır. Falconetti bu filmde büyük başarı gösterdi.
Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 19 Nisan 2017 03:06
19 Nisan 2017 03:04       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM
JEANNE D’ARC
Ad:  JEANNE D’ARC 4.jpg
Gösterim: 129
Boyut:  82.4 KB

(azize), Orleans bakiresi denir,
fransız kahraman
(Domrömy 1412 - Rouen 1431).

Domremyli yoksul bil köylü ailesinin kızıydı. 13 yaşındayken tan rısal sesler duyduğunu, bu seslerin ken dişine ingilizler tarafından kuşatılmış olar Orlâans kentini kurtarması buyruğum verdiğini ileri sürdü. O sırada Fransa, kre Charles VI'nın delirmesi, Azincourt.yenil gisi ve Armagnaclar'la Bourgognelula arasındaki çatışma sonucu, çok zor bir dönem geçiriyordu. Troyes antlaşması (1420) uyarınca Charles VI'nın oğlu tahttan uzaklaştırılmış, İngiltere kralı lehine, yönetimi Fransızlar ile ingilizler arasında paylaştıran bir çifte monarşi kurulmuştu.

Jeanne, Domremy yakınlarındaki Vaucouleurs kalesine giderek, kale komutanı Robert de Baudricourt'dan, kendisini o sırada Chinon'da bulunan Fransa kralına götürecek bir birlik vermesini istedi. Uzun çabalar sonucu Baudricourt'u ikna ederek Chinon’a gitti (1429); Charles VII ile görüştü, ona Reims'de Fransa kralı olarak taç giydirmek üzere Tanrı tarafından görevlendirildiğini bildirdi; kralı, transız tahtının yasal sahibi olduğuna inandırdı. Din adamları ve tanrı bilimciler tarafından da sorguya çekildikten sonra, iddialarının doğru olduğu sonucuna varıldı, emrine bir askeri birlik verildi.

Jeanne İngiliz kuşatması altındaki Orleans kentine girdi, kentin kurtarılmasında belirleyici rol oynadı (1429). Daha sonra ingiliz-bourgogne ortak kuvvetlerine karşı zaferler kazanarak ulusal duyguların canlanmasını sağladı. Charles Vll’yi Reims’e götürerek taç giydirdi. Böylece Charles VII, kral olarak saygınlığını kazanmış oldu; ancak Jeanne’in zaferleri de sona erdi. Kral görüşmelere oturarak, askeri başarıların etkisini azaltan bir siyaset izlemeye başladı. Diplomatik girişimlerin hesaplı bir biçimde ağırdan alınması, Jeanne d'Arc’ın eylemini köstekledi. Paris önünde yapılan savaşta yaralanan Jeanne yenildi; daha sonra önemsiz hedeflere yönelmek zorunda kaldı.

Bourgognelular'ın kuşattığı Compiegne kentini kurtarmaya çalışırken, bourgognelu Jean de Luxembourg tarafından yakalandı, ingilizler’e satıldı (1430). Rouen şatosu'na hapsedildi. İngiliz yanlısı, Beauvais piskoposu Pierre Cauchon'un başkanlığındaki bir Engizisyon mahkemesi'ne çıkartıldı. Sapkınlık suçlamasıyla, avukatsız olarak yargılandı (1431). Sapkın ilân edildi ve Rouen'da, Vieux-Marche alanında yakıldı (30 mayıs 1431).

Tutsaklığı sırasında Jeanne d’Arc’ı kurtarmak için hiçbir girişimde bulunmayan Charles VII, 1450’de Rouen'ı ele geçirdiğinde, davanın ve infazın yeniden gözden geçirilmesi için bir soruşturma açtı; Jeanne DArc'a saygınlığı geri verildi (1456).
XIX. yy.’da Jeanne'ın ünü şaşırtıcı biçimde arttı, Kilise tarafından azize ilan edildi (1920). Jeanne dArc günü, Fransa'da ulusal bayram olarak kutlanır.

—Ed. Jeanne d'Arc birçok yazara esin kaynağı oldu. Charles Peguy ona iki tiyatro yapıtı adadı: üç oyundan (Domremy, les Batailles, Rouen) oluşmuş bir dram olan Jeanne d'Arc (1897) ve le Mystöre de la charitd de Jeanne d’Arc (1910). Ayrıca bir şiir (la Tapisserle de salnte Genevieve et de Jeanne dArc, 1912) yazdı. R Claudel'in Jeanne au bûcher (Bk. Jeanne d'Arc au bûcher) adlı oratoryosu, daha sonraki edebiyatı Audiberti’nin Pucelle’i (1950), J. Anouilh'in l'Alouette'i (1953) etkiledi. Jeanne d’Arc sinemada da canlandırıldı: C. Dreyer'in Jeanne d'Arc'ın tutkusu (la Passion de Jeanne d’Arc) adlı filmi.
Alman edebiyatında, Schiller'in Die Jungfrau von Orleans (1801) adlı tarihsel trajedisi sayılabilir.
İngiliz edebiyatında Shakespeare Jeanne d’Arc’dan küçültücü bir anlatımda söz eder (Henry VI). Daha sonra şairler Southey ve Ouincey yapıtlarında onu yücelttiler; G. B. Shaw da Ermiş Jeanne (Saint Joan, 1923) adlı oyununda Jeanne d'Arc'ı özgün bir kişi olarak canlandırdı.

—Müz. Jeanne d’Arc çeşitli operalara konu oldu; bunların arasında Verdi (1845) Çaykovskiy (1881) ve A. Honegger'in (Bk. Jeanne d'Arc au bûcher) yapıtları sayılabilir.

—Ikonogr. Jeanne d’Arc’ın yaşarken yapılmış tek başresmi, Paris parlamentosu' nun bir kütüğünde sayfa kenarına modelsiz olarak tüy kalemle çizilmiş bir desendir (Archives nationales). Daha sonra şu yapıtlar sayılabilir: XV. yy. sonundan kalma tek bir minyatür (ay y.); Jeanne d’Arc olup olmadığı tartışmalara yol açan, taştan, zırhlı bir baş (Boston); Charles VII’nin Orleans köprüsünde yaptırdığı anıt (1562’de yıkıldı); Champion des Dames ve Vigiles de Charles Vll'de yer alan minyatürler (Bibliothöque nationale, Paris); Antoine du Four’a ait bir elyazmasındaki başka bir minyatür (Nantes); Orleans tarih müzesi’nde bulunan bir İsviçre duvar halısı (1435'e doğr).

Daha sonraki ikonografi hemen hemen tümüyle XVI. yy.'dan kalma bir portreden (ay. y.) esinlenmiştir: Vignon'un, Chapelain'in la Pucelle adlı kitabını resimleyen bir dizi duvar halısı için yaptığı desenler; XVII. ve XVIII. yy’dan kalma anonim tuvaller (Châteaudun, Orleans); halka yönelik resimler; daha sonra ingres’in (Jeanne Charles Vll'nin taç giyme töreninde, Louvre), Bastien-Lepage’ın (New York), Flandrin, Rossetti, Boutet de Monvel ve M. Denis’in tabloları; Foyatier (Orleans), Fremiet (Paris, Pyramides alanı) ve P Dubois’nın (Reims ve Paris, Saint-Augustin alanı), Jeanne d’Arc’ı ata binmiş olarak betimleyen heykelleri; oğul Gois (Orlâans), prenses Marie d'Orlâans (Orlöans, Versailles), Rude (Jeanne tanrısal sesleri dinlerken, Louvre), Chapu (Jeanne dua ederken, ay. y.) ve Merciâ’nin (Domrömy) Jeanne d’Arc’ı ayakta betimleyen heykelleri.

Kaynak: Büyük Larousse


Daha fazla sonuç:
Jeanne d'Arc

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç