Arama

VC17 virüsü nerede bulunur? - Sayfa 2

En İyi Cevap Var Güncelleme: 14 Haziran 2016 Gösterim: 313.150 Cevap: 75
zafer can - avatarı
zafer can
Ziyaretçi
26 Temmuz 2012       Mesaj #11
zafer can - avatarı
Ziyaretçi
vampir diye bir şey olmamıştır vc 17 de bir saçmalıktır..sadece vc17 kanın tadını sevme hastalığıdır.ve hiçbir insan aşırı sevmez..asıl vampir hikayesi şuradan başlamıştır.vampir yoktur.
-ortaçağ avrupasında yaşayan bir kadın varmış ismi KONTES ERZSEBET BATHORY
Sponsorlu Bağlantılar
Elizabeth Bathory (1560 yılında Macaristan'da, Vlad (Dracula) öldükten 100 sene sonra doğdu. Ailesi yaşadıkları yerin en köklü, saygın ve zengin topluluğuydu. Ama buna rağmen, çok tuhaf yönleri vardı. Elizabeth Bathory'nin amcalarnıdan biri "Şeytanın elçisi" olarak bilinirken, diğer aile üyeleri ya aklını kaçırmış, ya da psikopatlardı.

Elizabeth Bathory 15 yaşına geldiğinde 25 yaşındaki Kont Ferencz Nadasdy ile evlenerek Csejthe kalesine yerleşti. Kont Ferencz Nadasdy çok cesur ve başarılı bir savaşçıydı, çoğunluğu Türk'lere karşı olan savaşlardaki cesaretinden dolayı "Macaristan'ın Kara Kahramanı" unvanını aldı.

25 yıllık evlilikleri boyunca Kont Ferencz Nadasdy'in savaşlara olan tutkusu bitmediğinden dolayı Elizabeth sürekli yalnız başına kalıyor, hayatı iyice sıkıcı hale geliyordu. Aynada kendi güzelliğini saatlerce seyretmekten başka eğlence için kendine genç sevgililer buldu, hatta biriyle kaçmaya bile kalkıştı. Daha sonra kendi ayaklarıyla döndü ve kocası onu affetti. Bu olaydan sonra Elizabeth tabi ki boş durmadı ve biseksüel olan teyzesi Klara Bathory ile görüşmeye başladı.

Büyük şatosunda Dorothea Szentes, bir diğer adıyla Dorka isimli yaşlı bir hizmetçi vardı. Gerçekten cadı olan Dorka, Elizabeth'e kara büyü ve cadılığı öğretti, şeytani eğilimşeri için onu zorladı. Bununla beraber alttaki mahzende Elizabeth hizmetçilerinin yaptıkları küçük hatalardan dolayı cezalandırmaya başladı. Yaşlı hemşiresi Iloona Joo, hizmetçisi Johannes Ujvary ve genç bir kız olan Anna Darvula'nın da yardımıyla işkencelerini sürdürdü. (dikkat büyü dediği sadece işkence)

Kurbanlarını çırılçıplak soydurup ön tarafını kamçılatıyordu. Arka taraftan daha çok acı vermesinin yanı sıra, hoşuna giden şey kurbanın o sırada acı çeken yüzünü seyretmesiydi. Bir başka şeyse, kurbanlarına en çok hassas yerlerine, tırnak altları gibi , iğne batırmayı sevmesiydi.

1600 yılında kocasının ölümüyle beraber Elizabeth terör estirmeye başladı. İlk olarak nefret ettiği koca tarafından akrabalarını göndertti. Farkettiği korkunç gerçek ise, Elizabeth artık 40 yaşına gelmişti ve artık güzelliğini kaybetmekle karşı karşıyaydı. Kozmetik ürünleri gözlerinin altındaki halkaları örtmeye bir derece yetiyordu.

Ve birgün genç bir hizmetçi kız Elizabeth'in saçını tararken yanlışlıkla çekti. O kızgınlıkla Kontes hizmetçi kızın yüzünü o kadar hızlı tokatladı ki, burnundan fışkıran kan kendi ellerine bulaştı. Farketti ki, elleri 10 sene öncesine dönmüşçesine gencecik ve yumuşaktı. Hemen Johannes Ujvary ve Dorka'ya kızı soymalarını söyledi. Zavallı hizmetçiyi kollarından tutarak damarlarını kestiler. Kanlarını küvete koydular ve kontes içine girerek banyo yaptı. Emindi artık; güzelliğin sırrını bulmuştu, kan yaşam demekti.

Bundan sonraki 10 yıl boyunca Elizabeth'in sadıkyardımcıları ona şatonun hizmetçisi olacakları vaadiyle bir sürü genç kız getirdiler. Şatoya getirilen kızlar sakatbırakılıp öldürülüyor bu sayede Elizabeth kanbanyosunu yapabiliyordu. Bazen, genç kurbanların içgüzelliklerini kazanmak için kanlarını bile içiyordu. Amafark etti ki, basit köylü kızlarının kanının güzelliğinde etkisi kısa sürüyordu. Bunun üzerine kendi gibi asil, kraliyet kızlarını seçmeye başladı.

Sorunsa Elizabeth'in artık çok umursamaz ve dikkatsiz davranışlarıydı. Onlarca genç kızın kayıp olması üzerine kasabalı dedikodulara başlamıştı bile. Sonunda Cstejthe şatosu hakkındaki kötü söylentiler Macaristan kralına kadar ulaştı. Kral Elizabeth'in öz kuzeni Kont Cuyorgy Thurzo'yu şatoya sefer düzenlemesi için görevlendirdi.

1600 yılında Csejthe şatosuna giren askerler dehşete düştüler. Kanı son damlasına kadar akmış ölü bir kız şatonun girişinde yatıyor, başka biriyse her yerine halkalar geçirilmiş olarak canlı duruyordu. Şatonun altındaki zindanda bazıları işkence edilmiş kızlar bekletiliyordu. Burda 50 kızın cesetini buldular.

1611 yılında mahkemesi yapıldı ve 650 kadar kurban ceseti şatoda bulundu. Elizabeth'in dört yardımcısı ölüme mahkum edildi. Kendisi ise kraliyet üyelerinden olduğu için hayatının sonuna kadar hapis cezasına çarptırıldı.

Kendi kalesinin üst katını betonlarla çevirip yemek vermek için küçük bir boşluk bıraktılar. Elizabeth hayatının geri kalan kısmını bu küçük yerde geçirmek zorundaydı. 1614 yılında, hapisanesindeki 4. senesinde Elizabeth'in yemeğinin hiç dokunulmamış olduğun gördüler. İçeri baktıklarında cansız bedeni ile karşılaştılar.Kanlı kontes öldüğünde 54 yaşındaydı..

vladı yani draculayı vampir sananlar var. bir de onu okuyun.

Voyvoda III. Vlad Tepeş (Mart 1431–Aralık 1476), Kont Drakula ya da Kazıklı Voyvoda (Rumence: Vlad Ţepeş) 1448, 1456-1462 yılları arası ve 1476 yıllarında Eflak beyliğinin voyvodası (prens) idi.
Voyvoda III. Vlad düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçmiştir. Sonradan Bram Stoker'ın Drakula romanına ve Drakula filmlerine konu olmuştur.
Osmanlılar'a yenilen Vlad'ın babası onu rehin olarak Osmanlılar'a vermişti. 1442-1448 yıllarını Osmanlılar'ın elinde tutsak olarak yaşadı. 1448'de İkinci Kosova Savaşı sonrasında Osmanlı desteğiyle Eflak'ın başına geçme girişiminde bulundu, ancak kısa bir süre sonra Macaristan tarafından desteklenen Eflak voyvodası II. Vladislav tarafından yenilgiye uğratıldı ve Boğdan'a sürgüne gitti. Erdel beyi János Hunyadi(Hunyadi Yanoş) 1456'da Belgrad şehrini Osmanlı kuşatmasına karşı savunmaya giderken Vlad'ın komutasına güney Erdel'in savunmasını sağlamak için bir ordu verdi. Bu durumdan faydalanan Vlad Eflak'a bir sefer düzenledi ve II. Vladislav'ı öldürerek III. Vlad adıyla Eflak voyvodası oldu. Bu görevi 1456'dan 1462'ye değin sürdürdü. Bu tarihler arasında rakiplerini çeşitli yöntemlerle cezalandırdı ve idam etti; bu yöntemler arasında en ünlüsü olan "kazığa geçirme", ölümünden sonra kendisine "Kazıklı Vlad" (Vlad Ţepeş) adının verilmesine neden olacaktı.(Kazığa geçirilenlerin kanlarını fıçılarda toplatıp şarap gibi içtiğine dair söylentiler daha sonra onun bir vampir olduğu efsanesi'ni yarattı.) Voyvoda 1459 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu'na vergi ödemeyi reddetti ve Macaristan Krallığı'yla ittifak yaptı. 1460-1461 yılları arasında Tuna nehrini geçerek Sırbistan'a ve Karadeniz kıyısına kadar ilerledi. Kendi ifadesiyle 23.884 Türk ve Bulgar'ı öldürdü. 20.000 Osmanlı savaş esirini kazığa geçirdi. Bu gelişmeler karşısında Osmanlı ordusu 1462 yılında padişah II. Mehmet komutasında Eflak voyvodasına karşı sefere çıktı. Mahmut Paşa'nın hatıratına göre çok uzun mesafeler boyunca Osmanlı askerleri içilecek bir damla bile su bulamadı. Sıcak dayanılır gibi değildi. Türk askeri Eflak'ın başkenti Târgovişte'ye ulaştığında Fatih Sultan Mehmet'in gördüğü manzara yaklaşık 5 kilometre boyunca kazıklarla dizili bir alandan geçiyordu. Alan yaklaşık üç kilometre boyunda bir kilometre enindeydi. Yerde uzun kazıklar dikiliydi. Yaklaşık 20 bin kadar insan erkek, kadın ve çocuk olmak üzere kazığa geçirilmiş durumdaydı. Bu kadar çok insanı kazıkta gören Osmanlı askerinin moralleri bozuldu, aklını kaçıracak duruma geldi. Ancak Osmanlı ordusu 4 Haziran 1462'de Târgovişte kalesini aldı. Vlad, II. Mehmet'e başarısız bir suikast girişiminde bulunduktan sonra kaçtı (Gece Baskını) ancak bulunduğu yerde taş üstünde taş bırakmadı, terk ettiği topraklardaki kuyuları zehirledi, ekinleri yaktı, tüm hayvanları bile öldürttü. Hapishanelerdeki mahkumları, cüzzamlı ve vebalıları salıverdi ve Türklerin arasına karışmaya teşvik etti. Bu şekilde vebalıları salma yöntemini kullanarak, daha önce başvurulmamış bir taktik kullanmıştır.
1462 yılında III. Vlad'ın ordularının yenilmesiyle Eflak yeniden Osmanlı Devleti'ne bağlanmıştı. Vlad Macaristan'a bağlı bir beylik olan Erdel'e kaçarak Macaristan kralı Matthias Corvinus'tan yardım istedi. Ancak Eflak'taki Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı yeni yönetimi tanımış olan Macaristan, yardım talebini kabul etmedi. Vlad Matthias Corvinus'un emriyle 1462 yılında tutuklandı ve Budin'e getirildi. Önce hapsedilen Vlad, daha sonra kral ve ailesiyle iyi ilişkiler kurdu. 1474 yılında sürgün dönemi sona erdi. Bu tarihten itibaren Eflak'ı yeniden ele geçirme planları yaptı. 1476 yılında kuzeni Stefan Cel Mare (Büyük Stefan) ile birlikte Eflak'a döndü ve voyvoda ilan edildi. Aynı yıl 300 askeriyle birlikte yeniden Osmanlı ordularına yenildi. Esir alınan askerleri kazıklara oturtuldu. Öldürülen III. Vlad'ın kesilen başı öldürüldüğünü ispat etmek için İstanbul'a II. Mehmet'e gönderildi. Vlad'ın bir vampir olduğu rivayeti Almanya, Macaristan ve Rusya'da yayıldı. Buna rağmen Romen halkı onu bir kahraman olarak görmeye devam etti.
Daha sonra Bram Stoker III. Vlad'dan esinlenerek Dracula adlı romanı yazmıştır.Böylece Vlad, meşhur vampir Kont Drakula'ya dönüştü.Drakula'nın şatosu olarak bilinen Karpat dağlarındaki Bran Şatosu Veliaht Dominic von Habsburg'a Romanya'da törenle 26 Mayıs 2006'da iade edildi. Romanya 1948 yılında şatoya el koymuştu.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Ağustos 2012       Mesaj #12
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Afedersiniz ama çok gereksiz şeyler yazmayın buraya sallamasyon yapmayın lütfen yok örümceği bulcan yarasayla karıştırcan sonra yarasa seni sokçak bu milyonda bir bir ihtimaldir.örümcek zaten yarasadan korkar nasıl soksun.

Sponsorlu Bağlantılar
Anlatıyorum
1.si vampirlik gerçek inanmayanlar hiç okumasın:adem ve havvanın çocukları olduı 3 tane adem cennete kabul edilmek için çocuklarından kurban getirmelerini istedi herkes en değerli şeyini kurban edicekti caine kardeşini kurban etti tanrıda onu güneşe çıkamıcaksın sadece kanla besleniceksin diye lanetledi sonra caine üreyince çoğaldılar 1800 yıllarınakdar gizlice yaşadılar fakat 1800 lü yıllarda savaş sırasında ortaya çıktılar ve nesilleri tükendi yani resmi kayıtlarda öyle gözüküyor ama bence tükenmedi ademle havvanın zamanından beri sağ kalmışlar kolay kolay ölmezler en azından dünyanın bi kaç yerinde hala var olduklarını düşünüyorum ayrıca vampirler hızlı güçlü değillerdir vampirler kana susadığı için adrenalin geçirirler o adrenalinle okadar hızlı kpşar ve güçlenirler fakat caine kontrol etmeyi öğrenmiş olmalı çünkü sadece cainenin çocukları torunları yok oldu diye birşey yazıyor caine torunlarına söz geçirememiş onlarda ortaya çıkıp avlanmaya çalışırken ölmüş fakat caine öldü diye bir bilgi hiç bir yerde yok yani caine hala yaşıyor olabilir drakula diye birşey de yok drakulayı yazan kişi vampirleri örnek alarak yazmış tek fark caine yerine drakula yazmış ama ilk vampir Cainedir tanrı tarafından lanetlendiği söyleniyor fakat anlayamadığım şu tanrı tarafından lanetlendiyse kuranda neden yok ?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Ağustos 2012       Mesaj #13
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ilk dracula filminin yazarı insanları nasıl bir etkide bırakmışssa bu vampir saçmalıklarını ortaya çıkarmışlar ..bu vc17 virüsüde gerçekten varsa veya şuan bi yerlerde ise iyi bir araştırma yapmışssanız onun sadece bir hastalık olduğunu bilirdiniz yani gerçekte vampir dizileri veya filmlerindeki gibi bişey değil ayrıca sizin dininiz ne ya siz müslümansınız dimi dinimize göre bi insanın kanı bize haram kılınmamışmı bilim adamlarının dediklerinden önce gidin bi kitabınıza bakın şu kadarını söyleyim bu eğer gerçekten varsa yeni bir hayat seçimi değil ve ben o 12 -13 yaşındaki vampir olmak isteyen küçük manyaklardanda değilim ama böyle bi hastalık varsada güzel bi şey değildir yani düşünsenize sürekli aç olmak güneşe çıkamamak İNSAN OLAMAMAK sizce güzel birşeymi tabiki hayır yani sadece güzel tarafını düşünmeyim kötü tarafınıda düşünün böyle bir şeyi gerçekten istiyorsanız her kötü ihtimali göz önünde bulundurun ve ailnizle konuşup piskolağa gidin tamammı çünkü ben 12-13 yaşlarındayken sizin gibi vampir takıntım vardı yani bunun nasıl bi istek olduğunu bilirim hatta enterasan yüzükler ve kırmızı lens takıp ön dişlerimi (sizin deyiminizle vampir dişlerini) öne bile aldırdım kii bu çok acı veriyo bunları sizin aklınıza sokmuyum ama bu tür saçmalıklardan vazgeçin bu kadar aptal olmayın hayatta bi amacınıız olsun gerçek bi amaç ve bu amaç için savaşın saçma bi 12 yaş takıntısı olan vampirlikle değil
ocean97 - avatarı
ocean97
Ziyaretçi
28 Ağustos 2012       Mesaj #14
ocean97 - avatarı
Ziyaretçi
VC17 virüsü diye bir virüs yoktur. Bu sadece film yapımcıları tarafından hikayeye devam sağlaması amacıyla üretilen bir virüstür diğer türlü siz ilk vampirin nereden geldiğini sorgulayacaktınız ve bu film batacaktı. Size söylenilen saçma yolları denemeyin ve sakın vampir olmak gibi bir sanıya kapılmayın. Bunlar sonucunda ölebilirsiniz ve hiçbir işe yaramayan bir şey denemiş olursunuz. Yeni yapılan vampir filmleri ve kurt adam saçmalıktan ibaret bir şeydir. Benim bildiğim vampir ve kurt adam slav mitolojisi içinde yer alan iki kahraman ayn zeus ve poseidon gibi. Yani aslında yoklar. Lütfen dikkatli olunuz.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
13 Kasım 2012       Mesaj #15
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
arkadaşlar yorumları okudum okurkende gülmekten karnım ağırdı açıkçası,

20 yaşındayım siteye niye girdim nerden girdim bilmiyorum yaklasık 1 buçuk gündür uyumadım internette surf yapıyorum neyse, burdaki insanların anladıgım kadarıyla yarısından fazlası 10-15 yaşlarında çocuklar bikaç vampir filmi izleyip onlar gibi olmak istiyorlar. bakın kardeşlerim saçma sapan
2 film izleyip hop vampir olayım daldan dala atlayayım saatte 200km hızla kosayım çok cekici olayım yok kan içeyim
bune yahu ?? böyle saçmalıkmı var vampir denilen olay efsanedir sizin o filmlede gördüğünüz binbir türlü makyajla bilgisayar programlarıyla tasarlanan
şeyler değil , o bir hastalıktır kardeşim o bahsettiniz virüsüde adamlar orda açıklamıs yan etkilerini %10luk bir kesimden bahsediyor
çok meraklısınız gidin hastaneler nerde varsa sorun anlayın bi konuyu öyle okumadan etmeden biz iki arkadaşız vampir olcaz ohh olun süper hadi kolay gelsin hacı...

şunuda söyliyeyim imkansız diye bişey yoktur insanın aklına gelen her düşüncenin bir olasılık ihtimali vardır , 2012 nin sonuna geldik bilim ilerler
tıp ilerler birgün ölümsüzlük bulunursa hiç şaşmam belkide olmustur ki zaten olsada size bunu vermezler kardeşim merak etme hayal aleminden
çıkın bunlarla ugrasıcagınıza gidin kitap okuyun hayatınızı nasıl sürdürebilirsiniz onu anlamayay calısın ilim ögrenin

adam örümcekle napıcaz demiş çene kaslarım kitlendi resmen
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
21 Kasım 2012       Mesaj #16
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bu virüs örümceklerin ayaklarında bulunan enzim keselerinde genellikle taş altlarına yuva yaparlar bir örümceği yakalayıp laboratuvara götürün orda ayağına bir şırınga batırıp o enzım alın yalnız dikkat edin sakın üst keseden almayın o blüm zehir bölümü alt keseden alın sonra mikroskopta inceleyin sonuşları taratıp vc virüsü olup olmadığın anlarsınız dediğim gibi sakın sonuçlar çıkmadan enjekte etmeyin kanınıza.

Ben erkeğim 16 yaşındaım ergenliğimi tamamladığım halde 2 hafta okula gidemedim annemler doktara falan götürdü bu virüsün olduğu anlaşıldı ama merak etmeyin enjekte ettikten sonra onu sizden alamazlar çünkü kendi stoplazmasını sizin hücre stoplazmasıyla değişior .Bu da çok acı veriyor.Şöyle düşünün vücudunuzdaki bütün hücrelerin sökülüp yeniden takılması gibi.O yarasayı falan sakın kendineze ısırtmayın yarasalar kuduzdur anında ölürsünüz.

Ama o 2 hafta sonra mutlu son ayrıca dna nız değiştiği için göz renginizi kontrol edebilioyorsunuz.Gözleriniz kan görünce neyse ona dönüşür.Bu durumla karşılaştığınız zaman başparmaklarınızı birleştirip burnunuza götürmelisiniz.Ama değişim sürecinde sakın sıvı almayın vücudunuza aksi halde onların dna nla birleşmesine izin vermezsin bu durumdada dönüşümün tamamlanmaz ve AIDS olursun .o yüzden 1 hafta boyunca vücudunuza yemek almayın . sadece tatlı besinler yiyin dönüşüm tamamlandıktan sonra farkı anlıyacaksınız.Geçen gün arkadaşım okulda elime kalem batırdı. o anki öfkeyle onu duvara fırlattım.o yüzzden sinirlenmekten kaçının. Ayrıca öyle vampr konseyi falan yok devlet mi bunlar ? Biz kendi halimizde yaşarız.Virüs direk kalbe ordan akciğerlere gider solunum hızıınız duyulamayacak kadar az olur bu yüzden omuzlarınızı her zaman öne eğik tutun .

Size bir öneri tavşan avlayıp bir günlük demir ihtiyacınızı ordan karşılayabilirsiniz.çünkü bu virü kandaki demir azaltıyor işte bizler ,
bu yüzden kan içeriz.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
10 Aralık 2012       Mesaj #17
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
vampir yoktur diyenler yanılıyor. fakat bu sizin filmlerde gördüğünüz gibi bir şey değil. bu virüs vücuta girdikten sonra sindirim sisteminden kaynaklanan bir sorunla kan isteğine dönüşüyor. insan kanı şart değil. hayvan kanıda şart değil çok fazla tatlı yiyerek bu istek bi noktaya kadar bastırılıyor. vücutta demir eksikliği olduğu zaman nasıl toprak ihtiyacı oluyorsa bundada kan ihticayı oluyor. güneşe çıkamıyorlar diye bir şey yok sadece fazla kalmaları alerjik, bi yerden sonra ölümcül etkenler doğuruyor. güneşe çıkmayı tercih etmedikleri için gözleri herhangi tarz ışıklara maruz kalmıyor ve bu sebeple daha uzağı falan görebiliyorlar. insanların gözlerine doğrudan bakmazlar çünkü kan isteği uyandırır. kas yapıları genişlediği için ilk zamanlarda ciddi anlamlarda acı çekerler. ve dünyada 13000den çok daha fazlalar kaos olmasın diye böyle bir sayı veriyorlar. kısacası bu tarz bir hastalık. ve ömürleri ortalama 150-200 yıl oluyor. ölümsüzlük, uçma, çok hızlı hareket falan, hastalığın değil efsanenin parçasıdır. ama refleksleri daha güçlüdür. kısacası böyle bir hastalığı arzulayan herkes bir doktora görünmeli..
_EKSELANS_ - avatarı
_EKSELANS_
Kayıtlı Üye
11 Aralık 2012       Mesaj #18
_EKSELANS_ - avatarı
Kayıtlı Üye
İnanışa göre vampirlerin vücudunda bulunan virüstür. yani insanların vampire dönüşmesini sağlayan hastalığı tetikleyen virüstür.

MMilattan
önce binli yıllara dayanan vampirizm smilev günümüzün kültürü ile yeniden önemli bir yer tutmaya başladı. Lakin vampirizm gün geçtikçe ve popüler kültürün etkisindekaldıkça bozulmaya ve mutasyon geçirmeye başladı. CERN yardımları ve BSHG' nin araştırmaları ile gerçekvampirizmsmilev dört yıl süren uzun ve bilimsel araştırmalar sonucunda bazı tanımlar kazandı. İşte bu araştırmalar ve sonuçları...

Öncelikle vampirler ölü değildir. VC17 virüsünün vücuttaki sindirimsmilev sinir ve kas hücreleri üzerinde gerçekleştirdiği mutasyondan ortaya çıkmış bir hastalıktır vampirlik.

VC17 virüsünün oluşum zamanı milattan önceki yıllara dayanıyorsmilev özellikle ortaçağ da Avrupa'da yaygınlaşan bu virüssmilev halk tarafından hastalıklı kişinin şeytan ele geçirmiş gibi görülmesine sebep olmuş ve abartılı vampir efsaneleri ortaya çıkmıştır.

Toplumda yanlış bilinen vampir özelliklerinden bazıları ve doğruları şunlardır:

- Vampirler güneş ışığına çıkabilirsmilev güneş ışığına sadece alerjik boyutta duyarlılıkları vardır. Güneş ışığının vampir genli birine yapabileceği en büyük zarar deride dökülme veya kızarmalar ile nefes darlığı olacaktır.
- Sarımsak veya gümüşün vampirler üzerine herhangi bir etkisi yoktur.
- Pentagram ve diğer pagan işaretlerinden hoşlanmazlar. Pentagram bilindiği gibi bir pagan işaretidir ve kilise tarafından pagan dinine saldırı amacı ile pagan sembollerine şeytanı anlamlar yüklenmiştir. Vampirizm doğaya karşıt bir durum olduğundansmilev vampirler pentagramı asla kullanmazlar.
- Köpek dişleri dikkat çekici uzunlukta değildir.
- Tenleri soluk değildir. Her ırktan vampir olabilir ( siyahî ve Asyalı dâhil ).
- Ölümsüz değildirlersmilev maksimum ömürleri 600 yılsmilev ortalama ise 120 yıldır.
- Temel besin kaynakları kandır ama yemekte yiyebilirler. Kan ihtiyaçlarını genellikle hayvanlardan temin ederler ayrıca hayvansal kanda yeterince şeker bulunmadığı için gerekli şeker miktarı için bolca tatlı içerikli besin tüketirler.


Şimdi de doğru bilinen vampir özelliklerine bakalım:

- Karanlıkta görme yetileri insanlara oranla çok daha fazladır.
- 5 duyu organları oldukça hassastır. Çok iyi koku alabilirsmilev çok kısık sesleri bile duyabilir ve çok uzakları görebilirler.
- Saf kan olanları altıncı hisse sahiptir. Buradaki altıncı hissmilev karşısında bulunan insanın düşüncelerini ve duygularını hissetmektir.
- Fiziksel güçleri insanlara göre daha fazladır.
- Yaraları hızla iyileşebilirsmilev yüksek rejenerasyona sahiptirler.

Vampirler kan ile nasıl beslenir ve nasıl daha güçlüdürler?

VC17 vücuda girdiği anda ilk olarak mide genlerinde değişime yol açar. Kısa bir süre içinde mide kan ile diğer maddeleri kolayca ayırt etmeye ve kanı direk olarak sindirmeden bağırsaklara göndermeye başlar. Mutasyona uğramış bağırsaklar ise gelen kanı hiç bir oynama yapmadan direk olarak vücuda verir. Yüzde yüz alınan kanın vücuda katkısı ile kişi yüksek miktarda enerjiye sahip olur. İnsanlarda alınan besinin çok çok küçük bir kısmı ancak kana dönüştürülebilir.

Vampir vücudunda serbestçe gezen iyonik kan sayesindesmilev kişi yüksek miktarda rejenerasyon yeteneğine sahip olur. Normal bir insanda 3 günde iyileşecek bir yara vampirde 5-6 saat sürer.

Kaslarda meydana gelen değişimlesmilev laktik asit sentezi çok büyük oranda durur ve kişinin yorulma isteği azalırsmilevkaslardaki sınır varyansının da kalkması ile kişi ortalama bir insandan dört ila 7 katlık bir güç fazlalığına sahip olur.


Vampirleri nasıl ayırt edebiliriz?

- Güneş ışığını sevmezlersmilev zorunlu olmadıkça gün içerisinde dışarıda dolaşmazlar ya da gölge alanları tercih ederler.

- Karanlıktan hoşlanırlarsmilev özellikle florasan ışıktan nefret ederler.

- Gündüz uyumayısmilev gece yaşamayı tercih ederler.

- Gündelik işlere ve yaşam tarzına ilgili değildirler.

- Bol miktarda tatlı besin tüketirler.

- Akan kan gördüklerinde tepkileri farklılaşır.

- Kana olan tutkuları nedeniyle sıklıkla dillerini ve dudaklarını dişleri ile kanatırlarsmilev dudaklarında soyulmalar görülebilir.

- Kendilerinin bir yeri kanadığında mutlaka kanı az miktarda da olsa emerler.

- Gündüz ile gece arasında büyük karakter farklılığına sahiptirler. Gündüzleri oldukça sessizsmilev sakin ve asosyal görünen vampirsmilev geceleri tam tersi özellikler kazanır.

- Yaşam tarzları oldukça farklıdır bu yüzden onların hakkında özel bir soru sorduğunuzda bu sorulardan kaçış eğilimi gösterebilirler.

- Birçoğu geleneksel toplantılara uyum sağlamak amacıyla az miktarda Latince bilmektedir.

- Herhangi bir politik görüşün veya dinin aşırı fanatiği değillerdir.

- Cinsel istekleri fazladır. Cinsel ilişkileri kan beslenmesi ve geleneksel olarak iki şekilde olur. İlişki sırasındasmilevdoğal tepki nedeni ile ısırmasmilev kanatma veya emmesmilev ve bunun gibi alışılmadık davranışlar sergileyebilirler.

- Hayvanlar ile araları çok kötüdürsmilev hemen hemen bütün hayvanlardan nefret ederler. Özellikle kedismilev köpeksmilevfaresmilev kuş ve böceklerden hoşlanmazlar.

- Vücutlarında güneş etkisiyle oluşan kızarmalar veya dökülmeler görülebilir. Bu genelde güneşe maruz kalan yüz bölgesindesmilev yanaklardasmilev alında ve ağız çevresinde olmaktadır.

- Göz bebekleri genellikle koyu tonlara sahiptir (koyu mavismilev kahverengismilev siyahımsı ve yeşil ). Ayrıca melez vampirlerin göz çevrelerinde sarılıklar görülebilir.

- Safkan vampirlerin saçları gençken beyazlamış olabilir.

- İnsanların gözlerine direk bakmaktan hoşlanmazlarsmilev gözlerini sık sık kaçırabilirlersmilev bunun nedeni ise gözlerin vampiri kan için teşvik etmesidir. Ayrıca bu nedenle aynaya bakmaktan da hoşlanmazlar.

- Çoğu vampir şiddet dolu yapısını bastırmak için klasik veya yavaş senfonik müzik dinlemektedir. Sanılanın aksine vampirler siyah giyinereksmilev death metal dinleyen ve kendinden geçen tipler değillerdir.

- Sudan hoşlanmazlar.

- Kesinlikle kol saati veya künye takmazlar. Metalik yapismilev VC17 etkisindeki deriye zarar vermektedir. Deri bileklikler ise sorun teşkil etmemektedir.

- Loş ışık hariç her türlü ışıktan nefret ederlersmilev özellikle tam üstlerinde duran ışık oldukça rahatsız edicidir.

- Altıncı hisleri gelişmiş olduğundan çevreleriyle ilgilidirlersmilev bir vampiri bir çok kez size bakarken yakalayabilirsiniz.

- Hız ve güç olarak insandan üstündürler.

- Zeka ve bilgi düzeyleri ise yaşları ile orantılıdır.

- Bir vampir asla vampir olduğunu söylemezsmilev bu konu katı kurallarla yasaklanmıştır.

- Hastalıkları çok kısa sürersmilev yaraları çabuk iyileşir.

- Soğuğa dayanıklı fakat sıcağa oldukça hassastırlar.

- Sanılanın aksine sürekli koyu tonlarını tercih edensmilev sert imajlı ve sessiz değildirler. Her davranışa sahip vampir olabilir. Unutulmaması gereken vampirizm bir yaşam biçimi değilsmilev bir hastalıktır.

- Hayal güçleri aşırı biçimde geniştir.

- En açık üç vampir hareketini sık sık yaparlar. Birincisi iki elin başparmaklarının eller bitişikken aynı anda burna yaklaştırılması. Bu davranış kana olan isteği azaltmaktadır. İkinci davranış isesmilev kulakların oynatılmasıdır. Bu davranış istemsizdirsmilev amacı yoktur. Üçüncü davranışsmilev dilin dişlere sürtülmesidir. Bir vampirin dişleri genetik yapısından dolayı kanla maruz kalmadığı sürece acımaktadır.

- Perdeleme sistemine sahiptir. Bir vampir perdeleme yaptığında ( genellikle güneşli havalarda gözlerini korumak için yapar ) etrafında sadece gideceği yer kadarki bir kısma odaklanır. Bu da tanıdığı biri yanından geçse bile farketmemesine neden olur. Ancak perdeleme yokken vampirlerin göz bebekleri sürekli hareket eder ve bütün çevreye göz gezdirir ve onların hislerini algılar.

- Vampirlerin yürüyüşleri insanlardan biraz farklıdır. Bacak kaslarının yapısındaki farklılık nedeni ile biraz daha uzun ve eğik adamlar atarlar.


Günümüzde Durumlar

Vampirler varlıklarını ortaya çıkarmamak gayretindirlersmilev tahmin edilebileceği gibi bu durum büyük bir kargaşa ve kaosa neden olabilecektir. Genellikle zengin veya orta halli olarak yaşayan vampirler kan ihtiyaçlarını özel olarak kurulan şirketler tarafından hayvanlardan elde etmektedir. Ancak insan kanıyla beslenen vampirler de vardır. Bu tür vampirlersmilev vampir konseyi tarafından aranır ve gerekli görüldüğünde öldürülür. İnsan kanıyla beslenen vampirlerin fark edilmesi çok daha kolaydır çünkü gözlerinde kırmızı bölgeler oluşmuştur ve tırnak etleri kıpkırmızıdır.


Yönetenler Biliyor

Bir çok ünlü üniversitenin araştırmasına ve kanıtlar sunmasına rağmensmilev vampirizm olayı saklı tutulmaktadır. Amerikan hükümetinin sadece 2009'da Amerikan hastanelerinde kaybolan tonlarca serumun soruşturmasını nedensiz olarak durdurmasısmilev hükümetlerin vampirizm virüsü ile panik olmaması içinsmilev özel olarak ilgilendiğini göstermektedir. Hayvansal kan ile beslenen vampirler sorun teşkil etmemekte ancak hala kan ile beslenen vahşi vampirlersmilev vampirizmin öğrenilmesi halinde büyük bir kargaşaya neden olabilecektir. Yale University'e göre dünyadaki toplam vampir sayısı hayvansal olanlar 12000smilev vahşi olanlar ise tam sayısı bilinmemekle birlikte 700 olmak üzeresmilev yaklaşık 13000 civarındadır.


Sahtekârlık

Gençler arasında yaygınlaşan sahte vampirim akımının ise özentilik ve psikolojik hastalık olduğu belirtilmiştir. Öncelikle VC17 taşımayan biri vampir olamazsmilev ikinci olarak da bu gençlerin eylemleri sırasında yere çizdikleri pentagram ve tapınma şekilleri gerçek vampirizme terstir. Ayrıca belirilmesi gereken son nokta şudur ki; sık olmasa da her milletten ve dinden vampir olabilir.

kaynak: gizlimabet.com
Mira - avatarı
Mira
VIP VIP Üye
24 Ocak 2013       Mesaj #19
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

Vampir isirdiginda 1hafta icindde ölunur inyernette butun vampirleri arstirdim ve okudugum blglerden biliom o yazi okuya okuya bitmez tam 1gb inyernetim gitti bu arastirmadan.ve o vc17 virusu okudugum milyonca yazidan onuda arstirdim o virs heryerden insana gecebilirmis.ve vqmpir olmak icn bir ELDER bulunmasi gerekir ve bu nerdese imknsz bisi ve benim burcumu yoneten gzgn venus o konudan sansliim

Vampirler, elderler, burçlar... Bence uyku vaktin gelmiş evlat. Msn Sleepy
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
theMira
Alpdoancan - avatarı
Alpdoancan
Ziyaretçi
11 Şubat 2013       Mesaj #20
Alpdoancan - avatarı
Ziyaretçi
Bazen yazılanlara gülüyorum Msn Happy neden bunu istiyorsunuz ki, bu bir yasam tarzı mı? olduktan sonra ne olacak biliyormusunuz?? bence bu işlere kalkısmayın tavsiyeme uyun. arkadasınız olmicak,bir yasamınız olmicak tek derdiniz kan olucak, illa taktım ben W virusune bi belaya giriyim diyosanız tamam bu virus belkide bulasmıstır size, miğde bulantısı,kana istek,eklem ağrıları,eklem bölgelerinde kızarıklık ve morluk,göz yasarmaları,sinir krizleri,yanlızlık duygusu varsa bulasmıs olabilir lakin düzenli su içmek ve yemek yemek bu virüsün bedenden atılmasına neden olacaktır.Sen nerden biliyorsun derseniz saten ben bunları yasadım ve ben suan farklıyım..Msn Happy
Daha cok kurcalamak istiyosan irtibata gec belki dönerim ama belki

Benzer Konular

13 Ocak 2020 / nakavt Tıp Bilimleri
12 Mayıs 2013 / Saqo KoLiq Soru-Cevap
12 Ocak 2020 / sermlkv Cevaplanmış
27 Ekim 2012 / Misafir Soru-Cevap
12 Mart 2014 / Misafir Cevaplanmış