Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 136

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.190.956 Cevap: 8.002
Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1351
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
c7d602399bmy5


Sponsorlu Bağlantılar



SEN GİDERKEN….


Sen giderken gözlerimin dolduğunu gördün mü
Yüreğimin paramparça olduğunu gördün mü
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı

Sen giderken çiçeklerin solduğunu gördün mü
Ellerimin saçlarımı yolduğunu gördün mü
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı.

Sen giderken bahar mıydı, nergiste çiçek var mıydı
İki nefes (soluk) alıp vermek, yaşamak bu kadar mıydı
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı

MUSTAFA ÖZARSLAN

---------------------------------------------------

MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1352
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
Kaç Aşk Daha...

Sponsorlu Bağlantılar
Son bir kibritim kalmış
yakabilmek için son sigaramı
ve tek atımlık bir kurşunum
Aşk için..
...
Beklemektense
Ne zaman geleceğini bilmediğim.
en uygun zamanı..
ateşledim kibriti..
en derin kuyudan su çeker gibi
çektim içime..
...
korkunç güzel son sigarayı
son ateşle yakmak..
kurutuyor dudaklarımı
sigaranın dumanı
ve susuyorum aşka..
ziyan etmemek için
çekiyorum içime
dikkatle,
son damlayı..
...
kaç kez attım karavana
her tetiğe bastığımda
henüz sayabiliyorum..
...
fakat
kaç aşk dumanı daha
kurutacak ruhumun
yeni açmış filizlerini..
kaç hayal kırıklığı daha
gerekecek çöle döndürmek için
aşk tütünü yeşerten bahçelerimi..
ve
kaç aşk daha katledeceğim
son fırdı içime çekip
son nefesimi vermeden önce...
...
son duman kavuşurken
odamın havasının, yalnızlığına
küle dönmüş
aşk filizleri gibi dururken
kül tabağımda
kibritler, hayal kırıkları
sigara ve aşk külleri
yan(a) yana
...
ve bekliyorum halâ
yakmak için..
son kurşunumu...

Metin Adalı |

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1353
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Yutkunmak İnsan Kârı Değil Yokluğunu

sözünü etmiyorum senden yana
her düşündüğümde çentik atıyorum beynime
şok zamanlarımda acil servis oluyordu gözlerin
biraz kaş biraz sen biraz daha sen

hiposentezim bir mol nefesindi
hayata bağlanıyordum soluduğunda
suya dönüşüyordu kristallerim
ancak görüyordum renklerin yüzüme vurduğunda

ellerinsiz açık kalıyor devrelerim
bilmem kaçıncı dönemecinde olacak intiharım
yutkunmak insan kârı değil yokluğunu
silkeliyorum penceremden tozlarını


Mustafa Kaya
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1354
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Baba
Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
Anlatmak isterim seni dünyaya,
Acelen neydiki uçtun semaya,
Mezar,ının başında ağlarım baba,

Gururu sevgiyi senden öğrendim,
Mis gibi kokunu özledim baba,
Bu kadar genç yaşda ölmemeliydin,
Hasretin ciğerimi deliyor baba,

Bu kadar acıya nasıl dayandın,
Sabırlı olmayı öğrettin baba,
Bu koca dünyaya neden sığmadın,
Geride bıraktın bizleri baba,

Hastane yolları kaderin oldu,
Yanında biz varız üzülme baba,
O kanser illeti ecelin oldu,
Mevladan ümitler kesilmez baba,

Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi,
Bizi terketmeye hakkın yok baba,
Dostum dediklerin düşmandır şimdi,
İyiki namerdi görmedin baba,

Ağlarım gizlice sensiz günlerde,
Faydasız bilirim ağlamak baba,
Yaşamak isterdin sende bizlerle,
Sensizken mutsuzuz inanki baba,

Siğaran elinde kaşların çatık,
Nasılda sevdiğini gizlerdin baba,
Bir dilim ekmeğe soğanı katık,
Çayıda çok fazla severdin baba,
Şenol Mersin
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1355
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
s/onsuz zerre



açık yaralarını kusuyor devir ağız dolusu
herkes öyle bilmiş kendi tuzunun kurusunda
sözüm ona mimarı evvel şiirin ve hayatın
seksek yaşarken mızıkmaların külliyatında

hevesi haz olsa, kuşkusuz özenle ilkin
katıp kalp suyuna içeceksin fikr-i zikrini
özüne akacaksın toprağın gövdesinde
Nâzım yazan ceviz ağaçlı bu memleketin


S.Sevinç YILDIZ
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1356
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Koruyalım denizleri-1

Türlü balıkları,ondan tutarım.
Yazın serinler,içinde yatarım.
Gemilerle daim,yükler taşırım.
Emanet denizleri, koruyalım.

Kirletmeyelim denizlerimizi.
Koruyalım,yiyeceklerimizi.
Allah temizdir,sever temizleri.
Emanet denizleri, koruyalım.

Denizler bizim,canımız,kalbimiz.
Damarımızda gezen,al kanımız.
Aynı yatakta,yatan sevgilimiz.
Emanet denizleri,koruyalım.

19.03.2002-(on bir heceli)
Çörni more

Osman Denizc
kambis - avatarı
kambis
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1357
kambis - avatarı
Ziyaretçi
Sürgün Durağı

ne vakit bir gölge dokunsa
gidişine çektiğim perdeye
ayrılığa sürgün düşler geçiyor kıyılarımdan
durulmayı bilmiyor
içimde gelgitlenen mavi
ezip geçiyor bedenimi sessiz kıyılar
kanatlarımda yorgun bir hayat çırpınışı
sürgün duraklarında demlerim efkar...

rüzgara dolan kokun değdikçe ciğerlerime
sen alıp,ben veriyorum her solukta
geceye ilişiyor hüznümün rengi
ve sen sürüklüyorsun beni
bu kentin isimsiz sokaklarına
yüreğimin ellerinde binbir düğüm
ve ben döküldükçe dökülüyorum aşka...

bilirim
yıldızlar sönmeden sökmez şafaklar
bilirim
bir adım sonrası kül olmak bu hicranın
birazdan bitecek gece
sarhoş bir kentin yüzüne düşüyor
gün sarısı hatıralar
bir veda havasına bürünüyor gökyüzü
koca bir ayrılık kazınıyor şehrin kalbine
ve hiçbir rüzgâr
işlemiyor senin kadar içime...


Seval KEMERTAŞ
kambis - avatarı
kambis
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1358
kambis - avatarı
Ziyaretçi
GECE VE KALEM



Gece

köpüren dalgaları gibi denizin

kendi sessiz çığlığında çalkalanırken

yalnızlığın hüznü vurur kalemime



Bir mektup

bir resim bırakmadan ardında

Öylece

nasıl geldiysen bu iskeleye

yine öylece gittin

Yağmur yağıyordu



Geceyi

bu kadar ürküten dolunay mıdır

yoksa ayın tam kalbine gömdüğüm

yitirilmiş duygularım mı



Ya telgrafın tellerine

konmayı unuttu kuşlar

Ya gidenlerin dönmediği

yolu yokuş bir uzak kente düştü yolun

Ne bir ses

ne bir koku senden



Gecenin

iç karartan sessizliğinde

yağmalanmış ömrüm ve yalnızlığımdır

tam karşımda gölge gibi

bir duvardan diğerine düşen



Senden sonra

bunca kuraklığıma inat

bir damla yağmur düşmedi

ne geceye ne gündüze

Oysa yağmurlara kuruyordum saatleri

ve takvimleri kırlangıç fırtınasına



Geceye

celladın yağlı ipi dokunurken

yalnızlığın kanları damlar kalemimden

şarap rengi şafak, ne kadar da uzak



Sen gittin

ben öylece kaldım

kıpırdamadan



Atila IŞIK
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1359
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Hangi Ayrılık

Hangi gün karar verdin,
Küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana,
Böyle inceden inceye?

Hangi otobüs söyle,
Hangi uçak, hangi tren;
Seni benden götüren,
Beni bir kuş gibi öttüren?

Hangi kırılası eller dolanır şimdi,
Kırılası belinde?
Hangi rüzgar şarkı söyler,
O ay tanrıçası teninde?

Hangi çirkin gerçek uğruna,
Tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin,
En mahrem sırlarımızı?

Hangi cama kafa atsam;
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip,
Hangi masaları dağıtsam?

Ben de bu sersem başımı,
Karakolun duvarına vursam!
Kendimi caddeye atıp,
Arabaların altına savursam!.

Hangi tercih beni,
En hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de
Ömür boyu süründürür?

Kayıp ilanı mı versem,
Şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri,
Seni bulup getirene?

Hangi ayrılık var ki,
Böyle diş ağrısı gibi, durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki
Böyle musluk gibi, içime damlasın?

Hiç sanmam, hasta kalbim,
Bunu bir süre daha kaldıramaz..
Feriştah olsa, böyle
Eli-kolu bağlı, bekleyip duramaz!..

Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder,
Ateşimi söndürmeye?

Olur mu be, olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi;
Buruşturup bir kenara atılır mı?

Vefa bu kadar basit mi?
Alınır mı, satılır mı?

Hangi hırsız çaldı
Seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı,
Bizi birbirimizden?

Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü,
Yerden bütün izini?

Hangi yaldızlı otel,
Çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara,
Seni kolayca kandırdı?

Hangi şarlatan imaj,
Böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaatler,
O saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze-eze,
Hangi anası tipli parlak çömeze
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?

Hangi yamyamlara yedirdin,
O masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi,
El değmemiş sevdamızı?

Hangi bıçak keser şimdi,
Benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır,
İnsanlara olan inancımı?

Hangi bekçi,
Hangi polis artık zapteder beni?
Ve hangi su bağışlatır,
Hangi musalla temizler seni?

Hangi sevgili var ki
Senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki
Benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki
Böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taşyürek var ki
Benim kadar ağlasın?

Kaynak: Gözleri İntihar MaviYusuf Hayaloğlu
C.A.N.D.Y - avatarı
C.A.N.D.Y
Ziyaretçi
20 Şubat 2007       Mesaj #1360
C.A.N.D.Y - avatarı
Ziyaretçi
Şiir Nehri -2- [Arşiv]
ama nasil, avuclarimda camdan bir parca gibi
kalbimi sikip parmaklarimi kanatarak kirasiya, çildirasiya...
Erkek kadina dedi ki: -Seni seviyorum,
ama nasil, kilometrelerce derin,kilometrelerle dumduz,
yuzde yuz,yuzde bir besyüz yüzde hudutsuz kere yuz...
Kadin erkege dedi ki:
-Baktim dudagimla, yuregimle, kafamla; severek, korkarak, egilerek
dudagina, yuregine, kafana.
Simdi ne soyluyorsam karanlikta bir fisilti gibi sen ogrettin bana...
Ve artik biliyorum: Topragin --- Yuzu gunesli bir ana gibi
--- En son, en guzel çocugunu emzirdigini...
Fakat neyleyim saclarim dolanmis
olmekte olanin parmaklarina basimi kurtarmam kabil degil!
Sen yurumelisin , yeni dogan çocugun gozlerine bakarak...
Sen yurumelisin, beni birakarak... Kadin sustu. SARILDILAR
Bir kitap dustu yere... Kapandi bir pencere...
AYRILDILAR...
.Nazim Hikmet Ran
blank


Son düzenleyen Blue Blood; 21 Şubat 2007 03:22 Sebep: gozleri yormayan renkler secin

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya