Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 567

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.199.775 Cevap: 8.002
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5661
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Sponsorlu Bağlantılar
Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
***** yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

AHMED ARİF

CaNaRY - avatarı
CaNaRY
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5662
CaNaRY - avatarı
Ziyaretçi
Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde..
İşte, sevmemek için de öyle,

Sponsorlu Bağlantılar
Seni Sevmek için ne kadar söz varsa dilimde,

Seni Yermek için,
Sana Ermek için..
Yok işte,

Bir yalan uyduruyorum ben kendimce,

Kendime umutsuzluk,
Sana Umudum,
Yollarına çaresizlik düşmüş Eşkıya,

Ben sana zehir zemberek suskunluğum,
Ben sana gözlerinden vurulmuşum;
Sana açılan Kapıların kapanan sesinde,

Ben seni değil Kendimi unutmuşum;

Yaralarımın kanayan damarlarına,

Uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm;

Ne mutlu bana...

Ne mutlu,
En çok bir yıldız kayıyor biliyormusunuz?
Bir dilek tutuyorum işte,

Ellerin oluyor...
Tutunuyorum sana..

Soluksuz bir sokak lambası altında,

Şubat'a müebbet gözlerini sunuyorum sana

Anlasana.....

Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde..
İşte o kadar yalan uyduruyorum kendime,

O kadar yalan...
Kime ne...


Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne?

Kendimi sende unutuyorsam kime ne?
Sende susuyor, Sende konuşuyorsam
Sende uyuyup Sende uyanıyorsam,

Vuruyorsam talan olan umudun mahzeninde kendimi,
Kime ne,
Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşüncende,

Yalan yada gerçek,

Sen sakın gecesiz uykularımda üşüme!

Ben üşüyorsam kime ne....


Bedirhan Gökçe

LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5663
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Zaman durdu
günün neresinde bilmiyorum
düğümlendi tümceler
sana anlatamadım
fırtınalar koptu evrenin bir yerinde
ya da seller götürdü
yoklara karıştı içimdekiler
yüreğimdeki acıyı
ve gözyaşlarımı hapsettim usulca
yokluğunun başlangıcını hissettim
tüm benliğimde
ne de kolay söyledin herşeyin bittiğini
hiç yaşanmamışcasına, paylaşılmamışcasına
dudağının iki arasında
durdu dünya..


FİGEN AKYOLER
tekinfsm - avatarı
tekinfsm
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5664
tekinfsm - avatarı
Ziyaretçi
Mona Roza - Sezai KarakoÇ



Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza, siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir, södü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları



Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki, ben, Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler, o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki, kapalı gece ve güne
Altın bilezikler, o kokulu ten

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza, siyah güller, ak güller.

Sezai KARAKOÇ

Son düzenleyen MaLiNBeR; 16 Şubat 2008 02:18
miss_didem - avatarı
miss_didem
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5665
miss_didem - avatarı
Ziyaretçi
Sana uzak kentlerden birinde
zamanın bir yerinde seni ve senli günleri
anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstündeeskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan,kulağının arkasına düşüşü ve burnun,herkesten başkaydı işte.....
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı....
Ne güzeldiler sen bilmiyordun....
BEN SENİ SEVİYORDUM....
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara,vitrin camlarına,kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu çoğalarak
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi,herşeyi erteleyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor,köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk,
Cesurduk....
Ufuk çizgisi maviydi,gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
BEN SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun....
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun...
Sonra herhangi biri oldun,bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yağmurlar yağdı,serin haziran akşamları
Derken birgün uzaktan gördüm seni....
Saçların bana inat başın herşeye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi....
İclal AYDIN
LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5666
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Rüzgar olmak isterdim esmeyi tüm gücümle burcu burcu
salıncak gibi sallamayı yemyeşil doğayı seher vakti
kelebeklerle dans etmeyi kırlangıçlarla yarışmayı
meltem olmayı güzel bedenleri sarhoş etmeyi arzuyla
sarmak isterdim doludizgin sevdalıları kollarımın arasına
denk olmak isterdim güçlü ile korkusuzca aşkı savunmayı
yaz sıcağında kavrulan insanları kana kana serinletmeyi
düşlerinde dalga dalga saçları savrulan sevgili yaratmayı
romantik bir rüzgar olmak isterdim pencere pervazlarında
flüt ney kanun gitar olmak isterdim içli içli öylesine
aşk şarkılarını tekrar tekrar yorumlamayı gönül dostlarına
uzaklardan çok uzaklara göçmen kuşlarını ağırlamayı
tüm dondurmaları yemişleri elma şekerlerini
doya doya tattırmayı gariplere öksüzlere yetimlere
saçlarını okşamayı melek çocukların birer birer şefkatle
ılgıt ılgıt esmeyi denizlerden ormanlardan yaylalardan
rüzgar olmak isterdim evrenselliğe barışı kardeşliği katmayı
ırkı dini cinsiyeti hoşgörü ile bağdaştırmayı
çorak toprakları kurumuş boğazları Kevser nehri ile doyurmayı
rüzgar olmak isterdim dünyayı kucaklamayı...
VOLKAN YILDIRIM

Demir YumruK - avatarı
Demir YumruK
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5667
Demir YumruK - avatarı
Ziyaretçi
Bir deli özlem bu..

Özlüyorum seni,
Yalansız bir özlem bu
Dolansız, saf bir özlem.
Yeni doğan bir çoçuğun
Minicik elleri gibi
Yumuşak ve mazlum
bir özlem bu...

Gökyüzü kadar büyük
Senin kadar yüce
bir özlem bu...

Hasretten ağlayanan sevdalıların
Yıllarca kavuşamayanların
İki gün bile dayanılamayan
bir özlem bu...

Ne yapacağini bilmeyen
Telefonlar bekleyen
Ağlayan, isyan eden
Kendisini harap eden
bir özlem bu...

Yolda yürürken
Otobüslere dört gözle bakan
Belki, onu görürüm diye
Kıpır kıpır yerinde duramayan
Salak salak, bos bos gezinen
Seni arayan bir özlem bu.

Bulutlara baktığında bile
Sanki seni göreceğini sanan
Orda olmadiğını bilen
Ama yinede şansını deneyen
bir deli özlem bu...

Yani güzelim,
Bir kalpsizi bile,
Ağlatabilecek,
bir deli özlem bu...


Tutku Bakay

miss_didem - avatarı
miss_didem
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5668
miss_didem - avatarı
Ziyaretçi
UNUTMAKTAN GELİYORUM
daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan.
ayrılığın kokusu hala üzerimde
avuçlarımda buzdan alev
yüreğimde yepyeni bir ateş kes.
gitmeler bana kaldı gene bu aşktan,
bütün sayfalarım sil baştan.
sonu sonu nereye varacak bilemiyorum
oysa içimde inadına yanan bir mum
dokunma ellerime dokunma sönmedim daha
unutmaktan geliyorum
daha dün kirpikleri kadar yakındım ona
her gece düşlerimde sabahlıyordu
işte orada köşe başında bıraktım ellerini
o bana ben ona ağlıyordum...
son tediği gözleri çekti gözlerime
kanıyor kanıyor kanıyordum......
ölüler yalan söylemez bilirsin deliler giib seviyordum!
daha biraz önce onu öpen bu dudakları aynalarda parçaladım,
onu okşayan bu elleri yangında bıraktım,
ona gülen bu gözleri zindanlara attım
yüreğim ayazda kaç şiirim çığlıklar attı ardından sayamıyorum.
bavullar dolusu hatıraları bir mağaraya taşıdım
yalnızlığımı bir dağ başına
kendimi nereye koyacağim bilemiyorum..
ne olur ne olur ayıplama beni
susmadı gözlerim
ağlamaktan ağlamaktan geliyorum.
zıpkın yemiş balıklar gibiyim
şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi,
bir eski şarkı yağmalar bütün duygularımı
çıkmaz sokaklarda kkaldım biliyorum
başım dönüyor,ben dönüyorum!
acele etme acele etme ne olur bekle biraz
daha yırtmadım dönüş biletini,
daha yakmadım bütün gemiler
öle yorgun öle bitkin ve öle suskun
unutmaktan geliyorummmmmm!!!!!!!!

Ahmet Selçuk İLKAN
Demir YumruK - avatarı
Demir YumruK
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5669
Demir YumruK - avatarı
Ziyaretçi
Sevda Çınarı

Neydi o günler gelip geçerdi.
Neşe sevinç,coşku içinde
Annemin sevinci,babamın sesi
Delerdi içimi bir mermi gibi...

Ah! ...Köyümün akan pınarı
Pınar koruyan sevda çınarı
İçimde dolanan AŞK fırtınası
Salıyor köyümün dört yanını

Gözümü açıyorum acı,nefret...
Çirkeflik dolmuş içim,dışım
Ağlıyorum, birçare halime
Maziyi anıpta da, dolan gözlerle.

artık ğüvenim yokki dünyaya
Şu dost görünen, sahte simaya
Duyun, inanmıyorum sevda sözüne
İnansam ne çıkar,değişen nedir?

Muzaffer Arslan
Demir YumruK - avatarı
Demir YumruK
Ziyaretçi
15 Şubat 2008       Mesaj #5670
Demir YumruK - avatarı
Ziyaretçi
Bir Gün Baksam Ki Gelmişsin

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik
Saçlarında ilkbahar..

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Gülüşünde taze serin bir rüzgar
Ellerin yine eskisi kadar güzel
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Hasretin içimde sonsuzluk kadar.
Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.
Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.
Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm
Benim olmuş dünyalar. . .


Yavuz Bülent Bakiler

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya