Arama

Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? - Sayfa 15

Güncelleme: 29 Mayıs 2012 Gösterim: 257.878 Cevap: 1.073
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
24 Kasım 2006       Mesaj #141
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
nefes nefeseydim.....
öldüm öldüm dirildim sanki.
Sponsorlu Bağlantılar
gezmediğim, görmediğim yerlerdeydim, haberin yoktu.
bir paris'teydim bir marsilya.
bir vagondaydım, bir istasyondaydım.
ellerim titrekti,yaşlıydım,
gözü yaşlıydım.
bir geldim bir gittim, sen görmedin
kimseler görmedi.
kızdım birine sonra çok sevdim
alışıverdim......
pencerelere koştum son bir nefes
cığlıklar attım ellerimi sallayarak.
telefon ettim karşı binaya,
sonra öbürüne sonra diğerine....
herkeslere telefon ettim,
yetmedi.
gururluydum,
sözümden dönmezdim.
bir rakı koydum kendime buzsuz...
ellerimde küçük resimler vardı,
milyonlar yaşındaydım,
en genç halimle.
korkular duydum hep, sen nerelerdeydin?
tren gıcırtıları duydum
keskin bir düdük sesi yırttı her yanı.
nereye gittiğimi bilmeden gittim, gittim.....
şehirler, ülkeler terkettim korkmadan,
yolculuk hiç bitmedi...
korktum hem de nasıl korktum.
bozuk yemekler yedim, midem bozuldu.
kaybettiklerime üzüldüm o seslerin içinde,
trenden korktum, geceden korktum
korkmaktan korktum.
gittim de gittim
gittim de gittim...
bir kitabın sayfalarında kayboldum,
gelin kurtarın beni.
feather

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
24 Kasım 2006       Mesaj #142
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Giden mi kalan mı yalnızdır bilinmez demiştin, gözlerimi gözlerinden ayırmak istemediğim o hüzün dolu ayrılık akşamında...

Sponsorlu Bağlantılar

Bu ayrılık diğer ayrılıklara benzemiyordu. Sen bunu benden önce fark ettin.


Bense, hissettiğim halde görmezden geldim...


Dünyanın neresine, yaşamın hangi ücra köşesine gidersem gideyim, sensizlik bana en dayanılmaz acıları, en çekilmez hüzünleri yaşatacak ve bunları bile bile yaşamak zorunda kaldığım için, senden uzak kalmak uğruna yangına körükle gittiğim için artık alışmıştım bu iç çekişlere, bu sonsuz yalnızlığa, kabus sensizliğe...


Gözlerimin içine bakıyordun, yeni başlayan ve sanki hiç bitmeyecek olan bir özlemle...


İçimdeki fırtınaları dindirmek istiyorum gözlerinde... diye yazmıştın...


O akşam kelimeler, içindekiler, kalbine sığdırmaya uğraştığın onca yoğun duygular, bana söylemek istediğin halde bir türlü söyleyemediğin, gözlerimin içine bakarak o anlamlı bakışlarınla anlatmaya çalıştığın o kaos içinde çırpınan tüm kelimeler artık isyan ediyordu...


Senin ruhundan benim kalbime doğru hücum ediyordu hepsi, ve ben, ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmeyen, baskı altında olan insanların yaptığı gibi kıpırdayamıyor, konuşamıyor, ne olacağını düşünemiyordum...


Adeta kilitlenmiştik o anda, ve biliyorum, ikimizde aynı şeyi düşünüyor ve aklımıza takılan bu zor soruya cevap bulmaya çalışıyorduk...


Giden mi yalnızdır kalan mı?


Bu sorunun cevabını her gün, her an düşündüm sevdiğim...


Senden uzak kaldığım o işkence dolu günlerde, o uykusuz saatlerde, seni düşündüğüm, yüzünü hayal ettiğim zamanlar hep bu soru hançer gibi saplanıyordu yüreğime...


Senden çok uzaktaydım artık, günlerdir konuşmuyorduk...


Seni, benliğini o kadar özlemiştim ki, sanki baktığım her tarafta senin o vazgeçilmez yüzünü, o benliğinin açıkça yansıdığı o eşsiz yüz ifadeni görüyordum...


Ama içimden gelen alışkın olduğum o his, bana yalnız olduğunu ve bana sorduğun o sorunu cevabını senin çoktan bulduğunu, kalanın yalnız olduğunu kabullendiğini ve bedeli ne olursa olsun senin yanında olmamdan başka bir şey istemediğini söylüyordu... Ama bilirsin, içimden gelen o seslere inanmayı sevmem ben...


O hisleri yaşamımda karşılaştığım yapmacık insanlara benzetirim.


Ne olduklarını ve neler yapabileceklerini bilirim, ama asla inanmam ve güvenmem onlara...güvenmek istemem...


Sanki ben istediğim, ben düşündüğüm için iyi görünürler gözüme, ama gerçekle hiçbir alakaları yoktur...


İşte bu yüzden inanmak istemiyordum yalnız kaldığına, acı çektiğine, beni özlediğine ve ne olursa olsun beni bekleyeceğine...


Acı çektirmeyi sevmem ben, bilirsin.


Acı çekmek, yalnız kalmak ve o sessiz yalnızlıklarda içimden ismini sayıklamak, yanımda olman için umutsuzca yalvarmak bana göre...


Beni buna sen alıştırdın, ben yıllardır buna alıştım, acı çekmek artık yandaşım...


Ben bunları yaşarken aynılarını senin de yaşamanı kaldıramam.


Yalnızlığı ben yaşamalıyım, sensizliğin acılarını, isyanlarını ben çekmeliyim, tek başıma...


Sen ne kadar anlamaya çalışsan da, sensizken yaşadıklarımı asla yaşayamazsın, hissedemezsin.


Kalan değil, gidendir yalnız kalan sevdiğim...


Giden yalnızlık için, acı çekmek için, isyan etmek için bırakır gider, kalan aynılarını yaşamak zorunda kalmasın diye...


Yalnızım işte...bunu yaşayacağımı bile bile kalmadım, kalamadım yanında...


Yalnız kalmaya, sensiz olmaya, acı çekmeye ve buna ne kadar dayanabileceğimi görmeye ihtiyacım vardı.


Sensiz kalmak bana çok şey öğretti...


İlk öğrendiğim, son dakikalarımızda bana sorduğun o sorunun cevabı oldu...


Gidendir yalnız kalan sevdiğim...


Yalnız değilsin, biliyorum.


Yalnızım, görüyorsun...


İkinci öğrendiğim şey ise ben burada sensizken, mutsuzken, içimde hayata karşı hiçbir istek, hiçbir beklenti ve yaşama hırsı yokken, senin orda yalnız olmadığını ve seni düşündüğüm, seni yaşadığım kadar beni yaşamadığını çok iyi biliyorum...


Senden uzaklaşmak, sensiz yapıp yapamayacağımı görebilmek, bu korkunç yalnızlığa ne kadar tahammül edebileceğimi görmek içindi seni orda bir başına bırakıp, bu sürgün yaşamda yalnızlığı, sensizliği seçmem...


Bir gün mutlaka döneceğim, biliyorum...


Çünkü bu ölümcül yalnızlığa daha fazla dayanamayacağımın farkına vardım.


Ben burada yalnız olsam da, senin orda yalnız olmadığının ve sırf tek başına olmamak için en olmadık, sana ve ruhuna en yabancı ve bilinmez insanlarla birlikte olduğunun farkındayım.


Bütün bunlarla yüz yüze geleceğini bilerek terk ettim seni ve yola çıktım kendi yalnızlığımla...


Yalnızlığımı yaşadıkça, sensiz olduğumu hissettikçe aklıma sorduğun soru geldi, sorunun cevabını bulmaya çalıştıkça aklıma sen geldin, ve sen aklımda oldukça bu yaşadığım hayat, bu hissettiğim yalnızlık, durmadan duymazdan geldiğim o içimdeki sesler ve yalnız olanın ben olduğumu kabullenişim çığrından çıktı içimdeki fırtınalarda...


Seni, bile bile en olmadık zamanda, çok bildik bir mekanda ve ruhuna en yabancı olan insancıklarla bir başına bırakıp terk ettim...


Döneceğim seni bıraktığım o yerlere, giden ve gittiği gibi geri dönen olacağım, biliyorum...


Oysa biliyorum, kalan değil, gidendir yalnız olan...


Oysa özlediğim, biliyorsun, giden değil kalandır terk eden...


Bir de gör beni, giderken bana yazdığın yazıda, kendi gözünden ve kendi kalbinden:


“Karanlığıma gömerken seni sessiz çığlıklarım vardı içimde...korkularım, yine bana kalan yalnızlığım vardı. Zormuş; bu kadar yakın olupta uzak durmak,bu kadar uzak olupta seninle dolmak...yazmanın en iyi şey olduğunu söylerdin hep bana inan ki o bile durduramıyor içimde sana doğru akan seli...iki düşünüp bir yazıyorum her zamanki gibi öyle alışmışım ki kendimi sınırlandırmaya. gidiyorsun artık çok uzaklara,.varlığını ilk defa bu kadar derinlerde hissedip,kendimi sana açmışken gidiyorsun işte... içimdeki yerini zor fark etti benliğim, yokluğunla daha da yorulacak, belki de darmadağın olacak... gözlerimdir konuşan sadece. isyanlarımı, korkularımı, daralan zamanımı, yalnızlığımı anlattı herkese hiç kimsenin onları hiç kimsenin anlayamayacağını bildiği halde, belki de buydu onu rahatlatan... inan ki içimdeki dünyam, içinde bulunduğum dünyadan daha büyük... en büyük farkları; içimdeki... benim dünyamda herkes olması gereken yerde, hakkettiği gibi...

Gidişini düşünmek bile korkutuyor beni... Tarifi olmayan duygularımla sana uyanıyorum her sabah, Varlığınla çoğalıp yokluğunla eksiliyorum...”
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
25 Kasım 2006       Mesaj #143
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
@Dur gitme@
Dur gitme! ..
Hicran çöker baharlarima
Susar tabiyat,
Aglar, gözlerim yokluguna

Dur gitme! ..
Yikilir hayallerim her saniye
Yitirir yelkovanini zamanlar,
Kapanir, mavilere acilan bütün kapilar

Dur gitme! ..
Kayar, bütün yildizlar
Belki de, gündüz olmaz
Sarar bedenimi çaresiz yokluklar

Dur gitme! ..
Yagmaz, yagmur eskisi gibi bu sehre
Mevsim degisir kar yagar yorgun bedenime
Unutma,bu yürek sende hüküm sürmekte...

Dur gitme yasayan ölü olurum sensizlikle
Dur gitme son birkez gül hiç gülmedigin yüzüme..
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Kasım 2006       Mesaj #144
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Direnmez,
yakar ve yıkarken,
Varsın kaybolsun herşey;
geçmiş, olsun adın.
Silinsin tüm anılar,
dostluğumu açmış,
sabırla gülümserken.
Gitmeyi mi seçtin yine,
Git istiyorsan....
Git...
Bir daha dönmiyeceğimi bile bile git
Herşey için geç olduğunu bile bile git
git...!
feather
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Kasım 2006       Mesaj #145
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sekizinci tepesinden bakmak İstanbul’a
Ya da deliler gibi tutulmak sana
Ne fark eder ki?
Kayıp düşler şehriyken yüreğim;
Ufuksuz hayallere salınmak
Yalınayak gezinmek hayatın kuytularında…
Gölgeleri bırakıp yol kenarına
Günsüz, gecesiz…
Bir yanlışa harcayıp tüm doğruları,
Senin için üç yanlış olmak mesela
Ya da tüm yanlışlara rağmen
Tek doğru olarak çarpışmak hayatla
Ne fark eder ki?
Azme zincirliyken kaderim
Hele de böylesine hırçın dalgalarım varken;
Kopup bir ucundan sevdanın
Pervasızca savrulmak hayatın krallığında
Anıları tutuşturup en acıyan yanından
İssiz, dumansız…
Zamana asi duruşlarla yürümek
Saçtaki tek beyaz teli şahit göstermek yalnızlığa…
Yok yok!
Avuçlarımdaki kan kadar yok isyanım
Belki bir parça sitem
Aldırma sen bana
Gecelere erittiğim mumlar kadar ergin yüreğim
Ve kelimelerim kadar özgürüm
Yosun kokusu biriktiririm midye kabuklarımda
Yıldızlarıma türküler asarım
Kızıl yağmurlar yağdırırım beyazlarıma
Hani bir de sessizce çıkıp giderim ya;
Sen bana aldırma!
feather
nazlisu - avatarı
nazlisu
Ziyaretçi
26 Kasım 2006       Mesaj #146
nazlisu - avatarı
Ziyaretçi
gidişin ölümüydü umutlarımın
güllerin yüreğimde can verişiydi
ufkumda her akşam hüzünlü ve dalgın
seninle batan ömrümün güneşiydi

ardında bir istanbul bıraktın öksüz
içimde yokluğun ateşini yaktın
karanlıklar ortasında güpe gündüz
yıkılmış, dağılmış bir adam bıraktın

gün gün yaklaşan bir şey var, ölüm mü ne
değilse; içimde bu ürperti niye
dolaşan kim benimle deli divane

güzel olan her şeydi seninle giden
şimdi bütün hayallerim yoksul kaldı
gittin... bana bu rezil istanbul kaldı.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
26 Kasım 2006       Mesaj #147
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Gülümseme el sallarken
keder gölgeliyordu günümü
ahlarla yüklü bir gemide
yol alıyordu fikrim
gittiğinde beri dümenini kırıp
olur olmaza laf atıyordu
satıyordu hatıraları
ve titriyordu zamanlar eserken
esrik bir vebaldi boynuna dolanan
döktüğü terlerde boğulan
bir aslandı, yenilip
sırtlanlara yem olan
uyutmadı ağıtları unutmadı
baki boşluklar seyrederken
adı söylenemeyen
ayrılıklar yaşıyordu
dolup taşarken çıkını
buruk tatlar kalıyordu
uzadıkça kısalan
kısaldıkça uzayan
günler devriliyordu
tövbesiz avuçlarda
beyazlar da soluyordu
uyanık görülen rüyalara
sofralar kuruldu tabirlerle
kudurdular siyahlar alevlenince
oysa kızılda değimliydi sıra
üryan geldim üryan giderim
beklesin patiskalar
kolu kanadı kırık sevgiler arasında
savruldu diyeti pahalı giysiler
saramadı yüreğini vefa hiç aramadı
ayarı bozuk gönül terazilerinde
kefesiz tartıldı şifalar
satılmadı hiç derman olacak dertlere
dert dolabı dönerken hızla yörüngesinde
durun durun zamanı durdurun diyemedi kimse
üşüyorum durduğum halde düşüyorum
kaymalarda aklım
kalmadı gizlim saklım
gülleri kuruttum, soldu karanfiller
ve ezildi kırlarda ki gelincikler
artık altını oyduğu toprağa
yüz vermiyor sular seller
kıyılardan çekildi med cezirler
sahil utanırken kuruluğundan
ayaklar kaldı yalın
alın kalmasın beklemeleri gözlerden,
“giden dönmez ki seferinden.”
feather
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
26 Kasım 2006       Mesaj #148
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bir ilişkinin neden ucundan sürükler insan..?
Ne zaman aynı arkadaşlarımın aynı eşlerindensevgililerinden bir kez daha ayrılmayı düşündüklerini duysam? Bu soru hep kafamda döner durur. Hastalıklı,kısır döngü ilişki dedikleri buydu galiba.
Bu kadar dönmesinin nedeni sorunun tek bir cevabının olmaması. Tıpkı aşk ,sevgi,başarı,güven kavramları gibi.Kişiye göre göreceli, değişiyor hepsi. Hayatına almak istediğin kadarını alırsın..
kendince evirip çevirip uygun bir rafa koyarsın.Onu bildiğin gibi yaşar ve karşı tarafa anladığın şekilde yansıtırsın? Hani sevdiğini gösteremeyen erkekler, yıllarca şairane bir söz bekleyen hanımlar gibi?

Evlilik , ilişki, aşk ;öyle bir türü var ki öldürmüyor ama süründürüyor demek pek de yersiz olmaz…
Hepimizin hayatında,çıkmaz sokaklar, asla olamaz böyle dediğiniz kişiler, ayrılıp barışmalar, adı bir türlü konamayan ama adsız da yaşayan ilişkiler olmuş ya da hala devam etmektedir.?
Öyle değil mi?
İlk başlarda ideal çift havasındaki o aynı anda aynı şeyleri düşünmeleri hatırlayın. Uyumun en iyi seviyede gitmesi geleceğe dair umutlandırıverir.
Ufak tefek değişik huylara ise şu cevabı veririz içimizden
“Ben onu değiştiririm.” “Zamanla azalır” ya da “her şeyi o kadar kusursuz ki başka ne isterim? Varsın o yönü de eksik olsun”
İşte bu büyük misyon sevgimizle güçlenir..

Hayatımızda birileri olmasına duyduğumuz içgüdüsel ihtiyacın sesiyle de bırakırız her şeyi zamana…
Ah o zaman denen hain.. Yıllar geçtikce yakınlaşacağımız yerde daha da uzaklaşırız sanki.
Aramızdaki farklılıklar daha da belirginleşmiş, tablo daha da netleşmiştir görmeye başlayınca..
Önemli olan birlikte aynı yöne ilerlemek iken biz kendi rotamızı bile bulamaz hale gelmişizdir.

“Bu kadar değişik beklentileri nasıl olabilir benden? Eskiden böyle miydi de ben mi göremedim? Hala ısrarla aynı şeyi yapıyor? Of bazen nasıl bu kadar sürdürebilmişim şaşıyorum.. İyi ki iş var. Biraz uzaklaşmak iyi geliyor akşama kadar. Yoksa olmayacak bir şeyi mi sürdürüyorum ben? Yani farklıyız biliyorum ama iyi yönleri de var.. hata yaptım demek istemiyorum ama yaptık galiba.. Biraz benim istediğim gibi olsa hiçbir sorun kalmaz”
belki arada belki her gün bu tip cümleler geçer kafamızdan..
Hata mı,ayrılmalı mı? Peki beni tutan ne? Değişir mi ? Ben elimden geleni yaptım mı..
Ne kadar zor sorular bunlar düşününce. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki..Kavgalar fırtınalar hızlı ayrılıp barışmalar başlamıştır artık.

Gitmek mi zor bu aşkta kalmak mı?
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
26 Kasım 2006       Mesaj #149
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Giderim

Üzülme sevgilim çıkmam karşına,
Ayrıldık seninle dönmem yoluna,
Başkası girsin şimdi koluna,
Öfkemi içime atar giderim.

Yazdığım şarkılar hatıra kalsın,
Arasıra dinle beni anarsın,
Gözlerim yaşarır, belki anlarsın,
Hasreti kalbime gömer giderim.

Unutmaya çalışır adını anmam,
Senden başkasını yerine koymam,
Aldiğim nefesi yaşamak saymam,
Durmam buralarda çeker giderim.

Aslında ayrılmak bana koymadı,
Verdiğin çiçekler daha solmadı,
Seninle olmanın tadı kalmadı,
Bağrıma taşları basar giderim.
SUNNYQUEEN - avatarı
SUNNYQUEEN
Ziyaretçi
26 Kasım 2006       Mesaj #150
SUNNYQUEEN - avatarı
Ziyaretçi
GİDEN GİTMİŞTİR,GİTTİĞİ GÜN BENDE BİTMİŞTİR...... Msn SarcasticMsn Sarcastic

Benzer Konular

2 Ekim 2008 / Sedef 21 Taslak Konular
10 Ekim 2012 / Misafir Soru-Cevap
14 Şubat 2016 / Safi X-Sözlük