Yarım Kaldım...
Gitmek mi zor? Yoksa kalmak mı?
Güle güle diyebilmek mi? Yoksa hoşça kal demek mi?
Kolay Olan?
Ardında bıraktığın sahile sen vuracaksan;
Baharlar senin renginde çiçekler açacaksa;
Olmadığın halde kumlara ilan-ı aşk yazılacaksa;
Bırakmak mı kolay bırakılmak mı?
Sen gittin ya; yarım kaldım…
Sözlerim yarım, okuduklarım yarım,
Gördüklerim bakışlarımın yarısı…
Adımlarım yarım, yüreğimin atışı yarım,
Cümlelerimin öznesi yok; yarım..
Ortadan ikiye bölünmüş sevgi sözcükleri gibi,
Suların kesik akması gibi,
Yarım gibi, yarım…
Söyleyebildiklerimin Yazabildiklerimin Yarısı Olduğu Gibi…
Sen gittin ya, yaşadıklarımın yarısını da götürdün…
Merhaba diyebilmek mi zor?
Hadi eyvallah diyebilmek mi yoksa kolay olan?
Beraberken yaptıklarımızın yarısını yapabiliyorsam,
Şekerin kalmamışsa şekeri ve tuzunda tuzu..
Yani hayat tadını buruklaştırmışsa..
Hüzünlü bakıyorsa aydınlık, gece gibi..
Eksik değil mi bir yanımız?
Kolay olan..
Arkana dönüp el sallayabilmek mi?
Yoksa yüreğimin yarısını götürdüğünü bildiğin halde,
Zoraki gülümseyebilmek mi?
Sen gittin ya, yarım, yarım kaldı!..
İçimde dört nala koşan ayrılık,
Sende kalan parçamı mı arıyor?
Ellerini mi? Gözlerini mi? Sözlerini mi?
Her yerim sende kaldı,
Her yerin bende...
Daha ne arıyor ki bahane,
Yarım sende, yarın bende kalmışken?..
Beraberken bütünleşeceksek…
Ardından el sallayabilmek mi kolay?..
Yüreğimi götürdüğünü bildiğin halde..
Gidebilmek mi?