Arama

Anlayana - Sayfa 107

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 634.321 Cevap: 3.995
MVDRNSLRD - avatarı
MVDRNSLRD
Ziyaretçi
23 Mayıs 2007       Mesaj #1061
MVDRNSLRD - avatarı
Ziyaretçi
SONNET

Sponsorlu Bağlantılar
Bir çiçek demeti gönderiyorum size;
Kendi elimle kopardım bu çiçekleri;
Yarına kadar hepsi döküleceklerdi
Biri çıkıp akşamdan onları dermese.

Size güzel bir ders olmalı bu hadise
İstediğiniz kadar güzel olun şimdi,
Kaybedeceksiniz elbet bu güzelliği,
Bu çiçekler gibi solacaksınız sizde,

Zaman geçiyor, sultanım, geçiyor zaman,
Zaman değil geçen en güzel çağı ömrün;
O büyük dalga bizi de alacak bir gün,
Göçüp gitti gün, biz de bu dünyadan,
Unutulur sevdiğiniz, sevildiğiniz,
Sevmeye bakın geçmeden güzelliğiniz.

PİERRE DE RONSARD
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
23 Mayıs 2007       Mesaj #1062
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Anlayana Yeten Dörtlükler


Sponsorlu Bağlantılar
Bil Gönlünü Vereni!
Şairim sanma sakın yazıp da üç beş beyit
Layık ol her şeyinle harcama boşa ümit.
Bil, gönlünü vereni; yalvar Hakk’a daima,
Çünkü ölüverirse gönlün, olursun canlı meyyit.




Yalan Dünyaya...
Görmedi hiç kimse böyle bir sevda
Ne Leyla böyle sevdi ne de Selvihan!
Aşığın adı: Nefs! sevgili: Dünya
Vefası en zayıf, sevgisi yalan




Dün Yarın ve Bugün
Düne ağıt yakanın boşa geçer zamanı
Yarına yar olanın boşa geçer zamanı.
Ne dünden bir şey kaldı; ne yarından bir şey var
Bugünü görmeyenin boşa geçer zamanı.




Elbet Bir Gün
Bir beyaz karanlık, bir kuru su
Artık gizli değil, açıkta pusu.
Gözler açık ama gönül uykusu
Yaşayan bu millet UYANIR BİR GÜN


Tevfik Yaşar Tekeli

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
23 Mayıs 2007       Mesaj #1063
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Namusum üzerine yemin ederim
Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum
Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan
Yalnızlığı özlüyorum

Yalnızlıkta sen varsın
Dilediğim gibi düşünebiliyorum seni
Bir ayna karşısında soyunuyorsun çırılçıplak
Dudaklarından öpüyorum

Kapatıyorum gözlerimi yağmur yağıyor
Bir bulut görüyorum sana benzeyen
Sevinçten ürperiyorum

Yalnızlıktan bütün teselliler yalnızlıkta
Hoşça kalın sokaklar, caddeler, insanlar
İşte başımı aldım gidiyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
25 Mayıs 2007       Mesaj #1064
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Nasihat (anlayana)

Yoksa kişinin yapacak işi
Ne etsin yatacak,gelecek kışı
Hele ki kemale ermişse yaşı
Ne bahar görmek ister ne yazı kışı
Ağarmışsa saçları alından arka
Yük taşımaz gayrı,sırtta yok parka
Helede yok ise çıkacak arka
Cep delinir,yırtılır pantolonda arka
Feleğin çemberi döner zengine
Davullar ayrı vurur,vurmaz dengine
Bakıpda iç geçirir,söver engine
Neden böyleyim diye sormaz kendine
Eğri eğri oturup doğru diyelim
Birazcık az konuşup,söz dinleyelim
Gün bulup gün aşrı bitirmeyelim
Ardında kışı vardır yazın diyelim


Volkan İncel
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
25 Mayıs 2007       Mesaj #1065
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Sokaklar kan iskeletlerinden geçilmez
alınterimle mayalarım ekmekleri
sabahtır, uyanır öperim evlerin dudaklarını
bu zulmün, bu sevdanın ücretini öderim birgün

Kirli gömleklerimin tarihini yazarım

Medeni kanun: sevişmek
haftanın bulmacası: bağımsız türkiye
küçük ilanlar: evlilik der
zar tutmaz, halden bilmez bir hasrettir
yanar içimde alevinle

Belalı kalem
çileli kağıt
kitaplar yazmaz
neler çektiğimi

Sabahtır, önce evler uyanır
sonra sevdalı şehir
çamaşır resimleri
çiçekler
çürümüş yüzler
çay ocağı mimarları

Gün doğar memelerinin ufkundan
sabahtır, yalnızlığa caddeler
sıkıntıya balkonlar çizerim
uyanır bağımsızlık kuşları, uykusuz geceler

Bu yüzden kahramandır evler

Bu yüzden sokakların yüzünü gece öpme sararır
gökyüzü arkadaşımdır, gizlemez sevincini
geçen günlerin hüznünü anlıyorsan
sabahtır, uyanır bir sevdaya yazarım seni

Refik Durbaş


Ötme bülbül ötme şer değil bağım
Yar senin elinden de ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Yar senin elinden de ben yana yana
Ya dost ya dost ya dost
Deryadan bölünmüş sellere döndüm
Vakitsiz açılan güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Yar senin elinden de ben yana yana
Ya dost ya dost ya dost
Haberim duyarsın da peyiklerinen
Yarimi sarsınlar şehitlerinen
Kırk yıl dağda gezdim geyiklerinen
Yar senin elinden de ben yana yana
Ya dost ya dost ya dost
Deryadan bölünmüş de sellere döndüm

Pir Sultan Abdal
Son düzenleyen Mystic@L; 25 Mayıs 2007 16:26 Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
26 Mayıs 2007       Mesaj #1066
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
O, en dayanılmaz yönünle gel
Karşı-konulmaz tavırlarınla gel
Ürkek adımlarınla gel
Utangaç bakışlarınla gel
Kaçamak gülüşlerinle gel
Seni böyle hatırlayayım
Ayrılıyorum senden,ağlıyorum bugün
Sen beni böyle hatırlama
Bu şiir yine sen olacaksın
Senden kalan son parça olacak
Gülüşlerin söylesin son mısraları
Anılar birazdan göklere uçacak

22-6-'98
Taşkışla / İST.

Samet Gül
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
28 Mayıs 2007       Mesaj #1067
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Yangın Yeri



Ve bir mevsim daha eskittim o da sensiz,
Hep sensiz baktım her şeye,
Her gece sensiz uyudum,
Düşlerimdeki senleri de tutamadan,
Sensizlikle uyandım,
Oysa beni anlayabilirlerdi,
Hiç değilse onlar beni anlar,
Seni ne çok sevdiğimi görürlerdi,
Düşler sonrasına kalsalardı eğer...
Umudum bile üşüyor baktım,
Bana sarılır, benimle titrer,
Adının her harfi birer güldü oysa ki,
Gönül vazomu alıp kırarak,
Boşlukta bir vazoya bıraktın...
Başıma düşen akları kar yağdı sandım,
Bir baktım mevsimi değil,
Teselli ettim kendimi,
Sensizlik saydım...

Bari gelsen artık,
Dağlara duman düşmeden,
Sular kurumadan,
Ya yüreğim, ya da bu can ölmeden,
Gelsen, gelsen de yüzümü görsen,
Gelsen de yüzünü görsem,
Bir kaç damla yaş olsan gözlerimde,
Avuçlarıma damlasan,
Sen diye o göz yaşlarımı,
Ziyan edemem,
Senden damlalar diyerek içsem,
Ahhh, bir düşsen de görsen,
İçimin yangınını,
Yüreğimdeki patlamaya hazır volkanı,
Bir buhar olsan da sonunda,
Bari bir an söndürsen...
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
28 Mayıs 2007       Mesaj #1068
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Işıklar sönünce hep çocuk olurum
ve çocukluğumu üstlenir
bütün di'li geçmiş iyelik ekleri
çok ağlarım, çocuk olur ağlarım
sen bilmezsin...

Beni bilmezsin;
pes perde çıkar sesim
hiç bir saza uyduramam
sana hiç bir türkü okur,
hiç bir şiir yazarım
sen bilmezsin;
çocukluğumu büyütür ağlarım...

Beni bilmezsin
her gece tanıdık rüyalara sokulur
korkuyla çocukluğuma saklanırım
yalnızlığımdan utanırım...
ağlarım...
sen bilmezsin
şımarık saçlarındaki kızıla öykünen güneşin kıskançlığını
her sabah bindiğin maviyle geçtiğin caddelerde
gezdirdiğim yalnızlığımı
sen bilmezsin bu şehrin kalabalığının
aslında yalnızlığım olduğunu
ve maviyle geçtiğin caddeleri benim doldurduğumu

Bilmezsin her mevsimin seninle değiştiğini
ve her doğan güneşle
sana hiç bir türkü okuyup
hiç bir şiir yazdığımı...

beni bilmezsin
ve
A Ğ L A D I Ğ I M I...
ÖZHAN HAKAN
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
29 Mayıs 2007       Mesaj #1069
nünü - avatarı
Ziyaretçi
SERÇE

Giydim ben de yalnızlık hırkasını
Dilimde eski hüzzamlar
Kulağımda ipek sesi unutulmuş hatmi çiçeğinin
Kar mavisi kirpiklerinin sesi
Bir güvercin curcunası olan yaz göğünün sesi
Usulca çömelip yem arayan serçe sesi
Uçtum o serçeyle
Uçmasını bilen limon ağacının sesi
Bir Chagall resminin çocuksu sesi
Uykusuz şairler korosunun güneşli sesi
Sanayi sokağında hangarların orada
Uçarı gölgelerin sesi
Mozaikler arasından püsküren bir çiçeğin sesi
Manastır avlusunda
Bir Sümer tabletinin kırık sesi
Yaklaştım yanına gök sayfaları arasında
Sırlar saklayan kapıların sesi
Seviyorsan beni hala saçındaki leylak sesi

Kökü ordadır diye sevdanın
Bir bumerang gibi sana döndüm
Varoşların burcu kalbine
Yaşadım beter bir aşkı, öğrendim
Kalp kalesinin ikiye bölündüğünü
Dolunayların senin çocuk gözlerine dolduğunu
Bunun şaşırtıcı bir şey olduğunu
Solgun gelinciklere söyledim
Ürgüp'te
Develerin üstünde hatıra fotoğrafı çektiren seyyahlara
Bakırcılar çarşısının esnafına
Çömlek ustalarına
Çuha çiçeklerine söyledim dere boyunda
Bir tel uzadı ışıklı bir tel saçında
Giydim aşk urbasını sana geldim

Birdenbire yaz yağmuru başıboş caddelerde
Giyindim yağmuru sana geldim
Üstelik vakit ikindi,
Kalbe akan çınarların sesi
Balkonların kuş vakti, vaktin sesi
Seviyorsan beni hala pırıl pırıl sevdanın sesi
Yağmur muydu yağan yoksa yıllar mı
Kirli sarı bir şehir omuzlarımda
Sokuldum kırık yazılara
Yazıların veda sesi
Kuş sayfaları arasında
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
30 Mayıs 2007       Mesaj #1070
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Günler kısaldı. Kanlıca'nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbalarları.

Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa...

İçtik bu nadir içki'yi yıllarca kanmadık...
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!

Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıztırabı zor.

Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.


(Kendi Gök Kubbemiz adlı kitabından alınmıştır)

Yahya Kemal Beyatlı