Arama

Anlayana - Sayfa 111

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 634.321 Cevap: 3.995
The Unique - avatarı
The Unique
Kayıtlı Üye
12 Haziran 2007       Mesaj #1101
The Unique - avatarı
Kayıtlı Üye
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Sponsorlu Bağlantılar
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdüm, içim ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım

ATTİLA İLHAN....


Bir bildiğim varsa hiç bir şey bilmediğimdir. (:
HayLaZ61 - avatarı
HayLaZ61
VIP BuGS_BuNNY
14 Haziran 2007       Mesaj #1102
HayLaZ61 - avatarı
VIP BuGS_BuNNY
Tanrı dağı içimde
Kocaman bir ülküdür;
Sponsorlu Bağlantılar
Bu ülkü Türk dilinde
Söylenen bir türküdür.
Bir hicaz taksim gibi
Gelir dağlar içini,
Bu türküdür titreten,
Balkanları ve Çin’i!
Dökülür nağmeleri,
Şamanın kopuzundan;
Tas tas içesim gelir,
Ay kızın kımızından…
Tanrı dağlarından geçtim,
Anadolu’yu yurt seçtim;
Bu demek değildir ki
Ana yurttan vazgeçtim.
O özlem içimdedir,
Değişik biçimdedir.
Bazen çıkar karşıma
Bir Yörük kiliminde,
Bazen şiir yazdırır
Kalem olup elimde!
İlk göz ağrısı gibi
Yüreğimde saklıdır!
Heyhat,
O özlem Türk Yurdunda,
Türk’e yasaklıdır!
Kutsal bir sevda gibi
İşlemiş iliğime;
Yelesini dolamış
Her iki bileğime!
Gece rüyalarımda
Çin Seddi’ne yürürüm!
Her gece yanımda
Kürşadları görürüm!
Nedir bu başımda benim?
Bir kara sevda mıdır?
Her gece,
Her gece aynı rüya!
Bu bana reva mıdır?
Kulaklarım patlar benim at kişnemesiyle!
Birden fırlar,
Doğrulurum,
Başbuğumun sesiyle!
Alplerin, Tiginlerin, çerilerin arasında,
Kendimi görürüm Ötügen kapısında!
Genç kızlar ve gelinler
Uğurlarken orduyu;
Elindeki bakraçtan
Peşim sıra su döker!
Gök Tanrıya yalvarıp,
“Bu emanet yiğitler,
Zaferlerle dönsün” der.
Değdikçe bağrımıza
Asya’nın sert rüzgarı;
Ufukta yükselir
Çin Seddi’nin duvarı.
Çeriler bağrışırlar
Bir bozkurt edasıyla,
Ordumuz hücuma kalkar,
Başbuğ’un narasıyla!
Mete Han uzanarak,
Gelip alnımdan öper!
“Yiğidim,
Tiginim,
Bir Kürşad da sensin” der.

Pirana Kovalayan Çılgın Hamsi...
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
14 Haziran 2007       Mesaj #1103
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Bırakıp gidiyorum Ada'yı ilkteşrinde,
Sen yeşil bir kıyısın, ben dalgayım enginde;
Gözyaşlarım dolaşır yorulmuş eteğinde,

Ben ağlarım.. Uzaktan iniltimi dinlensin.

Mevsim yaprak dökümü, hep ağaçlar üşüyor,
Yaprak sanma, her daldan soluk bir ah düşüyor,
Düşünceli dağlara karaltılar üşüyor.

Yol üstünde geç vakit böyle kimi beklersin?

Baş ucundaki yıldız sönük gece kandili;
Su geçen beyaz bulut yaşlı hicran mendili,
Rüzgar atmış havaya, onu al da sevgili,

derdinle ağlayanın gözyaşını silersin.

Sanırsın dertli ishak garib garib öttükçe,
Bir kırık dal altından ney üfler hazan gece,
Beyaz atkı omzunda meh-tab dinler sessizce..

Ayrılık akşamıdır hazan gibi inlersin..

Hüseyin Siret Özsever
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
16 Haziran 2007       Mesaj #1104
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Anlamıyorsun Değil mi Seni ilk gördüğümden beri seviyorum.
Sana seni ilk gördüğümden beri tapıyorum.
Seni seni ilk gördüğümden beri istiyorum.
Ama sen anlamıyorsun değil mi?

Nasıl bir insan onu deli gibi seven birini kıskandırmaktan hoşlanır?
Nasıl bir insan onu deli gibi seven birini üzmekten hoşlanır?
Nasıl bir insan onu deli gibi seven birini kullanmaktan hoşlanır?
Anladım ki senin gibiler bunlardan hoşlanır.

Hergün seni unutmak icin kendi kendime yemin ediyorum.
Ama yapamıyorum çünkü aklıma hep eski günlerimiz geliyor.
Hatırlar mısın, yüzmeye havuza gitmiştik Altınolukta ve bana demiştin ki
Yasin iyi ki gelmişsin be çünkü seni çok özledim valla.

Bende senin laflarına kanıp belki beni arkadaş gibi bile olsa seviyorsundur diye düşündüm.
Ama zamanla herşeyi anladım.
Sen beni değil benim sana gösterdiğim ilgiyi seviyordun.
Çünkü sen herkesten çok daha iyi olduğunu sanıyordun.

Sana sormak istediğim bir soru vardi aklımda halada var.
O da ben ne yaptım ki sen arkamdan benim için salak tipli diyorsun.
Sen benim hayatımda neler yaşadığımı biliyor musun?
Ben hayatımda senden çok daha önemli şeylerle uğrastım.

Annemle babam ayrıldı ve başka bir ülkeye taşındım.
En sevdiğim arkadaşlarımı yılda bir defa görüyorum.
Senide yılda bir defa görüyordum.
O seni yılda bir defa görüşüm hemen sana benim salak olduğumu düşündürüyor.

Benim o yaşadıklarım beni yıkmadı.
Ve emin ol ki sen beni hiç yıkamazsın.
Sen dua et Erelin bana dedikleri için onu dövmüyorüm.
İstesem bir telefonla onun hayatını bitiririm.

Ama değer mi? Değmez.
Senin icin kavga edecek degilim.
Yıllar sonra belki beni hatırlarsın belki hatırlamazsın.
Ama bunu bil ki sen benim eskiden aşık olduğum kızlardan sadece birisin.

Yasin Berk
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
17 Haziran 2007       Mesaj #1105
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
pes ediyorum!!...

sen hiç nefes alamamaktan korktun mu? azrailin nefesini ensende hissettin mi her kapı eşiğinde? başına gelmesinden korktuğun şeyi köşe başlarında beklediğin oldu mu hiç?
günlerin en güzelinde, çok mutlu olman gereken bir anda, kahkahalarının doldurması lazım gelirken sokakları; bir perdenin aralığından seyrettin mi kaldırımları?
ya da sen hiç vuruldun mu? ölümün gelmeyeceğini bile bile bekledin mi kapı önlerinde kurşun sesini. 'olacak en kötü şey olsun da, ben bu belirsizlikten kurtulayım' dedin mi?
sen hiç hayatla ölüm arasında kaldın mı? hem hayata, hem ölüme bu kadar yakıştın mı?
ne hata, ne günah işlersen işle; seni nedenini sormadan bağrına basacak bir aileye, ya da bir dosta sahip olmadığını anladın mı? ve için acıdı mı hiç 'senden başka kimsem yokmuş Allahım' derken? sonra onu da çok üzdüğünün farkına vardın mı? ve anladın mı; ARTIK YAPACAK HİÇBİR ŞEYİNİN KALMADIĞINI...
sen hiç....
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
21 Haziran 2007       Mesaj #1106
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Kendimi Unutmam Bundan Sonra

Geceyi bitirişlerim eskisi gibi
Güne başlayışlarım sanki değişti
Demiştim ya sana hani
Gün gelecek tükenecek içimdeki
Zaman inandıklarımızla bahse tutacak bizi
Besle beni de acıların yükünü al
Sıcak mevsimlere girdiğimizden beri
Mişli geçmişle dili geçmiş arasındayım
İnadına mavi gökyüzü bulutlar dağılıyor
Ben matem havasındayım, içimde gök gürlüyor

Eskiden bu kadar uzar mıydı yüz çevirmeler
Söze girişler tutuk olur muydu
Gözlerimizin çakıştığı yerde korkar mıydı aşk
Dengesizlikler dediklerin adına eşit belki de
Özlem tütüyor yine de başımızda saklamalı
Adımlarımın çoğu geriye gidiyor
Sevmiyor muyum sanıyorsun
Seviyorum da artık duygu yetmiyor
Tek tek çıkarıyorum tenimden batan dikenleri
İzi kalıyor iyileştirmiyor kanturun çiçeği
Sandıklarda sakladığım uzak doğu esintileri
Tutkulu geceleri anımsatıyor, baş etmek zor
Yine de el tutuk yürek buruk işte, duruyor

Aldanmaymış belki de diyorum içimden
Keşke aynı yalanı söylesen
Keşke aynı yerden yine koşulsuz bir seviyle kansam
Gülüşünle kor olup yansam yeniden
Rüyalarımda kal diye sıkıca kapadığım gözlerimi bile yitirdim
En azından düşlemini aklıma kazısam
Sesinin çınladığı mekanlar sadece çakışma şimdi
Aklıma düştüğün yerde karşıma gelişin mucize hala ama
Eksik kalıyor bir yer, dolduruyorsun sanıyorum da
Fark ediyorum ki sana dair değil eksiklikler

Değişiyorum işte herkes kadar
Zaman durmuyor hayatıma kattıklarıyla ilerliyor
Aynı kaldığını sandıklarının cevabına şaşkınlığın anlamsız
Aslında gördüm ki belki de sensin değişmemeye direnen
Soluyor içimdeki kardelen
Kar beyaz toprakları da olmadı geçerken mevsimlerden
Sana dair inandıklarım şimdi en gizil yerlerimde
Yok etmedim aşkımı ama kendimden bile uzakta tutuyorum
Yazgım ol istemiştim bir dua akşamında
Gözümde gelecek diye baktığımda hala varsın da
Kendimi unutmam bundan sonra senin uğruna
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
21 Haziran 2007       Mesaj #1107
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Bu gece bütün kırgınlıklarımı alıp gidiyorum. Sonbahar yağmuru altında yürüyorum, nereye gideceğimi bilmeden… Yere düşen her yağmur tanesiyle birlikte sana olan öfkem biraz daha kabarıyor. İçimden haykırmak, isyan etmek geliyor ama buna bile gücüm yok.
O kadar yorgunum ki Bunu sen anlayamazsın…


Sessizce gözyaşlarına boğuluyorum. Sana olan kinim göz pınarlarımdan sessizce boşalıyor. Düşünüyorum da acaba yaptığımız hangi hatanın bedelini ödüyorum ben. Sonbaharda dökülen ağaç yaprakları gibi savruluyorum. Bu sıkkın yüz benim mi yoksa sen diye unutmaya çalıştığım yalanların mı?
O kadar kırgınım ki Bunu sen anlayamazsın…


Aşk seferinden dönen gemiler bana ait olmayan seni getiriyor. Ama ben ne seni ne de kendimi istiyorum artık. Ben seninle bir bütündüm. Sende yoksun artık şimdi kendimi de istemiyorum. Sana ait olan her şeyi al ve git… Anla işte sen ben de bittin artık.
O kadar çaresizim ki Bunu sen anlayamazsın…

Senden geriye hiç bir şey kalmadı artık. Bende sonbahardaki ağaçlar gibi çıplak kaldım. Sensiz kaldım. Bana ne kadar kızgın olduğunu biliyorum. Sen bendeki değerini bilememişsin. Benim için ne ifade ettiğini anlayamamışsın. Şimdi bırak beni öldüreyim kendimi. Ölüm soğukluğuna meydan okuyan sonbahar yelleri bile benden daha cesaretli. Ama benim savaşacak gücüm kalmadı. Ben bittim artık.
O kadar mutsuzum ki Bunu sen anlayamazsın…


Hani bende bittin dedim ya.
Yalan söyledim sana…
Bendeki bu sevda böyle bitmez,
bitmemeli ve yaşadığım sürece bitmeyecekte…
Yeter ki sen mutlu ol bebeğim...

SEBAHAT TANJU
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
21 Haziran 2007       Mesaj #1108
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Acıları Kurşunlamak

Yüreğimi aç , kapıları arala ,
Uçurumlarda yürütme beni.
Çalınmış özlemlerin yası,
Atılan kurşunlardan değil ,

Acılardan, tâ içlerdeki acılardan.
Acıları kurşuna dizseydim ,
Ölürler miydi?
Yoksa yüreğimi sakat mı bırakılardı ?
Doğar mıydı özlemlerle yeniden ?
Vursaydım yüreğinden sevdanın ,
Ölür müydü ölümüne ?

Yavuz Bayram Çalışkan
DrAm3vLH - avatarı
DrAm3vLH
Ziyaretçi
21 Haziran 2007       Mesaj #1109
DrAm3vLH - avatarı
Ziyaretçi
'Senin gibi bi aşk çiçeği n'apar,seher vakti yağmurlar yağdığında?''diye mezar sordu gile

''ya senin kuyu gibi ağzına düşen insan ne yapar sonra?''diye sordu gül de.

''Ey karanlık mezar amber ve bal kokusuna döner o damlacıklar,anladın mı beni şimdi!?''

Mezar da dedi ki;

''Ey dertli Çiçek,melek oluo göklerde süzüleck içime düşen her kişi . . !''
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
21 Haziran 2007       Mesaj #1110
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Bugün hüzünlüyüm şehir suskun
Sanki naçar kalmış ayazın eşiğinde
Yanağıma dokunan ağlamaklı esinti
Gözlerimde can çekiştiren bir zaman

Tutsaklığın girdabını yaşayan sevdam
Gecenin hayıflığında bir duruş sergiledi
Korku bu amansız kuşatmada hiç yoktu
Şehir yorgun düşmüştü akşamın izinden

Nemli duvarlardan tuğyan eden kokular
Bir umudun namesinden dem vuruyordu
Rüzgâr yanığı yüzümün bir umudu kalmadı
Bir tebessüm hasretim umudum köz olmuştu

Bıçkın hayaller alabora olmuş kaybolmuştu
Yüreğime dokunacak o gözlerin sefilliğinde
Uykularım demsiz sokaklar kıdemsiz soldu
Gül kokusu mısralar sevdayı bırakmışlardı

Şehir katledilmiş, adeta bir sefilliği yaşarken
Zamana direnç gösteren gözlerim yorulmuştu
Bugünlerde geçer elbet diyecek halim kalmadı
İçimin yangınından geriye kalan bir hayat yoktu

Ey sevmeyen sevgili uzaklardan el sallasan da
Martılara baksan da, eteklerin ıslansa da yetti
Zindan karanlığını gecenin zifirini yaşattın bana
Şehir buruk olsa da sen yine kendinle kalsan da


Mustafa Cilasun