Arama

Anlayana - Sayfa 60

Güncelleme: 26 Kasım 2018 Gösterim: 633.409 Cevap: 3.995
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Aralık 2006       Mesaj #591
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Yükseklerden bakamıyorum
Korkuyorum
Sponsorlu Bağlantılar
Derinlik çekiyor kendine
Düşecekmişim gibi içimin derinliğine
Başım dönüyor yükseklerden
Çekiyorum beni kendi derinliklerime

Aziz Nesin

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
28 Aralık 2006       Mesaj #592
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Aylar Oldu

Sponsorlu Bağlantılar
görmedim seni aylar oldu
aslında
seni yüreciğimin ta derininde taşımak
inan herşeye bedel
aylar oldu görmedim seni
ve daha aylar var ki
göremeyeceğim
dert etme
sen yine
yüreğim
seninle

görmedim seni aylar oldu
sarı yaprakları koca sonbaharın
bana seni anlatıyor
gözlerimdeki seni
yüreğimdeki seni
o zaman salıveriyorum
güvercin misali
denize doğru süzülüyorsun
arkanda beni bıraktığını
ve el salladığımı
ve ağladığımı bile görmeden
kaçar gibi..

görmedim seni aylar oldu
görmedim, yüreğim soldu
görmedim, cesaretim bile kalmadı
seni görmeye
bir daha..
artık bir yabancı gibisin
uzaklardan gelen
ve yine uzaklara giden
yollara sevdalı...

aylar oldu görmedim seni
denizler kabarmış
gökler umutsuz
kuşlar
çok uzaklarda,
son nefesi gülün
kimin umrunda?

görmedim seni aylar oldu
yüreğim çrpınmada
uçtu uçacak
sen daha gelmeden
daha doğmadan güneş
uçtu uçacak
yüreciğim

görmedim seni aylar oldu
üstüme üstüme geldi rüzgar..

aylar oldu görmedim seni
seni görmedim
dün gibi aklımda oysa
sahipsiz ağlamalar, yakınmalar
günler geceler sensiz geçen
seni beklemeler camlarda
umutlar, ışıklar yarınsız
öyküler, şiirler yarım kalmış
bekleyişler, özleyişler
ağlayışlar
sana hepsi
sana...

aylar oldu görmedim seni
ama yüreğim hala
aynı yangında

bunların hepsi
yüreğimden sana
aylar oldu
beni unutma
unutma
aylar oldu...

Ömer Seydi Ekinci

Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
30 Aralık 2006       Mesaj #593
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Arama Beni

Duydukça sesini,ürperiyorum,
Ne olur bir daha, arama beni.
Seni unutmaya, söz veriyorum,
Ne olur bir daha, arama beni.

Çırpınır yüreğim, hiç laf dinlemez,
Gururdan,onurdan, durdan anlamaz,
Beni mecnun eden, tatlı yaramaz,
Ne olur bir daha, arama beni.

Kaybolup gideyim, karanlıklarda,
Yağmurlar ıslatsın, donayım karda,
Öldüğümü duysan, öte diyarda,
Ne olur bir daha, arama beni.

Kemal Tahir Özcan

Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
31 Aralık 2006       Mesaj #594
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Suçlusu Ben Değilim...
Verdim diyorsam bil ki sana vermişim yüreğimi
Ve gözyaşlarım taşıyorsa acılarımı gemiler misali
İlişiyorsa boğazımın boğumlarına hançer gibi
Demir atıyorsa ta ortasına göğsümün ıstırap
Bil ki suçlusu ben değilim

Ben kanadı kırık
Ben eli bağlı
Yırtmaya çalışıyorsam üstümdeki deli gömleğini
Bir potin şamdandaki bordo mumla beraber eriyorsam ateşinden
Hasret duman duman yükseliyorsa tepemden
Ve darağacına kendi ayaklarımla gidiyorsam
Bil ki suçlusu ben değilim

Ne kalem kadir yazmaya
Ne dilim…
Ne kulak bulabildim çığlığımı duyacak
Kalakaldım ortalıkta
Viran kalbim avuçlarımda

Mehmet Peker

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
31 Aralık 2006       Mesaj #595
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Her sevincin her kederin
En ölümsüz sevgilerin
Sonsuz denen göklerin
Herşeyin bir sonu varsa
Ayrılıkların da sonu var
Bir gün çıkıp geleceksin
İçimde bir ümit var
Yeniden seveceksin
Yıllar var ki ben böyle
Bekliyorum özleminle
Anıların umutların kaldı bende
Anlasana anlasana anlasana anlasana
Biraz da gerçekleri anlasana
Senden ayrı günlerimi
Sana nasıl anlatsam ki
Mevsimsiz çiçekler gibi
Yarım kaldım inan ki
Sensizligin acısını sen nereden bileceksin
Sen hiç sensiz kalmadın ki
Mevsimleri saymadın ki
Yıllar var ki ben böyle
Bekliyorum özleminle
Anıların umutların kaldı bende
Anlasana anlasana anlasana anlasana
Biraz da gerçekleri anlasana
featherİlhan İREM
the_pretty - avatarı
the_pretty
Ziyaretçi
1 Ocak 2007       Mesaj #596
the_pretty - avatarı
Ziyaretçi
En güzel bahar mevsimi sensin

Ömrümün
En güzel bahar mevsimi sensin,
En güzel meleği annem...
Memleketimdir en güzel dileği.

Ömrümün
En güzel tomurcuğu oğlum,
En bıçkın delikanlısı...
En dik duranı namusumun.

Ömrümün
En sık paylaşılanı sensin,
Cıvıltıları çocuklarım...
En renkli çiçekleri dostlarım.

Ömrümün
En yüreklisi iş'im,
En güzeli şiir'im...
Bitmeyen baharım,herşeyim.
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
3 Ocak 2007       Mesaj #597
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
MeZaR


O an, hiç olmadığı kadar karaydı gece ve ben yine kıyametin düşünü kuruyordum.

Olanı olduğu gibi kabullenmek ne kadar da sığ bir iştir aslında. Sorgulamadan çekip gitmek, uzaklaşmak belki de hayatın baharından ya da kabullenmeyip kaçmak gün ışığından. Kaç defa kabuğuna çekilmiştir insanoğlu reddedildiğinden ötürü, kaç defa yere sermiştir kendini ve kaç defa kan kusmuştur benliğine, irin akıtmıştır?

Düşünmeye ihtiyaç duymak da neyin nesi? Hele izin istemek düşünmek maksadıyla? Kimliğin ne olmalıdır ki arzu edebilmelisin yapmayı istediklerini? Gerçi, kimliği nedir ki yasaklamış şehvetli dürtülerini?

O gece, güne yaklaşmanın verdiği korkuyla uyandım mezarımdan. Mermer soğukluğu bedenime işlemiş. Beden dediğini acımasızca çürütüyor Tanrı’nın ölüm böcekleri. Bir ceza ki çektiğim, dünyevi günahlardan; kaç yılında girdiğimi hatırlamasam da bu toprak yığınına emin olduğum tek şey senin de hatırlayamayacağın kadar eski oluşudur. Hayat kısa derlerdi de inanmazdım. Kısaysa hayat eğer söylendiği kadar ve Tanrı’nın elinde istediği zaman yoklayabileceği dokuncaklarsak; bunca dünyevi zevki hangi arada günaha dönüştürdük kim söyleyebilir bana? Belki yüzlerce ölümlünün kemikleşmiş bedenleri yatmakta yanımda. Başucumda parmaklar... Ölüm kokuyor ortalık, mezarıma gül dökenin duyamayacağı kadar. Yıllardır mezarıma gül döken olmadı ki!

Kavramını aşıyor zaman ve maksadını da. Hayattayken su gibi akıp gider dedikleri o bin dört yüz kırk dakika, faturalarımı ödemediğimden mi bilinmez akmıyor adeta. Son ödeme tarihinden bu yana asırlar geçmiş gibi. Faiz faiz üstüne binmiş, yaşamda devlete ödenen vergiler; burada istesen de Tanrı-devlete ödenemezmiş. Vicdani ret şansın da yok üstelik inanmayan kâhine dünyevi hürmetler, maalesef bu diyarda kâfirlik demekmiş.

Üççatallı bilirdik al kuyruklu zebaniyi. Önünde kaynayan, kirden kararmış kocaman kazanlar ve içlerinde çığlık çığlığa af dileyen insan yakarışları. Bir şeye yakarıyoruz Tanrı’m ama neye? Yine mi tıkandı kulakların? Tıpkı o tren kazasında kapanan kulaklarım gibi, seninkiler de sağır mı oldu, görmez mi oldu gözlerin buram buram tüten bedenleri? Tadını çıkar, akşama ziyafet var, kana kana kan doldurursunuz artık şeytanla kadehlerinize.

Kıyamet böyle mi kopar? Ne fırtınalar gözledik yaşam boyu. Gökdelenlerin göğü delmesini de bekledik, güneşin batıdan doğmasını da. Zaman zaman yedinci kattan kameralara el sallayan İsamsı varlıkları da seyretti bu gözler, sevdiği kızın başkalarında vücut bulduğunu da. Zannettik ki, kıyamet dediğin şey içi dolu bir mekândır. Zamansızlığın girdabında sürüklenen Tanrısal bir kıyımdır. Ölmeden koklayamadığımız ölümü de kıyamette tadacağımızı sandık ya, varsın tatmayalım diyenlere inat; yok kıyamet falan; kıyamet korkundan öte ölümden başkası yalan. Duymuyor musun? İsrafil İstiklal’de borusunu üflüyor gün boyu. Kulaklarında şeytan aleti i-podlarla dolaşan şu kalabalık yalnızlığa bir bak! Zannediyor musun ki, mezarda konuşacak milyonların olacak? İster Tanrı de, istersen Darwinsel evrim; tek bir gerçek var şu kavanoz dipli dünyada.

O da günün ağarmasını hiç istemiyorsun mezarda geçirdiğin yıllar boyunca. Çünkü her gün ağarışında anlıyorsun ki, çektiğin cezalar yetmemiş Tanrı’ya. Ve yine gün doğuyor. Bugün de kıyamet kopmayacak. Böceklere ziyafet olmak için gidiyorum. Bedenimin çürüdükçe yenilenen sonsuzluğuyla.
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
4 Ocak 2007       Mesaj #598
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Senden Asla Vazgeçemem ki!
Sen soluyorum yaşamdaki her nefesimde
Ey yüreğimdeki soluksuz kalışlarıma gebe aşk
Nasıl senden vazgeçerim ki
Damarımda, kanımda, canımdasın
Esiri olduğum, tutkulu kaldığım zamanımsın..
Nafile akşamlarımdaki mutluluk anahtarımsın..

Aykırı akar nehirler sen yaşadığımda
Solmaz çiçekler asla, sen kokladığımda
Leyla'sıyım Mecnun'un yaşanılası zamanlarda
Adını koyamadığım kıvılcımların odağısın..

Vazgeçemem, yüreğim köle saatlerin yelkovanı olmuşken..
Aymazlar peronunda, tek seni beklerken
Zorlanırım, duygu selimi bastıramam, kendimi aldatamam
Gündönümlerinde yaşarım, gecelerce özlerken
En ücralarımda sakladığım hayat pınarım, aşk iksirim
Çılgınlığım, tutkulu zamanlarımı paylaşanım
Ezgilerdeki duygusal coşkum, taşkınım, gözyaşım
Mutluluk şarkılarını birlikte söylemek isterim
Ezelden gelip, sonsuzluğa giden bu yolda
Med-cezirlerin yine bini bir para,

Kanımda, canımda, hayatımda
İyi ki varsın aşkım, hoşgeldin yaşamıma
Emel Cengiz
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Ocak 2007       Mesaj #599
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
NASIL BİR SEVDAYSA...


Ay çok mu gecikti nerdeyse çıkar
Sen yalnızlığıma varır varmaz
Az sonra yağmuru durduracaklar
Rüzgarı değiştirdim
Ustura ağzı poyraz
Yok canım yıldızları unutmadık
Mutlaka yerlerinde bulunacaklar
Kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
Sütlü çıplaklığını örtecek kadar
Senin için olduğu asla bilinmeyecek
Yapraklarını birden dökecek dutlar
Şafak sökerken sekiz on kadar şimşek
Balkonda işlemeli müstesna bulutlar
Ayak bastığın an şehir de değişebilir
Yoksa Moskova'mı
Belki Berlin belki Dakar
Belki 30'lardan mehtap yorgunluğu İzmir
Körfez'de şerefine donatılmış vapurlar
Nerede ne zaman kaç kere yaşadık
Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
Dudaklarımızda birbirimizden mısralar


Attila İLHAN
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
7 Ocak 2007       Mesaj #600
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Son
Geldik ağlayarak dünyaya beyhude
İşte yaşayarak gidiyoruz meçhule
Neler gördük,neler yaşadık dünyada
Gözleri yaşarttık,kırdık kalpleri de
Seviye,dostluğa sarılalım birlikde
Bırakacağız nasılsa bir gün geride