Arama

Aforizma / Nietzsche ve Diğerleri

Güncelleme: 15 Temmuz 2014 Gösterim: 39.254 Cevap: 28
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Ağustos 2006       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Aforizma

Sponsorlu Bağlantılar
Aforizma, çeşitli konularda kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve âhenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır. Kelime anlamı özdeyiştir, ancak günümüzde geniş zamanla çekilen TV dizilerinde ve köşe yazarlarının ortaya attığı her derin anlamlı cümle aforizma muamelesi görmektedir.
Aforizma derin anlamı olan geniş duygu ve anlatıların tek ve sloganımsı cümle şeklini almış halidir; yani derin duygu tasvirleri ve onlarca kelimeyle ifade edilmeye çalışılanın tek solukta çıkmasıdır.
"Damarlarımdaki kan gibisin; varlığını her an hissetmiyorum ama yokluğunda yaşayamam."
J. Saramago
Sayetunlu edebiyatçıların kitaplarındaki kahramanların ağzından yazılanları, yazarların fikri kabul etmek yorum yapmak olur ve sık sık özellikle Oscar Wilde için bu hataya düşülür.
Aslında aforizmanın tanımını da yine aforizmaları ile de ses getiren Friedrich Wilhelm Nietzsche
yapmıştır. Nietzsche, aforizmalarıyla ünlü bir filozoftur. Bazen onlarca sayfa ile anlatamadığınız bir konuyu Nietzsche bir kaç cümle ile muhteşem bir şekilde açıklamıştır:
" Benim arzum, başkalarının bir kitapta anlattıkları şeyi 10 cümlede anlatabilmektir. "
Zaten bu aforizmanın üstüne de aforizma hakkında bir şey söylemek gevezelik etmek olur sözcüğün kökeni Latincedeki "aphorismus" sözcüğüdür.


Biz de kendi aforizmalarımızı yazalım.
İyi eğlenceler Msn Happy
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Ağustos 2006       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ruhunu kaybeden dünyayı kazansa ne çıkar...
okumak gıdadır, okuyan insanlık,bilen insanlıktır...
Sponsorlu Bağlantılar
kalp boşaldıkça kese dolar...
kadınlar zayıftır ama anneler kuvvetlidir...
gülmek bir güneştir, insanın yüzünden hüzün ve keder kışını defeder...
dünyadaki başka hiçbirşey...hiçbir ordu...zamanı gelen bir düşünceden daha güçlü olamaz...

Son düzenleyen Blue Blood; 22 Ağustos 2006 21:50
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Ağustos 2006       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Nietzsche'nin Felsefesi

Ad:  nietzche.jpg
Gösterim: 235
Boyut:  2.7 KB

Nietzsche'nin felsefesini klasik bir Nihilizm olarak adlandırmak pek doğru olmaz. Çünkü onun felsefesi çok ayri konulara ayrilmis gibi görünse de, temelde aynı noktalarda birleşen büyük bir öğretidir.
Bazen büyük çeliskilere düştüğü ve değişik ideolojilere kaynaklık ettiği iddia edilse de bu kadar çok konuda düşünce üreten birinin bu gibi eleştiriler alması çok normal doğrusu. Anormal taraf bunun tersini iddia etmektir. Nietzsche gibi bir aristokrat kişiliğin, insanlığın yüzyıllarca düşündüğü ve temelde yıkılması ya da yenilenmesi düşünülmemiş konular hakkıinda yııcı ve eleştirisel yaklaşması vatani Almanya ve daha sonra gideceği ülkelerde başına büyük dertler açtı.
Nietzsche, toplumların temellerinde yer alan devlet ve ahlak gibi konularda temelde sorgulayıcı ve karşıcı bir kişilik gibi görünür. Ama bazılari Nietzsche'nin felsefesini de bir ahlak öğğretisi olarak kâbul ediyor. Tabii Nietzsche'nin felsefesi katıksız bir felsefe sayılamaz, en azından ustam dediği Schopenhauer'in sarsıilmaz etkileri gözlenir. Bunu da yazdığı metinlerde görüyoruz.
________

Ve devam..

Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

Son düzenleyen Blue Blood; 22 Ağustos 2006 21:55
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Ağustos 2006       Mesaj #4
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Tolstoy'dan aforizmalar..

*Bütün mutluluklar birbirine benzer ama, mutsuzluğun kendine özgü fizyonomisi vardır...

*Pek çok kimse, mutlu bir rakibin karşısında, onun sadece kusurlarını görmek amacıyla bütün niteliklerini, üstünlüklerini yadsımaya isteklidir; kimileri de bunun tam tersin, ona başarı sağlayan değer ve yetenekleri bulup ortaya çıkarmaktan başka bir şey düşünmezler, böylecede yürekleri kan ağlayarak rakiplerinde sadece üstün nitelikler bulurlar...

*Konuşma, aynı şekilde uzun zaman sürebilmek için fazlasıyla önemsiz, suya sabuna dokunmayan bir biçimde başlamıştı, onu canlandırmak için şaşmaz tek çareye başvurmak gerekti: dedikodu!...

*Ppeşinde gölgesi olan kadınların sonu hep kötü gitmiştir...

*Bizim mantık evliliği dediğimiz şey her iki tarafın da gençlik çılgınlıklarında bulunup iyice kurtlarını döktükten sonra yapılan evliliktir...

*Ne kadar baş varsa o kadar düşünce olduğuna göre, ne kadar yürek varsa o kadar sevme biçimi vardır...

*Kadın denen yaratık, bitmez tükenmez bir bir temadır: bunu istediğin kadar incele, her zaman bir yenisine bir bilinmeyenine rastlarsın...

*Bana öyle geliyor ki efendilerin yapması uygun olan şeyler konusunda halkın genellikle pek kesin ve sarsılmaz fikirleri vardır; efendilerinin görevlerinden görevlerinden dışarı çıktıklarını görmekten hoşlanmazlar...

*Bir erkeğin mesleğinde kadın her zaman en büyük engeldir. Bir kadını sevip de iyi bir şey yapmak çok zordur. Aşk uğruna eli kolu bağlı, uyuşuk kalmamanın tek yolu evlenmektir...

*Kadının saçı uzun, aklı kısadır, dememişler mi? Özgürlüğe kavuşmalarından önce bunları zenciler için söylerlerdi...

*Yaşamından hoşnut olmayan bir erkek bu hoşnutsuzluğun nedenini birisinin üzerine yıkmaktan kendini zorlukla alıkoyar...

*Saygı dediğin şey sevgi yokluğunu gizlemek için icad edildi...

*Zamanın, maddenin, uzayın sonsuzluğu içinde organik bir hücre oluşuyor, biraz dayanıyor ve patlıyor... İşte o hücre benim...

*İnsan şehirde yüz yıl yaşar da çoktan ölüp, çürüdüğünün farkına bile varmaz...

*Hayatta elinden gelen herşeyi yapmadan, seçtiğin kadını sevmekten vazgeçip onu gerçek karakteriyle görmeye başlamadan önce evlenme...

*Her şeyi anlamak herşeyi affetmek demektir...

*Yaşlarından söz ettikten sonra daima birşeyler bekleyerek susan kadınlar gibi bir süre sustu...

*İnsan tanrıyı aklıyla kavrayamaz, yaşantısıyla kavrar...

*Kendini eğlenceye kaptırmış adamlarda, bu erkek Magdalena'larda, tıpkı günahkar kadınlarda olduğu gibi bağışlanacakları ümidine dayanan bir suçsuzluk duygusu vardır. Bunlar:
'' O kadının yaptığı her şey bağışlanacaktır. Çünkü o sevmiştir.'' sözünü,
" Onun yaptığı her şey bağışlanacaktır, çünkü o çok neşeli günler geçirmiştir'' şekline çevirirler...
Son düzenleyen Blue Blood; 22 Ağustos 2006 21:56
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Ağustos 2006       Mesaj #5
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Özdemir Asaf'tan..
  • Sen bana bakma.. Ben senin baktığın yönde olurum..
  • Bana bir mektup geldi; içinden ben çıktım..
  • Yalanlar söyleseydin inanacaktım, ama yalan söyledin..
  • Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler..
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
27 Ağustos 2006       Mesaj #6
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
İncil'den Aforizmalar
  1. İnsanı kirleten ağzına giren değil, ağzından çıkandır.
  2. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz?
  3. Kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.
  4. Öldürmeyeceksin!
  5. Bu dünyada gumuş tabaktan yiyen ahirette tahta tabaktan yiyecektir.
  6. Heaven and earth shall pass away, but my words shall not pass away.
  7. Ramah'ta bir ses duyuldu,
    Ağlayış ve acı feryat sesleri!
    Çocukları için ağlayan Rachel,
    Teselli edilmek istemiyor.
    Çünkü onlar yok artık!
  8. Her şey onun aracılığıyla oldu, var olan hiçbir şey onsuz olmadı.
  9. Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın.
  10. Tanrı, ölülerin değil, yaşayanların tanrısıdır.
  11. Tanrı sevgidir, sevgide yaşayan, Tanrı'da yaşar; Tanrı da onda yaşar.
  12. Bir kimse, "Tanrı'yı seviyorum" der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı'yı sevemez.
  13. Bir zenginin cennete girmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur.
  14. Ass to ass, rust to rust.
  15. Kim ki bilgisini artırır, kederini de artırır.
  16. Size tokat atana diğer yanağınızı dönün.
*TeoDora* - avatarı
*TeoDora*
Ziyaretçi
13 Eylül 2006       Mesaj #7
*TeoDora* - avatarı
Ziyaretçi
* Sezmekte ve susmakta usta olmalı dost; görmek istememelisin herşeyi dostunun uyanıkken ne yaptığını sana düşün açıklamalı. * Kişi dostunda en iyi düşmanını bulmalı dostuna karşı koyduğunda, ona yüreğinle en yakın olmalısın. * Dostunu uyurken gördünmü hiç? Dostunu öyle görünce irkilmedin mi ? kaba ve pürüzlü bir aynada kendi yüzündür o senin. * Yaşamın akışına kapılmak, yaşamı düşünmekten ve tasarlamaktan hem daha kolay hem daha zevkliydi. * Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak yoksa hangi balık boğmuş kendini; hangi serçe atlamış damdan.. * Oysa yaşam zorunlu ve yalındır. pusudaki bir kedinin serçeyi kapışı denli katı; serçenin çırpınışı denli umarsız; parçalanıp yutuluşu denli kaçınılmaz. en katışıksız yorgunluktur ölüm de.. * Bütün büyük sevgiler acımalarının üstündedirler * Yalnızlığın korkunç dostları olmak en derin, en gece yarısı gibi öğlesel yalnızlığın – böyle bir insanız biz özgür ruhlar hoş geldiniz * Daraağacından kurtulduğu sıradaki düşüncelerini yazarken: yazmak, bir yazarın tüm yaşamıdır. Yaşam içimizdedir bizi çevreleyen dış koşullar değil diyordu Dostoyevski 'yazmak içimizdedir,yaşamdır kalemi elimden almasınlar tek, onbeş yıl tutsaklığa katlanırım'. Tıpkı Rilke gibi Dostoyevski de, En umutsuz koşullarda bile, yazacağım diye umut ve sevinç dolar. Ölümden kurtuluşunu şu tümceyle kutlar Dostoyevski; yazacak çok şeyim olacak daha..! * Nice yazılı betiğin hiçbir değeri, anlamı,dahası önemi yok belki de. İcarus bir taş gibi düştü koca denize. Azıcık ötede bir balık leşini gevelemekte olan martı,yukarı tarlada toprağı süren köylü dönüp bakmadılar bile. Öyle demişti koca Brueghel, ve de öyle betimlemişti Fırçasıyla.icarus’un düşüşü bir bahaneydi, yalın yaşam gerçeklerinin sürüp gittiği bir doğa betimlenişine. Kimbilir, ozanların abartıp önümüze sürdükleri uyduruk güzellemelerdir.tansık da, söylenceler de.. * Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için deniz olmalı. * İçinde yüzdükleri denizi tanımayanlardan değil yakınmam, içinde yüzdükleri denizden başkasını tanımayanlardan.
Son düzenleyen Mira; 15 Temmuz 2014 08:48 Sebep: Kırık resim linki kaldırıldı.
AeraCura - avatarı
AeraCura
Ziyaretçi
3 Eylül 2009       Mesaj #8
AeraCura - avatarı
Ziyaretçi
Tüm yazılanlar arasında en çok bir kişinin kendi kanıyla yazdığı şeyi severim. Kanla yaz; ve göreceksin ki, kan tindir... Etrafımda cinler olsun istiyorum, çünkü ben cesurum. Hayaletleri kaçıran cesaret, kendisine cinler yaratır. -cesaret gülmek ister. Artık hislerinizi paylaşmıyorum; altımda gördüğüm şu bulut, güldüğüm şu karaltı ve ağırlık -işte budur sizin yağmur bulutunuz. Yükselmeyi arzuladığınızda yukarı bakarsınız siz. Ve ben aşağı bakarım, çünkü yükseltilmiş biriyim ben. Aranızdan hanginiz aynı anda hem gülebilir, hem yükseltilmiş olabilir? En yüksek dağa çıkan, tüm matem oyunlarına, tüm matem ciddiyetlerine güler. Cesur, tasasız, alaycı ve şiddet uygular -işte böyle istiyor bizleri bilgelik: O bir kadındır ve daima savaşçıyı sever ancak.
Nietzsche
AeraCura - avatarı
AeraCura
Ziyaretçi
5 Eylül 2009       Mesaj #9
AeraCura - avatarı
Ziyaretçi
-“Kadın en çok kimden nefret eder? –Demir böyle sormuş mıknatısa: ‘En çok senden nefret ederim, zira çekersin fakat kendinde tutacak kadar güçlü değilsin!.’ “


"Nietzsche'nin Kadınları : "Kadındaki Muamma"

Friedrich Nietzsche
AeraCura - avatarı
AeraCura
Ziyaretçi
10 Eylül 2009       Mesaj #10
AeraCura - avatarı
Ziyaretçi
''İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar...Daha iyi görmek için değil,daha iyi parıldamak için...''

Nietzsche

Benzer Konular

28 Haziran 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
27 Ocak 2016 / Ziyaretçi Cevaplanmış
3 Aralık 2009 / GusinapsE Felsefe ww
18 Ocak 2009 / yaerdmm Cevaplanmış