Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 29 Ocak 2017  Gösterim: 11.246  Cevap: 3

Metalik Bağı

Misafir
1 Aralık 2006 20:18       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

metal bağı,

Ad:  Metalik Bağı1.jpg
Gösterim: 120
Boyut:  45.7 KB

bir metalin atomlarını bir arada tutan kuvvet. Metallerdeki atomlar yakın birleşmiş bir biçimde düzenlenmiştir ve metallerin çoğunda atomların her birinin en dış elektron kabuğu çok sayıda komşu atomun üstüne biner. Bunun sonucunda değerlik (valans) elektronları sürekli olarak bir atomdan öbürüne hareket eder ve belirli bir atom çiftinin üzerinde bulunmaz. Yani metallerdeki değerlik elektronları, ortaklaşım (kovalans) bağlı maddelerdekilerin tersine yerleşik değildir ve tüm kristalin içinde oldukça serbest biçimde gezinir. Elektronları uzaklaşan atomlar artı yüklü iyonlar haline geçer ve bu iyonlar ile değerlik elektronları arasındaki etkileşim metal kristalini bir arada tutan çekimi ya da bağlanma kuvvetini oluşturur.

Sponsorlu Bağlantılar
Metallere özgü özelliklerin çoğu değerlik elektronlarının yerleşik olmamasına ya da serbest olarak hareket etmelerine bağlanır. Örneğin metallerin elektrik iletkenliklerinin yüksek olmasının nedeni elektronların bu davranışıdır. Isıl bir etki olmadan metale bir elektrik alanı uygulandığında değerlik elektronları ortaklaşım bağlı kristallerde olduğu gibi atomlardan uzaklaşabilir. Metal iyonları arasındaki bağ kuvvetinin yönü olmamasının yanı sıra hareketli değerlik elektronlarının bulunması da çoğu metale dövülgenlik ve süneklik özelliği kazandırır. Bir metale biçim verildiğinde ya da metal çekildiğinde malzeme kırılmaz, çünkü kristal yapısındaki düzlemlerde bulunan iyonlar birbirlerine göre oldukça kolay yer değiştirebilir. Ayrıca yerleşik olmayan değerlik elektronları, yüklü iyonlar arasında bir tampon görevi görür ve bu iyonların bir araya gelmesini ve kristalin kırılmasına yol açacak güçlü itme kuvvetlerinin oluşmasını önler.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 22 Kasım 2016 03:42


22 Kasım 2016 03:29       Mesaj #2
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ad:  metallic.gif
Gösterim: 112
Boyut:  94.8 KB
Metalik bağ
esas olarak metaller arasındaki, bir ya da daha çok atomu bir arada tutan bir kimyasal bağ türüdür. Metal atomlarının latisindeki serbest elektronların yer değiştirmiş olarak paylaşılması esasına dayanır. Dolayısıyla metalik bağlar ergimiş tuzlarla karşılaştırılabilir. Diğer görece kuvvetli bağlardan -İyonik bağ, Kovalent bağ- biridir.

Metal atomları valans bandında -dış yörüngelerinde- periyotlarına veya enerji seviyelerine oranla yüksek sayıda elektron içerirler. Bunlar atomdan ayrılarak bir pozitif iyonun dev latisinin etrafını saran bir elektron zarfı, gazı oluştururlar. Negatif elektron gazı ile pozitif çekirdekler arasında oluşan elektrostatik çekme kuvvetleri metal atomlarının bir arada kalmalarını sağlar. Burada, kovalent ve iyonik bağlardaki gibi merkezi bir bağ söz konusu değildir. Metalik bağ, düzgün pozitif iyon yığını ile bu yığını kuşatan elektron gazı arasında ortaya çıkar.

Metaller genellikle yüksek kaynama ve ergime noktalarına sahiptirler ve bu da atomlar arasında güçlü bir bağ olduğuna işaret eder.

Metalik bağ polar değildir ve bağlanma etkileşimi içerisindeki atomlar arasında ya hiç (saf elementel metaller) elektronegatiflik farkı yoktur, ya da çok az (alaşımlar) elektronegatiflik farkı vardır. Bu etkileşim içindeki elektronlar metalin kristal yapısı boyunca yer değiştirirler. Metalik bağ, metalin dayanımı, dövülebilirliği, süneklik, ısı iletkenliği, elektrik iletkenliği ve parlaklığı gibi pek çok özelliğinin nedenidir.

Metalik bağ, metal atomları veya iyonlar ile yer değiştirmiş elektronlar arasındaki elektrostatik çekimdir. Bu nedenle, atomların veya tabakaların birbiri üzerinde kayması ile dövülebilirlik ve süneklik gibi karakteristik özellikler ortaya çıkar. Metal atomlarının en az bir valans elektronu vardır ve bu elektronu ne bir komşu atomla paylaşır ne de iyon oluşturmak üzere verirler. Bunun yerine, metal atomlarının dış enerji seviyeleri üst üste biner ve bu anlamda kovalent bağa benzerlik gösterirler.
22 Kasım 2016 03:33       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
METAL BAĞI
Ad:  Metalik Bağı2.jpg
Gösterim: 120
Boyut:  84.9 KB

Metal atomlarını katı ve sıvı halde bir arada tutan kuvvetlere metal bağı denir. Değerlik elektronlarının serbest hareketleri nedeniyle metaller, elektrik akımı ve ısıyı iyi iletirler. Metal kristalinde basınç etkisiyle kristalin bir kısmının kayması asıl yapıyı bozmaz. Bu nedenle metaller dövülerek, tel ve levha haline getirilebilirler. Metallerin erime noktaları genelde moleküllü katılardan yüksektir. Oda koşullarında hemen tümü katıdır. Periyodik cetvelde;
  • Bir grupta yukarıdan aşağıya doğru atom çapı büyüdükçe genel olarak metal bağı zayıflar, dolayısıyla erime noktası düşer.
  • Bir sırada soldan sağa doğru atom çapı küçülüp, değerlik elektron sayısı arttıkça metal bağı kuvvetlenir, erime noktası yükselir.
Moleküllü katı grubuna giren ametallerle metallerin özellikleri;
Metaller;
  • Elektrik akımını ve ısıyı iyi iletirler.
  • Erime noktaları yüksektir.
  • Ametallere göre değerlik elektronları çok daha hareketlidir.
  • Dövülebilme, çekilebilme özelliğine sahiptirler ve şekil verilebilirler.
  • Ametallerle birleşirler.
  • İyonları daima artı yüklüdür.
Ametaller;
  • Isı ve elektrik akımını iyi iletmezler.
  • Erime noktaları düşüktür.
  • Metal yumuşaklığına sahip değillerdir. Kırılgandırlar.
  • Birbirleriyle ve metallerle birleşirler.
DEVAMI Kimyasal Bağlar ve Hibritleşme
29 Ocak 2017 14:17       Mesaj #4
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI

Hidrojen Katı Metale Dönüştürüldü!


Bilim insanları hidrojeni metal gibi kullanılabilecek katı bir hale dönüştürmeyi başardıklarını bildirdi. İngiltere'nin Harvard Üniversitesi'nden araştırmacılar Ranga Dias ve Isaac Silvera, hidrojeni metal halde kulanılabilen "harika maddeye" dönüştüren bir deney gerçekleştirdiklerini duyurdu.

Yeni teknolojinin sıfır dirençli elektrik kabloları ve süper güçlü roket yakıtları gibi çok sayıda ileri teknoloji uygulamasında kullanılabileceğini belirten Profesör Silva, BBC'ye yaptığı açıklamada "Katı metalik hidrojen yeryüzünde ilk kez varlık buldu." değerlendirmesinde bulundu. Dias ve Silvera, yaptıkları deneyde, moleküler hidrojenin küçük bir örneğini içeren bir elmas örs hücresini 2 sentetik elmas arasında sıkıştırdı.

Araştırmacılar, bu elmas örs hücresini atmosfer basıncının yaklaşık 5 milyon katı olan 495 gigapascal basınca tabi tutarken, eksi 270 santigrad dereceye kadar soğuttu. Amaç, hidrojen atomlarını, tıpkı metallerde olduğu gibi birbirine çok yakın şekilde sıkıştırarak kristal bir kafes oluşturmak ve elektronlarını paylaşmalarını sağlamaktı. Araştırmacılar elmas örs hücresindeki madde, parlak bir yüzey oluşturduğunda hal geçişinin belirgin bir hal aldığını gözledi.

Ad:  588c4412cbbf3424707f94e7.jpg
Gösterim: 89
Boyut:  102.5 KB
Maddenin dönüşümünü kayda geçiren araştırmacılar, "Basıncı yukarı doğru döndürdüğümüzde şeffaf moleküler katı bir madde oluştu. Daha sonra basınç artmaya devam edince madde siyaha dönüştü. Yarı iletken benzeri bir hal aldığından ve ışığı emebilmesinden dolayı siyah bir hal aldığını düşündük. Ve daha sonra basıncı yükseltince parlaklaşmaya başladı. Bu çok heyecan vericiydi." ifadelerini kullandı.

Araştırmacılar katı metalik hidrojenin ışığı yaklaşık yüzde 90 oranında yansıtabildiğini, bunun alüminyum aynanın yansıtma özelliğine yakın bir değer olduğunu kaydetti. Bilim adamları şimdiye kadar üretilen metalik hidrojen miktarının insan saçının bir telinden daha az olduğunu ancak üretim miktarı yollarının zaman içinde bulunabileceğini ekledi.

Kaynak: BBC / Science (28 Ocak 2017)


Daha fazla sonuç:
Metalik Bağı

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç