Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 26.085|Cevap: 3|Güncelleme: 19 Kasım 2016

Önemli İcatlar - Helikopter

Mesaja atla
DrAm3vLH
10 Haziran 2007 20:34   |   Mesaj #1   |   
DrAm3vLH - avatarı
Ziyaretçi

HELİKOPTER

Ad:  helikopter1.jpg
Gösterim: 37
Boyut:  37.3 KB

a. (fr hölıcoptere)
1. Döner kanatla (ya da kanatlarla) havada tutunan ve hareket eden hava aracı. (Bk. ansikl. böl.)
Sponsorlu Bağlantılar
2. Helikopter alanı, helikopterlerin iniş ve kalkış için geçici olarak kullandıkları yer.

—Ask.
  • Genel maksat helikopteri, uçar birlik harekâtı, hasta ve yaralıları taşıma vb. gibi genel amaçlarla kullanılan helikopter.
  • Hafit helikopter grubu, özellikle uçar komuta merkezi görevi alarak komuta işlevini kolaylaştıran ve hafif havataşıtlarından oluşan kara kuvvetlerine bağlı hava birliği.
  • Keşif ve gözetleme helikopteri, kara ya da deniz kuvvetlerinde, ülke kıyıları ya da sınırlarında keşif ve gözetleme görevi üstlenen helikopter.
  • Silahlı helikopter, makineli tüfek ve topla donatılmış hafif helikopter.
  • Taarruz helikopteri birliği, zırhlı araçlara saldırı, yakın destek görevi üstlenen ve kara birliklerinin hızla yayılmasını sağlayan, çeşitli helikopterlerden oluşmuş birlik. (Bk. ansikl. böl.)
  • Tanksavar helikopteri, tanksavar roketleriyle donatılmış özel görev helikopteri.
—ANSİKL. XV. yy.'da Leonardo da Vinci havada tutunmayı sağlayacak bir pervane düşünmüştü. Bununla birlikte, uçan ilk helikopter 1784'te Launoy ve Bienvenu'nün yaptığı bir oyuncakjı. XIX. yy. boyunca birçok öncü, döner kanatlı hava aracı sorununu çözmeye çalıştı. Özellikle albay Renard havada tutunmayı sağlayacak pervane konusunda sayısız inceleme ve
deney yaptı, birçok deney helikopteri geliştirdi. 13 kasım 1907'de Paul Cornu,‘üsieux'de ilk defa pilotuyla birlikte bir helikopteri havalandırdı; aynı yıl, L. Breguet ve profesör Richet ilk helikopterlerini tamamladılar. Ama helikopterin gerçek anlamda yapılabileceğini ilk kez 1935'te bir transız mühendis kanıtladı. Breguet'nin işbirliğiyle yapılan tersdönüşlü rotorla donatılmış “Gyroplane" ile Maurice Clarisse manevra yeteneğini gösteren sayısız kalkış ve iniş gösterisi gerçekleştirdi; bu hava aracıyla 22 eylül ve 14 aralık 1936'da ise 158 m yükseltiden 110 km/sa'lik hızla, 1 sa 2 dk 58 sn'lik uçuş yaparak 20 km yol aldı ve böylece ilk uluslararası rekorları kırdı; ayrıca motoru keserek kendiliğinden dönüşle iniş yapılabileceğini kanıtladı. Renö Dorand kanatların gelme açısı kumandasını sağlayan “döner tabla”yı buldu. Bu buluş helikopterin her yönde ötelemeyle uçmasına olanak verdi. Diğer girişimler özellikle Almanya'da başarıya ulaştı.

ikinci Dünya savaşı birçok yapımcıyı savaş helikopterleri geliştirme çalışmalarına itti. ABD'de Igor Sikorsky ilk kez seri olarak helikopter üretti; öte yandan Bell ve Hiller hemen savaş sonrasında kararlaştırma sistemlerine dayanarak döner kanat takımı tekniğini geliştirdi; bu sistemler o güne dek güçlükler doğuran pilotajı kolaylaştırdı. Savaştan sonra helikopter önce askeri alanda, sonra sivil alanda önemli bir gelişme gösterdi. Gaz türbiniyle donatılmış ilk seri helikopter Fransa'da doğdu: Alouette (1952) adı verilen ve "Turbomeca” tipi turbomotorla donatılan bu helikopterlerden 3 000 tane üretildi. Ulaşılan hızlar ve yükseltiler (300 km/sa ve 10 000 m'nin üstünde) helikopterin uçakla rekabete girmesini sağladı ve bazı hallerde yeri tutulamaz bir araç niteliği kazandı. Bu alanları şöyle sıralayabiliriz: iki nokta arasında kısa bağlantı; deniz petrol platformlarını ("açık deniz" alanı) besleme; yaralıları hızla taşıma; yük kaldırma ("uçan vinç"); kıyıların gözetimi.

Böylece sivil alanda helikopter büyük başarılar gösterdi. Yapımcılar, titreşim düzeyinin azalması sonucu gittikçe daha hızlı, daha büyük (onlarca tonluk), daha rahat araçlar üretti. Cam elyafı, karbon elyafı ve reçine gibi maddelerle elde edilen karma malzeme kullanılarak, daha az bakım isteyen, uzun ömürlü, basit rotorlar yapıldı. Dolayısıyla ABD'de ve Avrupa'da uzmanlaşmış bir sanayi doğdu.

Bununla birlikte helikopter mekanik karmaşıklığı yüzünden uçağa oranla daha pahalı ve görece daha nazik bir araçtır.
Havada tutunma genellikle mekanik olarak çalıştırılan bir ya da birçok rotorla sağlanır. Palaların ucuna gaz püskürterek çalıştırma ilginçtir, ama büyük gürültü çıkarır. Dişlilerle donatılmış vites kutusuyla mekanik iletim ise, (tersdönüşlü rotor dışında) rotorun dönüş yönüne ters yönde gövdenin de dönmesine yol açan bir kuvvet çifti oluşturur Dolayısıyla kuyrukta kuvvet çiftini gideren ve ayrıca helikopterin düz yönde uçuşuna olanak veren küçük bir denge pervanesi bulunur. Havada tutunma rotoru ya da rotorları, her palanın olası en iyi konumu almasını ve pilotun isteğine göre palaların gelme açılarını değiştirmesini sağlayan eklemlerle donatılmış bir kafa içerir; pilot palaların gelme açılarını ("ortak adım") artırarak helikopteri kaldırır (tırmanış). Helikopterin ilerlemesi için her palanın gelme açısı, taranan çember (dönüş adımı) üzerindeki konumuna göre değiştirilir; bu değişiklik kaldırma kuvvetine, öne ya da yana doğru bir eğim verir.

Ötelenmede ilerleyen palanın hızı (dönme ve öteleme hızlarının bileşkesi) daha yüksek, gerileyen palanın hızı daha düşüktür; dolayısıyla her palanın kaldırma kuvveti taranan çember üzerindeki açısal konumuna göre değişir; bu olgu toplam kaldırma kuvvetinde kabul edilemez bir bakışımsızlığa yol açar. Denge gerileyen palaya silindirsel adım kumanda tablasıyla daha büyük bir gelme açısı verilerek yeniden kurulur. Ama her palayı tam bir kanat gibi "indirmek”ten kaçınmak için gelme açısını değiştirmede çok ileri gitmemek gerekir, öte yandan, gürültü düzeyini sınırlamak, titreşimleri ve verim yitimini önlemek için pala uçlarının ses hızına yakın hızlara ulaşmasından kaçınmak zorunludur. Bu yüzden uçuş halinde 250-300 km/sa'i aşmayan helikopterlerin öteleme hızı çıkışta sınırlanır. Ama özel sistemlerle donatılmış deney helikopterleri 500 km/sa'e ulaşır, hatta aşar.
Ad:  helikopter3.jpg
Gösterim: 30
Boyut:  71.6 KB

—Ask. havc. Helikopterlerin askeri alanda kullanımı, ikinci Dünya savaşı'ndan sonra Malezya ve Kore'de, daha sonra da Çinhindi savaşında helikopter büyük bir gelişme gösterdi. Ama bu araçlar gerçek güçlerini Cezayir savaşt'nda kanıtladı; nitekim hava kuvvetleri ve kara ordusunun hafif hava birliklerinde uçak taktik komuta taşıtı (Alouette II), havadan ulaştırma taşıtı (Sikorsky H-19 ve H- 34, Vertol-Piasecki H-21, La Banane), 20 mm'lik top ve 12,7 mm'lik makineli tüfekle donatılmış silahlı helikopterler (H- 19, sonra H-14) biçiminde çeşitli amaçlarla kullanıldı ve başarılı sonuçlar verdi. Cezayir savaşı boyunca yalnızca helikopterler bir milyon komando, 40 000 asker ya da hasta taşıdı.

Vietnam savaşı’nda kara birlikleri helikopterlerden yoğun bir şekilde yararlandı. Helikopterle saldırı ve uçar birlik harekâtı kavramının genişlemesi, havataşıtlarının bu görev tipindeki rollerine göre uzmaşlaşmayı getirdi. Taktik ve lojistik ulaştırma görevi (Boeing-Vertol CH-47, Bell UH-1B ve 1D) dışında, güçlü silahlarla donatılmış yakın destek helikopterleri (Bell AH-1G ile Gunship görevi), iniş alanları çevresinde yakın keşif uçuşu yapan havataşıtlarmı koruma görevi üstlendi (Hughes OH-6 ile Pink Team görevi). Harekâtın tümü bir Bell UH-1D helikopterine yerleştirilmiş uçar komuta merkezince yürütüldü. Bu taktiğin sistematik olarak uygulanması ve hava harekât tümeninin 1965 yılından itibaren kurulması, 1968 yılında 3 300 helikopterin yapılmasını sağladı, ilk şaşkınlığın azalmasına ve düşman uçaksavar savunmasının takviyesine rağmen araçların yitim oranı, 1968 yılında savaşa giren helikopterlerin ancak % 31 ’iydi (toplam 980 araç tahrip edildi).

1973’teki Israil-Arap savaşı’nda helikopterler Avrupa'dakilere benzer koşullarda kullanıldı: bu arada zırhlı araçların sürekli hava tehdidi altında çatışmaları, Varşova paktı ülkelerinin zırhlı araçlarına karşı, batı ülkeleri, helikopterleri tank avcıları (tanksavar helikopterleri) olarak kullanmayı düşünmekteydi.

Günümüzde ise, bu konuda çatışan birçok görüş vardır: yalnız güdümlü mermilerle donatılmış hafif helikopter yandaşları: rus Hind ya da amerikan ordusuna ait Advanced Attack Helicopter AH- 64 gibi ağır helikopter yandaşları; ağır savaş helikopterleri, top ve makineli tüfek gibi savunma silahı, güdümlü mermiler ve elektronik aygıtlarla donatılmıştır. Bu helikopterler birçok görevi yapacak niteliktedir ve daha hafif helikopterleri önlemeye elverişlidir.

Taarruz helikopter birlikleri.


Bu birlikler Fransa’da, alman Bundeswehr'de ve rus ordusunda bulunur.
Her orduda çeşitli görevleri karşılayan genel maksat helikopter birlikleri vardır. Ayrıca deniz kuvvetleri helikopterlere özel görevler verir. Bu görevleri şöyle sıralayabiliriz: denizaltılara karşı savaş (algılama aygıtlarını [çekilen sonar] değerlendirme, patlayıcı maddeyle anında müdahale); suüstü gemilerine karşı savunma (düşman güdümlü mermilerini saptama ve önleme); denizde güvenlik ve savunma. Refakat gemileri yalnızca hafif helikopterler taşır, buna karşılık rus ordusuna ait Moskova gibi büyük uçak gemileri ağır helikopterler birlikleriyle donatılmıştır.


Son düzenleyen Safi; 19 Kasım 2016 01:18
27 Ekim 2008 16:38   |   Mesaj #2   |   
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
HELİKOPTER
Ad:  helikopter2.jpg
Gösterim: 31
Boyut:  55.7 KB

Bir uçağın havada tutunabil-rnesini sağlayan etken, içinde bulunduğu hava kütlesinin uçağın sabit kanatlarına uyguladığı kaldırma kuvvetidir.

Sponsorlu Bağlantılar
Helikopter­de ise hava için böyle bir yüzey oluşturabile­cek sabit kanatlar yoktur ve aracı havada tutan kaldırma kuvveti bir rotorla sağlanır. Bu rotor, helikopterin tepesine yatay konum­da yerleştirilmiş olan ve bir motorla döndürü­len uzun kanatlı dev bir pervaneden başka bir şey değildir. Uçaktaki sabit kanatların görevi­ni üstlenen bu döner kanatların (rotor palala­rının) bir kaldırma kuvveti yaratabilmesi için aracın mutlaka ileri doğru hareket etmesi gerekmez. Bu nedenle helikopter düşey olarak yükselip alçalabilir ve havada belirli bir noktada asılı durabilir. Bir vidanın bir tahta parçası içinde dönerek ilerlemesi gibi, heli­kopter de rotorun her dönüşünde havada bir dönüş adımı kadar yükselir ya da alçalır. Nitekim bu aracın adı da "burgu kanat" anlamındaki Yunanca sözcüklerden türetil­miştir.

Büyük İtalyan sanatçı ve mucit Leonardo da Vinci 15. yüzyılın sonlarına doğru helikop­tere benzeyen bir makinenin çizimlerini yap­mıştı. Çok büyük bir pervanenin yeterince hızlı döndüğünde bu makineyi havaya yüksel­tebileceğine inanıyordu. Ama o çağda böyle bir pervaneyi istenen hızda döndürebilecek güçte motorlar henüz yapılmamış olduğundan bu düşünce geliştirilemedi. Sonraki üç yüzyıl boyunca birçok benzer tasarım yapıldı. Ne var ki, hemen hepsi tek pervaneli olan bu tasarımlar da başarılı olamadı. Çünkü perva­ne bir yönde dönerken aracın gövdesi de ters yönde fırıldak gibi dönüyordu.
1784'te iki Fransız, ters yönlerde dönen iki pervaneyle donatılmış küçük bir helikopter modeli sergilediler. İngiliz Sir George Cayley 1792'de bu modelin bir kopyasını yaptı; 1843'te de gene ters yönlerde dönen iki pervaneyle donatılmış motorlu bir helikopter tasarladı. Ama o yıllarda, pervaneyi döndür­mek üzere buhar makinesinden daha hafif bir motor bulma şansı yoktu. Hem yeterince hafif, hem de helikopteri yerden kaldırabile­cck kadar güçlü olan içten yanmalı motorlar ancak 20. yüzyılda ortaya çıktı. Nitekim, birbirlerinden habersiz olarak ilk kez bu motorları deneyen Paul Cornu ve Louis Breguet adlı iki Fransız'ın 1907'de yaptığı heli­kopterler havada birkaç metre yükselerek birkaç saniye uçabildi.

Alıntıdaki Ek 57745
Sonradan ABD yurttaşlığına geçen Rus mühendis Igor Sikorsky 1908'de helikopterler üzerinde çalışmaya başladı ve 1910'da yerden havalanabilen bir helikopter yapmayı başardı. Stefan Petroczy ve Theodor von Karman adlı iki Avusturyalı da yere bağlı askeri gözetleme platformu olarak kullanılacak başka bir araç yaptılar. Bu aracın pilotsuz olarak bir saatten fazla havada kalabildiği bildirilmişti. ABD'de de Emile ve Henry Berliner birkaç dakika uçabilen iki helikopter yaptılar. 1920-23 ara­sında gene ABD'den George de Bothezat dört pervaneli bir helikopter geliştirdi. Bu helikopter birçok uçuş yaptı, ama hiçbir zaman 2 metreden fazla yükselemedi.

Denetimli bir uçuşla aşağı, yukarı ve ileri doğru hareket edebilen ilk helikopterin ya­pımcısı Corradino d'Ascanio adlı bir İtalyan' dır. 1930'da yapılan bu helikopter sekiz daki­kadan fazla havada kalmayı başardı. Ama bir uçuş aracı olarak kullanılabilecek ilk helikop­teri yapma başarısını 1936'da Almanlar gös­terdiler. Gövdesinin iki yanından yukarıya doğru uzanan kollar üzerine oturtulmuş iki pervanesi olan bu Focke-Achgelis FW-61 helikopterini Alman pilot Ffanna Reitsch 1938'de Berlin Spor Sarayı'nın içinde uçura­rak halka tanıttı. FW-61, saatte 122 km hız, 3.395 metreye tırmanma ve 230 kilometrelik uçuş gibi uluslararası rekorlar da kırdı.

Bu arada ABD'ye yerleşmiş olan Igor Sikorsky 1939'da VS-300 helikopterini yaptı. Bu aracın tepede büyük bir pervanesi, arkada da küçük bir kuyruk pervanesi vardı. Kuyru­ğun yanına düşey konumda yerleştirilmiş olan bu ikinci pervane gövdenin fırıldak gibi dön­mesini engelliyordu. VS-300 1941'de 92 daki­kalık bir uçuşla yeni bir rekor kırdı. 1942'de ise gene Sikorsky'nin yaptığı XR-4 helikopte­riyle ilk kez seri üretime geçildi ve askeri amaçla helikopter kullanan ilk ülke ABD oldu.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra helikopterle­rin önemi hızla ve giderek arttı. Birçok askeri hizmetin yanı sıra uçak yolcularını havalimanı ile kent merkezleri arasında taşıma, havadan keşif yapma, tohum ekme, can kurtarma, posta taşıma gibi çeşitli alanlarda da helikop­terlerden yararlanılabileceği anlaşılmıştı. Özellikle ABD, SSCB ve Avrupa ülkelerinde çok değişik modellerde helikopterler yapıldı. Tek pervaneli, iki kişilik hafif helikopterler­den, birçok yolcu ve ağır yük taşıyabilen büyük nakliye helikopterlerine kadar birçok helikopter tipi geliştirildi.

SSCB'nin büyük Mİ-12 askeri helikopterle­ri 40 tona kadar yük taşıyabilir. Büyük helikopterlerin çoğu tek pervanelidir; ama Boeing-Vertol gibi bazı büyük helikopterler­de gövdenin ön ve arka ucunda birer pervane bulunur.

İlk helikopterlerde rotoru döndürmek için pistonlu motorlar kullanılıyordu. Sonradan helikopter tasarımcıları gaz türbinlerine daha çok ilgi gösterdiler. Çünkü hafif gaz türbinleri hem araçta az yer kaplar, hem de hemen hemen titreşimsiz çalıştığı için fazla gürültü yapmaz. Helikopterlerin en büyük kusurla­rından biri hızlarının uçaklarınkinden çok daha düşük olmasıdır. Ama gaz türbiniyle çalışan yeni model helikopterler saatte 500 km hız yapabilir.

Bütün ülkelerin silahlı kuvvetlerinde keşif, birlikleri taşıma ve arama-kurtarma çalışma­larında helikopterler yaygın olarak kullanılır. Savaşan birlikleri desteklemek için ağır silah­larla donatılmış hızlı helikopterler de vardır. Deniz kuvvetlerinde de düşman denizaltıları-nı avlamak üzere radar ve sonarla donatılmış helikopterlerden yararlanılır. Helikopter de­nizde olduğu kadar karadaki kurtarma çalış­maları için de çok elverişli bir araçtır.

Helikopterlerin ticari amaçlarla kullanımı da hızla artmaktadır. Dünyanın her yerinde, özellikle kara ulaşımının güç olduğu bölgeler­de helikopterle yolcu taşıyan yüzlerce şirket vardır. Yere doğru iyice alçalabilen ve hare­ketsiz durarak ya da yavaş yavaş ilerleyerek havada asılı kalabilen helikopterler, hava fotoğrafçılığının ve başta televizyon belgesel­leri ile haber filmleri olmak üzere film yapım­cılığının gelişmesine büyük katkıda bulun­muştur.

Otojir
1920'lerin başlarında döner kanatlı hava taşıtlarındaki en önemli gelişme Juan de la Cierva'nın yaptığı otojirdir. İspanyol uçak tasa­rımcısı Cierva, uçuş sırasında yeterli hızı koruyamayan uçakların düşme tehlikesini ön­lemek amacıyla çalışmalar yapıyordu. Cierva' nın vardığı sonuca göre, hava taşıtlarında döner kanatlar kullanıldığında, havanın kal­dırma kuvveti taşıtın ileriye doğru hareketin­den bağımsız olacağı için düşme tehlikesi ortadan kalkacaktı. 192()'de, taşıt ileriye doğ­ru yo! alırken rotor kanatlarının motor gücü­ne gerek kalmadan sürekli dönebilmesi ve aracı havada asılı tutabilmesi için havanın kanatlara hangi açıyla gelmesi gerektiğini hesapladı. Cierva'nın bu çalışmalarının ürünü olan otojirde havada tutunmayı rüzgârla ken­di kendine dönen bir rotor, ileriye doğru hareketi ise öndeki itici pervane sağlar. 1920-23 arasında Cierva'nın deneme amacıyla tasa­rımlayıp yaptığı dört otojirden sonuncusunda pervane kanatları ortadaki rotor başına men­teşelerle bağlanmıştı. Bu sistem başarılı oldu; çünkü böylece her kanat dönerken en uygun konumu alabiliyordu.

Otojirin havalanması için rotor önce belirli bir hıza ulaşıncaya kadar motor gücüyle döndürülür. Sonra rotorla bağlantısı kesilen motor bu kez uçaklarda olduğu gibi pervaneyi döndürür. Yerde kısa bir süre yol aldıktan sonra, havanın rotor kanatlarına gelme açısı ya da dönüş adımı artırılarak otojirin oldukça dik bir doğrultuda havalanması sağlanır. Ro­tor iyice yavaşlamadan önce kanatlar rüzgâr­da kendi kendine dönebilecek konuma getiril­diği için, motorla bağlantısı kesildikten sonra da kanatlar döner ve otojir havada yol alır.

Otojirler ABD'de büyük bir ilgi uyandırmış ve yere indiğinde rotor kanatları geriye katla­narak otomobil olarak da kullanılabilen çok küçük otojirler yapılmıştır.

Günümüzde çok başarılı helikopterler ya­pıldığı için 1950'den bu yana otojir üretilmi­yor. Ama Cierva'nın otojirleri helikopterlerin gelişmesini çok hızlandıran birer aşama ola­rak gene de havacılık tarihinde büyük önem taşır.

MsxLabs & TemelBritannica

Son düzenleyen Safi; 12 Kasım 2016 23:01
Mavi Peri
11 Haziran 2012 02:34   |   Mesaj #3   |   
Mavi Peri - avatarı
Ziyaretçi
Helikopter
Ad:  helikopter4.jpg
Gösterim: 29
Boyut:  72.8 KB

Dik olarak havalanıp inebilen, havada düşmeden durabilen, gövdesini aynı doğrultuya getirme zorunluluğu duymadan herhangi bir yatay yönde hareket edebilen, manevra yeteneği son derece yüksek araç.


Helikopterin havada kalmasını sağlayan kaldırma kuvveti, aracın üzerinde, düşey bir eksen çevresinde yatay olarak dönen bir rotora bağlı bir pervane aracılığıyla sağlanır. Helikopter, rotorunun (dolayısıyla pervanenin) dönüş hızı ve pervane kanatlarının yatayla yaptığı açıya bağlı olarak hareket eder (ya da hareketsiz kalır). Helikopterin ileri-geri, sağa-sola hareketi, kanatlarının yatayla ayrı ayrı açılar yapacak biçimde dönmeleriyle sağlanır. Yani her dönüşte kanat açıları sürekli ve periyodik olarak değişir. Bunu sağlayacak olan rotor başının yapımı bu nedenle son derece karmaşıktır. Tek rotorlu (dolayısıyla tek pervaneli) helikopterlerin, pervane dönüşünden doğan momentlerin etkisiyle kendi eksenleri çevresinde topaç gibi dönmelerini önlemek için yatay bir eksen çevresinde düşey olarak dönecek küçük bir kuyruk pervanesi daha bulunur. İki rotorlu (dolayısıyla iki yatay pervaneli) helikopterlerde ayrıca kuyruk pervanesi gerekmez.

Belli bir yükü kaldırmak için gerekli en az gücün çok üzerinde güç sarf ettiğinden helikopter gerçekte "verimsiz" bir araçtır. Ancak özel bir piste gerek duymadan kolayca inip kalkması, havada durabilmesi özellikleriyle ve üstün manevra yeteneğiyle de son derece elverişli bir araçtır. Motoru durduğunda, araç düşerken pervane kanatlarının, yel değirmeni gibi dönüşünü sürdürmesi, helikopterin 60 metreden itibaren güvenli biçimde zorunlu iniş yapabilmesini de sağlar. Helikopter, eski Çin'de oyuncak olarak bilinmekteydi. Leonardo da Vinci, helikopter tasarımlarıyla uğraştı. 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında bir dizi mucidin çeşitli helikopter denemesi oldu. Ancak ilk başarılı uçuş Almanya'da Heinrich Foche (1937) ve ABD'de İgor Sikorski tarafından gerçekleştirildi (1940). İkinci Dünya Savaşı'nda üstünlüğünü kanıtlayan ve o günden bu yana daha da geliştirilen helikopter, günümüzde sivil ve özellikle askerî alanda önemini korumaktadır.
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 12 Kasım 2016 23:00
12 Kasım 2016 22:22   |   Mesaj #4   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
helikopter
Ad:  1.JPG
Gösterim: 31
Boyut:  20.7 KB

gövdesi üzerine yerleştirilmiş dik ya da dike yakın bir eksen çevresinde yatay düzlemde dönen ve bir ya da daha çok büyük pervanenin (rotor) yardımıyla hareket eden hava taşıtı.

Sponsorlu Bağlantılar
Helikopterler, düşey doğrultuda kalkıp inebilirler, herhangi bir noktada havada asılı kalabilirler ve doğrultularını değiştirmeden her yönde hareket edebilirler.
Helikopter, uçmak için tasarımlanan ilk araçlardan biriydi. Leonardo da Vinci, uzun süre helikopterin ilk tasarımcısı olarak kabul edilmiştir, ama sonraları, da Vinci’den önce Çinlilerin ve AvrupalIların oyuncak helikopterler yaptıkları ortaya çıkarıldı. 1900u’den önce girişilen helikopter denemeleri, aracı ve üzerindeki yükü kaldırmaya yetecek güçte bir motorun bulunmaması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. Bu tür motorlar geliştirilmeye başladıktan sonra da helikopter tasarımcıları uzun süre denge ve denetim sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldılar.

1909’da Rusya’da, önde gelen uçak taşınmalarından Igor Skorsky, bir helikopter geliştirdi. Ama yalnızca kendi ağırlığını havalandırabilen bu taşıt pilot ve yük taşıyabilecek güçte değildi. 1923’te İspanyol uçak mühendisi Juan de la Cierva, helikopterin ilk örneklerinden biri olarak kabul
Ad:  2.JPG
Gösterim: 24
Boyut:  43.0 KB
edilen bir otojiri uçurmayı başardı. Gövdesinin üstünde serbest olarak hareket eden bir rotor ile ön bölümünde, bir motorun yardımıyla döndürülen pervanesi bulunan araç, dikine havalanamıyordu. Cierva’nın buluşu etkisini kısa sürede gösterdi.

1936’da Almanya’daki Focke-Achgellis Company, 1940’ta da Skorsky ilk helikopter türlerini uçurmayı başardılar. Helikopter tasarımının temel ilkeleri bir kez saptandıktan sonra, Avrupa’ da ve ABD’de çok hızlı gelişmeler kaydedildi. II. Dünya Savaşı’nda ve daha yaygın olarak da 1950-53 arasındaki Kore Savaşı sırasında helikopterden yararlanıldı. Sivil havacılık alanında ise helikopter, havaalanları ve kent merkezleri arasındaki kısa erimli ulaşım hizmetlerinde, engebeli arazilerde büyük malzemelerin taşınmasında ve kamu güvenliği (yangın, polis, kurtarma vb) alanlarında kullanılır.

kaynak: Ana Britannica

Daha fazla sonuç:
Önemli İcatlar - Helikopter

Hızlı Cevap
Mesaj:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç