Arama

1. Viyana Kuşatması

Güncelleme: 5 Ağustos 2016 Gösterim: 24.975 Cevap: 4
GusinapsE - avatarı
GusinapsE
Ziyaretçi
12 Mayıs 2006       Mesaj #1
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi

Viyana kuşatmaları

Ad:  1. Viyana Kuşatması1.jpg
Gösterim: 760
Boyut:  54.5 KB

OsmanlIların Avusturya’nın başkenti Viyana’ya karşı giriştikleri, ikisi de başarısızlıkla sonuçlanan kuşatmalar.
Sponsorlu Bağlantılar

I. Viyana Kuşatması


(27 Eylül-14 Ekim 1529)

Kutsal Roma-Germen imparatoru V. Karl’ın (Şarlken) kardeşi Avusturya dükü Ferdinand, kayınbiraderi olan Macaristan kralı II. Lajos’un ölümü (1526) üzerine yerine seçilen Erdel voyvodası Jânos Zâpolya’yı tanımadı. Miras yoluyla Macaristan üzerinde hak iddia ederek V. Karl’m da onayıyla kendini meşru Macaristan kralı ilan etti. Ardından Budin’i (Buda) aldı. Osmanlı Devleti’nden Belgrad, Sirem (bugün Sremska Mitrovica) ve Bosna’nın bir bölümünü içine alacak biçimde Macaristan’ m bazı bölgelerinin vergi karşılığında kendisine bırakılmasını istedi. Bu sırada Ferdinand’a yenilerek Polonya’ya (Lehistan) sığınan Zâpolya da OsmanlIlardan yardım istedi. Bu gelişmeler üzerine I. Süleyman (Kanuni) Avusturya’ya sefer açtı.

Önce Budin’i geri alarak Zâpolya’yı yeniden tahta çıkardı. Sonra da hem Ferdinand’ın Macaristan’a müdahalesini kesin olarak önlemek, hem de V. Karl’a karşı Fransa kralı I. François’ya dolaylı destek sağlamak amacıyla Viyana üzerine yürüdü. 26 Eylül 1529’da Viyana önlerine gelen Osmanlı ordusu ertesi gün kenti kuşattı. Viyana Kalesi’nin iyi tahkim edilmiş olmasına, üslerinden çok uzaktaki Osmanlı ordusunun ikmal zorlukları çekmesi de eklenince Süleyman 11, 13 ve 14 Ekim’deki üç büyük saldırıdan sonuç alamadı ve kuşatmayı kaldırarak 60 bin tutsakla Budin’e döndü. Ama Viyana Kuşatması Osmanhlara önemli yararlar da sağladı. I. Ferdinand’ı uzunca bir süre Zâpolya’yı tehdit edemez duruma düşürdüğü gibi, Osmanlı Devleti’nin Macaristan üzerindeki egemenliğini de pekiştirmiş oldu.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 5 Ağustos 2016 17:33
BARIŞ - avatarı
BARIŞ
Ziyaretçi
12 Kasım 2006       Mesaj #2
BARIŞ - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  1. Viyana Kuşatması2.jpg
Gösterim: 536
Boyut:  37.0 KB

Viyana kuşatması (Birinci)


Macaristan üzerinde hak iddia eden avusturya kralı Ferdinand'ı bu isteğinden vazgeçirmek ve Avusturyalılar'a Orta Avrupa'da türk üstünlüğünü kabul ettirmek için OsmanlI devletince düzenlenen askeri harekât
Sponsorlu Bağlantılar
(27 eylül -14 ekim 1529)

Çeşitli çaplarda 350 topla donatılmış 150 bin kişilik bir orduyla Edirne’den Avusturya seferine çıkan Kanuni Sultan Süleyman (30 mayıs 1529), Filibe-Sofya-Belgrad üzerinden ilerleyerek 6 günlük bir kuşatmadan sonra Budin kalesini teslim almasının ardından avusturya topraklarına girip (22 eylül) Viyana'ya doğru yürüyüşünü sürdürdü.

Bu arada, sefer hazırlıklarını önceden öğrenmiş ve Papalık’ın da katkısıyla Lehistan’la bir ittifak antlaşması yapmış olan kral Ferdinand, kentin savunmasını 45 bin seçme askeri bulunan kale komutanı kont Nicolas von Salm’e bırakarak her olasılığa karşı yakınlarıyla birlikte Viyana'dan ayrılmış; kalenin doğu yüzündeki Stuben kapısıyla Kârnten kapısı arasında 6 m yüksekliğinde yeni bir iç sur yaptırılmış; Tuna şeddiyle istihkâmlar arasında büyük bir hendek açtırılmış; türk ordusunun yangın bombalarına karşı kentteki ev damlarının çatı vb. gibi yanıcı kısımları tümüyle sökülmüş; top güllelerinin toprağa gömülmesi için de sokakların kaldırım taşları kaldırılmıştı.

Ayrıca, yiyecek sıkıntısını önlemek ve Viyana düşerse tutsak alınmalarına meydan vermemek için kentin sivil halkı da boşaltılmıştı. Yine kuşatmadan az önce Kutsal Roma-Germen imparatoru ve kral Ferdinand’ın ağabeyi olan Kari V, generallerinden Wilhelm von Württemberg komutasında 10 bin kişilik düzenli bir alman birliği; Eck von Reischach komutasında 5 bin kişilik bir alman milis kuvveti; Abel von Holneck komutasında Ş bin hollanda ve belçikalı asker; Luis d’j^los komutasında da 10 bin kişilik bir İspanyol kıtası göndererek kaledeki asker sayısını 85 bin kişiye yükseltilmişti. Ayrıca, süvari generali von Roggendorff'u da türk kuvvetlerinin üstüne dışardan saldırmak üzere Linz’de toplanan imparatorluk ordusu komutanlığına getirmişti.

Öte yandan, yolu üzerindeki Comorn, Gran, Râba, Martinsberg ve Altenburg kalelerini ele geçiren türk ordusu, sonunda Viyana önlerine gelerek yağan şiddetli yağmura karşın, büyük bir hız ve düzenle kenti kuşatmaya başladı (27 eylül). Padişahın otağı kentin karşısındaki Semmering sırtlarına kuruldu; burada 12 bin yeniçeri mevzilendi. Rumeli beylerbeyi de olan sadrazam ve serasker Makbul İbrahim Paşa komutasındaki rumeli askeriyle Anadolu beylerbeyi Behram Paşa komutasındaki anadolu askerleri de kenti çepeçevre kuşattılar; topçubaşı komutasındaki 350 top da gerekli konumlara yerleştirilince, türk ordusu Viyana çevresinde 30 bin çadırdan oluşan büyük ve heybetli bir kuşak meydana getirdi.

Ertesi gün aralıksız yağan yağmur altında lağımlar patlatılıp gedikler açılarak şiddetli lağım çarpışmalarıyla başlayan savaş, kuşatma altındakilerin sıkça yeniledikleri huruç (çıkış) hareketlerinden ve lağımlar patlatılarak açılan gediklere Türkler'in yönelttikleri saldırılar sırasında savunma güçlerinin de büyük yığınlar halinde aynı gediklerden karşı saldırıya geçmeleri üzerine iki tarafın birbirine karışması nedeniyle düşmanı top ateşine tutma olanağı bulunamadığından, özellikle de Budin kalesi teslim alındığında kentin yağmalanmasına izin verilmediği için küskün yeniçerilerin isteksiz davranıştan yüzünden, 7 gün boyu sonuçsuz kaldı. Sekizinci günü dinlenme ve ibadetle geçiren türk ordusu, kuşatmanın dokuzuncu günü yeniden saldırıya hazırlanırken (6 ekim), şiddetli soğuklarla yağmurdan, erzak sıkıntısından ve topçuların yetersizliğinden yakınan yeniçeriler, artık savaşmak değil de dönmek istediklerini açıkça bildirdiler.

Bunun üzerine parlak vaatler, tehditler ve hatta sopalarla ateş hattına gönderilen yeniçeriler, yine gönülsüz olarak savaşmakta direndiler. Kuşatmanın 17. günü (14 ekim 1529) açılan 20 m genişliğinde bir gediğe karşı sabahtan ikindiye kadar üç dalga halinde yoğunlaştırılan çok şiddetli türk saldırısı da sonuçsuz kalınca, akşam toplanan divanda yeniçeri sorunu ve doğa güçlükleri yanında sadrazam İbrahim Paşa'nın güvenilir kaynaklardan haber alarak belirttiği gibi dük Friedrich’le von Roggendorff komutasındaki imparatorluk ordusunun yola çıkmış olması kadar Kari V'in Avrupa'yı türk istilasından kurtarmak için tüm hıristiyan ülkelerden asker toplamaya başlaması da göz önünde tutularak kuşatmanın kaldırılmasına karar verildi.
Böylece ertesi günü İbrahim Paşa'nın asker karşısında yaptığı yüce padişahın Viyana’yı almaya değil de kral Ferdinand'a haddini bildirmeye geldiği ve bunun da başarıyla yerine getirildiğine ilişkin etkili konuşmasından sonra düşmanın 25 bin kişilik kaybına karşılık 40 bin ölü veren türk ordusu, tüm ağırlıklarını alıp çadırlarını sökerek kuşatmayı kaldırdı ve Tuna yolundan Budapeşte'ye, oradan da İstanbul'a döndü.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 5 Ağustos 2016 17:33
BrookLyn - avatarı
BrookLyn
Kayıtlı Üye
3 Haziran 2008       Mesaj #3
BrookLyn - avatarı
Kayıtlı Üye

I. Viyana Kuşatması

Ad:  1. Viyana Kuşatması3.jpg
Gösterim: 671
Boyut:  65.5 KB

(27 Eylül-14 Ekim 1529)

Osmanlıların 15. yüzyılın başından beri Av­rupa topraklarındaki hızlı ilerleyişleri Kanuni Sultan Süleyman'ın 1526'da Macaristan'ı ele geçirmesiyle doruk noktasına ulaşmıştı. Avusturya artık sınır komşusu olduğu Osmanlı Devleti'ni ele geçirdiği bu topraklardan çıkarmadıkça güven içerisinde olamayacağını görüyordu. Kanuni'nin 1526 Mohaç Seferi'nden dönmesinden sonra harekete geçen Avusturya Dükü I. Ferdinand, kardeşi Kutsal Roma-Germen İmparatoru Şarlken'in (V. Kari) de desteğiyle Macaristan'ın başkenti Budin'e (bugün Buda­peşte) girdi. Ferdinand Osmanlıların Macar kralı olarak atadıkları Erdel Voyvodası Janos Zapolya'yı uzaklaştırarak kendini Macar kralı ilan ettiği gibi Bosna'yı da içine alan geniş bir bölgeyi Osmanlılardan geri istedi.

Orta Avrupa'daki Osmanlı egemenliği için büyük bir tehdit oluşturan bu durum karşısında Kanuni, Macaristan üzerine yeni bir sefer açmaya karar verdi. 30 Mayıs 1529'da Edirne'den yola çıkan 150 kişilik Osmanlı ordusu kısa bir kuşatma­dan sonra Budin'i geri aldı. Janos Zapolya'yı yeniden Macar kralı ilan eden Kanuni ilerleyi­şini sürdürerek Viyana önlerine geldi. Kanuni’nin niyetini önceden öğrenen Ferdinand kentin savunmasını güçlendirmişti. 27 Eylül 1529'da başlayan kuşatma zaman zaman şid­detli yağmur altında 14 Ekim'e kadar sürdü. ama kentin çok iyi savunulması kısa zamanda sonuç almaya alışmış olan yeniçerilerin móralini bozdu. Cephane azlığı yüzünden topçuların etkisiz kalması, erzak kıtlığının baş göstermesi, kışın erken bastırması gibi nedenlerle Canimi 14 Ekim akşamı kuşatmanın kaldırıl­masına karar verdi. Viyana'ya gelirken alınan kaleleri güçlendiren Kanuni, Budin - Belgrat yoluyla İstanbul'a döndü. Ferdinand ölümüne kadar (1564) Macaristan üstündeki emellerin­den vazgeçmediyse de, her seferinde yenilgi­ye uğradı.

Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica
Son düzenleyen Safi; 5 Ağustos 2016 17:34
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
22 Mart 2010       Mesaj #4
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın

I. Viyana Kuşatması


Osmanlı Padişahı I. Süleyman'ın (Kanunî) Viyana'yı almak için yaptığı kuşatma.

Osmanlı ordusu, 1526'da Osmanlı egemenliğine giren Macaristan'dan ayrılınca, Avusturya Arşidükü Ferdinand, Budin'e girdi ve Osmanlıların Macaristan'a kral olarak atadıkları Erdel Voyvodası Zapoya'nın (Zapolyai Janoş) Macaristan'dan kaçmasına neden oldu. Bunun üzerine Kanunî, 1529 yılında Avusturya üzerine yeni bir sefere çıktı. Önce Budin, Avusturyalılardan kurtarıldı. 27 Eylül 1529'da Viyana önlerine varıldı. Kanunî, otağını Viyana yakınlarında Simmering'de kurdu. Viyana'yı Avusturyalı generallerden Nicolas de Salm ile Von Roggendorf savunuyordu. Viyana'ya birkaç saldırı yapıldı, son saldırı 12 Eylül 1529'da oldu. Bu saldırının da başarısız olması üzerine kuşatma kaldırıldı.
  • Kanuni ordusuyla 1529'da Macaristan'a girdi.
  • Budin'i aldı.Vergi vermek koşulu ile Yanoş'a burayı bıraktı.
  • Osmanlı ordusu Viyana önlerine geldi.
  • Viyana çok güçlü surlarla çevriliydi.
  • Yiyecek ve erzak yoktu.Ağır toplar olmadığı için kuşatma netice vermedi.
MsXLabs & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Son düzenleyen Safi; 5 Ağustos 2016 17:23
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
19 Haziran 2010       Mesaj #5
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

I. Viyana Kuşatması


Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamamen imha edip bölgeyi Osmanli Devleti sinirlari içine katan Kanunî Sultan Süleyman Han, savastan sonra Budapeste' ye gelip Macaristan'in yeni statüsünü tesbit etmisti. Buna göre Macaristan, Osmanli Devleti'ne bagli bir krallik olarak bilinen ve Mohaç muharebesine katilmayan Transilvanya (Erdel) voyvodasi Zapolya'ya verilecekti.

Nitekim Kanunî Sultan Süleyman Han 16 Ekim 1526'da Macaristan tacini Zapolya'ya veren târihî fermanini imzaladi ve Budapeste'de Macaristan tahtina geçirdi. Kuzeydogu Macaristan'da Tokay sehrinde toplanan Macar diet (asiller) meclisi Zapolya'yi kral tanidi. Macar kralliginin Bohenya tacina bagli olan ve Osmanli ordularinin girmedigi Bohenya, Moravya, Slovakya ve Silezya gibi ülkeler ise, Mohaç'ta öldürülen Macar krali Layos'un karisi ve ispanyaAlmanya imparatoru CharlesOuint'in kardesi olan Avusturya arsidükü Ferdinand'da kaldi. Kanunî Sultan Süleyman istanbul'a döndükten sonra harekete geçen Ferdinand, Bratislava'da Osmanlilara karsi olan asillerden tesekkül ettirilmis bir diet meclisi toplayarak kendini Macaristan ve Bohenya krali îlân ettirdi. Agabeyi İspanya Almanya imparatoru CharlesQuint' in de destegini alarak iyice güçlenen Ferdinand, Tokay meydan muharebesinde Zapolya'yi yenerek Budapeste'yi (Budin) almis ve Macaristan'in büyük bir kismini ele geçirmisti. Bunun üzerine Zapolay, Kanunî Sultan Süleyman Han'dan yardim istedi.

Kanunî Sultan Süleyman Han, Mohaç zaferi ve kiliç hakkiyla zaptettigi genis Macaristan ülkelerinin Alman asilli bir hükümdarin eline geçmesine müsâde edemezdi. Bu, Osmanli Devleti için vahim neticeler dogurabilirdi.

Kanunî Sultan Süleyman Han sefer hazirliklariyla mesgulken, Macaristan'dan fethedilen arazinin geri verilmesi karsiliginda baris yapmak istegiyle Ferdinand'in elçileri geldi. Fakat Almanlari, Budin ve Macaristan' dan çikarip atmak, Ferdinand'a gözdagi vermek, bulunabilirse, Alman ordusunu yakalayip yok etmek arzusunda olan Kanunî Sultan Süleyman Han, o zamanin âdetleri geregi elçileri tevkif ettirdi. Hazirliklarini tamamladiktan sonra serbest birakip savas için yola çiktigini söyleyip Ferdinad'a gönderdi.

10 Mayis 1529'da istanbul'dan hareket eden Süleyman Han, 20 Haziran'da Sofya'ya ve 18 Agustos'da Mohaç ovasina ulasti. Zapolya da 6000 Macar askeri ile orduya katildi ve burada Pâdisâh' in elini öpmekle sereflendi. Eylül' de Budin'i kusatan sultan Süleyman Han, teslim teklifinin reddedilmesi üzerine siddetli bir muhasara savasina basladi. 8 Eylül'de kale kapilarindan biri ele geçirilip umûmî hücum baslatilinca, ümit kalmadigini anlayan müdâfiler, hayatlarina dokunulmamak sartiyla kaleyi teslim ettiler. Kisa zamanda gösterilen bu muvaffakiyet karsisinda, Osmanli hâkimiyetine daha fazla karsi duramayacagini anlayan Bogdan voyvodasi besinci Petro Raves de ordugâha gelerek bir tâbiiyyet andlasmasi imzaladi. Elbasan sancakbeyi Hasan Bey'i Budin'de muhafiz birakan Kanunî, 12 Eylül' de Macar taht sehrinden ayrilip Viyana üzerine yürüdü. Bu arada Ferdinand'in adamlari tarafindan kaçirilmak üzereyken izvornik sancakbeyi Sultanzâde Bâli Bey' in ele geçirdigi meshur Macar taci, yeniçeri sekbanbasisi tarafindan Zapolya'ya giydirildi.

Kanunî Sultan Süleyman Han, 22 Eylül'de Almanya sinirini geçti. Ertesi gün Bâli Bey'in kardesi Semendire sancakbeyi Sultanzâde Mehmed Bey, Alman öncü kuvvetlerinin büyük bir kismini Viyana'nin on bes kilometre güneydogusundaki Bruck kasabasi yakinlarinda imha etti. Esir edilen Alman kuvvetleri komutani Christophe Von Zedlitz ve alti general Sultan'a gönderildi. 27 Eylül'de Viyana önlerine gelen orduyi hümâyûn, hiristiyanligin en büyük devleti olan Alman imparatorlugu'nun baskentini muhasaraya basladi.

Kanunî Sultan Süleyman Han, 120.000 kisilik bir orduyla Budin' den ayrilip Viyana üzerine yürüdügü haberi duyulunca, sâdece Almanya'da degil, bütün Avrupa' da müthis bir telas ve korku baslamis, Türklerin gelisi karsisinda, o sirada had safhada olan mezhep mücâdeleleri bile bir tarafa birakilarak, Viyana'ya yardim kampanyasi açilmis ve Avrupa'nin her yerinden muhtelif milletlere mensup yardim kuvveti akin akin gelmeye baslamis, hattâ muhâsaradan biraz evvel bu kuvvetlerin büyük bir kismi kaleye yerlesmisti. Osmanli ordusunun hasmetinden büyük bir korkuya kapilan Ferdinand, alelacele sehri terkederek kaçmis, yerine ihtiyar ve tecrübeli bir asker olan, Kont Nicolos Von Salm'i kale komutani olarak birakmisti. Müdâfaa hazirliklarina baslayan Kont Salm de, Türk ordusu gelmeden Viyana yakinlarindaki mahalleleri tamamen yakip yikmis, birinci istihkâm hattindan yirmi adim içerde ikinci bir istihkâm insâ etmis, Tuna sahillerine kaziklar diktirerek müdâfaa için gerekli tedbirleri almisti. Osmanli humbaracilarinin yakici te'sirlerinden korunmak için evlerin ahsap çatilarini yiktirmis, top güllelerinin te'sirini azaltmak için de, sokaklarin kaldirimlarini söktürmüstü. Ayrica iki ay yetecek kadar erzaki te'min edip, sehirdeki sivil halki disari çikarmisti.

Kanunî Sultan Süleyman Han, Viyana'ya gelirken hiç bir zaman kaleyi alma gayesini gütmemis, istedigi zaman bunu gerçeklestirebilecegini göstererek göz dagi vermek istemisti. Üstelik yeni fethedilmis olan Macaristan'da islâm idaresi tam yerlesmeden Viyana'nin da alinip askerin çok genis bir alana yayilmasi, stratejik bakimdan hatali olurdu. Kisin yaklasmasi kale çevresinin yogun yagmurlar sebebiyle bataklik hâline gelmis olduguna aldirmadan kaleyi kusatmisti.

Kaleyi muhasaraya baslayan Kanunî Sultan Süleyman Han, on yedi gün boyunca döverek, sehrin surlarini iyice tahrip etmisti. Bu sirada bir Osmanli güllesinin isâbetiyle kale komutani Kont Salm de öldürülmüstü. Çevreden aldigi istihbaratlar sonunda Viyana'ya yüzelli kilometre uzaktaki Linz'de Alman ordusunun da Osmanli ordusunun karsisina çikmayacagi anlasilinca, CharİesQuint'e verilen cezanin yeterli olduguna kanâat getiren Kanunî Sultan Süleyman Han, orduya muhasarayi kaldirma emrini verirken, çesitli beyler kumandasindaki akinci kuvvetlerini akina göndererek,Avusturya, Güney Almanya (Bavyera), Muravya, Bohenya. Slovakya, Silezya (simdiki Çekoslovakya) ve Slovesya gibi Alman İmparatorlugu'na bagli ülkeleri bastan basa çignetti. 16 Ekim'de Viyana önlerinden hareket eden ordu-yi hümâyûn, 25 Ekim'de Budin'e 16 Aralik'ta da istanbul'a döndü.

MsXLabs.org & OT
Son düzenleyen Safi; 5 Ağustos 2016 17:22
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.

Benzer Konular

21 Haziran 2010 / Misafir Osmanlı İmparatorluğu
24 Haziran 2011 / _Yağmur_ Taslak Konular
18 Haziran 2010 / _Yağmur_ Taslak Konular
18 Haziran 2010 / _Yağmur_ Osmanlı İmparatorluğu
16 Mart 2010 / Misafir Osmanlı İmparatorluğu