Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 8.279|Cevap: 4|Güncelleme: 12 Temmuz 2016

Antlaşmalar - Berlin Konferansı ve Antlaşması

Mesaja atla
GusinapsE
22 Mayıs 2006 00:08   |   Mesaj #1   |   
GusinapsE - avatarı
Ziyaretçi

Berlin Antlaşması

Ad:  Berlin Konferansı ve Antlaşması1.jpg
Gösterim: 228
Boyut:  76.0 KB

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşmasının (3 Mart 1878) yerine geçmek üzere, Osmanlı Devleti, Rusya, Fransa, Avusturya-Macaristan, İngiltere ve Almanya arasında yapılan antlaşma (13 Temmuz 1878).

Sponsorlu Bağlantılar
Avusturya dışişleri bakanı Kont Gyula Andrâssy’nin 6 Mart 1878’de yaptığı resmî çağrı üzerine, 13 Haziran’da Berlin’de bir kongre toplandı. Alman şansölyesi Otto von Bismarck’ın başkanlık ettiği bu kongrede Osmanlı Devleti’ni Müşir Mehmed Ali Paşa, Berlin büyükelçisi Sadullah Bey ve Nafia Nazırı Aleksandr Karatodori Paşa temsil ettiler. Bir ay süren görüşmeler sonunda kongre, antlaşma koşullarında İngiltere ve Avusturya-Macaristan’ın çıkarları doğrultusunda değişiklikler yaparak, Ayastefanos Antlaşmasının yol açtığı uluslararası bunalıma bir çözüm getirdi.

Buna göre Bulgaristan, bir bağımsız prenslik, özel koşullarla Osmanlı Devleti’ne bırakılan Doğu Rumeli ve Makedonya vilayetleri olmak üzere üçe bölündü. Rusya, Doğubeyazıt ve Eleşkirt’i Osmanlı Devleti’ne geri verdi. Sırbistan, Karadağ ve Romanya’nın bağımsızlıkları bazı koşullara bağlı olarak onaylandı. Girit, OsmanlIlara bırakıldı. Boğazlar’ın statüsü, 1856 Paris ve 1871 Londra antlaşmalarında kabul edilen ilkelerle korundu. Avusturya-Macaristan’ın Bosna-Hersek’i işgal etmesine olanak sağlandı. Osmanlı Devleti’nin Rusya’ya ödeyeceği savaş tazminatı 802 bin 500 franka indirilerek takside bağlandı.

Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin bir Avrupa gücü olarak varlığını sürdürmesine olanak sağlarken, Rusya’nın Ayastefanos Antlaşmasıyla elde ettiği kazançları azalttı. Ama bu antlaşmada Balkanlardaki yeni oluşumlar yeterince dikkate alınmadığı için, ilerde ortaya çıkacak bunalımlara ortam hazırlanmış oldu.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 12 Temmuz 2016 21:15
Blue Blood
2 Haziran 2008 11:55   |   Mesaj #2   |   
Blue Blood - avatarı
Ziyaretçi
Ad:  Berlin Konferansı ve Antlaşması2.jpg
Gösterim: 241
Boyut:  125.0 KB

Berlin antlaşması


Berlin kongresi’nde hazırlanan belge.

Sponsorlu Bağlantılar
Belgede ilk 22 madde, Ayastefanos antlaşması ile oluşan Büyük Bulgaristan ile ilgiliydi. Bu antlaşmayla Büyük Bulgaristan üç bölgeye ayrıldı; osmanlı egemenliği altında, içişlerinde özerk, Bulgar prensliği; merkezi Filibe olan ve Osmanlı hükümetinin büyük devletlerin onayını aldıktan sonra beş yıl için atayacağı bir hıristiyan valiyle yönetilecek Doğu Rumeli vilayeti ve üçüncü bölge olarak da, reform yapılması koşuluyla Osmanlılar’a bırakılan Makedonya. Antlaşmaların öteki maddelerindeki hükümlere göre Bosna-Flersek Osmanlı imparatorluğu’ndan ayrılarak Avusturya-Macaristan’a bağlandı; Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya verilirken Doğubeyazıt ile, Eleşkirt vadisi Osmanlı devletine bırakıldı.

Ruslar Batum’da askeri üs kuramayacak ve kent en kısa zamanda serbest liman durumuna getirilecekti Pirat ve Niş, özerkliği tanınan Sırbistan’a bırakılmaktaydı. Türkler’ın çoğunlukta bulunduğu Dobruca ve Tuna deltasındaki adalarla Tolçi sancağı bağımsızlığını yeni kazanan Romanya’ya veriliyor; Tuna’da ticaret gemilerinin serbest dolaşımı öngörülerek, Demirkapı’dan delta ağzına kadar olan ırmak boyu kalelerinin yıkılması ve buraya hiçbir devletin savaş gemisinin girmemesi karar altına alınıyordu. Rusya, Fransa ve İngiltere aracılığıyla Girit, Tesalya ve Epeiros’u isteyen Yunanistan, Bismarck'ın sert çıkışları karşısında bir şey koparamadı Osmanlı devletinin, savaş tazminatı olarak Rusya’ya 820 500 000 frank vermesi ve bunun yıllık 350 000 franklık taksitlerle ödenmesi karara bağlandı. Boğazlar hakkında 1856 Paris ve 1871 Londra antlaşmalarının hükümleri geçerli kalacaktı.
Berlin antlaşması, Avrupa’daki çıkar dengelerine göre Ayastefanos antlaşmasını değiştirirken Balkanlar’da çıkacak yeni bunalımların da tohumlarını atmaktaydı.

Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen NeutralizeR; 13 Temmuz 2016 01:06
Blue Blood
7 Ekim 2009 02:32   |   Mesaj #3   |   
Blue Blood - avatarı
Ziyaretçi

Berlin Kongresi Berlin Antlaşması

Ad:  Berlin Konferansı ve Antlaşması3.jpg
Gösterim: 171
Boyut:  52.2 KB

(1878):
Kongreye Katılan Devletler: Osmanlı,Rusya,ingiltere,Fransa, Avusturya, italya ve Almanya.
NOT: Bu sırada ingiltere, Osmanlı Devletine KIBRIS'ın kendisine bir ÜS olarak verilmesi durumunda kongrede Osmanlı Devletini savunacağını söyledi. Osmanlı ingiltere'nin bu isteğini kabul etmek zorunda kaldı.

BERLiN ANTLAŞMASININ MADDELERi (1878):


  • Ayestefanos Antlasmasıyla kurulan BULGAR KRALLIĞI üçe ayrıldı:
  1. Asıl Bulgaristan: Osmanlı Devletine vergi veren bir prenslik haline getirildi.
  2. Makedonya: Islahat yapılmak sartıyla Osmanlıya bırakıldı.
  3. Doğu Rumeli: Osmanlıya bağlı kalacak,ancak hırıstiyan bir vali tarafından yönetilecek.
  • Sırbıstan,Romanya,Karadağ bağımsız olacak.
  • Bosna-Hersek Osmanlı toprağı sayılacak, yönetimi geçici olarak Avusturya'ya bırakılacak.
  • Kars,Ardahan ve Batum Ruslara, Doğu Beyazıt Osmanlı'ya verilecek.
  • Teselya Yunanistan'a verilecek.
  • Ermenilerin oturduğu yerlerde ve Girit adasında ıslahatlar yapılacak.
  • Osmanlı Rusya'ya 60 milyon altın savas tazminatı verecek.

ÖNEMİ:


  • Osmanlı'nın dağılma süreci hızlandı.
  • Bu antlasma ile ingiltere de Osmanlı topraklarının parçalanmasına katıldı.Bu yüzden Osmanlının dıs politikasında ingiltere'den bosalan yeri ALMANYA almaya basladı.
  • ERMENi MESELESi ilk defa uluslararası bir antlasmada yer almıs, Ermeni Meselesi Ermenilerin değil Osmanlı'yı parçalamak isteyen devletlerin meselesi olarak ortaya çıkmıstır.Berlin Antlasması, ERMENi Meselesinin BASLANGICI olarak kabul edilmektedir.
  • Osmanlının 19. yy.da en çok toprak kaybettiği antlasmadır.
  • Anlasmadan en karlı çıkan, Bosna Hersek üzerinde haklar elde eden Avusturya ve Kıbrısı üs olarak alan ingiltere'dir.
Son düzenleyen Safi; 12 Temmuz 2016 21:16
Daisy-BT
22 Haziran 2010 02:05   |   Mesaj #4   |   
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi

Berlin Antlaşması:


(1878)
  • İngiltere ve Avusturya, Rusya himayesinde büyük bir Bulgaris­tan'ın kurulmasını istemedik­lerinden Ayestefanos antlaşma­sının değişmesi için Berlin'de bir kongrenin toplanmasını, Rus­ya'ya kabul ettirdiler.
  • Bu kongreye, Osmanlı, Rusya, Almanya, İngiltere, Avusturya, Fransa ve İtalya katıldı.
  • Almanya Başbakanı Bismark kongreye başkanlık yaptı.

Bu antlaşmaya göre;

  • 1. Büyük Bulgaristan,Balkanların kuzeyinde OsmanlıDevletine bağlı, küçük bir Bulgaristan haline getirildi.
  • 2. Islahat yapılmak üzere Makedon­ya Osmanlılara bırakıldı.
  • 3. Doğu Rumeli'ye padişahın istediği iki kişi tayin edilecek, Hıristiyan bir valinin eyaleti olacaktı.
  • 4. Sırbistan, Karadağ, Roman­ya'ya tam bağımsızlık verilecekti.
  • 5. Kars, Ardahan. Batum Ruslara verildi, Doğu Beyazid Osmanlılara kadı.
  • 6. Bosna - Hersek yönetimi geçici olarak Avusturya'ya bırakılacaktı.
  • 7. Ermenilerin bulunduğu yerlerde ve Girit'te ıslahat yapılacaktı.
  • 8. Teselya'nn Yunanistan'a ait olduğu kabul edildi.
  • 9. Osmanlı İmparatorluğu Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecekti.

Berlin Antlaşması'nın Önemi:

  • Osmanlı Devleti için Berlin QAntlaşması kârlı olmadı. Bulgaristan küçüldüyse de, Rus nüfusunun önüne geçildiyse de, kuvvet dengesini artırma düşünüldüyse de Osmanlı Devleti'nin parçalanması devam etti.
  • Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminde en ağır koşullu imzaladığı antlaşmadır.
  • 1854'de Osmanlı Devleti'nin almış olduğu dış borçlarından dolayı Fransa ve İngiltere Osmanlı maliyesine el koydu. (Duyun-u Umumiye) (1876 - 1881 )
Son düzenleyen Safi; 12 Temmuz 2016 21:02
12 Temmuz 2016 21:33   |   Mesaj #5   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Berlin Konferansı ve Antlaşması


Osmanlı Devleti ile Almanya, Avusturya, Macaristan, Fransa ve Rusya arasında Berlin’de yapılan antlaşma. Halkımızın 93 Harbi dediği 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından, Osmanlı İmparatorluğu'nun yenik çıkması neticesinde, Ruslarla 3 Mart 1878’de, şartları çok ağır Ayastefanos Antlaşması imzalanmıştı. Türkiye’nin Balkanlardaki rolünü pek zayıf bir vaziyete düşüren ve Rusları Balkanların efendisi durumuna yükselten bu antlaşma, büyük devletlerin gözünü korkuttu. Ayastefanos Muahedesinin, Rusya, İngiltere ve Avusturya arasında tadil edilmesi (değiştirilmesi) hususunda, o sırada İngiltere, sonra dünyanın ikinci devleti durumuna yükselen Almanya’nın yardımı ile bir konferansın toplanması mümkün olmuştu.

Sponsorlu Bağlantılar
Sultan İkinci Abdülhamid Han, İngiltere’yi Rusya’nın aleyhine mahirane bir şekilde kışkırtmıştı. İngiltere, zayıf bir Türkiye’nin karşısında, Rusya’nın, Orta Doğudaki İngiliz menfaatlerini tehdit edeceğine, ılık sulara inip kendisiyle rekabete başlayacağına inanmıştı. Daha önce, geçici ve şartlı olarak Kıbrıs’ın idaresini İngiltere’ye bırakan Babıali, Rusya’yı yola getirmek için, birinci derecede bu devlete güveniyordu. Tabii, Türkiye, savaştan mağlup çıkmıştı. Bahis konusu olan şey, mümkün olduğunca az zararla işin içinden sıyrılmaktı.

Kongrenin Berlin’de toplanması hususunda, Almanya İmparatorluk Şansölyesi Prens Bismark’ın teklifi kongreye katılan devletlerce kabul edildi. Türkiye ve Rusya’dan başka İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya-Macaristan ve İtalya'nın katıldığı Berlin Konferansı, Almanya İmparatorluk Şansölyesi (federal başbakan) Prens Bismark’ın başkanlığında 13 Haziran 1878’de açıldı. Diğer devletleri, başbakanlar ve dışişleri bakanları temsil ediyordu. Türk murahhasları, Hariciye Nazırı Kara Todori Paşa, Müşir Mehmed Ali Paşa ve Berlin büyük elçisi Sadullah Bey (Paşa) idi.

Berlin Antlaşması, Türkiye için bir yıkım olmakla beraber, Türkleri Avrupa’dan tasfiye etmiyordu. Bilakis, Türkiye’nin Balkanlardaki hayatını, 1913’e kadar 35 yıl uzatıyordu. Üstelik antlaşmanın Rusya’ya sağladığı faydalar azdı ve asla Rusya’nın savaşta göze aldığı fedakârlıkları karşılamıyordu. Asıl faydalananlar, Balkan devletçikleri ve İngiltere idi.

64 maddelik antlaşmada, toprak değişiklikleri dışında en mühim maddeler, Türkiye’nin, Doğu Anadolu’da Ermenilerin az çok önemli bir azınlık teşkil ettikleri vilayetlerde (Vilâyât-ı Sitte), bu kavim lehine ıslahat yapmayı, aynı ıslahatı Makedonya vilayetlerinde de uygulamayı kabul etmesiydi. Her iki madde de, Sultan İkinci Abdülhamid tarafından Büyük Devletler arasındaki rekabetten faydalanılarak, yıllar boyunca uyutuldu ve asla tatbik edilmedi.
Diğer pek mühim bir madde, Türkiye’yi, Rusya’ya 802.500.000 frank savaş tazminatı ödemeye mecbur ediyordu. Tazminatın ödenmesi, Sultan İkinci Abdülhamid’in uzun saltanatı boyunca devam etti.

Berlin Antlaşması, Türkiye’nin 1699 Karlofça Antlaşması'ndan sonra, Avrupa’dan tasfiyesini hazırlayan ikinci büyük dönüm noktası oldu. Bu tasfiye, 1913 Bükreş Antlaşması ile tamamlandı ve Avrupa Türkiyesi, Doğu Trakya’ya münhasır kaldı.

Osmanlı Devletinin bu antlaşma ile doğrudan doğruya veya dolayısıyla olan toprak kayıpları şu şekilde özetlenebilir: Devlet, doğrudan doğruya idaresinde bulunan Niş sancağını Sırbistan’a, Teselya sancağını Yunanistan’a, birkaç kazayı Karadağ'a, Kars, Artvin ve Ardahan sancaklarını Rusya’ya, Dobruca sancağını Romanya’ya bırakıyor, bu suretle birkaç kaza ile birlikte 6 sancak, İmparatorluktan ayrılıyordu. Kendisine tabi olan Romanya, Sırbistan, Karadağ prensliklerinin, imparatorluktan ayrılmasına razı oluyordu. Bunların arasında Tunus Prensliğini de saymak mümkündür. Zira üç yıl sonra Tunus’u işgal eden Fransa, bu işgalin ortamını Berlin Konferansının kulisinde sağlamıştı. Osmanlı Devleti, çok imtiyazlı bir Bulgaristan Prensliği ile az imtiyazlı bir Doğu Rumeli vilayetinin kurulmasına rıza gösterdiği gibi, Bosna-Hersek vilayeti (eyalet, umumi valilik) ile, kısmen Yenipazar sancağının idaresini Avusturya-Macaristan’a, Kıbrıs sancağının idaresini de İngiltere’ye bırakıyordu. Birkaç şaşkın ve gafil devlet adamının, Karadağ’a bir kaza bırakmamak için göze aldıkları savaşın sonunda yapılan bu büyük Türk yağmasından İran bile nasibini alıyor, bu devlete de o zamandan beri İran’da kalan Kotur kazası veriliyordu.

Mithat, Mahmud Celaleddin, Redif paşalar gibi gafillerin, kazanacakları zannıyla, Osmanlı Cihan Devletini, ortasına attıkları meşhur “93 Harbi”nin neticesi budur. Eğer Sultan İkinci Abdülhamid’in şahsi diplomasisi olmasaydı, bu kayıplar çok daha büyüyecek ve Ayastefanos’un ağır şartları aynen uygulanacaktı
Hızlı Cevap
Mesaj:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç