Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 9 Mayıs 2017  Gösterim: 7.746  Cevap: 3

Cezzar Ahmed Paşa

22 Şubat 2007 20:52       Mesaj #1
KisukE UraharA - avatarı
VIP !..............!

Ahmed Paşa (CEZZAR)

Ad:  3.jpg
Gösterim: 150
Boyut:  51.0 KB

(d. Bosna - ö. 23 Nisan 1804, Akkâ)
Napoleon Bonaparte’a karşı Akkâ Kalesi’ni savunmasıyla ünlü Osmanlı veziri.
Sponsorlu Bağlantılar

Sayda bölgesindeki çatışmaları yatıştırarak, çeyrek yüzyılı aşkın süre tam bir egemenlik kurmuştur.
Gençliğinde İstanbul’a giderek Hekimoğlu Ali Paşa’nın hizmetinde bulundu. 1750’ye doğru Mısır’a giderek Kölemen beyi Abdullah’ın hizmetine girdi. Cidde yöresinde ayaklanan Bedevilere karşı yapılan çete savaşlarına katıldı. Abdullah Bey’in öldürülmesine misilleme olarak 70 kadar Bedeviyi öldürdü. Bu nedenle kendisine Arapçada “deve kasabı” anlamına gelen Cezzar lakabı takıldı. Daha sonra Beyrut ve Sayda hâkimi Emir Mansur’un ardından Şam muhafızı Osman Paşa’nın hizmetinde bulundu.

1775’te Zahir Ömer ayaklanmasının bastırılmasında büyük başarı gösterince Akkâ muhafızlığına, kısa bir süre sonra da vezirlik verilerek Sayda beylerbeyliğine getirildi. Lübnan, Ürdün ve Filistin’deki karışıklıkları yatıştırdı. Bu başarıları nedeniyle Şam beylerbeyliğine atandı. Napoleon Bonaparte 1798’de Mısır’ı işgale başlayınca, Osmanlı Devleti Cezzar Ahmed Paşa’dan bölgede yığınak yapmasını istedi. Bu arada Napoleon, el-Ariş, Gazze ve Yafa’yı işgal etmiş, Mart 1799’da Akkâ önüne gelmişti. Ancak, iki aydan fazla süren kuşatması, Osmanlı donanması ve Nizam-ı Cedid ordusundan destek gören Cezzar Ahmed Paşa’nın güçlü savunması karşısında başarısızlıkla sonuçlandı. Napoleon, Mayıs 1799’da Akkâ’dan çekilmek zorunda kaldı. Cezzar Ahmed Paşa 1804’te ölümüne değin Akkâ beylerbeyliği görevini sürdürdü.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 9 Mayıs 2017 19:27


2 Nisan 2009 20:35       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Ad:  1.jpg
Gösterim: 53
Boyut:  13.2 KB
Cezzar Ahmed Paşa

Cezzar Ahmed Paşa (ölümü 1804), 25 yılı aşkın süre Ortadoğu'ya egemen olmuş, Napolyon'a karşı Akkâ Kalesi'ni başarıyla sa­vunmuş bir Osmanlı veziridir. Yaşamının son yıllarında Akkâ muhafızı, Sayda ve Şam vali­si, Hicaz seraskeri ve hac için Mekke'ye gidiş ve dönüş güvenliğini sağlayan Emirü'l Hac olarak birçok görevi üstlenmiştir.

Yugoslavya'nın Bosna kentinde doğan Cez­zar Ahmed Paşa gençken geldiği İstanbul'da bir süre berberlik yaptı. Daha sonra Sadra­zam Hekimoğlu Ali Paşa'nın ordusuna katıla­rak Mısır'a gitti. Hekimoğlu Ali Paşa'nın gö­revinden alınmasından sonra Mısır'da kalarak Kölemen beyi Abdullah'ın hizmetine girdi. Cidde yöresinde çöl Arapları'nın çıkardıkları ayaklanmaların bastırılmasında görev aldı. Bu ayaklanmada Abdullah Bey'in öldürülme­sine misilleme olarak 70'e yakın Arap'ı öldür­mesi üzerine kendisine "deve kasabı" anlamı­na gelen Cezzar adı takıldı.

Zekâsı, cesareti ve becerikliliği ile kısa sü­rede ünlenen Cezzar Ahmed Paşa önce Bey­rut ve Sayda'da, ardından da Şam'da görev aldı. 1775'te çıkan bir ayaklanmayı bastırmakta gösterdiği basan nedeniyle önce beylerbeyi rütbesiyle Akkâ muhafızlığına atandı, ardın­dan vezirliğe yükseltilerek Sayda valiliğine getirildi.

Böylece geniş yetkilere sahip olan Cezzar Ahmed Paşa aşiret reisleri ile derebeylerin güç kazanma mücadelelerinin Suriye'de yarattığı karışıklıkları kısa sürede bastırdı. Lüb­nan, Filistin ve Suriye'deki karışıklıkları bas­tırarak güvenliği sağlayınca gücü daha da ar­tan Cezzar Ahmed Paşa başına buyruk hare­ket etmekteydi. Hükümet bazen bu davranış­larını görmezlikten geliyor, bazen de onurlan­dırıcı yazılarla destekliyordu.

1798'de Napolyon'un Mısır'ı işgal etmesi üzerine Osmanlı hükümeti Cezzar Ahmed Paşa'ya, yığınak yaparak hazır olması buyru­ğunu verdi. Bu sırada Napolyon güçlü ordu­suyla el-Ariş, Gazze ve Yafa'yı işgal ederek Akkâ önüne gelmişti. Saldırdığı her kaleyi kı­sa sürede alan Napolyon, Cezzar Ahmed Pa­şa'nın savunduğu Akkâ Kalesi'ne birçok kez saldırmasına karşın hiçbir sonuç elde edeme­di. İki aydan fazla süren kuşatma sonunda ba­şarısızlığa uğrayınca, bir gece ağır silahlarını toprağa gömdürerek geri çekilmek zorunda kaldı.

Cezzar Ahmed Paşa bu başarısından sonra Mısır, Suriye ve Lübnan'da neredeyse Os­manlı Devleti 'nden bağımsız bir durumda hüküm sürdü. Osmanlı Devleti o dönemde Balkanlar'da Sırplar'ın, Arabistan'da Vehha-biler'in ayaklanmalanyla uğraşıyordu; Cezzar Ahmed Paşa'ya söz geçirecek durumda değil­di. Vehhabi Ayaklanması'nı bastırmak için Cezzar Ahmed Paşa'dan yardım istemek zo­runda bile kaldı. Ama artık yaşlanmış olan Cezzar Ahmed Paşa bir yandan da ağır bir hastalık geçiriyordu. 1804'te Akkâ'da verem­den öldü.

MsXLabs.org & Temel Britannica

Son düzenleyen Safi; 9 Mayıs 2017 19:28
9 Mayıs 2017 16:04       Mesaj #3
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Cezzar Ahmed Paşa
Ad:  2.jpg
Gösterim: 116
Boyut:  16.6 KB
Fransız Kralı Napolyon'a karşı Akkâ Kalesini başarı ile savunan büyük Türk kumandanı.

Bosnalı olup doğum târihi bilinmemektedir. İstanbul'a gelerek Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşanın hizmetine girmiştir. Ali Paşa ikinci Mısır vâliliğinden azledilince, Mısır'da kalarak meşhur Ali Beyin kölesi Abdullah Beyin hizmetine girdi. Bahire kâşifliğine atanan Ahmed, orada Bedevîlere karşı olan muhârebelerde gâlip gelmiş ve çok kan dökmüş olduğundan, kasap anlamına gelen 'Cezzâr' lakabı verilmişti. Fakat bir müddet sonra Ali Beyin öç almasından korkarak, İstanbul'a kaçtı. Sonra da Şam Vâlisi Osman Paşanın hizmetine girerek Tâhir Ömer, Zeydan ve Şahab âileleriyle yapılan mücâdelede başarı gösterdi. 1775'te kendisine Beylerbeyi rütbesi verildi, Bir yıl sonra da Sayda vâliliğine tâyin edildi. Sûriye'de emniyeti sağlayan ve 1780'de Emîrü'l-Haclık ile Şam eyâletine tâyin olunan Ahmed Paşa, gerek Sayda ve gerekse Şam vâliliği zamânında Akkâ Kalesinde oturdu. Burada kuvvetli bir ordu kuran Ahmed Paşa, küçük bir donanma da yaptırarak âdetâ bağımsız bir şekilde hareket etti.

1789'da Mısır'ı işgâl eden Napolyon Bonapart'ın anlaşmak için ileri sürdüğü teklifleri reddedince, Bonapart, Akkâ Kalesini kuşattı. Ancak Cezzâr Ahmed Paşanın emrindeki 3000 kişilik Nizâm-ı Cedîd askerinin müdâfaada gösterdikleri azim ve mahâret netîcesinde, Napolyon ilk defâ burada yenildi. Bunun üzerine; ''Akka mukâvemet etmeseydi belki Şark İmparatoru olurdum.'' demekten kendini alamadı.

Mısır Seferi seraskerliğine Sadrâzam Yûsuf Ziyâ Paşanın getirilmesine gücenen Cezzâr, Sûriye'de serdara yardımda bulunmadı ve devlete daha başka güçlükler de çıkarmaya çalıştı. Bununla berâber bu sırada ''Vehhâbî meselesi'' önem kazandığından kendisi Şam vâliliği ile berâber Vehhâbîlere karşı serdâr tâyin oldu. Fakat hastalığı sebebiyle vazifeye gitmeyerek, kölesi Süleymân Paşayı gönderen Cezzâr, 23 Nisan 1804'te Akkâ'da vefât etti.

Cezzâr Ahmed Paşa, zekî, dirâyetli, anlayışlı bir insan olup, birçok meseleleri önceden sezmek kâbiliyetine sâhipti. İdare ettiği yerlerde adaletle asayişi temin ederdi. Akkâ, Sayda ve Beyrut'u tahkim ettiği gibi, Akkâ'da mükemmel bir câmi, bir çarşı ve birçok çeşme ve sebil yaptırmak suretiyle imar işlerine de önem verdi.
Son düzenleyen Safi; 9 Mayıs 2017 19:28
9 Mayıs 2017 18:25       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
CEZZAR AHMET PAŞA
Ad:  4.jpg
Gösterim: 222
Boyut:  47.8 KB

türk vezir
(Bosna? - Akkâ 1804)

Genç yaşta İstanbul’a gelerek sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa'nın hizmetine girdi ve onunla birlikte Mısır'a gitti (1750). Ali Paşa’nın görevinden alınmasından sonra da Mısır'da kaldı; kölemen beylerinden Ali Bey el-Kebir’in, daha sonra Abdullah Bey'in maiyetinde çalıştı. Çöl Arapları'nın Cidde yöresinde çıkardıkları ayaklanmaların bastırılmasında yararlık gösterdi. Abdullah Bey bir çarpışmada öldürüldükten sonra Zülfikâr Bey adlı bir başka kölemen beyinin hizmetine girdi. Bahire (Bahra) kaşifliğine (sancak beyliği) getirildi. Burada Bedeviler ile giriştiği çarpışmalarda ayaklanmaları bastırdı.

Abdullah Bey'in öcünü almak için yetmiş bedevinin başlarını keserek Kahire'ye Ali Bey el-Kebir'e yolladı. Bu nedenle Ali Bey el-Kebir ona "deve kasabı" anlamına "Cezzar” lakabını verdi. Ali Bey el-Kebir'in Mısır'a tek başına egemen olmak için kendisini öteki kölemen beylerine karşı kullanmak istediğini anlayınca kılık değiştirerek önce İskenderiye, ardından İstanbul'a gitti. Orada umduğu ortamı bulamayınca Bahire'ye döndü. Lübnan'da Beyrut ve Sayda hâkimi Emir Mansur'un, bir süre sonra da Şam muhafızı Osman Paşa'nın hizmetine girdi. Yerli derebeylerine karşı girişilen savaşlarda ve özellikle Tahir Ömer ayaklanmasının bastırılmasında büyük başarı gösterdi. Akkâ da bulunan kaptanıderya Cezayirli Haşan Paşa nın önerisiyle İstanbul hükümeti tarafından, önce beylerbeyi rütbesi ile Akkâ muhafızlığına, ardından vezirlik rütbesi verilerek Sayda valiliğine getirildi (1775).

Suriye’de aşiret reisleriyle derebeylerinin ayaklanmalarını sert bir biçimde bastırdı; alevi şeyhlerini merkezi otoriteye boyun eğmek zorunda bıraktı, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin'de düzeni sağlayarak iç çatışmalara son verdi. Bunun için bölgeden sağlanan askerlerin yanı sıra Rumeli'den arnavut ve boşnak asıllı muhariplerle Kuzey Afrika'dan paralı askerler getirip çok disiplinli, özel bir ordu kurdu, ayrıca küçük bir filo oluşturdu. Gücü giderek arttı ve Akkâ muhafızlığı ile Sayda valiliğinin yanı sıra Şam valiliği ve emirülhaclık görevlerini de üstlendi. Kabileleri vergiye bağlaması, ekonomik yönden de büyük güç kazanmasına yol açtı.

1798’de Mısır'ı işgal eden Napolyon Bonaparte, Cezzar Ahmet Paşa'yı kendi saflarına çekmek istediyse de başaramadı. Bunun üzerine Napolyon el-Ariş, Gazze ve Yafa'yı işgal edip Akkâ kalesini kuşattı (18 mart). Ancak, Cezzar Ahmet Paşa kaleyi başarıyla savundu. İki aydan fazla süren kuşatma sırasında fransız kuvvetlerinin kaleye karşı düzenlediği on sekiz saldırıdan hiçbir sonuç alınamadı. Sonunda Napolyon, birliklerini Mısır'a çekmek zorunda kaldı (21 mayıs 1799).

Cezzar Ahmet Paşa, Napolyon Bonaparte karşısında kazandığı bu başarıdan sonra, egemen olduğu osmanlı topraklarında devlet içinde devlet gibi hareket etti. Bu nedenle zaman zaman Osmanlı hükümeti ile arası ciddi biçimde açıldı. 1802’de Yafa'yı zorla ele geçirmesi ve hükümet yanlısı Nabulus emiriyle mücadeleye girişmesi ayaklanma sayıldıysa da bağışlanarak vahhabi ayaklanmasını bastırmakla görevlendirildi. Ancak, hasta olduğu için bu göreve gidemedi ve 80 yaşına yaklaştığı bir sırada veremden öldü.

Kaynak: Büyük Larousse
Son düzenleyen Safi; 9 Mayıs 2017 19:29


Daha fazla sonuç:
Cezzar Ahmed Paşa

Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç