Cevap Yaz Yazdır
En İyi Cevap Var Güncelleme: 15 Haziran 2017  Gösterim: 153.986  Cevap: 9

Sürekli uyuma isteği neden olur?

Misafir
14 Haziran 2010 17:46       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
sabah öglen akşam devamlı uykum geliyor çok halsiz oluyorum erken yattıgım halde sabah gözlerimin altı hep şişiyor annem çok uyumaktan dedi ama ben bence uyumamaktan dedim
EN İYİ CEVABI ener verdi
Uyku insanoğlunun her zaman çok ilgilendiği konular içerisinde yer almıştır.Bunun nedeni her birimizin günlük işlevselliğimizi sürdürebilmek için uyku uyumaya ihtiyacımızın olmasıdır.
Günlük aktivitelerimizi devam ettirebilmek için,verimli olabilmek için bir günde belli sürede uyumamız gerekmektedir.Ve biz bu gerekli uykuyu alamazsak gün boyu bunun sıkıntısını çekeriz.Unutkan oluruz,sinirliliğimiz artar,dikkatimiz dağılır,iç sıkıntı duyarız.Ancak bazen de uykuyu fazla kacırmaya başlarız.O zaman da bizim için problem olur.Az uyumak gibi çok uyumakta bir problemdir.Altında yatan sebep araştırılmalıdır.En önemli sebeplerden biri depresyondur.Aşırı uyuma ile birlikte sinirlilik halleri öfke hayattan zevk almama halleri de eşlik etmeye başlar.O zaman konuya daha hassas davranmalı Kendimizi bunu sebebine yönelik araştırma yapmaya yönlendirmeliyiz.

Sponsorlu Bağlantılar
Uyku normali nedir?diye bir soru sorulsa o zaman şöyle cevap vermek gerekir.Uyku uyuma hususunda herkes için geçerli olan bir normal olmamakla birlikte 6-8 saat normal uyku kabul edilir.Gerçi uykunun süresi kalitesi ile alakalıdır.Sık sık uykunun bölünmesi ile uyku süresi artar.Yani verimli bir dinlenme için daha uzun süre uyumak gerekir.Oysa rahat normal sıcaklık ve neme sahip bir ortamda uyanmadan uyunan bir uyku daha kısa da olsa yetebilir.Bu nedenle şartlarda göz önüne alınmalıdır.Günlük olaylarla etkilenme uyku süresini bozabilir.Mesela sınavımız kötü geçmiş olabilir,eşimizle kavga etmiş olabiliriz ya da o gün çok ciddi para kaybetmiş olabiliriz ama bu tür uyku bozuklukları gelip geçicidir.Sebep ortadan kalktıktan sonra tamamen düzelir.

Bazen de çok uzun uyunabilir.Eğer tembellik etmiyorsak ve uykumuzun aşırı olması çok uzun zamandır varsa ve biz buna rağmen dinlenmemiş kalkıyorsak o zaman ilk önce uyku hijyeni şartlarımızı gözden geçirmeliyiz.Yani yatağımız sağlıklı mı? Odamızın havası temiz mi? Oda ısısı normal mi? Geceleri sık sık uyanıyormuyuz? Tüm bunları gözden geçirdikten sonra hiçbir problemimiz yoksa ve fazla uyumamız hayatımızdaki bazı işleri kısıtlamaya başlamışsa artık iş çığırından cıkıyor demektir.Biz uykumuz için bir doktora başvurmalıyız ve sebebe yönelik araştyırma yapmalıyız.Kaynağını bulmalı ve bu nedeni ortadan kaldırmalıyız


15 Haziran 2010 00:18       Mesaj #2
biruni - avatarı
VIP Önce Sağlık
narkolepsi hastalığını inceleyin.
vücutda demir eksikliği, strese işaretdir ayrıca.
ener tarafından gönderilmiş olan #3 numaralı mesaj 'en iyi cevap' seçilmiş ve ilk mesaja eklenmiştir.
ocean97
31 Aralık 2011 15:06       Mesaj #4
ocean97 - avatarı
Ziyaretçi
İnsanlar uykusundan farklı nedenlerle şikâyet ederler. Kimisi az uyumaktan, kimisi çok uyumaktan, kimisi uyuyamamaktan, kimisi uyanamamaktan. Bazıları uykuyu vakit kaybı olarak görür. Bazıları 5 dk. daha fazla uyumak için neler vermez.
Bir hikâye kalmış aklımda. Kimdir, hangi devletin hükümdarıdır hatırlamıyorum. Bu hükümdar, gece uyumamak için top gibi fakat şakırtılı bir cisim tutarmış elinde. Uyur gibi olduğunda top elinden düşer ve uyandırırmış hükümdarı.
Kim ne kadar uyumak istiyorsa o kadar uyusun sorun yok, fakat günlük hayatta yaşadığınız bazı problemlerin kaynağı uykunuzsa, bir sorun var demektir.
Uyku hastalıkları
İlk akla gelen uykusuzluktur ve akabinde çözüm önerisi de koyun saymaktır. Fakat ne uykusuzluk tek uyku hastalığıdır, ne de koyunları saymak bunun çözümüdür.
uyku hastalıkları, bireyin uykusunu randımanlı olarak tamamlayamayıp tam olarak dinlenememesi, bilincinin tazelenememesi, gündüz aktivitelerinin bozulması ve kapasite ve becerilerinin azalması ile seyreden hastalıklardır. Uyku sorunu yaşayanların yaşamayanlara oranla genel sağlık alanlarında da daha çok sorunları olduğu gözlenir. Hastalıklar her yaşta görülmesine karşın, bazılarının sıklığı yaşın ilerlemesine bağlı olarak artar. Cinse görede bazı hastalıkların dağılımı değişmektedir. Örneğin, uyku apne sendromu erkek cinste daha çok görülür. En sık görülen uyku hastalıkları insomnia, uyku apne sendromu, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi gibi hastalıklardır.
Dissomniyalar;
narkolepsi, birincil uykusuzluk, birincil hipersomnia, solunumla ilişkili uyku bozuklukları, uyku düzeni bozuklukları, başka türlü adlandıralamayanlar
Parasomniyalar;
kabus bozukluğu, uyku terörü,uyurgezerlik bozukluğu, başka türlü adlandıralamayanlar

DİSSOMNİYALAR
Narkolepsi(sürekli uyuma isteği):
Gündüz aşırı uykulu olma durumudur. Gündüz, 15 dakikadan az, karşı konulamaz uyku atakları olur. Bir kısmında uyanırken bilinç yerinde olduğu halde hareket edememe bulunur, bu 1 dakikadan kısa sürer.
Hastalığın oluşumunda genetik geçiş olduğu gösterilmiştir. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalığın yaşı yoktur. Narkolepsi yaşam boyu süren bir hastalık olup, devamlı tedavi gerektirir.

narkolepsi

irincil Uykusuzluk (İnsomnia):
İnsanların % 50'si yaşamlarının bir döneminde uykusuzluk çekmektedirler. Bu insanların yarısının sorunlarının ciddi boyutta olduğunu ifade etmeleri, uykusuzluğun önemli ve oldukça yaygın olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

uykusuz1

Bu hastalıkta, uykuya dalmada ve uykuyu sürdürmede güçlük, uyunabilse bile hiç uyumamış gibi kendini yorgun hissetme hali görülür, uyku dinlendirici değildir, hasta gün içinde yorgundur, çalışma kapasitesi azalmış, mutsuz, depresiftir.

Birincil Hipersomnia (Aşırı Uyuma):
Aşırı uyku halidir. Uzun uyku yaşam boyu sürebilir.
Solunumla ilişkili uyku bozuklukları(Uyku-apne sendromu) :
Apne genellikle uyku sırasında solunum durmaları için kullanılan bir tanımdır. Saatte 5 apne ve gecede 30 apne üstü patolojiktir. Uykuda ani ölüm nedeni olabilir. Uyku apne sendromunda henüz açıklanamayan mekanizmalarla uyku sırasında üst solunum yollarında gelişen tıkanmaya ve santral nedenlere bağlı olarak solunum durmaları olmaktadır. Hastalar, apne nöbeti denilen durum dışında gece boyunca sıklıkla horlarlar. Bu apneler sıklıkla oksijen desatürasyonu denilen kandaki oksijen yüzdesinin düşmesi ile seyreder. Apne indeksinin yüksekliğine bağlı olarak hipoksi gelişir. Bu hipoksi pulmoner arter basıncının artmasına,daha sonra sistemik kan basıncının artmasına neden olarak hastalarda sistemik hipertansiyon ve uzun vadede kor pulmonale gelişmesine neden olur. Eğer genç astada, nedeni açıklanamayan hipertansiyon ve kor pulmonale varsa akla uyku apne sendromu gelmelidir. Hastalarda apne geliştiğinde, apnenin sonlanması sırasında arousal dediğimiz beyin uyanması olur. Bu kimi zaman farkında olunmayan hareketlerle ya da tam uyanmayla sonlanır. Bu durumlar apnenin sıklığına bağlı olarak ne kadar sık oluyorsa, hastanın uyku kalitesi o kadar bozuluyor ve olumsuz semptomlar o kadar çok artar. Bu bireyin uykudan dinlenmemiş, yorgun kalkmasına neden olur. Bunlara bağlı olarak hastada baş ağrısı, sinirlilik, kişilik değişikliği, huysuzluk, çabuk yorulma, genel isteksizlik hali ortaya çıkar. Gündüz aşırı uyku eğilimi hastalığın şiddeti ile doğru orantılı olarak artar. Tipik hasta gün içinde uyuklayan, yorgun, orta yaş ve üstünde erkek olup, depresyon ve duygudurum değişiklikleri yaşar, gündüz uyku atakları olur. Yüksek sesli, aralıklı horlama olabilir.
Uyku Düzeni Bozukluğu :
Jet Lag tipi, doğu-batı yönündeki uçak yolculuğundan sonra 2-7 gün sürer ve düzelir,
Başka Türlü Adlandırılamayan Dissomnialar:
Nokturnal Myoklonusta, hasta bacak hareketlerinin farkında değildir. 55 yaş üstünde görülür, sık uyanmalı, dinlendirmeyen uyku vardır.
Huzursuz Bacak Sendromunda bacak hareketleri uyumaya engel olur, huzursuzluk hareketle azalır.
Kleine-Levin sendromunda genç erkek hasta birkaç hafta süreyle aşırı uyur, sadece aralarda oburca yemeye uyanır, aşırı cinsel etkinlik ve saldırganlık eşlik eder.
PARASOMNİALAR
Kabus Bozukluğu :
Hemen her zaman REM uykusu sırasında kabus görülür ve kabuslar iyi anımsanır. Korkuyla uyandırır. Uzun, korkutucu düşlerdir. Gecenin herhangi bir zamanında görülebilir. Bunda uyku terörüne göre bunaltı, hareket, konuşma, terleme, çarpıntı daha az görülür.
Uyku Terörü (Uykuda Korku Bozukluğu) :
Çocuklarda yaygındır. Yoğun bunaltı eşliğinde ani uyanma görülür, çarpıntı, terleme olabilir. Uyandığında hareketlidir, haykırarak ağlar, uyanınca olayı anımsamaz.
Rüyasız uyku (Non-REM) döneminde görülen bir bozukluktur. Uyuduktan 1-2 saat sonra ortaya çıkar.
Uyurgezerlik Bozukluğu :
Çocuklukta yaygın görülür, genellikle yaşla kendiliğinden kaybolur. Tam bilinçli olmadan yatağı bırakma ve yürüme olur, hasta bu dönemi anımsamaz. Derin Non-REM uykusunda ortaya çıkar. Olasılıkla tehlikelidir. Tehlike ve yaralanmaya karşı önlemler alınmalıdır.
Başka Türlü Adlandırılamayan Parasomnialar :
Uykuda Diş Sıkma: Hafif uyku ve kısmi uyanıklar sırasında çıkar.
REM Uykusu Davranış Bozukluğu: Başlıca yaşlı erkeklerde görülür, ilerleyicidir. REM döneminde karmaşık ve şiddet içeren davranışların ortaya çıkmasıdır. Yaralanma nedeni olabilir.
Uykuda konuşma, uykuda kafa sıçramaları, ailesel uyku felci, başka ruhsal hastalıklarla ilgili uyku bozuklukları, uykuyla ilişkili epilepsi nöbetleri, uykuyla ilişkili küme baş ağrıları, kronik paroksismal hemikrania, uykuyla ilişkili anormal yutkunma sendromu, uykuyla ilişkili kardiyovasküler belirtiler, uykuyla ilişkili gastroözofageal reflü, uykuyla ilişkili hemoglobinüri , madde kullanımının yol açtığı uyku bozukluğu.

Kaynakça:uyku hastalıkları
miva_avim
26 Ocak 2012 18:58       Mesaj #5
miva_avim - avatarı
Ziyaretçi
Bunun birçok sebebi olabilir.Ben sizlere sebebleri yazacağım:
1.Vitamin eksikliği
2.Yorgunluk (Aşırı derecede)
3.Uykusuzluk
4.Tansiyon (Seviyeye göre)
5.Nadir bulunan bir hastalık...

Bu sebeblerden dolayı olabilir.
7 Mart 2013 20:58       Mesaj #6
_EKSELANS_ - avatarı
Üye
Uyuklama – Sürekli Uyku Durumu (Hipersomni, Somnolans)

Genellikle öğle yemeğinden sonra bir uyku bastırır ve biraz şekerleme yapma isteği duyarız. Yemek sonrası salgı­lanan bazı hormonlar (özellikle serotonin) bizi rahatlatır. Bu uyuklama hissi doğal bir istektir. Organizmanın normal bir tepkisidir. Ancak bunların dışında, önü alınamaz şe­kilde bir uyku eğilimi de hissedilebilir. Gün içinde anormal olarak uyuma isteği duymak, uyuşukluk ve uyuklama his­setmek, uygun olmayan zamanlarda, uygun olmayan yer­lerde ve durumlarda uykuya dalmak şeklinde görülen bu rahatsızlığa somnolans (uyuklama) adı verilir. Genellikle yorgunluktan farklı olarak bir uyku sorunu olduğu düşü­nülmelidir. Ayrıca depresyon, kaygı (anksiyete), stres ve sıkıntının da uykuya eğilimi arttırdığı bilinmektedir. As­lında bu tür uyku eğilimi, psikolojik zorlanmalarda ortaya çıkan yorgunluk ve tepkisizlik ile paraleldir. Bir şekilde organizma kendisini zorlayan etkenlere karşı korunma me­kanizması işletmektedir ve tepkisiz kalarak tehlikeye (daha fazla zorlanmaya) girmemektedir. Bu durumun nedenleri arasında istemli olarak uyuma isteği duyulması, kullanılan bazı ilaçlar (sakinleştiriciler, uyku ilaçlan, alerji ilaçları), uyku bozuklukları (uyku apnesi sendromu ve narkolepsi) sorumlu tutulmaktadır. Neden ne olursa olsun çözüm bu­lunması gerekir. Ciddi bir sağlık durumu söz konusu olabilir.
Şişmanlık (obezite), karın içi organ büyüklüğü ve yağ­lanma fazlalığı ile beraber olduğunda göğüs boşluğundaki akciğerlerin havalanmasını engelleyebilir. Bozulmuş solu­num mekaniği ile hipovantilasyon (düşük sayıda ve az nefes alma) oluşur. Bu durumla ilgili uyuklama sorunu için kilo vermek yararlı olabilir.
Hekimin daha detaylı bir tanı için muayenesindeki sor­gusunda yöneltebileceği bazı sorular şunlardır:

Uyku düzeni:
·İyi uyuyabiliyor musunuz? (Sık sık uykudan uyandığınız oluyor mu?)
·Ne kadar uyuyorsunuz? (Her zamanki uyku süreniz ka­dar mı uyumaktasınız?) Horluyor musunuz?
·Uykudayken nefesinizi tuttuğunuz (nefesinizin kesil­diği) anlar oluyor mu? Eğer oluyorsa sabahlan dinç kalkabiliyor musunuz?
·Bu ne kadar sıklıkla oluyor?

Ruhsal durumunuz:
·Kendinizi depresyonda hissediyor musunuz?
·Kaygılı ve stresli misiniz?
·Sıkıntılı mısınız?

Diğer sorular:
·İlaç kullanıyor musunuz? Hangileri? (Özellikle sakin­leştiriciler.)
·Uyuklamayı gidermek için herhangi bir şey yaptınız mı? (Uyanık kalmak için uyarıcı kullanmak, çok kahve tüketmek gibi.)
·Bu uygulama işe yaradı mı?
·Başka ne gibi belirtiler ve yakınmalar var?
·Hekim, sorulardan yola çıkarak tanıya yönelmek ama­cıyla bazı ayrıntılı incelemeler isteyebilir, uyku laboratua­rında analizlerden yararlanılabilir.

“UYUKLAMA DURUMU UZUN SÜREDİR BİR SORUN OLUŞTURUYORSA MUTLAKA HEKİME DANIŞINIZ.”
ilknur96
17 Mayıs 2014 17:19       Mesaj #7
ilknur96 - avatarı
Ziyaretçi
Doktora gittim ve guatr'im oldugunu soyledirler buyukihtimal sizdede olabilir en kisa surede doktora gorunun zamaninda tedavi edilmesi cok onemliymis Msn Happy
runeşya
10 Temmuz 2015 20:59       Mesaj #8
runeşya - avatarı
Ziyaretçi
Sürekli uyumak isteme durumu tıpta hipersomni olarak adlandırılır. Hipersomni gündüz aşırı uyku eğilimi durumudur. Temel nedeni hastanın gece uykusunun kalitesinde, süresinde yetersizlik olmasıdır. Gece uyku kalite bozukluğuna yol açabilen pek çok neden vardır. Uyku apnesi, huzursuz bacaklar sendromu, akciğer vb hastalıklar nedeni ile gece sık sık uyanma, uykuda diş gıcırdatma, kabus bozukluğu gibi pek çok uykuda görülen rahatsızlıklar gece uyku kalitesini olumsuz yönde etkiler. Bunlar dışında psikolojik bazı sorunlarda uykuya dalmayı ve sürdürmeyi güçleştirerek gece uykusunda bozulmaya yol açar. Özellikle depresyon, manik bozukluk, panik atak, anksiyete bozukluğu buna en çok yol açan psikolojik problemlerdir.
Fibromiyalji kadınlar arasında daha çok gözlenen, tüm vucudda yaygın ağrıların olduğu bir hastalıktır. Hastalığa sıklıkla yorgunluk, unutkanlık ve sürekli uyuma isteği eşlik eder. Fibromiyalji hastaları ne denli uyurlarsa uyusunlar uykuya doymama, uykudan dinlenmiş uyanmama sorunları vardır. Fibromiyalji sendromun aslında uyku kalite yetersizliği sonucu ortaya çıktığını ileri süren bilim adamları vardır.
Aslında sürekli uyuma isteği yani hipersomni 2 türde karşımıza çıkabilir. Ya gece uzun uyuma ya da gündüz aşırı uyuma isteği… Bu iki durum eğer geçici ve belirli yaşam olaylarıyla ilişkili olarak ortaya çıkıyorsa tedavisi gerekmez. Ancak 2 aydan daha uzun süredir geceleri 9 saatten çok uyuma gündüzleri şekerleme yapma durumunuz varsa bir uyku hastalıkları uzmanına başvurmanız yararlı olacaktır. Aşırı uyku rahatsızlığı belirli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilirse de Narkolepsi denilen hastalıkta olduğu gibi dorrudan kendisi bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Narkolepsi gündüzleri yersiz zamanlarda istem dışı uyuya kalma durumu olarak tanımlanabilir. Başka boyutları da olan mutlaka tedavisi gereken bir hastalıktır.
Misafir
6 Haziran 2017 17:13       Mesaj #9
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Nöroloji uzmanına gorunmen lâzim
15 Haziran 2017 13:35       Mesaj #10
zalım - avatarı
Üye
Kan şekerinizi ölçtürmenizi tavsiye edeim


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç