Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 27.555|Cevap: 2|Güncelleme: 12 Ocak 2017

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti - Başkent Lefkoşa

Mesaja atla
BYAYD SPEOPLE
23 Mayıs 2008 18:56   |   Mesaj #1   |   
BYAYD SPEOPLE - avatarı
Ziyaretçi

Lefkoşa

Ad:  lefkoşa1.jpg
Gösterim: 271
Boyut:  41.6 KB

LEFKOŞE olarak da yazılır, Yunanca LEVKOSÎA, Kıbrıs’ta, Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında bölünmüş başkent.

Sponsorlu Bağlantılar
Kanlı Dere (Pedieos Irmağı) kıyısında, 150 m yükseklikte kuruludur. Kuzeydeki Gime Dağlarıyla güneydeki Karlıdağ (Troödos Dağlan) arasında kalan ve Mesarya (Mesaoria) olarak da bilinen İçova’nm ortasında yer alır. Aynı zamanda bağımsız Kıbrıs Kilisesi’nin başpiskoposluk merkezidir. Kıbns’ın inişli çıkışlı tarihi boyunca Bizans (330-1191), Lusignan kralları (1192-1489), Venedik (1489-1571), Osmanlı (1571-1878) ve İngiliz (1878-1960) egemenliği altında kalan Lefkoşa, hem Doğu, hem de Batı etkisinin izlerini taşır. Kentin Antik Çağda Ledra olan ve Bizans Döneminde Levkosf ya dönüşen adı, Batı dillerine bozulmuş olarak Nicosia biçiminde geçmiştir. İÖ 7. yüzyılda adadaki krallıklardan birini oluşturan Lefkoşa, 4. yüzyılda bir piskoposluk merkezi, 10. yüzyılda da adanın yönetim merkezi oldu. Lusignan krallarından kalan tahkimatın gerisinde daha küçük bir alanı kuşatacak biçimde Venediklilerce yeniden inşa edilen kent surları, 1373’te Cenevizlerin, 1426’da Memlûklerin, 1570’te de OsmanlIların istilasını önleyemedi.

20. yüzyılda kentin sınırlan daire biçimli Venedik surlannın dışına taşarken, sur içindeki eski kent de yeniden inşa edildi. Türkiye’nin 1974’teki müdahalesi sonucunda, eski uluslararası havalimanının da bulunduğu kuzey kesiminin bir bölümü, Kuzey Kıbns Türk Cumhuriyeti’yle Kıbns Rum Yönetimi’ni ayıran BM Kıbns Banş Gücü (UNFICYP) sınır bölgesi içinde kaldı. 1970’lerin ortalarında Lefkoşa’nın Rum kesimine kuzeyden gelen 35 bin kadar Rum göçmen yerleşti.

Lefkoşa’nm en eski yapılarından gotik bir katedral olan Ayasofya, aynı zamanda kentin geçirdiği dinsel ve siyasal değişimi yansıtır. Yapımına 1209’da başlanan ve 1325’te tamamlanan katedral, çeşitli istilacıların yağmalarına uğradıktan sonra 1571’de Kıbrıs’ın en büyük camisine dönüştürüldü. Caminin adı Kıbrıs’ın Osmanlılarca fethi sırasında padişah olan II. Selim’in anısına 1954’te Selimiye olarak değiştirildi.

Kentin iç pazara yönelik hafif sanayi kuruluşları arasında pamuk ipliği ve dokuma imalathaneleriyle sigara, un, konfeksiyon, alkolsüz içki, ayakkabı ve giyim eşyası fabrikaları sayılabilir. Adadaki öteki büyük kentlere karayollarıyla bağlanan Lefkoşa’ nın 33 km kadar güneydoğusundaki Larnaka’da yeni bir uluslararası havalimanı inşa edilmiştir. Kentteki Kıbrıs Müzesi arkeolojik buluntulardan oluşan birçok koleksiyonu barındırır.

İçova’nm büyük bölümüyle güneybatıdaki Karhdağ’ın bir bölümünü kapsayan ve yüzölçümü 2.714 km2 olan eski Lefkoşa ili, günümüzde yönetsel bakımdan iki ayrı ile dönüşmüştür. KKTC’nin denetiminde olan topraklar eski ilin beşte ikilik bölümünü oluşturur. Her iki ili de içine alan bölge batıda Baf (Pafos), güneyde Limasol ve Larnaka, doğuda Gazimağusa (Famagusta), kuzeyde de Girne (Kirima) illeriyle çevrilidir. Bölgenin kuzeybatı bölümü Akdeniz kıyısındaki Güzelyurt (Morfu) Körfezine kadar uzanır. Bölgedeki suları, Güzelyurt Körfezine dökülen dereler ile kuzeye doğru aktıktan sonra doğuya dönerek Gazimağusa iline giren Kanlı Dere ve Çakıllı Dere (Yialias Irmağı) toplar. Nüfusun çoğunluğu başta buğday, arpa, sebze ve meyve üretimi olmak üzere tarımla uğraşır. Ayrıca keçi ve koyun da beslenir. Sanayi un, giyim eşyası, ayakkabı, kozmetik, dokuma ve mensucat fabrikalarıyla plastik eşya, tuğla ve çanak çömlek imalathanelerine dayanır. Karovostasi yöresinde bakır madenleri işletilir.

Bölgenin Güzelyurt, Lefke (Levkâs), Palaihori ve Tymbu’yla karayolu bağlantısı vardır. Kuzeybatıda kısa bir demiryolu hattı Lefkoşa’yı Skuriotissa ve Karavostasi’ye bağlar. Nüfus (1990) Rum kesimi, kent, 168.800; (1990 tah.) il, 230.800; (1992) Türk kesimi, kent, 39.496; (1989 tah.) il, 78.772.
kaynak: Ana Britannica


Son düzenleyen Safi; 12 Ocak 2017 15:32
29 Ekim 2008 04:14   |   Mesaj #2   |   
BrookLyn - avatarı
VIP
Style King
Ad:  lefkoşa2.jpg
Gösterim: 159
Boyut:  50.6 KB

Lefkoşe


Kıbrıs Adası'nın iç kesimlerinde Kanlı Dere kıyısında kurulmuş tarihi çok eski dönemlere uzanan bir kenttir. Günümüzde ikiye bölünmüş olan kent hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, hem de Kıbns Cumhuriyeti'nin başkentidir. Aynı zamanda ba­ğımsız Kıbrıs Kilisesi'nin de başpiskoposluk merkezidir.

Sponsorlu Bağlantılar
Lefkoşe adanın en önemli tarım alanı olan İçova'nın ortasında yer alır. Kıbrıs'ın önde gelen kültür, sanat, sanayi ve ticaret merkezi olan Lefkoşe yeni ve eski kent olarak ikiye ayrılır. Eski kent 11 burcu ve birkaç kapısı olan, Venedikliler döneminde yapılmış, daire biçiminde bir surla çevrilmiştir. Tarihsel yapı­lar, müzeler, iş ve ticaret merkezleri resmi daireler eski kentte bulunur. Yeni kent ise eski kentin büyüyerek sur dışına tasmasıyla oluşmuştur. Yönetsel bakımdan iki ayrı il durumundaki kentin Kuzey Kıbrıs Türk Cum­huriyeti'nin elindeki toprakları eski kentin beşte ikilik bölümünü oluşturur.

Kıbrıs Adası'nın en eski yerleşim yeri olan Lefkoşe'nin batı dillerindeki adı Nicosia'dır. Eskiçağlarda Ledrai, Ledra gibi adlar alan kente Bizanslılar Lefkosia derlerdi. Lefkoşe 12. yüzyılda Haçlı Seferleri sırasında Kıbrıs'a egemen olan Lusignan ailesi döneminde 300 yıl boyunca yönetim merkezi oldu. Bir süre, 1489'da adayı ele geçiren Venediklilerin ege­menliğinde kaldıktan sonra 1571'de Osmanlıların eline geçti. Osmanlı yönetimi 1878'de adanın İngilizlere verilmesine kadar sürdü. Daha sonra 1960'ta bağımsız Kıbrıs Cumhuri­yeti kurulunca bu yeni devletin başkenti oldu. 1963'te Türkler ile Rumlar arasında çıkan çatışmaların ardından kent ikiye bölündü. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra bu bölünme kesinlik kazanarak iki kesim "Yeşil Hat" adı verilen bir sınırla ayrıldı.

Lefkoşe'de bulunan pamuk ipliği, dokuma, sigara, un, konfeksiyon, alkolsüz içki, ayak­kabı ve giyim eşyası fabrikaları iç pazara yönelik üretim yapar. Nüfusunun çoğunluğu tarımla uğraşan kentte buğday, arpa, sebze ve meyve yetiştirilir. Kent adanın öbür kesimle­rine karayollarıyla bağlanır. Ayrıca Lefkoşe’nin 33 km güneydoğusundaki Larnaka'da yeni bir uluslararası havaalanı yapılmıştır.

Lefkoşe'de han, cami, bedesten gibi birçok eski yapı vardır. Kentin güneybatısında eski Ledrai kentinin kalıntıları bulunur. Lefko­şe'deki en eski yapılardan biri olan ve 14. yüzyılda bitirilen Ayasofya Katedrali gotik üslupla yapılmıştır. Osmanlılar'ın Kıbrıs'ı al­masından sonra iki minare eklenerek camiye çevrilen Ayasofya'ya daha sonra Selimiye adı verilmiştir.

Kaynak: MsXLabs.org & Temel Britannica

Son düzenleyen Safi; 8 Eylül 2016 20:03
8 Eylül 2016 19:56   |   Mesaj #3   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM

LEFKOŞA

Ad:  lefkoşa.JPG
Gösterim: 166
Boyut:  51.5 KB

antik Ledrai, yun Levkosia, batı dillerinde Nicosia, Kıbrıs'ta kent. KKTC'nin ve Kıbrıs rum yönetiminin başkenti.

Sponsorlu Bağlantılar
171 000 nüf. (1991). Kıbrıs'ın en kalabalık kenti, en büyük kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezi olan Lefkoşa'nın adı, Bizans dönemindeki adından (Lefkosia) türemiştir. Çok eski bir yerleşme olan kent, adanın en önemli tarım alanı ve en kalabalık yöresi olan içova’nın hemen hemen merkezinde, içova'nın D. ve B. bölümlerini ayıran alçak su bölümü üzerinde kurulmuştur. Adanın çeşitli bölgelerini birleştiren yolların kavşağındaki bu başat ve merkezi konumu gelişmesinde ve en büyük yerleşme olmasında başlıca rolü oynamıştır.

Trodoslar'ın K. yamacından inen Pedias deresinin iki yanında, K.'ye doğru hafif eğimli ve ortalama 150 m yükseklikte bir düzlükte yayılan kent, tarihi evriminin bir sonucu olarak eski ve yeni kent olmak üzere plan bakımından farklı iki kesimden oluşur. Eski kenti, Venedikliler tarafından yapılmış, üzerinde 11 burç ve bazı kapılar (Girne ve Baf kapıları gibi) bulunan daire biçimli surlar kuşatır. Cami, han, bedesten gibi birçok tarihi yapı ile müzeler, resmi binalar, iş ve ticaret merkezleri, bazı kesimleri yeniden düzenlenen eski kent sınırları içinde yer alır. Surların dışındaki yem kent, özünde, XX. yy.'daki gelişmelerin sonucudur ve eski çekirdeğin çevresinde geniş bir alanda yayılır.

Tarih boyunca çeşitli B. kültürlerinin etkisinde kalan ve bu etkileri gerek planında, gerek yapıtlarında sergileyen Lefkoşa’nın nüfusu, önemine bağlı olarak değişmiştir, ama özellikle ikinci Dünya savaşı’nda adanın kazandığı stratejik önem nedeniyle, 40'lı yıllardan sonra sürekli ve oldukça hızlı bir tempoyla artmış, 1901'de 15 000 dolayında olan nüfus 1946’da 35 000’e, 1960'ta 95 000’e, 1970'te 117 000’e, 1991 yılında ise 171 000’e ulaşmıştır. 1963 çatışmalarından sonra BM barış gücü tarafından türk ve rum kesimi olmak üzere ikiye ayrılmış, 1974 Türk barış harekâtı’ndan sonra bu bölünme devamlılık kazanmıştır. Eski kentin biraz daha geniş olan kuzey kesimini kapsayan türk kesimi ile güneydeki rum kesimi, "Yeşil hat” adı verilen ve kabaca doğu-batı doğrultusunda uzanan Ermu caddesinin güneyini izleyen bir sınırla ayrılmıştır, Türk kesiminin havayolu bağlantısını 24 km doğudaki Ercan havalimanı sağlar. Kentin batısındaki Lefkoşa uluslararası havaalanı günümüzde kapalıdır. Deniz bağlantısı Girne ve Gazi Mağusa iledir. Kentte dokuma, besin (un, makarna, peynir), giyim eşyası, içki, sabun, seramik gibi çeşitli sanayi dalları gelişmiştir.

—Tar. Eski çağlarda Ledrai, Ledra, Leukot- hea, Leutheon adlarıyla anılan Lefkoşa, Kıbrıs adasındaki en eski yerleşim alanlarından biridir. Batı dillerinde adı, Nicosia’dır. XII. yy.’da haçlı seferlerine katılan ve Kıbrıs'ın yönetimini ele geçiren Lusignan ailesi Lefkoşa'yı başkent yaptı ve 20 kilometreye yaklaşan uzunlukta surlarla koruma altına aldı. Üç yüz yıla yakın bir süre Lusignanlar’ın yönetim merkezi olmayı sürdüren Lefkoşa, Cenevizliler (1373) ve Memluklar (1426) tarafından yağmalandı; 1489’da Venedikliler, Lusignan ailesinin yerine buraya egemen oldularsa da, tüm ada gibi Lefkoşa’yı da 1570'te OsmanlI imparatorluğu'na bırakmak zorunda kaldılar. 9 eylül 1570’te Lefkoşa’ya giren Lala Mustafa Paşa, burayı Kıbrıs beylerbeyliğinin merkezi yaptı ve Avlorıya sancakbeyi Muzaffer Paşa’yı beylerbeyi olarak atadı. Lefkoşa’daki türk yönetimi, adanın 1878'de ingilizler’e bırakılmasına değin sürdü. Ağustos 1960’ta bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kurulunca başkent oldu. Adada Rumlar'la Türkler arasında çatışmalar başlayınca, kent, aralık 1963’te ikiye bölündü. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra kentin türk kesimi, KKTC’nin başkenti oldu.

—Mim. Kentin G.-B.'sındaki iki tepenin bulunduğu kesimde Ledrai antik kentinin kalıntıları vardır. Lefkoşa’daki en eski yapılar Lusignanlar dönemindendir (XII.-XV. yy.'lar): Ste-Sophie katedrali (1209-1325), champagne gotiğini andırır. Osmanlı döneminde onarılarak iki minare, minber ve mihrap eklenmiş ve Ayasofya camisi adını almıştır (1954’te adı Selimiye camisi’ne dönüştürüldü). Aziziye kapısı diye anılan D. girişinin üzerinde 1824 tarihli bir yazıt ve Abdülaziz'in tuğrası yer alır. St-Georges-des-Latins kilisesi’nin (XIV.-XV. yy.'lar) üç kemer açıklığı sağlamdır. Ste-Catherine kilisesi (XV.) gotik üsluptadır; Osmanlı döneminde onarılarak camiye dönüştürülmüş ve Haydarpaşa camisi adını almıştır. Başpiskoposluk sarayı Eustorge de Montaigne tarafından yaptırılmıştır (1217-1350). 4,5 km uzunluğundaki daire biçimi surlar Venedikliler dönemindendir (1567). Burçlarla güçlendirilmiş surların üç kapısı vardır: Famagusta ya da Magosa kapısı, Baf ya da Paphos kapısı, Girne ya da Kyrinia kapısı.

Osmanlı döneminde 'Edirne kapısı' diye de anılan Girne kapısı’nın G. duvarında Mahmut ll'nin tuğrası vardır. Venedik sütunu ya da Dikilitaş, Venedikliler zamanında zafer anıtı olarak dikilmiştir. Yeni cami XIV. yy.'da yaptırıldığı sanılan bir ortaçağ kilisesinden, 1571’de camiye dönüştürülmüştür. Bayraktar camisi Kıbrıs’ın fethi sırasında burçlardan birine bayrağı dikerken şehit olan bayraktarın anısına yaptırılmıştır. D.’sunda türbe vardır. 1902 tarihli Sarayönü camisi'nin cephesi atnalı kemerlerle süslüdür. Enine dikdörtgen planlı Turunççu camisi'nin (1825) K. ve B.’sını revaklar çevirir, iplikpazarı camisi XIX. yy.’dandır. Osmanlı yapıtlarının en önemlilerinden biri Arap Ahmet Paşa’ nın anısına inşa edilen Arapahmetpaşa camisi’dir (XVI.-XVII. yy.’lar). Ana mekânı küresel bingili kubbeyle örtülüdür, önünde üç kubbeli son cemaat yeri bulunur. Haziresinde kimi ünlü kişilerin mezarları vardır. Kentin en eski tekkesi olan Aziziye tekkesi (XVI. yy.) bir zaviye ve iki türbeden meydana gelir. Kıbrıs Türk etnografya müzesi olarak değerlendirilen Mevlevi tekkesi (XVII. yy. başları) semahane, türbe, derviş hücreleri, mutfak ve konuk odalarından oluşuyordu; günümüze ancak semahane ve türbe ulaşmıştır.

1963’te müze olarak ziyarete açılan yapıda mevleviliğe ilişkin eşyalar, giysiler, müzik aletleri, tespihler, osmanlı fermanları, halılar, etnografik eşyalar sergilenmektedir. Türbede şeyhlerin ve burada hizmet etmiş kişilerin mezarları vardır. Lefkoşa’daki medreseler ya çok yıkıktır ya da günümüze ulaşmamıştır (Hacıeminefendi medresesi, Arapahmetpaşa medresesi). Mahmut II kütüphanesi" Kıbrıs valisi Ali Ruhi Efendi yaptırmıştır (1829). Kıbrıs’ın ilk türk valisi Muzaffer Paşa’nın yaptırdığı Büyük han (1570-1572) kesme taştan, iki katlı bir örnektir, avlusunda kubbeli köşk mescidi vardır. XVI. yy.’dan Kumarcılar (Kemancılar) hanı da Büyük han’ın küçük bir benzeridir. Dervişpaşa ve Kâmilpaşa konakları mimarileri ve bezemeleriyle geleneksel türk evinin güzel örnekleridir.

Kaynak: Büyük Larousse

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç