Cevap Yaz Yazdır
Gösterim: 33.617|Cevap: 2|Güncelleme: 20 Kasım 2016

Deyim Anlam

Kısaca
Belli bir durumu, belli bir kavramı göstermek için kullanılan öz anlamından az çok ayrı bir anlam taşıyan, kalıplaşmış, halkın ortak dil ürünü olan sözlere deyim denir.
Mesaja atla
29 Nisan 2010 09:34   |   Mesaj #1   |   
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye

DEYİM ANLAM


Deyim, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar.
  • Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun?
  • Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu.
  • Korktuğu başına gelmiş, arabası bozulmuştu.
  • Her gördüğüne dudak büküyordu.
  • Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.
  • İki genç adam boğaz boğaza geldi.
  • Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin.
  • Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar.
  • Sonunda korktuğumuza uğradık, çocuk kayboldu.
  • Matematiği aklım almıyor.
  • Çocuk ağzı açık beni dinliyordu.
  • Öğrenciler, beni can kulağı ile dinliyordu.
  • Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı.
  • Bizimkinin iyice çenesi düştü.
  • Göze girmek için her şeyi yapıyor.
  • İşin ağırlığın gözümüzü korkutmuştu.
  • Bu soruya kafa yormanı istemiştim.
  • Çocuk eli uzun biri, cüzdanımı almış.
  • Burası çok ayak altı, şurada duralım.

Deyimlerin özellikleri:


Sponsorlu Bağlantılar
a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez, herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz.
  • Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez,
  • "ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez,
  • "ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez,
  • "dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez,
  • "tüyleri diken diken ol-" yerine "kılları diken diken ol-" denemez.
  • Ama istisnalar yok değildir: "baş başa vermek" ve "kafa kafaya vermek" gibi.
  • Araya başka kelimeler girebilir:
  • "Başını derde sokmak" Başını son günlerde hep derde soktu.
b) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar:
  • "Çam sakızı çoban armağanı", "dili çözül-", "dilinde tüy bit-", "dilini yut-"
c) Deyimler en az iki sözcükten oluşurlar. Bu özellik deyimi mecazdan ayırır.
1. Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar:
  • ağzı açık, kulağı delik,
  • eli uzun, kaşla göz arasında,
  • bulanık suda balık avla-, dikiş tutturama-,
  • can kulağı ile dinle-, köprüleri at-,
  • pire için yorgan yak-, pişmiş aşa su kat-,
  • kafayı ye-, aklı alma-,
  • akıntıya kürek çek-, ağzı kulaklarına var-,
  • bel bağla-, çenesi düş-,
  • göze gir-, dara düş-,
2. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır.
  • Yorgan gitti, kavga bitti.
  • Dostlar alışverişte görsün,
  • Çoğu gitti azı kaldı,
  • Allah bana ben de sana,
  • Atı alan Üsküdar'ı geçti,
  • Tut kelin perçeminden,
  • Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı,
  • Kızım sana söylüyorum, gelinim sen alın.
  • Ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?,
  • Ne şiş yansın ne kebap,
  • Fol yok yumurta yok ..
d) Deyimler özel anlamlı sözlerdir. Deyimler genel yargı bildirmezler. Deyimler bir kavramı belirtmek için bulunmuş sözlerdir.
Öğütte bulunmazlar. Atasözleri ise genel anlamlı sözlerdir. Ders vermek, öğütte bulunmak için ortaya konulmuşlardır. Deyimle atasözünü ayıran en önemli nitelik budur. Meselâ: "İşleyen demir ışıldar" atasözüdür. Çalışmanın önemini anlatmaktadır. Bu yargı dünyanın her yerindeki insan için geçerlidir.

e) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır.
Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, hem nalına hem mıhına, ne şiş yansın ne kebap, ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?
Bazı deyimler ise anlamlarından çıkmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı, ismi var cismi yok, adet yerini bulsun, Allah bana ben de sana, yükte hafif pahada ağır, özrü kabahatinden büyük, dosta düşmana karşı, iyi gün dostu, canı sağ olsun ..

f) Deyimler cümlenin öğesi olabilir, cümlede başka görevler de alabilir:
Üzüntüsünden ağzını bıçak açmıyordu. (Yüklem)
Damarıma basmadan konuşamaz mısın? (Zarf tümleci)
Aslan payı ona düştü. (Özne, isim tamlaması)
O, dik kafalı biridir. (sıfat tamlaması, sıfat)

g) Kafiyeli deyimler de vardır:
Ele verir talkımı, kendi yutar salkım

BAKINIZ Anlam Bakımından Kelimeler (Sözcükler)
Son düzenleyen Safi; 20 Kasım 2016 17:54
süslücadı
21 Şubat 2011 18:42   |   Mesaj #2   |   
süslücadı - avatarı
Ziyaretçi
Sıralanmış Deyimler
  1. Abacı kebeci :Olur olmaz kimseler,ne olduğu belirsiz kişiler
  2. Abanmak :Birine yük olmak,onun sırtından geçinmek.
  3. Acemilik etmek üşüncesizce hareket etmek.
  4. Açık bono vermek :Bir kimseye,istediği gibi davranma yetkisi vermek
  5. Adama benzemek üzelmek,göze hoş görünmek
  6. Af buyurunuz :Özür dilemeyi ifade eden bir deyim
  7. Agop’un kazı gibi yutmak :Önüne konulan her yemeği çabuk yemek
  8. Ağız gevşekliği :Sır tutmak hali.
  9. Ah edip eh işitmek aima feryat etmek.
  10. Ak sakaldan yok sakala gelmek : Çok yaşlanmak
  11. Alavere dalavere,Kürt Mehmet nöbete :Bir işte bütün yükü, sorumluluğu yetersiz kişiye bırakma durumunda söylenir.
  12. Allah hakkı için oğruyu söylemesi istenen kimseye verilen söz.
  13. Amma da yaptın :Olmayacak bir şey söyledin anlamında
  14. Arabayı düze çıkartmak :Sonunda işini kolaylaştırmak
  15. Astarı yüzünden pahalı :Gerçek değerinden fazlaya mal olmak
  16. Aşüftelik etmek :Hafif ve işveli davranmak
  17. Atma Recep din kardeşiyiz :Biz birbirimizin ne olduğunu biliriz’ anlamında kullanılır.
  18. Ayvaz kasap hepsi bir hesap :Hepsi aynı hesaba geliyor anlamında
  19. Azrail olmak :Çok korkulu ve zorba olmak
  20. Baba,baba değil iskele babası :Saygı duyulmayan,hayırsız baba
  21. Başına feleğin tokmağı inmek :Bir felakete uğramak
  22. Bela aramak: Kavga sebebi yaratmak.
  23. Ben sarhoş,yolcu sarhoş: Herkesin garip bir tutum içinde bulunduğunu anlatmak için kullanılır.
  24. Beyni sulanmak: Bunamak.
  25. Bıyıkları balta kesmez olmak :Güçlü olmak,kimseden korkmamak
  26. Bızdık :Ufak çocuk
  27. Binin yarısı beş yüz o da ben de yok düşünceli kimseleri avutmak için teselli mahiyetinde söylenir.
  28. Bir avuç toprak olmak :Ölmek
  29. Bir çırpıda :O anda
  30. Boşlamak :İlgisiz davranmak,ilgiyi kesmek
  31. Boyunun ölçüsünü almak: Biri tarafından ağzının payı verilmek
  32. Bulanık suda balık avlamak :Karışıklıktan yararlanıp menfaatini kollamak
  33. Burnu kokuyu iyi almak :Her şeyi önceden sezmek
  34. Büyüklük göstermek :Bağışlamak
  35. Büyük söylemek :övünmek
  36. Cafer ağanın abdest suyu :Tatsız,tuzsuz
  37. Caka yapmak :Gösteriş yapmak
  38. Cana işlemek :Çok tesir etmek
  39. Can atmak :Çok istemek
  40. Can ciğer :Samimi
  41. Candan yanmış :Adamakıllı tutulmuş
  42. Canı burnuna gelmek :Bir işte çok eziyet ve sıkıntı çekmek
  43. Canını şeytana satmak :Kötü işlerle uğraşmak
  44. Canın sağ olsun :Bir ziyan için söylenen teselli sözü
  45. Ceddine okumak :Soyuna sövmek
  46. Ceffel kalem etmek :Hemen hüküm vermek
  47. Cephe almak Düşmanca hal takınmak
  48. Cıcığı çıkmak :Çok hırpalanmak
  49. Ciğeri beş para etmez değersiz kişi
  50. Cihan alem bilmek :Herkes tarafından bilinmek
  51. Cin fikirli :Çok zeki,açıkgöz
  52. Cumbadak dalmak :Ani olarak girmek,dalmak
  53. Curcuna koparmak :Gürültüyle çevreyi karıştırmak
  54. Curcunaya kalkmak :Kavga ve gürültü çıkarmaya kalkmak.
  55. Çabalama kaptan ben gidemem :Boşuna çabalama anlamında
  56. Çaçaron :Kavgacı,şirret
  57. Çağı geçmek :Yaşlanmak
  58. Çala kalem durmaksızın yazarak
  59. Çehresi atmak :Rengi sararmak
  60. Çehre uzatmak :Küsmek,somurtmak
  61. Çek arabanı defol anlamında
  62. Çeşnisine bakmak :Lezzetine bakmak
  63. Çevir kazı yanmasın :Sözünü çeviren kimseler için söylenir
  64. Çıkmaz ayın son çarşambası :Belirsiz ve uzak zaman
  65. Çiğ süt emmiş olmak :Soysuz ve namussuz olmak
  66. Çileden çıkmak :Hiddetlenerek sabrın taşması
  67. Çizmeden yukarı çıkmak :Haddini bilmemek
  68. Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek durumuna uygun düşmeyen büyük ve olmayacak hayallere kapılmak
  69. Çorbada tuzu bulunmak :Emeği geçmiş olmak
  70. Çömlek hesabı :Baştan savma hesap
  71. Çöpçatan çatmak :Kısmet olmak
  72. Çürük tahtaya basmak :Umduğunu bulamamak,aldanmak
  73. Dağarcıkta bir şey kalmamak :her şeyi yitirmek
  74. Dalavere :Oyun,hileli iş
  75. Davulu yarık :Sır saklamayan,önüne gelene içini döken
  76. Dekbaz :Hileci
  77. Demir gibi olmak :Sağlam ve sıhhatte olmak
  78. Devede kulak :Kıyaslanan şeyler arasındaki orantısızlığı belli etmek için kullanılır.
  79. Dırdır etmek :Yerli yersiz söylenip durmak
  80. Dikili ağacı olmamak :Malı mülkü olmamak
  81. Dili çetrefilli olmak :Rahat ve düzgün konuşamamak
  82. Dilini zaptetmek :Konuşmamak
  83. Dişini sökmek :Zararsız hale getirmek
  84. Dokuz doğurmak :Korkudan ve heyecandan bitmek
  85. Dolmaları yutmak :Kanmak,aldanmak
  86. Dostlar alışverişte görsün :Laf olsun diye iş yapanlar için söylenir
  87. Döner taşım yok,öter kuşum yok :Hiçbir şeye sahip olmamak
  88. Dört dirhem bir çekirdek :Şık giyimli kimse
  89. Dudukuşu :Geveze
  90. Dümen suyundan gitmek :Karşısındakinin huyuna göre davranmak
  91. Dünyaya kazık kakmak :Ölmemek
  92. Ebussuut Efendi’nin gelini :Eski moda giyinen kadın
  93. Eceline susamak :Tehlikeli işlere girişmek
  94. Edepsizliği gündeliğe takılmak :Edepsizliği alışkanlık haline getirmek
  95. Efendilik yapmak :Saygılı hareket etmek
  96. Efendizadem :Beyim anlamında bir hitap
  97. Eğrisi doğrusuna gelmek :Uygunsuz yapılan işin tesadüfen uyumlu bitmesi
  98. Ekmeği dizinde :Nankör
  99. Elemtere fiş kem gözlere şiş :Nazar değmesin anlamında
  100. Eli çabuk :Tez iş gören
  101. Emeği geçmek :Bir işin yapılmasında yardımcı olmak
  102. Ensesinde boza pişirmek :Çok eziyet çektirmek
  103. Ermeni gelini gibi daima kırıtan,süzülen kadınlar için yapılan benzetme
  104. Ervahlarına yuf olsun :Sövgü
  105. Eski çamlar bardak oldu :Şartlar değişti anlamında kullanılır
  106. Eşek hoşaftan ne anlar :Anlayışsız,zevksiz insanlar için söylenir.
  107. Etek belde :Kıvrak ve becerikli
  108. Ev açmak :Ayrı ev tutmak
  109. Eyere de gelir semere de :Bütün işlere yarar anlamında
  110. Ez ez de suyunu iç :Hiç yararı olmayan bir işi tenkit etmek için kullanılır
  111. Ezilip büzülmek :Aşırı sıkılgan davranmak
  112. Fahiş faize batakçı müşteri :Benzer kişilikteki insanlar birbirini kolay bulur manasında
  113. Faka basmak :Güç duruma düşmek
  114. Falcı değilim ya :Ben olacağı bilemem anlamında
  115. Fare düşse başı yarılır :Bir yerin yoksulluğunu anlatmak için kullanılır.
  116. Farfara :Ağzında sır tutamayan kimse
  117. Fasulye gibi kendini nimetten saymak :Kendine olduğundan fazla değer vermek
  118. Feleğin çemberinden geçmiş :Tecrübeli,bilmiş
  119. Felekten bir gün çalmak :Eğlenceli bir gün geçirmek
  120. Ferteği çekmek :Kaçmak
  121. Fesat kumkuması :Hep kötülük düşünen
  122. Fıkırdamak :Kesik kesik gülmek
  123. Fıldır fıldır aramak :ısrarla ve telaşla aramak
  124. Fırın süpürgesi :Zayıf,uzun boylu kimse
  125. Fincancı katırlarını ürkütmek :Kötü niyetli kişileri ürkütecek hareketlerde bulunmak
  126. Fitil almak :Öfkeyle parlamak
  127. Fol yok yumurta yok :Herhangi bir sebep veya ilişki bulunmaması
  128. Forsu kırılmak :İtibar ve onuru sarsılmak
  129. Fukara babası :Fakirleri kollayan kimse
  130. Fütur getirmek :Umutsuzluğa ve çaresizliğe düşmek
  131. Gafil baş,düşmana eş :İşlerinde hazırlıksız olan insan her zaman zor duruma düşebilir
  132. Gagasından yakalamak :Zayıf noktasından yakalamak
  133. Gavur ölüsü :Oldukça ağır
  134. Gavurun tembeli keşiş,Müslüman’ın tembeli derviş :Kendini büsbütün ibadete verip,dünyadan elini eteğini çeken kişiler için kinaye yollu söylenir.
  135. Gazali rana :Güzel,hoş ceylan gibi sevgili anlamında
  136. Geçmişi kandilli :Sövgü
  137. Gemi aslanı :Gösterişli,işe yaramayan adam
  138. Geyik etine girmek :Erginleşmek
  139. Gırtlağından kesmek :Yiyecek parasını kısıtlamak
  140. Giderayak :Gitmek üzereyken
  141. Girye bana hande sana :Önce karşısındakini düşünen kimsenin kullandığı bir deyim
  142. Giydirmek :Azarlamak
  143. Gök demir,yer bakır :İmkansızlıklar ve umutsuzluklar içinde bulunuşu anlatır.
  144. Gömlek değiştirmek :Tutum ve görüşlerini değiştirmek
  145. Göründü Sivas’ın bağları :Gerçekleşmesi beklenen bir şeyin ortaya çıktığına dair olanaklar belirdiğinde kullanılır.
  146. Göz nuru dökmek :Yapılan işte göz emeği bulunmak
  147. Güvendiği dağlara kar yağmak :Güveni sarsılmak
  148. Habbeyi kubbe yapmak :Önemsiz bir şeyi büyütmek
  149. Haber vermek :Bildirmek
  150. Hak getire :Yoktur anlamında
  151. Halep ordaysa arşın burada :Yapacağını yap anlamında sitem
  152. Ham ervah :Kara ruhlu kimse
  153. Hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmak :Kimin sözünü ve yolunu tutacağını,ne yapacağını şaşırmak
  154. Hat çekmek :Önemsememek
  155. Hatun :Eski zaman beylerinin,hanımlarına olan hitabı
  156. Haymana öküzü :Hımbıl ve tembel kimse
  157. Hazır mezarın ölüsü :Hep hazıra konmak isteyen tembel kimseler için kullanılır
  158. Her gün papaz pilav yemez :Hep aynı şeyler yapılamaz
  159. Her işin hakkından gelmek :Her işi başarır olmak
  160. Her tarakta bezi olmak :Her işle ilgili olmak
  161. Hesaptan düşmek :Yok saymak
  162. Hır gür :Kavga
  163. Hiçe saymak :Hiç değer vermemek
  164. Hindi gibi kabarmak :Övünmek,böbürlenmek
  165. Hokka gibi oturmak dikilen elbisenin tam üzerine uyması
  166. Hoşbeş etmek :Sohbet etmek
  167. Hödük :Görgüsüz,anlayışsız kimse
  168. Hükümet sürmek :Ülkeyi yönetmek
  169. Hüt dağı gibi şişmek :Karnı şişmek
  170. ıcığını cıcığını sormak :Bütün ayrıntıları öğrenmek
  171. ıkına sıkına :Güçlükle
  172. ıkınıp sıkınmak :İş yapmak için kendini zorlamak
  173. ılıca ördeği :Sıcağa ve rahata düşkün
  174. ırağı yakın etmek :Güçlükleri ortadan kaldırmak
  175. ırgat gibi çalışmak :Çok çalışmak
  176. ırgat pazarına döndürmek :Bir yeri dağınık ve karışık hale sokmak
  177. ısınmak :-Alışmak,-Sevmek
  178. ısıtıp ısıtıp önüne koymak :Bir konuda ikide bir söz açmak
  179. ıska geçmek :Atlamak
  180. ıskartaya çıkmak :Eskimek
  181. ıslak tavuk :Miskin kadın
  182. ıslatmak dövmek
  183. ışık göstermek :Yol göstermek
  184. ıvır zıvır :Önemsiz şeyler
  185. İbibullah sivri külah :Yapayalnız,varlıksız olan kimse
  186. İbiş gibi :Alığa benzer
  187. İcabına bakmak :-Gerekeni yapmak,-Ortadan kaldırmak
  188. İç fırtınasına tutulmak :Morali bozulmak
  189. İç güveysinden hallice durumu şöyle böyle
  190. İfrit yardağı :Kötülüğe yardımcı olan
  191. İğne yutmuş :Çok bitkin ve sıkıntılı kişi
  192. İkisini bir kazana koysan kaynamazlar :Birbirine zıt insanları anlatmak için kullanılır.
  193. İki yakası bir yere gelmez :Bir türlü düzene kavuşamaz
  194. İlk göz ağrısı :İlk sevilen
  195. İmana gelmek :Merhamete gelmek
  196. İngiliz tabancası gibi kurulmak :Çalım satmak,kasılmak
  197. İpe un sermek :Gevşemek,bahane uydurup işten kaçınmak
  198. İp korkusunu boynuna almak :Ölümü göze almak
  199. İpliği pazara çıkmak :Herkese rezil olmak
  200. İstemem yan cebime koy :Rüşvet konusunda alay yollu söylenir
  201. İşi sıkışık olmak :İşi çok ve külfetli olmak
  202. İtsiz köye dönmek :Sakinleşmek,tenhalaşmak
  203. İyiden iyiye :Adamakıllı
  204. İyi gün dostu :İyi günlerde ortaya çıkan
  205. İzi belirsiz olmak :İz bırakmadan kaybolmak
  206. Kabak tadıvermek devamlı,ısrarlı bıktırmak
  207. Kabasını almak :Bir yerin temizliğini üstünkörü yapmak
  208. Kaçın kurrası :Birinin hiçbir oyuna gelmeyecek kadar açık göz, akıllı olduğunu anlatmak için kullanılır.
  209. Kağıt üzerinde kalması :Bir anlaşmanın resmiyette kalması,tatbik edilmemesi
  210. Kaleyi içinden fethetmek :Meseleyi karşı taraftan birinin yardımıyla halletmek
  211. Kalp ağrısı :Aşk acısı
  212. Kamburu çıkmak :Çok çalışmış olmak
  213. Kan akıtmak :Kurban kesmek
  214. Kan çanağı gibi :Çok kızarmış
  215. Kan ter içinde kalmak :Çok yorulmak
  216. Kapağı atmak :Gitmek,yerleşmek
  217. Kapısını aşındırmak :Çok gidip gelmek
  218. Kara gün dostu :İnsana sıkıntılı günlerinde yardım eden gerçek dost
  219. Kaşının altında gözün var dememek :Yaptığını beğenmemek,takdir etmemek
  220. Kedi ile harara girmek :Geçimsiz biriyle ortaklık etmek
  221. Kendine yontmak :Karşısındakileri düşünmeden kendi çıkarına göre davranmak
  222. Kıç atmak :Pek istemek
  223. Kınalar yakmak :Çok sevinmek
  224. Kimi kimsesi :Yakınları
  225. Kimseye eyvallah etmemek :Kimseye minnettar kalmamak
  226. Kimya gibi :Az bulunur
  227. Kont gibi :Yakışıklı ve şık giyinmiş
  228. Korkuluk :Gereksiz ve yararsız kimse
  229. Körün istediği bir göz,Allah verdi iki göz :Hayal ettiğinden daha fazlasına kavuşan kişiler için kullanılır.
  230. Kör şeytanın işi yok :Hep aksilikle karşılaşan kişiler tarafından sitem yollu olarak kullanılır.
  231. Kurdu koyunla barıştırmak :Kötü biriyle saf birini uzlaştırmak
  232. Külçe gibi oturmak :Yorgunlukla çökmek
  233. Kül yutmak :Kandırılmak,oyuna gelmek
  234. Laçka olmak :Eskimek,işe yaramaz halde olmak
  235. Laf altında kalmamak :Karşısındakinin sözünün altında kalmamak
  236. Laf ebesi :Çok konuşan kimseler için kullanılır.
  237. Lakke yapmak :Başkasının hakkını çalmak
  238. Lala paşa eğlendirmek: Nazik kişileri eğlendirmeye çalışmak
  239. Lamı cimi yok: Bir konu üzerinde itiraz kabul etmediğini bildirmek için kullanılır.
  240. Leb demeden leblebiyi anlamak :Anlayışlı,zeki olmak
  241. Leke sıçratmak :Bulandırmak
  242. Leşini çıkarmak :Kıyasıya dövmek
  243. Leyleği havada görmek :Çok dolaşanlara söylenir
  244. Limoni tabiatlı :Mızmız
  245. Lodosa tutulmuş gibi bocalamak :Ne yapacağını kestirememek
  246. Lokman hekimin ye dediği :Güzel,tatlı şey
  247. Lop yumurta :Kaynamış yumurta
  248. Lügat paralamak :Anlamını bilmediği halde,bilgiç konuşmak
  249. Lülüye gelmek :Aldanmak
  250. Lüpe konmak değerli bir şeyi emek harcamadan ele geçirmek
  251. Maça beyi gibi kurulmak :Saygısızca,kasılarak oturmak
  252. Madrabaz :Çıkarını hileli yollardan sağlayan kimse
  253. Mahalle çocuğu:Eğitimsiz çocuk
  254. Makaraya takmak :Alaya almak
  255. Marsık :Çok esmer kimse
  256. Merak getirmek :Kara sevdaya tutulmak
  257. Meryem Ana kandili gibi :Soluk (belirsiz anlamında
  258. Meşe odunu :Kaba,anlayışsız adam
  259. Meydan vermek :Fırsat vermek
  260. Mısır’daki sağır sultan bile duydu duymayan kalmadı anlamında
  261. Mızrağı çuvala sığdıramamak :Gerçeğin asla saklanamayacağı anlamında kullanılır.
  262. Mis gibi burnunda tütmek :Çok özlemek
  263. Miskinler teknesi :Tembellerin toplandığı yer
  264. Mürai :Art düşünceli kimse
  265. Mürekkebi kurumamak daha pek yeni olmak
  266. Mürekkep yalamış :Okuyup,yazmış kimse
  267. Mürüvvetini görmek :İyi ve mutlu günlerini görmek
  268. Müslüman adam :-Dindar kişi,-Doğruluktan ayrılmayan kimse
  269. Nabzını yoklamak :Karşısındakinin ne düşündüğünü anlamaya çalışmak
  270. Nalına mıhına vurmak :Ne yapacağını kestirememek
  271. Namı nişanı kalmamak :Yok olmak,unutulmak
  272. Nanpareye muhtaç olmak :Pek yoksul olmak
  273. Nargile suyu :Tatsız içecek
  274. Nazı geçmek :İsteği geri çevrilmeyen kimse
  275. Ne ala memleket :Uygunsuz yapılan işleri kınamak için söylenir
  276. Neci oluyor :Ne karışıyor anlamında
  277. Nefsine yedirememek :Bir şeyi hazmedememek,kabul etmemek
  278. Nevri dönmek :Çok sinirlenip,bunun yüzünden belli olması
  279. Ne yüzle :Ne cesaretle anlamında
  280. Nispet vermek :Onu üzecek şekilde gösteriş yapmak
  281. Nobran :Kaba,sert,kırıcı(kimse
  282. Noktası noktasına :Tastamam
  283. Nuh gemisi :Her çeşit insanın toplandığı yer
  284. Nuh nebiden kalma :Çok eskiden kalma
  285. Nur topu gibi :Güzel,şişman,beyaz (çocuk
  286. Nur yüzlü :Temiz yüzlü kimse
  287. Nutku tutulmak :Üzüntüden,korkudan konuşamamak
  288. O bir düşeş :O talih sonucu ele geçirilmiştir anlamında
  289. O gün bugün :O gündenberi
  290. Oh demek :Rahat etmek
  291. Ok gibi ciğerine işledi :Yapılan bir hareketin çok üzmesi
  292. Ok yaydan çıktı :Vazgeçemeyeceği bir işi yapmak
  293. Olmuş armut gibi eline geçmek :Kolaylıkla,yorulmadan elde etmek
  294. Onun ipiyle kuyuya inilmez :Güven olmaz anlamında
  295. Oralı olmamak :Önemsememek
  296. O saat :O anda
  297. O tarakta bezi olmamak :İlişkisi olmamak
  298. Oynak :Hafif meşrep kadın
  299. Oyun etmek :Hile yapmak,aldatmak
  300. Oyunun sakalı bitmek :Bitmiş olayları anlatan bu deyim,genellikle Karagöz oyunlarının sonunda kullanılır.
  301. Öbür dünyayı boylamak :Ölmek
  302. Öfke topuğa çıkmak :Çok öfkelenmek
  303. Öksüz babası :Öksüz ve yoksulları koruyan adam
  304. Öküz boyunduruğa bakar gibi bakmak :İstemeden,mecburen bakmak
  305. Ölçüsünü bildirmek :Haddini bildirmek,cezasını vermek
  306. Ömür adam :Hoşsohbet adam
  307. Önünü almak durdurmak
  308. Öp babanın elini :Sürpriz bir durum karşısında yaşanan şaşkınlığı anlatmak için kullanılır
  309. Örümcek kafalı :Eski kafalı,yeniliklere uyum gösteremeyen
  310. Ötmek durmadan anlamlı,anlamsız konuşmak
  311. Öve öve göklere çıkarmak :Çok övmek
  312. Öyle başa böyle traş :Alakasız durumları belirtir.
  313. Özü sözü bir :Verdiği sözleri tutan dürüst kimse
  314. Pabucuna kum dolmak :Engelle karşılaşmak
  315. Paçaları sıvamak :Hazırlanmak
  316. Paha biçmek değerini ölçmek
  317. Pancar kesilmek :Mahcup olup kızarmak
  318. Paparayı yemek :Paylanmak,azar işitmek
  319. Paraya para dememek :Kazancı bol olmak
  320. Para peşin kırmızı meşin :Alışverişin peşin olduğunu anlatır
  321. Patentasının altına almak :Egemenliği altına almak
  322. Pestil gibi olmak :Çok yorgun ve halsiz olmak
  323. Peşkeş çekmek :Bir iş yaptırmak için,kendine ait veya başkasına ait bir şeyi hediye etmek
  324. Pılı pırtı :Eski püskü,değersiz eşya
  325. *** etmek :Bozmak,işe yaramaz hale getirmek
  326. Pişmiş aşa soğuk su katmak :Yapılmakta olan bir işi bozmak
  327. Piyasaya düşmek :-Çok bulunur olmak,-Orta malı olmak
  328. Postal: Düşkün kadın
  329. Put kesilmek :Sessiz ve hareketsiz kalakalmak
  330. Püsküllü bela :Kişinin başını derde sokan kişi veya durum
  331. Rabbime emanet :Herhangi bir şeyin,kimsenin korumasını tanrıya bırakmak
  332. Rafta kurabiye var ama size göre değil :İşinize yaramaz anlamında
  333. Rahat yüzüne hasret kaldı :Huzursuz olmak,rahat edememek
  334. Ramazan keyfi :Oruç tutanlardaki sinirlilik hali
  335. Rengi atmak :Çok heyecanlanıp solmak,sararmak
  336. Rengi olmamak :Silik olmak
  337. Renk senfonisi :Birbiriyle uyuşan renkler bütünü
  338. Rest çekmek :Kesinlikle kabul etmemek
  339. Rızkını taştan çıkarmak :En zor şartlarda bile geçimini sağlamak
  340. Rufailer karışır :İşin karmaşıklığını anlatır
  341. Ruhu bile duymaz :Yapılan bir işten hiç haberi olmaz anlamında
  342. Ruhuna hitap etmek :Herhangi bir şeyden çok etkilenmek
  343. Rüya gibi :Gelip geçici şeyleri anlatmak için kullanılır
  344. Rüyasında görse hayra yormaz :Olacağına ihtimal vermemek
  345. Rüzgar ekip fırtına biçmek :Yapılan kötülüğe karşı daha büyük kötülüğe uğramak
  346. Rüzgar gelecek delikleri tıkamak :Her türlü tedbiri almak
  347. Saat gibi düzgün çalışan
  348. Saat on bir buçuğu çalmak :Yaşı çok ilerlemek
  349. Sacayak olmak :Üç kişi bir araya gelip çok samimi olmak
  350. Saçı uzun,aklı kısa düşüncesiz,aptal
  351. Sağlam ayakkabı değil :Güven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur
  352. Sakala soğan doğramak :-Aldatmak,-hakaret etmek
  353. Saman gibi :Tatsız,tutsuz
  354. Sapı silik :Serseri
  355. Sarı Yahudi :Paraya düşkün kişi
  356. Sazına bülbül koymak :Çok güzel çalmak
  357. Sefalar getirdiniz :Eskiden çok kullanılan,hoş geldiniz sözü
  358. Sel önünden kütük kapmak :Zor bir iş başarmak
  359. Sen sağ ben selamet :Yapacak bir şey kalmamak
  360. Sıtma görmemiş ses :Gür ve kalın sesli
  361. Sidik yarışı :Gerekli gereksiz rekabete girmek
  362. Söyleye söyleye dilimde tüy bitti : Çok öğüt verdiği halde sözü dinlenilmeyen insanların içinde bulunduğu durumu anlatır.
  363. Sütüne havale etmek :Karakterine,insanlık duygusuna bırakmak
  364. Şafak atmak :Korkmak,şaşırmak
  365. Şahbaz :Becerikli ve çevik
  366. Şapa oturmak :Çaresiz kalmak
  367. Şaşkın bakkal :Hesabını şaşıran kimse
  368. Şerbetli :kötü işler yapmayı huy edinmiş kimse
  369. Şeşi beş görmek :İyi görmemek,yanılmak
  370. Şeytan çekici :Sevimli ve akıllı çocuk
  371. Şeytan diyor ki :İçinden zararlı bir şeyler yap diyen ses
  372. Şifayı kapmak :Hastalanmak
  373. Şimşek gibi :Büyük bir hızla
  374. Şirret karı :Geçimsiz,huysuz,yaygaracı kadın
  375. Şom ağızlı :Kötümser,olayları devamlı kötüye yoran kimse
  376. Şöhreti afakı tutmak :Herkes tarafından bilinir hale gelmek
  377. Şöyle bir bakmak :-Üstünkörü,-İnceler gibi manalı bakmak
  378. Şunu bunu bilmem :Mazeret kabul etmem,özür dinlemem
  379. Taban çekmek :Gitmek
  380. Tabanvayla gitmek :Yürümek
  381. Tadını kaçırmak :Zevkini bozmak
  382. Takıp takıştırmak :Çok süslenmek
  383. Talihi yar olmak :Şansı yardım etmek
  384. Tantuna gitmek :-Öldürülmek,-Belaya uğramak
  385. Tasamın on beşi :Umrumda değil anlamında
  386. Taş yağar,kıyamet kopar :Felaketli,korkunç zaman
  387. Taş yürekli :Acıması olmayan kimse
  388. Tavşan boku :Ne faydası,ne de zararı olan kimse
  389. Tebeşire peynir bakışlı :İyi göremeyen,şaşı
  390. Tencere yuvarlanmış,kapağını bulmuş :Birbirine uygun,eşit şeyleri anlatmak için kullanılır.
  391. Tiği teber şahı levent :her şeyini tüketmiş kimseleri anlatmak için söylenir.
  392. Tosunum :Gürbüz kimseler için kullanılır
  393. Tut kelin perçeminden :Boşuna uğraşma,onda yok anlamında…
  394. Tüy dikmek :Kötü bir durumu daha çok kötüleştirecek harekette bulunmak
  395. Ucu dokunmak :Herhangi bir işten zarar görmek
  396. Uç vermek :Görünmek,yetişmek,belirmek
  397. Ufağını tefeğini toplamak :Kendine ait ne varsa toplamak
  398. Ufuk açılmak :yeni imkanlar belirmek
  399. Ulan :Nefret,öfke ifade eden bir hitap şekli
  400. Ulu orta konuşmak düşünmeden söylemek,rastgele söylemek
  401. Ununu elemiş eleğini duvara asmış :Yapacağını yapmış
  402. Utandınsa yüzüne kalbur tut :Utanmanın gereksizliğini anlatır
  403. Uyku ölümün kardeşidir : Uyuyan kimsenin dünya ile ilgisi kesilir. Olup bitenden haberi olmaz.
  404. Uzağı görmek :Bir işin sonucunu,nasıl gelişeceğini önceden tahmin edebilmek.Tedbirli hareket etmek.
  405. Uzun boylu :Ayrıntıları hesap ederek,etraflıca düşünmek.
  406. Uzun uzadıya :Çok ayrıntılı olarak
  407. Uzun yaşın ahiri ölüm :Ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın,bütün canlılar bir gün mutlak öleceklerdir.
  408. Ücüğünden cücüğüne :Bütün yönleriyle
  409. Üç aşağı,beş yukarı :Belirlenmiş bir sayıdan biraz fazla veya biraz az olarak.
  410. Üçe beşe bakmamak :Çok fazla pazarlık etmeden alışveriş yapmak
  411. Ümidi boşa çıkmamak :Beklediğini,umduğunu bulmak
  412. Üsküdar dolmuşu gibi birbirinin üzerine :Çok kalabalık yer
  413. Üst perdeden başlamak :Ağzını bozmak
  414. Üstünde durmak :ısrar etmek
  415. Üstüne almak :Ödev olarak kabul etmek,bilmek.
  416. Üstüne basmak :Konuya değinmek
  417. Üstüne varmak :Öfkelendirecek söz veya harekette ısrar etmek
  418. Üstüne vurmak :Eklemek
  419. Üstünüze iyilik sağlık :Hastalıkla ilgili konuşurken söylenir
  420. Üvey evlat muamelesi görmek :Ayrı ve hor görülmek
  421. Üzerine tuz biber ekmek :Bir kimsenin acısını fazlalaştıracak, derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak.
  422. Üzerinize afiyet : Ben hastayım.Sizi etkilememesini dilerim.
  423. Üzüm üzüm üzülmek :Çok üzülmek
  424. Üzüm yemek değil,bekçi dövmek : Önemli işler dururken vakit öldüren kişiler için kullanılır.
  425. Vadesi gelmek :Ömrünün sonuna gelmek
  426. Vakit geçirmek :Gereksiz işlerle uğraşmak
  427. Vakit nakittir :Zaman en değerli varlığımızdır.
  428. Vara yoğa karışmak :Her şeye karışmak
  429. Vardığın yer körse,sen de gözünü kapa :İnsanlar,çevresindekiler ile iyi ilişkiler kurmak isterlerse onlara uymak zorundadırlar.
  430. Var kuvveti pazuya vermek :Kolunun kuvvetine güvenmek.
  431. Vebali boynuna :Günahı ona ait anlamında
  432. Veledizina :Babası belli olmayan
  433. Verilmiş sadakası olmak :Bir belayı,kazayı zarar görmeden atlatmak
  434. Vık dedirtmemek :Ses bile çıkarttırmamak
  435. Vız gelip tırıs gitmek :Hiç aldırmamak
  436. Vız gelmek :Önemsiz görünmek.Aldırış etmemek.
  437. Vidin kalesi gibi metin olmak dayanıklı ve sabırlı olmak.
  438. Voli vurmak :Vurgun vurmak
  439. Voyvoda kesilmek :Zalim olmak.
  440. Vur abalıya :Sessiz ve sakin kimselere yapılan zulüm ve haksızlığı belirtmek için kullanılır
  441. Vur patlasın çal oynasın :Büyük eğlenceler için söylenir
  442. Vurucu güç :Çok etkili silahlarla donatıldığı için savaş gücü yüksek askeri birlik.
  443. Vuslat kıyamete kalmak :Kavuşma ümidi olmamak
  444. Vücuda getirmek :Var etmek.
  445. Vücudunu ortadan kaldırmak :Öldürmek
  446. Yabana atmak dikkate almamak
  447. Yabana söylemek :Saçma ve yersiz konuşmak
  448. Ya bu deveyi gütmeli,ya bu diyardan gitmeli :Mecburi durumlarda bir işin mutlaka yapılması gerektiğini belirtmek için söylenir.
  449. Ya devlet başa,ya kuzgun leşe :Büyük bir zafer için her tehlikenin, hatta ölümün bile göze alındığını belirtir.
  450. Yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz :Kimseye faydası ve yardımı yoktur anlamında
  451. Ya herro,ya merro :Seçim yapılması gereken durumlarda söylenir.
  452. Yahudi pazarlığı :Kıyasıya yapılan pazarlık
  453. Yakadan geçirmek :Evlat edinmek.
  454. Yaka paça :Hırpalayarak
  455. Yalancı pehlivan :Sözde kahraman
  456. Yalova kaymakamı değersiz olduğu halde çalım satan kişilere söylenir
  457. Yangın var diye bağırmak :Bir şeyden çok bıkmak,bezmek.
  458. Yaptığını bilmemek :Aklı başında olmamak
  459. Yediği naneyi kokutmak :Uygunsuzluğunu ortaya koymak.
  460. Yel kayadan ne alır :İmkansız bir durumu belirtmek için kullanılır.
  461. Yıldırım gibi :Büyük bir hızla.
  462. Yıldızı parlamak :Şans yüzüne gülmek
  463. Yiyip bitirmek :-Onmaz hale getirmek,-Devamlı eziyet etmek
  464. Yobaz :Kaba,sofu.
  465. Yolu düşmek :Bir rastlantı sonucu gelmek.
  466. Yosma :Güzel ve süslü kadın
  467. Yuf ervahına :Lanet olsun anlamındaki bir karşı çıkma sözü.
  468. Yüreği geniş olmak :Gamsız olmak,her şeyi kaldırabilmek.
  469. Yürekte var,elde yok :Yetenekli olup,imkansızlıklar yüzünden bunu geliştiremeyen insanlar için söylenir
  470. Yüz yüze gelmek :Karşılaşmak
  471. Zahmet çekmek :Eziyet ve yorgunluğa düşmek
  472. Zahmet etmek :Yorulmak.
  473. Zartalos :Yellenmek
  474. Zebunu olmak :Birine çok düşkün olmak
  475. Zehir etmek :Tadını kaçırmak
  476. Zehir zemberek :Çok acı
  477. Zembereği boşanmak :Uzun uzun gülmek
  478. Zerre kadar :Yok denecek kadar
  479. Zevahiri kurtarmak :Bir işi yarım yamalak yapıp eleştiri almamak
  480. Zeval bulmak :Yok olmak.
  481. Zıvanadan çıkmak :Çok öfkelenmek
  482. Zihne dank etmek :Uzun zamandır anlaşılamayan bir şeyi,herhangi bir olayın araya girmesiyle birdenbire anlamak.
  483. Zil gibi :Parasız ve aç
  484. Zilleri takıp oynamak :Çok sevinmek
  485. Zilsiz oynamak :Çok sevinmek
  486. Zokayı yutmak :Aldatılmak
  487. Zurnacının karşısında limon yemek :Uygunsuz bir davranışta bulunarak,çalışamaz hale getirmek.
  488. Zurnayı biz çaldık,parsayı o topladı :Haksızlık edip hazıra konanlar için söylenir
  489. Züğürt tesellisi :Boş,yersiz avutma
  490. Zümrüt gibi :Yemyeşil.

Sponsorlu Bağlantılar
Son düzenleyen Safi; 27 Ekim 2016 22:34
27 Ekim 2016 22:45   |   Mesaj #3   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Deyim Anlamı :
Belli bir durumu, belli bir kavramı göstermek için kullanılan öz anlamından az çok ayrı bir anlam taşıyan, kalıplaşmış, halkın ortak dil ürünü olan sözlere deyim denir. Örnek :
  • İçine ateş düşmek
  • Pabucu dama atılmak
  • Yüreği ağzına gelmek
  • İki gözü iki çeşme
Deyimlerin Özellikleri
Sponsorlu Bağlantılar
Deyimler, kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez ve bir sözcüğün yerine eş anlamlısı getirilemez. Örnek :
  • Sözgelimi "Ayıkla pirincin taşını" yerine "Seç pirincin taşını" denmez ya da "Pirincin taşını ayıkla" gibi deyimi oluşturan sözcüklerin yerleri değiştirilemez.
Deyimler, değişik kip ve kişi ekleriyle çekime girebilirler. Örnek :
  • Kendini naza çek(mek)
  • Kendini naza çek(iyor)
  • Kendimi naza çek(tim)
  • Kendilerini naza çek(erler)
Deyimi oluşturan sözcüklerin arasına başka söz grupları girebilir. Bu tip kullanımlarda deyim gözden kaçırılmamalıdır. Örnek :
  • Gözü vitrinde duran kırmızı elbiseye takıldı.
Deyimler genel kural bildirmez, yol gösterip öğüt vermez. Yalnızca bir durumu en kısa yoldan ve en etkili bir biçimde anlatmaya yarar. Deyim, bu yönüyle atasözünden ayrılır. Örnek :
  • İşleyen demir ışıldar.
  • Akacak kan damarda durmaz Atasözüdür, kural bildirir.
  • Mum dibine ışık vermez.
  • Armut piş, ağzıma düş.
  • Ne kokar, ne bulaşır. Deyimdir, kural bildirmez.
  • Atı alan Üsküdar'ı geçti.
Deyimler Anlamları ve Kuruluşları (Biçimleri) yönünden iki gurupta incelenir.
Anlamlarına Göre Deyimler
  • Gerçek Anlamlı Deyimler
Bazı deyimlerde sözcükler gerçek anlamlıdır. Deyimin iletmek istediği durumu, deyimi oluşturan sözcüklerin anlamlarıyla düşünürüz. Bu tür deyimlerde anlatım güzelliği düşünülmez. Bunlar, Bir kavramı belirtir. Örnek :
  1. Alan razı satan razı - Ne var ne yok? - Olur şey değil! - Nerde akşam orda sabah.
  2. İsmi var cismi yok - Yükte hafif pahada ağır.
  • Mecaz Anlamlı Deyimler
Deyimlerde genel olarak deyimi oluşturan sözcüklerin çoğu ya da tümü gerçek anlamından uzaklaşarak tamamen farklı bir durumu ya da kavramı anlatmak üzere kullanılır. Dilimizde deyimler genel olarak mecaz anlam taşır.
  • Yapılarına (Biçimlenişlerine Göre) Deyimler
Deyimler kalıplaşmıştır. Belli bir söyleyiş biçimi kazanmışlardır. Bir deyimin söylenişi her yerde aynıdır. Hem biçimce hem anlamca son söyleyiş biçimini almışlardır.

Kimi deyimler yargı (cümle) biçiminde ya da ikili yargılı olarak kurulmuştur. Örnek :
  • Atı alan Üsküdar'ı geçti.
  • Hamama gider kurnaya, düğüne gider zurnaya aşık olur.
  • Hem suçlu hem güçlü
  • Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye
Kimi deyimler öykücük ya da konuşma biçimindedir. Örnek :
  1. Deveye, "Boynun eğri" demişler, "Nerem doğru ki!" demiş.
  2. Tencere dibin kara
  3. Seninki benden kara
Deyimler genel olarak mastar biçimindedir. Örnek :
  1. Gönül koymak - İçi burkulmak - Kapı dışarı etmek - Muradına ermek - Ödü patlamak
  2. Öküzün altında buzağı aramak
Bazı deyimler, sözcük öbeği (tamlama) biçiminde kalıplaşmıştır. Örnek :
  • Kara çalı - Püsküllü bela - Para canlısı - Para babası - Elinin körü - Ömür törpüsü
Deyimler, genel olarak birden çok sözcüğün kalıplaşmasından oluşur. Ancak tek sözcükten oluşan deyimler de vardır. Örnek :
  • Akşamcı - gedikli - kılkuyruk - kaşarlanmış
Kimi deyimler ise ikileme biçiminde kurulurlar. Örnek :
  • Abur cubur - Açık saçık - Ağır aksak - Ak pak - Apar topar - Az çok - Bata çıka

Daha fazla sonuç:
Deyim Anlam

Hızlı Cevap
Mesaj:



Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç