Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 10 Aralık 2016  Gösterim: 15.820  Cevap: 31

Gezegenler - Satürn

25 Nisan 2012 19:11       Mesaj #11
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Satürn'ün Halkasında Esrarengiz Cisimler


Sponsorlu Bağlantılar

Bilim insanları, Satürn’ün halkalarından birine zarar veren, esrarengiz cisimler keşfetti.

Satün’ün “F halkası”nda tesbit edilen cisim, NASA’nın Cassini uzay aracı tarafından çekilen fotoğrafta ortaya çıktı. Uzay aracının çektiği fotoğraflarda, Satürn’ün en dıştaki halkası olan F halkası üzerinde ilerleyen, yaklaşık bir kilometre uzunluğunda cisimler görüldü.

F halkasında gezinen gök cisimlerinin, hareketleri esnasında buz parçacıklarını da hareketlendirdikleri ve tıpkı jetlerin gökyüzünde arkalarında bıraktığı izlere benzeyen bir iz ortaya çıkardıkları fark edildi. Gök bilimciler, F halkasındaki serseri cisimlerin geride bıraktığı izleri “mini jetler” olarak adlandırdı.

Londra’nın Queen Mary Üniversitesi’nde gök bilimci olan ve Cassini görüntüleme ekibinde yer alan Carl Murray, Space.com’a, “Bence F Satürn’ün en tuhaf halkası. Son tesbitler bu halkanın sanıldığından çok daha hareketli olduğunu gösteriyor... F halkası bir kilometreden, 150 kilometrelik Prometheus uydusuna kadar birçok gök cisminin yer aldığı bir yer. Bu cisimlerin her biri görülmeye değer bir görüntü ortaya çıkarıyor” dedi.

Nöbetçi Uydular

F halkası, Satürn’ün iki uydusu, Prometheus ve Pandora’nın gözetimi altında. Bu iki uydu, halkanın içinde ve dışında kıvrılarak hareket ediyor. Bazı zamanlarda, iki uydu F halkasını düzensizleştiriyor ve ortaya “kar topları ve kanallar” çıkıyor. Bilim insanları, buz parçalarından oluşan bu kar tanelerinin, uzun süre hayatta kalmayı başararak F halkası üzerindek kayan cisimler haline geldiğini düşünüyor.



F halkasında oluşan kanallar.

F halkası, Satürn’den 140 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Halkanın üzerinde gezinen cisimlerin, saatte yaklaşık 6.4 kilometre hızla halkayla çarpıştığı tesbit edildi.Bu düşük hıza rağmen, çarpışmaların ardından geride 40 ila 180 kilometre uzunluğunda izler kalıyor.

Cassini görüntüleme ekibinden bir diğer isim Nick Attree, “F halkasının çevresi yaklaşık 550 bin kilometre. Mini jetler halkaya kıyasla çok ufak kaldığı için tesbitleri çok zor oluyor... Cassini’nin çektiği 20 bin fotoğrafı inceledik ve uzay aracının sadece yedi yıllık gözleminde bu esrarengiz gök olayını 500 defa tesbit ettiğimizi memmnuniyetle söyleyebilirim” ifadesini kullandı.


Satürn'ün Sır Halkası


F halkası, Güneş Sistemi’nin en büyük ikinci gezegeni olan Satürn’ün çok sayıdaki halkası arasında en esrarengizi kabul ediliyor. Voyager uzay aracı tarafından 1980’li yılların başında tesbit edilen F halkası, uzun yıllardır gök bilimcilerin içinden çıkamadığı özellikler barındırıyor.

Cassini ekibinden Carolyn Porco, “Voyager, iki uydunun çobanlığını yaptığı, parlak, dar bir yörünge koridorunda yer alan bir halka keşfetti... Prometheus ve Pandora’ya o zamandan beri ‘çoban uydular” da denir.... Ancak F halkasının şaşırtıcı özelliği sunduğu karmaşaydı. Başı boş cisimler, örgülü yapılar, kendi başına beliren şeritler, F halkasına tanımlanması zor bir görüntü veriyordu... On binlerce fotoğrafı inceledikten sonra, bu yapıların çoğunun F halkasının en aldatıcı özelliğinden kaynaklandığını anladık” dedi.

Cassini, 1997 yılında NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (AUA) ve İtalya Uzay Ajansı’nın ortak projesi kapsamında uzaya gönderildi. 2004’ten bu yana Satürn’ü inceleyen Cassini’nin görevi, 2017’ye kadar uzatıldı. F halkasının gök bilimcileri şaşırtan son görüntülerini konu alan araştırmalar, bugün Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen European Geosciences Union toplantısında sunuldu.



Kaynak : Ntvmsnbc / European Geosciences Union (25 Nisan 2012,11:46)

Son düzenleyen Safi; 26 Mart 2016 22:55
12 Haziran 2012 09:47       Mesaj #12
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Satürn’de Esrarengiz Olaylar


Sponsorlu Bağlantılar
Gök bilimciler, Güneş Sistemi’nin en büyük ikinci gezegeni olan Satürn’de yeni ve esrarengiz bir madde keşfetti. Cassini uzay aracı, yaptığı analizlerle sır maddenin esrarını çözmeyi başardı.

Satürn’ün etrafını saran madde, gezegenin küçük uydusu Enceladus’tan yayılıyor. ABD’nin Texas Üniversitesi’nden gök bilimci Tom Hill, “Enceladus’tan daha önce hiç tanık olmadığımız, bir çeşit yüklü parçacık yayılıyor” açıklamasında bulundu.

Satürn’ü 2004 yılında incelemeye başlayan Cassini uzay aracı, buzul haldeki Enceladus’un sıvı püskürten sıcak su kaynaklarına sahip olduğunu tesbit etmişti. Kaynaklardan çıkan dumanların sıcak su buharının yanı sıra, bir mikrometre büyüklüğünde toz parçacıkları içerdiği anlaşıldı.

Şaşırtan Keşif

Cassini, 2009’da gök bilimcileri şaşırtan bir keşifte bulundu. Kaynaklardan çıkan buharın içindeki toz tanecikleri, elektrik yüklüydü. Bu keşif, toz bulutunun, rastgele etrafa yayılan pozitif ve negatif yükü parçacıklar içeren bir plazma olduğunu ortaya koydu. En son bulgular, bu plazmanın Satürn’ün etrafını saran manyetosferi fazlasıyla beslediğini gösterdi.

Gök bilimciler, elde edilen bilgilere rağmen toz bulutundaki parçacıkların nasıl elektrik yüklendiğini anlayabilmiş değildi. Ancak Cassini’nin Satürn etrafında gerçekleştirdiği en son uçuşlarda, uzay aracının plasma dedektörleri nano ölçekteki parçacıkları inceledi ve bir cevaba ulaştı.

Güneş'in Marifeti

Güneş’in morötesi ışınları, elektronları, toz bulutunda yer alan gaz ve diğer materyallerden temizliyor. Böylece ortaya bağımsız elektronların oluşturduğu bir bulut çıkıyor. Yüklenmemiş nano ölçekli parçacıklar Enceladus’tan ayrılıp yüklenmiş buluta hareket ediyor. Her bir parçacık bir elektronla yükleniyor ve plazma oluşuyor.

Texas Üniversitesi’nden Hill, burada farklı bir plazmanın karşılarına çıktığını belirtti. Genelde plazmalar kütleye sahip olan iyonlar ile negatif yüklü elektronlara sahip oluyor. Enceladus’un plazması ise ağırlıklı olarak negatif yüklü taneciklerden oluşuyor.Plazmanın bilinen özelliklerinden farklı bir maddeyle karşı karşıya olan bilim insanları, daha fazla bilgi alabilmek için Cassini’nin bir yıl sonra tekrar Enceladus’u gözlemleyeceği konuma gelmesini bekleyecek.


Kaynak : Ntvmsnbc (11 Haziran 2012,12:15)

Son düzenleyen Safi; 26 Mart 2016 22:55
10 Temmuz 2012 11:37       Mesaj #13
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Titan’daki Okyanus Yaşam Belirtisi mi?


Sponsorlu Bağlantılar

Science dergisinin son sayısında yayınlanan bulgulara göre, NASA’nın Cassini uzay gemisinden elde edilen veriler, Satürn’ün uydusu Titan’ın buz kabuğunun altında, sıvı bir katman bulundurduğunu açıkladı. Kanıt ise gelgit.

Dünya’da ise gelgitler Ay’ın yerçekimi gücünden ve Güneş’in okyanus yüzeylerini çekmesinden kaynaklanıyor. Açık okyanuslarda bu 60 cm yüksekliğinde olabiliyor. Güneş ve ay tarafından yerçekimsel çekmesi dünyanın katı gelgitlerde 50 cm civarında tümsekler kabuğuna neden oluyor. Uydu Titan, gaz devi gezegen etrafında hareket ettikçe Satürn’ün güçlü yerçekimi Titan’ı uzatır ve deforme eder. Eğer Titan tamamen sert kayadan oluşsaydı Satürn'ün çekim gücü uydunun üstünde sadece 1 metre yüksekliğinde tümseklere veya katı gelgitlere neden olmalı.

Bunun yerine veriler Satürn’ün aşağı yukarı 10 metre yüksekliğinde katı gelgitler oluşturduğunu gösteriyor. Bu da Titan’ın sadece sert kaya maddesinden oluşmadığını gösteriyor. Makalenin başyazarı İtalya’daki Roma Sapienza Üniversitesi’nde Cassini takım üyelerinden Luciano, Cassini’nin Titan üzerindeki büyük gelgitler tesbit etmesi derininde gizli bir okyanus olduğuna dair kaçınılmaz sonuca ulaştırdığını belirtiyor ve ekliyor: “Güneş sistem keşfinde su arayışı önemli bir hedef ve şimdi biz bereketli olan başka bir yer bulduk.” Fakat Titan’da yüzey altı sıvı suyun varlığı tek başına yaşam için bir gösterge değil. Bilimciler yaşamın kaya ile sıvı suyun ilişkisinden oluşabileceğini düşünüyor ve bu ölçümler henüz okyanus dibinin kaya ya da buzdan oluştuğu hakkında bir bilgi veremiyor.

En başta, bilimciler Cassini’nin Satürn’ün Titan üzerindeki tümsekleri tesbit edeceğinden emin değillerdi. Fakat yine de, 27 Şubat 2006’dan 18 Şubat 2011’e kadar, altı tane yakın uçuş süresi boyunca Cassini Titan’ın yerçekimi alanını ölçerek bunu başardı. NASA’nın Derin Uzay Ağı’nın (Deep Space Network) yardımıyla toplanan bu yerçekimi ölçümleri, Titan gelgitlerinin boyutunu ortaya koydu. Kaliforniya Pasadena’daki NASA Jet Tahriki Laboratuarı’nda Cassini takım üyesi Sami Asmar: “Biz Cassini ve Derin Uzay Ağı sayesinde çok hassas ölçümler yapıyorduk, çok sabit bağlantılar elde edebildik.”diyor ve ekliyor: ”Titan’daki Satürn tarafından yukarı çekilen gelgitler en büyük gezegen Jüpiter’in bazı uyduları ile karşılaştıracak kadar büyük değil. Fakat Titan’ın yüzeyine kısa delişler yapabilmek, Titan’ın içyapısı ile ilgili sahip olduğumuz en iyi veriyi sağlıyor.”

Okyanus katmanı gözlemlenen gelgitleri oluşturmak için çok derin ve geniş olmak zorunda değil. Dış bozulabilen kabuk ve katı kabuk arasındaki sıvı katman Titan’ın Satürn’ün yörüngesinde kabarmasını ve sıkıştırmasını sağlıyor. Çünkü Titan’ın yüzeyi genellikle güneş sisteminin dışında ki uydularda bolca var olan su buzundan oluşuyor, bilimciler Titan’ın okyanusunun genellikle sıvı sudan oluştuğuna inanıyor.

Sonuçların Titan’daki metan yenilenmesinin gizemi için büyük anlamı var. Metan Titan’ın atmosferinde var, yine de araştırmacılar metanın sabit olmadığına inanıyorlar bu nedenle bu varlık için bir karşılayan olması gerekiyor. Newyork Ithaca’daki Cornell Üniversitesi’nde Cassini takım üyesi Jonathan Lunine’e göre: “Titan’da sıvı suyun varlığı önemli, çünkü biz metanın Titan içinde nasıl depolandığını ve yüzeyden gazın nasıl atıldığını anlamak istiyoruz.

Bu önemli çünkü Titan hakkında ona özgü her şey bol metan varlığının kaynaklanmaktadır. Yine de atmosferdeki metan jeolojik olarak kısa zaman dilimlerinde yok ediliyor olmalı.”
Amonyak ile tuzlanmış bir sıvı su okyanusu, kabuk yüzeyinde şişkinlik yapan, yüzen amonyak-su sıvısını üretebilir ve metanı buzdan ayırabilir. Bunun gibi bir okyanus metanın depolanması için derin bir havuz görevini yapabilir.Cassini’nin Satürn’deki görevi ile ilgili ayrıntılı bilgi için=>NASA ve Saturn



Kaynak : Science / Sciencemag (28 Haziran 2012)

Son düzenleyen Safi; 26 Mart 2016 22:55
31 Temmuz 2012 10:19       Mesaj #14
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Güneş Sistemi'nin En Büyük Yer Kayması



Gök bilimciler, Satürn’ün buzul uydusu Iapetus’ta Güneş Sistemi’nin en büyük yer kaymasını tesbit ettiklerini açıkladı.

Cassini uzay aracının Iapetus’tan elde ettiği görüntüler, bugüne kadar sadece Dünya ve Mars’ta görülen ve “Sturzstrom” olarak bilinen doğa olayının Satürn’ün uydusunda da gerçekleştiğini gösterdi. Sturzstrom, heyelanların 20-30 katı büyüklüğünde ve ‘yatay’ olarak yaşanan yer kaymaları olarak tanımlanıyor.Sturzstrom’un nasıl gerçekleştiğine dair tartışmalar günümüzde devam ediyor. Cassini’nin elde ettiği fotoğrafları inceleyen bilim insanları ise buzul uydudaki yer kaymasının, “yüzeyin ısınması nedeniyle büyüyerek ilerlemeye devam ettiğini” düşünüyor.Dünya’da, yer kaymalarının kat ettiği yatay mesafe, dikey mesafenin iki katını geçmiyor. Sturzstrom’da ise yer kaymasının kat ettiği yatay mesafe, dikey mesafenin 30 katını bulabiliyor.



Iapetus’ta gözlemlenen olayın, materyallerin buzun üzerinde daha kolay kayması veya kaymanın ortaya çıkardığı ses dalgalarının kaya ve enkazı daha akışkan kılması gibi faktörlere bağlı olabileceği düşünülüyor. Yine de, kesin bir açıklama sunulabilmiş değil.

'Iatepus Bir İstisna'

Satürn’ün uydusundaki yer kaymasını tesbit eden Washington Üniversitesi’nden Kelsi Singer, “Iapetus’un öne sürülen teorilere kıyasla kendine has bir düzene sahip olduğunu” belirtti.Singer, “Iapetus’ta yaşanan yer kaymalarının, Dünya’da gözlemlenemeyecek ve laboratuvar ortamında deneyi yapılamayacak kadar büyük, gezegen ölçeğinde bir olay olduğunu” ifade etti. ABD’li gökbilimci, “Gördüğümüz yer kayması kayalardan değil, buzullardan oluşuyor. Bu yüzden farklı bir yerçekimi söz konusu. Ayrıca, Iapetus’ta atmosfer veya manyetik alan bulunmuyor.Kısaca, Dünya’da gördüğümüz uzun yerkaymalarını açıklamak için kullandığımız teoriler, Iapetus için de öne sürülebilir” dedi.

Iapetus, Güneş Sistemi’ndeki en ilginç jeolojik özelliklere sahip kozmik cisimlerden biri. Satürn’ün uydusu ekvator kısmında daha şişkin iken, kutupları daha basık. Ayrıca, yükseklikleri 20 km’ye varabilen devasa dağlara sahip. Bunun yanında bazılarının derinliği 25 km’yi bulan dev kraterleri bulunuyor.

'Everest'ten Uzun Dağlar'

Iapetus, Mars’ta görülenlere kıyasla çok daha büyük ‘dev yerkaymalarına’ sahne oluyor. Washington Üniversitesi’nden William Mckinnon, bunun sebebini Iapetus’un sahip olduğu inanılmaz topografyaya bağlıyor. McKinnon, “Tuhaf şeklinin yanı sıra, meteorların oluşturduğu kraterler çok derin, Everest’in iki katını geçen dev dağlar var... Bu kadar çok topografik özellik ara sıra farklı jeolojik olaylara imkan veriyor” dedi.



Singer, Iapetus üzerindeki araştırmasında gerilim kırılmalarını araştırıyordu. Ancak karşısına 30 dev yer kayması çıktı. Bunlardan 17’si krater duvarlarında, 13’ü ekvatordaki çıkıntıların eteklerinde yer alıyordu.Cassini fotoğrafları üzerinde yapılan analizlerde, Iapetus’taki buzun Dünya’daki buza kıyasla çok daha düşük bir sürtünme katsayısı olduğu ve bu kapsamda daha hızlı hareket ettiği belirlendi.Singer ve meslektaşları, buzdaki çok küçük temas noktalarının kayma esnasında ciddi ölçüde ısınıyor olabileceğini, böylece buz enkazın daha akışkan bir hale geldiğini düşünüyor. Singer, birgün laboratuvar ortamında yapılacak deneylerin bu düşünceyi savunan sonuçlar ortaya çıkarabileceğine inanıyor.



Kaynak : Ntvmsnbc (30 Temmuz 2012,12:55)
Son düzenleyen Safi; 26 Mart 2016 22:55
27 Ağustos 2012 22:09       Mesaj #15
Valeria - avatarı
VIP Çilekli
Satürn
MsXLabs.Org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Güneş Sistemi gezegenlerinden biri. Güneş'ten uzaklık sıralamasında altıncı, büyüklük bakımından Jüpiter'den sonra ikincidir. Diğer adı Zühal olan Satürn'ün çapı 119.300 km.dir. Güneş'in çevresindeki dönüşünü 29,5 dünya yılında tamamlar. Güneş'e olan uzaklığı ise 1 milyar 427 milyon km.dir. Kütlesi Dünya'dan çok daha büyük olmasına rağmen, yoğunluğu yaklaşık 0,7 g./cm3 olduğundan, yerçekimi kuvveti, Dünya'daki kadar güçlü değildir. Atmosferini oluşturan başlıca maddeler arasında hidrojen ve helyum önde gelir. Yüzeyindeki sıcaklık ortalamasının sıfırın altında 180°C olduğu sanılmaktadır. Diğer gezegenlerden farklı özelliği, ekvatoru çevresinde aydınlık ve karanlık halkaların bulunmasıdır. 1980 Kasımı'nda Satürn dolaylarına ulaşan Voyager-I uydusunun gönderdiği bilgilere göre halkaları, daha önce sanıldığı gibi 5-6 halka değil, bıçak sırtı inceliğinde yüzlerce halkadır. Yine bu halkaların buz ve taş zerreciklerinden oluştuğu anlaşılınca, bunların gezegenlerarası çekim ve hareket kanunlarına uymadan nasıl asılı kaldıkları gökbilimcilerin zihnini meşgul etmektedir. Yüzeyinde hızı saatte 900 km.yi bulan fırtınalar olduğu saptanmıştır. Çapları 200 km. ile 5.800 km. arasında değişen 10 uydusu olduğu bilinmektedir. Voyager-I'in gözlemleri sırasında Satürn'ün şimdiye kadar bilinmeyen 3 yeni uydusu daha olduğu anlaşıldı. İç yapısı hakkında kesin bilgiler yoksa da, merkezinde bir kaya kütlesi, onun üzerinde buz tabakası, daha üstte metalik hidrojen ve nihayet moleküler hidrojenden oluştuğu sanılmaktadır.

Uyduları şunlardır:
  • Janus,
  • Mimas,
  • Enceladus,
  • Tethys,
  • Dione,
  • Rhea,
  • Titan,
  • Hyperion,
  • Lapetus,
  • Phoebe.
Bunlar içinde en büyüğü Titan en küçüğü de, aynı zamanda Satürn'e uzak olan Phoebe'dir.
4 Ekim 2012 16:39       Mesaj #16
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Titan'da Yüzecek 'Uzay Teknesi'



NASA, Ağustos ayının başında Mars keşif aracı Curiosity’i başarıyla Kızıl Gezegen’e indirmeyi başardı. Gök bilimciler buna rağmen, yaşama olanak veren şartlara sahip olduğuna inanılan Satürn’ün uydusu Titan’ın incelenmesi için çok daha gelişmiş bir uzay aracına ihtiyaç olduklarını belirtti. İspanyol bilim insanları bu konuda ilginç bir proje sundu.

Bilim insanları, donmuş haldeki su ve kayalıklardan oluşan Titan’a erişmenin Mars kadar olmayacağını biliyor. Satürn’ün en büyük uydusu, Dünya’dan 9.06 AU (astronomik birim) yani yaklaşık 1 milyar 335 milyon kilometre uzaklıkta. Bu kadar uzaktaki bir gök cismine uzaydaki radyasyon ve Titan’ın atmosferine direnç gösterecek iniş yapmayı başaracak bir keşif aracı, Curiosity’den çok daha güçlü olmak zorunda.

Space'in verdiği bilgiye göre, İspanyol bilim insanları, hassas donanımlarına zarar gelmeden Titan’ın donmuş nehirle kaplı yüzeyine inebilmesi için “özel bir uzay teknesi” inşa edilmesini önerdi. “Titan Lake In-situ Sampling Propelled Explorer” (TALISE) adı konulan proje kapsamında, uzay teknesinin Titan’daki en büyük göl olan Ligeia Mare’ye inebileceği öne sürüldü. Uzay teknesi, planın başarılı olması halinde Ligeia Mare’de bir yıl boyunca analizler yapacak.


Dünya Benzeri Atmosferi Var

TALISE, İspanyol mühendislik şirketi SENER ile Madrid Astrobiyoloji Merkezi’nin ortak projesi olarak, geçtiğimiz ay Avrupa Gezegen Bilimleri Kongresi’nde sunuldu. Eğer Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından geçerliliği kabul edilen bir proje olduğu onaylanırsa, TALISE NASA’nın da dikkatini ciddi olarak çekebilir. İspanyol araştırmacıların sularına tekne indirmeyi planladığı Titan, Dünya benzeri bir atmosfere sahip ama çok daha soğuk. Gök cismindeki sıcaklık -178 dereceyi buluyor ancak bu soğuğa rağmen olası okyanuslara sahip olması, Titan’ın yaşama ev sahipliği yapabiliyor olabileceği düşüncesini doğuruyor.



TALISE su üzerinde pervaneleriyle hareket edecek.

NASA’nın 2004 yılından bu yana daha büyük bir önemle incelediği Titan’a inmeyi başaran ilk insan yapımı uzay aracı Huygens, gök cisminde çok kısıtlı incelemeler yapabiliyor. Yedi yıl süren yolculuğunun ardından, Ocak 2005’te Titan’ın Xanadu bölgesine inen Huygens’in, 2017’ye kadar görev yapabileceği belirtiliyor. Huygens aynı zamanda Güneş Sistemi’nin en uzak noktasına iniş yapan uzay aracı unvanına sahip.ESA yapımı 1.3 metre çapındaki Huygens, NASA ile ortak yürütülen proje kapsamında Satürn’ü inceleyen Cassini uzay aracıyla gezegenin yörüngesine girmiş, daha sonra uzay aracından ayrılarak Titan’a iniş yapmıştı.



Kaynak : Ntvmsnbc / Space (04 Ekim 2012,04:07)
Son düzenleyen Safi; 26 Mart 2016 22:56
25 Ekim 2012 12:47       Mesaj #17
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Sonda’nın İnişi Titan’ın Yüzeyini Gösterdi

Cassini uzay aracı Satürn’ün ayı olan Titan’a bir sonda bıraktı; sekti, kaydı ve savrularak 10 saniye sonra durdu.

Yeni analizler, uzay aracının Ocak 2005’teki sallantılı inişinin ayrıntılarını gösterdi ve Titan'ın yüzeyinin düşünülenden daha karmaşık olduğu ortaya çıktı. Bilim adamları çarpma sırasında aktif olan ve ivme sırasında da hissedilen değişimleri ölçen çeşitli aletlerden aldıkları verilerle analiz ederek zincirleme olayları yeniden oluşturdular. Sondanın maliyeti Avrupa Uzay Ajansı tarafından karşılandı ve 17. yüzyılın Hollandalı astronotu Christiaan Huygens’in adı verildi.

Analizlerin ortaya çıkardığı şu ki, Titan ile ilk yüzey temasında, Huygens 12 santimetre kadar bir çukur kazmış ve sonra sekerek düz yüzeyde durmuş. Belirtmek gerekir ki Huygens sonarının ağırlığı yaklaşık 204 kilogramdı. Peki, neden bu kadar hassas bir etki yapmıştı? Yere çarpma hızı, dünyada bir topun 1 metreden bırakıldığında ulaşacağı hızla aynıydı. Titan’daki düşük yerçekiminin sebep olduğu bir diğer yan etkide sonarın ağırlığının 28 kilogram kadar hafif hissedilmesi oldu. Bunlar birleşince verilecek hasarda bu kadar az olmuş oldu.

Videodaki görüntülerde sonar, çarpışma sırasında hareket yönüne 10 derecelik bir çevrilmeden sonra 30 ila 40 santimetre boyunca yüzeyde kaydı. Yüzeyle arasındaki sürtünme sonucu yavaşladı ve durgun pozisyonuna gelene kadar ileri geri 4 defa savruldu ve her savrulması bir öncekinin yarısı kadar fazlaydı.Huygens’in sensörleri iki saniye boyunca düşük titreşimleri algılamaya devam etti, ta ki hareket 10 saniyenin ardından yere temasla birlikte bitene kadar.

Erich KarKoschka, Arizona Üniversitesi'nde, Ay ve Gezegen Bilimleri Laboratuarı'nda kıdemli profesör olarak yer alan ve Gezegenler ve Uzay Bilimi dergisinde yayınlanan çalışmanın yardımcı yazarı, “Huygens su altında kalmışı andıran büyük bir açıklığa indi” diye açıklıyor. “Alt atmosferde olan kısmi buzlanma, sondanın açı alarak paraşütle inmesine sebep oldu. Çarpışma yüzünden, henüz durmadan yanlara sıçradı.”

Dedektifler nasıl dağınık suç mahallinde kanıt için delil arıyorsalar, Karkoschka ve meslektaşları da Huygens’in Satürn’ün en büyük ayında, 2005’te yaptığı iki buçuk saatlik inişte Dünyaya yolladığı verileri bir araya getirerek aynı şeyi yapıyorlar.Ölçüm aletlerinden gelen verileri bilgisayar simülasyonlarındaki sonuçlarla karşılaştırdılar ve Huygens’in modelini hazırlayarak inişin taklidini yapacakları bir düşüş testi yaptılar.Stefan Schröder (Max Planck Güneş Sistemleri Araştırma Enstitüsü'nde görev alan ve araştırmanın sonuçlarını yayınlayan öncü yazar) “İvme verilerindeki bir nokta, ilk savrulmada sonarın 2 santimetre kadar Titan yüzeyinden çıkıntı yapmış çakıllı bir alanla buluşmuş olabileceğini öngörüyor ve bu da yerin içine girme ihtimalini ve yüzeyin yumuşak ve akışkan bir kumdan olduğunu öneren bir bilgi” diyerek bilgi veriyor.

Karda Yürümek Gibi

Önceki araştırmalar Titan'ın yüzeyinin Huygens’in çarpma noktasında ne kadar yumuşak olduğunu ölçmüştü; bunların sonucu ortaya çıkarıyor ki yüzey oldukça yumuşak. Yeni araştırma bir basamak ileri giderek gösterdi ki eğer herhangi bir şey yüzeye biraz olsun baskı uygularsa, yüzey sert oluyor, ama eğer bir cisim daha fazla basıncı yüzeye uygularsa belirgin bir şekilde batıyor.

Karkoschka’nın dediği “yüzey aynı kar gibi yüzeyinde donmuş” . “Eğer dikkatli yürürseniz, katı bir yüzeyin üstünde yürür gibi ilerleyebilirsiniz ama eğer kara biraz fazla sert basarsanız derine girersiniz”Sonar'ın ıslak çamur gibi bir maddeye çarpmasının ardından, aletler sadece bir dalma ve başka diğer hiçbir sekme ve kayma kaydetmemiş. Bu yüzden yüzey yeterince yumuşak olmalı ki sonarın bir delik açmasına olanak sağlayabilsin; ama Huygens’in ileri geri sallanmasını sağlayacak kadar da sert.

“Biz bunun yanında Huygens’in iniş verilerinde yumuşak toza benzer bir madddenin-Büyük ihtimalle Titanın atmosferinden çıkmayı başardığını bildiğimiz organik gazlardandı- çarpışmadan sonra havaya savrularak orda 4 saniye kadar asılı kaldığını gördük.” (Schröder)

Bir Süreliğine Yağış Yok

Tozun kolaylıkla kalkması gösteriyor ki Titan çoğunlukla kuru ve etan ya da metan gibi sıvı yağmurları inişten önceki zaman zarfında yaşanmamış.Karkoschka “Titan da yağmura pek sık rastlamazsınız” diyor ve devam edip sıvı metan yağışlarının onlarca ya da yüzyıllarca yıl sonra da yaşanabileceğini hatırlatıyor. “Yağdıkları zaman ise, Huygens’in yüzeye yaklaşırken çektiği kayıt fotoğraflardan da görebileceğimiz gibi kanallar açıyorlar.İniş alanının en üst katmanı tamamen kuruydu, bu da uzun süre yağmadığını gösteriyor” diye ekliyor.“Huygens inişini yaptığında, aşağıya doğru parlayan lambaları yeri ısıttı ve metanın buharlaşmasına sebep oldu. Bu da bize şunu söylüyor ki yüzeyin altındaki tabaka aslında nemli”

ESA’nın Cassini-Huygens projesinden bilim adamı, Nicholar Altobelli “Bu çalışma bizleri geçmişe Huygens’in tanınmayan dünyalardan birinin ilk defa bir sonar ile dokunulduğu o tarihi ana götürüyor” diyor. “Huygens’in verileri, görevin yıllar önce tamamlanmış olmasına rağmen, bizlere o inişin önemli ilk saniyelerini yeni dinamik bir ‘hissiyatta’ sunuyor.” Karkoschka ekliyor: “Analizlerimiz Titan'dan öteye gidiyor ve bir sondanın nasıl iniş yaptığını bize gösteriyor. Gelecek görevler için yollanacak uzay araçlarının aylara ve gezegenlere inerken yüzey tutarlılıklarını ve parametreleri nasıl ölçmemiz gerektiğini artık biliyoruz.”

Kaynak : FUTURITY (12 Ekim 2012,10:06)
Son düzenleyen nötrino; 12 Mayıs 2016 15:52
30 Kasım 2012 17:53       Mesaj #18
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Satürn Sisteminde 'Pac-Man' Keşfi

Gök bilimciler, 1980’li yılların en ünlü atari oyunlarından biri olan Pac-Man’i Güneş Sistemi’nde keşfetti!

Pac-Man,Güneş Sistemi’nde belirdi. Gök bilimciler, Satürn’ün uydularından Tethys’in ısınan bölgeleri, termal görüntülerde tıpkı Pac-Man’e benzeyen bir görüntü ortaya çıkardı. Benzer bir görüntü, Satürn’ün bir diğer uydusu Mimas’ta 2010 yılında elde edilmişti.Icarus dergisinde yer alan araştırmaya göre, Tethys ve Mimas’ın yörüngesel hareketleri esnasında maruz kaldıkları yüksek enerjili elektron bombardımanları, uyduların Pac-Man’e benzemelerindeki en büyük faktörü oluşturuyor. Yüksek enerjili elektronların yağmuruna maruz kalan bölgeler, daha sıkışık-yoğun bir buzul yapı elde ederek, elektronlara maruz kalmayan bölgelere kıyasla daha yavaş ısınıyor veya soğuyor. Tethys ve Mimas’ın Pac-Man görüntüleri, 1997 yılında başlatılan Cassini-Huygens görevi kapsamında elde edildi.

Pac - Man'in Ağzı Oldukça Soğuk

Cassini uzay aracıyla ölçülen değerlere göre, Tethys’in en sıcak bölgelerindeki ısı 183 dereceye kadar çıkıyor. Ancak Pac-Man benzeri şeklin ağız bölgesindeki sıcaklık 15 derece civarında.Gök bilimciler, 2010 yılında Mimas’ta ilk Pac-Man şekliyle karşılaştıklarında, bu olağandışı görüntünün nedenini çıkaramamış ancak uyduların yüzeyindeki jeolojik yapının bir rolü olduğunu düşünmüştü. Aradan iki yıl geçtikten sonra Tethys’de aynı şeklin belirmesi, elektronların sorumlu olduğu düşüncesini güçlendirdi.

ABD’nin Texas eyaletindeki Güneybatı Araştırma Enstitüsü’nden Carly Howett, BBC’ye yaptığı yorumda, “Satürn sisteminde ikinci bir Pac-Man benzeri oluşum görmek, bu durumdan elektronların sorumlu olduğuna yönelik düşüncemizi destekliyor... Satürn, hatta Jüpiter sistemi, Pac-Man gibi karakterlerin belireceği atari oyunlarına dönebilir” dedi.

Ay için Aynı Yöntem Kullanılabilir

Cassini uzay aracının Tethys’de yaptığı gözlem, ilk olarak NASA’nın 1980’de Voyager 1 uzay aracı tarafından görüntülenen uyduların farklı jeolojik yapıları hakkında da daha fazla bilgi sundu.Space.com’a konuşan NASA’nın California’daki Jet İtiş Gücü Laboratuvarı’ndan Spilker, “Pac-Man benzeri bir yapıya rastlamak, Satürn sisteminde yaşanan süreçlerin çeşitliliğini gösteriyor... Gelecekte yapılacak Cassini gözlemleri Satürn’ün uyduları ve ötesindeki Uzay için bizi şaşırtacak keşifler getirebilir” dedi.

1997 yılında Uzaya ateşlenen Cassini, 2004’te Satürn’ün yörüngesine ulaştı ve o tarihten bu yana gaz devi ve uydularını inceliyor. Cassini’nin görevi 2017’de son bulacak.Satürn, 53’üne isim verilen 62 uydu içeriyor. Bu uydulardan sadece 13 tanesinin çapı 50 kilometrenin üzerinde. Satürn’ün en büyük ve en ünlü uydusu, bir gün insanların belki de yaşama şansı bulabileceği düşünülen Titan. Titan, Ay’dan yüzde 50 daha büyük.

Kaynak : Ntvmsnbc / Icarus (28 Kasım 2012,16:42)
Son düzenleyen nötrino; 12 Mayıs 2016 15:50
5 Aralık 2012 10:57       Mesaj #19
nötrino - avatarı
VIP SiNiRLi-RUTİNE AYKIRI
Dünya'yı İçine Alacak Kadar Büyük

Satürn’ü ve uydularını 2004’ten bu yana yakından takip eden Cassini ve beraber çalıştığı Huygens uzay aracı, 27 Kasım günü Dünya’ya çok etkileyici bir fotoğraf gönderdi.Fotoğrafta, Satürn’ün kuzey kutbunda kopan şiddetli fırtınaların oluşturduğu dev bir girdap görülüyor. Gök bilimciler, girdabın büyüklüğünü yaklaşık 25 bin km olarak açıkladı. Bu özelliğiyle, dev girdap 12.442 km'lik çapı bulunan Dünya'yı içine alabilecek kadar büyük. Satürn, Dünya'nın 9.41 katı büyüklükte.

Gaz devi olan Satürn, ayak basılacak bir yüzeye sahip olmadığı ve çok hızlı bir dönüş hızına sahip olduğu için Güneş Sistemi’ndeki en hızlı fırtınalara sahne olan gezegenlerden biri. Güneş’ten 1.43 milyar kilometre uzaklıktaki gezegenin ekvator kısmında saniyedeki hızı 500 metreye ulaşan rüzgarlar yaşanıyor. Rüzgarın şiddeti, kutup noktasına doğru hızlanıyor ve sürekli yön değiştiriyor. Böylece ortaya girdap çıkıyor.

Fırtınaların kutuplarda bir araya gelerek oluşturduğu devasa girdapların merkezi, Satürn’ün atmosferinin derinliklerine kadar uzanıyor, böylece bir hortum şeklini alıyor. Satürn’de bir gün 10.656 saat sürüyor. Gezegenin Güneş etrafındaki dönüşünü tamamlaması ise 29.7 yıl alıyor. Bu süreçler, doğal olarak gaz devindeki mevsimlerin daha uzun olmasını sağlıyor. Soğuktan daha soğuğa geçen mevsimler, Dünya’dakinin yaklaşık 30 katı uzunlukta oluyor. Gezegendeki en sıcak mevsimde erişilen en yüksek sıcaklık ise -23 derece.


Kaynak : Ntvmsnbc (04 Aralık 2012,16:36)
Son düzenleyen nötrino; 12 Mayıs 2016 15:47
11 Aralık 2012 13:41       Mesaj #20
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
TİTAN
MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi

Satürn'ün, 1655 yılında Hollandalı astronom Christiaan Huygens tarafından keşfedilen altıncı ve en büyük uydusu. Aşağı yukarı 4.000 km.yi bulan çapıyla Güneş Sistemi'ndeki en büyük uydudur. Titan'ın üzerinde atmosfer olduğu saptanmıştır.

Daha fazla sonuç:
Gezegenler - Satürn

Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:


Uzay Bilimleri forumu 'Gezegenler - Satürn - Sayfa 2' konusunu görüntülüyorsunuz: Satürn'ün Halkasında Esrarengiz Cisimler Bilim insanları, Satürn’ün halkalarından birine zarar veren, esrarengiz cisimler ...

Aramalar: Gezegenler - Satürn

Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç
Paylaş